Yerel Haberler
İstanbul
Karakucak güreşlerinde 2 şampiyon birden
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:23 Karakucak güreşlerinde 2 şampiyon birden Artvin’de düzenlenen 29. Uluslararası Veliköy Kar Üstü Karakucak Güreşlerinde Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü güreş sporcuları Can Osman Sarı ve Recep köse birinci olarak altın madalya kazandı. Genç sporcular Sultangazi’ye büyük gurur yaşattı. Avrupa Spor Şehri Sultangazi, sporda aldığı başarılara her geçen yün yenisini ekliyor. İlçeden geleceğin yıldızlarının çıkması için hummalı bir çalışma yürüten Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, güreşte de aldığı başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Sultangazi Belediyesi Spor Kulübü, Artvin’de düzenlenen 29. Uluslararası Veliköy Kar Üstü Karakucak Güreşlerine damgasını vurdu. 80 kilogramda Can Osman Sarı, 65 kilogramda Recep Köse birinci olarak altın madalya almaya hak kazandı. Pehlivanlar ailelerine ve eğitmenlerine büyük sevinç yaşattı. Sporda Sultanşehir Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Sultangazi artık Avrupa Spor Şehri Gerçekten bu ünvanın hakkını aldığımız madalyalarla veriyoruz. Sultangazimizi böyle güzel yarışmalarla duyurmak gerçekten mutluluk verici. Sporcularımıza ve tabi ki onları yetiştiren Sultangazi Belediyesi Spor Kulübümüzün kıymetli hocalarına teşekkür ediyorum. Daha güzel başarılar elde edeceğimize inancımız tamdır. Sporcularımıza başarılarının devamını diliyorum. Bizler sporla anılır bir şehir için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
Tuzla’da Muhammet Tekin Ağırman Parkı hizmete açıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:21 Tuzla’da Muhammet Tekin Ağırman Parkı hizmete açıldı Tuzla Belediyesi tarafından Aydınlı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Muhammet Tekin Ağırman Parkı düzenlenen törenle hizmete açıldı. Toplam 3 bin metrekare alan üzerine inşa edilen park, çocuk oyun alanları, koşu parkuru, spor alanları ve geniş yeşil dokusuyla her yaştan vatandaşa hitap ediyor. Uzun yıllar gecekondu yapılaşmasıyla anılan Aydınlı Mahallesi’nde son dönemde artan konut projeleriyle birlikte sosyal donatı ihtiyacı da gündeme geldi. Özellikle TOKİ tarafından bölgede yaklaşık 6 bin konutun teslim edilmesiyle nüfus artışı yaşanırken, Tuzla Belediyesi yeni yaşam alanları oluşturmak için çalışmalarını hızlandırdı. Mahallede yapımı tamamlanan Muhammet Tekin Ağırman Parkı düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, artan nüfusla birlikte sosyal alan ihtiyacının da arttığını belirterek, "Aydınlı Mahallemizde son dönemde ciddi bir nüfus artışı yaşandı. Yeni konutlarla birlikte park, okul ve sosyal alan ihtiyacı ortaya çıktı. Biz de bu ihtiyaca cevap vermek için çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz" dedi. "Amacımız her yaştan vatandaşımızın bir araya gelebileceği sosyal alanları artırmak" 3 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilen parkın mahalleye nefes aldıracağını ifade eden Bingöl, "Muhammet Tekin Ağırman Parkı, çocuklarımız için güvenli oyun alanları, gençlerimiz için spor alanları ve koşu parkuru, ailelerimiz için ise geniş ve yeşil bir dinlenme ortamı sunuyor. Amacımız her yaştan vatandaşımızın bir araya gelebileceği sosyal alanları artırmak. Artan nüfusla birlikte ulaşım başta olmak üzere bazı ihtiyaçlar doğdu. İmar planlaması ve altyapı çalışmalarıyla bu sorunları da çözüme kavuşturacağız" şeklinde konuştu. "Bu bölgeyi geliştiriyor ve güzelleştiriyor olacağız" Başkan Bingöl, açılışı gerçekleştirilen parkla beraber bölgedeki çözüm süreçlerinin de devam edeceğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "Burası uzun yıllar gecekondu yapılaşmasının olduğu bir bölgeydi. Bu bölgede KİPTAŞ ve TOKİ çok ciddi denetimler yaptı, bilhassa TOKİ 6 bine yakın konut teslim etti. Biz de süreçleri beraber yönettik. Tabii buraya 6 bin konut geldi ama park, cami ve karakol gibi yeni ihtiyaçlar da doğdu, sosyal donatılar gerekti. Nüfus artışı olunca ulaşım sorunlarımız da başladı. Bunların hepsini yerel yönetimler olarak çözüyoruz. Bugün de onlardan bir tanesini yapıyoruz. 3 bin metrekarelik parkımızın açılışını gerçekleştirdik. İçinde halı saha, basketbol sahası, oturma alanları, oyun grupları mevcut. Bundan sonra da yine imar planlama süreçlerimiz olacak. Ulaşım sorunları için asfalt çözümleri ve diğer çözümlerimizle bu bölgeyi geliştiriyor ve güzelleştiriyor olacağız." Açılış töreni, Muhammet Tekin Ağırman’ın ailesi ile birlikte mahalle sakinlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Kurdele kesimiyle park resmen hizmete sunuldu.
Akbank’ın 2026’da da pusulası güven, teknoloji ve insan odaklılık olacak
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:07 Akbank’ın 2026’da da pusulası güven, teknoloji ve insan odaklılık olacak Akbank, 2026 iletişiminde, banka stratejisinin merkezinde yer alan güven, yenilikçi teknolojiler ve müşteri odaklılığı tek bir bütün olarak ele alıyor. Serenay Sarıkaya’nın rol aldığı yeni imaj filmiyle banka, "Akbanklıları kim durdurabilir ki?" mesajını, her koşulda müşterisinin yanında olma duruşunun doğal sonucu olarak konumlandırıyor. Akbank, 2026 yılı iletişimine "Akbanklıları Kim Durdurabilir Ki?" mesajı etrafında şekillenen reklam filmiyle başladı. Banka stratejisinin temelinde; teknolojik liderlik, insan için teknoloji, öncü ve güven veren banka duruşu ile müşteri odaklılık yer alıyor. Bu kapsamda marka, yeni reklam filmiyle güven temelli, müşteri odaklı hizmetlerini ve insanı merkeze alan teknoloji yaklaşımını görünür kılıyor. Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç, yeni dönem iletişim yaklaşımını şu sözlerle değerlendirdi: "Bankamızda ‘müşterilerinin her zaman yanında olan banka olmak’ odağıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu, bizim için bir ideal değil; insan emeğiyle, güvenle, teknolojiyle ve güçlü bir kültürle her gün yeniden ürettiğimiz bir gerçeklik. Bu doğrultuda bu yıl iletişim çalışmalarımızın merkezine yerleştirdiğimiz ‘Akbanklıları kim durdurabilir ki?’; sahip olduğumuz hız, verimlilik, kişiselleştirilmiş hizmetler, insan odaklılık ve güvenilirliğe vurgu yapıyor. Bu güçlü değerlerin arkasında ise Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan binlerce Akbanklı’nın emeği, 7/24 çalışan sistemlerimiz, yapay zekâ destekli çözümlerimiz ve güçlü dijital altyapımız yer alıyor. Bankamızın müşterilerine yol açan, güven veren ve istikrarlı bir gelişime hizmet eden marka duruşunu korumaya ve güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. Operasyonel gerçeği marka hikâyesine dönüştürüyor "Akbanklıları kim durdurabilir ki?" söylemini merkeze alan yeni imaj filmi, bankanın "Senin Yanında Akbank" ve "Güven Veren Banka" vaadini operasyonel bir gerçeklik olarak ele alıyor. Bankacılığı hayatın her anına eşlik eden bir güç olarak hikâyeleştiren film, bankanın genel merkezi ve şubelerinden başlayarak üretimin sürdüğü fabrikalara, zorlu karar anlarına ve günlük hayatın akışına uzanıyor. Serenay Sarıkaya’nın rol aldığı filmde açılan kapılar, yanan ışıklar ve devam eden hareket, bankanın müşterileri için kesintisiz bir destek ve hizmet sunma anlayışını ekrana taşıyor.
Kaçakçılık polisi, 11 kaçak lüks otomobile el koydu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:07 Kaçakçılık polisi, 11 kaçak lüks otomobile el koydu İstanbul polisi, turistik kolaylıklarla yurda getirildikten sonra düşük bedelle üçüncü kişilere usulsüzüz şekilde satışını yapan şebeke çökertildi. Operasyonlarda, aralarında Interpol polisince aranan çalıntı araçların da bulunduğu 11 lüks otomobil İstanbul Emniyet Müdürlüğünde sergilendi. Alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, turistik kolaylıklardan yararlanılarak yolcu beraberinde ülkeye getirilen, süresi içerisinde çıkışı yapılmadığı için kaçak duruma düşen, tescil işlemleri gerçekleştirilmeden bu araçları düşük bedellerle üçüncü kişilere satan bir şebeke tespit edildi. Çalışmalar sonucu, aralarında İnterpol tarafından çalıntı kaydıyla arandığı tespit edilen araçlara ve şebekeye yönelik operasyon için düğmeye basıldı. Yapılan teknik ve fiziki çalışmaların sonunda kapsamlı düzenlenen operasyonda 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Baskınlarda, çeşitli marka ve modelde 11 lüks araç ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Zanlılar hakkında, kaçakçılık suçu kapsamında gerekli adli işlemler başlatılarak yürütülen yasal sürecin devam ettiği aktarıldı. Öte yandan ele geçen kaçak otomobiller İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih’teki Vatan Caddesi Yerleşkesinde sergilendi.
g2m, GastroMaster’da mutfak profesyonellerini buluşturdu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:04 g2m, GastroMaster’da mutfak profesyonellerini buluşturdu g2m, "Ustalık Her Mutfakta" temalı GastroMaster etkinliğiyle turizm ve profesyonel mutfak dünyasını Antalya’da bir araya getirdi. Etkinlikte g2m’nin profesyonel mutfaklara yönelik ürünleri, kullanım teknikleri ve menülere değer katan çözümleri tadım ve workshoplarla deneyimlendi. Ev dışı tüketim (EDT) sektörünün öncü tedarikçilerinden g2m, bu yıl "Ustalık Her Mutfakta" konseptiyle ilk kez düzenlediği GastroMaster etkinliğinde turizm ve mutfak profesyonellerini 5 Şubat’ta Antalya’da bir araya getirdi. The Marmara Otel’de turizm profesyonelleri, otel şefleri, restoran yöneticileri ve satın alma ekipleri gibi EDT profesyonellerinin katılımıyla düzenlenen etkinlik, deneyim ve bilgi paylaşımını odağına alan güçlü bir sektör buluşmasına sahne oldu. g2m, GastroMaster’da "usta şeflerin çözüm ortağı" olma yaklaşımıyla ürün performansları, mutfak içi kullanım teknikleri ve ustalığı güçlendiren çözümlerin aktarıldığı bir deneyim alanı tasarladı. Etkinliğe 500’ü aşkın sektör temsilcisi katılırken, ilkbahar-yaz turizm sezonu öncesinde şefler kendi menülerine ilham verebilecek yeni ürünleri görme fırsatı buldu. Profesyonel mutfaklara özel geniş ürün portföyü sergilendi Etkinlik boyunca g2m, pastacılık, donuk unlu mamuller, donuk gıda ürünleri, HoReCa mutfak ürünleri, kahvaltılık ürünleri, kuru gıda ürünleri, makarna, bakliyat, yağ, dünya sosları, sıvı soslar ve atıştırmalık gibi kategorilerden oluşan profesyonel mutfaklara yönelik geniş ürün portföyünü sektör profesyonelleriyle buluşturdu. g2m’nin öz ve özel markaları, Lovells, Ülker, Frimer, Ülker Marifet, Besler, Ömür, McVitie’s, Bizim Pastacılık Yağları, Ülker Çokokrem, Besler Konserve, Bizim Sos, Bizim Krema, Bizim Kremşanti ve Besler Sıvı Sos’un yanı sıra distribütör markaları ve tedarikçisi olduğu birçok güçlü marka, otel mutfağı konseptli istasyonlarda tadım, uygulamalar ve birebir anlatımlarla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Pastacılık workshoplarının yanı sıra makarna konusunda uzman bir şefin özel tarifleriyle hayata geçirilen farklı konseptteki workshoplar yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, ürünlerin mutfak içindeki kullanım avantajlarını, performanslarını ve uygulama tekniklerini doğrudan deneyimleme imkanı yakaladı. "GastroMaster, sektör için bilgi ve deneyim paylaşımı platformu oldu" g2m Genel Müdürü Deniz Alkaç etkinliği şu sözlerle değerlendirdi: "GastroMaster buluşması ile profesyonel mutfaklara yalnızca ürün sunmayı değil, ustalığa değer katarak sektörümüzde bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamayı hedefledik. ’Usta şeflerin çözüm ortağı olma’ yaklaşımımızla mutfakta başarının iyi malzemelerin yanında, doğru çözüm ortağıyla mümkün olduğunu biliyoruz. Bu buluşmada şeflerimize ürünlerimizin mutfak içindeki performansını, kullanım kolaylıklarını ve menülerine katacağı değeri birebir deneyimleme imkanı sunduk. Turizm sezonu öncesinde menü ve tedarik planlaması açısından sektöre önemli bir katkı sağlamayı hedeflediğimiz GastroMaster, g2m’nin mutfak profesyonelleriyle kurduğu güçlü bağı bir kez daha ortaya koydu. İlk kez Antalya’da gerçekleştirdiğimiz bu etkinliği farklı şehirlerde de gerçekleştirerek sektörümüze ilham vermeyi sürdürmeyi hedefliyoruz. Katılım gösteren tüm iş ortaklarımıza gönülden teşekkür ediyorum."
Kaçakçılık polisi, milyon liralık 11 kaçak lüks otomobile el koydu
11 Şubat 2026 Çarşamba - 11:03 Kaçakçılık polisi, milyon liralık 11 kaçak lüks otomobile el koydu İstanbul polisi, turistik kolaylıklarla yurda getirildikten sonra düşük bedelle üçüncü kişilere usulsüzüz şekilde satışını yapan şebeke çökertildi. Operasyonlarda, aralarında Interpol polisince aranan çalıntı araçların da bulunduğu milyonlarca lira değerinde 11 lüks otomobil İstanbul Emniyet Müdürlüğünde sergilendi. Alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, turistik kolaylıklardan yararlanılarak yolcu beraberinde ülkeye getirilen, süresi içerisinde çıkışı yapılmadığı için kaçak duruma düşen, tescil işlemleri gerçekleştirilmeden bu araçları düşük bedellerle üçüncü kişilere satan bir şebeke tespit edildi. Çalışmalar sonucu, aralarında İnterpol tarafından çalıntı kaydıyla arandığı tespit edilen araçlara ve şebekeye yönelik operasyon için düğmeye basıldı. Yapılan teknik ve fiziki çalışmaların sonunda kapsamlı düzenlenen operasyonda 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Baskınlarda, milyonlarca değerinde çeşitli marka ve modelde 11 lüks araç ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Zanlılar hakkında, kaçakçılık suçu kapsamında gerekli adli işlemler başlatılarak yürütülen yasal sürecin devam ettiği aktarıldı. Öte yandan ele geçen kaçak otomobiller İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Fatih’teki Vatan Caddesi Yerleşkesinde sergilendi. (SK-SB-
Vodafone Türkiye 2025-26 mali yılı 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:50 Vodafone Türkiye 2025-26 mali yılı 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan 3. çeyrekte Vodafone Türkiye’nin servis gelirleri 36 milyar TL olarak gerçekleşti. Vodafone Türkiye, 2025-26 mali yılı 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı. Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan 3. çeyrekte şirketin servis gelirleri 36 milyar TL olarak gerçekleşti. UMS 29 (Yüksek Enflasyonlu Ekonomilerde Finansal Raporlama ile İlgili Uluslararası Muhasebe Standardı 29) etkisinden arındırılmış servis gelirleri ise 33 milyar TL olarak gerçekleşti. Mobil abone sayısı 25,1 milyon oldu Vodafone Türkiye’nin bu dönemde mobil abone sayısı 25,1 milyon, M2M (Makinelerarası İletişim) dahil toplam mobil abone sayısı 31,6 milyon oldu. Faturalı abone sayısı ise toplam bazın yüzde 85,4’ini oluşturdu ve 21,5 milyona ulaştı. Genişbant teknolojilerinde de hizmet kalitesini sürekli artıran Vodafone Türkiye’nin sabit genişbant abone sayısı 1,4 milyon olarak gerçekleşti. "Dijital müşteri" sayısı 18.2 milyon oldu Müşterilerine en iyi dijital deneyimi yaşatma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Vodafone’un Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanallarını kullanan aylık aktif müşteri sayısı 18.2 milyona ulaştı. Vodafone’un dijital kanallarını kullanan müşterilerin aylık toplam etkileşimi ise 323 milyon oldu. Dijital servislerde büyüme 2025-26 mali yılının 3. çeyreğinde Vodafone Türkiye müşterilerinin mobil data kullanımı 1.399 petabyte olarak gerçekleşti. Vodafone Türkiye, bu dönemde dijital servis şirketi olma yolunda da önemli gelişme kaydetti. Vodafone’un yeni nesil mobil finans çözümü Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan toplam kullanıcı sayısı 9.9 milyona ulaştı. Şirketin 1.000’e yakın farklı işlem yapabilen kişisel dijital asistanı TOBi’nin aylık tekil kullanıcı sayısı 7 milyona yükseldi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, 2025-26 mali yılının 3. çeyrek performansını şöyle değerlendirdi: "Vodafone olarak, bu yıl Türkiye’deki 20’nci yılımızı kutluyoruz. İlk günden beri ülkemiz için değer oluşturma odağıyla yaptığımız yatırımların toplam reel değeri 480 milyar TL’yi aşmış durumda. Cumhuriyet tarihinin en büyük iki uluslararası doğrudan yatırımcısından biriyiz. Ekim-Aralık 2025 dönemini kapsayan 3. çeyrekte servis gelirlerimiz 36 milyar TL olarak gerçekleşti. Bununla birlikte, müşterilerimize en iyi dijital deneyimi sunmak için çalışmalarımıza devam ettik. Dijital kanalları kullanan aylık aktif müşteri sayımız 18.2 milyona ulaştı. Türkiye’deki 20’nci yaşımızı 5G ile kutlayacak olmanın heyecanı içindeyiz. 5G’ye geçiş, yalnızca operatörlerin değil, Türkiye’nin dijital geleceği için de kritik bir eşik olacak. Vodafone olarak global bilgi birikimimiz ve yerel uygulamalardan kazandığımız deneyimle 5G’yi ülkemizde hem bireylerin hem de kurumların hizmetine sunmak için dünden hazırız."
El Bebek Gül Bebek Derneği’nden RSV İçin toplumsal farkındalık çalışması
11 Şubat 2026 Çarşamba - 10:44 El Bebek Gül Bebek Derneği’nden RSV İçin toplumsal farkındalık çalışması El Bebek Gül Bebek Derneği, Respiratuvar Sinsityal Virüs’ün (RSV) yalnızca bebekleri değil, ailelerin de tüm yaşam dengesini etkileyen çok boyutlu sonuçları olduğunu gösteren kapsamlı araştırmasını paylaştı. El Bebek Gül Bebek Derneği, RSV sürecinin ebeveynler üzerindeki duygusal, sosyal ve ekonomik etkilerini tüm boyutlarıyla ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, RSV’nin yalnızca bir enfeksiyon hastalığı değil, aile sistemini, çalışma hayatını ve ruh sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösterdi. Araştırma bulgularını "RSV’yi Tanı" başlığıyla düzenlenen basın toplantısında paylaşan El Bebek Gül Bebek Derneği Başkanı Uzman Psikolog İlknur Okay, RSV konusunda bilgiye zamanında ulaşamamanın süreci daha yıpratıcı hale getirdiğini vurguladı. Ailelerin gerçek yaşam hikâyelerinin de paylaşıldığı toplantıda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, RSV’nin çocuk sağlığı üzerindeki kritik etkilerini güncel bilimsel verilerle ele alırken, Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise RSV’nin sağlık sistemleri üzerindeki yükünü değerlendirdi. Ailelerin yaşadıkları ilk kez bu kapsamda ölçüldü Araştırma bulguları; ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. RSV sürecinde bir bebeğin nefes almakta zorlandığı her an, ebeveynler için hayatın adeta durduğu bir döneme dönüşüyor. O dönemlerde ailelerin sosyal yaşamları askıya alınıyor, günlük rutinler yerini derin bir endişeye, belirsizliğe ve sürekli tetikte olma haline bırakıyor. Türkiye’de bebeklerin büyük çoğunluğu, yaşamlarının ilk iki yılında RSV kaynaklı bronşiolit ve zatürre gibi ciddi solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşı karşıya kalıyor. Ancak, uzmanlar RSV’nin yalnızca tıbbi bir sorun olmadığının fark edilmesi için uyarıyor. Bu süreç, ailelerin sosyal yaşamlarını, iş hayatlarını, psikolojik dayanıklılıklarını ve ekonomik dengelerini derinden etkileyen çok katmanlı bir yük oluşturuyor. Araştırma, RSV’ye yönelik toplumsal farkındalığın hâlen istenilen düzeyde olmamasının, ailelerin bu zorlu süreçte kendilerini çoğu zaman yalnız ve desteksiz hissetmelerine neden olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma bulguları; ailelerin yaşadığı yoğun kaygı, bilgi eksikliği, iş gücü kaybı ve ekonomik yükün, RSV sürecini daha da ağırlaştırdığını ortaya koyuyor. "RSV, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir" Uzman Psikolog İlknur Okay ise araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "RSV 0-2 yaş bebeklerde çok sık görülmesine, ayaktan tedavi ve hastane yatışına kadar giden bir süreç olmasına rağmen, 1061 anne-baba ve hamilelerle Türkiye genelinde yaptığımız araştırmaya göre, ebeveynlerin yüzde 87’sinin bu virüsü daha önce hiç duymadığını tespit ettik. Ayrıca, çocuğu olan ailelerin yüzde 90’ı doğum sonrası hastaneden taburcu olurken veya rutin kontroller sırasında, doktor veya hemşirelerinden RSV konusunda bilgi alamadıklarını belirttiler. Bu sonuç, aileler açısından bilinmeze karşı bir mücadeledir." "RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebeklerin hastalığıdır" RSV’nin aslında ne olduğunu ve kimlere bulaştığını aktaran Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca şu değerlendirmeyi yaptı: "RSV, çoğu zaman basit bir nezle gibi başlıyor ancak, özellikle ilk iki günden sonra hızla bronşit ve zatürreye ilerleyerek küçük bebeklerde ciddi solunum sıkıntısına yol açabiliyor. En çarpıcı gerçek ise, RSV sebebiyle hastaneye yatırılan bebeklerin büyük bölümünün zamanında doğmuş ve daha önce tamamen sağlıklı çocuklar olmasıdır. Bu nedenle RSV, yalnızca riskli bebeklerin değil, tüm bebekleri etkileyebilen bir virüs olarak ele alınmalıdır." "RSV’nin yükü iyi yönetilirse, önlenebilir" RSV’nin sağlık sistemine etkisini değerlendiren Cerrahpaşa Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. S. Haluk Özsarı ise sözlerine şöyle devam etti: "RSV, sadece bir virüs değil, aynı zamanda sağlık sistemleri açısından iyi yönetilmesi gereken hastalık yükü olarak değerlendirilmelidir. Her yıl yüz binin üzerinde hastane yatışına ve giderek artan yoğun bakım ihtiyacına yol açan bu yük, doğru ve zamanında önleyici yaklaşımlarla büyük ölçüde azaltılabilir. Ancak gerekli adımlar atılmadığı sürece, bu tablo ne yazık ki her yıl tekrar etmektedir." Dernek, RSV konusunda erken farkındalığın artması, ailelerin doğru bilgiye zamanında ulaşabilmesi ve önleyici yaklaşımların güçlenmesi için kamu kurumları, sağlık profesyonelleri ve tüm paydaşlarla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekiyor.