Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Bakan Kacır: "Türkiye üretime baktığımız zaman özellikle askeri kullanımda dronlar’da lider konumunda"
12 Mayıs 2026 Salı - 15:02:04
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Belçika Kraliçesi Mathilde’nin de katıldığı Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli kapsamında "Sanayi 4.0’dan Sanayi 5.0’a Geçiş ve Belçika-Türkiye için Fırsatlar" oturumunun açılışında yaptığı konuşmada, "Bugün Türkiye, üretime baktığımız zaman özellikle askeri kullanımda dronlar da ve ticari araçlarda, güneş panellerinde ve ev içinde kullanılan ürünlerde, beyaz eşyalarda lider konumunda. Bir takım alüminyum, çelik panel, seramik, plastik, motorlu araç ve rüzgar türbini gibi önemli endüstrilerde de yine üretimde lider olmaya yaklaştık" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, MEXT Teknoloji Merkezi’nde Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Gerçekleşen görüşmenin ardından, Belçika Kraliçesi Mathilde’nin katıldığı Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli kapsamında "Sanayi 4.0’dan Sanayi 5.0’a Geçiş ve Belçika-Türkiye için Fırsatlar" oturumuna katıldı. Oturumda, MEXT ile Belçikalı firmalara arasında işbirliği protokolü imzalandı. "Türkiye ve Belçika arasındaki iş birliğinin de bu vesileyle kuvvetleneceğine inanıyorum" Oturumda konuşan Bakan Kacır, "Belçika-Türkiye ekonomik misyonu kapsamında bir araya geldik. Umuyoruz ki bu ziyaret değerli bir platform sunacaktır; kurumlar arası diyaloğumuzu geliştirmek ve iş birliklerimizi güçlendirmek için. Türkiye ve Belçika arasındaki iş birliğinin de bu vesileyle kuvvetleneceğine inanıyorum. Gerçekten geniş bir katılım görüyoruz bu misyonda. Bu da bize Belçika’nın ekonomik ve endüstriyel katılımının Türkiye ile birlikte ne kadar ileri noktalara gelebileceğini yansıtıyor. Ekonomik dirençten ve ulusal emniyetten bahsettik. Bu kavramlar artık gitgide daha birbirlerine daha da bağlantılı hale gelmeye başladılar. Bu kavramlar artık hem risklerle karşı karşıya hem de tekrar tekrar şekilleniyorlar. Verimlilik hala önemli bir kavram ama tek başına yeterli değil. Güvenilirlik, yakın olmak, çeşitlilik ve güvenilir ortaklarla çalışmak ekonomik kuvvetin önemli parçaları haline geldi. Burada tabii ki direnç ve tedarik zincirlerinin güveninden de bahsetmek mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın himayelerinde uzun vadeli bir vizyonu gerçekleştirme yolunda ilk adımlarımızı attık" Küresel ölçekte ileri teknolojilerin rekabetine bakıldığı zaman daha da keskin çizgilerle birbirlerinden ayrıldıklarını gördüklerini söyleyen Kacır, "Bu da üretimin doğasını değiştiriyor. Bugün endüstriyel zemine baktığımız zaman daha esnek üretim çözümleri, daha dijital, daha sürdürülebilir ve daha emniyetli çözümler bulmak zorunda olduğumuzu görüyoruz. İçinde bulunduğumuz zamanlarda rekabet artık ve rekabet avantajı artık kapasitelerini dijital teknolojilerle, beşeri sermayeyle, kapasitelerle ve sürdürülebilir üretim pratikleriyle birleştirenlerde olacaktır. Tam olarak Türkiye’nin de uzun zamandır hazırlandığı gelecek tam olarak bu şekilde. Cumhurbaşkanımızın himayelerinde uzun vadeli bir vizyonu gerçekleştirme yolunda ilk adımlarımızı attık. Bu noktada teknolojik kapasitelerimizi artırmaya ve ekonomimizi daha fazla katma değer taşıyan ürünleri üretmeye doğru ilerletiyoruz. Bu anlamda tutarlı adımlar attık. Türkiye’nin üretim katma değer üretiminin 2020’lerde 41 milyardan 200 milyarlara ulaştığını söylemek mümkün. Burada özellikle orta ölçekli üretimde 10 milyar dolardan 112 milyara ulaştığını söyleyebiliriz istatistiklere bakarak. Bugün Türkiye, üretime baktığımız zaman özellikle askeri kullanımda dronlarda ve ticari araçlarda, güneş panellerinde ve ev içinde kullanılan ürünlerde, beyaz eşyalarda lider konumunda. Bir takım alüminyum, çelik panel, seramik, plastik, motorlu araç ve rüzgar türbini gibi önemli endüstrilerde de yine üretimde lider olmaya yaklaştık. Bunlar inovasyon ekosistemimizi de etkiliyorlar. Bugün bin 700’ün üzerinde Ar-Ge merkezi ve teknoloji merkezi bizim teknoloji alanında rekabet fırsatı elde etmemizi sağlıyor. Yaklaşık 13 bin tane şirket yarının teknolojileri üzerine buralarda çalışıyorlar. İnovasyon ve teknoloji noktasındaki ileriye attığımız bu adımlar bizim için de endüstrimizi daha akıllı, daha yeşil ve daha rekabetçi bir geleceğe taşımamızı sağlıyor" dedi. "Biz gerekli dijital ekonomi için gereken tüm teknolojileri ve destekleri sağlamak istiyoruz" Endüstriyel dönüşümün çok kapsamlı bir gündem olduğunu ve bugünden teknolojiyi, yatırımı, altyapıları ve kurumsal kılavuzları bir araya getirdiğini aktaran Bakan Kacır, şunları söyledi: "Bizim buradaki hedefimiz şirketleri sadece farkında olmaktan çıkarıp eylem planına geçirebilmek, adım atmalarını sağlamak, teknolojik gelişmelerini desteklemek ve tabii ki hem verimli hem de rekabet avantajına sahip bir biçimde çalışmalarını sağlamak. Bu anlamda planımız birtakım öncelikli alanlar belirlemek ve kapsamlı bir şekilde tercihen destek alacak biçimde performansı artırmak. Hit 30’un yanı sıra ki bu zaten ölçek noktasına bakacak olursanız en geniş ölçekli ülkemizdeki program, bir destek programı sunmak, destek paketi sunmak; veri merkezleri, kuantum altyapıları, yapay zeka ve robotik gibi alanlarda bu destekleri sağlamak. Çünkü bizim için dijital dönüşüm sadece ileri seviye teknoloji, modern altyapılar ya da yeni yatırım programları demek değil; aynı zamanda insanlarla da ilgili bu program. Türkiye bu anlamda şu taahhütte bulunuyor: Biz gerekli dijital ekonomi için gereken tüm teknolojileri ve destekleri sağlamak istiyoruz. Bu alanda hem tüm paydaşlar için de şunu söyleyebiliriz; zaten MEXT bu teknolojik ilerlemeyi önemli bir merkez halinde destekliyor. Çünkü az önce de söylendiği gibi sürekli olarak çeşitli teknolojilere bağlı olan eğitim programları sağlıyorlar. Biz de çeşitli teknolojik yetkinlikleri artırmak için girişimcilik, inovasyon ve buna benzer çeşitli eğitimleri destekliyoruz." "Bunlar bize Avrupa Birliği’nde sürdürülebilir büyüme ve endüstriyel rekabet noktasında ortağı olmamızı sağlıyor" Türkiye’nin teknolojinin gelişimine katkıda bulunmak için çeşitli dinamik altyapıları olduğunun altını çizen Kacır, "Yatırımlarımızı da gençlerin hands-on deneyimlerini robotik, yapay zeka, aerospace, ileri üretim ve yeşil teknolojilerde öğrenecek eğitimlerini sağlamaya çalışıyoruz. Bu gibi planlar ve programlar ve aynı zamanda teknoloji festivalleri yapıyoruz. Yine amiral gemisi platformumuzu biliyorsunuz zaten. Bu anlamda ulus ölçeğinde gençlere ilham verecek ve onların yenilikler yapacak, girişimlerde bulunacak ve fikirlerini gerçek dünyaya uyarlanabilir çözümlere uyaracak noktada desteklerimizi sağlıyoruz. Bugün dijitalleşmenin gerektirdiği her şey biliyorsunuz ki sınır ötesine geçecek bir vizyon gerektirir ve biz de tam olarak bunu yapıyoruz. Ama bu tek başına yeterli değil; aynı zamanda ortaklıklara da ihtiyacımız var. Avrupa Birliği’ne üye adayı olan Türkiye’nin bu anlamda pek çok destek çalışması var. Özellikle toplam bütçesi 822 milyon Euro’yu bulan 105’in üzerinde projesi var. Bunlar bizim inovasyon kapasitelerimizi ve altyapılarımızı kuvvetlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda Avrupa Birliği’nde sürdürülebilir büyüme ve endüstriyel rekabet noktasında ortağı olmamızı sağlıyor. Burada yaptığımız çalışmalar iş birliklerimizi de aslında kuvvetlendiriyor. 981 milyon Euro’luk portföyümüzle ki Türkiye’de bunlar geliştirildi, yalnızca ulusal olarak Ar-Ge kapasitelerimizi kuvvetlendirmekle kalmıyoruz, aynı zamanda Avrupa’nın da rekabetçi bir biçimde teknolojilerine destek oluyoruz. 2023’teki programın başlangıcından beri üniversiteler, yatırımcılarımız, girişimcilerimiz ve kamu kurumlarımız özellikle önemli Avrupa yatırım altyapılarına erişim sağlamış oldular" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’nin yeni nesildeki, yeni jenerasyondaki endüstriyel büyümesini ve rekabetçi yapay zeka çözümleri kullanmasını gerçekleştireceğiz" Bakan Kacır, "Türkiye’de biliyorsunuz MEXT gibi Avrupalı birtakım teknoloji merkezleri var ve sağladıkları destekle sanayilerimizin ve KOBİ’lerimizin teknolojik dönüşümlerini de desteklemiş oluyorlar. Bütün bunlar şunu yansıtıyor: Türkiye dijital dönüşümde çok önemli bir rol oynuyor, aynı zamanda endüstrinin rekabet avantajı sağlanmasına, endüstride rekabet avantajı sağlamaya destek oluyor. Yine yapay zekanın buradaki önemini yadsıyamayız. Türkiye yapay zekaya çeşitli açılardan yaklaşıyor; hem azimli bir şekilde hem de sorumlu bir şekilde. Burada teknolojik kapasitelerimizi ve yetkinliklerimizi kullanırken yapay zekanın insanlara hizmet ettiğinin farkında olarak ekonomimize de yardımcı olacak bir şekilde kullanılacağını öngörüyoruz. Tabii bunu da sorumlu ve güvenli bir şekilde yapıyoruz. Bu noktada yüksek performans gösteren bu teknolojik teknolojileri özel sektör, üniversite ve araştırmacılarla birlikte geliştiriyoruz. 150 milyonluk bir VC girişimimiz oldu ve bu şekilde de küresel piyasalarda artık rekabet etmeye hazırız. 10 milyar doların üzerinde yatırım yaptık veri merkezlerine 2023 yılında. Bu şekilde de altyapılarımızı kuvvetlendirerek Türkiye’nin yeni nesildeki, yeni jenerasyondaki endüstriyel büyümesini ve rekabetçi yapay zeka çözümleri kullanmasını gerçekleştireceğiz. Yakında yapay zekayla ilgili bir eylem planımız daha ortaya çıkacak, bu şekilde de ülkemizin yapay zeka ekosisteminde önemli bir rol oynamaya başladığını görebileceğiz. Yapay zekayı ülkemiz için bir fırsata dönüştürmek ve ekonomik ortaklıkları bu şekilde kurmak bizim için gerçekten büyük değer taşıyor. Bu noktada gerçekten temel düzeyde Large Language Modelleri, büyük dil modelleri ve çok büyük ölçekli veri merkezlerine ihtiyacımız var ama tek itici güçler bunlar değil. Aynı zamanda birleştirilmiş bir yapay zeka yaklaşımı ve semantik yaklaşımlara ihtiyacımız var. Çünkü bununla birlikte gelecek olan komplikasyonları şimdiden çözebilmek de katma değer oluşturmamızı sağlayacaktır" dedi. "Türkiye’nin ihracatının yüzde 43’ü Avrupa Birliği’ne giderken, ithalatın yüzde 33’ü Avrupa Birliği’nden geliyor" Konuşmasının sonunda dost ülkelerle iş birliklerine de devam edeceklerini söyleyen Bakan Kacır, şöyle devam etti: "Üretimin geleceği, üretimin geleceği teknolojiye güvenen, direnç ve sürdürülebilirliği birleştiren ve endüstriyel kapasitelerini insani yeteneklerle birleştiren ülkelerin olacaktır. Türkiye ve Belçika arasındaki bu iş birliği de aslında ortak vizyonumuzu, ortak güvenimizi ve bunları tamamlayan kapasitelerimizi ve yetkinliklerimizi gösterir nitelikte. Bu noktada Türkiye ve Belçika’daki kurumlar arasındaki bu iş birliğinden gurur duyuyorum. Özellikle yarı iletken ve nanoelektronik, nanoelektronik konusunda TÜBİTAK’ın çalışmaları biliyorsunuz ki çok gelecek vadeden bir ortam sunuyor. Yarı iletkenler ve nanoelektroniklerin Türkiye’deki dünya teknolojileriyle ve mühendislik yetkinlikleriyle birleştiriliyor olması iki taraf için de önemli kapılar açacaktır. 1 milyondan fazla tüketicinin varlığından bahsediyoruz; özellikle ticaret serbestisi anlaşmaları kapsamında Avrupa piyasalarını ve Türkiye’yi bir arada düşünecek olursak. Genç ve yetenekli olan, genç ve nitelikli olan iş gücünün Türkiye’den Belçika’ya sunulabileceğini ve ortak bir inovasyon, üretim ve büyüme platformuna katkıda bulunacağını söylemek mümkün. Türkiye, Avrupa Birliği’nin bu noktada aslında bir ortağı diyebiliriz. Avrupa Birliği hedeflerine de zaten hizmet sağlamış oluyoruz bir şekilde. Çünkü Türkiye’nin ihracatının yüzde 43’ü Avrupa Birliği’ne giderken, ithalatın yüzde 33’ü Avrupa Birliği’nden geliyor. 233 milyar dolar gibi bir rakamdan bahsediyoruz toplamda ve bu da aslında entegrasyonun kuvvetini, değer zincirimizin gücünü ve Türkiye ile Avrupa arasındaki güvenin seviyesini gösteriyor. Bugünkü diyalog bu nedenle aslında ortak bir diyaloğumuzu da, ortak bir bakış açımızı da yansıtıyor. MEXT ile Belçikalı ortaklar arasındaki, A6K ve Flanders Make arasındaki bu anlaşma somut bir biçimde attığımız adımın da göstergesi. Altyapı ve yatırım noktasında şunu da söylemek istiyorum: Belçikalı şirketlere tam destek sağlamaya hazırız eğer Türkiye’de teknolojilerini üretmek veya başka ortaklıklar kurmak istiyorlarsa. Şunun altını çizmek istiyorum: Yine bugün Bakanlık yetkililerimiz sizlere daha ayrıntılı bir biçimde teknoloji teşvik programlarını anlatacaklar ve HIT-30 programından da bahsedecekler. 30 milyar dolarlık bu program bizim ne kadar kararlı olduğumuzu da yansıtıyor. Yani yüksek teknoloji içeren üretime, teknoloji yoğunluklu üretime ne kadar değer verdiğimizi ve global ölçekte de bu konuda ne kadar önemli adımlar attığımızı görebiliyoruz. Belçikalı yatırımcılar ve Türk iş insanları bu programları detaylı bir biçimde inceleyebilir."
12 Mayıs 2026 Salı - 14:57
Kurbanlık talebi, yerli üretimdeki artışla karşılanıyor
Türkiye’nin büyükbaş hayvan varlığı yüzde 2025 sonu itibarıyla yıllık bazda 4,3 artışla 17,7 milyon başı aşarken, hayvansal üretimdeki bu artış Kurban Bayramı öncesinde sektöre olumlu bir ivme kazandırıyor. Ülke genelinde artan hayvan popülasyonunun, tüketicilerin kurban ibadeti için güvenilir ve şeffaf kaynak arayışını her zamankinden daha önemli hale getirdiği belirtildi. Hayvansal Üretim İstatistikleri 2025 raporunun Şubat 2026’da yayımlanan verilerine göre, Türkiye’nin hayvansal üretim kapasitesinde istikrarlı bir büyüme sürüyor. Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artarak 17 milyon 709 bin başa, küçükbaş hayvan sayısı ise yüzde 5,4 artışla 57 milyon 874 bin başa ulaştı; koyun sayısındaki yüzde 5,9’luk artışla 46 milyon 689 bin başa yükseliş de dikkat çekti. Bu tablo, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde kurbanlık arzının yerli kaynaklarla güçlü şekilde desteklendiğini ve küçükbaş başta olmak üzere talebin karşılanmasında tedarik zincirinin güvenilirliğini pekiştirdiğini gösteriyor; aynı zamanda tüketicilere miktar ve çeşitlilik açısından zengin seçenekler sunulabileceğine işaret ediyor. Astürk Et Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Talha Astürk, "Rakamlar, ülkemizin hayvancılık potansiyelinin ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Ancak tüketici için asıl önemli olan, bu potansiyelin nitelikli, sağlıklı ve şeffaf bir şekilde sofraya ulaşmasıdır. Biz, bu güvenceyi yarım asırlık tecrübemizle sunarak kurban ibadetinin manevi huzurunu pekiştirmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Büyükbaş ve küçükbaşta büyüme devam ediyor" Hayvansal üretimdeki bu büyüme trendi, hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvanların stratejik önemini koruduğunu gösteriyor. Artan hayvan varlığı, aynı zamanda üretim süreçlerinde hijyen, kalite kontrolü ve İslami usullere uygunluk gibi kritik standartların daha yakından takip edilmesini gerektiriyor. Tüketiciler, artık sadece ürünün kendisini değil, kaynağını ve üretim aşamalarını da sorguluyor. Bu beklentilere yanıt vermenin en etkili yolunun entegre üretim modellerinden geçtiğini belirten Mehmet Talha Astürk, şöyle konuştu: "Kurban, büyük bir hassasiyet ve sorumluluk gerektiren bir ibadettir. Tüketicinin bu süreçte endişe duymaması için hayvanın yetiştirilmesinden kesimine, teslimatına kadar her aşamanın kontrol altında olması gerekir." Astürk sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim için kurban, ticari bir faaliyetten öte, 50 yılı aşkın süredir bize duyulan güvene layık olma sorumluluğudur. Bu nedenle kurbanlıklarımızı kendi çiftliğimizde, doğal yemlerle yetiştiriyoruz. Tüm kesim, paketleme işlemleri veteriner hekim kontrolünde, hijyenik tesislerimizde ve İslami usullere tam riayet edilerek gerçekleştirilmektedir. Amacımız, ailelerin bu mübarek bayramda gönül rahatlığıyla ibadetlerini yerine getirmelerini sağlamaktır."
12 Mayıs 2026 Salı - 14:45
Tuzla’da 10 yıllık Menzil Sokak sorunu sona eriyor
Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl, ilçede 10 yıldır çözülemeyen Menzil Sokak’taki çalışmaları yerinde inceleyerek proje hakkında bilgi verdi. Başkan Bingöl, saha ziyaretinde yaptığı açıklamada çalışmalara devam edildiğini belirterek, yolun en kısa süre içinde tamamlanacağını vurguladı. Başkan Bingöl, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında Menzil Sokak’ın bölge ulaşımı açısından kritik bir rol üstleneceğini ifade ederek, "İşimiz Tuzla’ya hizmet etmek. Yapımını hızla tamamlamaya devam ettiğimiz Menzil Sokak ile Aydınlı TOKİ güzergahıyla Aydıntepe arasındaki ulaşım rahatlayacak, alternatif rotayla bölgemiz nefes alacak. Tuzla’ya değer" dedi. "Tuzla’nın E-5 üstü bölgelerinde ulaşım hızlanacak" Menzil Sokak’ın yıllardır çözülemeyen bir problem olduğuna dikkat çeken Bingöl, 2017 yılında başlanan ancak tamamlanamayan çalışmanın köklü şekilde ele alındığını belirtti. Yeni düzenlemeyle birlikte Aydınlı Yolu Caddesi’ne alternatif, çift şeritli bir güzergah oluşturulduğunu kaydeden Bingöl, bu sayede Tuzla’nın E-5 üstü bölgelerinde ulaşımın hızlanacağını ifade etti. "Trafik yükü azalacak" Projenin tamamlanmasıyla birlikte İçmeler Köprüsü’nden Aydınlı yönüne ulaşımın kolaylaşacağını aktaran Bingöl, havalimanı bağlantısının da rahatlayacağını, Aydıntepe başta olmak üzere çevre mahallelerde trafik yükünün azalacağını dile getirdi. "Yedievler bölgesi nefes alacak" Çalışmanın bölge genelinde önemli bir rahatlama sağlayacağını vurgulayan Bingöl, "Bu yolu açarak E-5 altından Aydınlı Mahallesi’ne, Orhanlı Bölgesi’ne ve Tepeören’e ulaşımı kolaylaştırıyoruz. Yedievler bölgesi de nefes alacak. Daha önce tek girişin bulunduğu alanda yeni bir çıkış da inşa ettik. Bu, bölge için çok önemli bir kazanım" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 14:27
Beşiktaş’ta Çaykur Rizespor maçı hazırlıkları başladı
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 34. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına, bugün yaptığı antrenmanla başladı. BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde basına kapalı yapılan idman, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü. Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın yönetiminde yapılan antrenman, kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Isınma koşularıyla başlayan idman, pas çalışmasının ardından dar alanda oynanan çift kale maçlarla tamamlandı.
31 Mart 2026 Salı - 12:18
Küçükçekmece’de 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi Turnuvası’nda 285 sporcu yarıştı
Küçükçekmece’de düzenlenen 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvasında ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı. Küçükçekmece Belediyesi ve Küçükçekmece Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü işbirliğiyle 2. Geleneksel Açık Masa Tenisi turnuvası düzenlendi. Ata Sporları Merkezi Spor Salonu’nda gerçekleştirilen turnuvada ilçe genelinden 285 sporcu yarıştı. Açık Masa Tenisi Turnuvası; kırmızı ve beyaz olmak üzere iki kategoride gerçekleştirildi. Kırmızı kategorisinde; 12-18 yaş üstü, lisanslı, kadın ve erkek yarışmacılar, beyaz kategorisinde ise 12-18 yaş üstü, lisanssız, kadın ve erkek yarışmacılar rekabet etti. Üç set olarak gerçekleştirilen turnuva sonunda düzenlenen ödül töreniyle dereceye girenlere ödülleri takdim edildi. Bu kapsamda kırmızı kategoride birinciye 5 bin TL, ikinciye 3 bin TL, üçüncüye 2 bin TL ve dördüncüye bin TL ödül verilirken beyaz kategoride ise; birinciye 3 bin TL, ikinciye 2 bin TL, üçüncüye 1500 TL ve dördüncüye bin TL hediye çeki, kupa ve madalya takdim edildi. Dereceye girenler ise şöyle; 12-17 yaş, Kadın Kırmızı Kategorisi’nde : 1.Tuğçe Durmuş, 2. Esra Gümüş, 3. Öznur Çuha, 4. Eylül Özdemir 18 yaş ve üzeri, Kadın Kırmızı Kategorisi’nde : 1.Ebrar Kurt, 2. Burcu Başaran, 3. Hatice Ahmet, 4. Zebure Balkanlı 12-17 yaş, Erkek Kırmızı Kategorisi’nde: 1.Enes Asani, 2. İbrahim Enes Hozantaş, 3. Muhammed Ensar Asani, 4. Usame Eğridere 18 yaş ve üzeri, Erkek Kırmızı Kategorisi’nde: 1. Tarık Saim Özbek, 2. Emir Haktan Yöney, 3. Muhammed Meced, 4. M. Serkan Aldoğan 12-17 yaş, Erkek Beyaz Kategorisi’nde: 1. Erdem Kalkan, 2. Berat Pöhrekçi, 3. Muhammet Emir Çetin, 4. Akif Aydın Bektaş 18 yaş ve üzeri Erkek Beyaz Kategorisi’nde: 1.Osman Yasir Kargın, 2. Ali Osman Bayındır, 3. Ahmet Büyükdoğan, 4. Bekir Ünlü
31 Mart 2026 Salı - 12:17
Ümit Milli Takım, Hırvatistan karşısında
Ümit Milli Takım, 2027 UEFA Avrupa U21 Şampiyonası grup eleme maçında bugün Hırvatistan ile karşılaşacak. 2027 UEFA Avrupa U21 Şampiyonası grup eleme maçında Ümit Milli Takım, Osijek şehrinde bulunan Opus Arena’da Hırvatistan ile karşı karşıya gelecek. Saat 18.30’da başlayacak müsabaka, Tivibu Spor (şifresiz uyduya açık kanal) ile Tivibu Spor YouTube kanalından canlı yayınlanacak. Karşılaşmayı İsviçre Futbol Federasyonu’ndan Alessandro Dudic yönetecek. Dudic’in yardımcılıklarını Pascal Hirzel ve Nicolas Müller yaparken müsabakanın dördüncü hakemi Mirel Turkes olacak. Arnavutluk ve Sırbistan’ın ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 2027 UEFA Avrupa U21 Şampiyonası finallerine 9 grup birincisiyle birlikte gruplardaki en iyi ikinci takım doğrudan katılmaya hak kazanacak. Diğer 8 ikinci takım ise finallere katılma hakkı elde edebilmek için Kasım 2026’da play-off oynayacak.
31 Mart 2026 Salı - 11:58
İstanbul’da metrekareye 97 kilogram yağış düştü
İstanbul Valiliği, Cumartesi günü öğle saatlerinden itibaren kent genelinde etkili olan sağanak yağışta metrekareye ortalama 97 kilogram yağış düştüğünü, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ise 670 ihbarın geldiğini bildirdi.
31 Mart 2026 Salı - 11:38
ING Uluslararası Yetenek Programı’na başvurular başladı
ING Türkiye’nin Uluslararası Yetenek Programı (ITP), yeni mezun gençlere, kariyerlerine daha güçlü bir başlangıç yapma ve uluslararası deneyim kazanma fırsatı sunuyor. Bankanın faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programda genç yetenekler; uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra farklı iş alanlarında deneyim kazanma şansı yakalıyor. Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapılabiliyor. ING Türkiye’nin genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç imkânı sunan Uluslararası Yetenek Programı (ITP) için başvuru süreci başladı. Farklı disiplinlerden yeni mezun genç yeteneklere yönelik ITP, katılımcılara uluslararası eğitim ve sertifika fırsatlarıyla gelişimlerini global ölçekte ilerletme imkânı sunuyor. Yaklaşık 30 yıldır ING’nin faaliyet gösterdiği 14 ülkede uygulanan programa başvuran adaylar, değerlendirme sürecini başarıyla tamamladıktan sonra Practica Kampı’na katılarak bankanın kültürünü ve ilgi duydukları iş alanlarını yakından tanıma fırsatı buluyor. Kamp sürecinin ardından ITP’ye kabul edilen katılımcılar, uluslararası eğitim ve sertifika programlarının yanı sıra yerel ve global rotasyon imkanlarıyla farklı deneyimler kazanarak kariyer yolculuklarına devam ediyor. Uluslararası Yetenek Programı’na Youthall üzerinden 13 Nisan’a kadar başvuru yapılabiliyor. Uluslararası deneyim fırsatı sunuyor Banka, insan odaklı kültür yaklaşımı doğrultusunda ITP ile genç yeteneklere potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir gelişim imkânı sunuyor. Gençler, farklı iş alanlarında deneyim kazanırken bankanın uluslararası yapısının bir parçası olarak kariyerlerine daha geniş bir perspektiften yön verme fırsatı bulabiliyor. İki yıl süren program boyunca ITP katılımcıları, yerel ve global rotasyon fırsatlarıyla farklı deneyimler kazanıyor, edindikleri bu birikimle kariyer yolculuklarına sağlam bir temel oluşturuyor. ’’Genç yeteneklere kariyerlerinde güçlü bir başlangıç yapma fırsatı sunuyoruz’’ İnsanı merkeze alan yaklaşımları ile çalışanlarının gelişimlerini önceliklendirdiklerine değinen ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, "Bankamızda insan odaklı kültürümüzü yalnızca bugünün ihtiyaçları için değil, geleceğin iş dünyasına hazır olma perspektifiyle şekillendiriyoruz. Genç yeteneklerin potansiyellerini erken dönemde keşfetmelerini ve farklı deneyimlerle gelişimlerini desteklemeyi önemsiyoruz. Uluslararası Yetenek Programımız, yalnızca bir işe alım programı değil; geleceğin liderlerini yetiştirmeyi hedeflediğimiz stratejik bir yetenek yatırımı niteliği taşıyor. Programımızın katılımcıları, global eğitim ve uluslararası rotasyon fırsatları sayesinde farklı bakış açıları kazanırken; değişen iş dünyası dinamiklerine hızlı uyum sağlayabilen, çevik ve etkisi yüksek profesyoneller olarak kariyer yolculuklarını sürdürebiliyor. Bu program, genç yeteneklere güçlü bir kariyer başlangıcı sunmanın ötesinde; onların ING’nin global yapısında değer üreten ve fark oluşturan profesyoneller olarak konumlanmalarına destek olmayı amaçlıyor" şeklinde konuştu.
31 Mart 2026 Salı - 11:31
Yıldız Holding’de üst düzey atama
Yıldız Holding’in sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunda önemli bir atama gerçekleşti. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde Türkiye ve uluslararası pazarlarda satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın deneyime sahip olan ve 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding’de üst düzey görevlerde bulunan Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, atamaya ilişkin değerlendirmesinde, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz bu atama ile geçmişte birlikte çalıştığımız Ali Sözen’in yeniden aramıza katılmasından memnuniyet duyuyorum. Chief Operating Officer olarak bu önemli görevde operasyonel mükemmeliyet yaklaşımımızı daha da ileri taşıyacağına ve Yıldız Holding’in uzun vadeli stratejik hedeflerine değerli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ali Sözen’e yeni görevinde başarılar diliyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda liderlik kadrosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Gıda ve hızlı tüketim sektörlerinde satış, ticari pazarlama ve yönetim alanlarında 35 yılı aşkın profesyonel deneyime sahip Ali Sözen, Yıldız Holding Chief Operating Officer (COO) olarak görev yapacak. Holding genelinde operasyonel mükemmeliyetin güçlendirilmesine ve performans odaklı yönetim anlayışının pekiştirilmesine liderlik edecek olan Sözen, inovasyon ve verimlilik odaklı projelere yön vererek Yıldız Holding’in rekabet gücünün ve operasyonel verimliliğinin artırılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda bütçe ve performans süreçlerinin etkin yönetimini üstlenecek; sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yeni projelerin ve yatırımların geliştirilmesi ile stratejik olarak değerlendirilmesinde aktif rol oynayacak. Türkiye’de ve uluslararası pazarlarda önemli sorumluluklar üstlenen Ali Sözen, kariyerine MetLife’ta başladı. Ardından Coca-Cola İçecek’te ulusal ve bölgesel satış liderliği görevlerini üstlendi. Pınar markasını bünyesinde bulunduran Yaşar Grup’ta Satış ve Dağıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve İçecek Grubu Başkanlığı görevlerinde bulunan Sözen, Coca-Cola bünyesinde Nijerya’da Ulusal Ticaret Direktörü olarak da görev yaptı. 2011-2015 yılları arasında Yıldız Holding’de Gıda ve İçecek Grubu Başkan Yardımcılığı ile Gıda ve Süt Ürünleri Grubu Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlenen Sözen, bu dönemde ekipleri ile önemli başarılara imza attı. 2015 yılından bu yana Lactalis Türkiye CEO’su olarak görev yapıyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü mezunu olan Sözen, MBA eğitimini University of Toledo’da tamamladı.
31 Mart 2026 Salı - 11:31
Maçka Parkı’nda erkek cesedi bulundu
İstanbul Şişli’de temizlik görevlileri Maçka Parkı’nda hareketsiz halde yatan bir kişiyi fark etti. Yapılan incelemeler sonrasında hayatını kaybeden şahsın cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay, sabah saat 08.30 sıralarında Şişli Maçka Parkı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre yerde hareketsiz şekilde yatan kişiyi fark eden temizlik görevlilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekiplerine sevk edildi. Polis olay yerinde çevre güvenliği alırken, sağlık ekipleri şahsın öldüğünü belirledi. Daha sonra olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, hayatını kaybeden şahsın Tuncay Yılmaz (29) olduğunu tespit etti. İncelemelerin ardından 29 yaşındaki gencin cansız bedeni ambulansla Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Öte yandan hayatını kaybeden Tuncay Yılmaz’ın 17 adet suç kaydığının olduğu öğrenildi. Polis ekiplerinin konu ile ilgili çalışması sürüyor.
31 Mart 2026 Salı - 11:25
İstanbul Beykent Üniversitesi’nde "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı
İstanbul Beykent Üniversitesi ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen "Bilişim Çağında Dezenformasyon" başlıklı etkinlikte, dezenformasyonla mücadele konusu ele alındı. Doğru bilgiye ulaşmak için dijital medya okuryazarlığının önemi vurgulandı.
31 Mart 2026 Salı - 11:22
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz’ın ifade işlemlerine başlandı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Muhittin Böcek’in Başdanışmanı Cem Oğuz ile belediye çalışanı Buse K. gözaltına alınmıştı. İstanbul’a getirilen 2 şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerine başlandığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlamaları kapsamında yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor. Soruşturma çerçevesinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Başdanışmanı Cem Oğuz ile belediye çalışanı Buse K. evlerinde gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Cem Oğuz ile Buse K.’nın, işlemlerinin devamı için İstanbul’a getirildi. 2 şüphelinin Mali Suçlarla Mücadele Şubesindeki ifade işlemlerine başlandığı öğrenildi.
31 Mart 2026 Salı - 11:15
"Bilişim Çağında Dezenformasyon" konusu ele alındı
İstanbul Beykent Üniversitesi ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı işbirliğiyle düzenlenen "Bilişim Çağında Dezenformasyon" başlıklı etkinlikte, dezenformasyonla mücadele konusu ele alındı. Doğru bilgiye ulaşmak için dijital medya okuryazarlığının önemi vurgulandı. İstanbul Beykent Üniversitesi Öğrenci Merkezi Dezenformasyonla Mücadele Kulübü tarafından, "Bilişim Çağında Dezenformasyon" konulu etkinlik düzenlendi. İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar’ın katılımıyla gerçekleşen etkinlikte Köşe Yazarı Murat Özer, öğrencilere konuşma yaptı. İstanbul Beykent Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Kırdar, "İletişim önemli ama iletişim çağında doğru bilgiyi iletebilmek de önemli. Dijitalleşme, globalleşme önemli kavramlar fakat dezenformasyon, manipülasyon veya algı yönetimi gibi kavramları hem makro düzeyde, günümüz dünyasında savaşlarda yaşıyoruz hem de mikro olarak işletmeler aynı sorunları yaşayabiliyor. Buna karşı öğrencilerimizi bilinçlendirmek ve dijital medya yazarlığı konularında bilgi sahibi olmaları için destek olmaya çalışıyoruz" dedi. "Yapay zekaya ayak uydurmak gerekiyor" Teknoloji çağında yapay zekaya ayak uydurulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Yalçın Kırdar, "Dünya standartları üzerinde hareket edebilmek gerekiyor. Bunu yaparken de etik değerleri, ahlaki değerleri, kendi kültürel değerlerimizi dikkate alarak kontrol edebilmeli ve yönetebilmeliyiz. Kriz yönetiminde doğruyu anlatmaya, mağduru koruyabilmeye, etik ve ahlaki sorumluluklarımızı kamu kuruluşları ve yükseköğretim kurumları olarak yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu konuda sadece makro düzeydeki ülkeler bunu kullanmıyor. Kötü amaçlı veya negatif kuruluşlar, terör örgütleri bile bunu maalesef bir araç olarak kullanabiliyor. Bunun için bilim iletişimi kapsamında, hem öğrencilerimizi hem toplumu, hem de kurumları bilinçlendirmeye yönelik ve önlem alınması gerekiyorsa tartışmak için bir araya geliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı. "Bilgi araçsallaşıyor" Dezenformasyonla Mücadele Kulübü Danışmanı Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker ise, "Öğrencilerimizle birlikte böyle bir etkinlik düzenliyoruz. Çağımız, hızlı bilgi akış çağı. Ama bu bir yandan hızlı bilgi akışı olurken bir yandan da bilgi araçsallaşmış oluyor ve doğru bilgiye ulaşmak zorlaşıyor. Öğrencilerimizin aynı zamanda dijital aktörler olması, doğru bilgiye ulaşmayı öğrenmesi, hatta bilgi üretmeleri açısından bu tarz etkinlikler düzenliyoruz" diye konuştu. Dijital okuryazarlık ve medya okuryazarlığının önemini vurgulayan Doç. Dr. Deniz Yetkin Aker, "Dijital okuryazarlık ve dijital medya okuryazarlığı bu anlamda çok önemli. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının bu yönde çalışmaları mevcut. Bizler Dezenformasyonla Mücadele Kulüpleri olarak kendilerine destekler veriyoruz. Dezenformasyona Mücadele Merkezi (DMM) de bunu yapacak. Dijital medya okuryazarlığı genele yaygınlaştırılınca, gençler ve yetişkin eğitim şeklinde artık proaktif hareket alınabilecek" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 10:57
Ramazan Bayramı’nda Eşarj’da şarjlanma yüzde 63 arttı
Türkiye’de elektrikli araç sayısındaki hızlı artış, şarj altyapısına olan talebi her geçen gün daha görünür kılıyor. Özellikle yoğun seyahat dönemlerinde zirveye ulaşan bu talep, Ramazan Bayramı’nda dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Eşarj istasyonlarında, bayram boyunca enerji satışı yüzde 63, işlem sayısı ise yüzde 67 artış gösterdi. Ramazan Bayramı boyunca şehirlerarası yolculukların yoğunlaşmasıyla birlikte elektrikli araçların şarjlanma oranlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Artan e-mobilite ve genişleyen araç parkının etkisiyle istasyonlardaki yoğunluk belirgin şekilde yükselirken, elektrikli ulaşımın gündelik yaşamın önemli bir parçası haline geldiği bir kez daha teyit edildi. Türkiye genelinde bin 400’ü aşkın istasyon, 2 bin 400’ün üzerinde soket ve 134 MW kurulu güç kapasitesiyle hizmet sunan Enerjisa Enerji’nin yüzde 100 iştiraki Eşarj, özellikle ana arterler ve otoyollar üzerindeki hızlı şarj ağıyla bayram süresince kesintisiz hizmet sağlamayı sürdürdü. Yapılan açıklamaya göre, şirket istasyonlarında günlük enerji satışı, mart ayının ilk haftasına kıyasla yüzde 63 artarken, geçen yılın Ramazan Bayramı dönemine göre ise yüzde 78 yükseldi. Roaming (ortak dolaşım) projesi sayesinde toplamda 4 binden fazla DC hızlı şarj soketi ile hizmet verebilen şirket, artan talebi kesintisiz ve sorunsuz şekilde karşıladı. Bayramda kullanıcı sayısı ve etkileşim de güçlü artış gösterdi Ramazan Bayramı boyunca yalnızca enerji tüketimi ve işlem sayılarında değil, aktif kullanıcı sayısında da dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Günlük aktif müşteri sayısı, mart ayının ilk haftasına kıyasla yüzde 67 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre de aynı oranda büyüme kaydetti. Bayram süresince kullanıcılarına kesintisiz destek sunan Eşarj, 7/24 hizmet veren çağrı merkezi, görüntülü görüşme desteği ve WhatsApp destek hattı ile sürücülere anlık çözümler sağladı. Türkiye’deki ilk "Deşarj Noktası" ise yolculuk sırasında elektrikli araç kullanıcılarına konforlu bir mola alanı sunarak bayram boyunca yoğun ilgi gördü. "Elektrikli araç ekosistemi Türkiye’de artık yeni bir faza geçti" Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, bayram süresince artan enerji ve istasyon kullanımı ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı gibi yoğun seyahat dönemleri, elektrikli mobilitenin gerçek kullanım senaryolarını en net şekilde ortaya koyuyor. Bu yıl bayram boyunca gördüğümüz yüzde 60’ın üzerindeki artış, Türkiye’de elektrikli araç kullanımının artık günlük hayatın güçlü bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Elektrikli araç ekosistemi Türkiye’de artık yeni bir faza geçti. Bu dönemde mesele yalnızca şarj noktası sayısını artırmak değil; doğru lokasyonda, doğru hızda ve kesintisiz çalışan bir deneyim sunabilmek. Şirket olarak biz de bu yoğunluğa, ana ulaşım akslarında konumlanan yüksek hızlı şarj ağımız, veri odaklı lokasyonlandırma yaklaşımımız ve 7/24 kesintisiz hizmet anlayışımızla hazırdık. Önümüzdeki dönemde odağımız; yalnızca büyümek değil, artan talebi en doğru noktalarda en güvenilir ve en akıcı deneyimle karşılamak olacak. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşmasını hızlandıran en kritik unsurun, kullanıcıya her koşulda güven veren bir şarj deneyimi olduğuna inanıyoruz."
31 Mart 2026 Salı - 10:53
İstanbul’da küresel eğitim buluşması
Yurtdışında eğitim hayali kuran öğrenciler için düzenlenen VEF Yurtdışı Eğitim Fuarı, İstanbul’da kapılarını açtı. Binlerce öğrenci, uluslararası eğitim kurumlarının temsilcileriyle bir araya gelerek gelecek planlarını şekillendirme fırsatı buldu. Yurtdışında eğitim almak isteyen öğrenciler için düzenlenen VEF Yurtdışı Eğitim Fuarı, İstanbul’da kapılarını açtı. 29-30 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen fuarda, İngiltere, Amerika, Kanada, Avustralya ve Malta başta olmak üzere birçok ülkeden gelen üniversite, kolej, lise ve dil okulu temsilcileri yer aldı. Öğrenciler, eğitim programları, kabul şartları, burs imkanları ve konaklama seçenekleri hakkında doğrudan bilgi aldı. Fuar kapsamında düzenlenen seminerler, bilgilendirme oturumları ve kariyer söyleşilerinde ise vize süreçleri, başvuru stratejileri ve mezuniyet sonrası kariyer fırsatları ele alındı. Uzmanlar, öğrencilere doğru ülke ve okul seçimi konusunda rehberlik etti. "Türkiye’de eğitim ücretlerinin artış göstermesiyle birlikte öğrencilerin yurtdışına yönelimi arttı" Etkinlik hakkında bilgi veren VEF Direktörü Başak Aras, "Amacımız, dünyanın dört bir yanından farklı ülkelerden ve destinasyonlardan üniversiteleri, liseleri ve dil okullarını Türk öğrencilerle buluşturmak. Öğrencilerin, sunulan programlar, burs imkanları ve kabul şartları hakkında birebir, doğrudan bilgi almalarını sağlıyoruz. Son dönemde destinasyon çeşitliliği arttı. İtalya, İngiltere, ABD ve Kanada gibi ülkelerin yanı sıra Kosova, Bulgaristan ve Litvanya gibi destinasyonlara da ilgi ön planda. Fuarımızda bu ülkelerden gelen üniversiteler de yer alıyor. Türkiye’de eğitim ücretlerinin artış göstermesiyle birlikte öğrencilerin yurtdışına yönelimi arttı. Özellikle son iki yılda velilerin çocuklarını yurtdışına gönderme eğilimi yükseldi. Bu durum da fuarlara olan ilgiyi artırdı" şeklinde konuştu. "Bu yıl 10 bine yakın öğrenciyi ağırladık" Aras, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Öğrenciler ve veliler fuarlarımıza katıldıklarında, üniversite ve okul temsilcileriyle birebir görüşerek programlarla ilgili detaylı bilgi alabiliyor. Burs imkanları konusunda da bilgi alıyorlar. Çünkü her üniversite ve lisenin Türk öğrencilere sunduğu farklı burs ve indirim seçenekleri bulunuyor, doğrudan bilgi edinebiliyorlar. Ayrıca vize süreçleri ve okul kabul şartları hakkında da yetkililerden birebir bilgi alma fırsatı yakalıyorlar. Bunun yanı sıra fuar kapsamında düzenlenen seminerlere de katılabiliyorlar. Bu yıl toplam rakam netleşmemekle birlikte İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaklaşık 10 bin öğrenci ve veliyi ağırladık. Yurtdışından eğitim kurumları fuarımıza katılım sağlıyor. Özellikle İstanbul ayağında dün de tecrübe ettiğimiz üzere Antalya’dan gelen öğrenciler, burada yer alan üniversitelerle görüşmek için fuara katıldı. Bu nedenle düzenlediğimiz etkinliklere farklı şehirlerden de yoğun katılım oluyor"
31 Mart 2026 Salı - 10:38
MediaMarkt kendi markalarını tüketicilerle buluşturuyor
MediaMarkt Türkiye; kendi markaları olan KOENIC, PEAQ ve ISY‘yi müşterileriyle buluşturmaya ve kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyor. MediaMarkt Türkiye, geniş bir yelpazede binlerce ürününü teknoloji severlerle buluşturmaya devam ediyor. Bu vizyonla kendi markaları olan KOENIC, PEAQ ve ISY‘yi yeni ürün gamlarıyla büyüten MediaMarkt, müşterilerinin farklı ihtiyaç ve beklentilerine uygun, renkli bir alışveriş deneyimi vadediyor. MediaMarkt Türkiye 3 markasını da Türkiye genelindeki mağazalarında, online satış kanalında ve mobil uygulamasında tüketicilerle buluşturuyor. Evde pratik, estetik ve konforlu çözümler MediaMarkt’ın ev elektroniği ve küçük ev aletleri kategorilerinde fonksiyonel tasarımlarıyla öne çıkan markası KOENIC; mikrodalga modelleri, ısıtıcıları ve süpürgeleriyle çözümler sunarken ürün yelpazesini de genişletmeye devam ediyor. Yeni ürünler arasında cam çay makinesi, saç kurutma makinesi ve blender setleri de yer alıyor. Yüksek performans ve kullanıcı dostu teknoloji bir arada MediaMarkt’ın portföyündeki kapsamlı teknoloji markalarından biri olan PEAQ ise kullanıcıların günlük dijital deneyimini zenginleştiren geniş ürün yelpazesiyle öne çıkıyor. Akıllı televizyonlardan, ses sistemlerine ve soundbarlara uzanan PEAQ ürün gamı modern tasarım dili, yüksek performans ve kullanıcı dostu teknolojiyi bir araya getiriyor. Markanın globalde de dikkat çeken koleksiyonlarından PEAQ Robbie Williams Special Edition serisi ise özel tasarım detayları ve limitli üretim anlayışıyla PEAQ’ın premium yaklaşımını yansıtıyor. PEAQ TV ailesine yeni eklenen 24 inç WebOS TV modelleri, kompakt boyutlarına rağmen akıllı TV deneyimini tam performansla sunarak seriyi tamamlıyor. Bir diğer yeni ürün gamı ise yeni monitör serisi. Bu seri hem iş hem eğlence odaklı kullanım için geniş bir çözüm çeşitliliği sunuyor. Profesyonel çalışma ortamlarına uygun Full HD ofis monitörlerinden, yüksek yenileme hızına sahip QHD çözünürlüklü gaming monitörlerine kadar genişlenen bu seri; ince çerçeveli tasarımlar, FreeSync ve G-SYNC uyumluluğu, hızlı tepki süreleri ve ergonomik kullanım sağlayan ayarlanabilir stant seçenekleriyle dikkat çekiyor. Günün her anına eşlik eden aksesuar çözümleri MediaMarkt’ın kendi markalarından biri olan ISY ise kullanıcıların dijital yaşamını kolaylaştıran aksesuar odaklı ürünleriyle öne çıkıyor. Akıllı tasarımlar ve geniş uyumluluk ile ISY ürünleri, bağlantıyı güçlendiren ve kullanım konforunu artıran çözümler sunuyor. Bu sezonun yeni ISY ürünleri arasında 10000 mAh ve 5000 mAh Magsafe taşınabilir şarj cihazları yer alıyor. Ayrıca 45W 2USB-C güç adaptörü gibi ürünler, aynı anda birden fazla cihazı hızlı şarj edebilme özelliğiyle günlük yaşamda geniş bir kullanım kolaylığı sağlıyor. MediaMarkt Türkiye’nin portföyündeki KOENIC, PEAQ ve ISY ürünleri; farklı ihtiyaç gruplarına yönelik ürün çeşitliliği, yüksek teknoloji ve MediaMarkt güvencesiyle MediaMarkt’ın Türkiye genelindeki 103 mağazasında, MediaMarkt mobil uygulamasında ve online alışveriş sitesi tüketicilerle buluşmaya devam ediyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder