Yerel Haberler
İstanbul
Orta Doğu’daki gerilim deniz taşımacılığını vurdu, sektör temsilcisi riskleri anlattı 02 Mart 2026 Pazartesi - 16:40:47 Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve güvenlik riskleri, küresel deniz taşımacılığında kriz oluşturdu. Sektör temsilcilerinden Asset GLI Denizyolu ve Hava Kargo Müdürü Burak Kerimoğlu, global armatörlerin ve Asya merkezli hat operatörlerinin acil tedbirler aldığını belirterek, "Küresel kapasitede daralma riski oluşurken, navlun ve ek maliyetlerde yukarı yönlü baskı görüyoruz" dedi. Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve güvenlik risklerinin oluşturduğu ortam, küresel tedarik zincirinde yeni bir belirsizlik dalgasına yol açtı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan sektör temsilcilerinden Asset GLI Denizyolu ve Hava Kargo Müdürü Burak Kerimoğlu, güvenlik riskleri nedeniyle denizcilik sektöründe alınan operasyonel ve finansal önlemlere dikkat çekti. "Maliyetler artıyor" Özellikle Trans-Süveyş geçişlerinin askıya alındığını hatırlatan Kerimoğlu, birçok servisin mecburi olarak Ümit Burnu üzerinden yönlendirildiğini ve bunun küresel taşımacılıkta ciddi zaman kayıpları oluşturduğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamaları ve Türkiye çıkışlı bazı Orta Doğu servislerinin durdurulmasının bölgesel ticaret akışına doğrudan darbe vurduğunu vurgulayan Kerimoğlu, "Transit süreleri uzuyor, aktarma limanlarında beklemeler artıyor. Küresel kapasitede daralma riski oluşurken navlun ve ek maliyetlerde yukarı yönlü baskı görüyoruz" diye konuştu. "Bilhassa gıda ve hızlı tüketim ürünleri ihracatçıları için büyük risk oluşturuyor" Maliyetlerdeki artışa da değinen Kerimoğlu, armatörlerin Savaş Riski Ek Ücreti (WRS) ve Acil Durum Çatışma Ek Ücreti (ECS) uygulamalarını devreye aldığını söyleyerek, "Yeni rezervasyon kısıtlamaları, boş ekipman tahsisinin durdurulması ve soğutuculu (reefer) konteyner taşımalarına getirilen sınırlamalar, bilhassa gıda ve hızlı tüketim ürünleri ihracatçıları için büyük risk oluşturuyor. Terminal sahasına giriş yapmış konteynerler için de ek değerlendirmeler ve muhtemel ECS uygulamaları gündemde" ifadelerine yer verdi. "Ek maliyet etkilerini müşterilerimize şeffaf şekilde iletiyoruz" Asset GLI olarak kriz sürecini gemi bazlı takip ettiklerini belirten Kerimoğlu, "Yoldaki ve terminaldeki yükleri anlık izliyoruz. Alternatif rota ve servis seçeneklerini devreye alıyoruz. Ek maliyet etkilerini müşterilerimize şeffaf şekilde iletiyor, operasyonel riskleri minimize edecek planlamalar yapıyoruz" şeklinde konuştu.
02 Mart 2026 Pazartesi - 16:20 TAB Gıda’nın sistem geneli satışları yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL’ye ulaştı TAB Gıda, 2025 yılını finansal ve operasyonel açıdan güçlü bir performansla kapattığını duyurdu. Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s, Usta Dönerci, Usta Pideci ve Subway markalarının faaliyetlerini sürdüren şirket, sistem genelindeki satışlarını hem kendi işletmeleri hem de franchise restoranları dahil olmak üzere yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL’ye yükseltti. TAB Gıda, 2025 yılında da kârlı büyüme çizgisini sürdürürken reel bazda hasılatını yüzde 14 artırdı, FAVÖK’ünü ise reel olarak yüzde 7 büyüterek 9,7 milyar TL’ye çıkardı. Şirket, yüzde 20,4 FAVÖK marjı gerçekleştirdi. Operasyon, İnsan Kaynakları, İç Denetim, İdari İşler ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Gökhan Asok, şu değerlendirmelerde bulundu: "2025 yılında operasyonel yetkinliklerimizi genişletmek en önemli önceliklerimiz arasında yer aldı. Restoran içi süreçlerde kalite standardizasyonunu sağlamak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve hizmet hızını artırmak için dijital çözümler, otomasyon teknolojileri ve çevik süreç yönetimi yaklaşımlarını devreye alarak verimliliğimizi yükselttik. Self-servis kiosklar, menüboard’lar, online dijital sipariş kanalları, otomasyon destekli mutfak uygulamaları ve veri tabanlı talep planlama sistemleri sayesinde, misafir deneyimini güçlendirirken operasyonel yükümüzü hafiflettik. 2025 yılı sonu itibarıyla restoranlarımızda toplam 2.600’den fazla self-servis sipariş ekranı kurduk. Dijital satışlar, toplam satışlarımızın yüzde 50’sini aşarak büyümemize önemli bir katkı sağladı. Ayrıca, paket servis siparişlerinde yüzde 22 artışla 57 milyon fiş sayısına ulaştık." İnsan kaynağını stratejik bir değer olarak görmeye devam ettiklerini belirten Asok, "Çalışan eğitimi, yetenek yönetimi, iç iletişim, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık başlıklarında yürüttüğümüz programlarla çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimine yatırım yapmaya devam ettik. İç denetim ve kontrol mekanizmalarımızla şirket içi yönetim kalitemizi artırırken, bilgi güvenliği ve veri koruma alanlarında uluslararası standartlara uyum sağlayan teknolojik altyapımızı güçlendirdik. Tüm bu gelişmeler, TAB Gıda’nın operasyonel sürdürülebilirliğini destekleyen ve şirketi geleceğe daha etkin hazırlayan temel bileşenler oldu" dedi. TAB Gıda’nın kaydettiği finansal ve operasyonel sonuçları değerlendiren Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Özgür Çetinkaya, 2025 yılının önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak şunları belirtti: "2025 yılını, belirlediğimiz hedeflerin de ötesine geçerek tamamladık. Reel bazda yüzde 14 hasılat büyümesi kaydederken, FAVÖK’ümüzü reel olarak yüzde 7 artırarak 9,7 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleştirerek kârlı büyüme hedeflerimizi yakaladık. Toplam varlıklarımızı reel olarak yüzde 15 artırdık ve öz kaynaklarımızda yüzde 7 büyüme sağladık. Finansal yönetim yaklaşımımızı 2025 yılında da verimlilik ve sürdürülebilir büyüme eksenlerinde ele aldık. Gelir yapısını destekleyen operasyonel iyileştirmeler, etkin maliyet yönetimi, yatırım disiplinine dayalı karar alma süreçlerimiz ve güçlü franchise yapımızın katkısı, kârlılığımızı destekledi" dedi. Çetinkaya, TAB Gıda’nın genişleyen restoran ağına ve franchise modelinin başarısına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Restoran ağımızı genişletmeye kararlılıkla devam ettiğimiz 2025 yılında toplam 226 yeni restoran açarak restoran sayımızı 2.030’a ulaştırdık. 2 bin restoran hedefimizi aşarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktık. Franchise restoranların portföyümüzdeki payı yüzde 44 olarak gerçekleşirken, 893 franchise lokasyonuyla ve 1.137 TAB işletmesiyle dengeli bir büyüme modeli sürdürdük." TAB Gıda’nın pazarlama stratejileri ve marka portföyünün gücüne vurgu yapan Pazarlama ve Strateji, Paket Servis, Kurumsal Ticari İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Sinan Ünal: "Geniş marka portföyümüz, farklı tüketici segmentlerine hitap eden yapısıyla bize önemli bir rekabet avantajı kazandırıyor. 2025’te gerçekleşen pazarlama yatırımlarımızla misafir deneyimini güçlendirmek üzere marka bilinirliğini artıran ve menü inovasyonunu destekleyen yenilikçi bir anlayışı hayata geçirdik. Veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarıyla kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sunmayı önceliklendirdik. Strateji odaklı karar alma süreçlerimiz, markalarımızın konumlandırmasını güçlendirirken kurumsal ticari ilişkiler kapsamındaki iş birliklerimiz, tedarik zinciri verimliliğimizi ve erişilebilirliğimizi destekledi" dedi. Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu güçlü ve kârlı büyüme vizyonumuzu, tüm paydaşlarımızın desteğiyle gerçekleştirdik. Ortak çabalarımız, vizyonumuzu daha ileri taşımamıza ve birlikte başarıya ulaşmamıza olanak sağlıyor. 2026 yılında, dijitalleşme, otomasyon, operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı büyüme, kurumsal stratejilerimizin odağında yer almaya devam edecek. Misafirlerimize güvenilir, lezzetli ve erişilebilir ürünler sunma taahhüdümüzle, tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer oluşturan süreçlerimizi geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz."
02 Mart 2026 Pazartesi - 16:14 İlan sektöründe rekabet krizi: "Tekelleşmeye karşı alternatif site engelleniyor" İlan sektöründe yıllardır tekelleşmiş sarı ilan sitesine karşı alternatif olarak açılan satarız.com’un reklam filmleri kaldırılarak engellenmeye çalışılıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Ateş "Alternatif yoksa mecburiyet vardır" diyerek sektöre alternatif olarak geldiklerini ve mecburiyet devrinin biteceğini bu yüzden 3 yıl boyunca kurumsal üyelere sabit fiyat garantisiyle rekabet etmeye devam edeceklerini açıkladı. Türkiye’nin ilan sektöründe uzun yıllardır tek firma üzerinden yapılan ilanlar ve kullanıcıları zorunlu tutulan fahiş fiyatlar vatandaşları zor duruma soktu. Uzun yılların ardından tekelleşmeyi bitirmek için yola çıkan satarız.com Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Ateş firmasına karşılık yapılan engellere ilişkin sosyal medya hesapları üzerinden açıklamalarda bulundu. Ateş, firması için yapılmış olan oyuncu Cengiz Küçükayvaz’ın oynadığı reklam filminin kaldırıldığını söyleyerek tekelleşmiş sektöre karşı halkın desteği ile her zaman dik duracaklarını dile getirdi. Ateş, bu konuyla ilgili aslında açıklamaya yapmak istemediğini ama reklamlarının yasaklandığını için mecbur kaldığını ifade etti. Reklamlar büyük emeklerle yapılan reklam filminin kaldırıldığını vurgulayan Ateş, "Ciddi prodüksiyonlarla emek emek hazırladığımız, on binlerce beğeni ve yorum alan sadece tekelleşmeyi anlattığımız reklamlarımız artık ne televizyonda ne sosyal medyada yayınlanamıyor. Ya bu sektörün tekel olduğu kanıtlanmış. Rekabet kurumu tarafından tekel olduğu ilan edilmiş" dedi. Tekelleşme sisteminin birçok ilan yapacak olan firmaya zarar verdiğini ifade eden Ateş; "Gayrimenkul danışmanları, oto galeri firmaları ve ilan yayınlamak için binlerce lira para veren herkes çekiyor. Lütfen şunu unutmayalım alternatif yoksa, mecburiyet vardır. Farkında mısınız bugüne kadar hiç kimse alternatif olamadı ve mecburiyet başladı. 5 liraya alacağımız hizmeti 100 liraya almak zorunda kaldık. Satarız.com sektöre gireli daha 5-6 ay olmasına rağmen çok beğenildi ve çok desteklendi. Sektöre ilk defa alternatif olmaya başladı" dedi. 1 Temmuz 2026’ya kadar mevcut ve üyelik başlatacak olan kurumsal üyelere 3 yıl boyunca zam yapılmayacağını aktaran Ateş; "Bizim büyüyerek alternatif olmamız rahatsız ediyor anlaşılan, sürekli mağdur oluyoruz. Madem öyle, işte böyle. 3 yıl boyunca tek kuruş fiyat artışı yapmıyorum. 1 Temmuz 2026 tarihine kadar kurumsal üyeliğini başlatan esnaflarımıza 3 yıl boyunca sabit fiyat garantisi veriyorum. İşte rekabet böyle olur, esnafın ve halkın yanında olmak böyle olur" dedi. Destekleyen herkes için teşekkür ettiğini ve sektörün rengini değiştiği aktaran Ateş, "Biz buradayız geri adım atmıyoruz. Daha adil bir piyasa için çalışmaya devam edeceğiz. Azmimizle, emeğimizle ve en önemlisi halkın desteğiyle bu tekeli kıracağız. Destekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne diyodu bizim çocuklar? Sektörün rengi gerçekten değişiyor" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Ateş’in sosyal medya üzerlerinden yaptığı paylaşım üzerine yoğun ilgi görürken binlerce kişi hem paylaştı hem de satarız.com’a destek mesajları geldi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 16:08 Altın fiyatlarında dalgalanma ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla birlikte yeni haftaya altın yükselişle başladı. Haftaya 5 bin 350 dolar seviyesini gören altının ons fiyatı, gün içinde geri çekildi. Tekrardan yükseliş kazanan altının ons fiyatı 5 bin 400 dolar seviyesini aştı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte altının ons fiyatı yeni haftada 5 bin 350 dolar seviyelerini gördü. Artan jeopolitik gerilim, altın fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. Haftaya yükselişle başlayan altın daha sonra kısa süreli bir düşüş sergiledi. Geçtiğimiz ay 5 bin 595 dolar seviyesini gören ons altın, yeni haftada 5 bin 400 dolar seviyesinde bulunuyor. Kuyumcu Nasir Amcalar, piyasaların beklenen sert tepkiyi vermediğini belirterek, belirsizliğin sürmesi halinde fiyatların yeniden yukarı yönlü hareket edebileceğini, olası bir anlaşma durumunda ise kademeli bir gevşemenin görülebileceğini ifade etti. "Aslında beklenilen tepkiyi piyasalar vermedi diyebiliriz" Altının geçtiğimiz hafta sonu İsrail’in İran’ı vurma haberleriyle birlikte yükseldiğini vurgulayan kuyumcu Nasir Amcalar, "Gram altın 7 bin 400 liraydı. Gece saatlerinde yükselen altın haftaya düşüşle başladı. Sabah saatlerindeki fiyat 8 bin 50 TL’ydi ama şu andaki fiyat 7 bin 700 liralara kadar düştü. Önümüzdeki sürece bakacak olursak, bir anlaşma çıkarsa fiyatlarda biraz daha gevşeme devam edecektir. Belirsizlik ortamı devam ederse belki altın fiyatları burada kalabilir ya da kısmi bir yükseliş olabilir. Aslında beklenilen tepkiyi piyasalar vermedi diyebiliriz. Şu sıralar gram altın 7 bin 700 TL, çeyrek altın 12 bin 500 TL, yarım altın 25 bin TL ve tam altın ise 50 bin TL’den işlem görüyor. Bu akşam saat 5 sularında da Amerikan borsası saat farkından dolayı açılacak. Amerikan borsası açıldığında da biraz daha taşlar yerine oturmuş olacaktır muhakkak. Her iki taraf da barışçıl hareket eder ve bu belirsizlik çok fazla sürmezse fiyatlar belki gevşeyebilir. Yani gram altın 7 bin 500 liranın altına gelebilir. Ancak dediğimiz gibi tabii ki bu belirsizlik ortamı devam ettiği sürece hedef hep yukarıya doğru yükselmesi yönündedir" şeklinde konuştu. "Biz yeni bir rekor şu şartlarda, çok ekstrem bir olay olmadığı sürece beklemiyoruz" Gram altının Ocak ayında ticaret savaşları söylemleriyle 6 bin 300’den 8 bin liraya yükseldiğini belirten Amcalar, "Tekrardan 7 bin lira seviyelerine kadar düştü. Şu anda savaş ortamı var. Baktığımız zaman küresel piyasalarda konjonktürel olarak ve jeopolitik riskler olarak hakikaten hat safhada diyebileceğimiz bir zamanda altında bir düşüş söz konusu. Yani ons altın yükseliyor ama Cumartesi gününe göre düşük. Yani bakacak olursak biz yeni bir rekor şu şartlarda, çok ekstrem bir olay olmadığı sürece beklemiyoruz. Cumartesi günü gram altın alan çok fazlaydı. Söylemek gerekirse satabilecek gram altın bulamıyorduk. Ama bugün insanlar bekliyor. Yani fiyatta bir belirsizlik, bir dalgalanma söz konusu. Şu an satacak olan da bekliyor, alacak olan da şu an bekliyor" dedi.
Kiğılı, IFCO Fuarı’nda 2026/27 Kış Koleksiyonu’nu tanıttı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:51 Kiğılı, IFCO Fuarı’nda 2026/27 Kış Koleksiyonu’nu tanıttı Erkek giyim markası Kiğılı, moda endüstrisinin küresel buluşma noktası İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nda yerini aldı. 4-7 Şubat tarihleri arasında düzenlenen fuarda marka, 2026/27 Kış koleksiyonunu sektör profesyonellerinin beğenisine sundu. Erkek giyim sektörünün önde gelen markalarından Kiğılı, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) iştiraki İTKİB Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarlarından biri olan IFCO’da yeni sezon vizyonunu sergiledi. Fuar boyunca yoğun ilgi gören markanın standı, global alıcıları ve moda tutkunlarını ağırlarken, markanın tasarım gücünü ve yenilikçi kumaş teknolojilerini ön plana çıkardı. Yapılan açıklamaya göre, markanın fuarda tanıttığı 2026/27 Kış koleksiyonu, modern şehir yaşamının dinamizmini çağdaş bir bakışla yorumlarken; şehir hayatını kolaylaştıran detaylarıyla güçlü, modern ve karakterli bir duruş ortaya koyuyor. Koleksiyonun renk paletinde; toprak tonlarında kum bejleri, endüstriyel yeşiller, beton grileri,haki tonları, derin indigo mavileri ve sofistike bitter kahve tonları, bordo gibi çarpıcı tonlarla dengeleniyor. 2026/27 Kış koleksiyonu, işlevsellik ve estetiği bir araya getiren yüksek performanslı yeni nesil kumaşlarla da öne çıkıyor. Türk moda endüstrisinin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan IFCO’da, 2026/27 Kış koleksiyonlarını tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, fuara katılımları ve koleksiyonlara gösterilen ilgiyle ilgili olarak, "Fuarda sergilediğimiz kış koleksiyonumuz; güçlü tasarım dili, fonksiyonel detayları ve çağdaş yaklaşımıyla Kiğılı’nın yalnızca klasik erkek giyiminde değil, aynı zamanda modern şehir yaşamına uyum sağlayan, dinamik ve yenilikçi erkek modasında da ne kadar iddialı bir konumda olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Günün farklı anlarına ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan parçalar, markamızın değişen yaşam tarzlarını doğru okuduğunu ve tasarıma bu bakış açısını başarıyla yansıttığını gösteriyor. Fuar boyunca dünyanın farklı bölgelerinden gelen alıcıların koleksiyonumuza gösterdiği yoğun ilgi, uluslararası büyüme ve yeni pazarlara açılma hedeflerimiz doğrultusunda attığımız adımların karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen talepler; Kiğılı’nın ürün kalitesi, tasarım gücü ve üretim kabiliyetinin küresel ölçekte rekabet edebilir seviyede olduğunu bir kez daha teyit ederken, ihracat potansiyelimizi artırma yolunda bize güçlü bir ivme kazandırıyor’’ dedi.
ING Türkiye’de üst düzey atama
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:47 ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı (COO) görevine, teknoloji ve operasyon alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ atanıyor. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. Operasyon ve teknoloji alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı (COO) ve İcra Kurulu Üyesi olarak atanıyor. Saydağ’ın, BDDK süreçlerinin tamamlanmasını takiben 16 Şubat 2026 tarihinde yeni görevine başlaması planlanıyor. Saydağ, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusundaki operasyonel dönüşüm çalışmalarına liderlik edecek. "Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimizde ilerlerken operasyon alanındaki dönüşümü stratejik bir öncelik olarak konumluyoruz. Yapay zekâ modelleri ve robotik çözümler ile müşteri deneyimini daha ileriye taşırken, aynı zamanda verimliliği de artırıyoruz. Bu kapsamda dijitalleşme stratejimizde önemli bir yere sahip olan bu kritik göreve, operasyonel ve dijital dönüşüm alanında birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz. Uluslararası deneyimi, bilgi birikimi ve dönüşüm odaklı bakış açısıyla Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" diye aktardı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisansını alan Ezgi Demirdağ Saydağ, Columbia Business School’da MBA programını ve Haas Berkeley Business School’da ise değişim programını tamamladı. Profesyonel kariyerine 2007 yılında McKinsey & Company İstanbul ofisinde başlayan Saydağ, son olarak şirket bünyesinde Ortak rolünde görev yapıyordu. Yönetim ve strateji danışmanı kimliği ile öne çıkan Saydağ, Türkiye ve Orta Doğu’da başta finansal hizmetler ve tüketici sektörleri olmak üzere pek çok kurumun dijital ve operasyonel dönüşüm programlarına liderlik etti. Kariyerinin son yıllarında, dijital ekonomi koşullarında sürdürülebilir değer oluşturma ve rekabet avantajı sağlama konularında kurumlara rehberlik eden Saydağ; iş gücünün dönüşümü, yapay zekânın organizasyonlar üzerindeki etkisi ve geleceğin operasyonel modelleri konusunda kapsamlı deneyime sahip. Bu doğrultuda, Türkiye ve bölgedeki farklı sektördeki şirketler için stratejik iş gücü planı, operasyonel ve dijital dönüşüm programlarının hazırlanmasına ve uygulanmasına liderlik etti.
Türk mimarın eserleri New York’ta sergileniyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:40 Türk mimarın eserleri New York’ta sergileniyor Bahçeşehir Üniversitesinden (BAU) mezun olduktan sonra eğitimine ABD’de devam eden Nazlı Efe’nin, mimarlık ve sanatı buluşturarak oluşturduğu eserleri "Artist in the Marketplace (AIM) Bienali" kapsamında Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. New York’ta yaşayan gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterilen Nazlı Efe, balmumu ve gazlı bez kullanarak ürettiği enstalasyonlar ve heykellerinin sergilenmesinden ötürü büyük heyecan duyduğunu söyledi. Türkiye’de BAU Mimarlık ve Tasarım bölümünü bitirdikten sonra ABD’de sanat eğitimi alan Nazlı Efe, disiplinler arası çalışmalarıyla New York’ta gelecek vadeden 28 sanatçı arasında gösterildi. Bronx Müzesi’nin New York sanat sahnesindeki gelecek vadeden sanatçıları keşfetme ve destekleme misyonu tarafından seçilen 28 sanatçının eserleri Ocak ayından itibaren Bronx Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. 45 yıldır devam eden, "Artist in the Marketplace" adıyla bilinen AIM Fellowship programı kapsamında düzenlenen ve 29 Haziran’a kadar açık kalacak sergi büyük ilgi gördü. Gothamist tarafından "2026’da mutlaka görülmesi gereken 8 bienal arasında gösterilen AIM Bienali’nde eserleri yer alan Nazlı Efe, eserlerinin Bronx Müzesi’nde sergilenmesinden dolayı çok heyecanlı olduğunu söyledi. Eserlerini oluşturmasında Kıbrıs ve Anadolu kadim kültüründe ilham aldığını söyleyen Nazlı Efe, eserlerinin temasının "koruma" olduğunu söyledi. Su, gazlı bez ve erimiş balmumunun sanat eserlerinde önemli yer tuttuğunu ifade eden Nazlı Efe; "Balmumu, tarihî olarak doğal bir koruyucu olarak kullanılagelmiştir; benzer şekilde gazlı bez de iyileştirme ve bakım temalarını beraberinde getirir. Bu nedenle bu sergimizin ana teması koruma oldu" dedi. "Hepimiz su dolu kesede hayata başladık’’ Eserlerini oluşturmada iyileştirici gücü olan suyun yerinin çok önemli olduğunu da belirten Efe sözlerine şöyle devam etti: "Su, hepimizi bağlayan ortak noktamız, hepimiz hayata su dolu bir kese içinde başladık. Su ile çalışmak, varlık ve canlılıkla derin bir bağ kurmamı sağlıyor. Bu sebeple eserlerimin yapım sürecinde su içeren teknikler kullanıyorum. Bu teknikler kültürümüzde var olan kurşun dökme ve ebru gibi yöntemler. Bu metotları uyarlayarak ve çağdaş sanat dünyasına taşıyarak enstalasyon ve heykeller üretiyorum." Su ve balmumu Anadolu’da yüzyıllardır devam eden kurşun dökme geleneğini farklı şekilde yorumlayan Nazlı Efe, kurşun yerine erimiş balmumu kullanmasıyla da dikkat çekti. Eserlerinde kurşun dökmeden uyarladığı yöntemleri de kullanan Efe "Türkiye’de erimiş kurşunun suya atıldığı ve ortaya çıkan şekillerin yorumlandığı asırlık bir kehanet uygulaması olan kurşun dökmeden derinden etkilendim. Son çalışmalarımda, kurşun yerine balmumu ile çalışarak bu ritüeli uyarladım. Balmumu su ile buluştuğunda, Rorschach mürekkep testini hatırlatan şekiller oluşturur. Bu formlar, bilinçdışını uyararak hatıralarımı ve duygularımı su yüzüne çıkarır. Balmumu formlar, buluntu nesnelerle birlikte enstalasyonlarımın maddeî dilini oluşturur" dedi. Nazlı Efe kimdir Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesini bitiren Nazlı Efe, bir süre yaptığı akademik çalışmaların ardından ABD’ye giderek Pratt Institute’ta sanat eğitimini tamamladı. Mimarlık eğitimini sanatla birleştiren disiplinler arası bir sanatçı olan Efe, su, bilinçdışı ve hafıza temalarını araştıran enstalasyonlar, heykeller ve performanslarıyla dikkat çekti. New York’ta yaşayan ve sanat dersleri veren Nazlı Efe’nin eserleri Sotheby’s Institute of Art, RAINRAIN Gallery ve New Art Dealers Alliance’ta sergilendi. Stutzman Ailesi Vakfı "Heykel Ödülü Özel Takdir" ve "Pratt Üstün Başarı Ödülü" gibi birçok ödül almayı başardı.
Garanti BBVA Talent Week İşe Alım Programı’na başvurular 19 Şubat’a kadar sürecek
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:28 Garanti BBVA Talent Week İşe Alım Programı’na başvurular 19 Şubat’a kadar sürecek Garanti BBVA Talent Week 2026, üniversite öğrencilerine ve yeni mezunlara bankacılıktan teknolojiye uzanan geniş bir kapsamda kariyer fırsatlarını keşfetme, yöneticilerle buluşma ve geleceğin yetkinliklerini deneyimleme imkânı sunacak. Program için başvurular 27 Ocak-19 Şubat tarihleri arasında açık olacak. Garanti BBVA, genç yeteneklerin kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Talent Week 2026 Genç Yetenek İşe Alım Programı, üniversite öğrencilerini ve yeni mezunlarını kapsamlı bir programda buluşturacak. Yeni nesil bankacılık, denetim, teknoloji ve veri gibi farklı alanlarda kariyer yapmak isteyen gençler için tasarlanan Talent Week, katılımcılara Garanti BBVA’yı yakından tanıma, kariyer fırsatlarını keşfetme ve profesyonel bir network oluşturma imkânı sunuyor. Program boyunca gençler; Garanti BBVA yöneticileri ve uzmanlarıyla bir araya gelerek atölye çalışmaları ve ilham verici oturumlara katılacaklar; bankanın çalışma kültürünü, yenilikçi projelerini ve kariyer yollarını deneyimleme fırsatı bulacaklar. Program katılımcıları; bankacılığın birbirinden farklı alanlarını deneyimleyebileceği Management Trainee, veriden değer oluşturup veri bilimci/veri mühendisi olarak yer alabileceği Data MT, denetimin yenilikçi dünyasını keşfedebilecekleri Müfettiş Yardımcısı ve kariyerlerini teknolojinin farklı alanlarında geliştirebilecekleri Tech Talent gibi farklı alanlarda başlangıç yapma fırsatı sunuyor. 27 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında kariyer.garantibbva.com.tr/ilan/R00000005975/0000005896/Talent-Week-2026 adresi üzerinden başvurulara açık olacak Talent Week 2026 için iletişim çalışmaları; sosyal medya kanalları, üniversite kulüpleri, genç yetenek platformları ve açık hava mecraları aracılığıyla da yürütülecek. "Gençlerin potansiyeline yatırım yapmak, geleceğe atılan en değerli adım" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Talent Week 2026 ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Genç yeteneklerin istihdama geçiş sürecinde en çok ihtiyaç duydukları şeylerden biri de kendilerini keşfedebilecekleri, deneyimleyerek öğrenebilecekleri ortamlara ulaşabilmek. Talent Week’i, gençlerin bu becerileri kazanarak potansiyellerini anlayabilecekleri ve ortaya koyabilecekleri bütüncül bir deneyim olarak tasarladık. Garanti BBVA olarak gençlere bir kariyer fırsatı sunmanın yanı sıra onların uzun vadeli gelişim yolculuklarına da eşlik etmeyi amaçladık. Biliyoruz ki geleceğin liderleri bugünden kendini geliştiren, bu yönde desteklenen ve cesaretlendirilen gençler arasından çıkacak. Talent Week ile gençlerin kendilerini Garanti BBVA’nın bir parçası olarak hayal edebilmelerini, ilham almalarını ve kariyer yolculuklarına güvenle başlamalarını hedefliyoruz." Sürdürülebilirlikten inovasyona pek çok konuda gelişim imkanı Yapılan açıklamaya göre; Garanti BBVA, Talent Week ile genç yeteneklere yalnızca bir etkinlik değil, kariyer yolculuklarının başında anlamlı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Programla, gençlerin bankacılığın ötesinde teknoloji, veri, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı alanlarda gelişmeleri desteklenecek ve geleceğin yetkinliklerine bugünden iyi bir yatırım yapılmaları sağlanacak.
Uyuşturucuyu teybin arkasındaki düzenekte zulalamışlar
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:16 Uyuşturucuyu teybin arkasındaki düzenekte zulalamışlar İstanbul’un Esenyurt ilçesinde bazı adreslere ve araçlara yapılan uyuşturucu baskınında 6 şüpheli gözaltına alındı. Bir araçta yapılan aramada teybin arkasına kurulan düzenekte zulananan bir miktar uyuşturucu ele geçirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Esenyurt ilçesinde ’uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’ suçunun önlenmesi ve şüphelilerin tespit edilerek yakalanmasına yönelik çalışmalarına devam ederken, Koza Mahallesi’nde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Kimlikleri tespit edilen, F.A. (31), H.P. (26), O.A. (24), B.Ç. (22), S.C.T. (45) ve İ.Y.T. (45) isimli şahıslar yakalandı. Şahısların ev ve araçlarında aramalar yapıldı. Teybin arkasına uyuşturucu zulalamışlar Öte yandan araçta yapılan aramalarda teybin arkasına özel düzenek kurulduğu belirlendi. Ekipler teybin ön yüzünü sökerek zulalanan uyuşturucuyu buldu. Adreslerde ve araçlarda yapılan aramalarda 3 bin 172 adet uyuşturucu hap, bin 470 gram kimyasallar, 392,3 gram kokain, 107,4 gram kubar esrar, 8 adet elektronik sigara, 1 adet hassas terazi, 10 adet cep telefonu, 100 doları, 100 euro ve 900 lira para ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler ’uyuşturucu madde imal ve ticareti’ suçundan adli makamlara sevk edildi. F.A., O.A., B.Ç. isimli şahıslar hakkında adli kontrol hükümler uygulanırken İ.Y.T., H.P., S.C.T. isimli şahıslar ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:12 Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,45 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 9,72, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,45 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, BIST 100 endeksi yüzde 9,50, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,93 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,31 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 1,18 ve Amerikan Doları yüzde 1,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi yüzde 7,23 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; DİBS yüzde 0,18, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,76, Euro yüzde 3,22 ve Amerikan Doları yüzde 3,43 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,37, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 10,84 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Amerikan Doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,92, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,14 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 40,16, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 35,44 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,50, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 6,75 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 70,97, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 66,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından euro yüzde 8,37, mevduat faizi (brüt) yüzde 7,24 ve DİBS yüzde 6,10 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 0,51 ve Amerikan Doları yüzde 4,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise euro yüzde 5,49, mevduat faizi (brüt) yüzde 4,39 ve DİBS yüzde 3,28 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 3,16 ve Amerikan Doları yüzde 6,93 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:07 Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarını açıkladı. Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişi oldu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi olurken, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini ise kadınlar oluşturdu. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 38 bin 968 kişi artarak 1 milyon 519 bin 515 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,3’ünü erkekler, yüzde 50,7’sini kadınlar oluşturdu. Nüfus artış hızı binde 5 oldu Yıllık nüfus artış hızı 2024 yılında binde 3,4 iken, 2025 yılında binde 5 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6 oldu Türkiye’de 2024 yılında yüzde 93,4 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2025 yılında yüzde 93,6 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,6’dan yüzde 6,4’e düştü. Nüfusumuzun yüzde 67,5’ini yoğun kent olarak sınıflandırılan yerlerde ikamet edenler oluşturdu Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’nin (MAKS) kullanılmaya başlanması ile birlikte fiili kent-kır yapısını daha doğru yansıtan, "yoğun kent, orta yoğun kent ve kır"(2) ayrımında oluşturulan yeni bir sınıflama yapılmıştır. Bu sınıflamaya göre, Türkiye nüfusunun yüzde 67,5’inin yoğun kent, yüzde 15,8’inin orta yoğun kent ve yüzde 16,8’inin ise kır olarak sınıflandırılan yerleşim yerlerinde yaşadığı görüldü. Türkiye’de 33 ilin nüfusu azaldı Ülkemizde 2024 yılında bir önceki yıla göre 40 ilin nüfusunda azalma görülürken, 2025 yılında 33 ilin nüfusunun azaldığı görüldü. İstanbul’un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 52 bin 451 kişi artarak 15 milyon 754 bin 53 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,3’ünün ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 910 bin 320 kişi ile Ankara, 4 milyon 504 bin 185 kişi ile İzmir, 3 milyon 263 bin 11 kişi ile Bursa ve 2 milyon 777 bin 677 kişi ile Antalya izledi. Nüfusu en az olan il 82 bin 836 kişi ile Bayburt oldu Bayburt, 82 bin 836 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 85 bin 83 kişi ile Tunceli, 90 bin 392 kişi ile Ardahan, 138 bin 807 kişi ile Gümüşhane ve 157 bin 363 kişi ile Kilis takip etti. Türkiye’de nüfusu 1 milyonu aşan ilk ilçe Esenyurt oldu İlçelere göre nüfus dağılımı incelendiğinde, İstanbul ili Esenyurt ilçesinin 1 milyon 3 bin 905 kişi ile ilk sırada yer aldığı görüldü. Buna göre Türkiye’de ilk defa bir ilçenin nüfusu 1 milyonu geçmiş oldu. Esenyurt İlçesini sırasıyla 957 bin 792 kişi ile Gaziantep ili Şahinbey ilçesi, 952 bin 198 kişi ile Ankara ili Çankaya ilçesi, 931 bin 722 kişi ile Ankara ili Keçiören ilçesi ve 905 bin 880 kişi ile Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi takip etti. Nüfus piramidindeki yapısal değişim devam etti Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2025 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir. Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 34,9’a yükseldi Ortanca yaş, nüfusu oluşturan kişilerin yaşları yeni doğan bebekten en yaşlıya doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir. Türkiye’de 2024 yılında 34,4 olan ortanca yaş, 2025 yılında 34,9’a yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 33,7’den 34,2’ye, kadınlarda ise 35,2’den 35,7’ye yükseldiği görüldü. Ortanca yaşı en yüksek olan il Sinop, en düşük olan il Şanlıurfa oldu Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 44 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip il olduğu görüldü. Sinop’u, 43,5 ile Giresun ve 43,3 ile Kastamonu izledi. Diğer yandan 21,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 23,3 ile Şırnak ve 25 ile Siirt takip etti. Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 43 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 21,3 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 44,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 22,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu. Hiç evlenmeyenlerin oranının erkeklerde daha yüksek olduğu görüldü Ülkemizde 2009 ve 2025 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2025 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü. Çalışma çağındaki nüfusun oranı yüzde 68,5 oldu Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2025 yılında yüzde 68,5 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 20,4’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 11,1’e yükseldi. Toplam yaş bağımlılık oranı azaldı Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2024 yılında yüzde 46,1 iken 2025 yılında yüzde 46’ya düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 30,6’dan, yüzde 29,7’ye gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 15,5’ten yüzde 16,2’ye yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2025 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 29,7 çocuğa ve 16,2 yaşlıya bakmaktadır. Türkiye’de kilometrekareye 112 kişi düşerken İstanbul’da 2 bin 943 kişi düştü Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan "bir kilometrekareye düşen kişi sayısı", Türkiye genelinde 112 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 943 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’u 633 kişi ile Kocaeli ve 395 kişi ile en küçük yüz ölçümüne sahip il olan Yalova izledi. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan ve Gümüşhane izledi. Diğer yandan yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu ise 59 olarak gerçekleşti.
DaVinci Gourmet, ’Dünyanın En İyi 100 Kahve Dükkanı 2026’nın sponsoru oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:02 DaVinci Gourmet, ’Dünyanın En İyi 100 Kahve Dükkanı 2026’nın sponsoru oldu DaVinci Gourmet, Madrid’de tanıtımı yapılacak olan ’Dünyanın En İyi 100 Kahve Dükkanı 2026’nın baş sponsoru oldu. Küresel içecek çözümleri markası DaVinci Gourmet, The World’s 100 Best Coffee Shops 2026 baş sponsoru olduğunu duyurdu. Kerry Group altında bir marka olan DaVinci Gourmet, küresel kahve topluluğunu desteklemek ve dünya çapında kafe kültüründe mükemmelliği kutlamak yönündeki taahhüdünü pekiştirdiğini açıkladı. Dünyanın dört bir yanından 15 binden fazla kahve dükkanı etkinliğe katılıyor. Etkinlikte yapılacak en iyi kahve dükkanları, 800’den fazla sektör profesyonelinin uzmanlığını 350 bin halk oyu ile belirlenecek. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kerry Asia Pacific, Orta Doğu ve Afrika Gıda Hizmetleri Markaları Genel Müdürü Eloise Dubuisson, "The World’s 100 Best Coffee Shops ile ortaklığımız kahve dünyasındaki ustalığı ve tutkuyu kutluyor. Kafe kültürü ve kahve topluluğunu destekleyen küresel içecek çözümleri markası olarak, uzmanlar tarafından değerlendirilen ve kahve severler tarafından oylanan, dünyanın dört bir yanında en ilham verici kahve dükkanlarını tanıyan bir girişimi desteklemekten gurur duyuyoruz" dedi. Yapılan açıklamaya göre; 2026 listesi Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Kolombiya, Peru, Çin, Filipinler, Malezya, Meksika, Kore, BAE, Şili ve İspanya’da hem gelişmekte olan hem de yerleşik kahve ortamlarını vurgulayarak kalite, yenilik ve kültürel değişim tarafından yönlendirilen küresel bir kahve hareketinin gücünün ve çeşitliliğinin altını çiziyor. DaVinci Gourmet CEO’su César Ramrez, "Bu sıralama, olağanüstü kahve dükkanları listesinden daha fazlasıdır; kahvenin dünya çapında yaşadığı kültürel bir görüntüsüdür" dedi. Değerlendirme süreci Seçilen kahve dükkanları yalnızca olağanüstü kahveleriyle değil, aynı zamanda farklı, bütünsel ve değişmeyen yüksek kaliteli bir deneyim sunmalarıyla da öne çıkıyor. Adil, tutarlı ve temsili bir sonuç elde etmek adına bu sıralama kahve, gastronomi ve konaklama sektörlerindeki profesyonellerden oluşan uluslararası bir jüriye sahip. Değerlendirme süreci, yüzde 70 ağırlıklı uzman değerlendirmesi ile yüzde 30 ağırlıklı halk oylamasını bir araya getiriyor. Tüm kahve dükkanları kahve kalitesi, barista uzmanlığı, sürdürülebilirlik, hizmet, ambiyans, gıda kalitesi, yenilik ve tutarlılığı kapsayan tek tip küresel standartlar kullanılarak değerlendiriliyor. Bölgesel değerlendirmeler, dünya çapındaki önemli kahve bölgelerinde sektörün saygın isimleri tarafından yönetiliyor.
İstanbul sisle uyandı, mest eden görüntü havadan görüntülendi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:41 İstanbul sisle uyandı, mest eden görüntü havadan görüntülendi İstanbul, sabah saatlerinde etkili olan yoğun sis ve alçak bulutlarla birlikte eşsiz manzaralara sahne oldu. Gün doğumuyla beraber şehrin simge noktaları, bulutların üzerine çıkarak adeta gökyüzünde süzülen yapılar gibi göründü. Ortaya çıkan görüntüler, İstanbul’un farklı bir yüzünü gözler önüne serdi. Üsküdar’da Küçük Çamlıca Tepesi’nde bulunan Çamlıca Kulesi, sis tabakasının arasından yükselen siluetiyle dikkat çekti. Günün ilk ışıklarıyla birlikte gökyüzünde oluşan sarı ve turuncu tonlar, kulenin çevresini adeta bir tabloya dönüştürdü. Şehrin büyük bölümü bulutların altında kalırken, Çamlıca Kulesi ile birlikte gün doğumu manzarası eşsiz görüntüler ortaya çıkarttı. Anadolu Yakası’nda Ataşehir’de yer alan İstanbul Finans Merkezi çevresinde kaydedilen görüntülerde ise yüksek yapılar sis denizinin içinde kayboldu. Modern mimarisiyle öne çıkan finans merkezinin kuleleri, bulutların arasından kısmen görünerek etkileyici bir atmosfer oluşturdu. Sisle bütünleşen yapılar, kentin masalsı karelerle yansıttı. Avrupa Yakası’nda Beşiktaş-Levent hattında bulunan gökdelenler de yoğun sisin etkisiyle farklı bir manzaraya büründü. Bulutların şehir seviyesine kadar inmesiyle birlikte gökdelenlerin üst katları adeta gökyüzünde yükseliyormuş izlenimi verdi. Sabah ışıklarıyla birleşen sis, Levent siluetini kartpostallık görüntülere dönüştürdü. Drone ile havadan kaydedilen görüntülerde İstanbul, sis ve gün doğumunun oluşturduğu görsel şölenle izleyenleri kendine hayran bıraktı. Şehrin hem tarihi hem modern yapıları, bulutların üzerinde aynı karede buluşurken, İstanbul’un her sabah yeniden doğan bir şehir olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
İstanbul sisle uyandı, mest eden manzara böyle görüntülendi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 09:39 İstanbul sisle uyandı, mest eden manzara böyle görüntülendi İstanbul, sabah saatlerinde etkili olan yoğun sis ve alçak bulutlarla birlikte eşsiz manzaralara sahne oldu. Gün doğumuyla beraber şehrin simge noktaları, bulutların üzerine çıkarak adeta gökyüzünde süzülen yapılar gibi göründü. Ortaya çıkan görüntüler, İstanbul’un farklı bir yüzünü gözler önüne serdi. Üsküdar’da Küçük Çamlıca Tepesi’nde bulunan Çamlıca Kulesi, sis tabakasının arasından yükselen siluetiyle dikkat çekti. Günün ilk ışıklarıyla birlikte gökyüzünde oluşan sarı ve turuncu tonlar, kulenin çevresini adeta bir tabloya dönüştürdü. Şehrin büyük bölümü bulutların altında kalırken, Çamlıca Kulesi ile birlikte gün doğumu manzarası eşsiz görüntüler ortaya çıkarttı. Anadolu Yakası’nda Ataşehir’de yer alan İstanbul Finans Merkezi çevresinde kaydedilen görüntülerde ise yüksek yapılar sis denizinin içinde kayboldu. Modern mimarisiyle öne çıkan finans merkezinin kuleleri, bulutların arasından kısmen görünerek etkileyici bir atmosfer oluşturdu. Sisle bütünleşen yapılar, kentin masalsı karelerle yansıttı. Avrupa Yakası’nda Beşiktaş-Levent hattında bulunan gökdelenler de yoğun sisin etkisiyle farklı bir manzaraya büründü. Bulutların şehir seviyesine kadar inmesiyle birlikte gökdelenlerin üst katları adeta gökyüzünde yükseliyormuş izlenimi verdi. Sabah ışıklarıyla birleşen sis, Levent siluetini kartpostallık görüntülere dönüştürdü. Dron ile havadan kaydedilen görüntülerde İstanbul, sis ve gün doğumunun oluşturduğu görsel şölenle izleyenleri kendine hayran bıraktı. Şehrin hem tarihi hem modern yapıları, bulutların üzerinde aynı karede buluşurken, İstanbul’un her sabah yeniden doğan bir şehir olduğu bir kez daha ortaya çıktı.