Yerel Haberler
İstanbul
Küçükçekmece’de seyir halindeki motosiklet, temizlik aracının altına girdi: 2 ölü 13 Şubat 2026 Cuma - 03:54:11 Küçükçekmece D-100 Karayolunda seyir halindeki motosiklet sürücüsü direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı yönde önünde giden temizlik aracının altına girdi. Yaşanan kaza sonrası sürücü ve artçısı hayatını kaybetti. Kaza Küçükçekmece, D-100 Karayolu Bakırköy istikametinde saat 01.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre motosiklet sürücüsü, henüz bilinmeyen bir sebeple direksiyon hakimiyetini kaybederek aynı yönde önünde giden temizlik aracına çarptı. Kaza sonrası motosiklet temizlik aracının altına girerken, motosiklet sürücüsü ve beraberindeki arkadaşı yola savruldu. Yoldan geçenler bir yandan yardıma koşarken diğer yandan da sağlık ve polis ekiplerine ihbarda bulundu. Motosiklet sürücüsü ve artçısı hayatını kaybetti Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptığı incelemede motosiklet sürücüsü ve arkadaşının hayatını kaybettiğini belirledi. Polis ekipleri ikinci bir kaza yaşanmaması için yolda güvenlik önlemi aldı. Polis ekiplerinin çalışmasının ardından hayatını kaybeden motosiklet sürücüsü ve arkadaşının cansız bedenleri cenaze aracıyla Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Kaza sonrası motosiklet çekici yardımıyla olay yerinden kaldırılırken temizlik aracı ise araç parçalarını otoyoldan temizledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
13 Şubat 2026 Cuma - 03:08 Kağıthane’de marangozhanede korkutan yangın: 11 kişi ve 1 yavru köpek kurtarıldı Kağıthane’de 4 katlı binanın alt katında bulunan marangozhanede çıkan yangın hızla büyüyerek binayı sardı. Mahsur kalan 11 kişi ve 1 yavru köpek itfaiye ekiplerince kurtarıldı. Yangın saat 00.00 sıralarında Kağıthane Seyrantepe Mahallesi Çelikay Caddesi üzerinde bulunan 4 katlı iş hanında meydana geldi. Yangın henüz bilinmeyen sebeple başladı hemen ardından büyüyerek bütün binayı kapladı. Dumanlar tüm sokağı kaplarken ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polisler çevrede güvenlik önlemi aldı. İtfaiye ekipleri ise alevlere müdahaleye başladı. Binada yangın sebebiyle mahsur kalan 10 kişi itfaiye ekiplerince çıkarıldı. Yangına uyurken yakalandı kurtarılmak için camda bekledi Yangına uykuda yakalanan 1 kişi ise çevredekilerin yetkilileri uyarmasıyla kurtarıldı. Yaşlı adam yanlış park sebebiyle caddeye giremeyen merdiven aracını uzun süre camdan sarkarak bekledi. Dumandan ağır şekilde etkilenen yaşlı adam çevredekilerin yardımıyla ambulansa yetiştirildi ve oksijen takviyesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yavru köpek son anda kurtarıldı İtfaiye ekiplerinin 3 koldan müdahalesi devam ederken üst katlarda müzik stüdyosunda mahsur kalan ve kendilerini içeri kapatan 3 kişi itfaiye tarafından çıkarıldı. Mahsur kalanların arasında adının ’Rex’ olduğu öğrenilen yavru köpek, ekipler tarafından son anda kurtarıldı. Yangın esnasında ’Rex’ ile içeride kaldıklarını söyleyen Erdal Güvenli "Yangın çıktığında stüdyoda bir çalışmamız vardı duman gelmeye başladı zaten o anda içeri müzisyen arkadaşımız içeri geldi ve ’Bir yerde yangın mı var?’ diye bize sordu. Allah’tan stüdyodaydık. Stüdyo kapıları ses geçirmemek için muhafazalı kapılardı o yüzden içeride bekledik. Bu küçük de bizim Rex’imiz. Bizden daha çok korktu normalde. Hiperaktif bir köpek yavrusu ama yangın esnasında çok sakindi çok korkmuştu. İtfaiye ekipleri gelip bizi kurtardı onlara da teşekkür ediyorum. Görevini yapan herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. Öte yandan yangın 2 saat süren çalışmaların sonucunda kontrol altına alınırken, 3 saatin sonunda tamamen söndürüldü. İş hanında yangın sebebiyle hasar meydana geldi.
El Bebek Gül Bebek Derneği’nden RSV İçin toplumsal farkındalık çalışması
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:44 El Bebek Gül Bebek Derneği’nden RSV İçin toplumsal farkındalık çalışması El Bebek Gül Bebek Derneği, Respiratuvar Sinsityal Virüs’ün (RSV) yalnızca bebekleri değil, ailelerin de tüm yaşam dengesini etkileyen çok boyutlu sonuçları olduğunu gösteren kapsamlı araştırmasını paylaştı. El Bebek Gül Bebek Derneği, RSV sürecinin ebeveynler üzerindeki duygusal, sosyal ve ekonomik etkilerini tüm boyutlarıyla ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, RSV’nin yalnızca bir enfeksiyon hastalığı değil, aile sistemini, çalışma hayatını ve ruh sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösterdi. Araştırma bulgularını "RSV’yi Tanı" başlığıyla düzenlenen basın toplantısında paylaşan El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı Uzman Psikolog İlknur Okay, RSV konusunda bilgiye zamanında ulaşamamanın süreci daha yıpratıcı hale getirdiğini vurguladı. Ailelerin gerçek yaşam hikâyelerinin de paylaşıldığı toplantıda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, RSV’nin çocuk sağlığı üzerindeki kritik etkilerini güncel bilimsel verilerle ele alırken, Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise RSV’nin sağlık sistemleri üzerindeki yükünü değerlendirdi. Ailelerin yaşadıkları ilk kez bu kapsamda ölçüldü Araştırma bulguları; ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. RSV sürecinde bir bebeğin nefes almakta zorlandığı her an, ebeveynler için hayatın adeta durduğu bir döneme dönüşüyor. O dönemlerde ailelerin sosyal yaşamları askıya alınıyor, günlük rutinler yerini derin bir endişeye, belirsizliğe ve sürekli tetikte olma haline bırakıyor. Türkiye’de bebeklerin büyük çoğunluğu, yaşamlarının ilk iki yılında RSV kaynaklı bronşiolit ve zatürre gibi ciddi solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşı karşıya kalıyor. Ancak, uzmanlar RSV’nin yalnızca tıbbi bir sorun olmadığının fark edilmesi için uyarıyor. Bu süreç, ailelerin sosyal yaşamlarını, iş hayatlarını, psikolojik dayanıklılıklarını ve ekonomik dengelerini derinden etkileyen çok katmanlı bir yük oluşturuyor. Araştırma, RSV’ye yönelik toplumsal farkındalığın hâlen istenilen düzeyde olmamasının, ailelerin bu zorlu süreçte kendilerini çoğu zaman yalnız ve desteksiz hissetmelerine neden olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma bulguları; ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. "RSV, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir" Uzman Psikolog İlknur Okay ise araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "RSV 0-2 yaş bebeklerde çok sık görülmesine, ayaktan tedavi ve hastane yatışına kadar giden bir süreç olmasına rağmen, 1061 anne-baba ve hamilelerle Türkiye genelinde yaptığımız araştırmaya göre, ebeveynlerin yüzde 87’sinin bu virüsü daha önce hiç duymadığını tespit ettik. Ayrıca, çocuğu olan ailelerin yüzde 90’ı doğum sonrası hastaneden taburcu olurken veya rutin kontroller sırasında, doktor veya hemşirelerinden RSV konusunda bilgi alamadıklarını belirttiler. Bu sonuç, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir." "RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebeklerin hastalığıdır" RSV’nin aslında ne olduğunu ve kimlere bulaştığını aktaran Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca şu değerlendirmeyi yaptı: "RSV, çoğu zaman basit bir nezle gibi başlıyor ancak, özellikle ilk iki günden sonra hızla bronşit ve zatürreye ilerleyerek küçük bebeklerde ciddi solunum sıkıntısına yol açabiliyor. En çarpıcı gerçek ise, RSV sebebiyle hastaneye yatırılan bebeklerin büyük bölümünün zamanında doğmuş ve daha önce tamamen sağlıklı çocuklar olmasıdır. Bu nedenle RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebekleri etkileyebilen bir virüs olarak ele alınmalıdır." "RSV’nin yükü iyi yönetilirse, önlenebilir" RSV’nin sağlık sistemine etkisini değerlendiren Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise sözlerine şöyle devam etti: "RSV, sadece bir virüs değil, aynı zamanda sağlık sistemleri açısından iyi yönetilmesi gereken hastalık yükü olarak değerlendirilmelidir. Her yıl yüz binin üzerinde hastane yatışına ve giderek artan yoğun bakım ihtiyacına yol açan bu yük, doğru ve zamanında önleyici yaklaşımlarla büyük ölçüde azaltılabilir. Ancak gerekli adımlar atılmadığı sürece, bu tablo ne yazık ki her yıl tekrar etmektedir." Dernek, RSV konusunda erken farkındalığın artması, ailelerin doğru bilgiye zamanında ulaşabilmesi ve önleyici yaklaşımların güçlenmesi için kamu kurumları, sağlık profesyonelleri ve tüm paydaşlarla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekiyor.
İstanbul Valiliği’nden Ramazan genelgesi: "İftarlar dezavantajlı gruplarla gerçekleştirilecek"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:34 İstanbul Valiliği’nden Ramazan genelgesi: "İftarlar dezavantajlı gruplarla gerçekleştirilecek" İstanbul Valiliği’nden Ramazan programlarının içeriğine ilişkin esasların belirlendiği genelgede, protokol odaklı toplu iftarlar yerine dezavantajlı gruplarla bir araya gelinmesi istendi. İstanbul Valiliği ramazan programlarının içeriğine ilişkin esasların yer aldığı genelge yayımladı. İstanbul Valiliğinden 39 ilçe Kaymakamlığına gönderilen genelgede, İslam aleminde müstesna olarak görülen, oluşturduğu iklimle tüm dünyayı kuşatan, öksüz ve yetimlerin, muhtaç ve kimsesizlerin kollanıp gözetildiği, yardımlaşma ve dayanışmanın zirveye ulaştığı, milli ve manevi duyguların yoğun bir şekilde tezahür ettiği Ramazan ayının 18 Şubat 2026 Çarşamba günü kılınacak ilk teravih namazıyla başlayacağı hatırlatıldı. Ramazan ayının manevi iklimine uygun gerçekleştirilecek faaliyet ve programlar kapsamında kurumlara gönderilen yazıda, "Ramazan ayı programlarında protokol odaklı toplu iftar yemekleri gibi faaliyetlerden ziyade özellikle dezavantajlı gruplar olarak tanımlanabilecek toplumun farklı kesimleriyle (dar gelirli, öksüz/yetim, depremzede vb.) bir araya gelinmesi, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının desteklerinin yanı sıra kamu ve özel sektör imkanlarının da seferber edilerek dar gelirli vatandaşlarımıza yapılan ayni ve nakdi yardımların en üst seviyeye taşınması, iftar programlarında önceliğin şehit ailelerimiz ve gazilerimiz ile gazi ailelerimize verilmesi, iftar yemekleri başta olmak üzere Ramazan ayı faaliyetlerinde, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarından yardım yapılan dar gelirli ailelere ihtimam gösterilmesi, Dünya Yetimler Günü olarak belirlenen Ramazan ayının 15. gününde yetim çocuklarımız ve gençlerimizle bir araya gelinmesi, yapılacak ayni/nakdi yardımlarda ve iftar dahil Ramazan ayı programlarında roman vatandaşlarımıza özel önem verilerek onlarla mutlaka bir araya gelinmesi, Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirilecek tüm faaliyet ve programlarda kadınlara ve gençlere öncelik verilmesi" istendi.
İGÜ, Gökkuşağı Koleji ve MARSİFED iş birliği ile geleceğin liderlerine kariyer desteği
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:22 İGÜ, Gökkuşağı Koleji ve MARSİFED iş birliği ile geleceğin liderlerine kariyer desteği İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ), Gökkuşağı Koleji ve Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) arasında; eğitim ve iş dünyası iş birliğiyle başarılı öğrencilerin desteklenmesi ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların yetiştirilmesi amacıyla bir protokol imzalandı. İGÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli ile MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından imzalanan protokol kapsamında, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve başarılı öğrencilerin desteklenmesi amacıyla burs imkanı sunulacak. Akademik bilgi ile reel sektör deneyimini bir araya getirmeyi hedefleyen protokol doğrultusunda; sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi, öğrencilerin kariyer planlamalarına katkıda bulunulması ve istihdam odaklı çalışmaların hayata geçirilmesi planlanıyor. Sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verecek eğitim modelleri ortaya konuyor İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, iş birliği protokolüne ilişkin yaptığı açıklamada üniversite-okul-iş dünyası ekseninde bir yapı oluşturulacağını kaydetti. İstanbul Gelişim Üniversitesi ve Gökkuşağı Koleji’nin ulusal ve uluslararası alandaki eğitim faaliyetleri, akademik başarıları ve vizyonu hakkında bilgi veren Gayretli, sanayi ve iş dünyasının ihtiyaçlarına yanıt verecek eğitim modelleri ve ortak projeler kapsamında MARSİFED ile iş birliği yapmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Başkanı Osman Akın ise federasyonun yapısı ve çalışmaları hakkında bilgi vererek, iş dünyası ile eğitim kurumları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin ekonomik ve toplumsal açıdan birçok fayda sağlayacağını belirtti. Akın, eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen bu anlamlı iş birliğinin tüm paydaşlara değer katması temennisinde bulundu. Eğitimde eşitlik ve sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi hedefleniyor Gençlerin nitelikli bir eğitimle iş dünyasına daha donanımlı şekilde hazırlanmasına yönelik iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla imzalanan protokol kapsamında; eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve başarılı öğrencilerin desteklenmesi amacıyla İGÜ ve Gökkuşağı Koleji tarafından burs imkanları sağlanacak. Protokolle, akademik bilgi ile sektör deneyimini bir araya getiren sürdürülebilir projelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Üniversite-okul-iş dünyası ekseninde oluşturulacak yapının; öğrencilerin kariyer planlamalarına doğrudan katkı sunması ve istihdam odaklı çalışmalara zemin hazırlaması öngörülüyor.
Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:10 Esra Arıkboğa: "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" FIFA Kokartlı Yardımcı Hakem Esra Arıkboğa, yakın zamanda Süper Lig’de bir kadın hakemin maç yönettiğini görmek istediğini söyledi. Türkiye’yi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmeyi hedeflediğini belirten Arıkboğa, bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) tarafından düzenlenen 2026 FIFA kokart töreniyle FIFA yardımcı hakemi kokartı alan Esra Arıkboğa, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. FIFA kokartını takmanın gururunu yaşadığını dile getiren Arıkboğa, "Tüm hocalarımızla birlikte 2026 yılı FIFA kokartını taktık. Çok mutluyum. Yeni sezonda tüm hakem arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Umarım ülkemizi en iyi şekilde temsil edebiliriz" ifadelerini kullandı. "İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" Kadın hakemlere yönelik verilen desteğin sahaya da yansıdığını vurgulayan Esra Arıkboğa, "Federasyon Başkanımız, Merkez Hakem Kurulu Başkanımız ve değerli hocalarımız kadın hakemlere ciddi anlamda destek veriyor. Bu desteği gerçekten güçlü bir şekilde hissediyoruz. Şu anda erkek koşusu koşmamıza rağmen üst liglerde maçlara çıkıyoruz. Ben de 2. Lig’de görev alıyorum ve bunun devamının geleceğine inanıyorum. İnşallah yakın zamanda Süper Lig’de kadın bir hakemi sahada görebileceğiz" diye konuştu. "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum" Hedeflerine adım adım ilerlediklerini belirten Arıkboğa, "Ben de en üst seviyelerde olmak istiyorum. Bunun için çok çalışıyoruz, emek veriyoruz, kendimizden fedakarlık yapıyoruz. Antrenmanlarımıza daha iyi adapte oluyoruz. Erkek koşusu koşuyoruz ve koşmak zorundayız. Çünkü ligimizin temposu bunu gerektiriyor. Oyun çok hızlı ve bu nedenle erkek derecelerinde koşmamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum" FIFA yardımcı hakemi olarak Dünya Kupası’nda görev almanın en büyük hayali olduğunu paylaşan Esra Arıkboğa, "Ülkemizi uluslararası arenada en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. En yakın hedefim ise Süper Lig’de maç yönetmek" şeklinde konuştu.