Yerel Haberler
İstanbul
Garanti BBVA ve TURMEPA, deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı 02 Mart 2026 Pazartesi - 10:45:24 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü’nde Garanti BBVA ve TURMEPA, Mavi Nefes Projesi kapsamında deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Göcek’te yürütülen çalışmalarla ekilen deniz çayırı sayısı 14 bine ulaşırken, alanlar "oksijen üretim noktası" olarak işaret şamandıralarıyla koruma altına alındı. Proje ile deniz çayırı restorasyonundan atık temizliğine, mercan ekosistemlerinin korunmasından farkındalık eğitimlerine uzanan bilim temelli ve ölçülebilir çalışmalarla deniz ekosistemlerinde kalıcı etki oluşturuluyor. Garanti BBVA, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana sürdürdüğü Mavi Nefes Projesi ile deniz çayırlarının korunmasına yönelik çalışmaları ve ulaşılan somut sonuçları 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü vesilesiyle kamuoyuyla paylaştı. Denizlerin oksijen üretiminde, karbon tutumunda ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığında kritik rol üstlenen deniz çayırları, Mavi Nefes Projesi’nin ana odak alanlarından birini oluşturuyor. Halen bu bitki odağında Fethiye-Göcek, Marmara Denizi Prens Adaları ve Saros’ta çalışmalara devam ediliyor. Proje kapsamında Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yürütülen çalışmalarla bugüne kadar ekilen deniz çayırı fidesi sayısı 14 bine ulaştı. Ekilen alanlarda canlılık oranı yüzde 70’in üzerinde seyrediyor. 2025 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen 14 bin deniz çayırı ekimi, işaret şamandıralarıyla "oksijen üretim noktası" olarak koruma altına alındı. Bu alanlar, denizlerin doğal karbon yutakları ve oksijen kaynakları olarak kritik bir işlev üstleniyor. Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında, Marmara Denizi’nin ekolojik açıdan en hassas bölgelerinden biri olan Prens Adaları çevresinde de müsilajın deniz altı habitatları üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik saha çalışmaları başlatıldı. Proje ile geliştirilen yenilikçi temizleme tekniğinin sahada test edilmesiyle Marmara Denizi’nin ekolojik dayanıklılığını artırmaya yönelik bilim temelli çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda geliştirilen ve Venturi sistemiyle çalışan yenilikçi temizleme cihazı da sahada test ediliyor; hava basıncı kullanılarak müsilajın mercanlar, algler ve deniz çayırları gibi hassas canlıların üzerinden zarar vermeden uzaklaştırılması sağlanıyor. Deniz çayırları yalnızca oksijen üretmekle kalmıyor; atmosferdeki karbonu tutarak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynuyor. Bir kilometrekare deniz çayırı, ortalama 1.000 insanın yıllık oksijen ihtiyacını karşılıyor. Aynı zamanda balıklar ve pek çok deniz canlısı için yaşam ve üreme alanı oluşturuyor; dalga enerjisini azaltarak kıyı erozyonunu önlüyor. Ayrıca, sediment tabakalarında geçmiş yüzyılların izlerini saklayarak ekosistemin hafızasını oluşturuyor. Göcek’te 2.000 yaşında deniz çayırı keşfedildi Mavi Nefes Projesi kapsamında Göcek’te gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, Türkiye deniz araştırmaları açısından da önemli bir kilometre taşı oldu. Geçtiğimiz yıl Kızılada açıklarında tespit edilen bir deniz çayırının yaklaşık 2.000 yaşında olduğunun belirlenmesinin, Türkiye’de bu alanda gerçekleştirilen ilk yaş tayini çalışması olarak kayda geçtiği aktarıldı. Mahmut Akten: "Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik önemde" Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, 1 Mart Dünya Deniz Çayırları Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Deniz çayırları, denizlerin ve gezegenimizin geleceği için kritik öneme sahip doğal varlıklar. Oksijen üretiminden karbon tutumuna, biyolojik çeşitliliğin korunmasından kıyıların güvenliğine kadar çok boyutlu bir ekosistem hizmeti sunuyorlar. Mavi Nefes Projesi ile 2021’den bu yana bilimin rehberliğinde attığımız adımlarla denizlerimizin yalnızca yüzeyini değil, deniz altı yaşamını da korumayı hedefliyoruz. Göcek’te 14 bine ulaşan deniz çayırı ekimi ve bu alanların ‘oksijen üretim noktası’ olarak koruma altına alınması, uzun vadeli ve kalıcı etki oluşturma kararlılığımızın yansıması. Şimdi önümüze yeni bir hedef daha koyduk ve 20 bin deniz çayırına ulaşmak istiyoruz. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezinde konumlandırırken, denizlerimizin nefes alması için bilimi, sivil toplumu ve gönüllüleri bir araya getirmeye devam edeceğiz." Şadan Kaptanoğlu: "Deniz çayırlarını korumak, denizlerin geleceğini korumaktır" TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, "Deniz çayırları, deniz ekosisteminin temelini oluşturan ve iklim krizine karşı en güçlü doğal müttefiklerimizden biri olan hassas habitatlardır. Mavi Nefes Projesi ile bilimsel veriler ışığında yürüttüğümüz koruma ve restorasyon çalışmaları sayesinde yalnızca bugünü korumayı değil, gelecek nesillere sağlıklı ve dirençli denizler bırakmayı amaçlıyoruz. Bölge halkının bilgi ve deneyimini sürece dahil ederek, bakanlıklar, kamu kurumları ve tüm paydaşlarımızla katılımcı bir anlayışla sahada birlikte çalışıyor, yerel sahiplenmeyi güçlendirerek kalıcı çözümler üretmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Mavi Nefes’in çok boyutlu etkisi 2021 yılında Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğan Mavi Nefes Projesi ile yalnızca temizlik değil, deniz altı yaşamını onaran bilim temelli ve uzun vadeli çözümler üretmek hedefleniyor. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı hedefliyor.
02 Mart 2026 Pazartesi - 10:32 Türkiye 2025’te yüzde 3,6 büyüdü Türkiye ekonomisi 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini paylaştı. Buna göre; üretim yöntemine göre dört çeyrek toplamıyla elde edilen yıllık GSYH, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,6 arttı. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 41,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL oldu. Kişi başına GSYH 2025 yılında cari fiyatlarla 712 bin 200 TL, ABD doları cinsinden 18 bin 040 olarak hesaplandı. İnşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 arttı GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,0, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 6,9, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,8, sanayi yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,0 arttı. Tarım sektörü ise yüzde 8,8 azaldı. GSYH 2025 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 arttı GSYH 2025 yılının dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,4 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,4 arttı. GSYH 2025 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,4 artarak 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 438 milyar 605 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılında yüzde 4,1 arttı Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2025 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 4,1 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının cari fiyatlarla GSYH içindeki payı yüzde 54,4 oldu. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 5,2 arttı Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 5,2 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,9 azalırken gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 5,4 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 0,3 azalırken ithalatı yüzde 4,9 arttı Bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre 2025 yılında mal ve hizmet ihracatı yüzde 0,3 azalırken ithalatı yüzde 4,9 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 2,3 azalırken ithalatı yüzde 3,8 arttı. İşgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,4 arttı İşgücü ödemeleri 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,9 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 arttı. İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı 2025 yılında yüzde 36,9 oldu İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 37,0 iken bu oran 2025 yılında yüzde 36,9 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,1 iken yüzde 44,1 oldu.
Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikincisi başlıyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:10 Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikincisi başlıyor Batman Üniversitesi ve Tüpraş iş birliğiyle gerçekleştirilen Temel Rafinericilik Staj Programı’nın ikinci dönemi için başvurular açıldı. Program kapsamında staja kabul edilen Meslek Yüksekokulu öğrencileri, rafinericilik alanında teorik ve uygulamalı eğitimler alarak Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası sahibi olma fırsatı yakalayacak. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Tüpraş, rafinelerinin bulunduğu illerde öğrencilere saha deneyimi ve teknik gelişim fırsatı sağlayarak yerel ekonomiye ve yetenek gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. Batman Üniversitesi ile Tüpraş geçtiğimiz yıl başlattıkları Temel Rafinericilik Staj Programı iş birliğini bu yıl da sürdürmek üzere bir protokol imza töreni düzenledi. 3 Şubat 2026 tarihindeki imza töreni Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir ve Tüpraş Batman Rafinerisi Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz’un katılımlarıyla gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen ve öğrencilerden yoğun ilgi gören program, bu yıl da rafinericilik alanında teorik bilgi ile saha deneyimini bir arada sunarak; öğrencilerin sektöre dair farkındalığını artırmayı ve yerel kalkınmaya nitelikli insan kaynağıyla katkı sağlamayı amaçlıyor. Programa Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu’nun, Rafineri ve Petrokimya Teknolojisi, Elektrik, Elektrik Haberleşme Teknolojisi ve Makine Bölümü öğrencileri başvurabilecek. Batman Rafinerisi’nde yürütülecek program kapsamında öğrenciler; temel rafinericilik eğitimleri, birimlerde iş başı uygulamaları ve teknik kariyer gelişim modüllerinden oluşan bir sürece katılacak. Programı başarıyla tamamlayan öğrenciler Tüpraş Temel Rafinericilik Sertifikası almaya hak kazanacak. Başvurular 27 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Başvuru sürecinde Tüpraş tarafından Batman Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik bir tanıtım semineri de düzenlenecek. Seminerde programın içeriği ve süreçlerine ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacak. Prof. Dr. Demir: "Üniversite-sanayi iş birliklerini sürdürülebilir kılmak temel hedefimiz" Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bu yıl ikincisini hayata geçirdiğimiz iş birliği ile öğrencilerimiz Türkiye’nin lider sanayi şirketinde deneyim kazanarak teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme fırsatı buluyor. Program, öğrencilerimize mesleki yetkinlik gelişimini ve mezuniyet sonrası istihdam şansını önemli ölçüde artırıyor. Üniversite-sanayi iş birliklerini sürdürülebilir kılmak, öğrencilerimizi nitelikli bireyler olarak geleceğe hazırlamak temel hedefimizdir. Bu vesile ile başta Tüpraş Batman Rafineri Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz olmak üzere Tüpraş yöneticilerine, çalışanlarına ve öğrencilerimize verdikleri katkılar için teşekkür ediyorum." Karaoğuz: "İş birliğimizle hem gençlere hem bölgemize kalıcı değer sağlamayı sürdürüyoruz" Tüpraş Batman Rafineri Müdürü Ahmet Cemil Karaoğuz ise programın sağladığı katkıya dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Batman’da hayata geçirdiğimiz toplumsal projelerle bölgeye değer katmayı sürdürüyoruz. Bu projelerimizden biri olan Temel Rafinericilik Staj Programı’nı, Batman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İdris Demir ve değerli akademisyenlerimizin süreçteki kıymetli destekleriyle bu yıl ikinci kez hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Bu program ile gençlerimiz, edindikleri teorik bilgileri rafinerimizin üretim, bakım ve kalite birimlerinde; laboratuvar, elektrik, enstrüman, kaynak ve mekanik atölyelerinde deneyimli ekiplerimizin yanında pratiğe dönüştürme imkânı elde ediyor. Aynı zamanda, ihtiyaç duyduğumuz yetkinliklere sahip genç yetenekleri yetiştirme ve onları daha yakından değerlendirme fırsatımız oluyor. Bu sene de iş birliğimizin hem öğrencilere hem de bölgemize kalıcı katkı sunmaya devam edeceğine inanıyoruz." Tüpraş, Batman Üniversitesi iş birliği ile yürüttüğü bu modeli, eş zamanlı olarak Kırıkkale’de de gerçekleştiriyor. Şirket, programı ilerleyen yıllarda devam ettirmeyi ve daha çok genci enerji sektörüne hazırlamayı hedefliyor.
Uzmanlar uyarıyor: "En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:36 Uzmanlar uyarıyor: "En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı" Çocuklarda enfeksiyon vakalarına ilişkin konuşan Uzm. Dr. Leyla Beşel, "40 derecenin üzerinde ateş, öksürük, burun akıntısı gibi semptomlarla hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta. RSV, influenza, rinovirüs gibi virüsler çok sık. En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı. Hastanın dirençli ateşi var, 40 derece, düşmüyor, bilinçte değişikliği var, beslenemiyor gibi semptomlar varsa muhakkak hastaneye başvurusu önemlidir. Hastaların ilaç ve vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmasını istemiyoruz" dedi. Soğuk havalarda çocuklarda görülen enfeksiyonlara dikkat çeken uzmanlar, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Beşel, sık görülen enfeksiyonlara ilişkin konuşurken tedavi süreçlerine yönelik bilgi verdi. Uzm. Dr. Beşel, tedavilerin hekim kontrolünde ilerlemesi gerekliliğini de yineledi. "Hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta" Çocuklarda enfeksiyon vakalarına ilişkin konuşan Uzm. Dr. Leyla Beşel, "Sonbahar mevsiminde okulların açılmasıyla virüs enfeksiyonlarının sıklığı artıyor. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sıklığı artıyor. Öksürük, burun akıntısı, ateş, boğaz ve kas ağrısı gibi semptomlarla hastalar hem acilimize hem polikliniklerimize başvurmakta. RSV, influenza, rinovirüs gibi virüsler çok sık. Hastalarımız 40 derecenin üzerinde ateş, baş ve boğaz ağrısıyla başvurmakta, yeterli tedavileri vermeye çalışmaktayız. Hastanın dirençli ateşi var, 40 derece, düşmüyor bilinçte değişikliği var, beslenemiyor gibi semptomlar varsa aile evde halledemeyecektir. Muhakkak hastaneye başvurusu önemlidir. En sık yapılan hata; viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı. Virüs enfeksiyonlarında antibiyotik önerimiz olmuyor, semptomatik tedavi edilmesi gerekiyor. Doktora danışmadan antibiyotik kullanmak zaten uygun değil" dedi. "Şikayetlerin 10 günden uzun sürmesi bizim için önemli" ‘Viral enfeksiyonların uzaması durumu önemli’ diyerek sözlerine devam eden Uzm. Dr. Beşel, "Özellikle üst solunum yolu bulguları olan hastalarda öksürük, burun akıntısı gibi bulguları olan hastalarda şikayetlerin 10 günden uzun sürmesi bizim için önemli. Arada bir iyilik hali olduktan sonra tekrar ateşlenmesi, öksürük gibi bulguların başlaması ikinci bir enfeksiyonun eklendiğini gösterir. Bu enfeksiyonlarda doktora başvurmak önemlidir çünkü genellikle bakteriyel enfeksiyonlar olduğu için bu hastalara antibiyotik tedavisi vermemiz gerekebiliyor. Uygun, sağlıklı beslenmek zaten vücudun ihtiyacını karşılıyor. Hastaların vitaminleri doktor tavsiyesi olmadan kullanmasını istemiyoruz, hangi hastaya hangi vitamini vereceğine doktor karar vermeli. Çocukluk çağında sağlıklı beslenme, temizliğe önem vermek, meyve, sebze tüketimini doğru yapabilmek alması gereken vitamini zaten karşılıyor" dedi. "Altta yatan kronik hastalık varsa viral enfeksiyonlar daha ağır seyirlidir" "Üst solunum yolu olduğu dönemde sıvı alımını artırmak, çocuğun beslenmesini düzenlemek çok önemli’ diyen Uzm. Dr. Beşel, sözlerini şöyle sürdürdü: "O dönemde iştahsızlığı olacaktır ama uygun tedaviye doktor karar vermek zorunda. Altta yatan kronik hastalığı olmak ya da immün yetmezliği her konuda risk, viral enfeksiyonlarda da bakteriyel enfeksiyonlarda da önemli. İmmün yetmezliği olan çocuklar için özel değerlendirmeler yapıp bunlara göre de tedavi planlayabiliyoruz. Astımı, diyabeti olan çocuklarda altta yatan kronik hastalık varsa viral enfeksiyonlar daha ağır seyirlidir. Hastanın annesinin daha uyanık davranması semptomları yakın takip etmesi, ilgili hekimine hemen başvurmasını öneriyoruz. Kronik hastalığı olan hastalar için influenza aşısını rutinde zaten öneriyoruz. İnfluenza aşısı 6 ay üzerinde tüm çocuklara yapılır kabul ediliyor. Bu küçük yaş grubunda 2 doz, diğer çocuklarda tek doz şeklinde. Çocuğun hasta dönemi evde geçirmesi, teması azaltacağı için bulaşıcılığı da azaltacak. Annelere önerdiğimiz şey; sağlıklı beslemeleri, temizliklerine önem vermeleri, düzenli uyku uyumalarını sağlamaları ve aşılarını tam yaptırmaları"
Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:30 Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle Sevgililer Günü araştırmasını duyurdu. Araştırmaya göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Hepsiburada’nın FutureBright iş birliğiyle Ocak sonunda gerçekleştirdiği araştırma, Sevgililer Günü alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Sonuçlara göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Moda kategorisi liderliğini korurken, her 10 kişiden 8’i doğru hediyeyi bulmak için rehber içeriklerden destek alıyor. Alışveriş planlı ilerliyor Araştırma, tüketicilerin Sevgililer Günü alışverişini son dakikaya bırakmadığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si hediyesine şimdiden karar vermiş durumda. Alışveriş trafiğinin en yoğun olduğu dönem ise Şubat ayının ilk haftası olarak öne çıkıyor. Hediye bütçelerinde ise bu yıl ortalama 5 bin 170 TL seviyesi gözlemleniyor. Erkek katılımcılarda bu rakamın 6 bin 350 TL’ye kadar yükseldiği görülse de alıcılar için asıl kriter fiyat değil; hediyenin ne kadar "düşünülmüş" olduğu. Karar verme sürecinde "rehber" ihtiyacı Seçeneklerin çokluğu, tüketicileri daha fazla araştırmaya itiyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu alışveriş öncesi mutlaka araştırma yaparken, her iki kişiden biri e-ticaret platformlarının sunduğu yönlendirmeleri takip ediyor. Özellikle hediye rehberleri, "karar yorgunluğu" yaşayan kullanıcılar için can kurtarıcı bir rol üstleniyor. Öyle ki; tüketicilerin yüzde 80’i bu rehberleri faydalı bulduğunu belirtiyor. Favori kategoriler: Moda, takı-aksesuar, parfüm ve teknoloji Araştırmaya göre moda, bu yıl da hediye seçiminde açık ara en güçlü kategori olarak zirvedeki yerini koruyor. Her iki katılımcıdan birinin ilk tercihi olan modayı, takı-aksesuar ve parfüm seçenekleri yakından izliyor. Modaya yönelenlerin öncelikli tercihi giyim olurken; ayakkabı ve çanta da popülerliğini sürdürüyor. Takı tarafında altın, pırlanta gibi değerli mücevherler ile saatler en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Elektronik aksesuarlar ise yüzde 20’lik bir kitle tarafından belirtiliyor, bu grupta özellikle akıllı saatlerin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Teknolojiden modaya, aksesuardan kozmetiğe ve ev dekorasyonuna kadar uzanan zengin koleksiyonda, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevdiklerini özel hissettirmek isteyenler için pek çok alternatif sunuluyor. Teknoloji tutkunları için son model cep telefonları, akıllı saatler ve kulaklıklar ön plana çıkarılırken; stil sahibi olanlar için trend montlar, şık çantalar ve her tarza hitap eden ayakkabılar bir araya getiriliyor. Bakımına özen gösterenler için popüler kozmetik setlerinden evine renk katmak isteyenler için şık dekoratif objelere kadar her bütçeye uygun binlerce seçenek platformda kullanıcıları bekliyor.
Trendyolmilla’dan Sevgililer Günü’ne özel hediye seçenekleri
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:24 Trendyolmilla’dan Sevgililer Günü’ne özel hediye seçenekleri Trendyolmilla 14 Şubat Sevgililer Günü koleksiyonunda; sezonun gözdeleri ceket, mont, kazak, bot, çizme ve aksesuarın yanı sıra ev yaşam kategorisindeki özel koleksiyonlar öne çıkıyor. Dijital dünyanın hızıyla modaseverlerin anlık taleplerini buluşturan Trendyolmilla, 14 Şubat heyecanını moda deneyimine dönüştürüyor. Sevgililer Günü’nde sürpriz hazırlayanlara en yeni trendleri sunan platformda, çok satanlardan aksesuara, ayakkabıdan ev yaşama, büyük bedenden çantaya geniş bir ürün yelpazesinde hediye seçenekleri yer alıyor. Yapılan açıklamaya göre, ‘500 TL Altı Koleksiyonu’yla tasarım kalitesine ulaşılabilir fiyatlarla sahip oluyor. Trendyolmilla Curve, Man, Home, Shoes ve Beauty kategorilerindeki özel seçki ile, modadan güzelliğe kadar pek çok farklı kategoriyi bir araya getiriyor. Sezonun hit parçaları olan ceket, mont ve trikoların yanı sıra; bot, çizme ve aksesuar gibi tamamlayıcılar, hem kadınlar hem erkekler için 14 Şubat’ın stil kodlarını yeniden tanımlıyor. Kalite ve şıklığı buluşturan gece elbiselerinde, 14 Şubat’ın rengi kırmızı tonlarının yanı sıra siyah ve kahverengi öne çıkıyor. Ev giyim koleksiyonunda kadınlar için kalp desenli, grafik baskılı, nakışlı ürünler saten veya pamuk gibi kumaş seçenekleriyle göze çarpıyor. Kırmızı, pembe ve bordo tonlarının dikkat çektiği iç giyim kategorisinde, her bedene uyan ürünler dantel, tül ve saten kumaş alternatifleriyle geniş bir yelpazeyi kapsarken, erkekler için hediye trendlerinde deri botlar, gömlekler ve kazaklar stil sahibi bir koleksiyona dönüşüyor. Desen ve renk çeşitliliğiyle öne çıkan pijama koleksiyonu ise evdeki huzur ve konforun eşlikçisi oluyor. Açıklamaya göre, Trendyolmilla Home, sevdiklerinin evdeki stilini tamamlamak isteyenlere özel bir koleksiyon hazırladı. Özel koleksiyonda kalp şeklinde bambu tabaklardan Amerikan servisine, kalp desenli fincan ve kupa mutfak ürünleri bulunuyor. Kalp motifli nevresim ve pike takımı, mutfak havlusu, bornoz, paspas ve kırlent gibi ürünler de, sevgisini şık bir dokunuşla ifade etmek isteyenleri bekliyor. Platformun özel seçkisinde binden fazla ürün yer alıyor, triko ve pijama takımları çok satanlar olarak öne çıkıyor.
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 3’üncü hafta: Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:01 Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 3’üncü hafta: Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine 3’üncü haftasında devam ediliyor. Duruşmada, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya savunma yapıyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Tutuksuz sanıkların savunmalarına başlandı Yargılamada bugün 3’üncü haftaya girilirken, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde devam eden duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Salonda, çok sayıda partili de yer aldı. Duruşma başlamadan önce geçtiğimiz hafta tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Zeydan Karalar duruşma salonu önünde görüntülendi. Öte yandan davanın bugünkü oturumunda, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya savunma yapıyor.
Esenyurt’ta sıra dışı nikahta gelin ve damat at üstünde dünya evine girdi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:53 Esenyurt’ta sıra dışı nikahta gelin ve damat at üstünde dünya evine girdi İstanbul Esenyurt’ta belediyeye ait at binicilik tesisinde tanışan genç çift, hayatlarını birleştirme kararını sıra dışı bir nikah töreniyle gerçekleştirdi. At sevgisiyle başlayan muhabbetlerini evliliğe taşıyan genç çift, nikahı at üzerinde kıyarak unutulmaz bir an yaşadı. Dün, Esenyurt’ta Behçet Demir ve Dilara Eren çifti sıra dışı bir organizasyon ile nikah kıyarak dünya evine girdi. Esenyurt’ta bir süre önce belediyeye ait at binicilik tesisinde tanışan Behçet Demir ve Dilara Eren, aldıkları evlilik kararının ardından klasik bir nikah töreni yerine ortak tutkularını yansıtan bir tören yapmak istedi. Gelinlik ve Damatlıkla ata binen çift, çevredekilerin şaşkın bakışlarıyla dünya evine girdi. "Aslında şahidi de at yapacaktık ama kabul etmediler" Damat Behçet Demir, "İlk defa evleniyorum. Benim normal evlenmem uygun olmazdı. Atın üzerinde evlenmem şarttı. Eşim de çok iyi at biner. O yüzden böyle bir şey uygun gördük. Sağ olsun eşim de bunu uygun gördü. Aslında nikah şahidini de at yapacaktık ama bunu kabul etmediler maalesef. O yüzden nikah şahidimiz insanlar oldu. Atlarla beraber güzel bir nikah kıyacağız" dedi. "Burada tanıştık. O yüzden anlamlı olacağını düşündük" Eşiyle binicilik tesislerinde tanıştıklarını ifade eden Dilara Eren ise, "Biz burada tanıştık. O yüzden anlamlı bir şey olacağını düşündük. Burada nikah kıymaya karar verdik" diye konuştu.