SAĞLIK - 02 Temmuz 2025 Çarşamba 09:31

"Çocuğunuz sık hastalanıyorsa bağışıklık sistemi güçsüz olabilir"

A
A
A
"Çocuğunuz sık hastalanıyorsa bağışıklık sistemi güçsüz olabilir"

Çocuklarda sık hastalanma durumunun genellikle düşük bağışıklık nedeniyle olabileceğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dinçer Çelik, "Bir çocuğun sık hastalanmasının ardında birçok neden olabilir, ancak en yaygın nedenlerden biri bağışıklık sisteminin yeterince güçlü olmamasıdır. Yüksek şeker ve trans yağ içerikleri, bağışıklık hücrelerinin çalışmasını engeller" dedi.



Medical Park Ataşehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Dinçer Çelik, çocuklarda bağışıklık güçlendirmenin yolları hakkında açıklamalarda bulundu.


Çocuklarda sık hastalanma durumunun düşük bağışıklık nedeniyle olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, "Bir çocuğun sık hastalanmasının ardında birçok neden olabilir, ancak en yaygın nedenlerden biri bağışıklık sisteminin yeterince güçlü olmamasıdır. Ancak tek başına bu da yeterli bir açıklama olmayabilir. Çocukların yaşına, çevresel faktörlere, beslenme düzenine, uyku kalitesine ve maruz kaldıkları mikroplara göre de hastalanma sıklıkları değişkenlik gösterir" diye konuştu.


"Bağışıklık sistemi, vücudu zararlı mikroorganizmalardan korur"


Çocuklarda bağışıklığın öneminden bahseden Uzm. Dr. Çelik, "Bağışıklık sistemi, vücudu bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi zararlı mikroorganizmalardan korur. Çocukluk çağında bu sistem henüz tam olgunlaşmadığı için enfeksiyonlara daha açık olabilir. Güçlü bir bağışıklık sistemi, hastalıklardan korunmada, hastalıkların daha hafif atlatılmasında ve iyileşmenin hızlanmasında kritik rol oynar" şeklinde konuştu.


"Okul çağındaki çocuklarda dikkat edilmesi gerekenler"


Uzm. Dr. Çelik, okul çağındaki çocuklarda bağışıklığın güçlenmesi için şu önerilerde bulundu:


"Düzenli ve dengeli beslenme, yeterli uyku (ilkokul çağında 9-11 saat), bol su tüketimi, fiziksel aktivite (günlük en az 1 saat), hijyen eğitimi (el yıkama alışkanlığı), kalabalık ortamlarda hasta bireylerden uzak durma ve aşılama takviminin eksiksiz olması."


"Bağışıklığı artıran öneriler"


Uzm. Dr. Çelik, bağışıklığı güçlendiren bazı önerilerini şu şekilde sıraladı:


"C vitamini içeren besinler; turunçgiller, çilek, kivi, biber. D vitamini kaynakları; yumurta, balık, güneş ışığı. Probiyotikler; yoğurt, turşu (ev yapımı). Antioksidan zengini besinler; yaban mersini, ceviz, zeytinyağı.Protein kaynakları; yumurta, kırmızı et, tavuk, baklagiller. Çinko içeren gıdalar; kabak çekirdeği, kırmızı et, mercimek, deniz kabukluları."


Uzm. Dr. Çelik, bağışıklığa iyi gelen bazı vitaminleri şöyle açıkladı: "C vitamini; antioksidan etkisiyle bağışıklığı güçlendirir. D vitamini; eksikliği enfeksiyonlara açık hale getirir. A vitamini; mukoza sağlığı için önemlidir. E vitamini; serbest radikalleri temizler. Çinko ve selenyum; bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır."


Uzm. Dr. Çelik, "Bu vitaminlerin kullanımı mutlaka doktor önerisiyle olmalıdır. Fazlası zararlı olabilir" dedi.


"Uzak durulması gereken besinler"


Uzak durulması gereken besinlere değinen Uzm. Dr. Çelik, " Şekerli yiyecek ve içecekler (bağışıklık hücrelerini baskılar), aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalar, gazlı içecekler, hazır paketli atıştırmalıklar, aşırı fast food tüketimi bağışıklık sistemini olumsuz etkiler" şeklinde konuştu.


"Halk arasında doğru bilinen yanlışlar"


Halk arasında yaygın tercih edilen, dikkat edilmesi gereken uygulamalardan bahseden Uzm. Dr. Çelik, "Sarımsak yedirme zorunluluğuna özellikle dikkat edilmelidir. Faydalı olabilir ama çocuğun yaşına, mide yapısına dikkat edilmelidir. Balı 1 yaş altına vermek olumsuz sonuçlara neden olabilir. Botulizm riski taşır, kesinlikle verilmemelidir. Bitki çaylarının aşırı ve rastgele verilmesi risklidir. Bazı otlar toksik olabilir veya ilaçlarla etkileşime girebilir" açıklamasında bulundu.


"5-10 yaş arasındaki çocuklar için 1-1.5 litre su tüketimi idealdir"


Su tüketimin de önemini vurgulayan Uzm. Dr. Çelik, "Su, toksinlerin atılması, hücrelerin düzgün çalışması ve mukozaların nemli kalması için elzemdir. Günlük su ihtiyacı yaşa, kiloya ve fiziksel aktiviteye göre değişir ama ortalama 5-10 yaş arasındaki çocuklar için 1-1.5 litre idealdir" diye konuştu.


"Yüksek şeker ve trans yağ içerikleri, bağışıklık hücrelerinin çalışmasını engeller"


Fast food ve abur cubur tüketiminin etkilerinden bahseden Uzm. Dr. Çelik, "Yüksek şeker ve trans yağ içerikleri, bağışıklık hücrelerinin çalışmasını engeller. Lif ve vitamin eksikliği, bağırsak sağlığını (dolayısıyla bağışıklığı) bozar. Obezite riski, bağışıklık sistemi üzerinde baskı oluşturur. İnflamasyonu (iltihabı) artırır, bu da vücudu enfeksiyonlara açık hale getirir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GTB’den hububat sektörüne saha çalışması Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) tarafından hububat sektörüne yönelik düzenlenen teknik inceleme ve sektör değerlendirme programı kapsamında, sektörde faaliyet gösteren GTB üyeleri Ankara, Polatlı ve Konya’da çeşitli temas, saha incelemeleri ve teknik değerlendirmelerde bulundu. GTB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Alagöz, GTB Meclis Üyesi Hakkı Kılıç ile 11 No’lu Meslek Komitesi üyeleri ve sektör temsilcisi borsa üyelerinin yer aldığı programda; lisanslı depoculuk sistemleri, elektronik satış salonları, ürün alım-satım süreçleri, tarımsal ticaret altyapıları ile yaklaşan hasat sezonu öncesinde hububat piyasalarındaki güncel gelişmeler yerinde değerlendirildi. Program kapsamında ilk olarak Ankara Ticaret Borsası (ATB) ziyaret edilerek Genel Sekreter Eyüp Şenol Ömeroğlu ile bir araya gelindi. Gerçekleştirilen görüşmelerde; lisanslı depoculuk faaliyetleri, elektronik işlem sistemleri, ürün ticaretine yönelik uygulamalar ve borsa altyapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunulurken, sektörün mevcut yapısı ve geleceğine yönelik görüş alışverişi gerçekleştirildi. Ziyaret sırasında ayrıca ATB bünyesinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgilendirme sunumu yapılarak, lisanslı depoculuk sistemlerinin işleyişi, ürün muhafaza süreçleri ve tarımsal ticarette dijitalleşmenin sağladığı avantajlar ele alındı. Programın ikinci durağında Polatlı Ticaret Borsası ziyaret edilerek Elektronik Satış Salonu’nda incelemelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında ürün alım-satım süreçleri, elektronik işlem altyapısı ve salon uygulamaları yerinde incelenirken, Polatlı Ticaret Borsası Genel Sekreteri Tugay Aydoğdu tarafından yürütülen sistemler ve uygulama süreçlerine ilişkin teknik bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. Program süresince Polatlı Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güven de GTB heyetine eşlik etti. Teknik inceleme programının son durağında ise Konya Ticaret Borsası ziyaret edilerek Elektronik Satış Salonu’nda yürütülen işlemler ve borsa uygulamaları incelendi. Konya Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı Osman Eser tarafından gerçekleştirilen sunumda; elektronik satış sistemleri, ürün işlem süreçleri, piyasa işleyişi ve tarımsal ticarette teknoloji kullanımına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Program kapsamında ayrıca bölgedeki hububat ekili tarım arazilerinde saha incelemeleri gerçekleştirilirken, üreticiler, tüccarlar, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelinerek yeni sezon öncesi üretim beklentileri, verimlilik öngörüleri, iklim şartlarının üretime etkileri, maliyet unsurları ve piyasa dinamikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, gerçekleştirilen programın sektör açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirterek, tarımsal üretim ve ticarette sahadan elde edilen verilerin büyük önem taşıdığını söyledi. Akıncı, "Tarım sektöründe doğru analiz yapabilmek ve sağlıklı bir piyasa öngörüsü oluşturabilmek adına üretim bölgelerini yerinde incelemek, sektör paydaşlarıyla birebir temas kurmak ve uygulamaları sahada görmek büyük önem taşıyor. Üyelerimiz gerçekleştirilen bu programlarla hem farklı bölgelerdeki tarımsal üretim altyapısını yerinde gözlemleme hem de sektörün güncel ihtiyaç ve beklentilerini doğrudan sahadan dinleme fırsatı buluyor. Özellikle lisanslı depoculuk, elektronik satış sistemleri ve tarımsal ticarette dijitalleşme gibi alanlarda edinilen tecrübeler, sektörümüzün gelişimi açısından önemli katkılar sunmaktadır" dedi. Sürdürülebilir tarımsal üretim ve güçlü ticaret yapısının ortak akıl ve iş birliğiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Akıncı, üretici, tüccar, sanayici ve borsalar arasındaki koordinasyonun artırılmasının hem sektörün rekabet gücüne hem de tarımsal ticaretin sağlıklı şekilde gelişmesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
Balıkesir Ekipler yollarda teyakkuza geçti Balıkesir’in Edremit İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde hayvan hareketlerini kontrol altına almak ve halk sağlığını korumak amacıyla denetimlerini sıkılaştırdı. Veteriner hekimler ve kolluk kuvvetleri, ilçenin giriş noktalarında 24 saat esaslı yol kontrolleri gerçekleştiriyor. Balıkesir’in Edremit ilçesinde Kurban Bayramı öncesi hayvan hareketliliğinin artmasıyla birlikte, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri saha çalışmalarına hız verdi. Bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve güvenilir kurbanlık arzının sağlanması amacıyla kolluk kuvvetleri eşliğinde gerçekleştirilen yol kontrollerinde, nakil araçları titizlikle inceleniyor. Veteriner hekimler tarafından yürütülen denetimlerde; büyükbaş ve küçükbaş hayvanların genel sağlık durumları, kulak küpeleri, veteriner sağlık raporları ve hayvan pasaportları tek tek kontrol ediliyor. Belgesi eksik olan veya küpesiz hayvan nakleden araçlara yönelik idari yaptırımlar uygulanırken, hayvanların sevk edildikleri noktaya kadar olan süreci kayıt altına alınıyor. Ekipler sadece hayvan sağlığını değil, aynı zamanda nakil araçlarının teknik uygunluğunu ve hijyen şartlarını da denetliyor. Hayvan refahına uygun olmayan şartlarda yapılan taşımacılığın önüne geçilmesi hedeflenirken, güvenilir hayvan hareketliliği için mevzuat hükümleri tavizsiz uygulanıyor. Edremit İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Sağlıklı hayvan, güvenli sevk ve güvenilir kurbanlık" ilkesiyle hareket edildiği vurgulandı. Kurban dönemi boyunca kaçak hayvan hareketlerinin engellenmesi ve bulaşıcı hastalık riskinin minimize edilmesi amacıyla yol kontrol ve denetim faaliyetlerinin aralıksız süreceği bildirildi. Yetkililer ayrıca yetiştiricileri ve nakliyecileri, sevk öncesi gerekli belgeleri tamamlamaları ve nakil sırasında hayvan refahı kurallarına uymaları konusunda uyardı.
Malatya MEAH’ta bir günde 3 kalp deliği başarıyla kapatıldı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (MEAH) aynı gün içerisinde gerçekleştirilen 3 başarılı kalp deliği kapatma işlemiyle sağlığına kavuşan hastalar ertesi gün taburcu edildi. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Aktaş, atrial septal defekt (ASD) olarak bilinen kalp deliği hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasında bulunan yapının doğumsal olarak tam kapanmaması sonucu oluşan ASD’nin her bin 500-2 bin canlı doğumda bir görüldüğünü belirten Aktaş, bu rahatsızlığın erişkin yaşlara taşınabilen konjenital kalp hastalıklarından biri olduğunu ifade etti. ASD’nin çoğu zaman çocukluk döneminde belirti vermediğini kaydeden Dr. Aktaş, rutin muayenelerde duyulan üfürüm sonrası yapılan ekokardiyografi incelemeleriyle hastalığın tespit edilebildiğini söyledi. Dr. Aktaş, "Erişkin yaşlarda ise nefes darlığı, çarpıntı ve ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi şikayetlerle karşımıza çıkabiliyor" dedi. Hastanede uygulanan yönteme ilişkin bilgi veren Aktaş, uygun hastalarda ameliyata gerek kalmadan kasıktan girilerek kalp deliğinin kapatıldığını belirtti. "Geçtiğimiz haftalarda aynı gün içerisinde 3 erişkin hastamızın kalp deliğini şemsiye yöntemiyle başarıyla kapattık" diyen Aktaş, hastaların işlem sonrası aynı gün ayağa kalkıp yürüyebildiğini, ertesi gün ise taburcu edildiğini söyledi. Yöntemin hasta açısından oldukça konforlu olduğunu vurgulayan Aktaş, işlemin genellikle genel anestezi gerektirmediğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Aktaş, "Kasık bölgesinden toplardamar sistemine girilerek kalbin sağ kulakçığından sol kulakçığına ulaşılıyor. Ardından şemsiye benzeri kapatma cihazı yerleştirilerek delik kapatılıyor" diye konuştu. Hastanede uzun yıllardır bu yöntemin başarıyla uygulandığını belirten Aktaş, zorlu vakalarda da başarılı sonuçlar elde ettiklerini kaydetti. Kasıktan girilerek kapatılmaya uygun olmayan hastalarda ise cerrahi tedavinin uygulandığını ifade eden Aktaş, işlem sonrası hastaların 3 ila 6 ay süreyle kan sulandırıcı tedavi kullandığını söyledi.
Adıyaman Kahta’da sözleşmeli tütün üretiminde yeni sezon başladı Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Ege menşeli firmalarla yapılan sözleşmeli tütün üretimi kapsamında yeni sezon tütün dikimlerine başlandı. Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, üreticilere bereketli ve kazasız bir sezon dileyerek tütün üretiminde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda tütün üretiminde kalite standartlarının yükseldiğine dikkat çeken Turanlı, özellikle ihracata yönelik ve sözleşmeli üretimlerde kurutma yöntemlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Tütünlerin kurutulmasında file kullanımının zorunlu hale gelmesinin kalite açısından kritik bir unsur olduğuna vurgu yaptı. Filelerde yapılan kurutma sisteminin tütünün rengini, doğal yapısını ve kalitesini koruduğunu belirten Turanlı, "Aynı zamanda ürünün hava almasını sağlayarak küflenme, kararma ve kalite kaybının önüne geçiliyor. Bu yöntem firmaların talep ettiği standartlara hem uyum sağlıyor hem de üreticinin emeğinin karşılığını daha iyi almasına katkı sunuyor. Bu anlamda tüm üreticilerimize kurutma sürecinde gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ürünlerini modern yöntemlerle filelerde kurutmaları yönünde çağrıda bulunuyoruz. Kahta’da tütün üretiminin önemli bir geçim kaynağı olduğu aşikar. Üretimin daha kaliteli, verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için çiftçilerimizi desteklenmeye devam edileceğiz" dedi.
Adıyaman Ünlü ressamlar Nemrut’un tanıtımı için dünya çapında sergiler düzenliyor Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki bu tarihi alan, bu kez ünlü ressamların uluslararası sanat çalışmalarıyla gündemde. Nemrut Dağı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve gün doğumu ile gün batımının en etkileyici şekilde izlendiği noktalardan biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Rusya, Sibirya, Tataristan, Kazakistan, Çin ve Litvanya’dan gelen ressamlar, Nemrut Dağı’ndaki iki bin yıllık tarihi eserleri resmederek farklı ülkelerde sergiler açıyor. Sanatçılar, hazırladıkları eserlerle hem Nemrut’un kültürel değerini hem de bölgenin tarihi dokusunu dünya sanat kamuoyuna tanıtıyor. Etkinliğin organizatörlüğünü üstlenen Tataristanlı ressam Aygül Okutan, yaptığı açıklamada Kommagene Uygarlığı’nın barışçıl yapısına dikkat çekti. Mezopotamya’da Helenistik dönemin önemli uygarlıklarından biri olan Kommagene Uygarlığı’nın sanat ve kültür açısından önemli bir miras bıraktığını belirten Okutan, "Kommagene, savaşsız ve barış içinde yaşamın mümkün olduğunu gösteren önemli bir uygarlıktır. Nemrut Dağı’nı ve bu kültürel mirası uluslararası sergilerle tanıtmaya devam edeceğiz. Gittiğimiz ülkelerde büyük ilgi görüyoruz ve bu sayede insanlar bölgeyi yerinde görmek istiyor" dedi. Sanatçıların çalışmalarıyla birlikte Nemrut Dağı’na olan ilginin arttığı, özellikle Avrupa ve Asya ülkelerinde düzenlenen sergiler sayesinde bölgenin turizm potansiyelinin güçlendiği ifade ediliyor.