SPOR - 23 Ocak 2026 Cuma 00:14

Domenico Tedesco: "Bugün savaşmaktan fazlasını yaptığımızı düşünüyorum"

A
A
A

Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, Aston Villa mağlubiyeti sonrası, "Bugün savaşmaktan fazlasını yaptığımızı düşünüyorum. Topa sahip olduk, pozisyonlar ürettik. Rakibimiz de pozisyonlar üretti. Bu tarz takımlara karşı cesur oynarsanız alan bırakıyorsunuz. Rakibin 6-7 maçını izledim. Bence hiçbir takım bizim kadar pozisyon üretemedi" dedi.

UEFA Avrupa Ligi’nin 7. haftasında Fenerbahçe, evinde karşılaştığı İngiliz ekibi Aston Villa’ya 1-0 mağlup oldu. Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtladı. Premier Lig’in şampiyonluk adayı ve Avrupa Ligi’nin favori takımlarından birine karşı oynadıkları hatırlatılırken, takımın seviyesi ile ilgili Tedesco, "Sadece fiziksel olarak değil. Bugün flaş röportajda; ‘Fenerbahçe çok iyi savaştı’ dediler. Bunu her maç yapıyoruz. Savaşmıyorsak sabahları uyanmak için bir sebebimiz olmaz. Bugün savaşmaktan fazlasını yaptığımızı düşünüyorum. Topa sahip olduk, pozisyonlar ürettik. Rakibimiz de pozisyonlar üretti. Bu tarz takımlara karşı cesur oynarsanız alan bırakıyorsunuz. Bizi kontratak beklediler. Biz takımın kimliğini değiştiremeyiz. Bu şekilde oynamaktan keyif alıyoruz. Rakibin 6-7 maçını izledim. Bence hiçbir takım bizim kadar pozisyon üretemedi. Eğer kötü gününüzde olursanız bu takımlar canınızı yakabiliyorlar. Günün sonunda mutlu olmamanız gerekiyor. 3 puanı almak istiyorduk. Bükreş’te son maçımıza çıkacağız. Kısıtlı kadromuz vardı; Matteo ve Musaba kadroda yoktu. Oynadığımız oyundan küçük bir memnuniyet yaşayabiliriz. Skriniar’ın cezalı duruma düştüğünü bilmiyordum. Bu durumla baş etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Youssef bizim oyuncumuz"

"Youssef En-Nesyri’nin transfer olma ihtimali sonrası forvette hangi profilde oyuncu istersiniz?" sorusuna sarı-lacivertlilerin teknik patronu, "Youssef bizim oyuncumuz. Her zaman olduğu gibi transfer dedikodularıyla ilgili yorum yapmayacağım. Bu gece İstanbul’a geliyor. Yarın kendisini göreceğim. Şu anda resmi bir durum yok" diye konuştu.

"Talisca ile bugün başlama imkanım yoktu"

Tedesco, İngiliz ekibine karşı sahadaki diziliş ve taktiğe dair, "Arkada 3’lü oynamadık. Efe bugün sağ bekte oynadı. Bizler oyun kurulumunda çok esnek profil sergiliyoruz. Alanya maçında Efe biraz daha sabit geride kalan bek gibi oynadı. Mert’in öne gitmesini istedik. Bugün 4-2-3-1 formasyonunda oynadık, geride 3+1 pozisyon alıyoruz. 6 numaraları esnek olarak kullanıyoruz. Semedo’nun sakatlıktan gelme sebebiyle yaklaşık olarak 45-60 dakika oynamak durumundaydı. Sakatlığı tekrar ederse sezonu kapatır. Alanyaspor’a karşı 45 dakika, bugün 55 dakika oynadı. Talisca ile bugün başlama imkanım yoktu. 3,5 hafta takımdan uzak kalmıştı. Bugün maksimum 35-40 dakika oynayabilirdi. Bazen bu tarz değişikliklere mecbur kalabiliyorsunuz" dedi.

"Daha ofansif bir karar almak istedik"

İsmail Yüksek’in oyundan çıkma kararına ilişkin Tedesco, "Bu karar İsmail’e karşı alınmış bir karar değildi. Alvarez de 6 haftalık sakatlık yaşamıştı. Fred mi, İsmail mi çıkacak kararını vermek zordu. Fred topla rakip üzerine gitmekte iyi. Biz birazcık daha ofansif bir karar almak istedik. Biraz daha oyun kurucu özelliği olan oyuncuyla devam etmek istedik. Karar tam tersi de olabilirdi" şeklinde konuştu.

"Son maçımızı kazanmak istiyoruz"

Domenico Tedesco, Avrupa Ligi lig aşamasında ilk 8 ile ilgili soruya, "Şu anda sıralamayı bilmiyorum. Diğer karşılaşmaların sonuçlarını bilmiyorum. Bizler son maçımızı kazanmak istiyoruz. Bu turu atlayamazsak da önemli değil. İlk 8 daha iyi olur, maç yapmadan tur atlamış oluruz. Zorlu takvimimiz var. Kalamazsak da taraftarımızın önünde bir maç daha oynarız" yanıtını verdi.

İsmail Yasin Akçın - Mehmet Ekrem Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya "5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı. "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Vali Şahin, "Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır" dedi. Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı. Her sofrada Antalya hikayesi Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. Özdemir, 4 yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde "Antalya’dan Dünyaya" mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir, "Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya" sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti. Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi. Yerel ürünler vitrine çıktı Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti. Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti. Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi. Gastronomi,şehir ve markalaşması konuşuldu 5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı. 5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.