GENEL - 10 Haziran 2023 Cumartesi 16:42

Skolyoz Savaşçıları’ndan zırhlı, tüllü ‘korseli’ defile

A
A
A
Skolyoz Savaşçıları’ndan zırhlı, tüllü ‘korseli’ defile

Ünlü Manken Tülin Şahin ve skolyoz tedavisi gören, yaşları 9-16 arası değişen gençler, Tasarımcı Şansım Adalı kıyafetleriyle, Skolyoz’a karşı farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir adım attılar.

Ünlü Manken Tülin Şahin ve skolyoz tedavisi gören, yaşları 9-16 arası değişen gençler, Tasarımcı Şansım Adalı kıyafetleriyle, Skolyoz’a karşı farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir adım attılar. Skolyoz Savaşçıları’nın ve uzman hekimlerin tedavide korsenin önemini vurguladıkları, ‘Skolyoz tedavisinde yalnız değilsiniz’ mesajı verdikleri etkinlik ve defile izleyenlerden beğeni topladı.



Günümüzde her 100 çocuktan 3’ünün kapısını çalan, omurganın yana doğru eğriliği olarak tanımlanan skolyoz, son yıllarda teknoloji ve tıptaki hızlı ilerlemeler ve hekimlerin tecrübeleriyle tedavi edilebiliyor. Ancak erken teşhis ve tedavi önem arz ediyor. Toplumda bu farkındalığı oluşturmak için her yıl Haziran ayında etkinlik düzenleyen Acıbadem Sağlık Grubu bu yıl 10’uncu kez Skolyoz Farkındalık Etkinliği gerçekleştirdi. İstanbul’da yapılan etkinlikte skolyoz ile mücadele edenlere yalnız olmadıkları vurgulanıp, tedavide yeni ve etkili yöntemler anlatıldı. Haziran-Skolyoz Farkındalık Ayı kapsamında bu yıl 10’uncusu düzenlenen etkinlikte, defile öncesi, skolyozla mücadelelerine rağmen her biri alanında öncü olmuş ve başarı öykülerine imza atmış isimler, hastalar ve aileleri uzmanlarla bir araya geldi.



Avrupa Kulüpler Birliği’nin Yönetim Kurulu’na seçilen ilk kadın, Avustralya Profesyonel Futbol Ligi Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Köksal; ABD İstanbul Başkonsolosu Julie Ann Eadeh, Curvy Girls Scoliosis Türkiye Temsilcisi Mina Çermikli de kendi öykülerini anlatırken deneyimlerini paylaştılar ve önemli mesajlar verdiler. Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı Merkezi Direktörü, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, skolyoz tedavisindeki en yeni gelişmeleri anlatırken, Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Yılgör; son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda; düzenli egzersizle desteklenen ve kurallara uyularak etkili şekilde sürdürülen korse tedavisinin, ameliyata gerek bırakmayabildiğini ortaya koyduğunu söyledi.



“Erken teşhis ve tedavi çok önemli”


Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı Merkezi Direktörü, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Alanay, “Skolyoz özellikle hızlı büyüme döneminde ortaya çıkıyor. Gelişen çocuklarda hızlı büyüme döneminde hızlı boy atma durumu olduğunda sık sık kontroller yapılması gerekiyor. Çocukların bazen sırtında hörgüç gibi bir çıkıntıda oluşabiliyor. Omurganın kendi etrafında dönmesiyle kaburgaların asimetrik bir hal alma biçimidir. Skolyozun erken teşhis ve tedavisi çok önemli. Aksi takdirde omurga eğrilikleri ilerleyerek sorun çok daha karışık bir hal alabilir. Erken teşhis ve tedavi sayesinde ameliyat dışı tedavilerle de eğrilikler kontrol altına alınabiliyor. Korse tedavisinin yanı sıra bant ile gerdirme gibi yöntemler de son yıllarda giderek yaygınlaşıyor. Bu sayede hareket kısıtlılığı olmadan büyüme devam edebiliyor. Büyümesi tamamlanan gençlerde ise füzyon (sabitleme) yöntemiyle hareket tamamen yok edilmeden tedavi mümkün olabiliyor” dedi. Prof. Dr Ahmet Alanay, özellikle son yıllarda ülkemizde de teknoloji ve tıptaki hızlı gelişmeler ve hekimlerin tecrübeleri sayesinde 1-1.5 yaşındaki bebeklerde dahi başarılı ameliyat sayesinde tam düzelme sağlanabildiğini vurguladı.



“Korse takmaktan korkmayın”


Skolyoz hastası küçük kız, “Ben 6 yaşındayken annem ve babam yamuk duruşumdan şüphelendiler. Doktor kontrolüne gittik ve röntgenim çekildi skolyoz ile ilk o zaman tanıştım. Tabiki küçük olduğum için skolyozun ne anlama geldiğini bilmiyordum. Röntgenimi gösterip bana bunu anlatınca nasıl bir durumda olduğumu anladım. 4 senedir korse kullanıyorum. Günde 20 saat korseyi takıyorum. Skolyoz hastalığı olan arkadaşlarıma tek tavsiyem korse takmaktan korkmasınlar” dedi.



“Çelikten omurga, gücünüzün göstergesi”


ABD İstanbul Başkonsolosu Julie Eadeh de, omurgasında anormal bir eğrilikle yaşama ve çalışmaya dair deneyimlerini paylaştığı konuşmasında, 14 yaşındayken skolyoz teşhisi konulduğunu ve omurgasının düzeltilmesi için çok sayıda ameliyat geçirdiğini belirterek, genç bir kız olarak bu teşhisi kabullenme sürecini şöyle anlattı: “İçimde bir kıvılcım çaktı ve bu ameliyatın ve fiziksel bozukluğumun beni hedeflerimden alıkoymasına izin vermeyeceğime karar verdim.” Başkonsolos Eadeh ayrıca, “görünmez engeller,” yani başkaları tarafından ilk bakışta fark edilmese de kuvvetsizlik ve acıya sebep olabilen engellere değindi. ABD’de engelli bireylerin sivil haklarını koruyan Engelli Amerikalılar Yasası’nın geçmesini sağlayan aktivistlerin önemine dikkat çeken Eadeh “Bu yasayla, ABD engelli bireylerin sivil haklarının güvence altına alınması konusunda küresel bir lider haline gelmiş ve onlara, benim gibi, anlamlı ve tatmin edici işler bulma imkanını sağlamıştır” dedi. Prof. Dr. Ahmet Alanay ve Comprehensive Spine Center’daki ekibinin kullandığı tekniklere değinen Başkonsolos Eadeh, ayrıca Prof. Dr. Alanay’ın dünyanın en saygın omurga derneklerinden biri olan Scoliosis Research Society’nin Kurul Üyesi ve Eğitim Konseyi Başkanı olarak başarılı çalışmalarına dikkat çekti. Başkonsolos, etkinliğe katılan hastalara, “çelikten omurgalarının”, sahip oldukları muazzam güç, metanet ve kararlılığın bir göstergesi olduğunu söyledi.



Ünlü Manken Tülin Şahin, “Ağır bir bel fıtığı sorunu yaşadığını, sırtında da ağrı oluşunca ‘acaba skolyoza mı yol açtı?’ düşüncesiyle kontrole gittiğini ancak tedaviye gerek olacak bir eğrilik saptanmadığını belirterek “Skolyozun farkında olmak, erken teşhis için kontrolleri yaptırmak bence çok önemli. Biliyoruz ki bu ağırlıklı olarak özellikle genç kızlarda, büyüme çağında çok sık görülüyor. O yüzden de anne babalar çocuklarını hep dikkatli takip etsinler. Skolyozun erken teşhisi ve tedavisinin önemine dikkat çekmek için ben de Skolyoz Savaşçısı gençlerimizle birlikte podyuma çıkacağım ve Tasarımcı Şansım Adalı’nın tasarımlarıyla gerçekleştireceğimiz defile ile bu farkındalığı taçlandıracağız. Skolyoz korsesi takan arkadaşlara ben ‘Skolyoz Süper Kahramanları’ diyorum ve onları bu zorlu dönemdeki sabırlarından ve azimlerinden dolayı kutluyorum” diye konuştu.



“Skolyoz ameliyatı sonrası boyum 7 santim uzadı”


Avrupa Kulüpler Birliği’nin Yönetim Kurulu’na seçilen ilk kadın olan, Avustralya Profesyonel Futbol Ligi Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Köksal da etkilikte açıklamalarda bulundu. Skolyozu 8 yaşında fark edilen Köksal ‘acaba annem, babam ve çevremdekiler beni artık sevmez mi?’ endişesiyle kendini her alanda çok çalışmaya, çok güçlü olmaya adadığını ifade etti. “Bugün geçmişe dönüp baktığımda kendimce bu ‘eksikliğimi’, girdiğim her işte çok başarılı olarak kamufle etmeye çalıştığımı görüyorum. Bu ‘görünmez engelim’ benim yaşamımı şekillendirmişti” diyen Köksal o günleri şöyle anlattı: “12 yaşında korse takmam gerektiği söylenince, o yaşlardaki bir kız çocuğunun ruh hali düşünüldüğünde, herkesten farklı olmak istemediğimden itiraz ettim. Korseyi düzenli takmadığım ve bir süre sonra tamamen çıkardığım için eğriliğim yıllar içinde 23 dereceden 70 dereceye ulaştı. Yine de yaşama dört elle sarıldım ve çok aktif bir yaşam sürdüm, düzenli spor yapıp kiloma dikkat ettim. O günlerde doktorumun söylediği ‘ileride anne olamazsın’ sözüne rağmen hem de normal doğumla 2 çocuk yaptım. Ancak geçen sene skolyoz eğrilik derecem 100’ün üzerine çıkıp alarm verince Prof. Dr. Ahmet Alanay’ın usta ellerine kendimi teslim ettim.”



“Çocuğa çok iyi açıklanmalı”


Acıbadem Maslak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Çağlar Yılgör de skolyoz tedavisinde aile, doktor, fizyoterapist ve ortotist işbirliğinin önemine dikkat çekerken, son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda düzenli egzersiz ve korse tedavisinin, ameliyata gerek bırakmayabildiğini ortaya koyduğunu söyledi. Doç. Dr. Çağlar Yılgör “Çocukluk eğriliklerinde eğer uygun hastada, uygun korse kullanılırsa ve gerekli süre boyunca egzersizle de desteklenir, kurallara uygun olarak takılırsa, büyüme döneminde eğriliğin ilerlememesi konusunda çok ciddi yol alınıyor hatta skolyoz defterinin kapanmasını ve bir daha da açılmamasını sağlayabiliyor. Ancak korse tedavisine büyüme döneminde başlamak gerekir çünkü uzama bitince fayda sağlamaz” dedi. Korseyle yaşamın geçici bir süre olsa da zor ve sıkıntılı bir süreç olduğunu ancak sabırla ve gerekli özeni göstererek takıldığında nihayetinde çok büyük faydalar sağladığının çok net ortaya konulduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çağlar Yılgör, çocuğa bu durumun çok iyi açıklanması ve tüm zorluklarına, sıkıntılarına rağmen tedavide çok başarılı sonuçlar alındığının iyi izah edilmesi gerektiğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce Üniversitesi’nde 8 Mart paneli DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜKAM) tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" paneli gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, DÜKAM Müdürü Doç. Dr. Şule Çeviker Ay, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Açelya B. Gönüllü, Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Aslı Demir, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınların toplumun her alanında üstlendikleri önemli rollere dikkat çekerek tüm kadınların gününü kutladı. Programda, farklı alanlarda önemli çalışmalar yürüten konuşmacılar kendi deneyimlerini ve başarı hikayelerini katılımcılarla paylaştı. Düzce Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Aslı Demir, kamu hizmetleri ve sosyal politikalar çerçevesinde kadınların güçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunurken, Sporcu Anneler Kadın Kooperatifi olarak faaliyetlerini sürdüren oluşumun Yönetim Kurulu Başkanı ve Judo Antrenörü Nermin Alayıldız spor alanındaki deneyimlerini aktararak kadınların spor yoluyla güçlenmesine ve genç sporcuların yetişmesine katkı sağlayan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kaptan Altan Altuğ Kızılay Anaokulu Müdürü Nuray Eran Türedi de eğitim alanındaki tecrübelerini paylaşarak kadınların bireysel gelişimden toplumsal dönüşüme uzanan süreçte önemli bir değişim gücü taşıdığını belirtti. Panel kapsamında ayrıca Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Zeynep Betül Eren, Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü öğrencisi Melek Ata ve Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Yağmur Akkaş farklı disiplinlerde kadın hikayeleri içeren sunumlarını gerçekleştirdi. Program, teşekkür belgesi takdimi ve günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Eskişehir Eskişehirli çiçekçide 8 Mart mesaisi: "Not yazma telaşı çiçek seçiminden zor" Eskişehir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde çiçekçi esnafında yoğun mesai başladı. Özellikle öğrenci bölgesi olan kentte hediye telaşı yaşanırken, çiçekçi esnafı Neslihan Kaplan, müşterilerin en çok "nota ne yazsam" düşüncesiyle zorlandığını belirtti. Dünya genelinde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Eskişehir’deki çiçekçilerde hareketliliğe neden oldu. Emekçi kadınların sadece çalışanlar değil, anneler ve ev hanımları da olduğunu vurgulayan çiçekçi Neslihan Kaplan, her bütçeye uygun seçenekler sunmaya çalışıyor. Şirketlerin toplu siparişlerinden öğrencilerin harçlıklarıyla aldığı tekli çiçeklere kadar geniş bir yelpazede satış yapıldığını ifade eden Kaplan, bu özel günde en çok gül, karanfil ve saksı çiçeklerinin tercih edildiğini dile getirdi. "Notun içeriği asıl telaş konusu" Müşterilerin çiçek seçerken kendilerine güvendiğini ancak not yazma aşamasında duraksadığını belirten çiçekçi esnafı, "Çiçek seçiminde çok tedirgin olmuyorlar, biz genelde yönlendiriyoruz. Ancak ’not yazsam mı yazmasam mı, ne yazsam?’ diye büyük bir telaş yaşanıyor. Günün anlam ve önemini taşıyan standart yazıların dışına çıkmak istiyorlar. İlk kez çiçek alanlarda bu heyecan daha fazla oluyor. Bazen de çok değişik, ütopik çiçek isimleriyle gelenler oluyor. Botanik ismiyle halk arasındaki ismi farklı olunca karşılıklı şaşkınlıklar yaşıyoruz" dedi. Öğrencilere özel "ince düşünceli" fiyatlar Eskişehir’in bir öğrenci kenti olması sebebiyle fiyatlarda esneklik yaptıklarını belirten esnaf, "Burası dershaneler sokağı, çocukların yoğun olduğu bir bölge. Annelerine veya öğretmenlerine hediye almak isteyen öğrencilere yaş grubuna göre indirim yapıyoruz, fiyatları onlar için daha ince düşünceli tutuyoruz. Şu an tekli bir çiçek 75 TL ile 200 TL arasında değişiyor. Standart bir buketin başlangıç fiyatı ise 750 TL. Bunun ucu açık; müşterinin isteğine ve buketin büyüklüğüne göre değişebiliyor" ifadelerini kullandı. "Anneler saksı çiçeğini tercih ediyor" Saksı çiçeklerinin özellikle anne ve anneanneler için vazgeçilmez olduğunu hatırlatan işletmeci, "Orkide, guzmanya ve anthurium gibi türler çok ilgi görüyor. En uygun saksı çiçeği olan kalanşo 150 TL’den başlıyor, bin 500 TL’ye kadar çıkabiliyor. Bizim önerimiz, Kadınlar Günü’nde herkesin en azından küçük bir hediye de olsa bir çiçekle sevdiklerinin gönlünü almasıdır" şeklinde konuştu.
Niğde Niğde’de sosyal sorunlara çözüm üreten projeler yarışacak Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde öğrencilere yönelik Sosyal Fest 2026 bilgilendirme semineri gerçekleştirildi. Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen seminerde festivalin kapsamı, proje başvuru süreci ve ödül sistemi hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verildi. Sosyalfest 2026 kapsamında düzenlenen seminere konuşmacı olarak katılan Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Do. Dr. Hakan Vargün Sosyalfest hakkında kapsamlı bilgiler paylaşılırken öğrencilerin proje fikirlerini geliştirmeleri, başvuru süreci ve proje yazım aşamaları hakkında bilgilendirme yaptı. Ayrıca projelerin daha etkili hazırlanabilmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar da ele alındı. Doç. Dr. Hakan Vargün, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan program kapsamında sunum gerçekleştirdiklerini ifade ederek, etkinliğin sosyal sorunlara çözüm üreten projeleri teşvik etmeyi amaçladığını söyledi. Sosyal Fest’in ilk kez 2024 yılında Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendiğini hatırlatan Vargün, etkinliğin ikincisinin 10-11 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirileceğini belirtti. Festivalin İstanbul Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi iş birliğiyle düzenleneceğini aktaran Vargün, organizasyonun geniş katılımlı bir sosyal yenilik platformu olacağını ifade etti. Festival kapsamında projelerin dört ana kategoride değerlendirileceğini belirten Vargün, bu kategorilerin Türkiye Yüzyılı, Türk Dünyası, Sağlık ve İlahiyat olduğunu söyledi. Sosyal sorunlara çözüm üreten proje fikirlerinin destekleneceğini vurgulayan Vargün, toplam ödül tutarının 6 milyon TL olduğunu açıkladı. Yarışmada birinci olan 30 projeye 100’er bin TL, ikinci olan 30 projeye 70’er bin TL ve üçüncü olan 30 projeye ise 30’ar bin TL ödül verileceğini belirten Vargün, öğrencileri ve sosyal sorunlara çözüm üretmek isteyen herkesi projeleriyle festivale başvurmaya davet etti.