EKONOMİ - 07 Kasım 2025 Cuma 10:21

‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı

A
A
A

Bağımsız araştırma şirketi Veri Enstitüsü’nün Amazon Türkiye için gerçekleştirdiği ‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı. Araştırma fiyat karşılaştırmasının ve güvenin online alışverişte belirleyici olduğunu ortaya koydu.

Veri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’nın sonuçları yayınlandı. Araştırmaya göre, Türkiye’deki e-ticaret kullanıcıları indirim dönemlerini yakından takip ediyor ve fiyat karşılaştırması yapmadan alışveriş yapmak neredeyse imkânsız hale geldi. Katılımcıların yüzde 83’ü Amazon’un indirimlerine güvenirken, yüzde 86’sı kampanyalarını "gerçekten değerli" buluyor.

E-ticarette en belirleyici kriter, fiyat politikası ve ürünün orjinalliği

Araştırmada, e-ticarette iyi fiyatın yalnızca indirim oranıyla değil, satıcıya veya siteye duyulan güvenle de ilişkili olduğu ortaya çıktı. Katılımcılar, güvenilir fiyat politikası ve ürünün orijinalliğinin, indirim oranından daha belirleyici olduğunu vurguladı.
Fiyat karşılaştırması yapmadan neredeyse hiç alışveriş yapılmıyor, indirim ve fiyat takibi yapmak, zihinsel yorgunluk oluşturuyor
Araştırmaya göre, müşterilerine indirim konusunda en çok güven veren online perakendeci Amazon oldu. Son 6 ayda Amazon’dan alışveriş yaptığını belirtenlerin yüzde 83’ü Amazon’un indirimlerine güvendiğini, yüzde 86’sı ise sunduğu kampanyaları "gerçekten değerli" bulduğunu söyledi. Tüketicilerin yüzde 94’ünün alışveriş öncesinde her zaman veya bazen fiyat karşılaştırması yaptığı belirtildi. Katılımcıların yüzde 35’i indirim takibinin zihinsel yorgunluk oluşturduğunu, yüzde 30’u ise satın alma kararını zorlaştırdığını ifade etti.

Bağımsız araştırma şirketi Veri Enstitüsü’nün Amazon Türkiye için gerçekleştirdiği ‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı. Araştırma fiyat karşılaştırmasının ve güvenin online alışverişte belirleyici olduğunu ortaya koydu.

Yaptıkları araştırma hakkında bilgi veren Veri Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Ağırdır, "Araştırmamız bize tüketicilerin daha ucuz için fiyat ararken güven aradığını da ortaya koyuyor. Kampanya dönemleri yoğun indirimlerle dolu olmasına rağmen, müşterilerin zihinsel olarak yorulduğunu ve karar verirken basitlik, şeffaflık ve güven aradığını görüyoruz. Katılımcıların neredeyse tamamının alışveriş öncesinde fiyat karşılaştırması yapması, tüketicinin doğru fiyat algısına ne kadar hassas yaklaştığını kanıtlıyor. Bu noktada markaların söylem ve eylem tutarlılığı kritik hale geliyor. Tüketiciler kampanya dönemi öncesi yükseltilen fiyatlardan şikayetçi. Liste fiyatının yükseltilmesinden veya uygun fiyatlı ürünlerin çok az adette satışa sunulmasından dolayı güven kaybediyorlar. Dolayısıyla indirim oranlarının büyüklüğü, tek başına bir tercih sebebi olmuyor; nihai fiyatın rekabetçi olduğuna dair güven belirleyici hale geliyor. Bugünün dinamik e-ticaret ortamında sürdürülebilir başarı; müşteri odaklılık, tutarlılık ve fiyat politikalarında güven verici bir yaklaşım gerektiriyor. Araştırmamızda Amazon’un kendi müşterileri arasında indirim dönemlerinde en yüksek güveni sağlayan online perakendeci olması tüketicinin aslında bize ne beklediğini açıkça söylüyor: Güvenilir fiyat, müşteri odaklılık ve gerçek indirim" dedi.

‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı

"Sadece indirim dönemlerinde değil, her gün iyi fiyat yaklaşımı ve daima müşterinin yanında olmak bizi ayrıştırıyor"

Amazon Türkiye Perakende Genel Müdürü Burak Erdem ise açıklamasında şunları söyledi: "Veri Enstitüsü’nün araştırma sonuçları, Amazon’un müşteri odaklı yaklaşımının tam olarak karşılık bulduğunu net biçimde göstermesi açısından önem taşıyor. Müşterilerimizin yüzde 83’ü Amazon’u ‘indirimlerinde en güvenilir online perakendeci’ olarak görse de bu, bizim için sürpriz olmadı. Çünkü biz müşterilerimize en iyi fiyatı sunmak için çalışmalarımızı sadece kampanya dönemleri ile sınırlı tutmuyoruz, yılın her gününde en iyi fiyatı sunmak için çalışıyoruz. Bir ürünün fiyatının üzerini çizip fırsat etiketi koyuyorsak, bu son günlerin en düşük fiyatını yansıtan gerçek bir indirimdir. Bu konuda standartlarımız gerçekten çok yüksek. Müşterilerimiz indirim kampanyalarımızda, piyasa şartlarına göre en rekabetçi fiyatlarla gönül rahatlığıyla alışveriş yapsınlar isteriz."

‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı

Alışveriş platformlarında tüketiciye yönelik sunulan hizmetlerle ilgili de bilgi veren Erdem, ‘‘Fiyatların anlık değişebildiği kampanya dönemlerinde satın aldığınız amazon satıcılı bir üründe fiyat düşerse, müşterimiz fark etmese bile aradaki farkı otomatik olarak hediye kartı iade ediyoruz. Sattığımız her ürünün de arkasında duruyoruz. A’dan Z’ye garantisiyle alışverişlerini güvence altına alıyoruz. Satıcısı olduğumuz ürünlerde yüzde 100 orijinallik garantisi sunulurken memnun kalınmayan ürünleri 30 gün içinde iade etmelerini sağlıyoruz. Sonuçta müşterilerimize Amazon’da gönül rahatlığıyla alışveriş yapma deneyimi yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı.

‘Tüketici Gözünden İndirim Dönemleri ve Beklentileri Araştırması’ sonuçları açıklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.