Yerel Haberler
Iğdır
Iğdır’da kırsalda 2026 ekin sezonu başladı 07 Nisan 2026 Salı - 14:22:38 Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da, kış mevsiminin ardından ekin sezonu başladı. Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimine başlanırken, bu yıl hububat üretiminde yüzde 33 artış bekleniyor. Doğu Anadolu’nun önemli tarım merkezlerinden Iğdır’da 2026 yılı ekin sezonu başladı. Uzun ve sert geçen kış mevsiminin ardından havaların ısınması ve karların erimesiyle birlikte çiftçiler yeniden tarlalarına dönerek üretim hazırlıklarını tamamladı. Özellikle Ağrı Dağı eteklerindeki köylerde kar örtüsünün kalkmasıyla birlikte arpa ve buğday ekimi hız kazandı. İl genelinde hem ovada hem de dağlık alanlarda üretim faaliyetleri sürerken, üreticiler bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, baharın gelişiyle birlikte tarımsal faaliyetlerin yoğunlaştığını belirtti. Tingiş, "Iğdır ilimizde baharın gelmesiyle birlikte özellikle dağlık alanlarımızda arpa üretimi devam ediyor. Ovamızda diğer birinci ürünlerin üretimi sürerken, sonbaharda ekilen buğdayların gelişimi de devam ediyor. Bununla birlikte ot ilaçlaması, ot mücadelesi ve ilkbahar gübreleme çalışmaları da aralıksız sürdürülüyor." dedi. Iğdır genelinde yaklaşık 90 bin dekar alanda buğday ve hububat üretimi yapıldığını ifade eden Tingiş, bu yıl yaklaşık 60 bin ton buğday rekoltesi beklendiğini söyledi. Arpa üretimine de değinen Tingiş, 30 bin dekar alanda ekim yapıldığını ve yaklaşık 8 bin 500 ton ürün beklediklerini kaydetti. İklim şartlarının şu ana kadar olumlu seyrettiğini vurgulayan Tingiş, özellikle dağ köylerinde baharlık arpa ekimlerinin nisan ayı sonuna kadar devam edeceğini ifade etti. Üreticilere çağrıda bulunan Tingiş, herhangi bir sorunla karşılaşmaları halinde ilgili kurumlara başvurmalarını istedi. Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık nedeniyle üreticilerin mısır üretimine yöneldiğini hatırlatan Tingiş, 2026 yılı verilerine göre hububat üretiminde, özellikle buğdayda yüzde 33 oranında artış gözlemlendiğini belirtti. Yoğun yağışların etkisiyle nadasa bırakılan arazilerin de yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Tingiş, "Verimli geçen kış dönemi sayesinde topraklarımız ekime uygun hale geldi. Üreticilerimiz bu alanları tekrar ekmeye başladı. Yağışların devam etmesi halinde nisan sonu ve mayıs ayında oldukça iyi bir verim bekliyoruz" diye konuştu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:15 Iğdır’da motosiklet hırsızlığı şüphelileri köye tekrar geldi Iğdır’ın Akyumak köyünde motosiklet çalan hırsızlar, hiçbir şey olmamış gibi ertesi gün tekrar köye geldi. Köylüler fark edince şahıslar kaçarak köyden uzaklaştı. Iğdır merkeze yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki Akyumak köyünde 3 gün önce meydana gelen motosiklet hırsızlığı, köy halkını endişelendirdi. İddiaya göre, yaşları 17 ile 20 arasında değişen 4 kişi, ilk gün köye gelerek duvarları yüksek bir evin bahçesine girdi ve burada bulunan motosikleti çaldı. Köy muhtarının köyde kurduğu güvenlik kamera sistemi sayesinde şüpheliler kameraya yansırken, ihbar üzerine köye gelen jandarma ekipleri bölgede arama yaptı. Ancak yapılan çalışmalara rağmen şüpheliler bulunamadı. Olayın ardından ertesi gün aynı kişilerin tekrar köye geldiği öne sürüldü. Şüphelileri fark eden köylüler birbirlerine haber vererek bir araya geldi ve çevrede arama yaptı. Ancak tüm çabalara rağmen şahıslara ulaşılamadı. Köylüler, şüphelilerin köyü iyi bildiğini ve artık şehir merkezinden uzaklaşarak kırsal alanları hedef aldıklarını dile getirdi. Yaşları küçük olduğu tahmin edilen şüphelilerin bir an önce yakalanmasını isteyen Ali Kaya, "Cuma günü gece 00.35’te benim evin bahçesine girdiler. Bahçeye girip motosikleti üç kişi alıp götürdü. Tabii biz hemen jandarmayı aradık. Jandarma 15 dakika içinde köye ulaştı. Dört asker ve iki sivil ekip arama yaptı. Tarlayı, köprüyü, her tarafı gezdik ama bir şey bulamadık. Aradan bir gün geçti. Ertesi gün bu sefer dört kişi olarak tekrar köye gelmişler. Yanımdaki kafede oturan yeğenim onları tanımış, çünkü güvenlik kameralarına yansımışlardı. Beni ve oğlumu arayarak ’amca, aynı kişiler size doğru geliyor’ dedi. Ben de ’önlerini keselim’ dedim. Bizim aşevi var, orada durdular. Biz de toparlandık, yakalamaya çalıştık. Bu sırada yine jandarmayı aradık. Komşunun oğlu hayvanlara bakmaya çıkınca sesleri duyup onları fark etti. Bunu görünce kaçtılar. Biz de peşlerinden koştuk ama yakalayamadık. O sırada jandarma yine 10-15 dakika içinde geldi. Gece saat 03.00’e kadar köprü altı, tarla, Melekli, Pulur köylerinin her tarafını gezdik ama yine bir şey bulamadık. Yürüyerek aradık. Sanki burada kimse yaşamıyormuş gibi rahat hareket ediyorlar. Demek ki bu köyü önceden tespit etmişler. Çıkış yollarını biliyorlar. Bizim köylüler bile her yeri bu kadar iyi bilmez. Aynı güzergahtan gelip aynı güzergahtan gidiyorlar. Demek ki gündüz gelip keşif yapıyorlar, gece de aynı yoldan kaçıyorlar" dedi. Hırsızlık yapan şüphelileri birilerinin yönlendirdiğini söyleyen Kaya, "Bunları topluma kazandırmamız gerekiyor. Şimdi dışlarsak, büyüdüklerinde aynı şekilde devam edecekler" diye konuştu. Köy sakinlerinden Okan Sadi ise hırsızların artık şehir merkezi, köy dinlemediklerini belirterek, "Yaşları 17 civarında, küçükler. İçlerinde bir kişi biraz daha büyük. Köyümüz merkeze 3 kilometre uzaklıkta. Artık merkezi bırakıp köylere gelmeye başladılar. Bizim köye iki kez geldiler, ikisinde de yakalayamadık. Köye karışıp kayboldular. Jandarma da geldi ama bulamadık" dedi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 20:18 Iğdır’da binadaki dış cephe çalışmasında güvenlik ihmali İstanbul’da 6 yaşındaki çocuğun hayatını kaybettiği olayın ardından benzer ihmaller bu kez Iğdır’da görüntülendi; güvenlik önlemlerinin alınmaması "ders alınmadı" yorumlarına neden oldu. İstanbul Zeytinburnu’nda 2 Nisan’da kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan bir binadan kopan beton parçasının kaldırımda yürüyen 6 yaşındaki çocuğun başına düşmesi sonucu yaşanan acı olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ağır yaralanan çocuk kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, olay sonrası ihmaller tartışma konusu olmuştu. Bu tartışmalar sürerken benzer bir görüntü bu kez Iğdır’dan geldi. Iğdır merkez Rıza Yalçın Caddesi’nde eski bir binanın cephesinde yapılan iyileştirme çalışmalarında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı gözlendi. Çalışmalar sırasında kurulan iskelede işçilerin koruma filesi olmadan çalıştığı, iskele altında yaya geçiş güvenliğinin sağlanmadığı ve herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığı görüldü. Ayrıca kaldırımın gelişigüzel şekilde kapatılması dikkat çekti. Öte yandan, kaldırım ve yaya geçiş alanlarının kapalı olması nedeniyle vatandaşların yolda yürümek zorunda kaldığı gözlendi. Herhangi bir şerit kapatma ya da trafik düzenlemesinin yapılmaması ise muhtemel kazalara davetiye çıkardı.
Iğdır’da 2025 yılında eşek sırtında su taşıyorlar
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:30 Iğdır’da 2025 yılında eşek sırtında su taşıyorlar Iğdır’ın merkezine 33 kilometre uzaklıkta bulunan Asma köyünde, 2025 yılında hala eşek sırtında su taşınıyor. Her evde çeşme bulunmasına rağmen, yıllardır çözülemeyen su sıkıntısı köy halkını çaresizliğe sürüklüyor. Köyde yaşanan bu krizin temelinde, geçmişte kullanılan su kaynaklarının zamanla sel baskınları nedeniyle kullanılamaz hale gelmesi yatıyor. Yeni su kaynakları ise bugüne kadar üretilemedi. Bu durum, köyü adeta bir çıkmazın içine sokmuş durumda. Köylüler, sınırlı sayıda bulunan su kaynaklarından evlerine su taşımak için hala eşek kullanmak zorunda kalıyor. Suya ulaşmanın bu denli zor olması, yalnızca insanları değil, köyün geçim kaynağı olan hayvanları da olumsuz etkiliyor. Kuraklık ve su yetersizliği nedeniyle birçok hayvan susuzluktan telef oluyor. Köy içerisinde bulunan su deposundan gelen suyun kaynağı ise belirsiz. Yetkililerden açıklama gelmemesine rağmen, köylüler bu sudan içmek zorunda kalıyor. Ancak suyun hijyenik olmaması nedeniyle ciddi sağlık sorunları baş gösteriyor. Köy halkı, yetkililerden kalıcı bir çözüm beklerken yıllardır devam eden bu sorun karşısında artık sabırlarının tükendiğini ifade ettiler. Köylüler, "2025 yılında eşekle su taşıyoruz, bu çağda bu görüntüler utanç verici" diyerek tepkilerini dile getirdi. Köy içinde bulunan kaynağı belirsiz su deposunun suyunu kullanmak zorunda olduğunu belirten köylülerden Dinçer Gürel; "Yıllardır burada yaşıyoruz. Bizim bugün buraya gelmemizin sebebi su sıkıntılarımızdan dolayı. Daha önce kendi çabalarımızla büyüklerimiz bize burada bir su kaynağı buldukları için kendi imkanlarıyla borularla döşemişiz. Şu üstünde bulunduğumuz bir ambardır, su ambarıdır. Bulunan bu kaynaklar doğal felaketler olduğu için seller olduğu için bu daha önce bu suyu bulan büyüklerimiz, amcalarımız, babalarımız Hakk’ın rahmetine kavuştukları için biz bu suyun kaynağını tam olarak nereden aldıklarını bilmiyoruz. Dolayısıyla biz devlet büyüklerimizden, ağabeylerimizden rica ettik. Her seferinde dilekçe verdik. Yani bir su sıkıntımıza bir çare bulun. Yıl olmuş 2025. Biz içtiğimiz suyu buradan size gösterebiliriz. Nasıl bir suyla geçim yaptığımızı gösterebiliriz. Ondan dolayı yani sizlerden ricamız devlet büyüklerimiz olsun, ağabeylerimiz olsun gelsinler burada bize bir yardımcı olsunlar. En azından bu su kaynağının nereden geldiğini bize gösterip yardımcı olsunlar. Bizi çok sevindirirler. 2025 yılında içtiğimiz suyun hali bu arkadaşlar. Bu su ambarı 3-4 gündür kapalıdır. Vanayı kapattığımızda 3-4 günden biriken suyu görebilirsiniz. Ne şartlarda suyu kullandığımızı görebilirsiniz." dedi. Köy sakinlerinden Çetin Şengül ise "Yıl olmuş 2025. Halen eşek sırtıyla yan komşulardan bidonlarla su getiriyoruz. Getirdiğimiz o bidonlarla, leğenlerle elbise yıkıyoruz. Siz buna yaşamak diyorsanız buyurun gelin beraber yaşayalım. Köyümüzde su olmadığı için bir çamaşır makinesi, bir bulaşık makinesi alamıyoruz. Halen de eskilerdeki zamanlar gibi leğende bulaşık çamaşır yıkıyoruz" dedi. Cemile Çimen 60 yaşına geldiği halde halen köyde çeşme yüzünü görmediğini söyleyerek; "Bizim burada su yok. 60 yaşıma geldim halen eşek sırtında su getiriyoruz. Bu perişanlıkta yaşıyoruz. Elbise her şeyi burada leğenlerde yıkıyoruz. O da suyu az az kullanarak bunu yapıyoruz" dedi. Hayvanların susuzluktan sarılığa yakalandığını belirten Mehmet Hanif’i Aktaş;§"Göllerden, derelerden hafif akan suları biz hortumla, su motorlarıyla çekip getirip hayvanlarımıza veriyoruz. Hayvanlarda da gölgelik olmadığı için hayvanların çoğu da ziyan oluyor. Yani bütün emeklerimiz boşa gidiyor. Biz 2025 yılındayız. Hala evlerimize eşeklerle su taşıyoruz. Şu anda eşeklerin sırtında biz su çekiyoruz. Yani olsa yani çekmekte de sıkıntı çekmeyiz. Yani su olsa onlar da çekiyor. Başka köylerden mesela adamın arabası yok. Yok veya traktörü yok, tankeri yok. Adam eşeğin sırtıyla başka köylerden su çekiyor. Yani buna bir çare bulsunlar. Şu anda Iğdır’da kaç derece olduğunu, sıcak olduğunu biliyorsunuz. Hani o sıcakta sıcaklıktan nedeniyle hayvanlarımız sarılığa susuzluktan dolayı sarılığa yakalanıyor. Bugün Kars tarafına gitsen mesela şap diyorlar, şarbon diyorlar. Bizimki de sarılık. Hayvanlar da burada sarılığa çok yakalanıyor" dedi.
Nahçıvan’da Zengezur Koridoru heyecanı
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:15 Nahçıvan’da Zengezur Koridoru heyecanı Yıllardır Zengezur Koridoru’nun açılmasını bekleyen Nahçıvan halkı, son gelişmelerin ardından umutlandı. Bölge halkı, projenin kısa sürede hayata geçirilmesini ve Azerbaycan ile doğrudan karayolunun açılmasını bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Ağustos Cuma günü Beyaz Saray’da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya geldi. Görüşmenin ana gündem maddelerinden biri, uzun süredir tartışılan Zengezur Koridoru projesi oldu. Proje, Azerbaycan’ın batı bölgelerini doğrudan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne bağlayacak kara ve demiryolu hatlarının hayata geçirilmesini hedefliyor. En kritik madde ise Ermenistan’ın güneyindeki Syunik bölgesinden geçecek 43,5 kilometrelik Zengezur Koridoru’nun geliştirilmesi ve işletilmesi hakkının ABD’ye verilmesi olarak kayıtlara geçti. Zengezur Koridoru’nun faaliyete geçmesiyle Azerbaycan, Nahçıvan üzerinden Türkiye ile doğrudan bağlantı kurabilecek. Bu gelişme, yıllardır koridorun açılmasını bekleyen Nahçıvan halkında büyük umut oluşturdu. Bölge halkı, projenin kısa sürede hayata geçirilmesini beklediklerini dile getirdiler. Nahçıvan halkı, projenin tamamlanmasıyla hem ekonomik hem de sosyal bağların güçleneceğini, bölge ticaretinin canlanacağını ifade ettiler. Behruz İsmailov, koridorun açılmasıyla sınır kavramının kalmayacağını, Azerbaycanlı akrabaları ile devamlı görüşeceklerini belirterek, "Bize faydası kardeşlerimiz ile birleşeceğiz. Bu koridor açılırsa Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan’a rahat gidip geleceğiz. Bu koridorun açılmasının sadece bize değil, bütün Müslüman alemine faydası var" dedi. Seyyidov Mirçalo ise barış içinde yaşamak istediklerini söyleyerek, "Allah’ın izniyle Zengezur Koridoru açılırsa bizim için çok iyi olacak. Koridorun açılması ile Bakü ile karayolumuz da açılacak. Her şey bizim için daha iyi olacak. O zaman daha güzel yaşayacağız. Biz daha önceleri Ermeniler ile barış içindeydik. Biz oraya gidiyorduk, onlar buraya geliyordu. İki ülke için de kardeşlik vardı. Şimdi bu koridor açılsa aynı şekilde olacağız. Biz her yerde barış olsun istiyoruz" şeklinde konuştu. Hüseynov Habib, koridorun açılması ile ticaretin artacağına değinerek, "Bu büyük bir proje ve hayata geçiriliyor. Bunun büyük bir siyasi önemi de var. Bütün Türk dünyasının birleştirilmesi söz konusudur. Ayrıca ülkeler arasında da ekonomik olarak önemli olup, ticareti canlandıracaktır. Diğer komşu ülkelerle de ilişkiler iyi olacaktır. Ermenistan ile sorunlarımız var. Onlar da çözülmek üzeredir. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan ülkesi birleşecektir. Vatandaşların gidiş-gelişi de kolaylaşacak, ayrıca yük trenleri, karayolunu kullanan araçların da Nahçıvan üzerinden diğer ülkelere geçişi kolay olacaktır. Turan ülkelerinin birleşimi de olacak ve bu da Azerbaycan vatandaşların hepsinde destek görüyor. Bu yaşanılanlara vatandaşlar da büyük önem veriyor" dedi. Zengezur Koridoru’nun açılmasının Ermenistan için de büyük önem taşıdığını belirten Yunis Rüstembey ise, "Zengezur Koridoru’nun açılması sadece Azerbaycan için değil, Ermenistan için de büyük fayda sağlayacaktır. Diğer ülkeler için de büyük önem taşıyor. Biz uzun yıllardır bu projenin önemini söylüyoruz ve biliyoruz. İnşallah bu yol açılacak ve bütün Türk ülkeleri gibi diğer ülkeler de bu yoldan faydalanacaktır" diye konuştu. Nahçıvan’da market işleten Turan Seyyidov, ürünlerin direkt kendilerine ulaşacağını söyleyerek, "Biz koridorun açılması ile güzel olacağını düşünüyoruz. Azerbaycan ile karayolu bağlantımız orasıdır. Azerbaycan’a uçakla gitmek zorunda kalıyoruz. Kötü hava şartlarında da gidip gelemiyoruz. Bizim de o zaman yaşantımız güzel olacak. Gürcistan üzerinden bizim mallarımız gidip geliyor. O zaman daha iyi olacak" dedi. Nahçıvan’da berberlik yapan Hassenur Askerov, son gelişmeleri memnuniyetle izlediklerini ifade ederek, "Zengezur Koridoru’nun açılması ile Bakü’ye rahat gidip geleceğiz. Burada ticaretin canlanacağına inanıyoruz" dedi.