DÜNYA - 23 Şubat 2025 Pazar 19:40 | Son Güncelleme : 23 Şubat 2025 Pazar 19:44

Zelenskiy: "Barış veya NATO üyeliği karşılığında istifa etmeye hazırım"

A
A
A
Zelenskiy: "Barış veya NATO üyeliği karşılığında istifa etmeye hazırım"

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya-Ukrayna savaşında barış sağlanması veya Ukrayna’nın NATO üyesi olması karşılığında görevinden istifa etmeye hazır olduğunu açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, başkent Kiev’de düzenlenen "Ukrayna. 2025 Yılı" forumunda açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, Rusya-Ukrayna savaşında barış sağlanması veya Ukrayna’nın NATO üyesi olması karşılığında görevinden istifa etmeye hazır olduğunu duyurdu. "Ukrayna'ya barış getirecekse görevinizden ayrılır mısınız?" sorusuna verdiği cevapta Zelenskiy, "Evet. Eğer bu Ukrayna'ya barış getirecekse ve gerçekten görevimden ayrılmam gerekiyorsa buna hazırım. Diğer bir seçenek olarak, bunu NATO üyeliğiyle takas edebiliriz. Böyle bir koşul ortaya çıkarsa, derhal" ifadelerini kullandı.
Yıllarca iktidarda kalmayı planlamadığını ifade eden Zelenskiy, "20 yıl sonrasına değil, bugünün güvenliğine odaklandım" dedi.

Yarın Kiev’i 13 AB lideri ziyaret edecek

Yarın 13 Avrupa Birliği (AB) liderinin Kiev’de olacağını ifade eden Zelesnkiy, "Yarın dostlarımızın fiziksel olarak katılımı olacak. Yarın önemli bir toplantı, bir zirve gerçekleşecek. Bu bir dönüm noktası olabilir. Göreceğiz. Ülkemizde 13 lider olacak. Ayrıca 24 lider çevrimiçi katılacak. Avrupa Parlamentosu, AB liderliği ve tüm AB komiserleri Kiev'de olacak. 24 komiser katılacak. Başbakan tarafından yönetilecek bu önemli toplantı ayrıca gerçekleşecek" ifadelerini kullandı.
Ukrayna'nın güvenlik garantilerinin dost ülkelerle Avrupa'da ayrı bir toplantıda ele alınacağını aktaran Zelenskiy, 24 Şubat'ta uluslararası liderlerle farklı formatlarda bir dizi görüşme yapacağını da belirterek, "Liderlerle görüşmelerim olacak. Ayrıca özellikle Avrupa'dan gelecek güvenlik garantilerinin formatlarını tartışacağımız ayrı bir platform oluşturacağız. Tabii ki ABD'nin de katılımı gerekiyor. Sanırım yarın, önümüzdeki günler veya haftalarda bir Avrupa başkentinde bir araya gelmeyi önereceğim. Orada Ukrayna için güvenlik garantilerinin çerçevesini belirleyeceğiz" dedi.
Zelenskiy, söz konusu görüşmelerde odak noktanın "önümüzdeki yıllar değil, önümüzdeki haftalar" için Ukrayna'nın stratejisi olacağını söyledi.

"Avrupa'nın güvenliğinde zayıf noktalar olduğuna inanıyorum"

Ukrayna’nın Avrupa’nın ortak bir ordu kurması için birleştirici bir platform haline gelebileceğini aktaran Zelenskiy, "Avrupa'nın güvenliğinde zayıf noktalar olduğuna inanıyorum. Bu belirli bir ülkeyle ilgili değil. Tüm bu zayıf noktalar Ukrayna'da da mevcuttu. Ancak savaş nedeniyle çok şey yaptık. Üretimimizi arttırdık ve ordumuzu güçlendirdik. Şu anda 800 bin kişilik bir ordumuz var. Evet, bu savaş trajedisi nedeniyle oldu. Ancak Avrupalıların kendi ülkelerinin savunma kapasitelerine yatırım yapmaları gerekiyor. Kendilerine güvenmeleri gerekiyor. Ukrayna'nın birleştirici bir platform olmasını öneriyorum. Bu, birleşik bir Avrupa ordusunun oluşturulmasına yönelik ilk adım olacaktır" dedi.
Ukrayna'nın diğer ülkelere kara savaşı konusunda tecrübelerini aktarabileceğini ifade eden Zelenskiy, "Gelişmeler olacak. Birbirimize teknolojileri, insansız hava araçlarını tanıtacağız ve gerekirse kara savaşını ve modern, teknolojik bir düşmanla nasıl çatışılacağını öğreteceğiz. Tüm bunlar güvenlik için gerekli olacak" dedi.

"Hoşumuza gitse de gitmese de hibeleri borç olarak kabul etmemeliyiz"

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya yapılan yardımlar üzerinden yaptığı eleştirilere değinen Zelenskiy, ABD’nin Ukrayna’ya bugüne kadar 500 milyar dolar değil 100 milyar dolar yardım sağladığını ifade ederek, "Öncelikle 500 milyar dolar rakamını açıklığa kavuşturalım. Ukrayna'ya 100 milyar dolar yardım sağlandığını biliyorum ve bu bir gerçek. Ancak ortaklarımıza saygısızlık etmek istemem ama kim ne derse desin 500 milyar doları kabul etmeyeceğim. Bunun arkasındayım, çünkü bu gerçek bir durum. Dürüst olmak gerekirse, hoşumuza gitse de gitmese de hibeleri borç olarak kabul etmemeliyiz. Biden ve ABD Kongresi ile anlaşmalar yaptım. Kongre'ye minnettarım. Bu hibe desteğiyle ilgiliydi ve hibe bir borç değildir. Yani mesele rakam değil, mesele bunu bir borç olarak kabul etmememiz" dedi.

ABD ile yeni bir anlaşma yapmaya hazır olduğunu ifade eden Zelenskiy, "Eğer bugün ABD, 'Biz size yardım edeceğiz ama siz de bunu ABD'ye kar olarak geri ödeyeceksiniz' diyorsa, bu bir anlaşmadır, hibe değil. Bu yeni bir anlaşmadır. Böyle bir diyaloğa hazırım ve hoşuma gitse de gitmese de olumlu olacağından eminim, çünkü yardıma ihtiyacımız var. Asıl soru ABD'nin ne kadar yardım edeceği" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas Belediyesi’nden Türkiye’ye örnek olacak okul uygulaması Sivas Belediyesi, 2 yıl önce uygulamaya koyduğu örnek proje ile dikkat çekiyor. 2024 yılında Sivas Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde kentteki ortaöğretim okullarında görev yapan 30 güvenlik görevlisinin maaşı Sivas Belediyesi tarafından ödeniyor. Sivas Belediyesi’nin eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanmasına yönelik olarak 2024 yılında başlattığı uygulamanın önemi, son günlerde peş peşe yaşanan üzücü olayların ardından bir kez daha gündeme geldi. 2024 yılında Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokolle liselerde 30 güvenlik görevlisi istihdam edildi. Her yıl yenilenen güvenlik protokolü bu yıl da yenilenirken, protokole göre güvenlik görevlilerinin maaşlarını Sivas Belediyesi ödüyor. Aynı zamanda bir akademisyen ve eğitimci olan Belediye Başkanı Adem Uzun, hem Siverek’te hem de Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırıların toplumda derin bir üzüntü ve kaygı oluşturduğunu belirterek, eğitim kurumlarına yönelik her türlü şiddeti en güçlü şekilde kınadığını ifade etti. Okulların çocukların kendilerini en güvende hissetmeleri gereken alanlar olduğuna dikkat çeken Uzun, göreve geldiği ilk günden itibaren liselerde güvenlik personeli istihdamı sağlanmasının bu sorumluluk anlayışının bir gereği olduğunu vurguladı. Eğitimde güvenliğin ertelenemez bir konu olduğunun altını çizen Uzun, benzer acı olayların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak, olaylardan etkilenen öğrenci, öğretmen ve ailelere geçmiş olsun dileklerini iletti.
İstanbul Esenyurt’ta okul önü ve çevresinde polis denetimi Esenyurt’ta okul ve çevrelerinde polis denetimleri artırıldı. Yapılan denetimlerde okul ve çevrelerinde şüpheli şahıslar durdurularak Genel Bilgi Taraması(GBT) yapıldı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen olayların ardından Esenyurt ilçesinde polis ekipleri tarafından okul ve çevrelerinde yapılan denetimler artırıldı. Yapılan denetimlerde, şüpheli görülen yaya şahıslar, otomobil sürücüleri ve motosiklet sürücüleri denetlendi. "Tabii ki tedirginlik var ama güvenlik güçlerimiz teyakkuzda" Çocuğunu okula getiren bir vatandaş yaşanan olaylarla ilgili, "İki gündür üst üste acı olaylar yaşadık. Hakikaten ülke çok sıkıntılı. Ne söylenebilir bilemiyorum. Ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Tabii ki tedirginlik var ama güvenlik güçlerimiz teyakkuzda. Onlara güveniyoruz. Onlar olduğu sürece Allah’ın izniyle bir şey olmayacağına da inanıyoruz. Okulların kapısında öğrenciler yerine silahlı güvenlik olması yönünde talebimiz var. Öğrenciler güvende olur" dedi. "Gelişme çağındaki çocukların bilinçaltına şiddet eğilimi veriliyor" Yaşanan olayların ardından şiddet eğilimli dizi ve filmleri eleştiren Ali Osman Koç ise, "Çok acı verici bir olay. Çocuklara böyle şeyler olmaması lazım. Çocuklarımıza dikkat etmemiz lazım. Oyunlar olsun, bu teknolojinin gelişimi ile birlikte çocuklarımızın geleceğinin kaybolmaması lazım. Mutlaka tedirginlik var. Öbür yerlere daha çok tedirgin oluyorum. Devletin bir yerde kısıtlama yapması lazım. Küçücük çocukların elinde farklı farklı şiddete meyilli oyunlar var. Şiddet eğilimli film ve diziler öne çıkarılıyor. Çocuklarda da özentiliğe neden oluyor. Gelişme çağındaki çocukların bilinçaltına şiddet eğilimi veriliyor. Bana kalırsa bilinçli bir şey. Bilinçli bir yüklemedir bu. Çocukları farklı bir tarafa çekmek istiyorlar. Anne babaların da dikkatli olmaları gerekiyor. Çocukların üzerinde durmaları lazım. Onların hangi tarafa kaydıklarını gözlemlemeleri lazım. Mutlaka önlem alınmalı. Sokakta bile önlem alınmalı. Çocuğun en büyük eğitim alanı sokak. Sokağa çıktığında kiminle arkadaşlık yapıyor, kiminle yürüyor ona dikkat etmek lazım" diye konuştu.
Manisa Köprübaşı Çileği bu sene de çiftçinin yüzünü güldürdü Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde Coğrafi İşaret’le tescilli Köprübaşı Çileğinde yıl boyunca seralarda üretimler devam ederken, hem Demirköprü Barajının dolması hem de ilçe çiftçilerinin üretim tecrübesinin artmasıyla bu yılda yüksek verim ve kazanç bekleniyor. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde 2017 yılında coğrafi işaret tescilini alan Köprübaşı Çileği, ilçede tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe genelinde yaklaşık 4 bin 500 dekar alanda üretimi yapılan çilekte, açık alanda ve serada toplamda yıllık üretim miktarı 9 milyon kilogram seviyesine ulaşıyor. 450 kayıtlı çiftçinin üretim gerçekleştirdiği bölgede, özellikle son dönemde etkili olan yağışların Demirköprü Barajı’nı doldurması, sulama imkanlarını artırarak verimin de artmasını sağladı. Suya erişimin kolaylaşmasıyla birlikte ürün kalitesinde de gözle görülür bir artışın yaşandığı Köprübaşı Çileğinde üreticilerin üretim tecrübelerini arttırmasıyla hem verimli hem de kaliteli ürünler elde ediliyor. Seracılık faaliyetlerinin yaygın olduğu ilçede yılın büyük bölümünde üretim yapılabilmesi, Köprübaşı Çileği’ni geniş bir Pazar ağında yer bulmasını sağlıyor. Bu yıl beklenen üretim artışıyla hem çiftçinin gelirine olumlu yansıması hem de bölge ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Köprübaşı Çileği, aroması, raf ömrü ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, coğrafi işaret tescili sayesinde markalaşma sürecini de güçlendirerek bölgenin önemli tarımsal değerleri arasında yer almayı sürdürüyor. İlçede gerek serada gerekse de açık alan Köprübaşı Çileği üretimi yapan çiftçilerden Selçuk Kayacan, "Bu sene üretimden memnunum. Daha önce açıkta üretim yapıyordum. Bu sene de serada üretim yapmaya başladım. Açıkta da kazanıyorduk ama açık alanda 2 buçuk tonda kalırken serada 5 tonu geçmeyi hedefliyorum. Fiyatlarımız da bu yıl güzel gitti. Köprübaşı Çileğinin en büyük özelliği aroma ve tadı. Başka yerlerin aroma ve tatları bu çileğin tadını tutturamıyor. Barajın da dolmasıyla üretim arttı. Su hayat demektir" dedi.
Bitlis Bitlis Eren Üniversitesi, Mardin’de neolitik dönemin sırlarını araştıracak Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), Mardin’in Dargeçit ilçesi sınırlarında bulunan Boncuklu Tarla Neolitik Yerleşiminde yürütülecek kazı çalışmalarını üstlendi. Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi etkileşim alanında, Dicle Nehri’nin yaklaşık 2 kilometre batısında ve Nevala Maherk Çayı’nın güneyinde yer alan Boncuklu Tarla, ilk olarak yüzey araştırmaları sırasında tespit edilirken, 2012 ile 2017-2024 yılları arasında gerçekleştirilen kazı çalışmalarıyla bilim dünyasına önemli veriler sundu. Yapılan radyokarbon (C14) analizleri sonucunda, yerleşimin Geç Epipaleolitik Dönem’den Geç Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ B (PPNB) evresinin sonuna kadar uzandığı belirlendi. Yaklaşık M.Ö. 11’inci binyıldan M.Ö. 8’inci binyıla kadar kesintisiz yerleşim izleri taşıyan Boncuklu Tarla’nın, altı farklı kültürel tabakadan oluştuğu tespit edildi. 2025 yılı itibarıyla "Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı" statüsüne alınan kazıların başkanlığını ise Doç. Dr. Yunus Çiftçi yapacak. Kazı çalışmalarında bugüne kadar kutsal alan, tapınak ya da kamusal yapı olarak değerlendirilen 9 anıtsal yapı gün yüzüne çıkarıldı. Bunun yanı sıra konut alanları, üretim sahaları ve çeşitli işlikler de ortaya çıkarıldı. Alanda ayrıca çok sayıda mezar ve insan kalıntısına ulaşıldı. Elde edilen arkeozoolojik ve arkeobotanik veriler, dönemin beslenme alışkanlıkları ile üretim ve tüketim pratiklerine ışık tutarken, küçük buluntular ise neolitik dönemin inanç sistemi, sembolik dünyası ve toplumsal yapısına dair önemli ipuçları sunuyor. Bitlis Eren Üniversitesi koordinasyonunda Doç. Dr. Yunus Çiftçi tarafından sürdürülecek çalışmaların, hem bölgenin kültürel mirasının korunmasına hem de neolitik dönem araştırmalarına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.