EĞİTİM - 29 Nisan 2026 Çarşamba 16:26

Akdeniz Üniversitesi’nde 15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi düzenlendi

A
A
A
Akdeniz Üniversitesi’nde 15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi düzenlendi

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde Basın İlan Kurumu’nca düzenlenen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilki gerçekleştirildi. "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temalı proje, genç iletişimcileri mesleki açıdan güçlendirmeyi amaçlıyor.


Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, Basın İlan Kurumu tarafından, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 10. yıl dönümünde "Hafızayı Koru, Hakikati Yaz" temasıyla hayata geçirilen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin ilki gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 7 bölgeyi temsilen 7 üniversiteyle iş birliği içinde yürütülecek proje, genç iletişimcileri mesleki açıdan güçlendirmeyi hedefliyor.



Teori ve uygulama bir arada


Genç iletişimcilerin tarihsel bir olay üzerinden mesleki reflekslerini yeniden değerlendirmelerine imkân tanıyan atölye, teori ve uygulamayı bir araya getiren iki bölümden oluştu. Programın ilk bölümünde açılış konuşmalarının ardından Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şeker, medya etiği ve sorumlu yayıncılık üzerine sunum yaparak deneyimlerini paylaştı.



Kriz haberciliği ele alındı


Program kapsamında ayrıca, İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Narin Tülay Bektaş’ın moderatörlüğünde "Kamu Kurumlarında ve Medya Sektöründe Kriz Haberciliği" başlıklı oturum düzenlendi. Oturumda TRT Antalya Haber Müdürü Muhammed Ahmet Öcal ile Antalya Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ramazan Kızılkaya, kriz dönemlerinde habercilik deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.



Atölye uygulamaları


Atölyenin ikinci bölümünde ise öğrenciler uygulama gruplarına ayrıldı. Her gruba sektörden deneyimli gazeteciler eşlik ederken, haber yazımı, görsel düzenleme ve dizgi süreçleri uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Katılımcılar, hazırladıkları içeriklerle gazete birinci sayfalarını oluşturup baskıya hazır hale getirdi.



"Gazetecileri hekimlerle özdeştiriyorum"


Programın açılışında konuşma yapan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, programa ev sahipliği yaptıkları için mutlu olduklarını dile getirerek, "Kıymetli katılımcılar, gazetecilik sadece bir meslek, iletme yeteneği ve mücadelesi değil. Gazetecilik, bir toplumun hafızasını, gerçekleri, hakikatleri, bunun için mücadele etmek, bunun savunmasını vermek anlamına geliyor bence. Çünkü ben de bir hekim olarak, bunu yaparken sizler ve hekim grubu özdeşleştirmek istiyorum. Çünkü bir vicdani sorumluluğumuz var. Sadece bir mesleği, bir yazıyı yazmak, bir fotoğrafı çekmek, onu manşetlere taşımak değil sizin mesleğiniz. Bir vicdan taşıyorsunuz. Çünkü bu vicdanla toplumun yolunda bir ışık yakıyorsunuz ve kararlarını etkileyecek ufuk açıyorsunuz. İşte bu yüzden kendi mesleğimle özdeşleştiriyorum. Çünkü hekimlikte de yaptığınız işin icraatından çok vicdanınızın devreye girip, sonuçlarını ona göre değerlendirip, o anda karar vermeniz, aynı sizler gibi hızlıca, o dakikada, o saniyede o işi yapmanız gerekiyor. Sizler çok geniş kitlelere hitap ediyorsunuz. Bu anlamda çok değerli yaptığınız iş ve çok önemli" dedi.



Hafızayı koru hakikati yaz


Atölyenin temasına değinen Prof. Dr. Arıcı, "Bu atölyenin teması ’Hafızayı koru ve hakikati yaz’. Gerçekten de en önemli motto bu manşetlere taşıdığınız haberlerde. Kriz anında, olağanüstü durumlarda, felaketlerde doğru bilgiye ulaşmayı, dezenformasyonu engellemeyi, bunu yaparak da etik değerlere bağlı kalmayı öğreneceksiniz. Bugün burada edindiğiniz bilgilerle de tecrübeniz desteklenecek" şeklinde konuştu.



Tarihe iz bırakma


Böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirten İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, "Konu çok kıymetli. Çünkü basın sadece güncel haberlerin yayılması için bir araç değil, yıllar geçtikten sonra ne olduğunu anlamak için dönüp baktığımız bir arşiv kaynağıdır aynı zamanda. Onun için bu arşiv kaynaklarında olayların nasıl ele alındığı, nasıl yorumlandığı, o günkü hakikatin nasıl kurulduğu konusunda bize bir rehber olur. Bu arşiv kaynağını ya da tarihe iz bırakma işini sizler üstleniyor olacaksınız. Onun için bunun kıymetini anlamak açısından bu etkinliği düşünen, tasarlayan herkese çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.



Tarihi hafıza diri tutulacak


Basın İlan Kurumu Antalya Bölge Müdürü Mevlüt Uluçamlıbel de konuşmasında, "15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10. yıl dönümünde, demokrasi şuurunu ve toplumsal sorumluluk bilincini, geleceğin gazetecilerine aktarmak üzere bu anlamlı projeyi hayata geçirmiş bulunuyoruz. O gece, basın emekçilerinin kalemi, hakikatin sarsılmaz gücüyle birleşmiş, atılan manşetler milletimizin iradesine tarihi not olarak düşmüştür. Bugün aynı bilinç, kurumumuz ile Akdeniz Üniversitesi’nin iş birliğiyle genç iletişimcilerimizin kaleminde yeniden vücut buluyor. O gece sen olsaydın nasıl manşet atardın sorusuna verilecek her cevap, yalnızca bir uygulamanın değil, mesleki duruşun ve vicdani sorumluluğun da bir tezahürü olacaktır. Zira hafızayı diri tutacak ve hakikati kayıt altına alacak olanlar, yarının gazetecileri, yani sizlersiniz. Biz de sizlerin kalemine inanıyor ve güveniyoruz. Akademi ile kurduğumuz iş birlikleri sayesinde sizleri mesleğe daha donanımlı şekilde hazırlamayı hedefliyoruz. Bu atölye bir yönüyle tarihi hafızayı diri tutmayı, diğer yönüyle kriz anlarında doğru, hızlı ve sorumlu habercilik refleksinin nasıl ortaya konulacağını uygulamalı olarak göstermeyi amaçlıyor" diye konuştu.


Program, öğrencilere sertifikalarının takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.



Akdeniz Üniversitesi’nde 15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Hamile eşini öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Malatya’nın Hekimhan ilçesinde hamile eşini silahla vurarak ölümüne neden olan sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 10 Nisan 2025’te Hekimhan ilçesi Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 34 haftalık hamile 23 yaşındaki B.K., evinde başından silahla vurulmuş halde bulundu. Ağır yaralı olarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç kadın ile karnındaki bebeği, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otopside bebeğin oksijensiz kalmaya bağlı olarak hayatını kaybettiği tespit edildi. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın karar duruşması, dosyada suça sürüklenen çocukların da yer alması nedeniyle kapalı oturumda yapıldı. Duruşmaya tutuklu sanık A.K., tutuksuz sanıklar, maktulün yakınları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Duruşmada olay yeri inceleme ekiplerince kaydedilen görüntüler izletilirken, salonda duygusal anlar yaşandı. Son savunmasında olayın kaza olduğunu ileri süren sanık A.K., pişman olduğunu belirtti. Mahkeme heyeti, sanığın savunmasını kabul etmeyerek "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmazken, karar oy çokluğuyla alındı. Bir üye hakim ise olayın "olası kast" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu. Mahkeme, suça sürüklenen çocuk A.K. hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan verdiği 3 yıl 6 ay hapis cezasını indirimlerle 2 ay 20 güne düşürerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Diğer sanıklar D.K., G.K. ve F.K. hakkında ise suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi. Duruşma sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan aile yakınları karardan memnun olduklarını söyledi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 186 bin sandık görevlisinin 106 bini ve haziran ayında da geri kalan 80 bini sahaya inip, kapı kapı CHP’yi anlatmaya başlayacaklar" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ı ziyaretinde yaptığı açıklamada, "Konu 1 Mayıs olunca, sendika ve sendikalaşma olunca, emeğin sorunları olunca bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk-İş’le, işçilerle konuşacağımız çok şey var" dedi. Doruk Madencilik ile ilgili sorunların çözüldüğünü hatırlatan Özel, bu sorunun çözümünde emeği geçen herkese teşekkür etti. Özel, "Öncelikle çocuklarının hakkı için, alın terleri için Eskişehir’den kalkıp Ankara’ya kadar gelen, gereğinde yalın ayak yürüyen, gereğinde gözaltına alınan ama bırakıldığında mücadelesini bırakmayan emekçi arkadaşlarımızın karşısında saygı ile eğiliyoruz. Hepimiz katkı sağlamaya çalıştık, ama başarı onların başarısıdır, onların mücadelesidir" dedi. "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın" Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, "1 Mayıs eğer bayramsa, bayram gibi kutlanacaksa gelin işçilere bir bayram hediyesi verelim. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın. Sendikalaşmanın ve sendikalı işçinin karşısındaki birtakım yargı oyunlarıyla, birtakım kanundaki açık noktalardan yararlanarak, bazı kanuni güvenceler verilmediği için ortada olan bütün sorunları kaldıralım. Bu iş bitsin. 1,5 saat Mecliste gider. Daha sonra imza atarız, ‘48 saat beklenmeden Genel Kurul’da görüşülsün’ diye. Bugün talimat verse perşembe günü komisyondan geçer. 1 Mayıs günü tatil. Haftaya salı günü bütün sorunları çözeriz. Buradan Sayın Erdoğan’a bir samimiyet çağrısında bulunuyorum. Emekten, işçiden yanaysa, işte Türkiye’deki en büyük işçi konfederasyonunun başkanının huzurunda biz işçiden yana elimizi uzatıyoruz. Gelin, hep birlikte işçiye elimizi uzatalım. Bu sorunları çözelim" şeklinde konuştu. "Staj mağdurları ve taşeron sorunu çözülmelidir" Staj ve taşeron sorununun çözülmesi gerektiğinin de altını çizen Özel, "Staj mağdurlarının sorununun çözülmesi, taşeron sorununun çözülmesi çok çok önemlidir. Ayrıca da özel sektör emekçilerine promosyon verilmesinin yasal güvence altına alınması, yasal zorunluluk olması çok önemli. Kamudaki çalışanların promosyonları devlet garantisinde, ama işçinin maaşından alınacak promosyon işverenin insafına bırakılmış durumda. Hele hele burada doğru bir yasal düzenleme yapılırsa, çok güçlü pazarlıklar yapılarak özel sektördeki işçilerin de çok iyi promosyonlar alması imkanı ortaya çıkar" değerlendirmesinde bulundu. "4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız" Özel, partisinin yol haritası ve diğer muhalefet partilerinin süreçteki durumuna ilişkin soru üzerine şunları söyledi: "Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Geçmiş dönemlerde seçimlere üç ay kala bir soru vardı; ‘Sandık görevlilerimiz hazır mı, sandıklar sağlam mı?’ diye. Buradan ilan ediyorum. Seçimlere resmen iki yıldan fazla var ve sandık görevlilerimizin hepsi hazır. Bu yürüyüşün ilk adımını 4 Mayıs günü 81 ilde tüm milletvekillerimiz, tüm Parti Meclisi üyelerimizle birlikte atıyoruz. Bu süreçte 81 ilde uğrayacağımız kapıların içinde Cumhuriyet Halk Partili olanların dışındaki bütün kapılar var. Hem iktidar mensubu, hem muhalefet mensubu olan vatandaşlarımızın ve siyasi görüşüne bakmadan herkesin kapısını çalacağız. Ayrıca kurumsal olarak geçtiğimiz hafta 12 muhalefet partisini ziyaret etmiştim. Gitmek isteyip gidemediğim birtakım muhalefet partilerimiz daha var. O ziyaretleri de önümüzdeki günlerde tamamlayacağım ve sürdüreceğim." Türk-İş Genel Başkanı Atalay ise, "Türkiye’nin çalışma hayatıyla ilgili genel sorunları konuştuk. Çalışma hayatı içinde işçilerin bulunduğu sıkıntıları konuştuk, programları konuştuk" dedi.
Tunceli Tunceli’de 2 kişinin hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada sanığa iki kez müebbet hapis Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde cemevi başkanı ile 18 yaşındaki yeğeninin hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin davada sanığa indirimsiz 2 kez müebbet hapis cezası verildi. Tunceli’nin Nazımiye ilçesi Kılköyü’nde 25 Mayıs 2025’te Kılköyü Düzgün Baba Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek (50) ile yeğeni Deniz Seyrek’in (18) ölümüyle sonuçlanan silahlı kavgaya ilişkin Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanık H.Y. hakkında "kasten öldürme" suçundan iki kez müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti. Sanığın eylemine yönelik "meşru müdafaa" ve "haksız tahrik" hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar veren mahkeme, Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesi kapsamında düzenlenen "takdiri indirim" nedenlerini de uygulamadı. Mahkeme, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ile bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle cezada herhangi bir indirim yapmadı. Karar sonrası açıklamalarda bulunan Deniz Seyrek’in ablası Heval Seyrek, "25 Mayıs 2025 tarihinde katil tarafından iki canımız alındı. Düzgün Baba Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek ve kardeşim Deniz Seyrek. Bugün Tunceli Adliyesi’nde görülen davamızda katil iki kez müebbet cezasına çarptırıldı. Öncelikle adalete teşekkür etmek istiyoruz. Onun dışında acımız hiçbir şekilde hafiflemedi ve bu acı geçecek gibi değil. Ama bir nebze de olsa içimize su serpildi. Katile sahip çıkanların çabaları boşa çıktı. Bugün adalet yerini buldu" dedi. 25 Mayıs 2025’te Nazımiye ilçesi Kılköyü’nde yaşanan olayda, aralarında daha önceden husumet bulunan H.Y. ile Cemevi Başkanı Yaşar Seyrek arasında tartışma çıkmış, çıkan arbede sonucu H.Y. silahıyla Yaşar Seyrek ve yeğeni Deniz Seyrek’e ateş açmıştı. Saldırıda Yaşar Seyrek olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralı olarak Tunceli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 18 yaşındaki Deniz Seyrek de doktorların çabalarına rağmen kurtarılamamıştı.
Malatya Malatya’da girişimcilik hibe programı tanıtıldı Avrupa Birliği finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi (ICMPD) iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamındaki Girişimcilik Hibe Programı, Malatya’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı. Kent merkezindeki bir otelde gerçekleştirilen toplantıya, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, ICMPD Hibe Programı Yöneticisi Uğur Dağ, ICMPD Uzmanı Murat Cıngıllı ile çok sayıda girişimci katıldı. Programda konuşan Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, bölgesel kalkınmanın üretim ve yatırımla mümkün olduğunu belirterek girişimciliğin önemine dikkat çekti. Budancamanak, programın bölgenin nitelikli insan kaynağına katkı sunacağını ifade ederek Malatya ve Elazığ’dan yoğun başvuru beklediklerini söyledi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Abdulvahap Yoğunlu ise programın girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Daha önce 10 ilde 32,5 milyon avro bütçeyle uygulanan programın yeni etapta 17 ilde sürdürüldüğünü aktaran Yoğunlu, her bir girişim için 30 bin avroya kadar hibe desteği sağlanacağını kaydetti. Programın yalnızca mali destekten ibaret olmadığını ifade eden Yoğunlu, girişimcilere teknik destek, mentorluk ve bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda da katkı sunulduğunu kaydetti. Deprem sonrası Malatya’da ekonomik hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Yoğunlu, girişimcilerin bu tür desteklerden azami ölçüde faydalanmaları gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca programın detaylarına ilişkin teknik sunumlar yapılarak başvuru süreci ve destek kapsamı hakkında katılımcılara bilgi verildi.