GÜNDEM - 23 Ocak 2026 Cuma 15:06

Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"

A
A
A
Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"

İstanbul Valiliği himayesinde hayata geçirilen "Gönülden Bir Öğün" projesiyle, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim öğretim yılı boyunca okulda beslenme ihtiyaçlarını karşılamaları için destek sağlanacak. Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, " 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek" dedi.


İstanbul Valiliği himayesinde, İstanbul Çocukları Vakfı tarafından İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğinde "Gönülden Bir Öğün" projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına kayıtlı ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları arasından belirlenen öğrencilere, başta öğle yemeği olmak üzere temel beslenme ihtiyaçlarını okul ortamında karşılayabilmeleri amacıyla İstanbul Valiliği ve hayırseverlerin desteğiyle eğitim öğretim yılı boyunca aylık maddi destek sağlanacak.


"Tüm bu çalışmaların temel amacı koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır"


Şişli’de bir otelde düzenlenen "Gönülden Bir Öğün" projesinin tanıtımı programı İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri tarafından mini bir konser ile başladı. Proje tanıtım video gösteriminin ardından konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "2025 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İstanbul’da dezavantajlı kişilere toplam 22 milyar liralık sosyal destek sağladı. Bu rakamı özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü bugün sizleri bir araya getirerek ortak bir proje için birlikte yol almayı hedefliyoruz. Elbette içinizden bazıları, ’Biz bu çalışmayı yapıyoruz ama devlet ne yapıyor, bakanlık ne yapıyor, valilik ne yapıyor?’ diye düşünebilir. İşte tam da bu noktada, hakkı teslim etmek adına ifade ediyorum ki, sadece bir bakanlığımızın sosyal hizmetler kapsamında İstanbul’da ayırdığı ödenek 22 milyar lirayı buluyor. Bizler de yerel ölçekte, yaklaşık 1 ila 1,5 milyar liralık bir kaynak oluşturarak bu güçlü desteklere katkı sunmayı amaçlıyoruz. Toplumun meselelerini kendi meselemiz olarak görüyor ve bu anlayışla projeler geliştiriyoruz. Tüm bu çalışmaların temel amacı; çocuklarımızın boşlukta kalmaması, suça sürüklenmemesi ve koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" dedi.


"20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak"


20 bin öğrencinin yemek ihtiyacının İstanbul Valiliği tarafından karşılanacağını söyleyen Vali Gül, "Şartlar değiştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmakta. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve liderliğinde sağlanan kaynaklarla, Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda ikili eğitim oranını yüzde 26 seviyelerine kadar düşürmüş bulunuyoruz. Amacımız bu oranı tamamen sıfırlamaktır. İkili eğitimin yüzde 26 seviyelerine düşmesi, çocuklarımızın okulda daha fazla vakit geçirmesi anlamına geliyor. Bu durum, öğrencilerin öğle saatlerinde de okulda kalmasını gerekli kılıyor. Bu çerçevede, dezavantajlı çocuklarımıza yönelik yemek desteği gündemimize alındı. Yaklaşık 2 milyon 800 bin öğrencinin yüzde 4’üne yakınını kapsayacak şekilde, 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak. 80 bin çocuğumuzun yemek ihtiyacını ise Sosyal Yardımlaşma Vakıflarımız, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, hayırseverlerimiz, kurumsal firmalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte karşılamayı hedefliyoruz. İnanıyorum ki bu adımları attığımızda, çocuklarımızın önünde sorun olarak görülen bu mesele İstanbul’unda gündem olmaktan çıkacaktır" diye konuştu.


"Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak"


Vali Gül, proje kapsamında belirlenecek olan öğrencilerin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacağını belirterek, "Peki, dezavantajlı çocuklarımızı nasıl tespit edeceğiz? Her ilçemizde faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız bulunuyor. Bu vakıflar aracılığıyla ailelerin tüm gelir durumları kayıt altında. Dolayısıyla, şeffaf ve objektif kriterlere dayalı bir tespit sistemiz var. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek. Çünkü temel hedefimiz, çocuklarımızın okula devamını sağlamak, okul saatleri içerisinde dışarıda bulunmalarını önlemek ve her bir çocuğumuzun okul ortamında sıcak yemek yiyebilmesini temin etmektir. Kantinlerimizde, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çocuklarımıza verilen kartlara bakiye yüklenecek. Böylece hiçbir çocuğumuzu rencide etmeden, çocuklar yemeğe ulaşabilecekler. Bu uygulamanın birkaç önemli ve pratik faydası bulunuyor. En temel fayda; ekonomik nedenlerle varsa okula gitmeyen ya da gitmek istemeyen çocuklarımızın yemek sorununu ortadan kaldırmak. Böylece İstanbul’da devamsızlığın gündemimizden çıkmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.


Bu proje ile çocukların fasf food alışkanlığının azaltılması hedefleniyor


Bu proje kapsamında çocukların fast food alışkanlığının azaltılması ve obeziteyle mücadeleye katkı sağlanacağına değinen Gül, "2 milyon 800 bin öğrencimizden bırakın yüzde birini, binde birini dahi gözden kaçırmamız 2 bin 800 çocuğumuzun risk altında kalması anlamına gelir. Bu çocuklarımızdan herhangi birinin başına olumsuz bir durum gelmesi, İstanbul gibi 16 milyonluk bir şehirde hepimizi hem vicdanen hem de hukuken rahatsız eder. İşte bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bunun yanı sıra, çocuklarımıza sıcak yemek sunarak fast food alışkanlığını azaltmayı ve bu yolla obeziteyle mücadeleye de katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.


Vali Gül, konuşmasında ayrıca İstanbul Çocukları Vakfı tarafından yürütülen Türkiye Yüzyılı Çocukları, Kardeş Aile ve İstanbul Valiliği Ödevevi projeleri başta olmak üzere devam eden sosyal projelere de değindi. Program, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.


Öte yandan programa; 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı protokol üyeleri ve davetliler katıldı.


(OE-RU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 8 kilo altının kaybolduğu zırhlı araç kazasına ilişkin firmadan açıklama: "Külçelerin bulunacağına dair kanaatimiz tamdır" Bursa’nın Karacabey ilçesi yakınlarında altın sevkiyatı yapan zırhlı aracın yaptığı kazada 8 kilogram altının kaybolmasına ilişkin olarak firma, olayda herhangi bir sabotaj ya da kasıt bulunmadığını, kayıp altınlara ilişkin arama çalışmalarının güvenlik güçleriyle koordineli şekilde sürdüğünü açıkladı. İzmir-İstanbul Otoyolu’nun Bursa’nın Karacabey ilçesi mevkiinde 20 Ocak gecesi altın taşıyan zırhlı aracın karıştığı trafik kazasına ilişkin firma tarafından yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "Yaşanan olayda herhangi bir sabotaj, kasıt ya da art niyet söz konusu değildir. Kazaya karışan araçta görev yapan personellerimiz, tamamı kendi bünyemizde yer alan güvenilir ve deneyimli çalışma arkadaşlarımızdır. Personelimizin sağlık ve güvenliği şirketimiz için her şeyin önündedir. Meydana gelen bu elim kazada görevli personellerimizin hafif yaralanmalarla kurtulmuş olması en büyük tesellimizdir. Kaza sonrası yapılan kontrollerde araçta taşınan 11 adet 1 kilogramlık külçe altının bir kısmının kazanın etkisiyle aracın iç bölümünde farklı noktalara savrulduğu tespit edilmiştir. Kayıp olduğu değerlendirilen külçelere yönelik arama çalışmaları, hurdaya dönen araç içerisinde ve olay sahasında güvenlik güçleriyle koordineli şekilde titizlikle sürdürülmektedir. Söz konusu külçelerin de bulunacağına dair kanaatimiz tamdır. Süreç, ilgili tüm kurumlarla iş birliği içerisinde şeffaf ve kontrollü biçimde yürütülmekte olup, gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacaktır" denildi.
Aydın 4 yılın sonunda valilik, Hisar Camii için adım attı Didim Hisar Mahallesi sınırlarında yer alan ve restorasyonunun tamamlanmasının ardından 2022 Temmuz ayında güvenlik gerekçesiyle kapatılan camii için Aydın Valiliği adım attı. Caminin yeni restorasyon süreci kapsamında, Aydın Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü’nün 2026 Yılı Yatırım Programı’na 7 milyon TL ödenek dahil edildi. Didim’de 2020 yılında 588 bin 820 TL bedelle ihale edilen yenileme çalışmaları tamamlanan Hisar Camii, 2021 yılında yeniden ibadete açılmasına rağmen, Temmuz 2022’de yapının bir duvarında meydana gelen açılma nedeniyle güvenlik gerekçesiyle cami tekrar ibadete kapatılmıştı. Caminin kapatılması mahalle sakinlerine tepkisine neden olmuştu fakat beklenen haber Aydın Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü’nden geldi. 2021’de ibadete açıldı 2022’de kapatıldı Yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip olan yapı, 1998 yılında kültür varlığı olarak tescil edildi. Geçmişte kilise olarak yapılan ve Cumhuriyetin kurulması sonrasında bölgeye gelen muhacirler tarafından camii olarak kullanılan Hisar Camii için 2020 yılında adım atıldı. 2020 yılında 588 bin 820 TL bedelle ihale edilen yenileme çalışmaları tamamlanmış ve cami 2021 yılında yeniden ibadete açılmıştı. 7milyon ödenek ayrıldı Ancak Temmuz 2022’de, yapının bir duvarında meydana gelen açılma nedeniyle güvenlik gerekçesiyle cami tekrar ibadete kapatıldı. Sorunun giderilmesi ve yapının güçlendirilmesi amacıyla başlatılan yeni restorasyon süreci kapsamında, Aydın Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü’nün 2026 Yılı Yatırım Programı’na 7 milyon TL ödenek dahil edildi. 4 yıldır kapalı olan camii yerine mahalle sakinleri ibadetlerini caminin arkasında yer alan ve eskiden okul olarak kullanılan atıl bir binada yerine getiriyor. Caminin açılmaması zaman zaman mahalle sakinlerinin tepkilerine neden olmuş ve basın yoluyla yaşanan sıkıntılar dile getirilmişti. Camii için yeniden adım atılması mahalle sakinlerinde memnuniyete neden olurken, çalışmaların ne zaman başlayacağı ise merakla bekleniyor.
Balıkesir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’dan Balıkesir Üniversitesine ziyaret AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu’yu makamında ziyaret etti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Balıkesir Üniversitesi’ni ziyaret ederek, Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu tarafından üniversitede yürütülen akademik ve bilimsel çalışmalar, üniversitenin son dönemde hayata geçirdiği akademik atılımlar ile devam eden bilimsel projelere hakkında bilgi aldı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın ve beraberindeki heyet, ziyaretin ardından Balıkesir Üniversitesi Teknokent’te incelemelerde bulundu. Heyet, Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu ve BAÜN Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. Burcu Aydemir’den yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarette Yalçın’a, AK Parti Balıkesir Milletvekili Ali Taylan Öztaylan, AK Parti MKYK Üyeleri ve İnsan Hakları Başkan Yardımcıları Mehmet Umur ile Arzu Silin Günaydın, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, AK Parti Gençlik Kolları MYK Üyesi ve İnsan Hakları Başkanı Pırıl Özçelik eşlik etti. Rektör yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Prof. Dr. Murt Doğdubay ve Prof. Dr. Fatih Satıl’ın da yer aldığı ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi.
Erzurum ETÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Çoşkun’dan, Ortaçağ İran tarihine ışık tutan iki kitap Erzurum Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un, Taberistan Melikleri Bâvendîler ile Herât merkezli Kert Hanedanı’nı konu alan iki kapsamlı akademik çalışması yayımlandı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Derya Coşkun’un Ortaçağ İran coğrafyasındaki yerel hanedanlıkları ele alan iki yeni kitabı okuyucuyla buluştu. Çalışmalar, siyasî tarih kadar sosyal, ekonomik ve kültürel unsurları da merkeze alarak dönemin çok boyutlu bir analizini sunuyor. "Taberistan Melikleri Bâvendîler (44-749 / 665-1349)" adlı eserde, coğrafî yapısı nedeniyle merkezi otoritenin nüfuz etmekte zorlandığı Taberistan bölgesinin tarihsel serüveni ayrıntılı biçimde ele alınıyor. Bâvendîler’in Sâsânîler’den başlayarak Selçuklular ve Moğollar dönemine uzanan uzun hâkimiyet süreci; askerî stratejiler, diplomatik ilişkiler ve pragmatik siyaset anlayışı çerçevesinde değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Fârim, Sârî ve Âmül gibi şehirlerin ilim, ticaret ve şehircilik açısından bölgesel merkezler hâline geliş süreci de inceleniyor. Coşkun’un ikinci eseri "Herât’tan Yükselen Işık: Kert Hanedanı (643-791 / 1245-1389)" ise Herât merkezli Kert Hanedanı’nın tarih sahnesindeki rolüne odaklanıyor. Gurîler döneminden Moğol hâkimiyetine uzanan süreçte Kert meliklerinin siyasî mücadeleleri, İlhanlılar ve Çağataylılar arasındaki denge politikaları ve bağımsızlık girişimleri kitapta ayrıntılı şekilde ele alınıyor. Eserde, Herât’ın yalnızca bir idare merkezi değil, aynı zamanda kültür ve imar faaliyetleriyle öne çıkan bir şehir hâline gelmesinde Kertler’in katkıları da vurgulanıyor. Her iki kitapta da klasik tarih anlatısının ötesine geçilerek, bölgesel güçlerin uzun süre ayakta kalmasını sağlayan sosyal yapı, ekonomik dinamikler ve kültürel üretim süreçleri değerlendiriliyor. Çalışmalar, Ortaçağ İran tarihi ve İslam dünyasındaki yerel hanedanlıklar üzerine çalışan araştırmacılar için önemli birer başvuru kaynağı niteliği taşıyor.