Yerel Haberler
İstanbul
Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:16 Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, varisin ve ödemin sıkça beraber görülebileceğini, fakat ödemin başka hastalıkların da belirtisi olabileceğini belirterek doğru tanının hayati önem taşıdığını vurguladı. Medicana Çamlıca Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, bacaklarda sık görülen şişliklerin toplumda çoğunlukla varis olarak yorumlandığını ancak bu durumun her zaman doğru olmadığını belirtti. Ödemin birbirinden farklı sağlık sorunları nedeniyle oluşabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Bahar Temur, yanlış değerlendirmelerin tedavi sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Varis bir dolaşım sistemi hastalığıdır Varisin, toplardamarlarda bulunan kapakçıkların görevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Bahar Temur, şu bilgileri paylaştı: "Variste damarlar genişler, kıvrımlı bir hal alır ve cilt yüzeyinden belirgin şekilde görülebilir. Hastalarda bacaklarda ağrı, yanma, kaşıntı ve gün sonunda artan ağırlık hissi sık görülür. Uzun süre ayakta kalma, hareketsiz yaşam tarzı ve genetik yatkınlık varis oluşumunda önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır." Benzer şikâyetler farklı nedenlere işaret edebilir Bacaklarda ödemin varislerle beraber görülebildiği gibi kardiyak (kalp ile ilgili) nedenlerden, böbrek yetmezliğinden, hormonal sebeplerden, lenfödem gibi lenf damarı hastalıklarından da oluşabileceğini söyleyen Doç. Dr. Bahar Temur, "Ödem, dokular arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Genellikle yaygın bir şişlik şeklinde kendini gösterir ve sadece bacaklarda değil ayak, el ve yüzde de görülebilir" dedi. Ödemin; fazla tuz tüketimi, hareketsizlik, hormonal değişimler, gebelik ve bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, bazı durumlarda altta yatan sistemik hastalıkların da işareti olabileceğini vurguladı. Doç. Dr. Bahar Temur, iki durumun nasıl ayırt edilebileceğini şöyle anlattı: "Görünüm: Variste belirgin, kıvrımlı ve morumsu damarlar görülürken, diğer sebeplerle oluşan ödemde daha yaygın ve homojen bir şişlik oluşur. Yerleşim: Varis genellikle bacaklarla sınırlıdır; kardiyak veya hormonal ödem ise ayak, bacak, el ve yüzde ortaya çıkabilir. Fizik muayene bulgusu: Ödemde bası ile çökme (çukurlaşma) görülebilirken, variste damar yapısı belirgin şekilde hissedilir. Şikâyetlerin seyri: Variste gün sonunda artan ağrı ve ağırlık hissi ön plandayken, diğer sebeplerle oluşan ödemde şişlik gün içinde değişkenlik gösterebilir." Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır Ödeme neden olan durumların birbirine karıştırılmasının hastaların yanlış tedavi yöntemlerine yönelmesine neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, "Kardiyak ödem ve varisin tedavi yaklaşımları farklıdır. Bu nedenle bacaklarda şişlik, ağrı ya da damar belirginliği yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması büyük önem taşır" uyarılarında bulundu. Ne zaman uzmana başvurulmalı Doç. Dr. Bahar Temur, son olarak şunları kaydetti: Bacaklarda sürekli veya tekrarlayan şişlik varsa, damarlar belirginleşmişse, ağrı, yanma, kramp gibi şikâyetler eşlik ediyorsa, şişlik tek taraflı ve ani geliştiyse bir kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirme önerilmektedir. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem varisin hem ödemin kontrol altına alınabilmesi mümkünken, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerekmektedir."
ETİ’den genç kızlara kariyer desteği
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:04 ETİ’den genç kızlara kariyer desteği ETİ, "Milyon Kadına Mentor Programı"nın kurucu destekçisi oldu. Program kapsamında 15-25 yaş arasındaki lise, üniversite öğrencisi veya iş hayatına yeni atılmış genç kızlar, dijital platform üzerinden sektör liderleriyle bir araya gelecek. ETİ toplumsal fırsat eşitliği yolunda önemli bir adım atarak "Milyon Kadına Mentor Programı"nın kurucu destekçisi oldu. ETİ çalışanları genç kızlara mentorluk yapacak Program kapsamında 15-25 yaş arasındaki lise, üniversite öğrencisi veya iş hayatına yeni atılmış genç kızlar, dijital platform üzerinden sektör liderleriyle bir araya geliyor. ETİ’nin kurucu destekçi rolü sayesinde, profesyonel hayatında 5 yılını doldurmuş tüm ETİ çalışanları, genç kızlara kariyer hedeflerine ulaşmaları için ücretsiz ve gönüllü mentorluk yapabiliyor. Daha fazla genç kıza ulaşılması hedefleniyor "Milyon Kadına Mentor Programı"nın hedefleri ise şöyle açıklandı: "Fark oluşturan birey ve kurumları harekete geçirerek kız öğrencilerin ve iş hayatına yeni atılan genç kızların katılabileceği mentorluk programlarını bir şemsiye altında toplamak; Öncü mentorluk program paydaşlarını bir araya getirerek ekosistemin zenginliklerini sunmak, farkındalık ve iş birlikleri için alan oluşturmak; 10 yılda 1 milyon mentorluk bağlantısı gerçekleştirerek çeşitli alanlarda kariyer hedefi olan genç kızlara ve kız çocuklarına destek olmak." Program, ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD - Türkiye İş Konseyi’nin Women in Business (İş Dünyasında Kadınlar) çalışma grubu eş başkanları Ümran Beba ve Canan Özsoy’un liderliğinde ve proje paydaşları TurkishWIN ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) iş birliğiyle hayata geçirildi. "Sosyal sorumluluk yalnızca bir yaklaşım değil, iş yapış biçimimizin temel parçası" Programın Kurucu Destekçilerinin tanıtımı için düzenlenen etkinliğe ana konuşmacı olarak katılan ETİ İnsan Kaynakları Başkanı Aslı Demirgil Günhan şunları söyledi: "Kadınların ve genç kızların ekonomiye ve istihdama katılımı, Türkiye’nin sürdürülebilir geleceği için kritik bir öneme sahip. ETİ olarak, sosyal sorumluluğu yalnızca bir yaklaşım değil, iş yapış biçimimizin temel bir parçası olarak görüyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen, kapsayıcılığı güçlendiren ve kadınlar için fırsat eşitliği oluşturan uygulamaları önceliklendiriyoruz. Milyon Kadına Mentor Programı’nda Kurucu Destekçi olarak yer almak, bu vizyonumuzun güçlü bir yansıması. Bu iş birliği sayesinde yalnızca kurumsal bir katkı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda çalışanlarımızın da sürece aktif katılımını sağlayarak genç kızların potansiyellerini keşfetmelerine destek oluyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir genç kızın hayatına dokunan her destek, daha güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Attığımız bu adım, insanlığın mutluluğu için çalışan bir marka olarak amacımızı ileriye taşıyor."
Hz. Muhammed’in doğumunun 1500’üncü yılı anısına anlamlı proje
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:48 Hz. Muhammed’in doğumunun 1500’üncü yılı anısına anlamlı proje Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti iş birliğiyle Hz. Muhammed’in (Sallahü teala aleyhi ve sellem) doğumunun 1500’üncü yılı anısına ,Türkiye genelinde ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti anlamlı bir projeye imza atıyor. Bu kapsamda Hz. Muhammed’in (Sallahü teala aleyhi ve sellem) doğumunun 1500’üncü yılı kapsamında Türkiye genelinde ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Ortaokul (5-8. sınıf) ve lise (hazırlık ile 9-12. sınıf) düzeylerinde tüm okul türlerine yönelik olarak hazırlanan proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme şeklinde dört aşamadan oluşacak. 10 bin öğrenciyle gerçekleştirilecek projeye, öğrenciler bireysel başvuru yapabilecek. Eğitimlerin, hiçbir ön bilgi gerektirmeksizin temel düzeyden başlayacağı belirtildi. Prompt yazma, görsel oluşturma, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazma ile çizgi roman ve animasyon hazırlamanın da, eğitim içeriğinde yer alacağı ifade edildi. Düzenlenecek olan yarışma hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan İlim Yayma Vakfı Genel Müdürü İdris Tankut Küsmezer, bu projenin temel amacının ufku açık bir gençlik yetiştirmek olduğunu belirtti. Ayrıca Küsmezer, İlim Yayma Vakfı olarak, vakfın kurulduğu günden bu zamana kadar öğrencilerin hep yanında olduklarını ve binlerce yüksek lisans-doktora öğrencisine burs verdiklerini sözlerine ekledi. İçerikler, siyer okumalarına dayanacak Söz konusu projenin dikkat çeken yönlerinden birisi ise, içeriklerin siyer okumalarına dayanması olduğu açıklandı. Öğrenciler, 5. sınıftan 12. sınıfa kadar Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Peygamberimizin Hayatı’ ders kitaplarından seçilen metinleri okuyarak bu metinlerden hareketle içerik üretecek. Böylece öğrenciler hem güvenilir kaynaklarla buluşacağı hem de Hz. Muhammed’in hayatını anlamaya yönelik bir okuma ve düşünme sürecinden geçeceği vurgulandı. Ayrıca projenin; analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerileri güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi. Proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu Projenin, dijital araçlarının etkin ve bilinçli kullanan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediği, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu bir pedagojik altyapıya sahip olduğu aktarıldı. Aynı zamanda yapay zekanın gerçek dünyada değer üretme aracı olarak nasıl kullanılabileceği öğrencilere doğrudan deneyimletilecek. Yarışmaya katılımın kontenjanla sınırlı olup, ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde 7 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca her katılımcının kendi okulundan gönüllü bir danışman öğretmene sahip olacağı ifade edildi. Her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere Umre ödülü Eğitim modüllerini tamamlayan ve yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrencilerin yarışmaya başvuru yapabileceği belirtildi. Eğitimlerin 1 Nisan tarihinde başlayacağı, 10 Mayıs’ta proje teslimlerinin yapılacağı, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi ile sürecin tamamlanacağı açıklandı. Ödül töreni ise 11 Haziran’da gerçekleştirilecek. Yarışmada dereceye giren öğrencileri, birbirinden değerli ödüllerin beklediği vurgulandı. Her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere Umre ödülü verileceği, ayrıca ilk 3 öğrenciye sertifikalı Unity ile Oyun Geliştirme Eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python Eğitimi desteği sağlanacağı ifade edildi. Bunun yanı sıra nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ dijital albümü oluşturulacak. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’nin iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje; çocukların Hz. Muhammed’in manevi mirası ile yakınlık kurmasını amaçlarken, geleceğin mesleklerine hazırlama ve girişimcilik ruhunu destekleme potansiyeli de taşıdığı aktarıldı. "Bu projede yer almamızın temel motivasyonu, ufku açık bir gençlik yetiştirme idealimizdir" Söz konusu yarışmanın gençlere yol göstereceğini ve kendini geliştireceklerini belirten İlim Yayma Vakfı Genel Müdürü İdris Tankut Küsmezer, "Bu projede yer almamızın temel motivasyonu, kökleri sağlam, ufku açık bir gençlik yetiştirme idealimizdir. Bizler, asırlardır irfan ve hikmetle yoğrulmuş bir medeniyetin mensuplarıyız. Bugün bu birikimi, çağın dili ile dijital teknolojiler ve yapay zeka aracılığıyla ifade etme sorumluluğumuzun farkındayız. Bu projeyi hem Peygamber Efendimiz’in doğru bir şekilde anlatılması, hem de gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak açısından büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Çocuklarımızın erken yaşta yapay zeka ve dijital içerik üretimiyle tanışması, onların yalnızca teknik becerilerini değil, aynı zamanda analitik düşünme, problem çözme ve üretkenlik kapasitelerini de geliştirecektir. Bunun yanı sıra, doğru değerlerle beslenen bir dijital üretim süreci, onların kimlik inşasında da son derece önemli bir rol oynayacaktır. Sadece meslek değil, şahsiyet inşasına da katkı sağlayacaktır. Ayrıca, yapay zekayı da bir araç değil, bir amaç olarak konumlandırdığımız için çocuklarımıza bu yönde teşvik ediyoruz" diye konuştu. "Yüzlerce yüksek lisans ve doktora öğrencimize düzenli burs desteği sağlıyoruz" İlim Yayma Vakfı olarak, öğrenim gören öğrencilere her türlü maddi ve manevi destek sağladıklarını ifade eden Küsmezer, "İçinde bulunduğumuz çağ, imkanlarla birlikte ciddi sinemalar da barındırmaktadır. Dijital dünyayı doğru okumak ve doğru kullanmak hepimizin sorumluluğudur. Gençlerimizden beklentimiz tüketen değil, her zaman olduğu gibi üreten, taklit eden değil, özgün olan, savrulan değil, istikamet sahibi bireyler olmalarıdır. Ailelerimiz ise bu süreçte en büyük rehberleridir. İlim Yayma Vakfı, 1973 senesinde İlim Yayma Cemiyeti tarafından kurulmuştur. Kurulma sebebi, vakfımızın tüzüğünde de yazdığı gibi, vatanına, milletine ve değerlerine sahip çıkan güzel insan yetiştirmektir. Bu çerçevede bizim öncelikle burs ve maddi destek programlarımız vardır. Bu, yapımızın en temel unsurlarından biridir. Bugün itibariyle yüzlerce yüksek lisans ve doktora öğrencimize düzenli burs desteği sağlıyoruz. Ayrıca stratejik alanda çalışan araştırmacılarımıza da ‘doktora özel araştırma bursları’ ve daha nitelikli imkanlar sunuyoruz. Bunun yanında lisans öğrencilerine yönelik şartlı burslarımız, yetim bursları ve üniversite özelinde yürüttüğümüz destek programları mevcuttur. İstanbul Sabahattin Zahim Üniversitesi, vakfımız tarafından 2010 yılında kurulan bir üniversitedir. Bu çerçevede üniversitemizle de ortak lisans ve lisansüstü burs programlarımız mevcuttur" şeklinde konuştu. "Evli olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize ekstra destek sağlıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen Aile Yılı kapsamında ayrıca evli olan ve öğrenim gören bireylere yönelik de maddi destekler sağladıklarının altını çizen Küsmezer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Evli olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize ekstra destek sağlıyoruz. Ayrıca çocuk başına da ek bir destek imkanı sunuyoruz. Bununla birlikte sadece maddi destekle yetinmiyor, gençlerimizin akademik üretim kapasitelerini arttıracak imkanlar da sunuyoruz. Örneğin bursiyerlerimizin yurt dışı araştırmalarını destekliyor, araştırma merkezlerine erişimlerini, sempozyum ve akademik etkinliklerine katılımlarını teşvik ediyoruz. Akademik teşvik mekanizmalarımızla yayın yapan burs yerlerimizi ayrıca destekliyoruz. Vakfımızda öğrencilerimize yabancı dil eğitimleri, teknoloji ve yeni nesil beceri eğitimleri, akademik gelişim seminerleri, kişisel gelişim ve değer odaklı eğitimler de veriyoruz. Son olarak İlim Yayma Ödülleri ile akademisyenleri taltif ederken bir yandan da, şu anda lise ve üniversitede eğitim görmekte olan talebelerimizi akademisyenliğe teşvik ediyoruz. Bu sene dördüncüsünü gerçekleştirdik. Üç dalda ödül veriyoruz. 2027 senesinde ödülümüzü uluslararası camiaya açmayı planlıyoruz."