ASAYİŞ - 20 Ocak 2026 Salı 08:41

Kırıkhan’da yan yatan otomobilin sürücüsü yaralandı

A
A
A
Kırıkhan’da yan yatan otomobilin sürücüsü yaralandı

Hatay’da takla atarak yan yatan otomobilin sürücüsü yaralandı.


Kaza; Kırıkhan ilçesi Alsancak Mahallesi’nde yaşandı. Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle takla atan araç yan yattı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekibi sevk edildi. Araç içerisinde sıkışan araç sürücüsü itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.



Kırıkhan’da yan yatan otomobilin sürücüsü yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’nın kültürel değerleri kadraja yansıdı Zeytinle emeği, mesir macunuyla tarihi kadraja alan denetimli serbestlik yükümlüleri, fotoğraf sanatı aracılığıyla Manisa’nın kültürel mirasına dikkat çekti. Manisa’da Denetimli Serbestlik kapsamında yürütülen fotoğrafçılık kursuna katılan yükümlüler, düzenlenen uygulamalı fotoğraf çekim çalışmasıyla Manisa’nın köklü kültürel ve tarihideğerlerini fotoğraf sanatıyla buluşturdu. Denetimli Serbestlik kapsamında yürütülen fotoğrafçılık kursuna katılan hükümlüler, Manisa’nın simge değerleri arasında yer alan zeytin ve mesir macununu fotoğraf karelerine taşıdı. Çalışma kapsamında zeytin ve mesir macunu, kursiyerlerin objektifinden yeniden yorumlandı. Yüzyıllardır Manisa’nın ekonomik, kültürel ve toplumsal kimliğinde önemli bir yere sahip olan zeytin; bereketi, emeği ve sürekliliği simgelerken, mesir macunu ise Osmanlı’dan günümüze uzanan tarihiyle şehrin manevi ve kültürel mirasının en güçlü sembollerinden biri olarak öne çıkıyor. Fotoğraf çekimlerinde bu iki değerin sadece bir ürün olarak değil, Manisa’nın yaşam biçimini ve tarihi birikimini yansıtan kültürel unsurlar olarak ele alınması dikkat çekti. Topluma kazandırma ve kişisel gelişimi destekleme amacıyla yürütülen fotoğrafçılık kursu çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmada, kursiyerler hem teknik fotoğraf bilgilerini sahada uygulama imkânı buldu hem de Manisa’nın kültürel ve tarımsal mirasını sanatsal bir bakış açısıyla yorumladı. Fotoğrafçılık kursu kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı çalışmada hükümlüler, ışık kullanımı, kompozisyon, detay yakalama ve hikâye anlatımı gibi temel fotoğraf tekniklerini sahada uygulama fırsatı buldu. Zeytinin doğayla olan ilişkisi, üretim sürecindeki emeği ve mesir macununun renkleri, dokusu ve tarihi anlamı fotoğraf karelerine yansıtıldı. Böylece Manisa’nın kültürel belleğinde önemli yer tutan bu değerler, sanatsal bir bakış açısıyla kayıt altına alındı. Denetimli Serbestlik bünyesinde yürütülen bu tür sosyal ve kültürel faaliyetlerle, hükümlülerin toplumsal hayata uyum süreçlerinin desteklenmesi, kişisel yeteneklerini keşfetmeleri ve üretken bireyler olarak kendilerini ifade edebilmeleri amaçlanıyor. Aynı zamanda Manisa’nın kültürel değerlerinin genç kuşaklar ve toplumun farklı kesimleri tarafından daha yakından tanınmasına katkı sağlanması hedefleniyor.
Ankara MHP lideri Bahçeli: "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu vurgulayarak, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi. MHP lideri Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iç politikaya ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı. "Pergelin sabit ucu Ankara’dır" MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı. "SDG/YPG sahadan silinmiştir" Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını belirtti. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi. SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür." "Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu. "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir" Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ’Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır" Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu. Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti: "Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz." İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli, "Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi. Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu. "Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır" Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.
Bursa Bakanlıkta 23 yıl görev yapan Özen, İznik’ten kopamadı İznik Belediyesi hayata geçirdiği ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesinin 41. belgeselinde hayatını eğitime adayan Mustafa Özen’in hatıraların ele alındı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak hedefiyle İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün ’Yaşayan İznik Hazineleri’ projesi çerçevesinde belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak İlahiyatçı ve Eğitimci Mustafa Özen’in (78) hayatı ele alındı. Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 1948 yılında dünyaya gelen Mustafa Özen ilkokulunu burada tamamladıktan sonra Lise öğrenimi için Tokat İmam Hatip Lisesi’ne gitti. Daha sonra İstanbul da devam ettiği öğrenim hayatı sonrasında Erdek İmam Hatip Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak göreve başladı. 5 yıl burada görev yaptıktan sonra çeşitli okullarda idarecilik ve öğretmenlik yapan Özen, Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı emrine atandı. "23 yıl bakanlık görevinden sonra İznik’e döndü" Bakanlıktaki görevi sırasında Türkiye’nin birçok yerindeki okulları ziyaret ederek, yeni okulların planlanması aşamasında raporlar hazırlayan Özen, 23 yıl çalıştığı bakanlıktaki görevinin ardından yeniden Bursa’ya döndü. İznik’ten kopamayan Özen, her fırsatta İznik’te sosyal, kültürel ve siyasal faaliyetlerin içerisinde yer almaya devam etti. Tüm bu hayatı ile İznik’teki hatıralarını anlattığı ’Yaşayan İznik Hazineleri’ 41. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
Niğde Niğde’de okul kantinleri için özel eğitim gerçekleştirildi Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda; İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkılarıyla Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği kapsamında düzenlenen eğitim programı gerçekleştirildi. Aşçılar, kantin personelleri ve gıda hazırlığında görev alan çalışanlara yönelik verilen eğitimlerde; okul ortamında sunulan gıdaların hijyenik şartlarda hazırlanması, gıda güvenliği kurallarına uygunluk ve sağlıklı beslenme ilkeleri ele alındı. Çocukluk döneminde kazanılan beslenme alışkanlıklarının bireylerin tüm yaşamını etkilediğine dikkat çekilen eğitimlerde, okullarda sunulan gıdaların sağlıklı, güvenilir ve hijyenik olmasının taşıdığı önem vurgulandı. Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle; doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, güvenilir gıdaya erişimin sağlanması ve sağlıklı beslenme ortamlarının oluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdürüldüğü ifade edildi. Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; 2025 yılında 514 personelin katılım sağladığı eğitime bu yıl 136 personelin katıldığı, eğitim programının, okul kantinlerinde görev yapan personelin bilgi ve farkındalık düzeyini artırarak öğrencilere sunulan hizmetin kalitesine katkı sağlamasının hedeflendiği ifade edildi.