Yerel Haberler
İstanbul
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’yla iş dünyası arasında aile kurumunu güçlendirecek iş birliği protokolü imzalandı 13 Şubat 2026 Cuma - 15:02:10 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocuklu ailelere ve yeni evlenecek çiftlere destek verilmesine yönelik iş dünyasıyla yapılan iş birliği protokolünün imza töreninde, "İş insanlarımızın ortaya koyduğu irade, aynı zamanda, aileyi güçlendiren politikalarımızın iş dünyasında karşılık bulduğunun somut bir göstergesidir. Bu iş birliği, aile dostu ekosistemi çalışma hayatının doğal bir parçası haline getirdi. Gençlerimizin yuva kurma ve ailelerimizin çocuk sahibi olma kararına destek olan kalıcı bir kurumsal kültürün oluşmasına katkı sağlayacak. Bu kurumsal kültür kök saldıkça aile, hem çalışma hayatında istikrarı besleyen hem de toplumda güveni büyüten en sağlam dayanağımız olarak daha da güçlenecektir" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Bakanlığı ile Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) arasında işbirliği protokolü imzalandı. 2026 şirketin yeni evlenen gençlere, çocuklu ailelere destek vereceği protokolün imza töreni Zeytinburnu’nda ASKON Genel Merkezinde gerçekleşti. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katıldı. Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bakanlık olarak ASKON ile aileyi politikalarımızı, üretim, istihdam ve sosyal sorumluluk kapasitesiyle aynı hedefte buluşturan bir modeli hayata geçiriyoruz. Ulusalda 46 büyük marka ve yerelde 2 bin 43 firmayla ailelere ve gençlerin doğrudan bütçelerine katkı sunan hizmetler başlattık. 190 belediyemizle 20 farklı kategoride destek paketleriyle gençlerimizin evlilik yolunda yanlarında olduk. 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 yılında bu ruhu aileyi ve dinamik nüfusu koruyan uzun vadeli politikalarla daha da yaygınlaştıracağız" dedi. "Gençlerimizin yuva kurma ve ailelerimizin çocuk sahibi olma kararını destek olan kalıcı bir kurumsal kültürün oluşmasına katkı sağlayacak" Konuşmasına devam eden Bakan Göktaş, "ASKON’un 2026 yılında, 2026 şirket ile evlenecek gençleri ve çocuk sahibi olmayı isteyen aileler için sunduğu bu kıymetli desteği ülkemizin geleceği açısından önemli bir adım olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. İş insanlarımızın ortaya koyduğu bu irade, aynı zamanda, aileyi güçlendiren politikalarımızın iş dünyasında karşılık bulduğunun somut bir göstergesidir. Bu iş birliği, aile dostu ekosistemi çalışma hayatının doğal bir parçası haline getirdi. Gençlerimizin yuva kurma ve ailelerimizin çocuk sahibi olma kararını destek olan kalıcı bir kurumsal kültürün oluşmasına katkı sağlayacak. Bu kurumsal kültür kök saldıkça aile, hem çalışma hayatında istikrarı besleyen hem de toplumda güveni büyüten en sağlam dayanağımız olarak daha da güçlenecektir" diye konuştu. "Ülke yaş ortalamamız 34.9 doğurganlık hızımız maalesef düşüyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında nüfus olarak hala genç ve dinamik bir ülke. Ülke yaş ortalamamız 34.9, doğurganlık hızımız hızlıca maalesef düşmekte.1.38, 1.36’ya doğru geriledik, tarihinin en düşük noktası. Fakat hala fırsat penceresini kaybetmemiş durumundayız. Dolayısıyla aslında bu sunduğunuz katkıyla beraber hem önümüzdeki yıllarda fırsat penceremizi tekrar yakalamamız, ülkemizin genç ve rekabetçi gücünü sağlamaya devam etmemiz açısından da çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu genç ve dinamik nüfusumuz onlara da katkı sağlayacaktır" şeklinde konuştu. "Yaş ortalamamız 34, fakat bunu da tutmaya, muhafaza etmeye devam edeceğiz" Konuşmasına devam eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Zira önümüzdeki yıllarda üretime katkı sağlamaya devam etmek için nüfusa ihtiyaç olacak. Bu kapsamda gerçekten sunduğunuz bu destekler, hem ailelerimize hem de ülkemizin geleceğine sunduğunuz çok kıymetli bir yatırım olarak görüyoruz. Zira fırsat penceresini hala elimizde tutuyoruz. Yaş ortalamamız 34, fakat bunu da tutmaya, muhafaza etmeye devam edeceğiz. Aynı zamanda nüfusumuz yaşlanıyor, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlanıyor. Bu nedenle de dinamik nüfus yapımızı korumak adına, ailelerimizi güçlendirmek adına politikalarımızı hem devlet olarak hem sivil toplum olarak hem de iş dünyamızın, üniversitelerimizin iş birliğiyle sürdürmemiz çok elzem. Bunu tek taraflı yapmamız mümkün değil" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol imzalandı.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:52 Çin’in At Yılı Bahar Bayramı İstanbul’da kutlandı Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un ev sahipliğinde Çin’in "At Yılı Bahar Bayramı" İstanbul’daki etkinlikle kutlandı. Çin’in "At Yılı Bahar Bayramı", Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong’un ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen resepsiyonla kutlandı. "İçimizi Isıtan Bahar Bayramı, Çin Yeni Yıl Kutlaması" resepsiyonuna yoğun katılım gösteren konuklar, bu özel gecede Türk ve Çin’in mutfak lezzetlerini tadımlarken geleneksel kukla gösterileri ve kültürel performanslar büyük beğeni gördü. Açılış konuşmasını yapan Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Ayşe Sözen Usluer, Çin halkı için büyük anlamda yaşayan Çin Yeni Yılı’nın gelişini karşılamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Bahar Bayramı olarak bilinen Çin’in yeni yılı yenilenmenin, umudun, birlikteliğin ve aile bağlarının güçlendiği özel bir dönemdir. Aynı değerler Türk kültüründe de çok önemli ve merkezi bir yere sahiptir. Türkiye’yle Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki dostluk ve işbirliği, bu ortak insani değerler temel, üzerinde yükselmektedir" dedi. Yeni yılın Çin takvimine göre At Yılına denk gelmesine vurgu yapan Usluer, "At, Çin kültüründe cesareti, kararlılığı ve durmaksızın ileriye atılmayı simgelemektedir. Türk kültürünün de kadim ve ayrılmaz bir parçası olan at, ilerleme ve geleceği temsil ettiği gibi yiğit hali ve şans almanın gelmektedir. Bu yönüyle yeni yılın cesaret, kararlılık dolu ve Türkiye Çin ilişkilerinin durmaksızın gelişerek güçleneceği yeni yıl olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Geçtiğimiz yıllarda yapılan üst düzet temas ve ziyaretle iki ülke arasındaki ilişkilere vurgu yapan Usluer, "Her alanda önemli bir ivme yakalandığını görmekteyiz. Cumhurbaşkanımız ve Devlet Başkanı Xi Jinping’in vizyoner yaklaşımları doğrultusunda ikili ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve halklarımızın menfaatleri doğrultusunda ilerlemeye, karşılıklı siyasi ve stratejik güveni pekiştirmeye devam ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Asya, Afrika ve Avrupa’nın kesiştiği bir bölgede konumlandığına ve önemli bağlantı noktası olan İstanbul’dan Çin’e uçuşların arttırılmasının halklar arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik etkileşimlerin gelişeceğini gösterdiğini vurgulayan Usluer konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Ülkelerimiz arasında beşeri ve ticari münasebetleri daha da pekiştirebilmesi için ülkemizden Çin’e seyahat edecek turistler için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren vize muafiyeti uygulaması başlatmış bulunmaktayız. Türkiye ve Çin, köklü tarihlere ve zengin kültürel miraslara sahip iki büyük medeniyettir. Ülkelerimiz arasındaki ilişkiler, karşılıklı saygı, diyalog ve işbirliği anlayışıyla her geçen gün daha da değişmekte ve güçlenmektedir. 2025 yılı itibariyle Çin, en büyük ticaret ortağımız konumuna yükselmiştir. Öte yandan kültürel etkileşimlerimiz, ekonomik işbirliklerimiz ve halklarımız arasındaki bağlar, geleceğe dair umutlarımızı pekiştirmektedir. Bu sene ayrıca Çin ile diplomatik ilişkilerimizin tesisinin 55. Yıldönümüne tekabül etmesi bakımından özel bir anlam taşımaktadır. İşbirliğinizin diğer önemli bir ayağını teşkil eden eğitim alanında da önemli mesafeler kat ettik. Çinli öğrencileri Türkiye’de eğitim almaları için davetli bulunduğumuzu buradan bir kez daha tekrarlamak isterim. Yeni yılın Çin halkına sağlık, mutluluk ve refah getirmesinin, Türkiye-Çin ilişkilerinin daha da gelişmesi, bölgenizde ve dünyada barış ve istikrarla katkı sağlamasına temenni ederim" "Çin-Türkiye ilişkileri, artık daha olgun ve istikrarlı bir yeni aşamaya girmiştir" Usluer’in ardından Çin’in Türkiye Başkonsolosu Wei Xiaodong ise "Burada bir araya gelerek Çin’in At Yılı Bahar Bayramı’nı birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bahar Bayramı, Çin milletinin en kadim ve en önemli geleneksel bayramıdır. Yılın başlangıcını, baharın gelişini simgeler" dedi. "2025 yılı, Çin’in ‘14. Beş Yıllık Planı’nın tamamlandığı bir yıl olmuştur" diyen Xiaodong, "Geçtiğimiz 5 yıl boyunca azimle ilerledik, birçok zorluk ve sınamayı aştık ve belirlediğimiz hedefleri başarıyla hayata geçirdik. Çin tarzı modernleşme yolunda sağlam adımlar attık. Ülkemizin ekonomik büyüklüğü yeni eşikleri aşarak geçtiğimiz yıl 140 trilyon yuanı aşmış; ekonomik, bilimsel-teknolojik, savunma ve genel ulusal gücümüz yeni bir seviyeye ulaşmıştır" ifadelerini kullandık. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in küresel yönetişim girişimini ortaya koyduğunu, dünya düzeninin dönüşüm geçirdiği kritik bir dönemde insanlığa yön gösteren bu önerinin 150’den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun desteğini kazandığını vurgulayan Başkonsolos Xiaodong, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Uluslararası ortam nasıl değişirse değişsin, Çin’in uluslararası adalet ve hakkaniyeti savunma yönündeki kararlılığı değişmemiştir. Çin, insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluk inşa etme hedefinden sapmadan, karmaşık ve belirsizliklerle dolu dünyaya istikrar ve yapıcı katkılar sunmaya devam etmekte, uluslararası toplumdan giderek daha fazla anlayış ve takdir görmektedir. Bu yıl Çin, 15. Beş Yıllık Plan dönemine adım atacak ve APEC zirvesine ev sahipliği yapacaktır. Yüksek kaliteli kalkınmayı ilerletmeye, yüksek düzeyde dışa açılmayı genişletmeye ve dünya ile birlikte açıklık ve karşılıklı fayda yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Yeni yılda dünya daha da belirsiz bir tabloyla karşı karşıyadır; barış ve kalkınma ciddi sınamalarla karşı karşıyadır. Çin, insanlığın geleceğini ve halkların refahını merkeze alarak, tüm ilerici güçlerle birlikte daha aydınlık bir gelecek inşa etmeye hazırdır" 2025 yılında Devlet Başkanı Jinping ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Tianjin Zirvesi marjında başarılı bir görüşme gerçekleştirdiğini hatırlatan Xiaodong, "Taraflar, Kuşak ve Yol Girişimi’nin yüksek kaliteli biçimde birlikte inşa edilmesi, ticaret ve yatırımın artırılması, altyapı, yeni enerji, tarım ve sağlık alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi ile eğitim ve turizm alanlarında değişimlerin teşvik edilmesi konularında geniş mutabakata varmıştır. Bölgemizdeki farklı kesimlerin Çin ile temasları giderek derinleşmektedir. Shanghai, Xinjiang, Sichuan ile Guangzhou ve Xi’an gibi Çin’in birçok eyalet ve şehrinden gelen heyetler Türkiye’yi ziyaret etmiş ve çok sayıda iş birliği anlaşması imzalamıştır. İki ülke arasındaki doğrudan uçuş sayısı haftada 98 sefere çıkarak son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşmış, karşılıklı ziyaretçi sayısı istikrarlı biçimde artmıştır. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Çinli turist sayısı 425 bine ulaşarak tarihî en yüksek düzeye ulaşmıştır. 2 Ocak itibarıyla Türkiye’nin, Çin umuma mahsus pasaport hamilleri için vize muafiyeti uygulamasına başlamasıyla, gelecekte çok daha fazla Çinli turistin ‘anlık kararlarla’ romantik bir Türkiye yolculuğuna çıkacağına inanıyoruz. 2026 yılı, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yıl dönümüdür. Konfüçyüs der ki, "İnsan 50 yaşında kaderini anlar, 60 yaşında her sözü kavrar." Bu söz, ülkeler arası ilişkilere de ışık tutmaktadır. Çin-Türkiye ilişkileri, artık daha olgun ve istikrarlı bir yeni aşamaya girmiştir. Devletler arası ilişkilerin temeli halkların yakınlığıdır. Geleceğe bakarken, Türkiye ile kalkınma stratejilerinin uyumunu güçlendirmeye, tüm alanlarda somut iş birliğini genişletmeye ve Kuşak ve Yol Girişimi’nin ikinci on yılına birlikte adım atmaya hazırız" ifadelerini kullandı. Xiaodong konuşmasını şu şekilde tamamladı: "Birkaç gün sonra At Yılı Bahar Bayramı’nı karşılayacağız. At, cesareti, birlikteliği ve direnci simgeler. Bu ruhu yaşatarak, 2026’daki diplomatik ilişkilerimizin 55. yıl dönümünü fırsat bilip Çin-Türkiye dostluğuna yeni bir canlılık katalım"
13 Şubat 2026 Cuma - 14:44 Bakan Bak, güreş turnuvasının açılış törenine katıldı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, yeni eğitim öğretim yılı için Okul Spor Faaliyetleri Güreş Spor Dalı Gençler B Erkek Kategorisi Türkiye Birinciliği açılış törenine katıldı. Bakan Bak, törende yaptığı konuşmada, "Hep beraber Türk sporunu geleceğe taşıyacağız" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Okul Spor Faaliyetleri Güreş Spor Dalı Gençler B Erkek Kategorisi Türkiye Birinciliği açılış törenine katıldı. Ahmet Cömert Spor Salonu’nda düzenlenen açılışa, Bakan Bak’ın yanı sıra İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, genç güreşçiler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Halk oyunları gösterileriyle başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Genç sporcuları görmekten mutluluk duyduğunu belirten Osman Aşkın Bak, "Bir üyesi olmaktan gurur duyduğum güreş camiasına sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Genç kardeşlerimizden belki bilmeyenler vardır, 2007-2010 yılları arasında Türkiye Güreş Federasyonu (TGF) başkanlığı yaptım. Öncesinde de Kasımpaşa, İstanbul Büyükşehir Belediyespor olmak üzere pek çok kulüpte yöneticilik yaparak Türk güreşine hizmetler ettik. Pek çok güreşçiyle birlikte çalıştık. Hamza Yerlikaya gibi iki olimpiyat şampiyonu olmuş asrın güreşçisi, yine Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu olmuş, şu anda da TGF başkanlığı görevini yürüten Taha Akgül de benim sporcumdu, Rıza Kayaalp de benim sporcumdu. Türk güreşinin de değerli hocaları aramızda. Türk sporuna, Türk güreşine büyük yatırımlar yapmış, hizmetler vermiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Hep beraber Türk sporunu geleceğe taşıyacağız" Bakanlık olarak benimsedikleri en önemli görevin sporu tabana yaymak olduğunu aktaran Bakan Bak, "Türkiye’nin dört bir yanında güreş eğitim merkezleri, spor tesisi merkezleri gibi yatırımlar yapılıyor. Türk güreşi bu genç nesillerle beraber inşallah gelecek olimpiyatlarda şampiyonlar çıkaracak. Biz yeni Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonları istiyoruz. İstanbul Valiliğiyle beraber gerçekleştirdiğimiz projelerle Okul Spor Kulüplerinin sayısını artırıyoruz. İstanbul’da 850 bin genç sporcumuz, spor ailesine katıldı. Yaklaşık 3 bine yakın Okul Spor Kulübü kuruldu. Geçen hafta okullara malzeme dağıttık, kulüplere destek verdik. Bize destek veren, birlikte çalıştığımız İstanbul Valisi Davut Gül’e ve ekibine de teşekkür ediyoruz, Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e de teşekkür ediyoruz. Okullarda sporun yaygınlaştırılması için o da bize destek veriyor. Hep beraber Türk sporunu geleceğe taşıyacağız ve çok daha güçlü bir şekilde şampiyonalarda, uluslararası arenada Türk sporunu temsil edeceğiz" cümlelerine yer verdi. "Spor iyileştirici bir güçtür" Gelecek adına gençlere çok güvendiklerini vurgulayan Osman Aşkın Bak, "Spordan ayrılmayın, ben takım kaptanlığı, antrenörlük, hakemlik, yöneticilik, federasyon başkanlığı, milletvekilliği yaptım. Spor bakanı olarak görev yapıyorum. Spor iyileştirici bir güçtür. Ülkenizi, bayrağınızı, vatanınızı sevin. Vatan kutsaldır. Bayrak demek; vatan demek, yürek demek. Kar yağarken İstiklal Marşı’nı söylemek için duran, bayrağı öpen çocuk, işte bunlar vatanını seven Türk çocukları, vatan için her şeyini feda eden Türk çocukları. Bu millete hiçbir zaman diz çöktürememişlerdir. Bu coğrafyada kim gelirse gelsin bu millete asla esareti uygulayamamıştır. Karşılarında her zaman dik durmuş, vatanı için mücadele etmiş gençler vardır. Çanakkale Savaşı’nda liseli onbeşliler var" ifadelerini kullandı. Anne ve babalara sevgi ve saygı konusunda gençlere seslenen Bakan Bak, "Dünyaca ünlü sporcu Cristiano Ronaldo’ya soruyorlar. Hep annesini yanında götürüyor. Bir gün kız arkadaşı diyor ki ’Hep annen bizim yanımızda mı gelecek?’ O da şunu söylüyor: ’Ben futbol oynamaya, antrenmanlara giderken annem benim için lokantada garsonluk yapıyordu. İşte ben büyük bir sporcuysam annemin sayesinde.’ O yüzden annenize, babanıza asla of demeyin. Onları üzmeyin. Spor yapan çocuk, arkadaşlarıyla iyi geçinir. Kötü alışkanlıklardan uzak durur. Dijital bağımlılık, uyuşturucu, alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak duralım. Hepinizi bu nedenle spor salonlarına bekliyoruz. Bir yerde zulüm varsa bunun karşısında her zaman Türk milleti vardır. Zalime karşı her zaman dik duracağız. Davamız için vatanımız, bayrağımız için mücadele edeceğiz. Tekrar genç sporculara başarılar diliyorum. İnşallah içinizden Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyonları çıkacak" diyerek sözlerini noktaladı.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:39 Başkonsoloslardan Fatih kütüphanelerine tam not Fatih Belediyesi, uluslararası kültürel temaslara ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Macaristan ve Fransa’nın İstanbul Başkonsolosları, Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette iki ülke temsilcileri, ilçede yürütülen kültür ve sanat çalışmalarına ilişkin bilgi aldı. Program kapsamında Safİstanbul sergisi ile Fatih Merkez Kütüphanesi’ni gezen başkonsoloslar, özellikle kütüphanenin mimarisi, gençlere yönelik çalışma alanları ve kültürel üretime katkı sunan projelerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. "Kültür, şehirler arası en güçlü köprüdür" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Başkan Turan, kültür ve sanat yatırımlarının şehirlerin kimliğini güçlendirdiğini belirterek, Fatih’in tarihî birikimini çağdaş mekânlarla buluşturmayı önemsediklerini vurguladı. Turan, "Fatih yalnızca geçmişin mirasını taşıyan bir ilçe değil; aynı zamanda yaşayan, üreten ve kültürle nefes alan bir merkezdir. Kütüphanelerimiz ve sergi alanlarımız bu vizyonun en somut örnekleridir." ifadelerini kullandı. Fatih kütüphanelerine tam not Başkonsoloslar, Merkez Kütüphane’nin modern yapısı ve gençlerin yoğun ilgisinin dikkat çekici olduğunu belirterek, Fatih Belediyesi’nin kültür yatırımlarını takdir ettiklerini ifade etti. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklanması için ara verildi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 13:04 Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklanması için ara verildi Gezi Parkı olaylarında sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla yargılanan menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar açıklanması için saat 14.00’a kadar ara verildi. Menajer Ayşe Barım’ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim. Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım’ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi. Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. Duruşmaya karar açıklanması için 14.00’a kadar ara verildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım’ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım’ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım’ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye’de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye’yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım’ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım’a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım’ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı’nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım’ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına karşın ilk kez’ ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Avcılar’da çocukların ‘sözde’ oyunu: Veteriner kliniğine torpil atıp kaçtılar
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:36 Avcılar’da çocukların ‘sözde’ oyunu: Veteriner kliniğine torpil atıp kaçtılar İstanbul Avcılar’da yaşları 12 ile 15 arasında değişen çocuklar, içeride tedavi gören hayvanlarında olduğu veteriner kliniğine, torpil atıp kaçtı. Yaşanan anlar iş yerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Olay, dün öğle saatlerinde Avcılar Ambarlı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre cadde üzerinde bulunan Veteriner Kliniğine gelen yaşları 12 ile 15 arası değişen 3 çocuk, klinik kapısını açıp içeriye torpil atıp kaçtı. Klinikte bulunan kediler ve vatandaşlar panik yaşadı. Yaşanan anlar güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Olay anını anlatan Dr. Veteriner Hekim Haluk Ömer, "Dün 3 tane çocuk birisi daha büyük, şaka olduğunu sanarak klinik içerisinden buradan kapıyı açarak içeriye bir torpil attı. Basit gibi gözüken bir olaydı ama içeride kliniğimizin kedisi mevcuttu. Aşağıda hastamız vardı muayenede olan. Ne yazık ki büyük bir patlama sesi oldu. Bu patlama sonucu hayvanlar çok korktu kaçtı. Sıkıntılı bir olaydı. Buralar sağlık kuruluşları. Hayvanlarda sahipleri için evlatları. O evlatlar zarar görebilir, cana kasıt olabilirdi. Bir farkındalık oluşturmak için bir paylaşım yaptık. Sıkıntılı bir olaydı olmamasını diliyoruz. Veteriner klinikleri de bir sağlık kuruluşlarıdır. Telefon açtık polise gerekli ilgili gösterdiler ama çok yoğunduk. Uzunca bir süre içeride bulunan hayvanları sakinleştirmeye çalıştık. Bugün itibariyle gerekli uygulamaları ve şikayetleri yapacağız" dedi.
TV+’tan Kerem Bürsinli yeni reklam filmi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:34 TV+’tan Kerem Bürsinli yeni reklam filmi TV+’ın HBO Max ile gerçekleştirdiği iş birliğini duyurduğu yeni reklam filmi yayınlandı. Kerem Bürsinli filmde, HBO Max içeriklerinin TV+ kütüphanesinde eş zamanlı olarak yer alması vurgulanıyor. Platformun zenginleşen içerik dünyasını öne çıkaran reklam, eğlenceli sahneleri ile de dikkat çekiyor. Dijital içerik platformu TV+’ın yeni reklam filmi yayına girdi. Kerem Bürsin’in reklam yüzü olarak yeniden izleyicinin karşısına çıktığı bu filmde, HBO Max ile gerçekleştirilen stratejik iş birliğinin altı çiziliyor. Anlaşma kapsamında HBO Max’in tüm içeriklerini eş zamanlı kütüphanesine dahil eden platformun, herkese hitap eden geniş içerik evreni ekranlara taşınıyor. Reklam, TV+’ın ödüllü filmlerden dizilere, spor içeriklerinden 150’den fazla canlı TV kanalına uzanan dünyasını, Kerem Bürsin’in güçlü oyunculuğu ile birleştiriyor. "O koltuğa oturursan bir daha kalkamazsın" Filmde; HBO Max içeriklerini artık TV+’tan izleyebileceğini öğrenen Kerem Bürsin, platformun ikonik sarı koltuğuna atlamak ve bir an önce TV+’ı izlemek için heyecanla hamle yapıyor. Fakat dış sesin "O koltuğa oturursan bir daha kalkamazsın" uyarısıyla da aniden havada asılı kalıyor. The Sopranos, The Wire, Game of Thrones ve Prens gibi HBO Max’in sevilen yapımlarının yanı sıra tabii Spor kapsamındaki UEFA Şampiyonlar Ligi ve S Sport kapsamındaki La Liga, Serie A, EuroLeague, NBA gibi önemli spor organizasyonlarının da TV+’ta yer aldığını duyan Bürsin’in koltuğa oturma heyecanı film boyunca giderek artıyor. Ayrıca televizyon, tablet, telefon ve bilgisayar olmak üzere TV+’ın izleyicilere sunduğu çoklu ekran deneyimi de reklamda öne çıkarılıyor. "Marka ikonumuz haline gelen TV+ koltuğumuz, bu filmde yine hikâyenin merkezinde yer aldı" Turkcell Kurumsal İletişim, Medya ve Marka Yönetimi Direktörü Mustafa Alcan, yeni reklam filmine ilişkin şunları söyledi: "Yeni reklam filmimizde TV+’ın zengin ve çok katmanlı içerik evrenini, dinamik sahneler ile ekranlara taşıdık. Marka ikonumuz haline gelen TV+ koltuğumuz, bu filmde yine hikâyenin merkezinde yer aldı. Ayrıca marka yüzümüz Kerem Bürsin ile TV+ için ikinci kez bir araya geldik. Fikir aşamasından çekim sürecine kadar titizlikle yürütülen bu çalışma, yoğun bir emeğin ve güçlü bir ekip ruhunun ürünü. Bu sürece katkı sağlayan tüm ekiplerimize teşekkür ediyorum." Reklam filminin en göze çarpan anı, Kerem Bürsin’in TV+ koltuğuna atlama sahnesi oldu. Oyuncunun kendi performansı ile gerçekleştirdiği bu sahnede hi-speed kamera ile slow motion çekimler yapıldı. Böylece Bürsin’in havada kaldığı her an kaydedildi. Ayrıca aynı anda hem akıcı hem de stabil kamera hareketleri elde edebilmek için motion control tekniği kullanıldı. Böylece donmuş bir anın içinde hareket edebilen bir görsel dil kuruldu.
Karakucak güreşlerinde 2 şampiyon birden
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:23 Karakucak güreşlerinde 2 şampiyon birden Artvin’de düzenlenen 29. Uluslararası Veliköy Kar Üstü Karakucak Güreşlerinde Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü güreş sporcuları Can Osman Sarı ve Recep köse birinci olarak altın madalya kazandı. Genç sporcular Sultangazi’ye büyük gurur yaşattı. Avrupa Spor Şehri Sultangazi, sporda aldığı başarılara her geçen yün yenisini ekliyor. İlçeden geleceğin yıldızlarının çıkması için hummalı bir çalışma yürüten Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, güreşte de aldığı başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, Artvin’de düzenlenen 29. Uluslararası Veliköy Kar Üstü Karakucak Güreşlerine damgasını vurdu. 80 kilogramda Can Osman Sarı, 65 kilogramda Recep Köse birinci olarak altın madalya almaya hak kazandı. Pehlivanlar ailelerine ve eğitmenlerine büyük sevinç yaşattı. Sporda Sultanşehir Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Sultangazi artık Avrupa Spor Şehri Gerçekten bu ünvanın hakkını aldığımız madalyalarla veriyoruz. Sultangazimizi böyle güzel yarışmalarla duyurmak gerçekten mutluluk verici. Sporcularımıza ve tabi ki onları yetiştiren Sultangazi Belediyesi Spor Kulübümüzün kıymetli hocalarına teşekkür ediyorum. Daha güzel başarılar elde edeceğimize inancımız tamdır. Sporcularımıza başarılarının devamını diliyorum. Bizler sporla anılır bir şehir için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.