SPOR - 17 Nisan 2026 Cuma 10:57

Kenan Karaman: "Milli takım için her zaman bir ümidim var, hele ki kendi kulübünde performansın iyiyken"

A
A
A

Almanya 2. Bundesliga’da kaptanlığını yaptığı Schalke 04 ile bu sezon şampiyonluk mücadelesi veren ve 12 gol, 4 asistlik performansıyla dikkat çeken milli futbolcu Kenan Karaman, sergilediği performansla 2026 FIFA Dünya Kupası’nda mücadele edecek A Milli Futbol Takımı’nın kadrosuna seçilmeyi ümit ettiğini söyledi. Kenan, turnuvanın uzun bir maraton olduğunu, yedekte oturacak oyuncuların da fit olması gerektiğini dile getirdi.

Almanya 2. Bundesliga’da bu sezon 29 haftada 58 puan toplayarak liderlik koltuğunda oturan Schalke 04’ün kaptanı milli futbolcu Kenan Karaman, Alman ekibi ile verdiği şampiyonluk mücadelesinden A Milli Takım’daki hedeflerine, Beşiktaş formasıyla yaşadığı tecrübelerden A Milli Takım’ın 2026 FIFA Dünya Kupası macerasına ve bireysel kariyerine kadar birçok konuda İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.

"İnşallah kaptan olarak takımı Bundesliga’ya çıkaracağım"

Bu sezon takımıyla birlikte çok iyi bir performans ortaya koyduklarını belirten Kenan Karaman, ligde kalan 5 haftada ellerinden geleni yaparak şampiyon olmak istediklerini söyledi. Bundesliga’ya çıkacaklarına inandıklarını aktaran Kenan, "Bu sene iyi gidiyoruz. Son iki sene bayağı zorluklar yaşadık kulüple ilgili. Bu sene yeni hocayla birlikte takımı toparladık, kulüp olarak doğru kararlar verdik. Çok iyi bir sezon geçiriyoruz şimdiye kadar. Son 5 haftaya girdik. Takım olarak Bundesliga’ya çıkacağımıza inanıyoruz. Bu sene bizi en çok başarıya iten şey hep maçtan maça düşünmemiz oldu. Hiçbir zaman takım olarak ya da dışarıya doğru ’Bu sene çıkacağız, çıkmak istiyoruz’ diye bir hedef koymadık. Her gün maç maç düşünüp hep üstüne koyarak, çok çalışıp bugünlere geldik çok şükür. Takımda gayet güzel bir uyum var. Ben son 2 senedir kaptanlık yapıyorum. Bu da ayrıca gurur verici bir şey benim için; hem bir Türk olarak hem böyle büyük bir kulübün kaptanlığını yapmak... İnşallah ben de takımı kaptan olarak Bundesliga’ya çıkaracağım" diye konuştu.

Kenan Karaman:

"Bu sene iyi bir sezon geçirdiğime inanıyorum"

Bu sene forma giydiği 29 maçta 12 gol, 4 asistlik performans sergileyen 32 yaşındaki futbolcu, bireysel olarak iyi bir sezon geçirdiğini dile getirdi. Karaman, "Ben son 3 senedir aslında gol, asist olarak takıma bayağı bir katkı sağlıyorum. Her sene üstüne koymaya çalışıyorum. Geçen iki sene gollerim, asistlerim takıma ligde kalmak için bayağı bir katkı sağladı. Bu sene inşallah gollerimi son haftalarda da devam ettirip takımı Bundesliga’ya taşımak istiyorum. Ben de her sene üstüne koymaya çalışıyorum. Kaptan olarak belirli bir sorumluluk hissediyorum, o yüzden performansıma gerçekten çok odaklıyım. Çünkü bir kaptan olarak bence önce saha içinde iyi bir performans verip.. Diğer takım arkadaşların çünkü senin yolunda gitmeye çalışıyor. O yüzden ben de her sene hem gol atıp hem asist yapıp takıma katkı sağlamaya çalışıyorum. Bu sene de iyi bir sezon geçirdiğime inanıyorum" ifadelerini kullandı.

"60 bin kişi senin ismini söylerken gerçekten insan gurur duyuyor"

Kulüple ve taraftarla çok özel bir bağı olduğunu vurgulayan deneyimli oyuncu, "Taraftarlar bana ait bir beste yaptılar. Son evimizde oynadığımız maçta küçük bir sakatlık yaşadım, maçtan çıktım, orada da benim bestemi söylediler. Bizim stat da her zaman dolu. 60 bin kişi senin ismini söylerken gerçekten insan gurur duyuyor. Ben de onlara çok değer veriyorum, kulübe çok değer veriyorum. Karşılıklı güzel bir ilişkimiz var kulüple, inşallah bu da bozulmaz diye ümit ediyorum" dedi.

Kenan Karaman:

"Milli takımı özlüyorum"

24 sene sonra Dünya Kupası’nda mücadele edecek olan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik eden Kenan Karaman, milli takımı özlediğini ve tekrar forma giymek istediğini aktardı. Kenan, "Çok büyük bir başarı. 24 sene sonra yine Dünya Kupası’na gitmemiz çok güzel, çok başarılı, çok gurur verici bir şey. Oradaki arkadaşlarımı, ekibi, hocaları gerçekten tebrik ediyorum. İnşallah Dünya Kupası da ülkemiz için güzel geçer. Ben de milli takımı özlüyorum. İnşallah yine milli formayı giymek nasip olur" şeklinde konuştu.

"Dünya Kupası’nda başarılı olacağımızı düşünüyorum"

Milli takımın Dünya Kupası’nda başarı elde edebileceğini düşündüğünü belirten 32 yaşındaki futbolcu, "Çünkü takımdaki arkadaşlık dışarıdan çok iyi gözüküyor. Geçtiğimiz 2 sene iyi başarılar elde etmiş, takımın kadrosu hemen hemen hep aynı oluyor. İyi bir uyum sağladıklarını düşünüyorum. Dünya Kupası’nda da başarılı olacağımızı düşünüyorum" cümlelerine yer verdi.

"Milli takım için her zaman bir ümidin var, hele ki kendi kulübünde performansın iyiyken"

Bu sezonki performansıyla milli takıma davet edilmeyi umduğunu aktaran Kenan, özellikle hücum bölgesinde tecrübesiyle takıma katkı sağlayabileceğine inandığını dile getirdi. Deneyimli futbolcu, "Tabii oyuncu olarak her zaman bir ümidin var. Hele ki kendi kulübünde performansın iyiyken.. Tabii milli takımda da kadroda böyle bir eksiklik olduğunu görüyorum. İnsan tabii ki bir beklenti içine giriyor ama sonuçta hocaların vereceği bir karar. Ben tabii ki milli takımda olmak isterim. Çünkü ben de uzun yıllar forma giydim, oradaki şu an mevcut kadroda oyuncularla oynamış biriyim. Çağırılsam oradaki rolümü de bilirim. Bir ağabey olarak orada katkı sağlayacağımı da biliyorum. O yüzden milli takımda da tecrübem olduğu için ben de orada takıma faydalı olacağımı düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı.

Kenan Karaman:

"Turnuva uzun bir maraton, yedekte oturacak oyuncuların da fit olması gerektiğini düşünüyorum"

Milli takım kadrosuna seçilecek oyuncuların yedek kulübesinde de takıma katkı verebilecek isimler olması gerektiğini sözlerine ekleyen Kenan Karaman, "Bazen bazı kararlar belki sadece performans odaklı olmayabilir. Belki takımın uyumunu bozmak istemez hoca, belki bazı oyuncuları sadece kadro derinliği için çağırabilir. Ama benim şahsi fikrim bir turnuvaya katılıyorsan eğer ilk 11’in hariç geniş kadronda sürekli oynayan oyuncular daha çok fayda görür diye düşünüyorum. Çünkü turnuva uzun bir maraton, orada yedekte oturacak oyuncuların da fit olması gerektiğini düşünüyorum. Ama onu da hesaplayacaklarını düşünüyorum" diye konuştu.

"Gerçekten çok yetenekli oyuncularımız var"

A Milli Takım’ın çok yetenekli bir jenerasyona sahip olduğunu vurgulayan tecrübeli oyuncu, "Milli takıma son yıllarda genç arkadaşlarımız katıldı. Emin ellerde olduğunu düşünüyorum, önümüzdeki yıllarda onların büyük bir rol oynayacağını düşünüyorum. İnşallah turnuvalara artık sıkça katılırız. Bence öyle bir milli takım olmamız gerektiğini de düşünüyorum. Çünkü gerçekten çok yetenekli oyuncularımız var" ifadelerini kullandı.

"Lucescu, çok değerli bir insan, çok değerli bir karakterdi"

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Teknik Direktör Mircea Lucescu’nun, kendisini A Milli Takım’a davet eden ilk hoca olduğunun hatırlatılması üzerine Kenan, "Öncelikle Allah rahmet eylesin. Gerçekten çok üzüldüm. Tabii benim için ayrı bir yeri var çünkü ilk kez beni milli formayla buluşturan isim. Çok değerli bir insandı, çok değerli bir karakter. Sadece güzel şeyler bahsedebilirim onunla ilgili. Futbolu belirli bir seviyeye taşıyan, çok kulüpte başarılar elde eden, vizyonlu bir insandı" açıklamasında bulundu.

"Lucescu, bana ’Nikahını kıy, öyle gelirsin milli takıma’ dedi"

Kenan Karaman:

Mircea Lucescu ile yaşadığı bir anıyı anlatan Kenan Karaman, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Beni ilk aradığında bayağı bir şoktaydım ya da şaşırmıştım o zamanlar. O zamanlar benim nikahım vardı. Milli maçlar tam aynı tarihlere geliyordu. Telefonu kapatmıştım çünkü sevinçten fırladım. Sonra aynı tarihlerde nikahım olduğunu gördüm, hocayı geri aradım. Dedim; ’Hocam o tarihlerde nikahım da vardı benim, nasıl yapalım?’ O da sağ olsun beni kırmadı. ’Tamam sen nikahını kıy, öyle gelirsin milli takıma’ dedi. Öyle bir güzel anım var onunla ilgili."

"Beşiktaş benim için gerçekten iyi bir deneyim oldu"

Beşiktaş’a transfer sürecine de değinen Kenan, siyah-beyazlı camiada iyi bir deneyim yaşadığını söyledi. Teklif geldiğinde kararını Beşiktaş’tan yana kullandığını aktaran tecrübeli futbolcu, "O dönem Avrupa Şampiyonası’ndaydık Milli Takım’la birlikte. O zamanlar menajerim Beşiktaş’tan teklif olduğunu söyledi. Ben de Türkiye’de bir deneyim yaşamak istiyordum. Çünkü Almanya’da doğup büyüdüm, burada hep belirli takımlarda oynadım. Üç büyüklerde bir Türkiye deneyimi olsun istiyordum. Beşiktaş’la da görüşmelerimiz iyi geçti. Beşiktaş için o zamanlar kararımı verdim. Benim için bence güzeldi ve iyi bir tecrübe oldu. Dışarıdan görünürse Beşiktaş dönemi pek iyi geçmedi evet, bazı sıkıntılar da yaşandı ama ben onu öyle algılamıyorum. Benim için gerçekten iyi bir deneyim oldu. Çok büyük bir camiada oynadım, oynama fırsatı buldum. Beşiktaş taraftarının önünde oynama fırsatı oldu. Ben yine de pozitif bakıyorum o döneme" ifadelerine yer verdi.

"Beşiktaş’ta değişik pozisyonlarda görev aldım, o da benim için dezavantajdı"

Beşiktaş’ta oynadığı dönemde performansı nedeniyle eleştirildiğini ve bazı eleştirilerin de doğru olduğunu belirten Kenan, "O dönem gerçekten eleştirilere rağmen yine de bayağı oynama imkanım oldu. Takım olarak iyi bir dönem yakalayamadık. Ben de istediğim performansı veremedim. Bazı eleştiriler doğruydu, ben zaten her zaman öz eleştiri yapan biriyim. O yüzden ben de tam istediğimi veremedim. Belki uzun vadede gerçek performansımı verebilirdim diye düşünüyorum. Ama Beşiktaş’ta çok değişik mevkilerde de görev aldım. Bir süreklilik olmadı benim için, o da biraz beni zorladı. Hatırlıyorum mesela; bir Fenerbahçe derbisinde beşli savunmada sağ kanat bek oynadım. Değişik değişik pozisyonlarda görev aldım, o da benim için dezavantajdı. Zaten ondan sonra birkaç yıl Beşiktaş sıkıntılı bir sürece girdi. Şimdi yine Sergen Hoca ile birlikte toparlanmaya çalışıyor. Benim şahsi kararımdı Almanya’ya geri dönmek. Çünkü Schalke o zamanlar Bundesliga’daydı ve ben de Bundesliga’ya geri dönmek istedim" şeklinde konuştu.

Kenan Karaman:

"Bence Sergen Yalçın şu an Beşiktaş için en doğru isim"

Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın Beşiktaş için en doğru isim olduğunu söyleyen tecrübeli futbolcu, "Bence Sergen Hoca gerçekten çok iyi bir hoca, vizyonu büyük olan bir hoca. Bazen senin görmediğin şeyleri o görebiliyor. Bence şu an Beşiktaş için en doğru isim. Yeni yapılanmanın da onunla birlikte iyi olacağını düşünüyorum. Benim Sergen Hoca ile sadece iyi anılarım var. Sergen Hoca antrenmanlarda olsun ya da genel anlamda büyük isimlere de çok bakmaz. Antrenmandaki verdiğin performansı hak ediyorsan sana o formayı verir. Onun döneminde de gerçekten beni kullandı çünkü o hak ettiğim antrenmandaki değeri bana vermek istedi" dedi.

"Süper Lig’de bu sezon hak eden şampiyon olsun"

Beşiktaş’ın bu sezonki performansını değerlendiren Kenan Karaman, Süper Lig’deki şampiyonluk yarışının da başabaş olduğunu vurguladı. Kenan, "Beşiktaş bence bu sene zaten yeni bir yapılanmaya girdiği için kendine çok büyük bir hedef koymadığını düşünüyorum. Tabii ki Beşiktaş gibi bir camia her zaman şampiyonluk için oynar ama bu sene zaten şampiyonluktan uzaklar. Evet, bu sene gerçekten başabaş gidiyor yarış. Trabzonspor olsun, Galatasaray olsun, Fenerbahçe olsun herhalde son haftalara kadar heyecanlı bir lig olacak. Hak eden şampiyon olsun diyeyim" ifadelerini kullandı.

"Edin Dzeko, örnek alınacak bir isim"

Bir dönem Fenerbahçe’de forma giyen ve şu an takım arkadaşı olan Edin Dzeko’nun örnek alınacak bir isim olduğunun altını çizen Kenan Karaman, "Gerçekten müthiş bir profesyonel, şu an 40 yaşında. Örnek alınacak bir isim. Çok mütevazı biri, takım içinde herkese yardım ediyor. Onun Schalke’yi tercih etmesi de hem kulüp için hem bizim için çok değerli. Gelir gelmez zaten gollerini gösterdi. Şu an bir sakatlık yaşadı milli takımda omuzundan, birkaç hafta sahalardan uzak olacak. Takım olarak ümidimiz son haftalarda ya da son iki haftada takımla birlikte oynaması" cümlelerine yer verdi. Kariyerine Schalke 04’te devam etmek istediğini belirten Kenan, "Şu an zaten 2 yıl daha Schalke’de sözleşmem var. Burada hem kendi konumum hem kulüple hem taraftarla bağım çok özel olduğu için şu an Schalke’den başka bir yer düşünemiyorum" şeklinde konuştu. Son olarak Türk taraftarlara seslenen Kenan Karaman, "Schalke’yi, bizi takip etsinler. Bir Türk olarak, kaptan olarak, Schalke gibi bir kulübü yine Bundesliga’ya taşımak gurur verici olur. Bize destek olsunlar Türkiye’de, benim için yeterli" diyerek sözlerini noktaladı.

Yunus Emre Öztaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez" Antalya Diplomasi Forumu’nda konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceğini, siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından vazgeçmeyeceğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Hakkımız oradadır ve hakkımızı yedirmeyiz" dedi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) ikinci gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" temasıyla Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumda konuşan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik ve egemenlik haklarından geri adım atmayacağını, çözüm iradesinin ise Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde sürdürüldüğünü söyledi. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının tarihi mücadelesinin doğru okunması gerektiğini belirterek, "Kıbrıs Türk halkının kimlik oluşum sürecinin yani 1878’den bugüne kadar olan sürecinin doğru değerlendirilmesi herkese şunu gösterir. Kıbrıs Türk halkı bu adada azınlık statüsünü zinhar kabul etmez. Bütün mücadelesi de bunun üstünden yürümüştür. Dolayısıyla bugün itibarıyla da böyle bir ihtimal Kıbrıs Türk halkı için yok hükmündedir. Kıbrıs Türk halkı siyasi anlamda eşit ve egemenlik haklarının peşinde olan bir hattır ve çözüm iradesinde olan bir hattır" ifadelerini kullandı. "İzolasyonlar haksızdır, kabul edilmesi mümkün değildir" Kıbrıs Türk halkının geçmişte de çözüm yönünde irade ortaya koyduğunu dile getiren Erhürman, 2004 ve 2017 yıllarındaki süreçleri hatırlatarak bu iradenin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortaya konduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumdaki konuşmasına da atıfta bulunan Erhürman, adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir çözümden yana olduklarını ifade etti. Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların hukuk dışı olduğunu vurgulayan Erhürman, "Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonlar haksızdır. Asla kabul edilmesi mümkün değildir" dedi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin 2004 referandumunun ardından yayımladığı raporda, bu izolasyonların hiçbir meşru gerekçesinin bulunmadığının açıkça ifade edildiğini belirten Erhürman, Avrupa Birliği raporlarında da benzer değerlendirmelerin yer aldığını söyledi. Erhürman, buna rağmen Kıbrıs Türk halkının hem temel hakları ihlal edilen hem izolasyonlara maruz bırakılan hem de adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olma statüsü zedelenen bir halk konumunda tutulduğunu kaydetti. "Türkiye ile tam koordinasyon içinde ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da biliyoruz" Konuşmasında Türkiye-KKTC eşgüdümüne özel vurgu yapan Erhürman, Kıbrıs meselesinde ortaya konulan siyasal hattın son derece net olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti ile tam koordinasyon içinde hareket ettiklerini belirten Erhürman, "Dolayısıyla biz ne söylediğimizi de ne yaptığımızı da Türkiye Cumhuriyeti’yle tam bir koordinasyon içerisinde çok iyi biliyoruz. Bunun da dünya tarafından anlaşılması gerektiğini biliyoruz" diye konuştu. Erhürman, dünyanın yeni bir evreden geçtiğine ilişkin değerlendirmelere de değinerek, uluslararası ilişkilerde kuralların ve ilkelerin geri plana itilmesinin insanlık açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını söyledi. Erhürman, insanlığın geçmişte medeniyetin rafa kaldırılmaya çalışıldığı dönemlerden geçtiğini ancak sonrasında yeniden kurallı yaşama ve diyalog zeminine döndüğünü ifade etti. Erhürman, kısa süre içinde haklı konumdaki Kıbrıs Türk halkının haklarını almasını sağlayacak bir sürecin yeniden görünür hale geleceğini kaydetti. "Sorunun kaynağı paylaşım iradesinin olmaması" Kıbrıs sorununun neden çözülemediğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erhürman, temel meselenin Kıbrıs Rum liderliklerinin adadaki doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve yönetim erkini Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istememesi olduğunu savundu. Erhürman, "Sorunun kaynağı şu; Kıbrıs Rum liderlikleri Kıbrıs’ta doğal zenginlikleri, doğal kaynakları ve tabii ki iktidarı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyor" dedi. Montana sürecini örnek gösteren Erhürman, dönemin Rum lideri Nikos Anastasiadis’in dönüşümlü başkanlığı kategorik olarak reddettiğini hatırlatarak, bunun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Erhürman, "Herhangi bir yapı olacak ortada ve biz bileceğiz ki tarih boyunca bir Kıbrıslı Türk o yapıyı asla başkan olarak yönetemeyecek. Ben bunun bir hukukçu olarak, siyasi eşitlik olarak kabul edilmesini kat’a mümkün görmem" dedi. "Birinci aşama güven artırıcı önlemler" Erhürman, çözüm için ortaya koydukları yaklaşımın aşamalı bir yöntem içerdiğini belirterek, yıllardır anlamlı bir müzakere sürecinin bulunmadığını söyledi. Bu süreçte Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını yok sayarak çeşitli ülkelerle güvenlik, enerji ve deniz yetki alanları başta olmak üzere birçok konuda anlaşmalar imzaladığını ifade eden Erhürman, bunun güvensizliği daha da artırdığını kaydetti. Bu nedenle ilk aşamada Lefkoşa’da iki liderin karşı karşıya gelerek hem Kıbrıs Türk halkının hem de Kıbrıs Rum halkının hayatını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler üzerinde karar alması gerektiğini söyleyen Erhürman, "Lefkoşa’da bir tane yeni kapı, bir tane yeni geçiş noktası açabildiğini ispatlayamayan iki liderin, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümü gibi 60 senedir devam eden bir sorunun çözmesini hiç kimse bekleyemez" ifadelerini kullandı. Erhürman, 5+1 formatına ilişkin değerlendirmesinde ise Kıbrıs Rum liderliklerinin muhatap olarak Kıbrıs Türk tarafını değil, doğrudan Türkiye’yi alma eğiliminde olduğunu savundu. "İzolasyonlar kalkacaktı ama hâlâ sporcularımız yarışamıyor" Kıbrıs Türk halkının geçmiş deneyimlerinin kendilerine önemli dersler verdiğini belirten Erhürman, Annan Planı sonrası verilen sözlerin tutulmadığını da dile getirdi. Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki iradesine rağmen izolasyonların kaldırılmadığını ifade eden Erhürman, sporculardan iş insanlarına, akademisyenlerden arkeologlara kadar birçok kesimin hâlâ uluslararası alanda ciddi engellerle karşılaştığını söyledi. Erhürman, "Benim sporcularım hâlâ uluslararası müsabakalarda yarışamıyor. Benim iş insanlarımla benim üniversite insanlarımla bugün yurt dışına çıkışta, bir yerlerde temsiliyette sorun yaşanıyor. Benim arkeologlarımın yazdığı makalelerin yayınlanması engelleniyor uluslararası dergilerde. Kimseyle kavgamız patırtımız yok. Ama hakkımız oradadır. Ve hakkımızı yedirmeyiz" diye konuştu. "Silahlanma ve büyük devletlere yaslanma çabası nafiledir" Konuşmasının son bölümünde adadaki güvenlik dengelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erhürman, Kıbrıs Rum tarafının silahlanma ve büyük devletleri arkasına alma siyasetiyle Türkiye’ye karşı bir askerî denge kurmaya çalıştığını düşündüğünü söyledi. Böyle bir yaklaşımın gerçekçi olmadığını belirten Erhürman, bunun hem Rum halkı hem de Türk halkı açısından ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti. Erhürman, "Zannediyorsun ki silahlanma ve bazı büyük devletleri arkana almak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir askeri denge oluşturacaksın. Bu nafile bir çabadır, realist değildir, gerçekleşmesi zaten mümkün değildir. Bil ki hiçbir coğrafyada o büyük abiler arkada durmazlar, senin önüne geçenler. Ve senin de iraden ciddi şekilde zedelenir" ifadelerini kullandı. Adada alınan tek taraflı kararların yalnızca bir tarafı değil, tüm halkları riske attığını söyleyen Erhürman, "Benim halkım kendi iradesi olmadan alınan kararlar üzerinden risk altına sokulmayı kabul etmez" dedi.