KÜLTÜR SANAT - 23 Ocak 2026 Cuma 09:24

Ataşehir’de sanat ve spor alanında ünlü isimleri buluşturan panel

A
A
A
Ataşehir’de sanat ve spor alanında ünlü isimleri buluşturan panel

Ataşehir Belediyesi, sanat ile spor dünyasını bir araya getiren anlamlı bir panele ev sahipliği yaptı. Renkli anlara sahne olan etkinlikte, Yılmaz Vural, Hami Mandıralı ve Vahe Kılıçarslan gibi alanlarında tanınmış isimler meslek hatıralarını ve deneyimlerini gençlerle paylaştı.



Sanatın duygusal dünyası ile sporun disiplinli ve mücadeleci ruhu, Ataşehir’de düzenlenen özel bir panelde aynı sahnede buluştu. Ataşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında organize ettiği panel, farklı alanlardan gelen deneyimlerin ortak bir sohbet etrafında birleşmesine imkan sağladı. Ünlü teknik direktör Yılmaz Vural, eski milli futbolcu Hami Mandıralı ve televizyon programcısı Vahe Kılıçarslan; sanat ve sporun kesiştiği keyifli bir söyleşi için Ataşehir’de bir araya geldi. Sanat ile spor dünyasını bir araya getiren panel, sanat ve sporsever gençlerden yoğun ilgi gördü. Renkli anlara sahne olan etkinlikte, alanlarında tanınmış isimler hem mesleki deneyimlerini hem de unutulmaz hatıralarını gençlerle paylaştı. Panelde konuşmacılar, spor ve sanatın hayatlarındaki yeri, kariyer yolculukları ve meslekleri boyunca yaşadıkları ilginç ve eğlenceli hatıralar üzerine samimi paylaşımlarda bulundu. Genç katılımcılar, hem güldüren hem de düşündüren anekdotlarla keyifli anlar yaşarken, spor ve sanatın ortak noktalarına dair farklı bakış açıları edinme fırsatı buldu.



"Ataşehir spor ve sanatla birleşiyor"


Panelde konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sanat ve sporun gençleri ve toplumu bir araya getiren en güçlü ortak değerler olduğunu vurgulayarak, Ataşehir’de bu anlayışla gençlere yönelik yatırımları kararlılıkla sürdürdüklerini şu sözlerle ifade etti:


"Biz sahada sizlerle birlikteyiz. Festivallerde birlikteyiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı özel günlerde birlikteyiz. Bu gençler 29 Ekim’de bayraklarını alıp bizimle yürüyorlar ama aynı zamanda spor yapıyorlar. Ataşehir 17 mahallesi, 416 bin nüfusuyla büyük bir mozaik ve bugün burada Ataşehir’i birleştiriyorsunuz."



"Gençlerin enerjisi Ataşehir’in geleceği"


Gençlerin hayalleri ve enerjisinin ülkenin geleceği için büyük bir umut olduğunu belirten Başkan Adıgüzel, spor ve sanatın yalnızca fiziksel değil, karakter gelişimi açısından da önemli olduğuna dikkat çekti. Başkan Adıgüzel, "Eğer bu çocuklar iyi eğitim görürse, spor yaparsa, sanatla buluşursa ülkemiz daha hızlı ilerler. Spor sadece fiziki gelişim değil; özgüven, disiplin, birlikte başarmayı ve düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı öğretir. Ataşehir’de her gelir grubundan çocuğun ücretsiz sporla ve sanatla buluşmasını istiyoruz. Amacımız sporcu dostu bir Ataşehir" dedi. Ataşehir’in sanatla yaşayan bir kent olduğunu ifade eden Başkan Adıgüzel, kültür ve spor yatırımlarının artarak devam edeceğini belirtti.



"Spor kültürdür, altyapı olmadan sporcu yetişmez"


Panelin ilk konuşmacısı olan ünlü teknik direktör Yılmaz Vural, açılış konuşmasında Türkiye’de sporcu yetişmemesinin nedenlerini ele aldı. Vural; altyapı eksikliği, tesis yetersizliği, bilimsel eğitimden uzak antrenör yapısı ve futbolun kısa vadeli, "palyatif" çözümlerle yönetilmesini örneklerle anlattı. Yabancı oyuncu yoğunluğu, altyapıya yatırım yapılmaması, üniversitelerde spor biliminin yeterince üretilmemesi ve sporun sosyal bir kurtarıcı alan olarak görülmemesi üzerinde durdu. Konuşma boyunca sporun yalnızca futbol değil, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutan güçlü bir toplumsal araç olduğunu vurguladı. Konuyla ilgili olarak Vural, "Biz yıllardır sporcu yetiştiremiyoruz çünkü altyapıya, bilime ve eğitime gereken önemi vermiyoruz. Her şeyi kısa vadeli, günü kurtaran çözümlerle yapıyoruz. Futbolu sadece skor üzerinden konuşuyoruz. Oysa spor bir kültürdür, bir eğitimdir. Yabancı oyunculara harcanan paranın küçük bir bölümü altyapıya ayrılsa bugün bambaşka bir tabloyu konuşuyor olurduk. Spor, gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutan, onları hayata bağlayan çok güçlü bir sosyal alandır" ifadelerini kullandı.



"Gençliği korumak istiyorsak sistemi değiştirmeliyiz"


Gençlik, spor ve eğitim üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Yılmaz Vural, Türkiye’nin geleceği için, sahada ve sistemde değişimin gerektiğini şu sözlerle vurguladı:


"Biz gençlik için ne yapacaksak yapmamız lazım, lafta kalmaması lazım. Eğer geleceğimiz için bu imkanları sunamıyorsak ama sunuyormuş gibi davranıyorsak, bu doğru olmaz. Ben futbolu hayatın insanlaşmış bir biçimi olarak görüyorum. Birlikte sevinme, birlikte üzülme, kolektif yaşam, paylaşma; hayatta olan her şey orada var. Spor insanı kötülüklerden uzaklaştırır. Gençlerimizin geleceği için bir şeyler yapmamız lazım. Türkiye’de 214’e yakın üniversite var; isim değiştirerek değil, sistemi değiştirerek bir şeyleri değiştirebiliriz. İsim değiştirerek olmaz."



"İşinizi severek yapın"


Konuşmacılardan eski milli futbolcu Hami Mandıralı, kendi hayat hikayesi üzerinden disiplin, fedakarlık ve çok çalışmanın önemine değindi. Trabzonspor altyapısından başlayarak Almanya’ya uzanan futbol kariyerini, dünyanın en sert şutunu atma sürecini ve sporcu karakterinin nasıl inşa edildiğini anlattı. Genç sporculara kendi hayat yolculuğundan örnekler sunan eski milli futbolcu Mandıralı, azim, fedakârlık ve karakterin başarıdaki belirleyici rolüne şu sözlerle dikkat çekti:


"Sizin oturduğunuz yerlerde ben de oturdum ve oralardan geldim. Çok sevdiğim bir büyüğüm elimden tutarak beni kulübe getirdi. Yedi yaşıma girdim ve 25 yıl Trabzonspor’da futbol hayatım geçti. Hayalim çocuk aklımla futbolcu olmaktı ama bunun için hayatımda çok ödünler verdim, fedakarlıklar yaptım. Sevgili gençler; lütfen yaptığınız işi severek yapın, ona sahip çıkın, ona sarılın. O zaman yetenekleriniz sizi mutlaka bir yerlere taşıyacaktır. Ancak yeteneklerinizi sahada ifade ederken yüreğinizi de güçlendirin, karakterinizi kuvvetlendirin. Size yön veren, bilgi aktaran, size dokunan hocalarınıza, eğitmenlerinize ve büyüklerinize saygılı olun, onları çok iyi dinleyin. Bir de şunu bilin; başarılı olduğunuzda yaşayacağınız mutluluğun en güzel tarafı anne ve babalarınızın sizinle gurur duymasıdır. Ben Arsin’den çıkan bir genç olarak, dünyanın en hızlı gollerinden birini atan bir Türk sporcu olmaktan gurur duyuyorum."



"Disiplin ve süreklilik hayatın her alanında şart"


Panelin son konuşmacısı televizyon programcısı Vahe Kılıçarslan ise kariyer yolculuğu ve yaşam tecrübelerini gençlerle paylaştı. Kılıçarslan, "Ne iş yaparsanız yapın en iyisini yapmaya çalışın. Disiplin çok önemlidir. Süreklilik çok önemlidir. Spor da sanat da insanı ayakta tutan alanlardır. Duruşunuzu kaybetmeden yolunuza devam etmeniz gerekir" şeklinde konuştu.



Etkinlik boyunca izleyicilerden gelen sorular da yanıtlandı. Gençlere yönelik tavsiyelerde bulunuldu, azim, disiplin ve üretkenliğin önemine vurgu yapıldı. Programın sonunda genç sporcuların kulüplerine madalyaları takdim edilirken, panele katılan konuklara ise Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tarafından plaket sunuldu.



Ataşehir’de sanat ve spor alanında ünlü isimleri buluşturan panel

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Büyükataman: ’Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı. Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat’ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir" MHP Bursa İl Başkanlığı’nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "Saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye" İsrail’in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye’de Esad’ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye’yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye’de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye’yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG’li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "Fırat’ın doğusu da terörden arındırılmalı" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG’nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat’ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye’de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir" Suriye’de SDG’ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye’nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "Son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi’nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "Komşularımızda yaşanan gelişmeler, Türkiye’ye yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran’da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail’in Ortadoğu’nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar’a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.
Kayseri Büyükşehir’den ‘Erciyes’ için tanıtım atağı Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen tanıtım çalışmalarıyla Erciyes Kayak Merkezi, Türkiye’nin dört bir yanında reklam panolarında kayak severlere tanıtılıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde Erciyes’i ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir marka haline getirmek amacıyla tanıtım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda "Şimdi Erciyes Zamanı" sloganıyla başlatılan yeni tanıtım atağıyla Erciyes Kayak Merkezi, Türkiye’nin nüfus ve etki bakımından en büyük 5 ilinde billboardlarda yer aldı. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere Bursa ve Kocaeli’de gerçekleştirilen tanıtım çalışmalarıyla, Erciyes’in sahip olduğu doğal güzellikler, modern tesis altyapısı ve kış turizmindeki iddiası ön plana çıkarıldı. Türkiye’nin amiral gemisi kış turizm merkezlerinden biri olan Erciyes, Kayseri’nin turizmdeki vizyonunu yansıtan önemli bir marka olarak geniş kitlelere ulaştırıldı. Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Erciyes’i yalnızca kış aylarında değil, dört mevsim turizm destinasyonu olarak tanıtma hedefiyle yaz aylarında da kapsamlı bir tanıtım programı yürüttü. Bu doğrultuda 11 farklı şehirde gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleriyle Kayseri’nin tarihi, kültürel ve doğal zenginlikleri vatandaşlarla buluşturuldu. Yaz aylarında da başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde yapılan tanıtımlarda, Erciyes’in yanı sıra Kayseri’nin gastronomisi, tarihi mirası ve kültürel değerleri ön plana çıkarılarak kentin turizm potansiyeline dikkat çekildi. Türkiye’nin ilk profesyonel dağ yönetim şirketi olan Erciyes A.Ş. tarafından işletilen Erciyes Kayak Merkezi; 112 kilometrelik pist uzunluğu, 41 kayak pisti, 19 mekanik tesisi ve 3 bin 400 metre rakıma ulaşan teleferik hatlarıyla dünya standartlarında hizmet sunmaya devam ediyor. Gerçekleştirilen tanıtım atağıyla Erciyes’in, 2026 sezonunda da yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olması hedefleniyor.
Mersin Türk Kızılay’ın 20. İyilik Gemisi Gazze için Mersin’den yola çıktı Ramazan ayı yaklaşırken Gazze’deki insani yardım faaliyetlerini artıran Türk Kızılay, bin 400 ton insani yardım malzemesi taşıyan 20. Gazze İyilik Gemisi ’Princess Nabiha’yı Mersin Uluslararası Limanı’ndan Mısır’ın El-Ariş Limanı’na uğurladı. Gıda, hijyen, giyim, bebek ve barınma malzemelerinden oluşan yardımların, El-Ariş Limanı’ndan tırlara yüklenerek Mısır Kızılayı koordinasyonunda Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze’ye ulaştırılması planlanıyor. Mersin Uluslararası Limanı’nda düzenlenen uğurlama törenine, Mersin Vali Yardımcısı Murat Çağrı Erdinç, Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Yener Tanık ile Kızılay yetkilileri katıldı. Törende konuşan Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi Yener Tanık, Gazze’de yaşanan insani krizin en ağır bedelini her zaman olduğu gibi çocuklar, yaşlılar, hastalar ve ailelerin ödediğini ifade ederek, "Gazze’de uzun zamandır çok ağır bir süreç yaşanıyor. Bu süreçte en fazla etkilenenler ise her zaman olduğu gibi çocuklar, yaşlılar, hastalar ve aileler ve böylesi zamanlarda insanın içini en çok yakan şey şudur, bir yerde sofralar kurulurken, başka bir yerde sofraların hiç kurulamaması" dedi. "Gazze’ye uzanan bir iyilik yolu açtık" Son aylarda etkisini artıran yağmur, sel ve sert rüzgarların, yerinden edilmiş ailelerin yaşam şartlarını daha da ağırlaştırdığını vurgulayan Tanık, "Gazze’de yaşanan zorluklar yalnızca çatışmalarla sınırlı değil. Son aylarda etkisini artıran yoğun yağmur, sel ve sert rüzgarlar, zaten yerinden edilmiş ve sınırlı imkanlarla hayatta kalmaya çalışan aileler için hayatı daha da zorlaştırıyor. Yağmur sularıyla dolan çadırlar, çamurla kaplanan yaşam alanları ve soğuk hava şartları, özellikle çocuklar, yaşlılar ve hastalar için ciddi riskler oluşturuyor. Islanan battaniyeler, yetersiz barınaklar ve sert rüzgarlar, günlük yaşamı her geçen gün daha da güçleştiriyor. İşte biz, bu zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan insanlar için, 7 Ekim 2023’ten bu yana hamiyetperver milletimizin dayanışma ruhuyla Gazze’ye uzanan bir iyilik yolu açtık. Bu yol, kilometrelerle ölçülen bir hat değil, vicdanla, merhametle ve insanlık sorumluluğuyla kurulan bir köprü oldu" diye konuştu. "20 bin tonu aşkın insani yardımı Gazze’ye ulaştırdık" Tanık, Gazze’ye ulaştırılan insani yardımların boyutuna dikkat çekerek, en zor şartlarda dahi aşevleri aracılığıyla her gün on binlerce kişiye sıcak yemek ulaştırıldığını belirterek, "Bugüne kadar 20 bin tonu aşkın insani yardımı Gazze’ye ulaştırdık. En zor şartlarda dahi, aşevlerimizde kaynayan tencerelerle her gün 30 bin ile 40 bin öğün arasında sıcak yemek ulaştırdık, ulaştırmaya da devam ediyoruz. Bugüne kadar dağıttığımız yaklaşık 11 milyon öğün, milletimizin merhametinin Gazze’nin kalbine bıraktığı derin bir izdir" ifadelerini kullandı. "Ramazan’ın ruhuna yakışan bir gönül seferidir" Ramazan ayına yaklaşılırken Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmalarının önemine dikkat çeken Tanık, "Hepimizin kalbinde özel bir yeri olan Ramazan ayına yaklaşıyoruz. İşte tam da bu yüzden, bugün uğurlayacağımız 20. İyilik Gemisi yalnızca bir yardım seferi değil, aynı zamanda Ramazan’ın ruhuna yakışan bir gönül seferidir. Bu gemide yaklaşık bin 400 tonluk gıda ve hijyen malzemesi, bebek malzemeleri, giyim, battaniye ve uyku tulumu bulunuyor. Uğurlayacağımız bu yardımlar, Mısır’ın El-Ariş Limanı üzerinden Refah Sınır Kapısı’na, oradan da Mısır Kızılayı ve Filistin Kızılayı koordinasyonunda Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine teslim edilecek" dedi. Konuşmaların ardından yapılan dualarla birlikte protokol üyeleri gemiyi selamlarken, İyilik Gemisi limandan ayrıldı.
Nevşehir Hayvan severlerden, hayvan kaçakçılığı iddiası Nevşehir’de hayvan barınağından gönüllüler tarafından yasal yollarla çıkarılan köpeklerin, daha sonra sahte mikroçiplerle yurt dışında satıldığı iddia edildi. Sokak Hayvanlarını Koruma (SOHAYKO) Derneği Başkanı Yasin Yılmaz; Nevşehir Hayvan Barınağı’ndan çıkarılan çok sayıda köpeğin sahte pasaport ve evraklarla İstanbul üzerinden yurt dışına gönderildiği iddiasıyla savcılıklara suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. SOHAYKO Başkanı Yılmaz, derneklerine gelen ihbarlar üzerine yaptıkları araştırmalarda; Nevşehir Barınağından çıkarılan köpeklerin usulsüz şekilde İstanbul’a taşındığını öne sürdü. Yılmaz, söz konusu hayvanların Silivri’de faaliyet gösterdiği iddia edilen bir lojistik firması aracılığıyla, sahte veteriner belgeleri, sahte mikroçip kayıtları ve Bulgar pasaportları kullanılarak İpsala ve Hamzabeyli Sınır Kapıları üzerinden Bulgaristan, Macaristan, Ukrayna, Almanya ve Avustralya’ya gönderildiğini iddia etti. Yılmaz, bu sevkiyatlar karşılığında ciddi miktarlarda para alındığının iddia edildiğini belirterek, "Gönderilen evrakların sahte olması nedeniyle bu hayvanların söz konusu ülkelerde yakalandığı, barınaklara alındığı ve daha sonra öldürüldüğü bilgisine ulaştık" dedi. Edinilen bilgilere göre Nevşehir’de H.İ. öncülüğünde 10 gönüllü aracılığıyla Nevşehir Barınağı’ndan yaklaşık 100 köpeğin çıkarıldığı ileri sürüldü. Bazı gönüllülerin, kendilerinin herhangi bir yazılı beyanı ve rızası olmamasına rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait ’Tarım Cebimde’ sistemi üzerinden üzerlerine kayıtlı köpeklerin silindiğini iddia ettiği öğrenildi. Yılmaz; İstanbul’da gönderim yapıldığı iddia edilen adreste yaklaşık 300’e yakın köpeğin öldüğü ve arka tarafta bulunan bir alana gömüldüğü yönünde çok ciddi iddialar bulunduğunu da ifade etti. Konuya ilişkin olarak Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ve Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını belirten Yılmaz; olayın valilik, ilgili bakanlıklar ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından ivedilikle araştırılması gerektiğini söyledi. Yılmaz; "Barınaklardan ‘iyilik yapıyoruz’ denilerek çıkarılan hayvanları para karşılığında Avrupa’ya gönderen ve bu hayvanlar üzerinden kazanç sağlayan kişilerle mücadelemiz sürecek. " ifadelerini kullandı. Ayrıca bazı gönüllü hayvan severlerin yaralı ve hasta sokak hayvanların görüntülerini sosyal medya hesaplarında paylaşarak, bu hayvanları tedavi ettirmek istedikleri ve sokak hayvanları için mama almak istediklerini belirterek yüksek miktarlarda para topladıkları da iddia edildi.