KÜLTÜR SANAT - 16 Nisan 2026 Perşembe 10:11

Bitlis Eren Üniversitesi, Mardin’de neolitik dönemin sırlarını araştıracak

A
A
A
Bitlis Eren Üniversitesi, Mardin’de neolitik dönemin sırlarını araştıracak

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), Mardin’in Dargeçit ilçesi sınırlarında bulunan Boncuklu Tarla Neolitik Yerleşiminde yürütülecek kazı çalışmalarını üstlendi.


Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali Projesi etkileşim alanında, Dicle Nehri’nin yaklaşık 2 kilometre batısında ve Nevala Maherk Çayı’nın güneyinde yer alan Boncuklu Tarla, ilk olarak yüzey araştırmaları sırasında tespit edilirken, 2012 ile 2017-2024 yılları arasında gerçekleştirilen kazı çalışmalarıyla bilim dünyasına önemli veriler sundu. Yapılan radyokarbon (C14) analizleri sonucunda, yerleşimin Geç Epipaleolitik Dönem’den Geç Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ B (PPNB) evresinin sonuna kadar uzandığı belirlendi. Yaklaşık M.Ö. 11’inci binyıldan M.Ö. 8’inci binyıla kadar kesintisiz yerleşim izleri taşıyan Boncuklu Tarla’nın, altı farklı kültürel tabakadan oluştuğu tespit edildi.


2025 yılı itibarıyla "Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı" statüsüne alınan kazıların başkanlığını ise Doç. Dr. Yunus Çiftçi yapacak. Kazı çalışmalarında bugüne kadar kutsal alan, tapınak ya da kamusal yapı olarak değerlendirilen 9 anıtsal yapı gün yüzüne çıkarıldı. Bunun yanı sıra konut alanları, üretim sahaları ve çeşitli işlikler de ortaya çıkarıldı. Alanda ayrıca çok sayıda mezar ve insan kalıntısına ulaşıldı.


Elde edilen arkeozoolojik ve arkeobotanik veriler, dönemin beslenme alışkanlıkları ile üretim ve tüketim pratiklerine ışık tutarken, küçük buluntular ise neolitik dönemin inanç sistemi, sembolik dünyası ve toplumsal yapısına dair önemli ipuçları sunuyor.


Bitlis Eren Üniversitesi koordinasyonunda Doç. Dr. Yunus Çiftçi tarafından sürdürülecek çalışmaların, hem bölgenin kültürel mirasının korunmasına hem de neolitik dönem araştırmalarına önemli katkılar sağlaması bekleniyor.



Bitlis Eren Üniversitesi, Mardin’de neolitik dönemin sırlarını araştıracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı: Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan ortak açıklamada, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varıldığı belirtildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 81 ilin valisi ve il milli eğitim müdürü ile gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantı sona erdi. Bir saat süren toplantıda, okullarda ve çevrelerinde alınacak güvenlik önlemlerinin ele alındığı belirtildi. İki bakanlık tarafından yapılan ortak açıklamada sürecin tüm yönleriyle değerlendirildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: "Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da iki okulumuzda yaşanan menfur silahlı saldırının ardından bugün İçişleri Bakanlığımız koordinasyonunda İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’in katılımıyla valilerimiz, İl Emniyet Müdürlerimiz, İl Jandarma Komutanlarımız ve İl Milli Eğitim Müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirilmiştir. Toplantıda olaylar tüm yönleriyle ele alınmış, okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamalar, risk alanları ve ilave tedbir ihtiyaçları ayrıntılı şekilde değerlendirilmiştir. Toplantıda öncelikle Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırıların oluş şekli, ilk müdahale süreci, kurumlar arası koordinasyon kapasitesi ve olay öncesine ilişkin risk işaretleri değerlendirilmiştir. Bunun yanında okullarımızın iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergahları ve öğrencilerimizin yoğun bulunduğu alanlar bakımından yeniden gözden geçirilmiştir." Okullarda erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları güçlendirilecek Önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla faaliyetler yürütüleceği belirtilen açıklamada, "Ayrıca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmanın yanında çocuklarımızı ve gençlerimizi şiddete sürükleyen veya şiddeti özendiren her alanın dikkatle ele alınması gerektiği hususunda ortak bir değerlendirme yapılmıştır. Bu kapsamda internet kullanımı, sosyal medya platformlarının etkisi, dijital mecralarda yayılan zararlı içerikler, sanal zorbalık, suçun ve suçlunun özendirilmesi, şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve benzeri popüler kültür unsurlarının çocuklarımız üzerindeki etkileri de çok boyutlu biçimde ele alınmıştır. Toplantıda okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kamu kurumları arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde görüş birliğine varılmıştır. Çocuklarımızın davranış dünyasında oluşabilecek risk işaretlerinin zamanında fark edilmesi, aile-okul-kamu-sivil toplum iş birliğinin güçlendirilmesi ve koruyucu-önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar belirlenmiştir. Öte yandan ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin eş güdüm içinde yürütülmesi hususları da ayrıntılı biçimde karara bağlanmıştır" denildi. "Koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır" Aşamalı eylem planları hazırlanacağı kaydedilen açıklamada, "Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere çok katmanlı bir eylem planının hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı ile koordinasyonun daha da güçlendirilmesi yönünde de gerekli kararlar alınmıştır. Aynı zamanda her eğitim öğretim yılı başında valilerimizin koordinasyonunda gerçekleştirilen ’Eğitim Öğretim Yılı Açılışı Güvenlik Tedbirleri’ toplantılarında ele alınan konuların önemine dikkat çekilerek, söz konusu toplantılarda alınan tedbirlerin hassasiyetle takip edilmesi vurgulanmıştır. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması, devletimizin en temel önceliklerindendir. Gayemiz, hiçbir anne babanın çocuğunu okula gönderirken endişe taşımamasıdır. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde tüm kurumlarıyla görev başındadır. Bu acı hadiseler üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin ortak vicdanını zedelemeye, teyitsiz bilgi yaymaya, suçu ve suçluyu öven bir dil oluşturmaya çalışanlara karşı da hukukun çizdiği çerçevede gerekli işlemler kararlılıkla sürdürülecektir. Dezenformasyonla mücadele ve doğru bilgilendirme, bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi olayla ilgili bazı asılsız iddiaları yalanladı; resmi makamlar da kamuoyunun yalnızca teyitli açıklamaları esas alması çağrısında bulundu. Aziz milletimiz müsterih olsun. Çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.
İstanbul MSB: "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır" Milli Savunma Bakanlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından elde edilen tecrübeler doğrultusunda teşkilat yapısının güncellendiğini belirtilerek, "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır" denildi. Millî Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tuğamiral Aktürk, Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıya ilişkin başsağlığı dileklerini ileterek, "Dün Kahramanmaraş’ta gerçekleşen ve ülkemizi derin bir acıya boğan menfur saldırıda hayatını kaybeden evlatlarımız ile fedakâr öğretmenimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz" ifadelerini kullandı. Millî Savunma Üniversitesi’nin Türk Silahlı Kuvvetleri için nitelikli personel yetiştirdiğini vurgulayan Tuğamiral Aktürk, "Millî Savunma Üniversitemiz; yerli ve millî savunma sanayiimizin ileri teknoloji sistemlerini etkin şekilde kullanacak kara, deniz ve hava kuvvetlerimizin lider personelini yetiştirerek, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katmakta, bu onurlu yürüyüşe katılmak isteyen tüm gençlerimizi bünyesine davet etmektedir" dedi. 84 bin aday tercih yaptı Öğrenci temin faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Tuğamiral Aktürk, "2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri kapsamında üç haftalık süreçte yaklaşık 84 bin aday tercihlerini tamamlamıştır. Millî Savunma Üniversitemize gösterilen yoğun ilgi, milletimizin Türk Silahlı Kuvvetlerimize duyduğu güvenin en somut göstergelerinden biridir" diye konuştu. Aktürk, tercih işlemlerinin 24 Nisan’da sona ereceğini hatırlatarak, sözleşmeli bilişim personeli başvurularının ise 17 Nisan’da başlayıp 4 Mayıs’ta tamamlanacağını belirtirken Nisan, Haziran ve Temmuz 2026 dönemlerinde silahaltına alınacak yedek subay/astsubay adayları ile erlerin sınıflandırma sonuçlarının 17 Nisan’dan itibaren e-Devlet kapısından, askerlik şubelerinden ve MSB Mobil uygulamasından öğrenileceğini kaydetti. Tatbikatlar devam ediyor Türk Silahlı Kuvvetlerinin eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam ettiğini belirten Aktürk, EFES-2026 Tatbikatı’nın komuta yeri safhasının tamamlandığını, fiilî safhanın ise 20 Nisan-21 Mayıs tarihlerinde İzmir’de gerçekleşeceğini söyledi. Somali’de görev sürüyor TSK’nin Somali’de deniz görevlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemileri 9-10 Nisan’da Mogadişu/Somali’ye ulaşmıştır. TCG Gaziantep fırkateynimiz ve TCG Yzb. Güngör Durmuş akaryakıt gemimiz Somali açıklarında Çağrı Bey Sondaj Gemisi’ne refakat ve koruma görevine devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Terörle mücadele sürüyor Terörle mücadeleye ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Geçtiğimiz hafta içerisinde 8 PKK’lı terörist teslim olmuş, 1 Ocak’tan bugüne kadar teslim olan terörist sayısı 75’e ulaşmıştır" dedi. Suriye harekât alanlarında tünel imha faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Aktürk, "Menbic’de imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 772 kilometreye ulaşmıştır" bilgisini paylaştı. Hudutlarda 270 kişi yakalandı Hudut güvenliği faaliyetlerinin 7 gün 24 saat esası ile tesis edildiğine dikkati çeken Aktürk, "Son bir haftada 17’si terör örgütü mensubu olmak üzere 270 şahıs yakalanmış, yıl başından itibaren yakalananların sayısı 2 bin 92 olmuş, Engellenen 2 bin 625 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 22 bin 617’ye ulaşmıştır" dedi. İsrail’e tepki Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aktürk, devam eden geçici ateşkesin daha karmaşık hale gelmeden kalıcı ateşkese dönüşmesi ve ardından kalıcı barışa ulaşılması için Türkiye’nin elinden geleni yapacağını vurguladı. Aktürk, şöyle devam etti: "Bölgesel etkilerinin yanı sıra küresel etkileri de her geçen gün daha fazla hissedilen bu savaşın bir an önce sonlandırılmasını ve devam eden müzakere sürecinde tarafların yapıcı olmasını temenni ediyoruz. Öte yandan, İsrail’in bölgesel yayılmacılığının bir parçası olan saldırıları da devam etmektedir. Lübnan’daki saldırılar, sadece Lübnan’ın toprak bütünlüğüne değil, aynı zamanda bölgenin istikrar ve huzuruna zarar veren, devam eden müzakere sürecini de sekteye uğratan saldırılardır. İsrail ile Lübnan arasında Washington’da müzakerelerin başlatılmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte İsrail’in, müzakere ruhuyla bağdaşmayan saldırılarının olumlu sonuç alınmasının önündeki en büyük engel olduğunu ifade ediyoruz." Yeni sistemler envantere girdi Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyon çalışmalarına da değinen Aktürk, "Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Fırtına-2 obüsü ile Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Yine, ASELSAN tarafından muhtelif miktarda ACAR 300-G Kara ve İHA Gözetleme Radarı Kara Kuvvetlerimize teslim edilmiştir. 2023-2027 dönemini kapsayan toplam 1,5 milyar dolarlık yatırım programını hayata geçiren Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz, kapsamlı yatırım programı ile 155 mm obüs mühimmatı, 76 mm Denizhan Millî Deniz Topu, topçu ve 2.75 inç roketi 60, 81 ve 120 mm havan mühimmatları, tank ve obüs silah sistemleri, keskin nişancı fişekleri ve hafif kalibre silah üretim kapasitesini önemli ölçüde artıracak, 2026 yılında üretime başlaması planlanan Kırıkkale’deki Hüseyin Kahya Enerjik Malzemeler Fabrikası’nda nitroselüloz, barut ve roket yakıtları başta olmak üzere birçok stratejik patlayıcının üretimi gerçekleştirilecek, ayrıca Derişik Nitrik Asit ve Katı TNT gibi enerjik malzemelerin üretimi ilk kez hayata geçirilecek, böylece Türkiye’nin patlayıcı ham madde konusunda dışa bağımlılığı tamamen sona erdirilmiş olacaktır" ifadelerini kullandı. "Katar’dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirildi" Toplantının ardından MSB, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Katar’a gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin bilgilendirme de yapıldı. Bakan Güler’in Katarlı mevkidaşı Şeyh Suud bin Abdurrahman bin Hasan Al Sani’nin daveti üzerine ziyaret gerçekleştirdiğini belirten MSB, "Ziyaret kapsamında Katar Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, Katar’da görevli Mehmetçiklerimizle de bir araya gelmiştir. Bakanımız ayrıca Katar Emiri, Katar Başbakanı ve Katar Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmeler de gerçekleştirmiştir. Görüşmelerde, İsrail-ABD ile İran arasında yaşanan savaşın bölgeye etkileri değerlendirilmiş; iki ülke arasında başta savunma sanayii olmak üzere iş birliği imkânları ele alınmıştır. Ayrıca, Katar’dan tedarik edilmesi planlanan Eurofighter uçaklarına ilişkin son durum gözden geçirilmiştir" denildi. "Komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır" Türk Silahlı Kuvvetlerinin teşkilat yapısına ilişkin planlamalara değinilen açıklamada MSB, komando tugay sayısının artırılmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Bakanlığımız, harbin doğasında ve teknolojide meydana gelen değişimleri yakından takip etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Rusya-Ukrayna çatışması ile ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında elde edilen tecrübeler ve ihtiyaçlar doğrultusunda teşkilat yapısını sürekli olarak güncellemektedir. Bu çerçevede, komando tugaylarının sayısının artırılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Kurulacak yeni komando tugaylarının; mevcut teşkilat yapılarından farklı olarak, güncel tehdit değerlendirmeleri ve harekât konseptlerine uygun şekilde, modern bir anlayışla teşkil edilmesi planlanmaktadır."
Antalya Aksu’da 19’u kadın 47 kursiyere "Sürü Yönetimi Elemanı" sertifikası verildi Antalya’nın Aksu ilçesinde küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla başlatılan eğitim programı başarıyla tamamlandı. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen kurslara katılan 19’u kadın 47 çoban, eğitimlerini tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur, göreve başlamasının ardından ilçede küçükbaş hayvancılığın sınırlı da olsa önemli bir potansiyel taşıdığını tespit ettiklerini belirtti. Bu alanda üretimin güçlendirilmesi amacıyla çobanlara yönelik eğitim ve sertifikasyon sürecini başlattıklarını ifade eden Boğatimur, yapılan çağrıya 50 kişinin başvurduğunu söyledi. "Çobanlarımızın yoğun iş temposuna rağmen gösterdikleri özveri bizi çok mutlu ettik" 6 Şubat itibarıyla başlayan kursların yoğun bir tempoyla yürütüldüğünü aktaran Boğatimur, "Gündüz sahada çalışmalarımızı sürdürdük, akşam saatlerinde ise eğitimlerimizi gerçekleştirdik. Çobanlarımızın yoğun iş temposuna rağmen gösterdikleri özveri bizi çok mutlu etti" dedi. Küçükbaş hayvancılığın et üretiminde kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Boğatimur, çobanların bilgi ve donanımının artırılmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Eğitim sürecinde katılımcıların bilinç düzeyinin ve özgüveninin arttığını gözlemlediklerini belirtti. Eğitim programında kadınların yoğun ilgisi dikkat çekti. Toplam 19 kadın kursiyerin yer aldığı kurslarda, kadın çobanların başarısı öne çıktı. Boğatimur, "Kadın üreticilerimizin azmi ve öğrenme isteği bizleri gururlandırdı. Eğitimlere devamlılıkları ve bilinçli yaklaşımları çok değerliydi" ifadelerini kullandı. Bu teşviklerle küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi hedefleniyor Aksu’nun tarımsal üretimde önemli bir merkez olduğunu belirten Boğatimur, fide üretimi ve örtü altı tarımda güçlü bir konumda bulunan ilçede küçükbaş hayvancılığın da geliştirilmesi için yeni projelerin yolda olduğunu açıkladı. Amaçlarının üreticilerin gelirlerini artırmak ve sektörde daha bilinçli bir yapı oluşturmak olduğunu vurguladı. Küçükbaş hayvancılığa yönelik desteklerden yararlanmak isteyen üreticiler için belirli şartlar bulunduğunu belirten Boğatimur, başvuru sahiplerinin emekli olmaması ve en az 6 ay Bağ-Kur primi ödemiş olması gerektiğini ifade etti. Destek kapsamında en az 100 baş koyun veya keçi varlığı bulunan yetiştiricilere yıllık 81 bin lira hibe sağlandığı kaydedilirken, ayrıca yeni projelere başvuran üreticilere değerlendirme sürecinde 15 puanlık ek avantaj sunulduğu bildirildi. Bu teşviklerle küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi hedefleniyor. ‘Yeniden hayvancılığa dönüyorum’ Kursiyerlerden Mehmet Altuntaş, eğitimin kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, katıldığı kurs sayesinde kısa sürede kendini geliştirdiğini ifade etti. Altuntaş, "Geleneksel yöntemlerin yanında bilimsel yaklaşımın da şart olduğunu öğrendim" dedi. Süleyman Demirel Üniversitesi Lojistik Bölümü mezunu olduğunu aktaran Altuntaş, beyaz yaka çalışmayı bıraktığını ve fotoğrafçılık yaptığını dile getirdi. Ailesinin geçmişte çobanlık yaptığını da belirten Altuntaş, küçük adımlarla yeniden hayvancılığa dönmeyi planladığını vurgulayarak, "Kendi işimi yapmanın en özgür yolu çobanlık. Bu alanda bilinçli ve planlı ilerlemek istiyorum" diye konuştu. Hayvancılığa devam Kursiyerlerden Ayşe Er, yaklaşık 20 yıldır hayvancılıkla uğraştığını belirterek Aksu’da kendi çiftliğinde küçükbaş üretim yaptığını söyledi. Bin 200’e yakın koyun ve keçisi bulunduğunu ifade eden Er, aldığı sertifika ile üretimini daha bilinçli şekilde sürdüreceğine inandığını dile getirdi. Eğitim sürecinde hem mevcut bilgilerini pekiştirdiğini hem de eksiklerini tamamladığını vurgulayan Er, "Bu kursla birlikte kendimi daha da geliştirdim. Üretimimi artırmayı ve istihdamı büyütmeyi hedefliyorum" dedi. Halihazırda dört çalışanı bulunduğunu belirten Er, ilerleyen süreçte bu sayıyı artırmayı planladığını kaydetti. Gazetecilikten çobanlığa Kursiyerlerden Fırat Çiçek ise uzun yıllar farklı sektörlerde görev yaptıktan sonra emekli olup doğaya yöneldiğini belirtti. Daha önce teknik yöneticilik ve gazetecilik yaptığını ifade eden Çiçek, aldığı eğitimle sürü yönetimi konusunda yetkinlik kazandığını ve hayvancılığa sıfırdan başlamaya hazırlandığını söyledi. Büyükbaş hayvancılık yapmayı planladığını kaydeden Çiçek, "Önce eğitim almak istedik, şimdi ahır ve çoban evi kurarak hayvanlarımızı temin edeceğiz" dedi. Gençlere de çağrıda bulunan Çiçek, büyük şehirlerde uzun yıllar yaşadığını vurgulayarak, "Doğanın verdiği mutluluğu hiçbir şey vermiyor. Gençler küçük adımlarla hayvancılığa yönelmeli" ifadelerini kullandı. Sertifika törenine Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, ilçe protokolü, kurum müdürleri ve mahalle muhtarları ve davetliler katıldı. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.