GÜNDEM - 20 Ekim 2025 Pazartesi 08:56

Telefon bağımlısı gençten ailelere tavsiye: "Küçükken çocuklara telefon vermeyin"

A
A
A

Hatay’da uzun bir aranın ardından duş alıp, tıraş olan ve evinden çıkan telefon bağımlısı Barış Özbay, "Küçükken çocuklara telefon vermeyin, büyüdükten sonra verin" sözleriyle evlatlarının kendisi gibi olmaması için ailelere seslendi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 50 yaşındaki anne Semra Özbay ve 23 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından Defne ilçesinde hayata birlikte tutunuyorlar. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale gelerek hayat hikayesiyle Türkiye’nin dikkatini çekmişti.

Telefon bağımlısı gençten ailelere tavsiye:

Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın talimatıyla harekete geçen Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, Barış’ın yeni hayatına başlamasına yönelik ilk adımı atmıştı. Uzun bir aranın ardından duş alan, tıraş olan ve kişisel bakımları yapılan Barış’ın yaşadığı ev de temizlenerek boyandı. Sağlık kontrolleri yapılan Barış, günde 24 saat dahi telefonla oynayabileceğini belirterek gelecek nesillerin kendisi gibi telefon bağımlısı olmaması için ailelere tavsiyede bulundu.

Telefon bağımlısı gençten ailelere tavsiye:

"Sadece boş olduğumda telefonu elime alıyorum ve tüm gün boşsam 24 saat telefonla oynayabilirim"

Tüm gün yapacak bir şey yoksa 24 saat durmadan telefonla oynayabildiğini söyleyen Barış Özbay, "Sabah uyanıyorum, yemeğimi yiyorum, tuvalete gidiyorum ve sonra gelip oturuyorum. Bunları yapmam hızlı sürmüyor, yapana kadar 1 saat geçiyor. Uykum varsa uyuyorum. Telefonla oynuyorum. Ben de internet olmadığı için annem olmayınca ve telefonda da bir şeyler yoksa duvarları veya televizyonu izliyorum. Zamanın geçmesini bekliyorum. Akşam olduğunda annem geldiğinde geç saatlere kadar telefonla oynamaya başlıyorum. İnternet varsa sabaha kadar oturuyorum ve oynuyorum. Bu şekilde daha güzel oluyor. Ne kadar geç yatarsam o günü yaşamamış olurum. Bazen internet olmayınca oyun indirip akşama kadar oynuyorum. Yapacak bir şey olmadığı için durmadan oynuyorum ama hayvan gibi de bağımlı değilim. Yalnız olduğumda zaman geçsin diye telefonu elime alıyorum. Telefonda yapacak bir şey yoksa uyuyorum, duvarları, televizyon veya dışarıyı izliyorum. Sadece boş olduğumda telefonu elime alıyorum. Tüm gün boşsam 24 saat telefonla oynayabilirim. Telefonda şahsen güzel oyunlar yok. Hikayeli oyunları oynuyorum. Arkadaşımın bilgisayarı var, bilgisayarda tek kişilik oyunlar oynuyorum. Çevrimiçi oyunları sevmem, sosyallik hiç benlik değil. İnsanlarla uğraşmayı sevmiyorum. Oyunlarla uğraşmayı sevmediğim için hileli oyunlar oynuyorum. Benim sevdiğim şey, insanların hayatlarını görmek. Benim hayatım yok diye seviyorum sanırım. Oyunlarda da oyuna odaklanmıyorum daha çok oyunun hikayelerine bakıyorum. Bu şekilde daha çok hoşuma gidiyor" dedi.

Telefon bağımlısı gençten ailelere tavsiye:

"Ailelere tavsiye olarak küçükken çocuklara telefon vermeyin, büyüdükten sonra verin"

Telefon bağımlılığıyla ilgili "Küçükken çocuklara telefon vermeyin, büyüyünce verin" sözleriyle ebeveynlere tavsiyede bulunan Barış Özbay, "Gençlere tavsiye vermeyeceğim. Şimdiden ellerinde telefon varsa bırakın diyemem, artık ellerinde telefon olduğu için geç oldu. Ailelere tavsiye verebilirim. Küçükken çocuklara telefon vermeyin, büyüdükten sonra verin. Arkadaşlarıyla çıkıp sokakta oynasın diyeceğim ama telefonu arkadaşlarına da veriyorlar. O zaman da oynayacak arkadaşları kalmıyor. Benim telefonum lise bittiğinde bile yoktu. Büyüyünce telefon aldım. Çocuklara kendi telefonlarınızı vermeyin. Bence böyle olması lazım. Ben dışarıya çıkıp sosyalleşmiyorum. Kafelere falan gitmiyorum. O yüzden yapacak bir şey yok. Duvarlara da bakacak halim yok. O yüzden telefonla oynuyorum. O zamanlarda başlıyor ve zamanla alışıyor. Hayat bana sıkıcı geliyor. Büyük ihtimalle; telefonda oyun, dizi ve filmlerin belirli senaryoları vardır. Bir dizi veya filmi izlediğimde sonrasında ne olacağını rahat şekilde tahmin edebiliyorum. Bu durum da çok hoşuma gidiyor. Gerçek hayat bu şekilde değil, ne olacağını tahmin edemiyorsun. Bu belirsizlik korkutuyor. Bir işe girmek veya insanla tanışmak hiç istemiyorum. İnsanlar çok korkunçlar. İnsanların ne olacağı belli değil ve kafaların içinde neler olduğunu bilemezsin. Yabancılarla tanışmak hiç istemiyorum" ifadelerini kullandı.

Telefon bağımlısı gençten ailelere tavsiye:

Ramazan İlın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 2026 yılı "Muğla Gençlik Yılı" ilan edildi Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık başkanlığında düzenlenen planlama toplantısında, 2026 yılı "Muğla Gençlik Yılı" ilan edildi. Şehrin geleceğini şekillendirecek projeler, "Muğla’nın Gücü, Gençliğin Enerjisi" mottosuyla hayata geçecek. Muğla Valiliği 75. Yıl Toplantı Salonu’nda Vali Dr. İdris Akbıyık başkanlığında yapılan toplantıda, gençlerin talepleri ve kamu kurumlarının önerileri doğrultusunda 2026 yılı için hazırlanan kapsamlı yol haritası masaya yatırıldı. Vali Dr. İdris Akbıyık, toplantıda yaptığı değerlendirmede gençliğin sadece bir yaş grubu değil, toplumun en büyük dinamizmi olduğunu vurguladı. Gençlerin eğitimden istihdama, spordan sanata, girişimcilikten gönüllülüğe kadar her alanda desteklenmesinin öncelikli hedefleri olduğunu belirten Vali Akbıyık, şunları söyledi: "Gençlerimiz; enerjileri, fikirleri ve üretkenlikleriyle geleceğimizin en büyük teminatıdır. 2026 yılını ’Gençlik Yılı’ ilan ederek, onların potansiyelini en üst düzeye çıkaracak, fırsat eşitliğini güçlendirecek ve katılımcılığı artıracak çalışmaları tüm kurumlarımızla birlikte büyük bir kararlılıkla sürdüreceğiz" Proje kapsamında; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi akademik desteğiyle, Kamu Kurumları ve Yerel Yönetimler idari gücüyle, Sivil Toplum Kuruluşları ve Özel Sektör ise saha tecrübesiyle, gençlerin ihtiyaçlarına doğrudan cevap veren, kapsayıcı ve sürdürülebilir modeller geliştirecek. Toplantıda, gençlerin karar alma mekanizmalarına dahil edilmesi ve yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif rol almaları için gerekli altyapının oluşturulacağı belirtildi. 2026 yılı boyunca Muğla, gençlik festivalleri, istihdam fuarları, teknoloji atölyeleri ve sanat kampları gibi pek çok etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Muğla Bodrum’da cam şişeyle kadını doğramaya çalıştı: "19 yıl hapis cezasına çarptırıldı" Muğla’nın Bodrum ilçesinde 10 Haziran 2024 tarihinde elindeki cam şişeyi kırıp yanındaki kadının boğazını ve bileklerini kesmeye çalışan şahıs 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dehşet anları ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Edinilen bilgilere göre, Bodrum’a iş bulmak için gelen Mustafa Karacan ve kız arkadaşı F.O. bir süre iş bulmaya çalıştı. Aynı otelde kalan ikiliden F.O., iş aramak için otelden ayrıldı. İş bulamayan F.O., erkek arkadaşını arayarak bulunduğu noktaya çağırdı. Kız arkadaşı F.O.’nun otelden haber vermeden ayrılmasına sinirlenen Karacan kadının yanına gelir gelmez elindeki cam şişeyi kırarak saldırmaya başladı. Bir yandan kadını tutan Karacan, bir yandan da elindeki kırık cam şişeyle kadını yaralamaya başladı. Boğazını kırık cam şişesi kesmeye çalışan Karacan kadını bir çok yerinden yaraladı. Özellikle boğazından ve kolundan yaralanan F.O.’yu çevredeki vatandaşlar kurtardı. Kadının boğazını kesen Karacan’ın, "Seni öldüreceğim, kimse seni elimden kurtaramaz" diyerek tehdit etti. Olayın ardından gözaltına alınan Karacan tutuklandı. "Dehşet anları güvenlik kamerasına yansıdı" Yaşanan dehşet anları, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde Karacan’ın F.O.’yu darp ettiği, yoldan geçen vatandaşların olaya müdahale etmek istediği ancak engellendiği görüldü. "19 yıl habis cezası verildi" Bodrum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık Mustafa Karacan, karar duruşmasında hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti, sanığa kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl olmak üzere toplam 19 yıl hapis cezası verdi.