DÜNYA - 27 Aralık 2025 Cumartesi 18:00 | Son Güncelleme : 27 Aralık 2025 Cumartesi 18:02

Rusya, Zelenskiy-Trump görüşmesi öncesinde Ukrayna'yı vurdu: 1 ölü, 30 yaralı

A
A
A

Rus ordusunun Ukrayna başkenti Kiev ve çevresine düzenlediği saldırılarda 1 kişi hayatını kaybetti, 30 kişi yaralandı.

Rusya, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin ABD Başkanı Donald Trump ile yapacağı kritik görüşme öncesinde Kiev ve çevresine saldırı gerçekleştirdi. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, 1 kişinin hayatını kaybettiğini, 30 kişinin de yaralandığını ifade etti. Klitschko saldırıların ardından Kiev'de 2 bin 600'den fazla konut, 187 anaokulu ve 138 okula ısıtma hizmeti verilemediğini belirtti. Kiev Şehir Askeri İdaresi Başkanı Timur Tkachenko ise başkentin 7 bölgesinde tesislerde ve en az 5 apartmanda hasar meydana geldiğini aktardı.

"Savaşı sona erdirmek istemiyorlar"

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya'nın gece saatlerinden bu yana yaklaşık 500 insansız hava aracı ve 40 füze ateşlediğini duyurdu. Zelenskiy, "Birincil hedef Kiev'de enerji tesisleri ve sivil altyapı. Maalesef isabetler oldu ve apartmanlar hasar gördü. Başkentin ve bölgenin bazı semtlerinde elektrik ve ısıtma şu anda yok. Yangın söndürme çalışmaları sürüyor. Bazı enerji tesislerinde onarım ekipleri çalışmalara başladı, diğerlerinde ise personel sığınaklarda kalıyor ve hava saldırısı uyarıları sona erer ermez kurtarma ve onarım ekipleri çalışmalara başlayacak" ifadelerini kullandı.

Savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerin yürütüldüğü dönemde saldırıların devam etmesine tepki gösteren Zelenskiy, "Rusya, ABD ve dünyanın savaşı sona erdirmek için sunduğu önerilere nerede yanıt veriyor? Rus temsilciler uzun uzun görüşmeler yapıyorlar, ancak gerçekte Kinzhallar (füze) ve Shaded'ler (dron) onların adına konuşuyor. Putin ve yakın çevresinin gerçek tavrı budur. Savaşı sona erdirmek istemiyorlar ve Ukrayna'ya daha fazla acı çektirmek, dünyanın dört bir yanındaki diğer ülkeler üzerindeki baskılarını artırmak için her fırsatı kullanmaya çalışıyorlar. Bu da karşılık olarak (Rusya'ya) uygulanan baskının hala yetersiz olduğu anlamına geliyor. Eğer Rusya Noel ve yeni yıl dönemini bile yıkılmış evler, yanmış daireler ve hasar gören enerji santralleri zamanına dönüştürürse bu hastalıklı faaliyete ancak gerçekten güçlü adımlarla karşılık verilmeli. ABD'nin bu yeteneği var. Avrupa'nın bu yeteneği var. Ortaklarımızın birçoğunun bu yeteneği var. Önemli olan bunu kullanmaktır" ifadelerine yer verdi.

"Güvenlik, dünyanın en güçlü güçleri tarafından sağlanmalıdır"

Bir kez daha hava savunma sistemi talebinde bulunan Zelenskiy, "Ukrayna'nın savunmasına, yani can güvenliğinin korunmasına destek vermeye devam etmek de aynı derecede önemlidir. Hava savunması için gerekli malzemelerin, özellikle de en çok ihtiyaç duyduğumuz şu dönemde, yeterli ve zamanında temin edilmesi gerekiyor. Can güvenliğinin korunmasında hiçbir gecikme olmamalı. Bu konuda yardımcı olan her lidere ve her ülkeye teşekkür ediyorum. Elbette diplomatik çabalarımızı azaltmayacağız. Ancak diplomasi, güvenlik olmadan işe yaramaz. Güvenlik, dünyanın en güçlü güçleri tarafından sağlanmalıdır ve biz de bugün ve yarın özellikle Avrupa liderleriyle, Kanada Başbakanı ile ve ABD Başkanı ile bu konuyu görüşeceğiz. Ukrayna'nın yanında olan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Karamustafa’dan "İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıldönümü" mesajı Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. İstiklal Marşı’nın milletimizin bağımsızlık iradesini, ortak değerlerini ve tarihî hafızasını en güçlü biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’nın "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü" mesajı şöyle: "Milletimizin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin sembolü olan İstiklal Marşı, millet olarak topyekûn verdiğimiz kurtuluş savaşı mücadelemizin en zor şartlarında kaleme alınmış; milletimizin imanını, azmini ve kararlılığını yansıtan müstesna bir eser olarak 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilmiştir. Türk edebiyatı ve düşünce hayatının önemli isimlerinden biri olan Mehmet Âkif Ersoy, güçlü şahsiyeti, ahlaki duruşu ve milletine duyduğu derin bağlılıkla yalnızca büyük bir şair değil; aynı zamanda örnek bir aydın ve mütefekkir olarak tarihimizde seçkin bir yere sahiptir. Onun kaleme aldığı İstiklal Marşı; iman, vatan sevgisi, fedakârlık ve özgürlük ideallerini güçlü bir şekilde dile getiren; milletimizin millî ve manevi değerlerini yansıtan eşsiz bir eserdir. Kayseri Üniversitesi olarak millî ve manevi değerlerimizin korunması, tarihî hafızamızın güçlendirilmesi ve bu değerlerin genç nesillere doğru biçimde aktarılması yönünde önemli bir sorumluluk taşıdığımızın bilincindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin yalnızca akademik açıdan değil; aynı zamanda tarihine, kültürüne ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu vesileyle, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde başta milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy olmak üzere, istiklalimiz uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; milletimizin 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "İstiklal şairimizin Asım’ın nesli ideali gençlerimize yaşayacak" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştiren Mehmet Akif Ersoy’u ve İstiklal mücadelesinin kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla andı. Büyükkılıç, "İstiklal Marşı, milletimizin bağımsızlık iradesinin ebedî belgesidir. İstiklal şairimiz Ersoy’un ‘Asım’ın Nesli’ ideali, gençlerimizle yaşayacak" dedi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Türk milletinin istiklal ve istikbal uğruna verdiği mücadelenin önemine dikkat çekti. İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yılı Başkan Büyükkılıç mesajında, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık azmini, inancını ve kararlılığını en güçlü şekilde yansıttığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: "İstiklalimizi ve istikbalimizi borçlu olduğumuz aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi, İstiklal Marşımızı yaşayarak kaleme alan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Bu eşsiz eser, milletimizin tarih boyunca gösterdiği fedakârlığın ve bağımsızlık iradesinin en güçlü sembollerinden biridir." "Milletimizin Ruhunu Yansıtan Bir Eser" Başkan Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın yalnızca savaş meydanlarında kazanılan zaferleri değil, aynı zamanda milletin içinde bulunduğu ruh halini ve inancını da satırlara taşıdığını belirtti. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı’nın, o günden bugüne Türk milletinin gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olan İstiklal Marşı’mız, milli birlik ve beraberliğimizin adeta bir belgesidir. O zor günlerde milletimize umut ve motivasyon kaynağı olan bu eser, bugün de özgürlük ve bağımsızlık tutkumuzun en güçlü ifadesi olmaya devam etmektedir." "Asım’ın Nesli İdeali" Mehmet Akif Ersoy’un Türk gençliğini "Asım’ın Nesli" olarak tanımladığına dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, bu idealin karakterli, ahlaklı ve erdemli bir gençlik anlayışını ifade ettiğini belirtti. Büyükkılıç, Türkiye’nin geleceğinin, gençlerin milli ve manevi değerlerine bağlı şekilde yetişmesiyle daha güçlü olacağını vurguladı. Şehit ve Gazilere Vefa Mesajı Mesajının sonunda İstiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirten Başkan Büyükkılıç, şu ifadeleri kullandı: "İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."
Trabzon Forum Trabzon AVM’den basına iftar yemeği Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un bölgenin önemli cazibe merkezlerinden biri haline geldiği belirterek, AVM’de yaklaşık 2 bin 500 kişinin görev yaptığı ve gelen ziyaretçilere daha iyi hizmet sunmaya çalıştıklarını söyledi. Karadeniz’in en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Forum Trabzon tarafından basın mensupları için geleneksel iftar yemeği düzenlendi. Yemekte konuşan Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un başta Trabzon olmak üzere bölge illeri ve yakın coğrafyadan gelen ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi haline geldiği belirtti. Güler, "Forum Trabzon, başta Trabzon’umuza olmak üzere bölgemizin, hatta yakın coğrafyadaki ülkelerden gelen misafirlerin ve ziyaretçilerin çok önemli bir uğrak noktası hâline gelmiş; bir cazibe ve çekim merkezi olmuştur. Elbette bu başarıda sadece Forum Trabzon ailesi olarak bizlerin değil, hepimizin büyük emeği ve özverisi var. Biz de Forum Trabzon olarak 7/24 tüm mesaimizi ve tüm gücümüzü; Forum Trabzon’un başta sizlere, tüm ziyaretçilerimize ve tüm Trabzonlulara daha iyi, daha üstün ve daha konforlu nasıl hizmet verebileceği noktasında harcıyor, bu doğrultuda çalışmaya devam ediyoruz. Sizler Forum Trabzon’a geldiğinizde, AVM’ye girerken girişte gördüğünüz güvenlik personeli kardeşimizden, arka tarafta hiç görmediğiniz operasyonel ve teknik faaliyetlerde bulunan çalışma arkadaşlarımıza; yine mağazalarda çalışan kardeşlerimizden AVM yönetimindeki mesai arkadaşlarımıza kadar bizler 2 bin 500 kişilik kocaman bir aileyiz. Bununla da iftihar ediyor, gurur duyuyoruz. O nedenle Forum Trabzon hepimiz için çok kıymetli ve çok değerli. Bu uğurda ve bu doğrultuda çalışmalarımızı, mesaimizi sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu.
Düzce Pulmoner rehabilitasyonla her adımda daha rahat bir nefes DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Özlem Ataoğlu, Pulmoner rehabilitasyonun en temel bileşeninin egzersiz eğitimi olduğunu söyledi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Özlem Ataoğlu, 8–14 Mart Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Kronik solunum hastalıklarında nefes darlığı, hava yolu temizliğinde yetersizlik, hava akımında kısıtlanma ve kas fonksiyonlarında bozulma gibi sorunların sık görüldüğünü ifade eden Özlem Ataoğlu, bu durumun hastaların egzersiz kapasitesini ve günlük aktivite düzeyini önemli ölçüde azalttığını söyledi. Ciddi kronik solunum hastalığı olan bireylerde tıbbi tedavinin uygun şekilde yapılsa bile nefes darlığı ve diğer solunum şikayetlerinin devam edebildiğine dikkat çeken Ataoğlu, "Egzersiz kapasitesinin azalmasıyla birlikte hastaların yaşam kalitesi de düşebilmektedir. Bu durum zamanla hastanın tedaviye uyumunu da olumsuz etkileyebilmektedir" dedi. Pulmoner rehabilitasyon nedir? Pulmoner rehabilitasyonun bu noktada önemli bir destekleyici yaklaşım olduğunu belirten Ataoğlu, "Pulmoner rehabilitasyon; hastaların tıbbi tedavilerini desteklemek, fonksiyonel kapasitelerini artırmak ve psikososyal durumlarını iyileştirmek amacıyla hazırlanan kapsamlı bir programdır. Alanında uzman hekim, fizyoterapist, solunum terapisti, diyetisyen, psikolog, hemşire ve iş-uğraşı terapistinin yer aldığı multidisipliner bir ekip tarafından yürütülür" ifadelerini kullandı. Pulmoner rehabilitasyon programlarının egzersiz eğitimi başta olmak üzere beslenme eğitimi, özyönetim eğitimi ve sağlık davranışı değişikliğini içeren farklı bileşenlerden oluştuğunu kaydeden Dr. Ataoğlu, programın temel hedefleri arasında hastalığa bağlı semptomların azaltılması, kaygı ve depresyonun azaltılması, hastalığın alevlenme sıklığının ve hastane yatışlarının düşürülmesi ile hastaların günlük yaşama katılımının artırılmasının yer aldığını söyledi. Pulmoner rehabilitasyonun özellikle KOAH başta olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, göğüs duvarı hastalıkları, nöromusküler hastalıklar, akciğer nakli öncesi ve sonrası süreçler, akciğer kanseri, akciğer tansiyonu ve obezite ile ilişkili akciğer hastalıklarında başarıyla uygulanabildiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ataoğlu, bu hizmetlerin göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim araştırma hastanelerinde verildiğini ifade etti. "En temel bileşeni egzersiz eğitimi" Pulmoner rehabilitasyonun en temel bileşeninin egzersiz eğitimi olduğunu dile getiren Öğr. Üyesi Dr. Ataoğlu, "Bu eğitim; yürüyüş gibi dayanıklılık egzersizlerini, kol ve bacak kaslarını güçlendiren egzersizleri ve solunum egzersizlerini kapsamaktadır. Hastanın ihtiyaçlarına göre beslenme desteği, hasta eğitimi ve psikososyal destek de programa eklenebilmektedir" dedi. Düzenli uygulanan pulmoner rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes darlığı ve yorgunluk şikayetlerinin azaldığını vurgulayan Ataoğlu, kas kuvveti ve dayanıklılığı artan hastaların daha uzun mesafeler yürüyebildiğini ve kendilerini daha enerjik hissettiklerini belirtti. Gelişen uzaktan sağlık hizmetleri sayesinde tele-pulmoner rehabilitasyon programlarının da uygulanabildiğini söyleyen Dr. Özlem Ataoğlu, "Uygun hastalar bulundukları yerden bu programlara katılabilmekte, böylece hizmete erişim ve süreklilik artmaktadır" dedi. Uzun süreli solunum hastalığı nedeniyle nefes darlığı, çabuk yorulma ve günlük işlerde zorlanma yaşayan bireylerin pulmoner rehabilitasyon programlarından yararlanabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Ataoğlu, konu hakkında bilgi almak isteyen vatandaşların aile hekimlerine başvurabileceğini ifade etti.