GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 14:27

Necmeddin Bilal Erdoğan: "Palet Türk Müziği İlkokulu Türkiye’de, dünyada eşi benzeri olmayan bir proje"

A
A
A
Necmeddin Bilal Erdoğan: "Palet Türk Müziği İlkokulu Türkiye’de, dünyada eşi benzeri olmayan bir proje"

YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, " Palet Türk Müziği İlkokulu, bugün Türkiye’de, dünyada eşi benzeri olmayan bir proje, hamdolsun sekizinci yılındayız, devam ediyoruz. Dubai’de bir Arap Müzik Enstitüsü adıyla buna benzer bir projeyi hayata geçirdik. Orada da Arap müziğinin adeta korunmasıyla ilgili bir duyarlılık oluşturmaya çalışıyoruz. dedi.




Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu ve Haliç Üniversitesi arasında gerçekleştirilen eğitim iş birliğinin imza törenine katıldı. Program kapsamında protokol üyeleri okul içerisinde bulunan sergi alanlarını gezdi. Gezinin ardından okul öğrencileri davetlilere müzik konseri gerçekleştirdi. İki kurum arasında gerçekleştirilen eğitim iş birliği protokolünü Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın imzaladı. İmza töreninin ardından protokol üyeleri katılımcılarla Türk Müziği hakkında sohbet ederek, Türk Müziği hakkında bilgiler verdi.



"Bugün Türkiye’de, dünyada da eşi benzeri olmayan bir proje"


Programda konuşan Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, "Biz 2011 yılında ilk anaokulumuzu açtığımız zaman yine Palet markasıyla, müzik eğitimini nasıl yapmalıyız, bizde bu nasıl farklı olmalı, anaokulunda nereden başlanmalı? Hem kullandığımız Montessori pedagojisine uygun bir şekilde hem de bizim müziğimizde bunu nasıl yapabiliriz diye çalışmaların sonunda Yüce ile tanıştık. Yüce ile bir yerden başladık. İlk önce anaokulunda müzik eğitimi, ondan sonra ilkokulumuzu açtığımızda ilkokulda nasıl devamını getiririz ve sonra Palet Türk Müziği İlkokulu taçlandığı adeta yer olmuş oldu.


Bugün Türkiye’de, dünyada da eşi benzeri olmayan bir proje, hamdolsun sekizinci yılındayız, devam ediyoruz. Dubai’de bir Arap Müzik Enstitüsü adıyla buna benzer bir projeyi hayata geçirdik. Orada da Arap müziğinin adeta korunmasıyla ilgili bir duyarlılık oluşturmaya çalışıyoruz. Dubai çok da bir kültürel olarak ne diyeyim kozmopolit bir yer. Ama onun içinde dahi kendi müziğini korumak isteyen insanlar var elbette. Orada da bir müzesi, bir ’meclis’ diyorlar Arap usulünde meclisi olan, yine buradaki gibi sınıfları, çalışma hücreleri olan bir yerimiz var; oraya da yolunuz düşerse görmenizi isterim." dedi.



"Bir nesli belki yeniden Türk müziğiyle barıştıracak müzik insanlarının yetişebileceğine biz inanıyoruz"


Bugüne kadar birçok kurumla bir araya gelerek iş birlikleri konuştuklarını, akademik sempozyumlar gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, "Çocuk beste yarışması, çocuk şarkıları beste yarışmaları yaptık. Çocuk enstrümanları yapım yarışması yaptık. Bu şekilde hem buradaki imkanları kullanmak istiyoruz hem buradan yetişen çocuklarımızın çok daha, yani 10-11 yaşında buradan mezun oluyorlar ama çok daha görgülü, donanımlı bir şekilde mezun olmalarını istiyoruz.


Buradan konservatuvara devam eden var, etmeyen var; hepsi konservatuvara gidecek diye bir derdimiz yok. Ama Türk müziğini bilen, icra eden, çok iyi icra eden entelektüeller yetişsin, hangi alana devam ederse etsin. Derdimiz bu. Hele hele şöyle üç yılda, beş yılda bir böyle paradigma değiştirecek bir Alaeddin Yavaşça, Cinuçen Tanrıkorur boyutunda işler yapacak, bir Sadettin Kaynak, Tamburi Cemil... Kim bilir? Birisi buradan çıksa maksat hasıl olmuş olacak. Bir nesli belki yeniden Türk müziğiyle barıştıracak müzik insanlarının yetişebileceğine biz inanıyoruz." ifadelerini kullandı.



"Büyük oranda bütün çocuklarımız kısmi veya tam burslu olarak burada okuyorlar"


Öğrencilerin her sene yetenek sınavıyla alındığını belirten Erdoğan, "Şu anda sınavlarımızı yapıyoruz. Binden fazla öğrenci içerisinden 24 çocuğumuzu alıyoruz. Çocuklarımız elbette müzik yeteneği üst düzeyde. Ailelerinin gelir durumuna göre burslandırıyoruz yeteneğe göre seçtikten sonra. Büyük oranda bütün çocuklarımız kısmi veya tam burslu olarak burada okuyorlar. Buradan mezun olup konservatuvara devam etmek isteyenler için Medeniyet Üniversitesi yakın, onların müzik bölümüyle çalışıyoruz. Milli Eğitim, Medeniyet Üniversitesi ve bizim iş birliğimizle Üsküdar’da bir müzik ortaokul-lisesi açıldı; oraya devam edebiliyorlar. Böylelikle müzik bölümüne de ortaokuldan itibaren devam edebiliyorlar. Biz de oradaki öğrencilerden ihtiyaç sahibi olanları yine burslandırarak destekliyoruz. Bu bizim vakfımız, vakfımızın bünyesindeki okullarımız. Dolayısıyla hem kar amacı gütmüyoruz hem de bu şekildeki sosyal sorumluluk projelerimizi güçlendirerek sürdürmeye çalışıyoruz" diye konuştu.



Programa, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Kemal Bilal Aydın, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Abdullah Ceylan, Mütevelli Heyeti Üyesi Hulusi Yiğit, Konservatuvar Müdürü Prof. Dr. Murat Salim Tokaç Genel Sekreter Alim Uçar katıldı.




Necmeddin Bilal Erdoğan: "Palet Türk Müziği İlkokulu Türkiye’de, dünyada eşi benzeri olmayan bir proje"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri başladı Niğde’de Turizm Haftası etkinlikleri düzenlenen törenle başladı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen program kapsamında, Halk Eğitimi Merkezi ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kursiyerleri tarafından hazırlanan Karma El Sanatları Sergisi açıldı. Açılış törenine katılan Vali Vekili Soner Divli, turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayarak, kültürlerin buluşmasına ve şehirlerin tanıtılmasına katkı sağlayan önemli bir köprü olduğunu ifade etti. Turizmin şehirlerin kalkınmasında ve ülkelerin uluslararası ilişkilerinde stratejik bir rol üstlendiğini belirten Divli, kadim bir geçmişe ve zengin kültürel mirasa sahip olan Niğde’nin, Anadolu’nun önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Niğde’nin turizm potansiyeline dikkat çeken Divli, Aladağlar’ın eşsiz doğal güzellikleri, Gümüşler Manastırı, Tyana Antik Kenti, Niğde Kalesi ile Selçuklu döneminden günümüze ulaşan cami, han ve türbelerin kentin önemli değerleri arasında yer aldığını belirtti. Divli amaçlarının bu değerleri koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Niğde’nin turizmden aldığı payı artırmak olduğunu kaydetti. İl Kültür ve Turizm Müdürü İsmail Tecimer ise turizmin son yıllarda hızla gelişen bir sektör haline geldiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tanıtım stratejileri ve projeleriyle bu gelişimin desteklendiğini ifade etti. Tecimer, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 60 milyonu aşkın turist ve 63 milyar doların üzerinde turizm geliri hedeflerine ulaşıldığını söyledi. Niğde Turizm ve Gastronomi Derneği Başkanı Bahar Şahiner Öke de Niğde’nin önemli bir turizm hazinesi olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, Gümüşler Manastırı, Tyana Antik Kenti ve Aladağlar Milli Parkı gibi değerlerin kentin öne çıkan zenginlikleri arasında bulunduğunu belirterek bu potansiyelin henüz yeterince değerlendirilemediğini, yeterince görünür olmaması ile konaklama ve turistik tesis çeşitliliğinin sınırlı olmasının başlıca sorunlar arasında yer aldığını dile getirdi. Programda konuşmaların ardından Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ekiz, ’Niğde’deki Hıristiyan Türk Eserleri ve Mimar Sinan’ın Menşei Hakkında Bazı Mülahazalar’ başlıklı sunum gerçekleştirdi.
Aydın Özmeriç; Esnaf ve sanatkara faydalı olmak için yola çıktı Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AYESOB) Başkanlığı’nın 3 Mayıs’ta yapılacak olağan genel kuruluna aday olan Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nde yaptığı basın açıklamasında; "Esnaf ve sanatkara faydalı olmak için yola çıktık" dedi. Aydın’da yıllardır Şoförler Odası Başkanlığı’nı yürüten ve zaman zaman ülke genelinde gündem olan çalışma ve önerileri ile gündeme gelen Semih Özmeriç, seçilen oda başkanı ve yönetim kurulu üyelerini tebrik ederek başladığı konuşmasında , "Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin Başkan, Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyelerinin seçilmeleri 3 Mayıs Pazar günü yapılacak. Şahsım ve arkadaşlarım da Aydın Esnafına ve halkına hizmet edebilmek, geçmişteki tecrübelerimizi de kurumumuza aktararak daha faydalı olabileceğimiz inancıyla aday olduk. Hiç kuşkusuz ki Aydın yani içinde yaşadığımız coğrafya dünyanın en güzel yeri, en bereketli toprakları ve en köklü mirasa sahiptir. Bu değerlere sahip olan bir ilin Esnaf ve Sanatkarın ekonomiden daha fazla pay alması gerekmektedir. Ekonomiden daha fazla pay almanın yolu da hiç kuşkusuz markalaşmaktan geçmektedir. Marka derken söylemek istediğim sadece bir ürün, bir mal veya hizmetin markalaşması değil, bir ilin yani Aydınımızın genel olarak marka değerinin artırılmasıdır" dedi. "Esnaf ve sanatkarın arkasında olacağız" Açıklamasında mevcut yönetimi eleştirmekten ziyade Aydın’a, esnaf ve sanatkara değer katacak çalışmalardan söz eden Semih Özmeriç, "Aydın dendiğinde en kaliteli incirin, en kaliteli zeytin ve zeytinyağının, en kaliteli kestanenin yanı sıra, sanatsal çalışmaların en güzel icra edildiği bir ilin akla gelmesi çalışacağız. Şehrin marka değerinin korunup geliştirilmesi ilin değerlerine ve güzel imajına zarar vermeye kalkanların dışlanması ile başlayacaktır. Esnaf odalarımızın da görevi bu standartları belirleyip dürüst çalışkan esnafın arkasında durması ile mümkün olacaktır. Esnafın güçlenmesi odalarımızın güçlenmesi, birlik ve üst kuruluşlarımızın da itibarını yükseltecek ve bizlerin fikir ve önerileri kabul görecektir" dedi. "Ortak akıl ve mesleki eğitimlere ağırlık vereceğiz" Görev verilmesi halinde meslek komiteleri oluşturarak ortak akıl ile tüm odaların ve konusunda uzman esnafların katılacağı toplantılar düzenleyeceklerini kaydeden Başkan Özmeriç, "Fuar ve tanıtım destekleri için esnafımızın desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Mesleki eğitim ve belgelendirme süreçleri güçlendirilmeli ehil olmayan kimselerin meslek icra etmelerinin önüne geçilmelidir. Hazine destekli kredilere esnafın ulaşması ve esnafımızın verimli çalışabilmesi anlamında kılavuzluk yapılmalıdır. Özellikle 2026 yılı itibariyle esnafın üzerindeki vergi yükü oldukça artmıştır. Nüfusu 30 binin üzerindeki ilçelerdeki esnafın basit usul vergi sisteminden çıkarak gelir vergisi mükellefi olması birçok esnafı ayakta kalmaya zorlayacaktır. Bunun için acilen vergi oranlarının makul seviyelere getirilmesi gerekmektedir. Bu yönde çalışmalar yapılmalıdır. Haksız rekabetin önlenebilmesi için kayıt dışı çalışan kişilerin engellenmesi gerekir. Kısacası esnaf ve sanatkarımızın her zaman arkasında olacağız" dedi.