SAĞLIK - 08 Nisan 2026 Çarşamba 09:50

"Gebelik zehirlenmesi hem anneyi hem bebeği tehdit ediyor"

A
A
A
"Gebelik zehirlenmesi hem anneyi hem bebeği tehdit ediyor"

Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsinin gebelikte görülebilen ciddi bir komplikasyon olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Bergen Laleli Koç, "Preeklampsi genellikle gebeliğin 20’nci haftasından sonra ortaya çıkar. Yüksek tansiyon ile idrarda protein kaçağıyla seyreden bir durumdur. Bu tabloya böbrek, karaciğer ve diğer organ sistemlerini etkileyen bazı bulgular da eşlik edebilir. Preeklampsinin temelinde plasentanın gelişimindeki bazı bozuklukların rol oynadığı düşünülmektedir. Bu durum anne damarlarında daralmaya ve tansiyon yükselmesine yol açabilir" dedi.



Gebelikte hem anne hem de bebeğin sağlığını etkileyebilen önemli sağlık sorunlarından biri olan preeklampsi, halk arasında "gebelik zehirlenmesi" olarak biliniyor. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkabilen bu durumun erken tanı ve düzenli takip ile kontrol altına alınabileceğini kaydeden VM Medical Park Maltepe Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum (Jinekoloji) Uzmanı Doç. Dr. Bergen Laleli Koç, anne adaylarının gebelik sürecinde ortaya çıkabilecek bazı belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini söyledi.


"Genellikle 20’nci haftadan sonra ortaya çıkar"


Preeklampsinin gebelikte görülebilen ciddi bir komplikasyon olduğunu ifade eden Doç. Dr. Koç, "Gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi, genellikle gebeliğin 20’nci haftasından sonra ortaya çıkan ve yüksek tansiyon ile idrarda protein kaçağıyla seyreden bir durumdur. Bu tabloya böbrek, karaciğer ve diğer organ sistemlerini etkileyen bazı bulgular da eşlik edebilir. Preeklampsinin temelinde plasentanın gelişimindeki bazı bozuklukların rol oynadığı düşünülmektedir. Bu durum anne damarlarında daralmaya ve tansiyon yükselmesine yol açabilir" diye konuştu.


"Gebeliğin ikinci yarısında daha sık görülür"


Preeklampsinin çoğunlukla gebeliğin ikinci yarısında görüldüğünü belirten Doç. Dr. Koç, "Bu durum özellikle 32’nci haftadan sonra daha sık görülmekle birlikte bazı gebeliklerde daha erken haftalarda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle gebelik sürecinde düzenli kontrollerin yapılması hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşır" şeklinde konuştu.


"Bebeğin anne karnında kaybına yol açabilir"


Preeklampsinin erken fark edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabileceğini dile getiren Doç. Dr. Bergen Koç, şu bilgileri paylaştı:


"Anne adayında yüksek tansiyon, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma, pıhtılaşma sorunları ve görme problemleri gelişebilir. Nadir durumlarda ise preeklampsi adı verilen ve nöbetlerle seyreden hayati risk taşıyan bir tablo ortaya çıkabilir. Bebek açısından da bazı riskler söz konusu olabilir. Preeklampsi durumunda plasentaya giden kan akımı azalabilir. Bu durum bebeğin yeterli oksijen ve besin alamamasına bağlı olarak gelişme geriliğine, erken doğuma ve bazı durumlarda bebeğin anne karnında kaybına yol açabilir. Bu yüzden preeklampsi, gebelik takibinde özellikle dikkat edilmesi gereken durumlardan biridir."


"Bu belirtiler varsa doktora başvurun"


Anne adaylarının bazı belirtiler konusunda dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Koç, "Şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı, görmede bulanıklık veya ışık çakmaları, yüz ve ellerde ani şişlik, hızlı kilo artışı, mide üst kısmında ağrı ve nefes darlığı gibi belirtiler görülebilir. Bu bulgular her zaman preeklampsi anlamına gelmeyebilir ancak özellikle şiddetli baş ağrısı, görme değişiklikleri ve ani gelişen ödem durumlarında vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır" dedi.


"Bazı anne adaylarında risk daha yüksek"


Preeklampsi gelişme riskinin bazı durumlarda daha yüksek olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Koç, "İlk gebelik, önceki gebelikte preeklampsi öyküsü, kronik hipertansiyon, diyabet veya böbrek hastalığı, obezite, ileri anne yaşı ve çoğul gebelikler risk faktörleri arasında yer alır. Ayrıca ailede preeklampsi öyküsünün bulunması da riski artırabilir. Bu yüzden risk grubundaki anne adaylarının gebelik takiplerinin daha yakından yapılması gerekir" açıklamasında bulundu.


"Düzenli kontroller erken tanı sağlar"


Gebelik kontrollerinin preeklampsinin erken teşhisinde kritik rol oynadığını belirten Doç. Dr. Bergen Koç, "Her kontrolde yapılan tansiyon ölçümü ve idrar testleri sayesinde preeklampsi çoğu zaman henüz ciddi belirtiler ortaya çıkmadan fark edilebilir. Ayrıca ultrason ve doppler incelemeleri ile bebeğin gelişimi ve plasentaya giden kan akımı değerlendirilebilir. Risk faktörü olan gebelerde gebeliğin erken döneminde düşük doz aspirin tedavisi gibi koruyucu yaklaşımlar da uygulanabilir. Bu nedenle gebelik sürecinde kontrollerin aksatılmaması hem anne hem de bebek sağlığı açısından hayati önem taşır" dedi.


"Tedavide gebelik haftası belirleyici"


Preeklampsi tanısı konulduğunda tedavi sürecinin gebeliğin haftasına ve hastalığın şiddetine göre planlandığını söyleyen Doç. Dr. Koç, "Preeklampsinin kesin tedavisi çoğu zaman doğumdur. Ancak hafif olgularda anne ve bebeğin durumu yakından izlenerek gebeliğin güvenli şekilde devam etmesi sağlanabilir. Bu süreçte tansiyon kontrolü, kan ve idrar testleri ile bebeğin gelişimi düzenli olarak takip edilir. Daha ağır durumlarda ise anne adayının hastanede yatırılarak izlenmesi ve gerekli tedavilerin uygulanması gerekebilir" ifadelerini kullandı.


"Sağlıklı yaşam riski azaltabilir"


Anne adaylarının bazı önlemlerle riskleri azaltabileceğini belirten Doç. Dr. Bergen Laleli Koç, "Düzenli gebelik kontrollerini aksatmamak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, aşırı kilo alımından kaçınmak ve doktorun önerdiği fiziksel aktiviteyi sürdürmek önemlidir. Sigara gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması ve tansiyon kontrollerinin düzenli yapılması da büyük önem taşır" dedi.


Preeklampsinin günümüzde düzenli takip ve erken tanı sayesinde çoğu gebelikte güvenli şekilde yönetilebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Koç, "Anne adaylarının gebelik boyunca vücutlarında fark ettikleri değişiklikleri mutlaka hekimleriyle paylaşmaları hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas’ta nağmeler hicâzla yükselecek Talas Belediyesi, kültür ve sanat faaliyetlerine bir yenisini daha ekleyerek musiki tutkunlarını özel bir konser programında buluşturuyor. Talas Belediyesi Musiki Cemiyeti Türk Müziği İcra Heyeti tarafından hazırlanan ‘Nağmelerde Hicâz’ adlı Türk Sanat Müziği konseri, sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde 11 Nisan Cumartesi günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek konser, klasik Türk musikisinin seçkin eserlerini aynı sahnede bir araya getirecek. Programın hazırlığını ve yönetimini Ahmet Yüksel üstlenirken, sunumu ise Kamil Sunel yapacak. Talas Belediyesinin kültür sanat vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen etkinlik, hem geleneksel musikimizin yaşatılmasına katkı sağlayacak hem de vatandaşlara nitelikli bir sanat ortamı sunacak. Hicâz makamının duygu yüklü ezgileriyle bezenecek konser, dinleyicilere nostalji ve estetiği bir arada sunacak. Başkan Yalçın’dan davet Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, tüm Kayserilileri konsere davet ederek şu ifadeleri kullandı: "Musiki, milletimizin ruhunu ve köklerini yansıtan en kıymetli değerlerimizden biridir. Talas Belediyesi olarak kültür ve sanatla yoğrulmuş bir şehir inşa etmeye gayret ediyoruz. ‘Nağmelerde Hicâz’ konserimizle hem gönüllere dokunacak hem de kadim musikimizin zarafetini hep birlikte yaşayacağız. Tüm hemşehrilerimizi bu özel geceye davet ediyorum." Talas Belediyesi, toplumun her kesimine hitap eden kültürel etkinliklerle şehirde sanatın kalbini attırmaya devam ederken, bu özel konsere tüm Kayserilileri davet ediyor.
Kayseri Şehrin kalbi Argıncık’ın tarihî dönüşümünde söz vatandaşın Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, Kayseri’nin merakla beklediği Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’nde tarihi bir sürecin kapılarını araladıklarını belirterek, 65 hektarlık dev dönüşüm alanı için "Şehir için Argıncık’ta ne olsun istersiniz?" diyerek yeni bir dönemi müjdeledi. Kayseri’nin çehresini değiştirecek bu vizyon projesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Çolakbayrakdar, "Belediye, vatandaşa hizmet eden ve vatandaşın kamu adına ulaşabildiği, dokunabildiği en yakın müesseselerden biridir. Kayseri gibi belediyecilik hizmetlerinin en üst noktada olduğu bir şehirde yapılan hizmetlerin çıtasını daha da yukarıya çıkarmak ve daha inovatif çalışmaları gün yüzüne çıkarmak kolay değildir. Ancak şükürler olsun ki göreve başladığımız günden itibaren devraldığımız bayrağı gerek sayısal verilerle, gerek vatandaş memnuniyetiyle, gerekse sahada hemşehrilerimizle birebir kurduğumuz iletişim ve istişareler neticesinde muşahıs olarak gördüğümüz bir memnuniyet mevcut. Elbette bu durum, daha fazlasını ve daha iyisini yapma sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir" ifadelerine yer verdi. Sadece bir dönüşüm değil, adeta bir şehircilik manifestosu ortaya koyacaklarını dile getiren Başkan Çolakbayrakdar, "Şehrin en çok beklediği kentsel dönüşüm alanlarından biri Argıncık Kentsel Dönüşüm Projesi’dir. Geçtiğimiz yıl Sayın Cumhurbaşkanımızın onaylarıyla başlayan süreçte bugün planlama aşamasında önemli bir safhaya gelmiş bulunuyoruz. Hatta sahaya çıkma noktasında henüz takvimlendirmediğimiz bir konuyu da buradan ifade etmek istiyorum. Vatandaşımıza sorma noktasında, Argıncık Kentsel Dönüşüm Alanı içerisinde yer alan yaklaşık 600 bin metrekarenin üzerinde yani 65 hektarlık alanla ilgili olarak Kayseri’de, Kocasinan ve Argıncık bölgesinde ne olması gerektiğini, hangi ihtiyaçların öncelikli olduğunu, şehircilik vizyonu açısından buraya neler katılması gerektiğini doğrudan vatandaşlarımıza soracağız. Meclis üyelerimizle birlikte sadece Argıncık’ın konuşulacağı, Argıncık’ın konuşulacağı bir süreç yürüteceğiz. Allah nasip ederse bu yılın ikinci yarısından itibaren sahaya çıkacak, vatandaşlarla anlaşmaların yapılacağı, projelerin izah edilip anlatılacağı bir döneme gireceğiz. Böylece fiilen karşılıklı iletişim, istişare ve görüşmelerin başlayacağını ifade etmek isterim" diye konuştu. Kayseri tarihinin en büyük dönüşüm projelerinden biri olduğunu belirten Başkan Çolakbayrakdar, "Argıncık, şehrin geleceğini şekillendirecek, Kayseri tarihinin en büyük dönüşüm kararıdır" diyerek sözlerini noktaladı.
Kayseri Talas’ta yeni sanayi sitesi için önemli adım Talas’ta sanayi esnafının geleceğini yakından ilgilendiren önemli bir adım daha atıldı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Kayseri Oto Sanatkârlar Odası Başkanı Şeyhi Odakır ve ilçede faaliyet gösteren oto sanayi esnafıyla, yapılması planlanan yeni sanayi sitesi için kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede, yeni sanayi sitesinin detayları, esnafın beklentileri ve projenin ilçeye sağlayacağı katkılar ele alındı. Toplantıda, hem mevcut ihtiyaçların karşılanması hem de daha modern ve düzenli bir çalışma ortamının oluşturulması adına fikir alışverişinde bulunuldu. "Esnafımızın yanındayız" Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, esnafın her zaman yanında olduklarını vurgulayarak, "Talasımızda üretimin, emeğin ve alın terinin değerini biliyoruz. Sanayi esnafımızın daha sağlıklı, düzenli ve modern ortamlarda hizmet verebilmesi için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Yeni sanayi sitesiyle hem esnafımızın çalışma şartlarını iyileştirecek hem de ilçemize yakışır bir ticaret alanı kazandıracağız" ifadelerini kullandı. Başkan Yalçın’a teşekkür Kayseri Oto Sanatkârlar Odası Başkanı Şeyhi Odakır ise toplantının verimli geçtiğini belirterek, "Sayın Başkanımız Mustafa Yalçın’a esnafımıza gösterdiği yakın ilgi ve destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Bu süreçte ortaya konulan iş birliği ve ortak akıl, yeni sanayi sitesinin en sağlıklı şekilde hayata geçirilmesine büyük katkı sağlayacaktır" diye konuştu. Esnafın taleplerinin doğrudan dinlendiği buluşmada, yeni sanayi sitesinin sadece bir iş alanı değil; aynı zamanda üretim kalitesini artıran, şehir estetiğine katkı sunan ve ekonomik canlılığı destekleyen bir yatırım olacağı vurgulandı. Ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütülen süreçte, Talas’ta hizmet veren oto sanayi esnafının daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Yapılması planlanan yeni sanayi sitesinin, ilçenin ticari hayatına önemli bir ivme kazandırması bekleniyor.
Eskişehir Eskişehir’de beklenen yağış başladı Eskişehir halkı bugün çok bulutlu, aralıklı ve sağanak yağışla uyanırken, önümüzdeki 5 gün boyunca yağışların devam etmesi bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğü tarafından yayınlanan son hava tahmin raporuna göre; bölge genelinin bugün öğle saatlerine kadar çok bulutlu ve aralıklı sağanak yağışlı geçeceği, akşam saatlerinden itibaren parçalı bulutlu, gece ise az bulutlu ve açık bir havanın hâkim olacağı tahmin ediliyor. Hava sıcaklıklarının yağışla birlikte 8 ila 10 derece birden azalarak mevsim normallerinin altına ineceği öngörülürken; rüzgârın batı ve kuzeybatıdan, zamanla kuzey yönlerden orta kuvvette, öğle ve akşam saatlerinde ise yer yer saatte 30 ila 60 kilometre hıza ulaşan kuvvetli esintiler şeklinde esmesi bekleniyor. Hafif zirai don riski bulunduğu uyarısı yapıldı Öte yandan, sıcaklık düşüşüne bağlı olarak bu akşam saatlerinden itibaren Eskişehir, Kütahya ve Bilecik illeri geneli ile Bursa’nın güney ve doğu ilçelerinin kırsal kesimlerinde hafif zirai don riski bulunduğu uyarısı yapıldı. Meteoroloji yetkilileri; başta üreticiler ve çiftçiler olmak üzere vatandaşların yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini belirtti. Güncel tahminlere göre bugün 14 derece ile Mihalgazi ve Sarıcakaya kentin en sıcak ilçeleri olurken, Mihalıççık 6 derece ile en düşük sıcaklığın ölçüldüğü yer olarak kayıtlara geçti. Beş gün boyunca yağışların devam edeceğini tahmin ediyor Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nün 5 günlük raporunda, 8 Nisan Çarşamba gününden 12 Nisan Pazar gününe kadar kent genelinde yağışlı havanın hâkimiyetini sürdüreceği bildirildi.
Antalya Boğaçayı Bilim Kurulu yaz sezonu öncesi toplandı Antalya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde oluşturulan Boğaçayı Bilim Kurulu, yaz sezonu öncesinde Boğaçayı’nın mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar ve alınacak önlemleri değerlendirmek üzere toplandı. Doğal yapısına yeniden kavuşma süreci devam eden Boğaçayı’nda ekosistemin korunmasına yönelik başlıklar ele alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında oluşturduğu Bilim Kurulu Boğaçayı’nda yaşanan değişim sürecini yakından takip ediyor. Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy başkanlığında; akademisyenler, meslek odaları, kurum temsilcileri ve alanında uzman isimlerden oluşan kurul, yaz sezonu öncesi saha uygulamaları için yerinde inceleme yaptı. Boğaçayı’na gezen Bilim Kurulu, Boğaçayı’nın son durumunu ve yaz sezonunda yapılacak çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu. Boğaçayı yakından takip ediliyor Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, Boğaçayı’nda yaşanan değişimleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Bazı bölgeler kamuoyunda kirlilik olarak değerlendirilse de bilimsel kararlar doğrultusunda bu alanlara müdahale etmiyoruz. Çünkü burada hassas bir ekosistem ve özellikle kuşlar için önemli bir yuvalama alanı bulunuyor. En büyük sorun su seviyesinin düşmesiyle birlikte sucul bitkilerin hızla çoğalması. Bu durum kontrol edilmediğinde oksijensizliğe ve dolayısıyla kokuya yol açabiliyor. Amacımız en doğru müdahaleyle doğal dengeyi korumak" dedi. "Sucul ot hasadı başlayacak" Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım ise temizlik çalışmalarının sürdüğünü anlatarak, şu bilgileri verdi: "Sazlık alanlara ekosisteme zarar vermemek adına müdahale etmiyoruz. Ancak genel temizlik ve vektörle mücadele çalışmalarımız devam ediyor. Yaz sezonunda su seviyesini korumak amacıyla Boğaçayı’nın ağzını kapatmayı planlıyoruz. Mayıs başı gibi makineleri indirip sucul ot hasadına başlamayı planlıyoruz." "Büyükşehir gerekeni yapıyor" Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise "Boğaçayı sadece insanlara ait değil. Burada bir habitat oluşmuş. Su kuşları, yosunlar, sazlıklar, balıklar burada yaşıyor. Burayı dengeli şekilde korumak lazım. Bu sene alandaki su nispeten fazla görünüyor. Boğaçayı’nın ağzının kapatılması gecikebilir. Bu kapatmanın avantajı burada oluşan yosunlar, denizlere karışmıyor ve insanların rahatsız olmasının önüne geçiliyor. Büyükşehir Belediyesi de zaten Bilim Kurulu’nda alınan kararlar doğrultusunda burada yapılması gereken çalışmaları yapıyor" diye konuştu. Tedbirler masaya yatırıldı Saha incelemesinin ardında ise Büyükşehir Belediyesi toplantı salonunda yaz aylarında artması beklenen risklere karşı alınacak tedbirler masaya yatırıldı. Boğaçayı’nda kıyı erozyonu ve taşkın riskine karşı yürütülen çalışmaların hızlandırılması planlanıyor. Batimetri ölçümleriyle değişen topoğrafik yapıya uygun şekilde sucul bitki temizliği sürdürülürken, yaz aylarında su debisinin düşmesiyle birlikte denizle bağlantı noktasının geçici olarak kapatılması düşünülüyor. Ayrıca vektörle mücadele çalışmaları ekosistemin sürdürülebilirliği gözetilerek devam edecek. Doğal süreçlerle birlikte alanda yaşamaya başlayan kuş, balık ve diğer canlı türlerinin yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.