Yerel Haberler
İstanbul
Beşiktaş’ta oto galerideki kundaklama olayıyla ilgili gözaltına alınan11 şüpheli adliyeye sevk edildi 10 Nisan 2026 Cuma - 14:38:52 İstanbul Beşiktaş’ta araç kiralama şirketi önündeki lüks araçların kundaklandığı ve şirket sahibinin villasının kurşunlandığı olayla ilgili gözaltına alınan 11 şüpheli, Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Ayrıca şüphelilerin her iki eylemi para karşılığı yaptıkları, paralarını alamadıkları öğrenildi. Şüphelilerin galeri sahibinin villasını kurşunladığı anlar da güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, geçtiğimiz 6 Nisan Pazartesi günü saat 04.20 sıralarında gerçekleşmişti. Beşiktaş Balmumcu Mahallesi Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan oto galeride meydana gelmiş, park halindeki lüks otomobilde başlayan yangın diğer 14 araca da sıçramıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin 1 saatlik çalışması sonucunda yangın söndürülmüş, kundaklama olayının ardından aynı saat dilimi içerisinde galeri sahibinin Levent’te bulunan villasına şüpheliler tarafından ateş edilmişti. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken maddi hasar meydana gelmişti. Her iki olayın faillerinin peşine düşen Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından şüphelileri yakalamaya yönelik çalışma başlatıldı. 11 şüpheli gözaltına alındı Şüphelilerin izlerini süren Gasp Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalarda her iki olayın ardından şüphelilerin olay yerinden motosikletle kaçtığı ardından Kağıthane’de bir araca binip Sapanca’ya gittiklerini belirledi. Burada bir süre kalan şüphelilerin sonrasında İstanbul’a döndüğü tespit edilirken, 8 Nisan Çarşamba günü İstanbul’un Bağcılar ve Bahçelievler ilçesinde ve Sakarya’ya bağlı Sapanca ilçesinde bulunan bungalov eve eş zamanlı operasyon yapıldı. Düzenlenen operasyonda 11 şüpheli yakalandı. Operasyon sırasında galeri sahibinin ikametine düzenlenen saldırıda kullanıldığı değerlendirilen 1 tabanca ve 2 adet motosiklet ele geçirildi. Villanın kurşunlanma anları kamerada Şüphelilerin kundaklama olayından kısa bir süre sonra galeri sahibinin ikamet ettiği villasını kurşunladığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde şüphelilerden birinin villayı kurşunladığı anlar yer alırken hemen sonra bir motosikletle olay yerinden kaçtığı anlar yer alıyor. Her iki eylemi para karşılığı yaptıkları, paralarını alamadıkları öğrenildi Bağcılar’da bir rezidansta ve Bahçelievler’de bir ikametteki operasyonda yakalanan şüphelilerin her iki olayı gerçekleştirmeleri için suç örgütüyle para karşılığında anlaştıkları, olayın ardından paralarını alamadıkları öğrenildi. Aynı zamanda yeni nesil suç örgütünün liderliğini yapan ve yurt dışında oldukları belirlenen V.R.A. ve 3 diğer sözde yöneticiler hakkında yakalanması için kırmızı bülten çıkarıldığı öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirilen 11 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından, adliyeye sevk edildi. Aynı örgüte son 1 yılda 64 ayrı eylemden işlem yapıldı: 125 kişi tutuklandı Son olarak Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından İstanbul genelinde söz konusu suç örgütüne son 1 yılda 64 ayrı eylemle ilgili işlem yapıldı. Öte yandan liderliğini V.R.A.’nın yaptığı yeni nesil suç örgütünün son 1 yıl içerisinde 64 ayrı eyleme karıştığı tespit edilirken, Gasp Büro Amirliği ekiplerinin düzenlediği operasyonlar sonucunda 184 kişi yakalanarak gözaltına alınırken, bunlardan 125 kişinin tutuklandığı öğrenildi.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:26 İBB’nin hatalı yıkımı 4 aileyi sokakta bıraktı, yakınlarının yanında kaldıklarını iddia eden aileler çözüm istedi İstanbul Sultangazi’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı yıkım ekibinin gerçekleştirdiği çalışma sırasında bitişikteki binanın taşıyıcı kolonunun patlamasının ardından bina tedbir amaçlı mühürlendi. 17 kişiden oluşan 4 aile ise sokakta kaldıklarını öne sürerek, İBB tarafından kendilerine geçici olarak kalmaları için daire sözü verildiğini, ancak bu sözün yerine getirilmediğini iddia etti. Olay, İstanbul Sultangazi’de Uğur Mumcu Mahallesi’nde 30 Mart tarihinde yaşanmış, İBB bağlı yıkım ekibinin gerçekleştirdiği çalışma sırasında bitişikteki binanın taşıyıcı kolonu patlamış, yıkılmak istenen bina ise yerle bir olmuştu. Yıkım sırasında yan yatan yapının devrilmesi sonucu bitişikteki binanın taşıyıcı kolonunun zarar gördüğü, bu nedenle binanın boşaltılarak mühürlendiği öğrenildi. Bina tedbir amaçlı mühürlenirken, yetkililer tarafından girişe kapatılan binanın çevresi demir bariyerlerle çevrildi. Zabıta ekipleri bölgede nöbet tutmaya başladı. 17 kişiden oluşan 4 aile ise sokakta kaldı. Günlerdir evlerine giremeyen aileler ise çareyi akrabalarının yanına sığınmakta buldu. Yaşanan olay sonrası defalarca Büyükşehir Belediyesi ile iletişime geçtiklerini iddia eden bina sakinleri, kendilerine geçici barınma sözü verildiğini ancak bu sözün yerine getirilmediğini öne sürdü. Mağdur aileler, yetkililerden bir an önce çözüm beklediklerini dile getirerek duruma tepki gösterdi. Öte yandan mahalle sakinleri, yıkım öncesinde ekipleri uyardıklarını ve binada yaşayanlar olduğunu ifade ettiklerini belirtti. Ekiplerin yıkımın çarşamba günü yapılacağını söylediğini aktaran vatandaşlar, buna rağmen pazartesi sabahı erken saatlerde haber verilmeden yıkıma başlandığını iddia etti. Bina sahibi Dursun Sarıtemur, yıkım sırasında ciddi ihmaller yapıldığını iddia ederek, "Ayın 30’unda yıkım ekibi geldi. Yandaki binayı üstten yıkmaları gerekirken alt kolonları keserek benim binamın kolonunu patlattılar. O günden bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden ne bir yardım ne de destek gördüm. İki gündür belediyeye gidip geliyorum, sadece mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum" dedi. Yetkililerin geçici olarak kalmaları için daire sözü verdiğini, ancak bu sözlerin tutulmadığını öne süren Sarıtemur, "Bize iki daire verileceği söylendi, bugün ise bunu inkar ettiler. Şimdi aylık 10 bin lira kira yardımı teklif ediyorlar. İstanbul’da 10 bin liraya ev mi var? 17 kişi şu anda sokakta ve akrabalarımızın yanında kalıyoruz. Yapılan zarar karşılanmıyor, mağduriyetimiz giderilmiyor" ifadelerini kullandı. Uğur Mumcu Mahallesi Dernek Başkanı Abdülkadir Demir ise yıkım sürecinde büyük bir ihmal olduğunu iddia ederek, "Yıkım sırasında binanın ne zaman boşaltılacağı konuşulmuş olmasına rağmen, aynı gün çalışma başlatıldı. Bu sırada oluşan hasar nedeniyle bina oturulamaz hale geldi. İçeride yaşayan insanlar bile tam anlamıyla tahliye edilmeden böyle bir işlem yapılması çok yanlış. Şu an 4 aile mağdur durumda, yetkililerden acil çözüm bekliyoruz" dedi. Mahalle sakini İlhan Mumcuoğlu da yıkım saatlerine tepki göstererek, "Belediyede mesai 08.00’de başlıyor ama yıkım sabah 07.00’de başlıyor. Zabıtayı arıyoruz, gelen yok. Akşam 20.00’ye kadar çalışma sürüyor. Bu durum etik değil. Burada ciddi bir rant olduğu düşünülüyor. 15 yıldır bu mahallede huzur vardı, şimdi insanlar mağdur edildi" şeklinde konuştu.
10 Nisan 2026 Cuma - 14:05 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kadın istihdamını 2025 yılında 10,8 milyon kişiye ulaştırdık" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kadın istihdamını 2025 yılında 10,8 milyon kişiye ulaştırdık. AK Parti döneminde 6 milyon civarında kadın istihdamı oluşmuştur. Kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 21,3’ten yüzde 36,2’ye yükselttik. 2028 hedefimiz bu oranı yüzde 40,1 seviyesine çıkarmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul düzenlenen Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9. Toplantısı’na katıldı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve çok sayıda konuk katıldı. Programına açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kadınların toplumun her alanında aktif biçimde yer alması ve siyasi temsili, yönetimin meşruiyeti ve kararların toplumsal karşılığı açısından temel bir ölçüt ve aynı zamanda kalkınmanın temel yapı taşlarından birisidir. Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren, kadınların hayatın her alanında ve öncelikli olarak da yönetim mekanizmalarında yer alması ’güçlü toplum’ hedefinin ana başlıklarından biri olarak görülmüştür. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla Türkiye, birçok Avrupa ülkesinden önce 1934 yılında milletvekili seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyarak dünyaya örnek olmuştur" dedi. "Türkiye, kadın hakları alanında en kapsamlı ve en güçlü dönüşümünü AK Parti iktidarları döneminde yaşamıştır" Toplumda kadın hakları ve geleceğe yönelik kadın politikalarına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Kadın günümüz küresel kalkınma ajandasının da en öncelikli, dönüştürücü ve kapsayıcı unsuru olarak konumlanmış durumdadır. Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit olarak yer almaları, hiç şüphesiz kalkınma amaçlarını gerçekleştirmenin ana unsurlarından birisidir" dedi. Dünyadaki siyasi ve savaş krizinde kadınların karar alma süreçlerinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bugün dünya, aynı anda birden fazla krizle karşı karşıyadır. Gazze’de süren insani yıkım, Ukrayna’daki savaş, İsrail-ABD-İran savaşının bölgesel etkileri, iklim baskısı, gıda ve enerji güvenliğine dair riskler ve küresel ekonomideki kırılganlıklar, karar süreçlerinin daha güçlü bir dengeyle yürütülmesini gerektirmektedir. Kadınların karar alma süreçlerinde daha görünür olduğu örnekler, krizlere verilen karşılığın daha dengeli, dikkatli, diyaloga ve uzun vadeye odaklı bir çizgiye taşındığını göstermektedir. Bugün küresel düzeyde belirsizliğin arttığı, risklerin yükseldiği bir dönemdeyiz. Maalesef küresel kurumların, kuralların hukukun aşındığı zayıfladığı bir süreçteyiz, ve bunu dünyanın çeşitli yerlerinde özellikle bölgemizde yaşanan jeopolitik gerilimlerde yakından görüyoruz, hissediyoruz. Güç siyasetinin öne çıktığı bir dönemdeyiz, ‘ Ben güçlüysem istediğimi yaparım’ yaklaşımının yaygınlaştığı bir dönemdeyiz, özellikle böyle bir dönemde kadınların sesinin daha fazla yükselmesi, daha adaletli bir dünyanın mümkün olduğunu ifade etmeleri, yeni bir adaletli düzen arayışını ifade etmeleri son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. Türkiye, kadın hakları alanında en kapsamlı ve en güçlü dönüşümünü AK Parti iktidarları döneminde yaşamıştır" diye konuştu. "Kız çocuklarının bilim, teknoloji, mühendislik, matematik odaklı STEM alanlarında güçlendirilmesini temel önceliğimiz" 2018-2023 döneminde Türkiye’de kadına odaklı ilk kapsamlı plan olma özelliği taşıyan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planını" uyguladıklarını söyleyen Yılmaz, "Planda eğitim, ekonomi, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım, medya olmak üzere önceliklendirdiğimiz 5 temel alanda yenilikçi adımlar attık. 2025 yılı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü programımızda kamuoyu ile paylaştığımız ’Kadının Güçlenmesi Genelgesi’ ile yeni bir dönemi daha başlattık. Bu genelgeyle kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu’nu oluşturduk. İllerimizde ise valilerimizin başkanlığında İl Koordinasyon Kurullarını hayata geçirerek merkezi ve yerel düzeyde politika koordinasyonunu güçlendirdik. Kız çocuklarının bilim, teknoloji, mühendislik, matematik odaklı STEM alanlarında güçlendirilmesini ve yapay zeka, enerji ve mühendislikte geleceğin teknoloji liderleri arasında daha fazla kadının yer almasını temel önceliklerimiz olarak ele alıyor ve destekliyoruz" dedi. "Kadın istihdamı 2025 yılında 10,8 milyon kişiye ulaştırdık" Başkanlığı yaptığı Nüfus Politikaları Kurulu çalışmaları kapsamında 2025 yılından bu yana kadınların kariyer ve aile uyumunu sağlamalarına olanak sağlayan önemli adımlar attıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Biz kadınların aile hayatıyla, iş hayatı arasında tercihe zorlanmalarını istemiyoruz, isteyen kadınların her iki alanda da sorumluluklarını yerine getirebilecekleri uygun şartları oluşturuyoruz. Bu kapsamda ’kreş seferberliği’ başlatarak kadınlarımızın çalışma hayatında güçlü biçimde yer almasını teşvik eden ve aile refahını gözeten politikaları hayata geçirdik. Hükümetlerimiz döneminde kadınların işgücüne katılımını artıran politikaları hayata geçirdik. Kadın istihdamını 6 milyon kişi artırarak 2005 yılındaki 4,8 milyondan 2025 yılında 10,8 milyon kişiye yükselttik. Yani 6 milyon civarında AK Parti döneminde kadın istihdamı oluşmuştur. Kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 21,3’ten yüzde 36,2’ye yükselttik. 2028 hedefimiz bu oranı yüzde 40,1 seviyesine çıkarmaktır" dedi. "Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kadınların da yüzyılı olacak" Türkiye Yüzyılı’nın, aynı zamanda kadınların da yüzyılı olacağı vurgulayan Yılmaz, "Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle 2026 yılında kalkınmayı eşitlikten, sürdürülebilirliği kadının gücünden ayırmayan bir anlayışla, ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ vizyonumuzu kamuoyuyla paylaştık. Vizyonumuzun amacı, kadınlar için her alanda kazanımlarımızı ileriye taşıyarak kadının üretim gücünü kalkınmanın dinamik unsuru haline getirmektir. Hamlemizi özel sektör, kamu ve sivil toplum iş birliğiyle, 10 ilke içeren ’Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi Niyet Beyanı’ ile somutlaştırdık. Fırsat eşitliğinden aile dostu iş yerlerine, sosyal sorumluluktan yeşil ve dijital dönüşüme uzanan çok yönlü bir yaklaşım benimsedik. İnanıyoruz ki, Türkiye’nin yarınları, kadınların liderlikleri, emekleri ve başarılarıyla şekillenecek, yükselecek. Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda kadınların da yüzyılı olacak. Cumhurbaşkanımızın, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın önemli başarılarından biri de başörtüsü konusunda attığı adımlar olmuştur, bugün bu konuda atılan adımlarla başı açık, başı örtülü tüm kadınlar temel haklardan eşit şekilde yararlanmaktadırlar" ifadelerini kullandı.
Trendyol’dan e-ticarete atılacak yeni satıcılara destekler
07 Nisan 2026 Salı - 13:58 Trendyol’dan e-ticarete atılacak yeni satıcılara destekler E-ticarette yeni bir dönemin kapısını açacak Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi, Ticaret Bakanlığı’nın öncülüğünde hayata geçiyor. E-ticaret platform Trendyol’un destek sunduğu TOBB Türkiye E-ticaret Meclisi koordinasyonundaki eğitim projesi, e-ticaretle tanışan Türkiye’nin her bölgesindeki yerli üretici, esnaf ve KOBİ’lerin yurt içi veya küresel pazarlara açılmalarını hedefliyor. Ticaret Bakanlığı’nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), MÜSİAD, TOBB Türkiye E-ticaret Meclisi ve sektör oyuncularının katkısıyla yürüteceği eğitim programı, yerli üretici, esnaf ve KOBİ’leri e-ticaretle tanıştıracak. Trendyol’un da destekçileri arasında bulunduğu Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi, girişimciliği güçlendirip esnaf ve KOBİ’leri dijital ticaretin sunduğu yeni fırsatlarla buluşturmayı hedefliyor. Program, yerel üreticilere markalaşma, dijital görünürlük ve lojistik fırsatlarıyla yalnızca yurtiçi değil küresel pazarlara da açılma fırsatı sunuyor. E-ticarete yeni başlayacaklara imkanlar Projeye destek veren şirketler arasındaki Trendyol, eğitimleri tamamlayıp e-ticarete adım atacak yeni satıcılara özel destek ve avantajlar sunacak. Yapılan açıklamaya göre, Trendyol’da e-ticarete başlayacak yeni satıcılar, ilk ürün yükleme sonrası 60 gün geçerli yüzde 20 komisyon indirimi, e-ticaret, e-ihracat ve satıcı paneli süreçlerinde birebir danışmanlık desteği, anlaşmalı bankalarda kredi ve ticari kart fırsatları, ilk 60 gün geçerli ücretsiz e-fatura paketi ve platform satıcılarına özel avantajlı KEP adresi ücretlendirmesi gibi ayrıcalıklardan yararlanacak. E-ticaret platformu ayrıca girişimci kadınlara ve kadın kooperatiflerine özel komisyon avantajının yanı sıra Kadın Girişimci Rozeti ile görünürlük avantajı gibi ayrıcalıkları, e-ticarete başlayacak kadın üretici ve girişimcilere sağlayacak. Eğitimlerde ilk adres Aydın oldu Türkiye genelinde 30 ili kapsayacak Elektronik Ticareti Güçlendirme Projesi’nde ilk eğitimler, Aydın Ticaret Odası’nda 6 Nisan Pazartesi günü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla başladı. Manisa, Aydın ve ilçelerindeki esnaf ve KOBİ’ler, Aydın’daki eğitimlere yoğun katılım gösterdi.
Ticaret Bakanı Bolat: "Suriye ile ikili ticarette hedef 10 milyar dolar"
07 Nisan 2026 Salı - 13:56 Ticaret Bakanı Bolat: "Suriye ile ikili ticarette hedef 10 milyar dolar" Türkiye-Suriye JETCO toplantısında katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İmzalanan protokolün iki ülke arasında ekonomik entegrasyon ve yeniden inşa için kapsamlı bir yol haritası. 3,7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretin 5 milyar ve ardından 10 milyar dolara çıkarılması için gerekli adımların ele alacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Dr. Nidal el-Şa’ar ve heyetiyle İstanbul’da bir araya gelerek JETCO 1’inci Dönem Protokolü’nü imzaladı. "Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerinde tarihi dönüm noktası, hedef 10 milyar dolar" Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ve ticaret ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktasında olunduğunu belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İmzalanan protokolün sadece teknik bir metin değil, iki komşu ve kardeş ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun, bölgesel kalkınmanın ve yeniden inşa sürecinin kapsamlı yol haritası. Bu sürecin iki ülke arasındaki köklü tarihi bağları ve kardeşlik dayanışmasını temsil eden samimi bir işbirliği ruhuyla yürütülüyor. Görüşmelerde ikili ticaretin her iki ulusun karşılıklı yararına olacak. Serbest Ticaret Anlaşması da dahil olmak üzere 3,7 milyar dolara geçen yıl ulaşan ikili ticaretimizi önce 5 milyar dolara daha sonra da 10 milyar dolar hedefine ulaştıracak her türlü çözümleri ve mekanizmaları ele aldık. Özellikle tekstil, tarım, gıda, makine gibi stratejik sektörlerde işbirliğimizi derinleştirme kararı alırken tarımsal ticarette de öngörülebilirliği sağlamak adına düzenleyici çerçeveler konusunda karşılıklı bilgi paylaşımı yapma hususunda mutabık kaldık. Ayrıca bu toplantı marjında düzenlenecek Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu ile her iki ülkenin öncü şirketlerini ve yatırımcılarını bir araya getirecek olmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz" şeklinde konuştu. "Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşıyor" Bölgenin ve dünyanın son zamanlarda yaşadığı sıkıntılara ve sıcak savaşlara değinen Bakan Bolat, "Türkiye’nin büyümesinde ve kalkınmasında ana rol oynayan dış ticaretin kesintisiz ve birden çok alternatifle gerçekleşmesine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Suriyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin önemli maddelerinden birinin de gümrük kapıları. Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması, lojistik hatların kesintisiz işlemesi, bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşımaktadır. İçinde bulunduğumuz Körfez bölgesindeki savaş şartlarında Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin tedarik ihtiyaçlarının kesintisiz ve acil olarak karşılanabilmesi noktasında Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Irak’ın içinde yer aldığı transit koridorlarının hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi büyük bir önem taşımaktadır. Gerek Türkiye üzerinden Suriye’ye, oradan Ürdün ve Suudi Arabistan’a gerekse Türkiye, Suriye, Irak, Suudi Arabistan’a yönelik ulaşım koridorları, transit ticaret koridorlarının etkin ve hızlı çalışmasına iki taraf hükümetleri olarak büyük bir önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye-Suriye arasında ortak gümrük komitesi kuruldu, yeniden inşa için işbirliği artıyor" Ticaret Bakanlığı ile Suriye Genel Sınır ve Gümrük Bakanlığı arasında bir Ortak Gümrük Komitesi kurulmasına yönelik anlaşmayı imzaladıklarını bildiren Bakan Bolat, "Türkiye tarafında onay sürecini 27 Mart’ta tamamladık. Böylece gümrük geçişlerinin tam operasyonel hale gelmesi, aktarma gerekliliklerinin azaltılması ve doğrudan teslimat mekanizmalarının geliştirilmesi konularında yakın işbirliği içinde olacağız. Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün sağlaması, ekonomik toparlanma sürecini hızlandırmasının ve yeniden inşa sürecinin Türk iş dünyası açısından da en öncelikli gündem maddelerinden biri. Türk müteahhitlik firmalarının sahip oldukları küresel tecrübe ve teknik kapasite ile Suriye’deki konut, altyapı, enerji ve ulaşım projelerinde aktif olarak Suriye’nin yeniden inşaat sürecinde kullanılması konusunda da tam bir mutabakat sağladık. Gerek müteahhitlik gerekse teknik müşavirlilik hizmetlerinde işbirliğini arttıracak bir mutabakat zaptını da yakın gelecekte Türkiye ve Suriye arasında imzalamayı ümit ediyoruz" dedi. "Türkiye-Suriye işbirliği enerji, finans ve yeniden inşa alanlarında genişliyor" Bakan Bolat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Son olarak işbirliğimizi petrol ve doğalgaz çıkarımı alanında enerjide, madencilikte, Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi’nin kurulması çabasıyla eğitimde ve sağlık işbirliği gibi geniş alanlara yaymaya hazırız. Suriye’deki elektrik şebekelerinin yeniden inşası, entegrasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları ve gübre üretimi için kritik olan fosfat gibi kritik minerallerin aranması konularında ortak projeler geliştireceğiz. Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden entegrasyonu ve ödeme altyapılarının güçlendirilmesi yönündeki çabaları içtenlikle destekliyoruz ve bu konuda Suriye Merkez Bankası ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve BDDK gibi kurumlar arasındaki işbirliği giderek hızlanmaktadır. Aramızda bulunan Suriye Merkez Bankası Başkanı da her iki kuruluşumuzun yetkilileriyle görüşmeleri bugün-yarın yapacaktır. Türk bankalarının Suriye’de varlık göstermesinin yatırım ilişkilerimizi ve ticaret ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Bugün imzaladığımız JETCO 1’inci Toplantı Protokolü ilişkilerimizin artık kurumsal bir zemine oturduğunun ticaret alanında kurumsal bir zemine oturduğunun ilanıdır. Bir sonraki JETCO toplantısını inşallah Şam’da gerçekleştirmek üzere değerli mevkidaşım ile sözleştik."