Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Erden Timur’un şirketlerine kayyum tayin edildi
06 Mart 2026 Cuma - 23:33:50
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ’futbolda bahis’ soruşturması kapsamında tutuklanan iş adamı Erdem Timur’un şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak tayin edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ‘futbolda bahis’ soruşturması sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Erden Timur hakkında yürütülen ‘Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama’ suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen şirketlere ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.
06 Mart 2026 Cuma - 23:20
Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’ın 6 şirketine kayyum tayin edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Bebek Otel’in sahibi Muzaffer Yıldırım’a ait 6 şirkete hakkında yürütülen "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" soruşturması kapsamında TMSF’nin kayyum olarak tayin edildiğini duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma sürüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından şüpheli Muzaffer Yıldırım hakkında yürütülen ’Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama’ suçuna yönelik soruşturma kapsamında; şüphelinin ortağı ve sahibi olduğu ve öncül suçlar kapsamında elde ettiği suç gelirlerinin aklanması faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen 6 adet şirkete ilgili Sulh Ceza Hakimliği kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.
06 Mart 2026 Cuma - 22:58
Galata Kulesi’nden atlayan kadın hayatını kaybetti
İstanbul’un Beyoğlu ilçesinde Galata Kulesi’nden atlayan kadın hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, saat 14.30 sıralarında kuleye çıkan 30 yaşlarındaki E.S., henüz bilinmeyen bir nedenle kendini aşağı bıraktı. Olayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde kadının olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, olay yeri inceleme ekipleri bölgede çalışma yaptı. Yapılan incelemenin ardından kadının cansız bedeni Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
06 Mart 2026 Cuma - 22:57
Sinan Kaloğlu: "Final paslarını biraz daha iyi yapabilseydik daha da farklı olabilirdi"
Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, 1-1 sona eren Vanspor FK maçının ardından yaptığı açıklamada, "Çok pozisyon yakaladık. Final paslarını biraz daha iyi yapabilseydik daha da farklı olabilirdi" dedi. Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında Pendikspor, konuk ettiği Vanspor FK ile 1-1 berabere kaldı. Müsabakanın ardından değerlendirmelerde bulunan Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, "İki takımı da tebrik ediyorum mücadeleden dolayı. Maça şansız bir bireysel hatanın sebep olduğu bir golle başladık. Bu bizim aslında hiç düşünmediğimiz bir şeydi. Böyle şey beklemiyorduk. Bu golü yemek biraz bizi üzdü açıkçası ama takım çok reaksiyon gösterdi. Çok pozisyon yakaladık. Final paslarını biraz daha iyi yapabilseydik daha da farklı olabilirdi. İlk yarının temposu bizdeydi. Oyunu iyi yönlendirdik. Maalesef beraberlik oldu ama ilk yarı özellikle oyunun temposundan memnunum. Yüzde yüz bir penaltımız var. Gören herkes bir izlesin. Yüzde yüz penaltı verilmedi bana göre. Daha dikkat edilmesi gerekiyor. Eksiklerimiz var, önemli oyuncularımız eksik. Kadromuz zaten dardı bir de 4-5 oyuncuyla eksik kalmak kolay değildi. Biz hedefimize doğru yürüyoruz" ifadelerini kullandı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:15
Dünya Yakın Savunma Federasyonu’ndan Avrupa açılımı
Dünya Yakın Savunma Federasyonu Avrupa Temsilcisi ve Çin Boksu Akademisi Başkanı Sifu Nihat Atamtürk, 2026 yılında Avrupa’da yürütülecek faaliyetlerin planlanması kapsamında Türkiye’ye gelerek federasyon yönetimiyle önemli temaslarda bulundu. Dünya Yakın Savunma Federasyonu Avrupa Temsilcisi Sifu Nihat Atamtürk, Federasyon Başkanı İbrahim Aktürk, Başkan Vekili Oğuzhan Aktürk, Polis Eğitmeni Erkan İbrahimoğlu ve Trabzon İl Temsilcisi Halit Onur Aksoy ile bir araya gelerek Avrupa’daki tanıtım, eğitim ve kurumsallaşma süreçlerine ilişkin kapsamlı istişarelerde bulundu. Görüşmelerde, federasyonun Almanya başta olmak üzere Avrupa genelinde tanıtılması, resmî yapılanmanın güçlendirilmesi ve uluslararası eğitim faaliyetlerinin genişletilmesi üzerine stratejik planlamalar gerçekleştirildi. Atamtürk, federasyonun Avrupa’daki görünürlüğünü artırmak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, "Birçok ülkeye polis ve güvenlik birimlerine yönelik üst düzey eğitim dosyaları hazırlıyoruz. Yeni yönetim kurulumuzda Türk ve Alman sporcular yer alacak. Yapılanmanın tamamlanmasının ardından dosyalarımızı Avrupa’daki ilgili kurumlara göndermeye başlayacağız. Dünya Yakın Savunma Federasyonu’nu Avrupa’da en güçlü şekilde temsil edeceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye’de geliştirilen yerli ve milli yakın savunma sisteminin önemine dikkat çeken Başkan Vekili Aktürk ise şunları söyledi: "Tamamen yerli ve milli bir yakın savunma eğitim sistemi oluşturduk. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile protokol yaparak şiddet gören kadınlara ve kimsesiz çocuklara eğitimler verdik. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ile Türkiye genelinde eğitimler gerçekleştirdik. Polis, güvenlik görevlileri, askerler, gardiyanlar ve gümrük muhafaza memurlarına eğitimler verdik. Avrupa’da da faaliyetlerimizi sürdürüyoruz ve resmiyet kazanma sürecimiz devam ediyor." Federasyon yetkilileri, 2026 yılı itibarıyla Avrupa’da daha geniş kapsamlı projelerin hayata geçirileceğini, uluslararası iş birliklerinin artırılacağını ve Türkiye’nin yakın savunma alanındaki bilgi birikiminin dünyaya taşınacağını vurguladı. Görüşme sonunda Federasyon Başkanı İbrahim Aktürk, WDATF Avrupa temsilcisine plaket takdim etti. Aynı zamanda Dünya Çin Boksu Federasyon Başkanı Atamtürk, WDATF Başkan Vekili Oğuzhan Aktürk’e ’Türkiye Çin Boksu Federasyon Temsilciliği’ni verdi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 15:07
Erman Toroğlu serbest bırakıldı
Spor yorumcusu ve eski futbol hakemi Erman Toroğlu, ’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:59
Jhon Duran, kiralık olarak Zenit’te
Rus ekibi Zenit, Fenerbahçe’nin golcüsü Jhon Duran’ın sezon sonuna kadar kiralandığını açıkladı. Fenerbahçe’nin sezon başında Al Nassr’dan kiralık olarak kadrosuna kattığı Jhon Duran, ara transfer döneminde Rusya takımlarından Zenit’e imza attı. Mavi-beyazlı kulüp transferi resmi olarak açıklarken, Kolombiyalı forvet Haziran 2026’ya kadar Zenit forması giyecek.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:54
Spor yorumcusu ve eski futbol hakemi Erman Toroğlu, ’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı.
Spor yorumcusu ve eski futbol hakemi Erman Toroğlu, ’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:48
Rus ekibi Zenit, Jhon Duran’ın sezon sonuna kadar kiralandığını açıkladı.
Rus ekibi Zenit, Jhon Duran’ın sezon sonuna kadar kiralandığını açıkladı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:47
Başkan Öztekin’den Anadolu’da valilik ziyaretleri
Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Anadolu temasları kapsamında daha önce Kağıthane’de kaymakam olarak görev yapan valileri ziyaret etti. Başkan Öztekin, önceki dönemde Kâğıthane Kaymakamlığı görevinde bulunan ve şuan Trabzon Valisi olarak görev yapan Tahir Şahin’i Trabzon’da makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette Başkan Öztekin, Vali Şahin’e yeni görevinde başarı temennilerini iletti. Ziyaret sırasında çeşitli konularda istişarelerde bulunuldu. Trabzon programı kapsamında Vali Tahir Şahin ile birlikte şehirde çeşitli ziyaretler gerçekleştiren Başkan Öztekin, vatandaşlarla bir araya geldi. Program çerçevesinde Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Uzungöl de ziyaret edildi. Trabzon temaslarının ardından Giresun’a geçen Başkan Öztekin, yine önceki dönemde Kâğıthane Kaymakamı olarak görev yapan ve şu anda Giresun Valisi olan Mustafa Koç’u makamında ziyaret etti. Ziyarete Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara da eşlik etti. Başkan Öztekin, Vali Koç’a görevinde muvaffakiyetler dileyerek iyi temennilerini iletti. Giresun programı kapsamında şehirde çeşitli temaslarda bulunan Başkan Öztekin ve Vali Koç, vatandaşlarla bir araya geldi. Programda Giresun’un doğal güzelliklerinden Kuzalan Şelalesi de ziyaret edildi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:45
Osmanlı’da Ramazan gelenekleri
Uzun yıllardır Osmanlı Arşivleri’nde araştırmalar yapan Tarihçi-Yazar Doç. Dr. Eralp Yaşar Azap, Osmanlı Devleti’nde özellikle Ramazan ayının, yılın diğer dönemlerinden keskin biçimde ayrılan, gündelik hayatın hem maddi hem de manevi boyutlarını dönüştüren özel bir zaman dilimi olduğunu belirtti. Osmanlı Devleti’nde zamanın, modern anlamda takvimsel bir düzenlemeden ziyade dini ve kültürel referanslarla anlam kazandığına dikkat çeken Doç. Dr. Eralp Yaşar Azap, "Ramazan, yalnızca oruç ibadetinin yerine getirildiği bir ay değil; bireyin toplumla, toplumun devletle ve tüm yapının kutsalla ilişkisini yeniden tanımlayan bir sosyal organizasyon alanıdır. Osmanlı şehirlerinde Ramazan ayı boyunca hayatın ritmi değişmiş; gündüz saatleri sükûnet kazanırken geceler canlı, kalabalık ve sosyal açıdan yoğun hâle gelmiştir. Bu dönüşüm, en belirgin biçimde yemek kültürü üzerinden izlenebilmektedir. İftar ve sahur sofraları, yalnızca beslenme ihtiyacını karşılayan alanlar değil; statü, cömertlik, temsil ve dayanışmanın sergilendiği sosyal mekânlar olmuştur. Saray mutfağı ise bu kültürün hem düzenleyici hem de örnek teşkil eden merkezlerinden biri olarak dikkat çekmektedir" dedi. Ramazan ayının başlangıcı ve toplumsal hazırlık süreci Osmanlı’da Ramazan ayının başlangıcının hilalin görülmesiyle resmiyet kazandığını hatırlatarak, hilalin tespitinin, yalnızca dini bir gözlem değil, aynı zamanda idari ve hukuki bir süreç olduğunu ifade eden Doç. Dr. Eralp Yaşar Azap, "Kadılar, müneccimbaşı ve güvenilir şahitler aracılığıyla yapılan bu tespit, padişaha bildirilir ve Ramazan’ın başladığı top atışlarıyla halka duyurulurdu. Bu an, şehir için sembolik bir eşik anlamı taşır; Ramazan, bir gecede kamusal hayatın merkezine yerleşirdi. Sultan III. Selim zamanında yaşanan bir hadise, bugün de halen tartışılan bu kutsal ayın ne zaman başladığı, hilalin görülüp görülmediği üzerine gülümseten bir anekdot olarak arşiv belgelerine yansımıştır. Ramazan ayının başlangıcını gösteren hilalin ne zaman görüldüğüne bir türlü karar veremeyen ulema ve Anadolu halkı konuyu Sultan III. Selim’e taşımış, Sultan III. Selim de "Bu husus şer-i şerifin bileceği ve hükmedeceği şeydir benim müdahale edeceğim şey değil ne zaman İstanbul kadısı hüküm ve ilam ederse o zaman ben dahi şöyledir derim" diyerek işi alimlere bırakmıştı" diye konuştu. Bunun dışında, Ramazan öncesinde camilerin temizlendiğini, kandillerin hazırlandığını ve özellikle büyük şehirlerde mahya geleneğinin devreye girdiğini anlatan Eralp; "Mahyalar, Osmanlı’nın Ramazan’a kazandırdığı en özgün görsel unsurlardan biridir. Minareler arasına asılan bu ışıklı yazılar, dini mesajları estetik bir dille halka ulaştırırken, Ramazan’ın şehir mekânında görünür olmasını sağlardı. Ev içi hazırlıklar ise büyük ölçüde mutfak merkezliydi. Uzun sürecek oruç günleri göz önünde bulundurularak bakliyat, pirinç, un, yağ ve şeker gibi temel gıda maddeleri temin edilir; özellikle tatlı ve şerbet yapımında kullanılacak malzemeler önceden hazırlanırdı. Bu durum, Ramazan’ın Osmanlı toplumunda planlama ve düzen gerektiren bir dönem olarak algılandığını göstermektedir" dedi. Gündelik hayat ve toplumsal disiplin ‘’Ramazan ayı boyunca Osmanlı şehirlerinde gündelik hayat belirgin biçimde farklılaşırdı’’ diyen Doç. Dr. Eralp, ‘’Esnafın çalışma saatleri iftar ve sahur vakitlerine göre yeniden düzenlenir, bazı iş kollarında gündüz faaliyetleri asgari düzeye indirilirdi. Oruç tutmak, bireysel bir ibadetin ötesinde, kamusal bir sorumluluk olarak algılanırdı. Oruç tutmayanların, özellikle Müslüman mahallelerinde, aleni biçimde yemek yemesi hoş karşılanmazdı. Bu durum, Ramazan’ın kamusal alanı düzenleyici bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Ancak gayrimüslim tebaanın kendi mahallelerinde bu tür bir baskıya maruz kalmadığı bilinmektedir. Bu da Osmanlı’daki Ramazan hassasiyetinin mutlak değil, bağlamsal bir nitelik taşıdığını göstermektedir" ifadelerini kullandı. İftar sofraları ve Osmanlı yemek kültürü Ramazan ayının, Osmanlı mutfak kültürünün en zengin biçimde sergilendiği dönemlerden bir olduğunun altını çizerek, iftar sofralarının, hem besleyici hem de sembolik anlamlar taşıyan yemeklerden oluştuğunu kaydeden Doç. Dr.Eralp Yaşar Azap, bu konudaki açıklamalarına devamla, ‘’İftarın hurma veya zeytinle açılması, Hz. Peygamber’e atfedilen sünnet anlayışıyla ilişkilendirilirken, ardından gelen çorbalar mideyi yormadan ana yemeğe geçişi sağlardı. Çorba çeşitleri arasında tarhana, mercimek ve işkembe öne çıkarken; ana yemeklerde etli yahni, kuzu kebabı, pilav ve dolmalar yaygındı. Tatlılar ise Ramazan sofralarının adeta vitrini niteliğindeydi. Güllaç, bu dönemin en karakteristik tatlısı olarak öne çıkar. Nişastadan yapılan güllaç yapraklarının sütle ıslatılması ve gül suyuyla tatlandırılması, hem hafiflik hem de sembolik bir saflık anlamı taşımaktadır. Popüler anlatılarda sıkça aktarılan bir anekdota göre, Ramazan ayında güllaç talebinin artması üzerine İstanbul’da bazı fırınlar yalnızca güllaç yaprağı üretmeye başlamıştır. Bu durum, Ramazan’ın gastronomik piyasayı dahi şekillendiren bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir" şeklinde konuştu. Sarayda ramazan ve mutfağın işleyişi Osmanlı sarayında Ramazan ayının yüksek bir disiplin ve sembolik hassasiyet içinde yaşandığına dikkat çeken Doç. Dr.Eralp Yaşar Azap, şunları söyledi; ‘’Topkapı Sarayı mutfakları, bu dönemde olağanüstü bir yoğunlukla çalışır; iftar ve sahur için ayrı hazırlıklar yapılırdı. Saray mutfağına ait masraf ve erzak defterleri, Ramazan aylarında tüketilen yiyeceklerin çeşitliliğini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. Padişahın iftar sofrası, sanılanın aksine aşırı ihtişamdan ziyade ölçü ve denge esasına dayanırdı. Sofrada az ama nitelikli yemekler bulunur; israf kesin biçimde hoş karşılanmazdı. Bununla birlikte Kadir Gecesi gibi özel zamanlarda daha zengin sofralar kurulduğu bilinmektedir. III. Murad dönemine ait bir kayıtta, Ramazan ayında saray mutfağında tüketilen güllaç miktarının olağan dönemlere kıyasla birkaç kat arttığı belirtilmektedir. Ayrıca sarayda artan yemeklerin çöpe atılmadığı, Enderun mensuplarına ve fakirlere dağıtıldığı bilinmektedir. Bu uygulama, sarayın Ramazan’daki temsil rolünü güçlendiren önemli bir unsurdur.’’ İbadet, eğlence ve sosyal hayat İftar sonrasında Osmanlı şehirlerinin adeta yeniden uyandığını, Camilerin teravih namazları için dolup taştığını, özellikle büyük camilerde uzun teravihler kılındığını açıklayan Doç. Dr. Eralp Yaşar Azap "Teravih, yalnızca bir ibadet değil, aynı zamanda toplumsal bir buluşma alanıydı. Namaz sonrasında ise Ramazan eğlenceleri başlardı. Meddahlar hikâyeler anlatır, Karagöz ve Hacivat oyunları sahnelenirdi. Bu eğlenceler, hem güldürü hem de ahlaki öğütler içeren bir işleve sahipti. Ramazan geceleri, Osmanlı toplumunda dini hassasiyet ile sosyal neşenin bir arada var olabildiği nadir zamanlardan birini temsil etmektedir. Ramazan ayı, Osmanlı toplumunda yardımlaşma ve hayır faaliyetlerinin en yoğun yaşandığı dönemdi. Zekât ve fitrelerin bu ayda verilmesi teşvik edilir, fakirler gözetilirdi. Zimem defteri geleneği, bu kültürün en zarif örneklerinden biri olarak öne çıkar. Varlıklı kimseler, bakkallardaki veresiye defterlerinden borçlar seçerek öder, borçluların kimliğini öğrenmeden bu hayrı gerçekleştirirdi. Bu uygulama, Ramazan’ın Osmanlı toplumunda gösterişten uzak bir hayır anlayışını teşvik ettiğini göstermektedir. Ramazan’ın son on günü, özellikle Kadir Gecesi nedeniyle yoğun bir manevi atmosfer içinde geçirilirdi. Bu gece camiler dolup taşar, sarayda ve halk arasında özel programlar düzenlenirdi. Ramazan Bayramı ise bu sürecin toplumsal bir kapanışı niteliğindeydi. Bayram namazı, ziyaretler, ikramlar ve çocuklara verilen hediyelerle Ramazan’ın ruhu toplumsal hafızaya kazınırdı" diye konuştu.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:39
Beşiktaş’ta Rams Başakşehir maçı hazırlıkları başladı
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında deplasmanda Rams Başakşehir ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına ara vermeden bu sabah yaptığı antrenmanla başladı. BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde basına kapalı yapılan idman, yaklaşık 1 saat 20 dakika sürdü. Teknik Direktör Sergen Yalçın yönetimindeki antrenman kondisyon ve taktik çalışmasıydı. Dünkü maçta forma giyen futbolcular, salonda rejenerasyon çalışması yaparak günü tamamladı. Diğer futbolcuların ısınma ve pas çalışmasıyla başladıkları idman, dar alanda oynanan çift kale maçlarla sona erdi. Ayrıca Wilfred Ndidi, merhum babasının cenaze törenine katılmak üzere teknik ekibin bilgisi ve izni dahilinde yarın Nijerya’ya gidecek.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:33
Erman Toroğlu hakkında soruşturma başlatıldı: Adli kontrol talep edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, spor yorumcusu ve eski futbol hakemi Erman Toroğlu hakkında Türk futbolu ile ilgili sarf ettiği sözler gerekçesiyle, ’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan soruşturma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde Savcılığa ifade veren Toroğlu, adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından spor yorumcusu ve eski futbol hakemi Erman Toroğlu hakkında 8 Şubat 2026’da katıldığı bir televizyon kanalının programında Türk futbolu ile ilgili sarf ettiği sözler gerekçesiyle, ’halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçundan re’sen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında şüpheli Toroğlu Savcılığa getirildi. Toroğlu, Savcılıktaki ifade verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Öte yandan Toroğlu’nun ifadesinde katıldığı programda iddia ettiği hususlar hakkında doğrudan bilgi sahibi olmadığını, duyuma dayalı bilgiler edindiğini ve bu iddiaların gerçek olup olmadığını bilmediğini söylediği öğrenildi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:32
Mattia Ahmet Minguzzi ölümünün 1’inci yıl dönümünde anıldı
Mattia Ahmet Minguzzi vefatının 1’inci yılında Taksim’de Saint Antuan Kilisesi’nde düzenlenen törenle anıldı. Törenin ardından açıklamalarda bulunan anne Yasemin Minguzzi, "Bugün bir yıl oldu. Dünkü gibi tabii ki de acımız hiç dinmiyor" dedi. Kadıköy Salı Pazarı’nda bıçaklanarak öldürülen 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi, vefatının birinci yıl dönümünde Taksim İstiklal Caddesi’nde bulunan Saint Antuan Kilisesi’nde düzenlenen törenle anıldı. Törene Ahmet’in babası Andrea Minguzzi, anne Yasemin Minguzzi, Ahmet’in arkadaşları ve bazı vatandaşlar katıldı. Törende Ahmet’in arkadaşlarının yazdığı mektuplar okunurken, Yasemin Minguzzi’nin güçlükle ayakta durduğu görüldü. Ahmet’in bazı arkadaşları ise gözyaşlarına hakim olamadı .Yasemin Minguzzi’ye törenin ardından arkadaşları tarafından çiçek verildi. "Hiçbir şey kolay değil, hep çocuklar için mücadele ettik, durmayacağım" Anne Yasemin Minguzzi, törenin ardından yaptığı açıklamada, "Bugün bir yıl oldu. Dünkü gibi tabii ki de acımız hiç dinmiyor. Dün Sultanahmet’teydik, bugün de burada bir tören oldu. Biraz sonra da bahçesine gidip orada bir duamızı yapacağız. Çok üzücü, çok yıkıcı. Hiçbir şey kolay değil. Hep çocuklar için mücadele ettik, yani hep söylüyorum, durmayacağım diye. Durmayacağım. Teşekkür ederim, sağ olun" dedi.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:19
Erman Toroğlu hakkında soruşturma başlatıldı
Spor yorumcusu ve eski futbol hakemi Erman Toroğlu, Türk futbolu ile ilgili sarf ettiği sözler gerekçesiyle 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı.
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:16
ISG, "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarıyla havacılıkta kadın vizyonunu geleceğe taşıyor
İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın gelenekselleşen "Sabiha Gökçen’in İzinde" motivasyon serisinin üçüncü buluşması, Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Hürriyet Munanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti. Sektördeki kadın liderlerin bir araya geldiği etkinlikte, dayanışma ve cesaretin havacılıktaki dönüştürücü gücü vurgulandı. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, ismini aldığı Cumhuriyet tarihinin sembol ismi Sabiha Gökçen’in vizyonunu yaşatmaya devam ediyor. Terminal binasında düzenlenen ve havalimanı ekosistemindeki kamu kurumları, iş ortakları ve paydaş kurumların kadın yöneticilerini bir araya getiren "Sabiha Gökçen’in İzinde" serisinin son konuğu, efsanevi pilot Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu oldu. ISG, %50 kadın lider oranıyla küresel ortalamaların çok üzerinde bir duruş sergiliyor Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, global raporlara göre havacılık genelinde kadın temsiline dair güncel verileri paylaşarak ISG’nin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle vurguladı: "Havacılık sektörü genelinde kadın temsili oranı yüzde 26-30 bandında olsa da yoğunluğun hala yer hizmetleri ve kabin ekibi rollerinde olduğunu görmekteyiz. Dünya genelinde ticari pilotların yalnızca yüzde 6’sı kadınlardan oluşurken teknik ve bakım alanlarında bu sayı ne yazık ki yüzde 3-4 bandına kadar düşüyor. Liderlikte kadın temsili noktasında havacılık sektöründe de "cam tavan" direnci sürüyor fakat değişim hareketlerini de gözlemlemekteyiz. Kadınlar, CEO koltuklarının yüzde 10’unu, üst düzey yönetim kadrolarının ise yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Böyle bir tablo içerisinde Sabiha Gökçen Havalimanı, ismine yakışır şekilde üst yönetiminde yüzde 50 kadın üye sayısıyla küresel standartların çok üzerinde bir duruş sergiliyor. Havacılıkta kadınların etki alanı, sayılarının çok ötesinde. Bizim görevimiz, bu eşsiz vizyonu görünür kılarak yeni nesillere yol göstermek. Sabiha Gökçen’den bizlere miras kalan vizyonu yaşatmaya, havacılıkta başarıya koşan kadınların ilham veren hikayelerini geleceğe taşımaya ve sektördeki kadın dayanışması için bu platformu güçlendirmeye devam edeceğiz." "Ülkemiz katkıları ve rehberliği için kendisine minnettarız" "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarının sektördeki kadın varlığını güçlendirme yolunda stratejik bir farkındalık oluşturduğunu vurgulayan Güven, bu girişimin somut ve olumlu yansımalarını görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Konuya ilişkin Güven, "Sektörümüzün başarılı isimlerinin tecrübe paylaşımlarıyla bu sinerjiyi her geçen gün daha da büyüteceğiz. Hürriyet Munanoğlu’nun erkek egemen görünen bir sektörde hem bir asker hem bir pilot olarak elde ettiği başarıların ardındaki sarsılmaz duruşuna bugün yakından tanıklık ettik. Kendisinin aynı zamanda bir eğitimci kimliğiyle bu deneyimleri yalnızca birer hatıra olmaktan çıkarıp, genç kuşaklar için birer motivasyon ve bilgi kaynağına dönüştürmesini fevkalade kıymetli buluyorum. Hürriyet Hanım, "Sabiha Gökçen’in İzinde" toplantılarıyla anlatmaya çalıştığımız yaklaşımın vücut bulmuş hali; ülkemize katkıları ve rehberliği için kendisine minnettarız" ifadelerini kullandı. Aslıhan Güven ayrıca, havacılık dünyasına yön veren kadın rol modelleriyle bu ilham verici seriyi sürdürmeye kararlı olduklarının altını çizdi. "Küçücük bir adım da cesarettir" Toplantının söyleşi kısmına konuk olan Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, elde ettiği tecrübeyle bugün koçluk ve mentorluk yaptığını, ülkeye hizmetin ardından insanlığa hizmet etme çabasında olduğunu vurguladı. Harp okullarına 1960 yılından 1992 yılına kadar kız öğrenci alınmadığını hatırlatan Hürriyet Munanoğlu, "1992 yılındaki yeni kararla 13 kız öğrenci olarak Hava Harp Okulu’na ilk girdiğimizde bize inananlar olduğu kadar ket vuranlar da çok oldu. Biz bir bayrak taşıyıcısıyız. Sabiha Gökçen’den devraldığımız bayrağı 3. nesil olarak taşıdık. Biz yapmalıyız ki bu işin devamlılığı olsun diyerek çalıştık. Erkekler 1 birim çalışırken bizlerin 5-10 misli gayret göstermemiz gereken bir alandaydık. İlk olmanın büyük sorumluluğunu hissettik" şeklinde konuştu. "Ses duvarını aşmak bir metafor, asıl mesele sınırları aşmak" Kadınların önünde engel olarak görünen cam tavanları kırmanın, eğitim ve görev dönemlerinde karşılaştıkları zorluklar karşısında bugün çok daha kolay olduğuna değinen Munanoğlu, "Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu olarak şunu söyleyebilirim; ses duvarını aşmak bir metafor. Orada fiziksel olarak hissettiğimiz bir şey yok. Sadece göstergelerden ses hızını aştığımızın bir kanıtı var. Bunun hayatımıza yansıyan tarafı, sınırları aşmak. Hayat bazen cam tavanın varlığını düşünmek yerine yok sayarak yürüyüp aşıp geçmeyi gerektiriyor. Ben 17 yaşımda Harp Okulu’na girmeden ilk uçtuğumda gökyüzünde olmayı istedim. Mezun olunca da pilot olmayı istedim. Ve yaptığım işin en iyisini yapmayı istedim. Dolayısıyla jet pilotu olarak Hava Kuvvetleri’ne yıllarca hizmet ettim" dedi. "Önemli olan azimle yola devam edebilmektir" Başarı yolunda herkesin desteğini beklemenin gerçekçi olmadığını vurgulayan Munanoğlu, karşılaştığı dirençlerin kendisinde "ters psikoloji" oluşturarak motivasyonunu artırdığını ifade ederek, " ’Burada ne işin var?’ diyenlerin verdiği baskının altında ezilseydik bugün bu noktada olamazdık. Bu tür söylemler hayatın her aşamasında karşımıza çıkacak; önemli olan, tüm bunlara rağmen azimle yola devam edebilmektir" dedi. Kadınların birbirine destek vererek sektörde her kademede daha adil bir temsil oranına ulaşabileceğini vurgulayan Munanoğlu, cesaret kavramını yeniden tanımlayarak, "Cesaret, belirsizliğe ve tedirginliğe rağmen adım atabilmektir. Büyük bir kahramanlık anı beklemeyin; ilerlemek adına atılan en küçük adım bile en büyük cesarettir" diye aktardı. İlk buluşma Cumhuriyetin 100. yılında gerçekleşmişti ISG tarafından başlatılan "Sabiha Gökçen’in İzinde" serisinin ilki, Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye’nin başarılı kaptan pilotlarından olan ve Kuveyt’in ilk kadın kaptan pilotu olarak ülke tarihine geçen Elif Güveyler’in katılımıyla gerçekleştirilmişti. Geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında düzenlenen ikinci buluşmaya ise Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk ve tek kadın Gyrocopter pilotu Hatice Nur Gündoğdu konuşmacı olarak katılmıştı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder