Yerel Haberler
İstanbul
09 Nisan 2026 Perşembe - 13:03 Çekmeköy’de aile katliamı yapan zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı: "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım" İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde annesi ve kardeşini öldürüp diğer kardeşini yaralayan zanlının savcılık ifadesi ortaya çıktı. Katil zanlısı, "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım. Olay akşamı annem ve kardeşlerimle aramda herhangi bir tartışma ya da kavga olmadı" dedi. Çekmeköy ilçesinde meydana gelen olayda 35 yaşındaki S.H., annesi Medine H. (61) ve abisi Ekrem H.’yi (41) öldürmüş, yaşanan aile katliamında diğer kardeşi K.H.’yi ağır yaralayan şüpheli polise teslim olmuştu. Katil zanlısı S.H.’nin savcılık ifadesi ortaya çıktı. "Daha önceden planlamıştım" Savcılıkta verdiği ifadesinde şüpheli S.H., "Ben olayı zaten daha önceden planlamıştım. Olay akşamı annem ve kardeşlerimle aramda herhangi bir tartışma ya da kavga olmadı. Ben olay sırasında koltukta oturuyordum onlar ayaktaydı. Önce büyük abim Ekrem’e ateş ettim. Daha sonra Kenan’a ateş ettim. Ondan sonra anneme ateş ettim. Daha sonra rastgele ateş etmeye devam ettim. Ardından 155’i aradım. Onlar 112’yi bağladılar. Polisler gelince olanları anlattım ve teslim oldum. Şu anda yaptığımdan pişmanım. Annemin ve Ekrem’in vefat ettiğini, Kenan’ın ağır yaralı olduğunu bana emniyette söylediler. Olayda kullandığım silahın bulundurma ruhsatı var" dedi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:49 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 2026 rotası ve takımların tanıtımı yapıldı T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle, Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından 26 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 2026 parkuru ve TUR’a katılacak takımlar, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtıldı. Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) takviminde yol bisikleti yarışlarında ProSeries kategorisinin en prestijli yarışlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Türkiye’nin en büyük spor organizasyonlarından biri olarak; yüzlerce araçtan oluşan dev konvoyu, küresel yayın gücü ve uluslararası etkisiyle bir kez daha Türkiye’yi canlı yayınlarla dünya sahnesine taşırken geleceğin bisikletçilerine ilham verecek. "Gelenekten Geleceğe" temasıyla duyurulan TUR 2026, 60 yılı aşan mirasını geleceğe taşıyarak Türkiye’nin doğasını, tarihini, kültürünü ve yaşam biçimini dünyaya anlatan güçlü bir uluslararası vitrin olacak. Bu yıl yarış, Çeşme’den başlayarak Türkiye’nin farklı coğrafyalarını kat edecek ve 1969-1979 yılları arasında beş kez TUR’a ev sahipliği yapmış olan Ankara’da tamamlanacak. Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ev sahipliğinde düzenlenen 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun basın toplantısı; Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay ile birlikte sponsor markaların temsilcileri, çok sayıda medya mensubu ve bisiklet ailesinin katılımıyla gerçekleşti. Emin Müftüoğlu: "Bisiklet nerede, Spor Bakanlığımız ve Bisiklet Federasyonu orada" Toplantının açılış konuşmasını yapan Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, "Türk bisikleti bundan 25 yıl önce, 20 yıl önce ülkedeki yol bisikleti satış sayısıyla bugünkü satış sayısını ortaya koyduğumuz zaman hepsi ortaya çıkıyor. Yani inanılmaz artık halk bisiklete biniyor. Ve bunu Bisiklet Federasyonu olarak hem halkımızın bindiği, hem gençlerimizin bindiği hem de profesyonellerin yarışabildiği hemen hemen her hafta ülkemizde organizasyon yapıyoruz. Son dönemde bağımlılıkla ilgili Yeşilay’la birlikte ülke genelinde gençleri bağımlılıktan kurtarmak için, farkındalık oluşturmak için özel bisiklet turları da gerçekleştiriyoruz. Yani bisiklet nerede, Spor Bakanlığımız ve Bisiklet Federasyonu orada. Geçtiğimiz yıldan sonra burada bugün Dünya Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak da başka bir görevle bulunuyorum. Yıllar önce büyük bir hayalimdi ve geldiğim zaman da bir hayalimdi. Yönetim kurulu üyelerimize, Spor Bakanlığımıza ve genel müdürlerimize, bakanımıza, bakan yardımcımıza, Dünya Federasyonu seçiminde bize verdikleri destek için teşekkür etmek istiyorum. Artık 4 yıl Dünya Federasyonu’nda görev yapacağız. Bu Türk bisikleti için önemli" dedi. "Bu tur ülkemizin tanıtımı anlamında çok önemli" Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Türkiye’nin tanıtımı için çok önemli olduğunun altını çizen Müftüoğlu, "Bu tur ülkemizin tanıtım anlamında da çok önemli, sportif anlamda da çok önemli, spor turizminde de çok önemli. Ve ben bir turizmci olarak ne kadar katkısı olduğunu biliyorum. Ama gençlerin ekranlarda görüp ’Ben bisikletçi olacağım’ deyip, ’Gelenekten geleceğe’ mottosu buradan çıkıyor ve yeni yeni gençler burada bu tur sayesinde bisikletçi oluyor. Bu yıl çok önemli bir organizasyon yaptık. Tarihin ilk veledromunda Avrupa Şampiyonası yaptık. Geldiğimiz zaman ilk 32 yıl sonra 2008’de olimpiyata götürmüştük ve 2012’de 40 yıl sonra yol bisikletinde olimpiyata gitmiştik. İnşallah şimdi pist bisikletini hedef koyduk. Yani ne yapılması gerekiyorsa, bisikletin tabana yayılmasıyla ilgili her şeyi yapıyoruz. Bunları yaparken Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu bunların en önemli bir ayağı ve bizi tanıtan yüzü. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum. Çünkü veledromun yapılmasıyla Avrupa Şampiyonası yaptık ve Avrupa Şampiyonası’nda dereceler elde etmeye başladık. Son iki yıldır iki madalya geldi. Artık daha çok madalya getirip ve pist bisikletinde dünyada var olduğumuzu göstermek istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ile ilgili valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımız, İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Turizm Bakanlığımız hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Sponsorlarımıza teşekkür etmek istiyorum" şeklinde konuştu. Hasan Yıldırım: "TUR ile ülkemizin küresel temsili güç kazanacaktır" Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60 yılı aşkın köklü bir mirası olduğunu belirten Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Hasan Yıldırım, "1963 yılında Marmara Turu adıyla filizlenen ve aradan geçen 60 yılı aşkın sürede kıtaları birleştiren devasa bir organizasyona dönüşen bu köklü mirasın 61. yılında; ’Gelenekten Geleceğe’ mottosuyla yeni bir döneme kapı aralamasının heyecanını hep birlikte yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın sporun birleştirici ruhuna inanan ve Türkiye’nin dünya sporu içerisinde öncü konumda olması yönündeki vizyonları doğrultusunda gerçekleştirilen bu büyük organizasyon; sadece bir spor müsabakası değil, kıtaları birleştiren ve Türkiye’nin gücünü, kültürel derinliğini ve organizasyon kabiliyetini dünya sahnesine taşıyan en önemli marka değerlerimizden biri haline gelmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek himayelerinde bu yıl 61. kez pedalların döneceği Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Ege’nin incisi Çeşme’den başlayıp Anadolu’nun kalbinde, başkentimiz Ankara’da son bulacaktır. Anadolu’nun kadim yollarının aşılacağı bu eşsiz rota boyunca Türkiye’nin kültürel ve coğrafi zenginliği, kıtalar arası bir yayın ağıyla milyonlara ulaşacak ve ülkemizin küresel temsili güç kazanacaktır. Dünya bisiklet takviminin bu prestijli organizasyonunun kusursuz bir şekilde hayata geçirilmesi büyük bir iş birliğinin sonucudur. 26 Nisan - 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında 8 etap olarak düzenlenecek olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun sporun birleştirici gücüyle ülkemize ve dünya spor camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, her birinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum" diye konuştu. Veli Ozan Çakır: "Dünyanın en iyi kulüplerini, sporcularını bu tur ağırlıyor" TUR’un önemine dikkat çeken Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır ise, "Her fırsatta söylediğim gibi sporda gelenek çok önemlidir. Bu organizasyonun da 61. kez yapılıyor olması Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nu ayrıca önemli ve anlamlı kılmakta. Bizler de bu önemli ve anlamlı organizasyonun her yıl daha da iyiye gitmesi, daha da güçlenmesi, dünyadaki etkisinin daha da artması adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ben biraz da işin sportif boyutuna değinmek istiyorum. 23 takım yarışacak; bu takımların arasında dünya klasmanından takımlar var, Pro klasmanından takımlar var, kıta klasmanından takımlar var. Dünyanın en iyi kulüplerini, sporcularını bu tur ağırlıyor. Bu açıdan baktığımızda burada mücadele edecek sporcularımıza ve kulüplerimize de eşsiz bir tecrübe ve ilham kaynağı olduğunu gözlemliyoruz bu etkinliğin. Bu vesileyle turda yarışacak dört güzide kulübümüze de ayrıca başarılar diliyorum. Her yıl bu turdaki dereceleriyle, özverileriyle, mücadeleleriyle ve centilmenlikleriyle göğsümüzü kabartıyorlar. Bu yıl da aynısının olacağından şüphemiz yok. Bu yarışları seyrederken bu takip eden, parkur üzerinde ve ekranlardan takip eden insanların yorumlarına da biz şahit oluyoruz ve gerçekten halkımızda çok ciddi anlamda bir bisiklet müsabakası seyretme, takip etme kültürünün de oluştuğunu, yıldan yıla da geliştiğini memnuniyetle gözlemliyoruz. Sporun içinden gelen, sporu seven ve bizleri destekleyen bir Cumhurbaşkanımız var, Bakanımız da bizim önümüzü bu konuda çok açıyor. Yol bisikleti elbette popülerlik anlamında, görünürlük anlamında, spor turizmi anlamında çok geniş etkilere sahip ama yolla beraber biliyorsunuz dağ bisikleti, BMX, veledromda yapılan pist müsabakaları olsun; hem 2024 Paris’te 22 madalya seti vardı, aynı şekilde Los Angeles’ta da 22 madalya seti olacak. Yani 22 altın, 22 gümüş, 22 bronz madalya dağıtılacak. 257 kadın, 257 erkek, 514 bisikletçi Los Angeles’ta yarışmak için ter dökecek. Bizim de ilk amacımız, Başkanımızla beraber bize düşen görev ve sorumluluk tüm bu imkanları en iyi şekilde koordine etmek ve Türk bisikletinin olimpik görünürlüğünü arttırmak, katılımımızı arttırmak ve 2032 Brisbane Olimpiyatları itibarıyla da artık Türk bisikletinin kürsüye oynadığı, madalya için yarıştığı günleri müjdelemek. Ve inşallah buna inanıyoruz; Türk spor ailesi olarak, olimpiyat ailesi olarak yürekten inanıyoruz. İstanbul’da düzenleneceği umut ettiğimiz, hayal ettiğimiz 2036 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda da elbette Türk bisikletini zirvede görmek istiyoruz. Bu amaçla çalışmalarımızı yürüteceğiz, bu anlamda da çok yol alındı" ifadelerini kullandı. Ünal Kılıçarslan: "Ülkemizin tanıtımı için bisikletin çok önemli olduğunu düşünüyorum" Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür eden İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan da, "Ülkemizin en önemli ve prestijli turlarından biri olan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun 61. ayağının hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. 58 ve 59. ayaklarında 2023 ve 2024 yılındaki organizasyonda almış olduğumuz koordinasyona dair kararlar çerçevesinde kazasız belasız sonuçlanmıştı. Umarım bu organizasyonun da aynı şekilde geçmesini temenni ediyorum. Ülkemizin tanıtılmasının yanında bisiklet, bisiklet sporu ve turizmde bir farklı unsur olması açısından bisikletin çok önemli olduğunu düşünüyorum" cümlelerine yer verdi. Çeşme’den, Ankara’ya 1.133,5 kilometrelik yolculuk Toplam 1.133,5 kilometrelik parkur, 8 etap boyunca Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayacak. Yarış; 5 şehir, 20’nin üzerinde ilçe ve 60’a yakın köy, kasaba ve yerleşimden geçerek Türkiye’nin yerel yaşamını, üretim kültürünü ve coğrafi çeşitliliğini dünya ile buluştururken bisiklet heyecanını ve tutkusunu geleceğe taşıyacak. 26 Nisan’da İzmir Çeşme’den başlayacak yarış, Aydın, Muğla, Antalya’dan geçerek finalde Ankara’da tamamlanacak. Yarışın son etabı; Beştepe, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Anıtkabir aksında koşulacak. Etap programı şöyle: 1. Etap (26 Nisan): Çeşme - Selçuk (153,1 km) 2. Etap (27 Nisan): Aydın - Marmaris (152,8 km) 3. Etap (28 Nisan): Marmaris - Kıran (132,7 km) 4. Etap (29 Nisan): Marmaris - Fethiye (130,4 km) 5. Etap (30 Nisan): Patara Antik Kenti - Kemer (181,2 km) 6. Etap (1 Mayıs): Antalya - Feslikan Yaylası (128,1 km) (Zirve Finiş -Kraliçe Etap) 7. Etap (2 Mayıs): Antalya - Antalya (150 km) 8. Etap (3 Mayıs): Ankara - Ankara (105,2 km) (Final) Uluslararası peloton 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 23 takım ve 27 farklı ülkeden 161 sporcu mücadele edecek. ABD, Belçika, Çekya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Kazakistan, Kolombiya, Macaristan ve Türkiye’den katılan 23 takım, organizasyonun uluslararası karakterini güçlendirirken Avrupa merkezli güçlü peloton yapısı; Amerika ve Güney Amerika’dan katılan ekiplerle küresel bir çeşitlilik kazanıyor. TUR 2026, farklı bisiklet kültürlerini aynı yarışta buluşturarak sportif rekabeti üst seviyeye taşıyacak. TUR 2026’da 3 WorldTeam, 14 ProTeam, 6 Continental Team kategorisinde toplam 23 UCI Takımı mücadele edecek. TUR 2026’da mücadele edecek takımlar arasında Türkiye’yi temsil eden 4 kıta takımı yer alıyor. 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Takım Listesi: UCI WorldTeam kategorisi: XDS Astana Team (Kazakistan), Alpecin-Deceuninck (Belçika), Team Picnic PostNL (Hollanda) UCI ProTeam kategorisi: TotalEnergies (Fransa), Cofidis (Fransa), Unibet Tietema Rockets (Fransa), Caja Rural-Seguros RGA (İspanya), Burgos-BH (İspanya), Equipo Kern Pharma (İspanya), Euskaltel-Euskadi (İspanya), Bardiani CSF-Faizan (İtalya), Team Polti VisitMalta (İtalya), Solution Tech Nippo (İtalya), Team Novo Nordisk (ABD), Modern Adventure Pro Cycling (ABD), Team Flanders-Baloise (Belçika), MBH Bank Ballan CSB (Macaristan) UCI Continental Team kategorisi: Spor Toto Cycling Team (Türkiye), Konya Büyükşehir Belediye Spor (Türkiye), İstanbul Team (Türkiye), Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (Türkiye), ATT Investments (Çekya), Team Medellin-EPM (Kolombiya)
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:26 Yemeksepeti, Yeşil Ofis Diplomasını üçüncü kez yeniledi Yemeksepeti, WWF-Türkiye Yeşil Ofis Diploması’nı üçüncü kez yenileyerek sürdürülebilir bir gelecek için attığı adımları güçlendirmeye devam ettiğini duyurdu. Türkiye’nin önde gelen online yemek sipariş markalarından Yemeksepeti, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda merkez ofisi Yemeksepeti Park’ta yürüttüğü çevreci uygulamalarla, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından verilen "Yeşil Ofis Diploması"nı bu yıl da yenilemeye hak kazandı. "Yeşil Ofis-Yeşil Dönüşüm Devam Programı" kriterlerini başarıyla tamamlayan şirketin, çevre dostu ofis yönetimindeki istikrarını ve doğaya olan sorumluluk bilincini tescillediği aktarıldı. Sürdürülebilir dönüşümde süreklilik vurgusu WWF-Türkiye’nin Yeşil Ofis Devam Programı çerçevesinde, ofislerdeki ekolojik ayak izini azaltmayı hedefleyen Yemeksepeti; enerji tasarrufu, atık yönetimini ve kaynakların verimli kullanımı konularındaki kararlılığını sürdürüyor. WWF-Türkiye tarafından iletilen tebrik mesajında, Yemeksepeti Yeşil Ofis ekibinin özverisi ve kararlılığı vurgulanırken, diplomanın bir bitiş değil, devam eden bir dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Gıda israfıyla mücadelede akıllı çözümler 2024 yılında Yeşil Ofis hedefleri kapsamında gıda israfını odağına alan Yemeksepeti, yemekhanesinde hayata geçirdiği akıllı tartı sistemiyle gıda atığını yüzde 13,2 oranında azaltarak günlük ortalama 29,6 kg seviyesine indirdi. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla sadece kağıt ve plastik atıkları değil, 986 kg kahve posasını da ileri dönüştürerek atık yönetiminde yenilikçi bir model sergiledi. Enerji verimliliğinde yüzde 15,66’lık tasarruf başarısı Yemeksepeti, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda 2025 yılında enerji yönetimi alanında da dikkat çekici sonuçlar elde etti. Ofis kullanım alanlarının çevreci bir yaklaşımla optimize edilerek daraltılması sayesinde, toplam elektrik tüketiminde yüzde 15,66 oranında önemli bir düşüş sağlandı. Bu fiziki alan iyileştirmelerinin yanı sıra, ofisteki elektronik cihazların kullanımına yönelik doğa dostu düzenlemeler ve çalışanların çevre bilincini artıran şirket içi uygulamalar bu tasarruf oranının yakalanmasında kilit rol oynadı. Ek olarak, Yemeksepeti Park’ta tüketilen elektriğin yüzde 100’ünün I-REC sertifikası ile dengelenerek tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmasının, markanın yeşil dönüşüm yolculuğundaki kararlı duruşunu pekiştirdiği belirtildi. Çalışan bilinci ve kolektif katkı Yemeksepeti çalışanlarının sürece aktif katılımı, başarının temel taşını oluşturuyor. 2023 yılından bu yana ofiste tek kullanımlık plastiklerin tamamen kaldırılması, basılı dokümanlarda yüzde 100 geri dönüştürülmüş kağıt kullanımı ve su tasarrufu için hayata geçirilen perlatör uygulamalarıyla her bir çalışan "yeşil dönüşümün" bir parçası haline getirildi. Çalışanların çevre bilincini artırmak amacıyla eğitim ve aktiviteler düzenlendi. WWF-Türkiye Yeşil Ofis Programı; ofislerdeki doğal kaynak tüketimlerini azaltmak, atık yönetimini iyileştirmek, karbon emisyonlarını düşürmek ve sürdürülebilir satın alma yöntemlerini teşvik etmek amacıyla kurumlara yönelik bir iyileştirme programı olma özelliği taşıyor. Belirlenen taahhütleri yerine getiren ve gelişim gösteren kurumlar, yapılan değerlendirmeler sonucunda Yeşil Ofis Diploması ile ödüllendiriliyor. Karbon salımında yüzde 36 düşüş Şirket, Yeşil Ofis - Yeşil Dönüşüm Programı faaliyetlerine ek olarak, operasyonel verimlilik çalışmaları sayesinde Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını yüzde 36 oranında azaltarak karbon ayak izini küçültme yolunda önemli bir adım atmıştı. Ayrıca, IREC sertifikası ile Yemeksepeti Park’taki enerjinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan temin ederek çevresel etkisini minimize ediyor.
Ticaret Bakanı Bolat: "Suriye ile ikili ticarette hedef 10 milyar dolar"
07 Nisan 2026 Salı - 13:56 Ticaret Bakanı Bolat: "Suriye ile ikili ticarette hedef 10 milyar dolar" Türkiye-Suriye JETCO toplantısında katılan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İmzalanan protokolün iki ülke arasında ekonomik entegrasyon ve yeniden inşa için kapsamlı bir yol haritası. 3,7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretin 5 milyar ve ardından 10 milyar dolara çıkarılması için gerekli adımların ele alacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Dr. Nidal el-Şa’ar ve heyetiyle İstanbul’da bir araya gelerek JETCO 1’inci Dönem Protokolü’nü imzaladı. "Türkiye-Suriye ekonomik ilişkilerinde tarihi dönüm noktası, hedef 10 milyar dolar" Türkiye ve Suriye arasındaki ekonomik ve ticaret ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktasında olunduğunu belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İmzalanan protokolün sadece teknik bir metin değil, iki komşu ve kardeş ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun, bölgesel kalkınmanın ve yeniden inşa sürecinin kapsamlı yol haritası. Bu sürecin iki ülke arasındaki köklü tarihi bağları ve kardeşlik dayanışmasını temsil eden samimi bir işbirliği ruhuyla yürütülüyor. Görüşmelerde ikili ticaretin her iki ulusun karşılıklı yararına olacak. Serbest Ticaret Anlaşması da dahil olmak üzere 3,7 milyar dolara geçen yıl ulaşan ikili ticaretimizi önce 5 milyar dolara daha sonra da 10 milyar dolar hedefine ulaştıracak her türlü çözümleri ve mekanizmaları ele aldık. Özellikle tekstil, tarım, gıda, makine gibi stratejik sektörlerde işbirliğimizi derinleştirme kararı alırken tarımsal ticarette de öngörülebilirliği sağlamak adına düzenleyici çerçeveler konusunda karşılıklı bilgi paylaşımı yapma hususunda mutabık kaldık. Ayrıca bu toplantı marjında düzenlenecek Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu ile her iki ülkenin öncü şirketlerini ve yatırımcılarını bir araya getirecek olmaktan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz" şeklinde konuştu. "Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşıyor" Bölgenin ve dünyanın son zamanlarda yaşadığı sıkıntılara ve sıcak savaşlara değinen Bakan Bolat, "Türkiye’nin büyümesinde ve kalkınmasında ana rol oynayan dış ticaretin kesintisiz ve birden çok alternatifle gerçekleşmesine büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda Suriyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin önemli maddelerinden birinin de gümrük kapıları. Gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle çalışması, lojistik hatların kesintisiz işlemesi, bölgesel tedarik zincirinin istikrarı için hayati önem taşımaktadır. İçinde bulunduğumuz Körfez bölgesindeki savaş şartlarında Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin tedarik ihtiyaçlarının kesintisiz ve acil olarak karşılanabilmesi noktasında Türkiye, Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve Irak’ın içinde yer aldığı transit koridorlarının hızlı ve etkin bir şekilde işlemesi büyük bir önem taşımaktadır. Gerek Türkiye üzerinden Suriye’ye, oradan Ürdün ve Suudi Arabistan’a gerekse Türkiye, Suriye, Irak, Suudi Arabistan’a yönelik ulaşım koridorları, transit ticaret koridorlarının etkin ve hızlı çalışmasına iki taraf hükümetleri olarak büyük bir önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye-Suriye arasında ortak gümrük komitesi kuruldu, yeniden inşa için işbirliği artıyor" Ticaret Bakanlığı ile Suriye Genel Sınır ve Gümrük Bakanlığı arasında bir Ortak Gümrük Komitesi kurulmasına yönelik anlaşmayı imzaladıklarını bildiren Bakan Bolat, "Türkiye tarafında onay sürecini 27 Mart’ta tamamladık. Böylece gümrük geçişlerinin tam operasyonel hale gelmesi, aktarma gerekliliklerinin azaltılması ve doğrudan teslimat mekanizmalarının geliştirilmesi konularında yakın işbirliği içinde olacağız. Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün sağlaması, ekonomik toparlanma sürecini hızlandırmasının ve yeniden inşa sürecinin Türk iş dünyası açısından da en öncelikli gündem maddelerinden biri. Türk müteahhitlik firmalarının sahip oldukları küresel tecrübe ve teknik kapasite ile Suriye’deki konut, altyapı, enerji ve ulaşım projelerinde aktif olarak Suriye’nin yeniden inşaat sürecinde kullanılması konusunda da tam bir mutabakat sağladık. Gerek müteahhitlik gerekse teknik müşavirlilik hizmetlerinde işbirliğini arttıracak bir mutabakat zaptını da yakın gelecekte Türkiye ve Suriye arasında imzalamayı ümit ediyoruz" dedi. "Türkiye-Suriye işbirliği enerji, finans ve yeniden inşa alanlarında genişliyor" Bakan Bolat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Son olarak işbirliğimizi petrol ve doğalgaz çıkarımı alanında enerjide, madencilikte, Türkiye-Suriye Dostluk Üniversitesi’nin kurulması çabasıyla eğitimde ve sağlık işbirliği gibi geniş alanlara yaymaya hazırız. Suriye’deki elektrik şebekelerinin yeniden inşası, entegrasyonu, yenilenebilir enerji yatırımları ve gübre üretimi için kritik olan fosfat gibi kritik minerallerin aranması konularında ortak projeler geliştireceğiz. Suriye’nin küresel finans sistemine yeniden entegrasyonu ve ödeme altyapılarının güçlendirilmesi yönündeki çabaları içtenlikle destekliyoruz ve bu konuda Suriye Merkez Bankası ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve BDDK gibi kurumlar arasındaki işbirliği giderek hızlanmaktadır. Aramızda bulunan Suriye Merkez Bankası Başkanı da her iki kuruluşumuzun yetkilileriyle görüşmeleri bugün-yarın yapacaktır. Türk bankalarının Suriye’de varlık göstermesinin yatırım ilişkilerimizi ve ticaret ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Bugün imzaladığımız JETCO 1’inci Toplantı Protokolü ilişkilerimizin artık kurumsal bir zemine oturduğunun ticaret alanında kurumsal bir zemine oturduğunun ilanıdır. Bir sonraki JETCO toplantısını inşallah Şam’da gerçekleştirmek üzere değerli mevkidaşım ile sözleştik."
İstanbul Valisi Gül: "Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi"
07 Nisan 2026 Salı - 13:40 İstanbul Valisi Gül: "Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi" İstanbul Valisi Davut Gül, "Polislerimize bir saldırı meydana geldi. 2 polisimiz hafif yaralı. Teröristlerden biri öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi" dedi. İstanbul Valisi Davut Gül, İsrail Konsolosluğu önünde yaşanan çatışmanın ardından olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Davut Gül yaptığı açıklamada, "Polislerimize bir saldırı meydana geldi. Saldırı neticesinde 2 polisimiz hafif yaralandı. Teröristlerden birisi öldürüldü, iki terörist yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Başta İstanbul Emniyet Müdürümüz olmak üzere bütün ekibini tebrik ediyorum. Bu büyük saldırıyı polisimiz tedbirleri sayesinde olabildiğince hafif şekilde atlattılar" ifadelerini kullandı. Polisin olayla ilgili çalışmasının sürdüğünü söyleyen Vali Gül, "Şahısların kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Provokasyon kokan bir hareket. Biliyorsunuz bu bölgede bankalar ve iş yerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta yaklaşık 2.5 yıldır herhangi bir faaliyet yok. Konsoloslukta herhangi bir diplomatik görevli bulunmuyor. Emniyetimiz tüm yönleri ile çalışıyor" diye konuştu. Saldırıyı 3 kişinin gerçekleştirdiğini söyleyen Vali Gül, şahısların olay yerine araçla geldiklerini ve uzun namlulu silah kullandıklarını ifade etti.