Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:46:39
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), A Milli Futbol Takımı’nın 2026 Dünya Kupası geniş kadrosunun açıklandığına dair sosyal medyadaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığı duyurdu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:29
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor"
Belçika Kraliçesi Mathilde’nin ziyareti çerçevesinde İstanbul’da düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği protokolleri imzalandı. Törene katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iki ülke arasındaki ticaret hacminin oldukça dengeli bir seviyede ilerlediğini belirterek, "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" dedi. Beşiktaş’taki bir otelde düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları imzalandı. Programa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Belçika Kraliçesi Mathilde de katıldı. 11 firma arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, beş stratejik sektörde yaklaşık 35 faaliyetin gerçekleştirileceği belirtildi. "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" Yapılan işbirliği anlaşmalarının ardından değerlendirmelerde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, "Şu anda ülkemizde 450’ye yakın büyük bir heyetle katılım var ve üst düzeydeki her türlü yatırımcının bulunduğu kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdik. Sadece savunma sanayi alanında 80’den fazla heyet üyeleri bulunmakta. Savunma bakanı, başbakan yardımcısı, aynı zamanda dışişleri bakanı da heyette. Üç bölge başbakanı ve özellikle yerel düzeydeki ticaret başkanları ve özellikle federasyonlar, iş dünyasının çok geniş temsilcileri var. Sadece ticaret değil, aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı. Bunun önümüzdeki süreçlerde aslında Belçika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok daha ileriye taşınabilecek noktaya geleceğine inanıyoruz. İş dünyasının farklı temsilcileriyle Kraliçe bir araya geldi, Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edildi. Hanımefendi ile beraber Dolmabahçe’de bir ziyaret gerçekleşti. Baykar’a bir ziyaret gerçekleştirdik. Savunma sanayii alanında Türkiye’nin geldiği noktadan duydukları büyük memnuniyeti ve bu konudaki iş birliğine yönelik pek çok konuya değinildi" diye konuştu. "Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı" Belçika’nın Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı olduğunu belirten Bakan Göktaş, "Heyet bugün de yine çalışmalarına devam edecek. Yarın yine çok yoğun bir programla beraber Kraliçe’nin başkanlığında Ekonomik Kraliyet Misyonu çalışmalarını sürdürecek. Çarşamba günü de heyetin büyük bir kısmı Ankara’da özellikle savunma sanayii ve dış politika alanında çeşitli temaslarda bulunacak. Hem bugün için hem yarın için orada da farklı anlaşmaların olduğunu biliyoruz. Özellikle savunma sanayii alanında, lojistik alanında, enerji alanında pek çok sektörün ilgi duyduğunu ve ikili iş birliğinin giderek arttığını çok iyi biliyoruz. Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor. Bu görüşmelerin önümüzdeki süreçte özellikle ticari anlamda ama aynı zamanda hem NATO kapsamında hem de dış politika kapsamında, Gümrük Birliği kapsamında da çeşitli iş birliğinin yeni perspektifler açacağına inanıyoruz. İki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:25
Avrupa Taekwondo Şampiyonası ilk gününde 6 madalya
Avrupa Taekwondo ve Para Taekwondo Şampiyonası’nın ilk gününde milli sporcular 6 madalya birden kazandı. Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen şampiyonanın ilk gününde taekwododa 4, para taekwondoda ise 2 sıklette müsabakalar yapılırken, 8 milli sporcu madalya mücadelesi verdi. Milli sporcular ilk gün 1 altın, 2 gümüş, 3 bronz olmak üzere toplam 6 madalya kazandı. Erkekler 68 kg’da mücadele eden 20 yaşındaki sporcu Berkay Erer, Avrupa şampiyonu oldu. Daha önce 3 kez Ümitler Avrupa, 1 kez Ümitler Dünya ve 1 kez Yıldızlar Avrupa şampiyonu olan Berkay, bu kez de büyüklerde Avrupa’nın zirvesine çıktı. Kadınlar 46 kg’da mücadele eden son dünya şampiyonu Emine Göğebakan ise 2022’den sonra bir kez daha gümüş madalya kazandı. Para taekwondoda ise kadınlar 47 kg’da Nurcihan Ekinci Gül gümüş ve Büşra Emire bronz, erkekler 58 kg’da Ali Can Özcan ve Hamza Tarhan da bronz madalyanın sahibi oldu. Şampiyonanın ikinci gününde 4 taekwondocu ve 6 para taekwondocu madalya mücadelesi verecek.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:15
Şişli’de geri geri giden taksi, yaşlı kadını altına aldı... O anlar kamerada
Şişli’de geri manevra yapan ticari taksinin altında kalan yaşlı kadın yaralandı. O anlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay saat 14.00 sıralarında Şişli Bomonti’de yaşandı. Edinilen bilgiye göre, annesini almak için pazara gelen ticari taksi sürücüsü, aracını geri geri çıkararak manevra yapmak istedi. Taksi, bu sırada caddede yürüyen kadını altına aldı. Yaşlı kadının yerde kaldığını gören çevredeki vatandaşlar hemen yardıma koşarken, durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlatırken, kazanın yaşandığı anlar çevrede bulunan güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
31 Mart 2026 Salı - 15:14
Uşak Belediyesine yönelik ikinci dalgada gözaltına alınan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne yönelik ’rüşvet’ ve ’usulsüzlük’ iddialarıyla düzenlenen ikinci dalga operasyonda gözaltına alınıp İstanbul’a getirilen aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Keskin, tutuklanan Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın gönül ilişkisinde olduğu iddia edilen Uşak Belediyesi eski çalışanı Ebru Yurtuluğ’un da olduğu 4 şüpheli adliyeye sevk edildi.
31 Mart 2026 Salı - 14:58
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi 1,6 trilyon dolara ulaştı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin son 23 yılda güçlü bir performans sergilediğini belirterek, "239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık. Bu önemli bir gelişme ancak daha gidecek yolumuz var" dedi. Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) 45’inci Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü ifade ederek, dünya ekonomisinin aynı dönemde yüzde 3,5 büyüdüğüne dikkat çekti. Türkiye’nin nominal olarak dünyanın 16’ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi konumunda olduğunu belirten Yılmaz, daha yüksek hedeflere ulaşacaklarını vurguladı. Bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelere de değinen Yılmaz, İsrail, ABD ve İran arasında yaşanan savaşın hem bölgesel istikrara hem de küresel ekonomiye zarar verdiğini ifade etti. Türkiye’nin savaşın önlenmesi ve sona ermesi için çaba gösterdiğini belirten Yılmaz, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilediğini, ancak uygulanan ekonomik programın kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. Akaryakıttaki fiyat etkisini azaltmak amacıyla eşel mobil sisteminin devreye alındığını hatırlatan Yılmaz, kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlayıcı, orta vadeli fırsatları destekleyici politikalarla yol haritasının sürdürüleceğini dile getirdi. "Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16’ıncı büyük ekonomisi" Türkiye’nin son 23 yılda oldukça yüksek bir performans gösterdiğini ve bugün dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri hale geldiğini söyleyen Yılmaz, "Son 23 ve 24 yılda dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetmiş. 239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmıştır. Bu önemli bir gelişme ama yeterli değil daha üst hedeflere birlikte yürümemiz gerekiyor. Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücü kalitesi ile 11’incı büyük ekonomisi konumunda ve daha iddialı noktalara birlikte yürüyeceğiz. Bölgemizde maalesef İsrail, ABD ve İran arasında bir savaş yaşanıyor. Bu savaş hem bölgedeki istikrara hem de küresel ekonomiye önemli zararlar veriyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak öncelikle bu savaşın çıkmaması için her türlü gayreti sarf ettik. Şu anda bu savaş bir an önce bitsin diye gayret ediyoruz. Tüm dünyayı olumsuz etkilediği gibi bu jeopolitik gelişmeler ülkemizi de olumsuz etkilemektedir. Savaş bitse dahi bu yaşanan tahribatın giderilmesi maalesef zaman alacaktır. Dolayısıyla biz de uygulamakta olduğumuz programı kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makro ekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur" Akaryakıttaki etkiyi düşürebilmek için Eşel mobil sistemine geçtiklerini vurgulayan Yılmaz, "Bu önemli bir adımdı. Buna benzer başka tedbirlerle de kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlandırıcı, orta vadeli imkanları ise destekleyici politikalarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makro ekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur. 90’lı yıllarda küresel uluslararası doğrudan yatırımların sadece yüzde 0,2’sini cezbedebiliyorken bugün bu pay yüzde 1’ler seviyesine yükselmiş. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde uluslararası doğrudan yatırımı ülkemize cezbedebilmiş durumdayız. Bugün 88 bin uluslararası firma ülkemizde yatırım yapıyor. Geçen yıl dünya genelinde bir artış oldu küresel yatırımlarda. Ama gelişmekte olan ülkelere dönük yatırımlarda pek bir artış olmadı. Hatta geriye bir miktar gidiş olmuştu. Buna rağmen ülkemiz geçen yıl yüzde 12’lik bir artışla 13.1 milyar dolar tutarında uluslararası yatırımı cezbedebildi. Bu önemli bir başarı ve Türkiye’ye küresel yatırımcıların gösterdiği güveni ifade ediyor. 2025 yılında toptan ve perakende ticaret sektörü e-ticaret yatırımlarıyla yüzde 32’lik payla en fazla yatırım çeken sektör oldu. İmalat sektörü yüzde 31, bilgi ve iletişim sektörü yüzde 14’lük payla 2. ve 3. sırada yer aldı" ifadelerini kullandı. "Türkiye, 1 milyardan fazla kişiye Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarıyla erişim sağlıyor" Yılmaz, "Ukrayna-Rusya savaşı, Uzakdoğu’dan gelen rekabet baskısı karşısındaki ekonominin konumu, bütün bunlar Avrupa’da yeni bir tartışma süreci başlatmış durumda. Türkiye’nin gerek güvenlik gerek rekabetçilik anlamında Avrupa ile ilişkilerdeki önemi daha iyi görülmeye başlandı diyebiliriz. Bu anlamda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğine sahip olmasının, yine 30 farklı ülke ile STA’mızın olması, korumacılığın arttığı, bölgeselleşmenin yükseldiği bu yeni ortamda bizler için iş dünyamız için önemli bir korunaklı alan oluşuyor. 1 milyardan fazla insana bugün Türkiye ekonomisi ve yüksek gelirli diyebileceğimiz bir nüfusa gümrük birliği ile veya serbest ticaret anlaşmalarıyla ulaşabilir durumdayız. Dolayısıyla biz bu konularda Avrupa Birliği ile hem Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize meseleleri, enerjiden lojistiğe birçok alanda çok olumlu bir gündem oluşturabilecek noktadayız. Bu noktalarda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. "E-mobilite ve savunma sanayisinde derin entegrasyon, finans merkezi rolünde güçlenme hedefimiz" Son olarak otomotiv, makine, kimya ve elektronik gibi orta yüksek teknoloji sektörlerde de daha fazla yatırım beklediklerini vurgulayan Yılmaz, "Özellikle e-mobilite, batarya teknolojileri ve savunma sanayi gibi stratejik alanlarda daha derin bir entegrasyon hedefliyoruz. Savunma sanayicileri burada kritik hale gelmiş durumda. Tüm dünyada savunma harcamaları yükseliyor. Öyle bir tablo var. Ama gerçekçi bir şekilde de bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu konuda erken yola çıkan ülkelerden biri oldu" diyerek sözlerini tamamladı.
31 Mart 2026 Salı - 14:40
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Savaşın eşiğinde enerjiyi doğru kullanabilmek her zamankinden daha önemli"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sıfır Atık projesinin dünyadaki yansımasının önemine dikkat çekerek, "Küresel bir kriz ve savaşın eşiğinde enerjiyi doğru kullanabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor" dedi. Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında, sıfır atık bilinci kapsamında enerji ve tabii kaynakların verimli ve sürdürülebilir kullanımı amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. İmza törenine Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar katıldı. İmzalanan protokol ile enerji ve tabii kaynakların verimli kullanımı, atık oluşumunun önlenmesi, kaynak verimliliğinin artırılması ve döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi ve sıfır atık uygulamalarının geliştirilmesi de amaçlanıyor. Protokol kapsamında ulusal ve uluslararası düzeyde eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütülecek, enerji ve madencilik sektörlerinde sıfır atık alanında iyi uygulama örnekleri geliştirilecek. Akademi, özel sektör, sanayi, sivil toplum ve uluslararası paydaşlar arasında iş birliğini güçlendirecek ortak çalışmalar, model ve mekanizmaların oluşturulması da hedefler arasında yer alıyor. Öte yandan enerji verimliliği, enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji alanlarında ulusal ve uluslararası kampanya ve bilinçlendirme faaliyetleri hayata geçirilecek. İmzalanan iş birliği protokolünün, Türkiye’nin sürdürülebilir gelecek vizyonuna katkı sunarak sıfır atık hareketinin güçlendirilmesine ve kamu, özel sektör ile sivil toplum arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. "Sıfır Atık Türkiye’den çıkan ve uluslararası anlamda değer ifade eden bir marka haline geldi" Sıfır Atık projesi ve imzalanan protokole ilişkin açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "Dün Uluslararası Sıfır Atık Günü’ydü ve orada da ifade ettiğim gibi, adeta Türkiye’den doğan bir uluslararası marka: Sıfır Atık. Ve inşallah biz bu markayla, özellikle enerjide en temel konulardan bir tanesi olan enerji verimliliği farkındalığı artık çok daha artmış bir şekilde bütün Türkiye ve dünya gündemine inşallah taşımış olacağız. Saygıdeğer Emine Erdoğan’ın 10 seneden kısa bir süre içerisinde Sıfır Atık’ı adeta bir marka haline getirdiğine; Türkiye’den çıkan ve uluslararası anlamda değer ifade eden bir marka haline getirdiğine hepimiz şahitlik ettik. Özellikle son 3 yılda ben Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konferanslarında da şahit oldum. Artık her geçen yıl büyüyen ve her geçen yıl çok üst düzeyde bir katılımın olduğu geçtiğimiz yılki Türkiye zirvesi çok önemliydi. İnşallah bu yıl daha da büyüyerek gidecek. "Bu işin özü çocuklarımıza küçük yaştan itibaren verilecek eğitimler" Bakan Bayraktar, enerji verimliliği eğitiminin küçük yaşlardan itibaren verilmesinin önemine dikkat çekerek, "Biz enerjide hem Türkiye olarak, aslında dünya olarak önemli açmazlarla iç içeyiz. Çünkü bir taraftan dünyada muazzam bir enerji talebi var, enerji ihtiyacımız artıyor; bir taraftan da çevre ve iklim kriziyle aslında dünya boğuşuyor. Dolayısıyla buna hitap edecek çok önemli inisiyatiflerden bir tanesi Sıfır Atık ve inşallah biz şimdi onu enerji verimliliğiyle taçlandıracağız. Enerji verimliliği Türkiye’nin yıllardır çok büyük bir mücadeleyle farkındalığını artırmaya çalıştığı ve bununla ilgili sanayiden tarıma, binalardan ulaştırmaya birçok sektörde önemli eylem planlarımızın olduğu bir alan. Ve bu işin özü çocuklarımıza küçük yaştan itibaren verilecek eğitimler; çünkü netice itibarıyla bu aslında çok küçük yaşlarda başlayan bir farkındalık. Bu anlamda da Milli Eğitim Bakanlığı bizim çok önemli paydaşlarımızdan bir tanesi. İnanıyorum ki bu alan, Türkiye’de 86 milyonun bu konudaki bilinçlenmesi için bunu adeta küresel bir inisiyatif haline getirecek önemli bir adım olacak" şeklinde konuştu. "Küresel bir kriz ve savaşın eşiğinde enerjiyi doğru kullanabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor" Yaşanan küresel krizler ve savaş döneminde enerjinin doğru kullanımının ve eylem planlarının çok daha önem kazandığını vurgulayan Bayraktar, şunları aktardı: "Malum küresel bir kriz ve bir savaşın eşiğindeyiz, özellikle bugünlerde bu konu çok daha anlamlı hale geliyor. Dolayısıyla bu yönüyle baktığınızda enerji bütün bu tartışmaların ve gelişmelerin odağında. Onun için enerjiyi elde edebilmek, elde ettiğiniz enerjiyi de doğru kullanabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu anlamda Türkiye’nin hem iklim hedefleri hem bu sene ev sahipliği yapacağımız COP31 gündemiyle beraber inanıyorum ki Sıfır Atık ve enerji verimliliği el birliğiyle Türkiye’ye ve dünyaya çok önemli mesajlar verecek. Ama bu mesajların ötesinde bizim ekonomimize, günlük hayatımıza ve çevreye olan sorumluluğumuzu da doğru şekilde yerine getirmemize katkı sağlayacak. Bu imzaladığımız protokol inşallah bunun çerçevesini oluşturuyor. İnşallah çok farklı eylemler ve uygulamalarla birlikte bunu bütün Türkiye’nin ve dünya gündemine hep birlikte taşıyacağız." "COP31’de Türkiye’den yeni bir marka, yeni bir proje çıkacağını hedefliyoruz" Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, enerji verimliliği noktasında Türkiye’de düzenlenecek iki önemli programın detaylarına ilişkin şu açıklamalarda bulundu: "Sayın Emine Erdoğan’ın himayeleri ve liderliğinde ve Bakanımızın öncülüğünde, Türkiye’de ve dünyada yeni bir enerji verimliliği kampanyasını başlatıyor olacağız. Bu noktada ülkemizde iki tane önemli etkinlik olacak. Bir tanesi 5-7 Haziran arasında düzenlenecek olan Sıfır Atık Forumu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız da forumumuzun ana partnerlerinden. İkincisi de Birleşmiş Milletler’in Taraflar Konferansı, yani COP31 toplantısı. Türkiye’den yeni bir marka, yeni bir proje çıkacağını öngörüyoruz, bunu hedefliyoruz. İnşallah enerji verimliliği ve buna bağlı başka çalışmaları Enerji Bakanlığımızın liderliğinde COP31’de dünyaya duyuracağız. Dünyanın diğer ülkeleriyle ve Birleşmiş Milletler’in organizasyonlarıyla beraber dünyadaki enerji sarfiyatını düşüreceğimiz global bir çalışmaya imza atacağız." "Yenilenebilir enerjiyle alakalı dünyada örnek ülkelerden bir tanesiyiz" Ağırbaş, Türkiye’de yenilenebilir enerjiyle alakalı önemli çalışmalar yürütüldüğünün altını çizerek, "Şu an dünya zor bir dönemden geçiyor. Enerji krizleriyle baş başayız ve dünyada yaşanan bu felaketlerin birçoğunun temel sebebi enerji. Biz Türkiye’de çocuklarımıza, gençlere ve vatandaşlarımıza enerjinin ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak zorundayız. Ne yazık ki Türkiye petrol üretiyor, doğalgaz üretiyor fakat 86 milyonluk bir ülkenin ihtiyacını karşılayacak seviyede doğal kaynaklarımız yeterli değil. Türkiye olarak enerjiyi yurt dışından ithal etmek zorunda kalıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve Bakanımızın öncülüğünde, Türkiye’de yenilenebilir enerjiyle alakalı çok ciddi yatırımlar var. Dünyada örnek ülkelerden bir tanesiyiz. Bu noktada gençlerimize yeşil enerjiyi anlatırken, vatandaşımızdan da enerji tasarrufuyla alakalı ciddi adımlar atmasını bekliyoruz. 86 milyon olarak yeni bir başarıya imza atacağımızı ve Türkiye’yi daha ileriye götüreceğimizi öngörüyorum. Biz bu çalışmalarla hem vatandaşımızın hem de ülke ekonomisinin üzerindeki yükü hafifletmek istiyoruz" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 14:38
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Gençlerimizin yüzde 12’si kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izliyor"
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu’nun detaylarını paylaştı. Dinç, "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programımızda bu sene 20 milyon öğrenciye eğitim verdik. Araştırmamızda, bu reklamları izleyen çocukların yüzde 58’i içeriği değiştiriyor. Yüzde 43’ü ise platform üzerinden bu durumla ilgili şikayette bulunuyor. Yüzde 13’ü resmi kurumlara şikayet ediyor. Ama bizi en çok endişelendiren bir rakamla karşı karşıyayız. Gençlerimizin yüzde 12’si ise kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor. Yüzde 12 azımsanacak, göz ardı edilecek bir rakam değil" dedi. Alkol, tütün ve diğer bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, sosyal medyayla ilgili yapılan çalışmaların detaylarını paylaştı. Fatih Eminönü’nde bulunan Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleşen basın toplantısı gerçekleştirdi. Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu’nun detaylarını basın mensuplarına anlatan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, raporun sonuçlarına paylaştı. Dünya Sağlık Örgütü ile 2015 yılından beri ortak çalışmaların yapıldığını söyleyen Dinç, "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde, Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programında yaptığımız çalışmalarda, Bağımlılık Üst Kurulu’nda yaptığımız çalışmalarda hem önleme hem rehabilitasyon hem de savunuculuk anlamında çalışıyoruz. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programımızda bu sene 20 milyon öğrenciye eğitim verdik. Dünyada kapsam anlamında en büyük önleme programlarından bir tanesi Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığımızla yürütüyoruz. Uyuşturucu bağımlılığı, kumar bağımlılığı, tütün bağımlılığı, alkol bağımlılığı anlatmanın ötesinde internetle ilişkili bağımlılıkları, dijital bağımlılıkları da anlattık. Buna sosyal medyayı da ekledik. Yani anaokulundan itibaren üniversiteye kadar çocuklarımızın dijital bağımlılıklarla alakalı kendilerini korumak noktasındaki ihtiyaç duydukları bilgileri, becerileri kazandırmak noktasında yapılandırılmış, kapsamlı, etki analizi yapılmış bir eğitim programı götürüyoruz" dedi. "Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz" Sosyal medya kullanımının gençlerin enerjilerinin sömürdüğünü söyleyen Dinç, "Sahada gördüğümüz bir gerçeklik var. Sahada gördüğümüz gerçeklik, başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere sosyal medyanın yanlış kullanımından dolayı çok büyük bir ızdırabın, çok büyük bir problemin ama daha da ötesinde ülkemiz için çok büyük bir kaybın olduğunu gösteriyor. Yani bireysel anlamda insanlar ızdırablar çekiyorlar, aile ilişkileri bozuluyor, fiziksel sağlıkları zarar görüyor, psikolojik bütünlüğü yara alıyor, bütün bunlar var. Ama onun ötesinde toplum olarak bir nesli, bir geleceği kaybediyoruz. Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz" diye konuştu. "Yoğun kullanım, ilişki başlatmakla alakalı problemler ortaya koyuyor" Sosyal medya kullanımının ilişkilere zarar verdiğini söyleyen Dinç, "Psikolojik bütünlüğü yara alıyor. Bütün bunlar var. Ama onun ötesinde toplum olarak bir nesli, bir geleceği kaybediyoruz. Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz. Nitekim yaptığımız araştırma bize şunu açık ve net bir şekilde şunları gösteriyor. Yoğun kullanım, ilişki başlatmakla alakalı problemler ortaya koyuyor. Sosyal becerileri gelişmiyor. Sosyal medyayı çok yoğun olarak kullanan kardeşlerimiz, adı üzerinde sosyal medya ama tam tersi amaca hizmet ediyor. Stresle başa çıkma, problem çözme becerileri, hayatlarını düzene sokma, duygularını kontrol etme gibi becerileri de maalesef ciddi anlamda zarar görür hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki siber zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı OECD ülkeleri arasında ikinci sırada" Türkiye’de çocukların siber zorbalığı maruz kalma sayısının Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ikinci sırada olduğunu söyleyen Başkan Mehmet Dinç, "Yine telefonu yanında olmadığı zaman eksik hissetme, kaygılı hissetme, güvensiz hissetme bütün dünyadaki gençlerde kısmen var ama en yüksek oranda OECD ülkeleri arasında Türkiye’deki gençlerimiz de var. Bu da çok ciddi bir problem olarak karşımızda duruyor. Yine bizi en çok korkutan konulardan bir tanesi, malumunuz yakın zamanda ciddi anlamda gündeme geldi, siber zorbalık meselesi. Türkiye’de en az ayda bir kere siber zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı, OECD ülkelerinin ortalamasının çok çok üzerinde. Türkiye’de zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı OECD ülkeleri arasında ikinci sırada. Yine 12-19 yaş arası gençlerimizde ve çocuklarımızda yasaklı maddelerin, uyuşturucu maddelerin olduğu içeriklere maruz kalma oranı, kullanmayla ilişkili bir şekilde 30 kat artmakta, bu da büyük bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizin yüzde 12’si ise kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor" Konuşmasına devam eden Dinç, "Kullanıcıların yüzde 30’u kumar bahis, yüzde 20’si tütün alkol içerikli reklama maruz kalmış. Araştırmamızda bu reklamları izleyen çocukların yüzde 58’i içeriği değiştiriyor. Yüzde 43’ü ise platform üzerinden bu durumla ilgili şikayette bulunuyor. Yüzde 13’ü resmi kurumlara şikayet ediyor. Ama bizi en çok endişelendiren bir rakamla karşı karşıyayız. Gençlerimizin yüzde 12’si ise kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor. Yüzde 12 azımsanacak, göz ardı edilecek bir rakam değil. O yüzden bu noktada yaşam becerileri dediğimiz hayır deme, öz kontrol, stresle başa çıkma, duygu yönetimi gibi becerilerin kazandırılması noktasında öncelikli adımların atılması çok kritik öneme sahip" diye konuştu. "Algoritma tuzağı diye bir şey var, çocukların ilgi duydukları veya aradıkları şeylerin daha ilerisini, bir adım daha ötesini devamlı olarak karşılarına çıkartıyor" Sosyal medya uygulamalarındaki algoritma sisteminin gençlerin zihnini karıştırdığını ifade eden Dinç, "Bağımlılık dediğimizde hemen aklımıza gelen genelde çocuklar. Hiç şüphesiz sosyal medya bağımlılığından en çok çocuklarımız, gençlerimiz etkileniyor. Algoritma tuzağı diye bir şey var, çocukların ilgi duydukları veya aradıkları şeylerin daha ilerisini, bir adım daha ötesini devamlı olarak karşılarına çıkartıyor. Geçen sene İngiltere’de acı bir durumla karşı karşıya kalındı. 14 yaşında bir kızcağız, içinde bulunduğu dönemden dolayı, zorluk yaşadığından dolayı intiharla alakalı araştırma yapıyor. Araştırma yaparken karşısına algoritma daha fazla, daha ileri bilgileri, videoları, haberleri, resimleri, içerikleri çıkartmaya başlıyor, en sonunda bu içeriklere maruz kalarak maalesef intihar sonucunda hayatını kaybediyor. 14 yaşındaki kızı algoritmaya kaybetmiş olduk. Bu, buzdağının görünen en uç kısmındaki trajik bir tane olan ama görünmeyen zararın, yıkımın bu kadar gözle görülür olmadığı çok daha büyük hikayeler var. Onları biz Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde görüyoruz" dedi. "Çocuklar kadar yaşlılar da sosyal medyadan çok ciddi anlamda zarar görüyor" Tek yaşayan yaşlıların sosyal medyayı kullandıklarında sorun yaşadıklarını söyleyen Dinç, "Çocuklar kadar yaşlılar da bu süreçten çok ciddi anlamda zarar görüyor. Türkiye’de 60 yaş üzerinde 10 milyon yaşlımız var. Bunların 1.8 milyonu yalnız yaşıyor. Bu yalnız yaşayan yaşlılar ne yapıyorlar? Sosyal medya kullanıyorlar. Ve bu sosyal medya kullanımının neticesinde dolandırıcılığın ne kadar yaygın olduğunu her gün haberlerde görüyoruz, ne kadar büyük zararlar görüldüğünü görüyoruz. Sosyal medyada vakit geçirdiğinden dolayı. Sosyal harekete geçme enerjisi de bittiğinde yalnızlığın derinleşmesi söz konusu oluyor. Sosyal medyadan devamlı yanlış haber aldığı için yanlış kararlara, doğru yanlış haberleri ayırt etmeye ve korku panik kontrolünü yönetmeye muvaffak olamadığı durumları görüyoruz. Yine korku kültürü oluşturulmasından dolayı dünya algısının karanlıklaşmasına ve korku kültürünün, güvensizliğin daha çok ortaya çıkmasına yaşlılarda şahit oluyoruz" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 14:31
İran’da mahsur kalan tezhip sanatçısı, karayolu ile Türkiye’ye döndü
Sergi için gittiği İran’da, savaşın başlamasıyla mahsur kalan Türk vatandaşı tezhip sanatçısı Şeyma Çınar, karayoluyla Türkiye’ye geldiği 18 saati anlattı.
31 Mart 2026 Salı - 14:26
BAGFAŞ’a İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ödül
Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş., İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen "İhracatın Yıldızları Ödül Töreni"nde ’Kimyasal Gübre Kategorisi’nde üçüncü olarak ödül aldı. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) tarafından düzenlenen "İhracatın Yıldızları Ödül Töreni"nde kimya sektörünün önde gelen ihracatçıları ödül aldı. BAGFAŞ Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş. ’Kimyasal Gübre Kategorisi’nde üçüncü olarak ödül almaya hak kazandı. Ödül, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve İKMİB Başkanı Adil Pelister tarafından, BAGFAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü İpek Seviye Gençer Yağcı’ya takdim edildi.
31 Mart 2026 Salı - 14:16
Türk Telekom 5G galasında yıldızlar geçidi
Türk Telekom, 1 Nisan’da kullanıma sunacağı 5G teknolojisini; ana destekçisi olduğu, kültür ve sanatın kalbi Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen görkemli gala gecesiyle tanıttı. Aramızdan ayrılan efsane sanatçı Müslüm Gürses’i 5G ve hologram teknolojisi sayesinde zamanın ötesine geçen bir dokunuşla sahneye taşıyan şirket, teknoloji ve sanatı 5G ile buluşturarak tarihi bir geceye imza attı. Türk Telekom’un ev sahipliğinde gerçekleşen gala, ‘yıldızlar geçidi’ne sahne oldu. Gecenin en çok konuşulan anı, 2013 yılında aramızdan ayrılan usta sanatçı Müslüm Gürses’in yapay zeka ve 5G tabanlı hologram teknolojisiyle yeniden dinleyicileriyle buluşmasıydı. Usta sanatçının hologramı, Sefo’nun "Bilmem mi?" şarkısı Sefo ile birlikte seslendirerek seyircilere unutulmaz anlar yaşattı. Efsane geri döndü: Sahne tozu ve 5G hızı bir arada Gecede sahne alan Türk rock müziğinin güçlü sesi Fatma Turgut, Gürses’in hologramıyla "İtirazım var"ı seslendirirken; pop müziğin duayen ismi Levent Yüksel performanslarıyla geceye renk kattı. 5G’nin ultra düşük gecikme süresi sayesinde sanatçılar, efsane isim Gürses’le aynı sahnedeymiş gibi kusursuz bir ritim yakaladı. "5G ekonomik ve sosyal ilerlemenin gücü olacak" Türk Telekom’un CEO’su Ebubekir Şahin "81 ili uçtan uca bağlayan fiber ağımız ve 5G’de abone başına sunduğumuz en yüksek kapasiteyle yeni döneme en hazır operatörüz. Sağlıktan eğitime, sanayiden sanata kadar her alanda dijital uçurumları kapatmayı hedefliyoruz. Bugün burada teknolojinin ve 5G’nin gücüyle usta sanatçımız Müslüm Gürses’i yeni şarkıları seslendirirken sanat deneyimimize yeni vizyon kazandırdı. Teknoloji birikimimiz ve 5G’deki uygulama yetkinliğimizle hayatın tüm alanlarında değer odaklı çalışmalar yürütmeyi sürdüreceğiz" dedi. "5G sayesinde Müslüm Gürses ile aynı ritimde buluştuk" Gecede sahne alan Sefo, "Türk Telekom’un teknolojik gücü ve Müslüm Gürses ile aynı "dijital" sahneyi paylaşmanın mutluluğu içindeyim. Hayatımın sıra dışı düetiydi. Müslüm Gürses gibi efsane ile aynı sahneyi paylaşmak guru verici. Şirkete böyle bir deneyim yaşattığı için teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. "5G ile engeller aşılıyor" Türk Telekom’un marka yüzü Tolga Çevik, "Türk Telekom ile başlattığımız ’herkes için 5G’ döneminin Türkiye için yeni bir vizyon olduğunu bu gece bir kez daha anladım. Şirket bugün 5G ile kültür sanatın dönüşebileceği noktaları ve teknolojinin sanata olan katkılarını ortaya koydu. Herkes için 5G dönemi hayırlı olsun" diye konuştu. "Hologram ile en anlamlı gece" Fatma Turgut, "Türk Telekom, 5G ile imkansız görüneni başararak bizleri sevilen usta sanatçı Müslüm Gürses ile aynı sahnede bir araya getirdi. Hologram teknolojisi sayesinde Müslüm Gürses ile karşılıklı ’İtirazım Var’ diyerek, kariyerimde unutulmaz bir geceye imza attım" dedi.
31 Mart 2026 Salı - 14:00
Binicilikte 26 yılın ardından Aday Hakem Kursu, Türkiye’de düzenlendi
Türkiye Binicilik Federasyonu, ulusal hakem camiasının uzun süredir beklediği ’FEI Level 1 Aday Hakem Kursu ve Sınavı’nın 26 yıl aradan sonra yeniden Türkiye’de düzenlendiğini açıkladı. Türkiye Binicilik Federasyonu, hakemlik alanında uzun yıllardır beklenen önemli bir organizasyonu yeniden Türkiye’ye taşıdı. Federasyondan yapılan açıklamaya göre, ’FEI Level 1 Aday Hakem Kursu ve Sınavı’ 26 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye Binicilik Federasyonu camiası ile ulusal hakemler açısından önemli bir dönüm noktası olarak gösterilen organizasyonun, Türk biniciliğinin uluslararası hakemlik yapılanmasındaki temsil kapasitesine katkı sağlaması hedefleniyor. Türkiye Binicilik Federasyonu Başkanı Hasan Engin Tuncer, açıklamasında 26 yıllık bir beklentinin karşılanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tuncer, göreve geldiklerinden bu yana temel hedeflerden birinin Türk hakemlerinin uluslararası arenada daha güçlü temsil edilmesi olduğunu belirterek, gelinen noktayı bu hedef doğrultusunda önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.
31 Mart 2026 Salı - 13:35
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında savcı 7 sanığın tahliyesini talep etti
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 13. oturumunda cumhuriyet savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı 7 sanığın tahliyesini mütalasında talep etti. Ayrıca, İmamoğlu’na el altından ulaştırılmak istenen gizli bir not damga vurdu. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 13. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada İstanbul 1 No’lu Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu hukuki değerlendirmelerde bulundu. Ardından mahkeme başkanı dün duruşma bittikten sonra salonda bir not bulunduğunu ve kendisine getirildiğini aktararak "Sayın Başkan diye başladığı için bana yazıldığını düşünerek arkadaşlar notu bana getirdi" dedi. Notun içeriğinde "cumhurbaşkanlığı adaylığı, Dilek Hanım" gibi ifadeler olduğunu söyleyen mahkeme başkanı, notun Ekrem İmamoğlu’na yazıldığını ifade etti. Mahkeme başkanı notu okuduktan sonra İmamoğlu’na ‘bazı ifadeleriniz, Dilek Hanım’ın cumhurbaşkanı adayı olarak hazırlanması üzerine algılanmış. Size birisi bunu iletmek istemiş, sahibini bilmiyoruz gelirse veririz’ dedi. Ekrem İmamoğlu ise notu alabileceğini söyledi. Başkan "Not alışverişine izin veremeyiz, ‘örgüt iddiası’ söz konusu" şeklinde cevap verdi. Ardından duruşma savcısı, tutukluluğa ilişkin mütalaa vermek için süre talep etti. Mahkeme heyeti, mütalaanın açıklanması için duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklardan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu ile Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Birlik ve Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine karar verilmesini diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.
31 Mart 2026 Salı - 13:22
Vodafone Türkiye’de üst düzey atama
Cem Akoymak, Vodafone Türkiye Hukuk ve Kurumsal Güvenlikten Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atandı. Vodafone Türkiye üst yönetiminde yeni bir atama gerçekleşti. Vodafone Türkiye Hukuk ve Kurumsal Güvenlik İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevine Cem Akoymak getirildi. Yeni görevine 1 Nisan 2026 itibarıyla başlayacak olan Akoymak, Vodafone Türkiye’nin Hukuk ve Kurumsal Güvenlik alanlarındaki tüm fonksiyon ve operasyonlarının yönetimini üstlenecek. Açıklamaya göre, Telekomünikasyon ve Bilgi Teknolojileri sektörlerinde 20 yılı aşkın süre boyunca Hukuk Birim Yöneticiliği ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Cem Akoymak, Vodafone’a katılmadan önce son 4 yıldır Kanada merkezli OpenText’in Birleşik Krallık organizasyonunda Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgelerinden sorumlu Kıdemli Hukuk Müşavir Yardımcısı olarak görev yapıyordu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Akoymak, kariyeri boyunca hukuk ve regülasyon politikaları ile hukukta dijital dönüşüm süreçlerine liderlik etti.
31 Mart 2026 Salı - 13:12
Bahar ve Nihal Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar: Örgüt liderine 231 yıl 8 ay hapis cezası
Dolandırıcılık ve suç örgütüne üye olmak suçlarından Bahar Candan’ın 44, ablası Nihal Candan’ın ise 24 yıla kadar hapsi istenen 21 sanıklı dolandırıcılık davasında karar açıklayan mahkeme, örgüt lideri Onur Apaydın’ın 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Tutuksuz sanık Bahar Candan’ın 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hayatını kaybeden Nihal Candan hakkında açılan davanın düşürülmesine kararı verildi. Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğinde hareket ederek ucuza araç sattığını söyleyip vatandaşları sazan sarmalı yöntemi ile dolandırdığı iddia edilen 2’si tutuklu 21 sanıklı çete davasında karar duruşması görüldü. Küçükçekmece 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, örgüt lideri olduğu öne sürülen tutulu sanık Onur Apaydın ve İlker Oflu, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Müşteki Bayram Serkan Zağlı ile bir kısım tutuksuz sanıklar da duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz sanık Bahar Candan ise duruşmaya katılmadı. "Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" Son beyanı sorulan müşteki Bayram Serkan Zağlı, "Şikayetim devam etmektedir, zararım bugüne kadar giderilmemiştir, sanıkların cezalandırılmasını talep ederim" dedi. Son sözü sorulan örgüt yöneticisi tutuklu sanık İlker Oflu, "Yaklaşık iki yıldır tutukluyum, bu dosya nedeniyle mağdurum, tahliyemi talep ederim. Sağlık problemlerim vardır, tansiyon hastasıyım, dikkate alınmasını talep ederim. Birkaç kişinin cezaevinden çıkmak için adımı vermesiyle dosyaya dahil oldum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık örgüt lideri Onur Apaydın ise son sözünde, "Bilirkişi raporunu inceledim, raporda Ömer Şeker’in tarafları yönlendirdiği, baskı altına aldığı açıktır. Suç duyurusunda bulunulmasını isterim, bu aşamada başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde konuştu. Örgüt lideri hakkında 231 yıl 8 ay hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, örgüt lideri tutuklu sanık Onur Apaydın hakkında, ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme’ ile ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından, 231 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Heyet, örgüt yöneticisi olduğu öne sürülen tutuklu sanık İlker Oflu için, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay, 35 ayrı dolandırıcılık suçuna ilişkin ise, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gerekçesiyle beraatına ve tahliyesine karar verdi. Nihal Candan hakkındaki davanın düşürülmesi kararı Mahkeme, tutuksuz sanık Alisya Bahar Candan hakkında, ‘suç işlemek amacıyla kuruşmuş örgüte üye olma’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Ayhan Güldan, Ömer Çapan ve Şahin Baran’ın ise üzerine atılı tüm suçlarından ayrı ayrı beraatına hükmetti. Öte yandan mahkeme heyeti, 21 Haziran 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybeden ve dosya kapsamında tutuksuz yargılanan Nihal Candan’ın, hayatını kaybettiği gerekçesiyle üzerine atılı suçtan davanın ‘düşürülmesine’ karar verdi. Heyet, diğer sanıkların da değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 38 müşteki, 1 müşteki şüpheli ve Nihal ile Bahar Candan’ın aralarında bulunduğu 21 sanık yer almıştı. İddianamede tutuklu Gülnihal Çiçek’in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak adli kontrol şartıyla tahliye edildiği de aktarılmıştı. İddianamede Onur Apaydın ve İlker Oflu’nun liderliğindeki şebekenin ucuza araç sattıklarını söyleyerek vatandaşları sazan sarmalı yöntemiyle dolandırdığı belirtilmişti. Bahar ve Nihal Candan’ın suç örgütünün hiyerarşik ve organik yapısı içerisinde yer aldığı iddianamede kaydedilmişti. İddianamenin devamında "Nihal ve Bahar Candan’ın önceki tarihlerde çeşitli televizyon programlarına uzun süre katıldığı, ünlü olduktan sonra magazin programlarında da yer aldığı, sosyal medya platformunda çok sayıda takipçiye ulaşması sebebiyle günümüzde sosyal medya fenomeni ve ekran yüzü olarak tabir edilen bir sıfatının bulunduğu, dolayısıyla toplumun geniş kesimleri tarafından tanınan bir sima olduğu, bu özelliği sebebiyle de suç örgütü tarafından dolandırıcılık eylemlerine yönelik düzenlenen özel toplantılarda mağdurların kandırılmasında etkin rol oynadığı" ifade edilmişti. İddianamede örgüt lideri Onur Apaydın’ın örgüt içerisinde ‘gizli muhasebeci ve kasa’ konumunda olan Alisya Bahar Candan üzerinden bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve elde edilen suç gelirinin aklandığı belirtilmişti. Öte yandan mağdur temin etme görevlisi olan şüpheli Hacı İsrafil Sağlam iddianamede yer verilen ifadesinde örgüt toplantılarına katıldığını söyleyerek "Toplantılara üst kademeden herkes katılıyordu. Saha elemanları ve alt kademe asla katılamazdı. Örgütün üst yönetimindeki herkes iştirak ediyordu. Toplantıların ikisinde Nihal Candan’ı gördüm. Nihal Candan örgüt lideri Onur Apaydın’ın sevgilisiydi. Diğer şahıslar Nihal Candan’a saygı gösteriyor ve mesafeli davranıyordu. Nihal Candan’ın yanında örgütün iç işleyişine ilişkin konular araba alım satım işler konuşuldu" şeklinde beyanda bulunduğu da iddianamede ifade edilmişti. İddianamede Bahar Candan’ın ’suç örgütüne üye olmak’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar ’kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık’ suçundan ise 2 kez 12 yıldan 40 yıla kadar olmak üzere toplamda 14 yıldan 44 yıla kadar hapisle, Nihal Candan’ın ise aynı suçlardan 8 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öte yandan diğer 20 şüpheli hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası istenmişti. Bahar Candan 20 Eylül 2024 tarihinde görülen duruşmada tahliye edilmişti.
31 Mart 2026 Salı - 13:11
Burası Hindistan değil, Megakent İstanbul
İstanbul`da etkili olan sağanak yağış sonrası dereler ve kanalizasyonlardan gelen çamurlu su, Haliç ile buluşmasıyla suyun rengi kahverengiye dönüştü. Çamura bulanan Haliç havadan görüntülendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder