POLİTİKA - 29 Nisan 2026 Çarşamba 16:19

BBP Genel Başkanı Destici: "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın"

A
A
A
BBP Genel Başkanı Destici: "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın, işçiler tarafından kutlansın. Milletimizin iştirak etmeyen her bir ferdi bu bayram kutlamalarına katılsın" dedi.


BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kendisinin de kutladığını belirten Destici, işçilerin ağır ve önemli problemlerinin olduğunu, bu problemlerin kabul edilip çözümleri için var gücüyle çalışmak zorunda olduklarını kaydetti. Destici, "Milletçe çok ağır ekonomik şartları yaşıyoruz. Özellikle asgari ücretle çalışanların, emekliler hele ki bir birikimleri yoksa" şeklinde konuştu.



"Asgari hane geçim rakamı tespit komisyonu bir an önce kurulmalı"


Emekli maaşlarına değinen Destici, "Bugünkü gelirleriyle emeklilerimizin ve asgari ücretlilerimizin sadece aldıkları maaşla ya da ücretle hayatlarını idame ettirmeleri, hanelerini geçindirmeleri asla mümkün değildir. Onun için bir kere daha söylüyoruz. Büyük Birlik Partisi olarak kamuoyuyla paylaştığımız, hükümet yetkilileriyle paylaştığımız asgari hane geçim rakamı tespit komisyonunun bir an önce kurularak, bölgelerimize göre bir asgari hane geçim rakamının belirlenmesini ve bu rakamın altında kalan hanelere o rakamla elde ettikleri gelir arasındaki farkı ister kira yardımı, ister çocuk yardımı, ister sosyal yardım adı altında ödenmesi uygulamasına bir an önce başlanmasını istiyoruz" diye konuştu.



"Planlama problemi var"


İşsizliğin olduğunu ve işsizlikle beraber teknik eleman açığının olduğunu aktaran Destici, "Planlamada eğitim sistemimizde bir koordinasyon problemi olduğu çok açık ve nettir. Bu ülkede milyonlarca gencimiz işsizken, biz teknik eleman bulamıyorsak o zaman burada bir planlama problemi vardır. Hayvancılık için çoban bulamıyorsak ve bunu dışarıdan getirmek zorunda kalıyorsak, burada da büyük bir problem vardır. Tarım işçisi bulamıyorsak, fabrikada çalışan mavi yakalı işçi bulamıyorsak, ara eleman bulamıyorsak bu mutlaka ama mutlaka planlamanın çok net ve açık bir eksikliğidir. Maalesef üzülerek görüyoruz ki bu açığı kapatmak adına birtakım girişimler olsa da yeterli düzeyde olmadığını görüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Zorla gençlerimizi liselerde okutuyoruz"


Üniversitelerin en az üçte birinin teknolojik üniversitelere dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Destici, "Liselerimizin en az beşte biri teknoloji liselerine dönüştürülmelidir. Yani bizim bu çağda tekniğe, bilime hakim, teknolojiye hakim gençlere ve çalışacak olan insanlarımıza ihtiyacımız vardır. İyi yetişmiş kalifiye elemanlara ihtiyacımız vardır. Ülkemiz neredeyse milyonlarca lise ve üniversite mezunu genç işsizle karşı karşıya. Zorla gençlerimizi liselerde okutuyoruz. Ama ellerine bir meslek veremediğimiz için liseyi bitirdikten sonra maalesef onlar için mutsuz bir hayat dönemi başlıyor. Aynı şey üniversite mezunlarımız için de geçerlidir" dedi.



"İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın"


1 Mayıs kutlamalarının bazı ideolojik gruplar tarafından sabote edileceğini iddia eden Destici, şöyle konuştu:


"Ülkemizde 1 Mayıs ve 1 Mayıs üzerinden işçi halkları uzun yıllar maalesef marjinal ideolojik grupların istismarlı sahasına dönüştürülmüştür. Bugün de cuma günü göreceğiz. Pek çok noktada 1 Mayıs pankartları yerine, işçi sendikalarının amblemleri yerine pek çok marjinal grupların böyle büyük büyük bayraklarının öne çıkarıldığını, devlete savaş açıldığını, polise taş atıldığını ve bölücü sloganlar atıldığına şahitlik edeceğiz. Bunlar olsun istemiyoruz. İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın, işçiler tarafından kutlansın. Milletimizin iştirak etmeyen her bir ferdi bu bayram kutlamalarına katılsın ama bunlar kardeşlik, birlik ve dayanışma ruhu içerisinde geçsin ve işçilerimizin problemlerini ve talep ettiği halkların ön plana çıktığı kutlamalar olsun ve konuşmalar olsun istiyoruz. Bu nedenle işçilerimizin gerçek problemleri, bu istismarcılar yüzünden, bu marjinal gruplar yüzünden yıllarca konuşulamadı. İdeolojik saplantılarına hapsettiler. Milletin diğer kesimlerinin bu bayrama iştirakini engellemeye çalıştılar."



"İşçi işçidir"


Çalışanların haklarını alamadıklarını ve bunun kabul edilemeyeceğini belirten Destici, "Bu milletin evlatları, işçisiyle, köylüsüyle, memuruyla, devletinin birliğinin, ülkesinin gücünün, milletinin birliğinin, kardeşliğinin, kimliğinin, inançların ve dilinin yanındadır ve bundan sonra da burada durmaya devam edecek. Milletimiz ve işçilerimiz buna izin vermeyecektir. Hepimizin öncelikli meselesi olan çalışanların hakları ve problemleri, bu alçakların tertibine kurban edilmeyecektir. Tüm bunları söylerken diğer taraftan işçilerimizin, madencilerimizin çalıştıkları iş yerlerinden aylarca ter döktükleri halde maaşlarını alamadıklarına şahitlik ediyoruz. Bu asla kabul edilebilir bir durum değil. İster sağ sendika olsun, ister sol sendika olsun işçi hangi sendikaya bağlı olursa olsun. İster Türk, ister Türkmen, ister Alevi, ister Sünni, ister doğulu, ister batılı hiç fark etmez. İşçi işçidir" dedi.



"Maaşlarının tamamı hem de fazlasıyla yatırılmalıdır"


Eskişehir’den Ankara’ya kadar yürüyerek eylem yapan maden işçilerine de değinen Destici, şunları söyledi:


"Eskişehir’de maden işçileri, aylarca maaş alamadıkları için Ankara Kızılay’da günlerce oturarak açlık grevi yaptılar. İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve ilgili diğer bakanlıklarımızın temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde bu eylemler sonlandırıldı. İşçilerimizin maaşlarının hesaplarına yattığı açıklandı. Fakat daha sonra işçilerimizin temsilcilerinden ya da işçilerimizin kendilerinden maaşlarının bir kısmının yattığı, bir kısmının yatmadığıyla ilgili açıklamalar geldi. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Maaşlarının tamamı hem de fazlasıyla yatırılmalıdır. Aylarca işçilere ödenmeyen bu işçilerin maaşı, alın terinin karşılığı nerelerde sonlanmıştır? Nerelerde ranta dönüştürülmüştür? Bunların devletimizin ilgili kurumları tarafından araştırılarak ortaya çıkarılmalı ve şayet böyle bir durum varsa bu şirket hakkında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır."



BBP Genel Başkanı Destici: "İşçi Bayramı, işçi bayramı olarak kutlansın"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da girişimcilik hibe programı tanıtıldı Avrupa Birliği finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi (ICMPD) iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamındaki Girişimcilik Hibe Programı, Malatya’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Kent merkezindeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, ICMPD Hibe Programı Yöneticisi Uğur Dağ, ICMPD Uzmanı Murat Cıngıllı ile çok sayıda girişimci katıldı. Programda konuşan Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, bölgesel kalkınmanın üretim ve yatırımla mümkün olduğunu belirterek girişimciliğin önemine dikkat çekti. Budancamanak, programın bölgenin nitelikli insan kaynağına katkı sunacağını ifade ederek Malatya ve Elazığ’dan yoğun başvuru beklediklerini söyledi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu ise programın girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Daha önce 10 ilde 32,5 milyon avro bütçeyle uygulanan programın yeni etapta 17 ilde sürdürüldüğünü aktaran Yoğunlu, her bir girişim için 30 bin avroya kadar hibe desteği sağlanacağını kaydetti. Programın yalnızca mali destekten ibaret olmadığını ifade eden Yoğunlu, girişimcilere teknik destek, mentorluk ve bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda da katkı sunulduğunu kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yoğunlu, girişimcilerin bu tür desteklerden azami ölçüde faydalanmaları gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca programın detaylarına ilişkin teknik sunumlar yapılarak başvuru süreci ve destek kapsamı hakkında katılımcılara bilgi verildi.
Bursa Alman anne "Nazar"a geldi Bursa’da babası Umut K. (33) tarafından kaçırılan ve 7 yıl harabe evde tutulduktan sonra polisin operasyonuyla kurtarılan ve velayeti, DNA testiyle annesi olduğu kesinleşen Alman vatandaşı Rebecca S.’ye (30) verilen Nazar S. (8), sonunda annesine kavuştu. Almanya-Bursa hattında mekik dokuyan Alman vatandaşı anne, oğlunu sosyal hizmetlerden almak için son kez Bursa’ya geldi. Edinilen bilgiye göre Umut K., doğup büyüdüğü Almanya’da tanıştığı Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında ’Nazar’ ismini verdikleri oğlu dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ile birlikte babasından ayrıldıktan sonra yeniden evlenen annesi Hanife S.’yi (60) ziyaret etmek için Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine geldi. Bir daha geri dönmek istemeyen Umut K., sevgilisinin de oğlunu alıp, dönmesine izin vermedi. Umut K., Türkiye’de kalmak istemeyen Rebecca S.’ye, 1 yaşındaki oğlu Nazar S.’nin kaybolduğunu söyleyerek çocuğu kaçırdı. Rebecca S., polise gidip şikayette bulunduktan sonra ülkesine geri dönerken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Nazar 7 yıl sonra bulundu Umut K., olaydan 5 yıl sonra geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybederken, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kayıp çocuğun bulunmasına yönelik soruşturma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Gasp Büro, Cinayet Büro ve Kayıp Şahıslar Büro amirliklerinden oluşturulan 6 kişilik özel ekip, 7 yıl boyunca izine rastlanılmayan Nazar’ı, 30 gün süren teknik ve fiziki takip ile 300 saatlik kamera görüntüsünü inceleyerek, babaannesi tarafından alıkonulduğu harabe evde buldu. 10 Mart’ta düzenlenen operasyonla küçük çocuk kurtarılırken, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.’nin halasının oğlu Recai M. gözaltına alınıp, tutuklandı. Mahkeme kararı ile velayeti alan Rebecca yeniden Bursa’da Nazar S., Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alınırken, durumu haber alınca Almanya’dan Bursa’ya gelen Rebecca S., 7 yıl sonra ilk kez çocuğunu gördü. Nazar’ın, 19 Mart’ta yapılan DNA testi ile Rebecca S.’nin oğlu olduğu kesinleşti. DNA raporu yüzde 99,99 uyumlu çıktı. Almanya vatandaşı olan Nazar S.’nin velayeti, menfaati gözetilerek yapılan inceleme ve araştırmaların ardından Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi’nde 28 Nisan’da görülen duruşmada annesi Rebecca S.’ye verildi. Rebecca S.’nin avukatının Adalet Bakanlığı’nın CELSE uygulamasıyla e-duruşma üzerinden bağlandığı davada, Almanya doğumlu Nazar S.’nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ve çocuğun annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verilirken, yurt dışına çıkış ve pasaport alma yasağı da kaldırıldı. Mahkeme kararının Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ulaşmasının ardından dün Almanya’dan Türkiye’ye gelen Rebecca S., Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürlüğü bünyesindeki Bursa Çocuk Evlerinde koruma altında tutulan oğlu Nazar’ı teslim almak için avukatı Sevilay Demirsu ile birlikte çocuk evlerine geldi. İçeriye girmeden açıklama yapan Alman kadın, Nazar’ın kardeşine kavuştuğunu, birlikte uyum içerisinde mutlu olacaklarını belirtti.
Manisa Manisa Büyükşehir’den afetzede üreticilere destek Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kula, Selendi, Gördes ve Kırkağaç ilçelerinde meydana gelen fırtınada seraları zarar gören 23 üreticiye sera tepe naylonlarını teslim etti. Destekler, üretimin aksamaması adına yüzde 100 hibeli olarak sağlandı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, her şartta çiftçilerin alın terine güç katmaya devam edeceklerini vurguladı. Manisa genelinde etkili olan olumsuz hava şartları ve fırtına nedeniyle seraları hasar gören çiftçilerin mağduriyetini gidermek amacıyla başlatılan çalışmalar tamamlandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerince yapılan saha incelemelerinin ardından, üretime ara vermek zorunda kalan 23 üreticiye ihtiyaç duydukları sera naylonları ulaştırıldı. "Üretim sürecinin aksamaması temel gayemiz" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, sosyal belediyecilik anlayışıyla üreticinin her şartta yanında olduklarını vurguladı. Başkan Dutlulu, "Doğal afetlerden etkilenen, alın teriyle toprağı işleyen çiftçimizin yanındayız. Son dönemde yaşanan afetler nedeniyle Kula, Selendi, Gördes ve Kırkağaç ilçelerimizde seraları hasar gören 23 üreticimize, sera tepe naylonlarını yüzde 100 hibe desteğiyle teslim ettik. Amacımız, çiftçimizin emeğinin yerde kalmaması ve üretim sürecinin aksamadan devam etmesidir. Alın terine güç katmaya, çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Amacımız üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak" Teslimat sürecine ilişkin bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Kalkınma Şube Müdürü Mustafa Eralp, önceliklerinin tarımsal faaliyetlerin kesintiye uğramaması olduğunu belirtti. Eralp, şunları söyledi: "Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, yaşanan doğal afetlerin ardından hızla hareket ederek üreticilerimizin yanındaki yerimizi aldık. Başkanımız Besim Dutlulu’nun bu konudaki hassasiyetiyle hızla çalışma başlattık. Zarar gören 23 çiftçimizin seralarını yeniden aktif hale getirebilmeleri için yüzde 100 hibeli sera naylonlarını teslim ettik. Temel gayemiz, hem Manisa hem de ülke ekonomisi için kritik önemdeki üretim sürecinin devamlılığını sağlamaktır." Fırtınada serası hasar alan Selendili üretici Mehmet Kara, "Başvurumuzun ardından ekipler yerinde incelemelerini gerçekleştirdi. Mağduriyet yaşadığımız bu süreçte bizlere destek olan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’ya teşekkür ediyorum" derken, Gördes’te serasında domates üreticiliği yaptığını ifade eden Mehmet Çetin ise sağlanan destek sayesinde üretime kısa sürede yeniden başlayacaklarını ifade ederek, "Belediyemiz sağ olsun başvurumuza hızlı yanıt verdi. En kısa sürede seralarımızı yenileyerek işimizin başına döneceğiz" diye konuştu.