Yerel Haberler
İstanbul
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:00 Vodafone Red ve Meta iş birliğinde yeni dönem Vodafone, müşterilerinin 5G teknolojisinden en iyi şekilde faydalanmasını sağlama hedefiyle, Mobil Dünya Kongresi’nde Meta dahil olmak üzere gerçekleştirdiği yeni işbirlikleriyle Red tekliflerini zenginleştiriyor. Meta ile yapılan işbirliğiyle, yeni sunulacak Red tarife portföyünde hem yeni gelen hem de mevcut mobil müşteriler WhatsApp, Messenger, Instagram ve Facebook uygulamalarına sınırsız erişim hakkına sahip olacak. Vodafone, 5G’ye hazır altyapısını global içerik sağlayıcılarla yaptığı iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda, Mobil Dünya Kongresi’nde Meta dahil olmak üzere global iş birlikleri gerçekleştiren Vodafone WhatsApp, Messenger, Instagram ve Facebook uygulamalarını Vodafone Red tarife portföyü kapsamında müşterilerine sınırsız olarak sunacak. 1 Nisan itibarıyla Vodafone 5G altyapısının aktif kullanımıyla birlikte söz konusu Meta platformlarında daha hızlı yükleme, daha akıcı video paylaşımı, daha kaliteli görüntülü görüşme ve kesintisiz sosyal medya deneyimi mümkün olacak. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone olarak, 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapıyı değil, müşterilerimizin dijital iletişimini de odağımıza alıyoruz. Global teknoloji ortaklarıyla kurduğumuz stratejik işbirlikleri sayesinde Türkiye’de 5G kullanımını artırmayı, sosyal etkileşimi güçlendirmeyi ve dijital iletişimi herkes için erişilebilir kılmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, popüler sosyal medya uygulama ve servis işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Meta işbirliğimizle de 5G’nin sunduğu yüksek hız ve düşük gecikme avantajını sosyal iletişimle platformlarıyla buluşturuyoruz. Bu işbirliği kapsamında, yeni Red portföyümüzde WhatsApp, Messenger, Instagram ve Facebook kullanımları internet paketleri kapsamında sınırsız olacak. Böylece, yeni Red portföyümüzü, 5G döneminin sosyal ve iletişim alışkanlıklarına uygun şekilde yeniden konumlandırıyoruz. Amacımız, yalnızca 5G altyapısını yaygınlaştırmak değil, müşterilerimizin 5G destekli sosyal iletişim deneyimine hazır olmasını sağlamak. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz." Meta EMEA Kurumsal Ortaklıklar Direktörü Katerina Kyrili ise şöyle konuştu: "Vodafone Türkiye ile Türkiye’deki kullanıcılara yönelik yenilikçi çalışmaları desteklemek için uzun süredir devam ettirdiğimiz işbirliğimiz kapsamında attığımız bu yeni adımı büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz." Sınırsız iletişim ve sosyal medya paketlerine yoğun ilgi Vodafone, dijital iletişimi ve sosyal medya deneyimini herkes için erişilebilir kılma vizyonu doğrultusunda uzun süredir sınırsız iletişim ve sosyal medya paketleri sunuyor. 2025 yılında diğer uygulamaların yanı sıra WhatsApp ve Messenger’ı da kapsayan Sınırsız İletişim Paketi’nden yaklaşık 12,5 milyon müşteri faydalandı. Bu kapsamda 200 milyona yaklaşan GB veri internet paketlerinden düşmeden kullanıldı. Aynı dönemde, Facebook ve Instagram’ı içeren Sınırsız Sosyal Paket’ten 3 milyonu aşkın müşteri yararlandı ve 250 milyona yaklaşan GB veri tüketimi internet paketlerinden düşmeden gerçekleşti.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yargılanan Ahmet Özer savunma yaptı
10 Şubat 2026 Salı - 21:59 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında yargılanan Ahmet Özer savunma yaptı Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada daha önce Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer yaptığı savunmada, "Kendisi, ben görevden geldikten sonra tebrik amacıyla ziyaretime geldiğini söylemektedir. Ben Aktaş’ı cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım. Daha önce kendisiyle bir ilişkim, ticari bağım veya irtibatım olmamıştır" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Bu hafta Aziz İhsan Aktaş ilk kez savunma yapacak Yargılama, 3’üncü haftasında da sürerken, dün tutuksuz sanıkların savunmalarına başlanmıştı. Dün görülen duruşmada, 16 sanığın savunması tamamlandı. Bu hafta devam eden duruşmada, iddianamede 187 yıldan 450 yıla hapsi istenen, örgüt lideri olarak aktarılan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 4 Haziran 2025 tarihinde tahliye olan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş başta olmak üzere toplam 167 tutuksuz sanığın savunmaları alınmaya devam ediliyor. Duruşmada, iddianamede ihaleye fesat karıştırdığı iddia edilen görevinden uzaklaştırılan İETT Muhasebe Müdürü tutuksuz sanık Ali Haydar Topçu savunma yaptı. Topçu savunmasında, "Benim dahil olduğum hiçbir ihalede usulsüzlük bulunmamaktadır. Tüm ihaleler usulüne uygun gerçekleştirilmiştir" ifadelerini kullandı. "Raporlarda açıkça belirtilen husus, herhangi bir ihale fesadı tespiti olmadığıdır" Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve 11 Kasım 2025 tarihinde ise tahliye edilen Ahmet Özer savunma yaptı. Özer savunmasında ihaleye fesat karıştırdığı iddialarını kabul etmediğini belirterek, "Tüm Esenyurt benim ihaleye fesat karıştırmayacağımı biliyor. Belediyeye zarar vermedim. Ne ihale bilirim, ne de ihaleye fesat karıştırmayı. Mevkiler geçicidir. Ben iz bırakmak için geldim. Hayatımın en önemli zamanlarını bu tür işlerle geçirmek için gelmedim. Belediye başkanı olmadan önce, mahkeme yüzü görmedim. Ben boş ve mesnetsiz bir dosyadan tutuklandım. Bilimsel inceleme ve denetim raporlarında, hakkımda "ihaleye fesat karıştırma" şüphesi bulunduğu anlatılmaktadır. Hangi bilimsel inceleme raporunda böyle bir tespit vardır? Dosyada iki adet bilirkişi inceleme raporu bulunmaktadır. Bu raporların hiçbirinde ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçuna dair tek bir tespit, tek bir değerlendirme yoktur. Buna rağmen bu başlık altında işlem yapılması anlaşılır değildir. İddialara ilişkin hazırlanan raporların tamamında, ihale fesadı iddiasına ilişkin herhangi bir bulguya yer verilmemiştir. Eğer böyle bir şüphe olsaydı, raporların içinde açıkça yer alırdı. Çünkü bilirkişilerin görevi, tespit ettikleri hususları rapora yazmaktır. Yazılmamışsa, yoktur. Aksine, raporlarda açıkça belirtilen husus, herhangi bir ihale fesadı tespiti olmadığıdır. En fazla, denetim görevine ilişkin idari değerlendirmeler yapılmıştır. Bu da ceza hukuku anlamında suç teşkil eden bir durum değildir" ifadelerini kullandı. "Hukukta olmayan bir şey varmış gibi kabul edilemez" Savunmasının devamında, düzenlenen raporlarda bir suç isnadının olmadığını savuman sanık Özer, "Ben hayatım boyunca kamu görevini en üst düzey sorumlulukla yerine getirdim. Müfettişlik ve denetim görevleri üstlendim. Yüzlerce dosyada görev aldım ve hazırladığım raporlar ilgili kurumlara sunuldu. Bugüne kadar görevimle ilgili kesinleşmiş bir suç isnadı olmamıştır. Ayrıca daha önce görev aldığım dosyalarla ilgili açılan davaların tamamı yargı denetiminden geçmiş, hukuki olarak sonuçlanmıştır. Hazırlanan raporlar yargı makamlarınca değerlendirilmiş ve hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir. Bugün gelinen noktada, alanında uzman, farklı kurumlarda görev yapmış kişilerin hazırladığı raporlarda bulunmayan bir suç, varmış gibi gösterilmeye çalışılması son derece ağır ve haksız bir durumdur. Hukukta olmayan bir şey varmış gibi kabul edilemez. Eğer bir suç tespiti varsa, raporda olur, yoksa yoktur. Dosyada ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçuna dair somut, teknik, hukuki hiçbir tespit bulunmamaktadır. Buna rağmen varmış gibi değerlendirilmesi hukuken de vicdanen de kabul edilemez. Burada dinlenen tanıkların hiçbiri, benim ihalelere müdahil olduğumu ya da ihaleye fesat karıştırdığımı söylememiştir. Aksine, burada avukatların huzurunda her birine açık ve net şekilde şu soruyu yönelttim; ‘Belediye Başkanı Ahmet Özer’in ihale sürecinde, ihalenin birilerine verilmesi için size herhangi bir baskısı, telkini veya yönlendirmesi oldu mu?’ dedim. Hepsi tek tek, açık şekilde olmadığını beyan etmiştir. Dosyada yer alan tüm tanık anlatımları, benim herhangi bir baskı, telkin ya da yönlendirmede bulunmadığımı açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen, böyle bir durum varmış gibi iddia edilmesi tamamen gerçeğe aykırıdır ve tarafımdan kesin şekilde reddedilmektedir. Hakkımda 2015 yılından itibaren çeşitli iddialar ileri sürülmüş, göreve geldikten sonra birlikte çalışacağım kişileri seçmem, suç gibi gösterilerek üzerimde olumsuz bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa her belediye başkanı, hukuken ve idari olarak birlikte çalışacağı kadroyu seçme yetkisine sahiptir. Bu, suç değil, görevin gereğidir. Bu durumun sanki hukuka aykırıymış gibi sunulması doğru değildir. İddia edilenin aksine, söz konusu ihalelerin planlanmasında şahsıma ait özel bir yönlendirme ya da ayrıcalık söz konusu değildir. Süreç tamamen ihale mevzuatı ve hizmet ihtiyacı çerçevesinde yürütülmüştür" şeklinde konuştu. "Aktaş’ı cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım" Özer savunmasının devamında, "Ne yazık ki dosyada, tüm belediye başkanlarının sanki rüşvet ve usulsüzlük içinde olduğu gibi genelleyici ve ağır bir algı oluşturulmaya çalışılmıştır. Oysa ortada somut bir rüşvet, somut bir menfaat temini veya kanuna aykırı bir işlem yoktur. İhaleye fesat karıştırma ve benzeri suçlamalar ileri sürülmektedir. Dolayısıyla fiilen başlamamış bir ihaleye ilişkin sorumluluğun tarafıma yüklenmesi hukuken mümkün değildir. İddia makamı, iddianamede benim ve birlikte görev yaptığım kamu görevlilerinin rüşvetle bağlantılı olduğuna dair somut bir delil ortaya koyamamıştır. Bu yönde yalnızca varsayıma dayalı değerlendirmeler yapılmıştır. Bugün hakkımdaki iddialar, somut delile değil, varsayıma ve yorumlara dayanmaktadır. Bu nedenle dosyanın; tanık beyanları, bilirkişi raporları ve somut deliller çerçevesinde değerlendirilmesini, hakkımdaki isnatların bu gerçekler ışığında ele alınmasını arz ediyorum. Olmayan deliller varmış gibi yazılarak iddianame hazırlamış ve biz mağdur edilmişizdir. Bir ihale yaptık ama biz başlatmadık. Biz hak ediş yapmadık bir kuruş ödeme yapmadım. İhaleyi yapan kayyum yönetimidir. Para ödeyen de o dur. Madem İhaleye fesat karıştırıldı o halde kayyumun burada olması lazım. İddia makamını iddiaları mesnetsizdir. İddianamede üzerine atılı kısımlar kulaktan dolma bilgidir. Benim hakkımda böyle bir şeyler anlatan kişiler gizli tanıklardır" dedi. Aziz İhsan Aktaş ile aralarında geçen görüşmelere ilişkin de savunma yapan sanık Özer, "Aziz İhsan Aktaş ile ilgili de bir hususu açıklamak isterim. Kendisi, ben göreve geldikten sonra tebrik amacıyla ziyaretime geldiğini söylemektedir. Ben Aktaş’ı, cezaevi sürecinden, dosya kamuoyuna yansıdıktan sonra tanıdım. Daha önce kendisiyle bir ilişkim, ticari bağım veya irtibatım olmamıştır. Yoğun görev temposu içinde yüzlerce kişiyle temas eden bir yönetici olarak, kendisiyle özel bir ilişki kurmam söz konusu değildir. İddia makamı bazı konularda Aziz İhsan Aktaş’ın beyanlarını doğru kabul ederken, benimle ilgili kısmı kabul etmemektedir. Bu durum açık bir çelişkidir" diye konuştu. Duruşmada, Esenyurt Belediye personeli tutuksuz sanık Mustafa Seymen savunma yapıyor.
‘El Turco: Toprak Razgatlıoğlu’ belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi
10 Şubat 2026 Salı - 20:59 ‘El Turco: Toprak Razgatlıoğlu’ belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu’nun hayatını konu alan belgeselin gösterimi gerçekleştirildi. Dünya Superbike Şampiyonası’nda elde ettiği tarihi başarılarla adını dünya motor sporları tarihine yazdıran milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu’nun, MotoGP’ye uzanan kariyer yolculuğunu konu alan ‘El Turco: Toprak Razgatlıoğlu’ belgeseli, TRT ve Red Bull iş birliğiyle izleyiciyle buluşuyor. Razgatlıoğlu’nun hikayesinin anlatıldığı belgeselin gösterimi, Kadıköy’de düzenlenen bir etkinlikle gerçekleştirildi. Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, "Çok mutluyum. Herkesin çok değer vererek hazırladığı bir belgesel oldu. Benim için de çok gurur verici. Çünkü çocukluk hayallerimi ve hedeflerimi gerçekleştirdiğim kariyerimi şimdi sizlerle beraber belgeselde izleyeceğiz. Hem gurur verici, hem de beni mutlu eden bir şey oldu. Umarım herkes çok beğenir. Bende izlemedim. Anladığım kadarıyla hem duygusal, hem de herkesin gurur duyacağı şeyler olacak" ifadelerini kullandı. "Heyecanlı bir şekilde belgeseli bekliyorum" Kendisi için hazırlanan belgesel gösterimi gecesiyle ilgili hislerini paylaşan Razgatlıoğlu, "Açıkçası motosikletin üzerinde çok daha rahatım. Bu tarz şeyler olunca insan heyecanlanıyor. Aslında kendimi izlemeye çok utanırım. Heyecanlı bir şekilde belgeseli bekliyorum" diye konuştu.
Mehmet Türkmen: "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar"
10 Şubat 2026 Salı - 18:34 Mehmet Türkmen: "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar" FIFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen, yaptığı işten keyif aldığını belirterek, "Taraftarlardan, oyunculardan, teknik ekiplerden, hakem arkadaşlarımdan, ekranlarda izleyen insanlardan, herkesten; o işin bir parçası olduğunu hissetmek çok güzel bir şey. Hep birlikte bunu hissederek, bu işi yapmaya devam edersek stres de ortadan kalkar. Çok başarılı bir futbol ülkemize miras bırakmış oluruz" dedi. 2026 yılında FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemler için düzenlenen FIFA kokart töreni, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapıldı. Toplantı sonrası FIFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kendileri adına heyecanlı bir gün olduğunu ve katılımcılarla olan samimiyeti hissettiğini belirterek sözlerine başlayan Türkmen, "Bir hakem için en mutlu günlerden bir tanesi bu FIFA kokartı almak. Hayalini kurduğu, mesleğe başladığından beri hep olmak istediği, ulaşmak istediği bir yer. Şunu da unutmamamız lazım, bu her şeyin bir başlangıcı. Ülkemizi yurt dışında temsil ediyor olmamızın gururunu yaşamak zaten muhteşem bir şey manevi olarak ama mesleki olarak, profesyonellik olarak her şeyin yeniden başladığı bütün hikayenin yeniden yazıldığı bir dönemdeyiz. O yüzden umarız bu hikayeyi hep beraber güzel bir şekilde yazarız. Federasyon başkanımıza, Merkez Hakem Kurulu Başkanımıza, değerli hocamıza, bize bu yolda katkı sağlayan, bugünlere ulaşmamıza vesile olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Umarım ülkemizi yurt dışında çok güzel temsil edeceğiz" diye konuştu. "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar" Duygusal olarak yoğun bir iş yaptıklarını ve futbolda duyguların yoğun yaşandığını vurgulayan Türkmen, "Bu işin güzelliği de burada, çünkü futbol bence duygularla yaşandıkça güzel bir şey. Duyguları futbolun içinden kaldırdığınız zaman futbol anlamını kaybediyor diye hissediyorum. O yüzden duyguların bu kadar yoğun yaşandığı bir yerde stresin de yoğun yaşanması çok normal. Bizim için önemli olan şey, bu stresle başa çıkabilmenin yollarını bulmak. Bunun için de kendimizi çok iyi tanımamız gerektiğini düşünüyorum. En önemli şey yaptığımız işten keyif almak, sahada olmaktan, oradaki insanlarla paylaşmak bizim için en önemlisi. Ben bu keyfi alıyorum. Taraftarlardan, oyunculardan, teknik ekiplerden, hakem arkadaşlarımdan, ekranlarda izleyen insanlardan, herkesten; o işin bir parçası olduğunu hissetmek çok güzel bir şey. Hep birlikte bunu hissederek, bu işi yapmaya devam edersek stres de ortadan kalkar. Çok başarılı bir futbol ülkemize miras bırakmış oluruz" ifadelerini kullandı. "Umarım, milli bayrağı taşımaya devam ederim" Genç bir hakem olarak hedefinin sorulması üzerine Mehmet Türkmen, şu yanıtı verdi: "Hedefim, ülkemi yurt dışında en güzel şekilde temsil etmek. Bir bakıma bu milli bayrağı bizler de taşıyoruz. Nasıl milli futbolcularımız, milli sporcularımız bu işi yurt dışında yaptıkları zaman başka duygular yaşıyorlarsa biz de yurt dışında yaptığımızdan beri bambaşka duygu yaşıyorum. Umarım bunu gururla taşımaya devam ederim."
Atilla Karaoğlan: "Bir hakem Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor"
10 Şubat 2026 Salı - 17:49 Atilla Karaoğlan: "Bir hakem Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor" FIFA Kokartlı hakem Atilla Karaoğlan, "Bir hakem Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor" dedi. 2026 yılında FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemler için düzenlenen FIFA kokart töreni, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapıldı. Toplantı sonrası FIFA Kokartlı hakem Atilla Karaoğlan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. TFF ve MHK’nın genç hakemlerin gelişimine verdiği değere değinen Karaoğlan, "2026 yılında FIFA Kokartı takmaya hak kazanmış hakemler olarak buradayız. Sizlerle bir araya geldik. Bizim için güzel bir duygu. Güzel bir birliktelik oldu. İnşallah buradaki sinerjiyle birlikte sezonun geri kalanında hem Türkiye’de liglerde başarılarımızın artarak devam edeceğini umut ediyorum. Aynı zaman FIFA Kokartı takmayı hak eden arkadaşlarıma da uluslararası müsabakalarda başarılar diliyorum. Hakemlik çok önemli bir olgu. Bunun farkındayız. Sorumluluklarımızın da farkındayız. Hakem gelişimi çok uzun yıllara dayanıyor. Bir hakemin Süper Lig seviyesinde maç yönetebilmesi için büyük emek gerekiyor. Ben 2004 yılında hakemliğe başladım. Süper Lig’e ise 2019 yılında çıktım. Çok uzun bir yolculuk. Bu yolculuğun sonunda Süper Lig’de görev alıyoruz ancak geriden gelen çok güçlü bir ordu var. Genç kardeşlerimiz var. Elimizden geldiğince onlara destek olmaya çalışıyoruz. Onların tecrübelerini artırarak bizim seviyemizde maç yönetebilmeleri ve bizden bayrağı devralmaları için elimizden gelen desteği veriyoruz. Futbol federasyonumuzun ve Merkez Hakem Kurulumuzun bu konuda çok ciddi çalışmaları var. Genç kardeşlerimizin çok önemli maçlarda görev alacaklarına umut ediyorum ve buna inanıyorum" şeklinde konuştu.