SPOR - 20 Ocak 2026 Salı 11:48

Trendyol Süper Lig’de 20-22. hafta programı açıklandı

A
A
A
Trendyol Süper Lig’de 20-22. hafta programı açıklandı

Trendyol Süper Lig’de 20-22. haftalar arasında oynanacak müsabakaların programı açıklandı. Buna göre ligin 22. haftasındaki Trabzonspor-Fenerbahçe müsabakası 14 Şubat Cumartesi günü saat 20.00’de yapılacak.


Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Trendyol Süper Lig’de 20-22. haftalar arasında oynanacak mücadelelerin programını duyurdu. Ligi 22. haftasında Trabzonspor’un, Beşiktaş’ı konuk edeceği karşılaşma 14 Şubat Cumartesi günü saat 20.00’de yapılacak.


Süper Lig’de 20-22. hafta programı şöyle:



20. hafta


30 Ocak Cuma


20.00 Antalyaspor - Trabzonspor


20.00 Kasımpaşa - Samsunspor



31 Ocak Cumartesi


14.30 Corendon Alanyaspor - Eyüpspor


17.00 RAMS Başakşehir - Çaykur Rizespor


20.00 Göztepe - Fatih Karagümrük


20.00 Beşiktaş - Konyaspor



1 Şubat Pazar


17.00 Gençlerbirliği - Gaziantep FK


20.00 Galatasaray - Kayserispor



2 Şubat Pazartesi


20.00 Kocaelispor - Fenerbahçe



21. hafta


7 Şubat Cumartesi


14.30 Fatih Karagümrük - Antalyaspor


20.00 Samsunspor - Trabzonspor



8 Şubat Pazar


14.30 Eyüpspor - RAMS Başakşehir


17.00 Konyaspor - Göztepe


17.00 Çaykur Rizespor - Galatasaray


20.00 Beşiktaş - Corendon Alanyspor



9 Şubat Pazartesi


17.00 Kayserispor - Kocaelispor


20.00 Gaziantep FK - Kasımpaşa


20.00 Fenerbahçe - Gençlerbirliği



22. hafta


13 Şubat Cuma


20.00 Galatasaray - Eyüpspor


20.00 Antalyaspor - Samsunspor



14 Şubat Cumartesi


14.30 Gençlerbirliği - Çaykur Rizespor


17.00 Corendon Alanyaspor - Konyaspor


20.00 Trabzonspor - Fenerbahçe



15 Şubat Pazar


14.30 Kocaelispor - Gaziantep FK


17.00 Göztepe - Kayserispor


20.00 RAMS Başakşehir - Beşiktaş



16 Şubat Pazartesi


20.00 Kasımpaşa - Fatih Karagümrük



Trendyol Süper Lig’de 20-22. hafta programı açıklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Ağrı Valisi Önder Bozkurt görevine şehitlik ziyaretiyle başladı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ağrı Valiliği görevine atanan Vali Önder Bozkurt, göreve başlamasının ardından ilk ziyaretini Merkez Şehitliğine gerçekleştirdi. Ağrı Valisi Önder Bozkurt, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde vatan, millet ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerin kabirlerine karanfil bırakarak dua etti. Şehitleri rahmet, minnet ve şükranla yâd eden Vali Bozkurt, şehitlik ziyaretinin ardından şehitler Bülent Afşin ve Vefa Çelik’in ailelerini evlerinde ziyaret etti. Şehit aileleriyle yakından ilgilenen Vali Bozkurt, ailelerin hal ve hatırlarını sorarak bir süre sohbet etti. Şehitlerin emanetleri olan ailelerin her zaman devletin yanında ve güvencesinde olduğunu vurgulayan Vali Bozkurt, "Aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum. Ruhları şâd, mekânları cennet olsun." ifadelerini kullandı. Öte yandan Vali Önder Bozkurt, göreve başlaması dolayısıyla yapılacak tebrik ziyaretlerine ilişkin bir çağrıda da bulundu. Vali Bozkurt, tebrik ziyaretlerinde çiçek, çikolata veya hediye getirilmesi yerine, arzu eden vatandaşların bu bedeli üniversite öğrencilerinin eğitimine destek sağlanması veya ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım edilmesi amacıyla Ağrı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının TR30 0001 5001 5800 7304 0096 77 numaralı hesabına bağışlamalarının kendilerini memnun edeceğini belirtti. Bu yaklaşımın yalnızca maddi bir destek olmadığını ifade eden Vali Bozkurt, "Bu örnek davranış, aynı zamanda ‘yalnız değilsin’ demenin ve hayırlı işlerde birbirimizi teşvik etmenin en güzel ifadesi olacaktır. Ağrı’nın vakur ve hamiyetperver insanlarının kalbine dokunacak bu iyilik zincirinde yer alan herkese şimdiden şükranlarımı sunuyorum." dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık" ANKARA (İHA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi. "Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz" Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı. "Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır" Konuşmasında Türkiye’nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır" Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.’ Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008’den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz" Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz’ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı’yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu’yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat’ı, Mücellit Mehmet Karsı’yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer’i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı’yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman’ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca’yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp’i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz" Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız." "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık" Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı’ çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.
İzmir Mihriban cinayetinde kan donduran ifade: "Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm" İzmir’in Bornova ilçesinde kayıp olarak aranırken ormanlık alanda gömülü cesedi bulunan 25 yaşındaki Mihriban Yılmaz’ın cinayet zanlısı F.İ.’nin ifadesi ortaya çıktı. Zanlı ifadesinde, "Niyetim Mihriban’a zarar vermek değildi, panikleyince ağzını kapattım. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm" dedi. Öte yandan, zanlı F.İ.’nin 2023 yılında Manisa’da bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün (23) ölümüyle ilgili de bağlantısı tespit edildi.Bornova ilçesi Ümit Mahallesi’nde meydana gelen olayda, 25 yaşındaki Mihriban Yılmaz’dan haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine İzmir Emniyet Müdürlüğü ekiplerince başlatılan geniş çaplı soruşturma, genç kızın bir cinayete kurban gittiğini belirledi. Güvenlik kameralarını inceleyen ve teknik takip yapan ekipler, cinayet zanlısı F.İ. (26) ile birlikte yardım ve yataklık şüphesi bulunan 4 kişiyi gözaltına aldı. Zanlının yer göstermesiyle talihsiz kızın cansız bedeni Pınarbaşı mevkisindeki ormanlık alanda gömülü halde bulundu. Yapılan incelemelerde, zanlının sadece Mihriban Yılmaz’ı öldürmediği, 2023 yılında Manisa’da yüksekten düşerek öldüğü sanılan Naile Büşra Sarıgül dosyasının da baş şüphelisi olduğu anlaşıldı ve bu suçtan da tutuklandı."Panikledim ve düşünce yetimi kaybettim"İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titiz çalışması sonucu yakalanan cinayet zanlısı F.İ., emniyetteki ifadesinde olay gününü anlattı. Mihriban Yılmaz ile otomobil içerisinde tartıştıklarını belirten zanlı, genç kızın kendisini tehdit etmesi üzerine paniklediğini iddia etti. F.İ. ifadesinde, "Telefonu almaya çalıştım, vermedi ve otomobilden inmeye çalıştı. Ağabeylerinin beni öldüreceğini söyleyerek tehdit edince iyice panikledim ve düşünce yetimi kaybettim. Niyetim zarar vermek değildi, sadece yaşayacağım sorunlardan dolayı inmesine engel olmaya çalıştım. Bu sırada bir elimle kendime çektim, diğeriyle bağırmasın diye ağzını kapattım" dedi."Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm"Genç kızın bir süre sonra bayıldığını ve otomobilden aşağı düştüklerini öne süren zanlı, ilk yardım yapmasına rağmen sonuç alamadığını savundu. Olayın vahametiyle şoka girdiğini belirten F.İ., "Yüzüne vurarak uyandırmaya çalıştım ancak tepki vermedi. Kalp masajı yaptım ama netice alamadım. Telefonu çaldı, yengesi ve annesi arıyordu ama açmadım. Cansız bedeni kamyonetin arka koltuğuna bindirip Pınarbaşı’ndaki ormanlık alana götürdüm. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm" ifadelerini kullandı.Eski dosya yeniden açıldı: ikinci cinayetten tutuklamaMihriban Yılmaz cinayeti soruşturması derinleştirilirken, zanlı F.İ.’nin 2023 yılında Manisa’da bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün (23) ölümüyle ilgili de bağlantısı tespit edildi. Sarıgül’ün tırnaklarında zanlıya ait DNA örneklerine rastlanması ve aile üyeleri arasındaki "Eskisinden korkmuyorum, bundan korkuyorum" şeklindeki yazışmalar üzerine dosya yeniden açıldı.Zanlı F.İ., Mihriban Yılmaz cinayetinin yanı sıra Naile Büşra Sarıgül’e yönelik ‘Nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘Tasarlayarak öldürme’ suçlarından da tutuklanarak cezaevine gönderildi.