BASKETBOL - 28 Ekim 2016 Cuma 21:03

Fenerbahçe'den müthiş galibiyet...

A
A
A
Fenerbahçe'den müthiş galibiyet...

THY Euroleague’in 4. haftasında Fenerbahçe, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda karşılaştığı Galatasaray Odeabank’ı 103-87 mağlup etti. Sarı-lacivertliler Euroleague’de 4’te 4 yaparken, sarı-kırmızılılar ise 4’te 0 yaptı. Galatasaray Fenerbahçe basketbol maçı kaç kaç bitti? İşte cevabı...

GALATASARAY 87-103 FENERBAHÇE

Karşılaşmaya Galatasaray Odeabank; Sinan, Göksenin, Micov, Daye ve Tyus 5’i ile çıkarken, Fenerbahçe Ali Muhammed, Sloukas, Datome, Antic ve Udoh ile başladı. Mücadeleye hücumda hızlı başlayan sarı-kırmızılılar Daye ve Tyus’ı pota altında etkili kullanarak 6-0 başladı. Sinan Güler ve Daye’nin dış atışlarıyla farkı 8 sayıya çıkaran Galatasaray, periyodun bitimine 4 dakika 52 saniye kala skoru 15-7 yaptı. Sloukas, Ali Muhammed ve Udoh ile karşılık veren sarı-lacivertliler skoru 17-16’ya getirdi. Udoh’un serbest atışlarıyla öne geçen Fenerbahçe, periyodu 22-19 önde tamamladı.

İkinci periyoda hücumda etkili başlayan Fenerbahçe Udoh’un pota altından, Sloukas ile Datome’un da üçlüleri ile farkı 12’ye çıkarttı ve skoru 38-26 yaptı. Galatasaray Odeabank, Micov, Daye ve Pleiss ile farkı tek hanelere indirse de sarı-lacivertliler, devreye 48-41 devreye önde girdi.

Üçüncü periyota Sinan’ın turnikesi ile başlayan Galatasaray skoru 48-43’e getirdi. Sloukas ve Udoh’un sayılarıyla farkı 9 sayıya çıkaran Fenerbahçe skoru 52-43 yaptı. Sloukas ile üç sayılık çizgisinin dışından, Vesely ile pota altından sayılar bulan sarı-lacivertliler, skoru 64-50’ye getirdi. Sarı-kırmızılılar, Dentmon, Smith ve Daye’nın sayılarıyla 12-4’lük seri yakalasa da son periyoda 70-64 geride girdi.

Son periyot Daye ve Sloukas’ın karşılıklı basketleriyle başladı. Kalinic, Udoh’un etkili oyunuyla farkı 13 sayıya çıkaran Fenerbahçe, skoru 79-66 yaptı. Russ Smith ile üst üste 7 sayı bulan Galatasaray, skoru 82-72’ye getirdi. Periyodun son bölümlerinde aradaki sayı farkının kapanmasına izin vermeyen Fenerbahçe, parkeden 103-87’lik skorla galip ayrıldı. Karşılaşmanın en skoreri 24 sayı ile oynayan Sloukas oldu. Galatasaray’da ise Daye 16 sayı ile mücadeleyi tamamladı.

-Karşılaşmadan notlar-

Sezonun ilk derbisi Fenerbahçe’nin
İki takım bu sezon ilk kez THY Euroleague’in 4. haftasında karşı karşıya geldi. Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanan karşılaşmadan galip gelen Fenerbahçe, sezonun ilk derbisinden galibiyetle ayrıldı. Galatasaray ile Fenerbahçe bu sene en az Avrupa’da 1, ligde de 2 olmak üzere 3 kez daha mücadele edecek.

Avrupa’daki ilk maç
Spor Toto Basketbol Ligi, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda birçok kez karşı karşıya gelen Galatasaray Odeabank ile Fenerbahçe Avrupa kupalarında ilk kez mücadele etti. 103-87’lik skorla rakibini mağlup eden Fenerbahçe Avrupa’daki ilk randevudan galip ayrıldı.

Galatasaray’da kötü gidiş devam ediyor
Galatasaray Odeabank, THY Euroleague’de oynadığı 3 karşılaşmadan da mağlup ayrılmıştı. CSKA Moskova’ya 109-84 Kızılyıldız’a 85-83 Maccabi Tel Aviv de 98-92’lik skorla kaybeden sarı-kırmızılılar, bu seriyi Fenerbahçe karşılaşması ile de bozamadı. Galatasaray de böylece 4’te 0 yapmış oldu.

Fenerbahçe seriyi 4’e çıkardı
Fenerbahçe bu sezon Brose Bamberg’i 67-66, Barcelona’yı 73-72 Zalgiris Kaunas’ı da 82-68’lik skorla mağlup ederek, 3’te 3 ile başlamıştı. Abdi İpekçi’de oynanan karşılaşmadan da galip ayrılan sarı-lacivertliler 4’te 4 yaptı.

Abdi İpekçi kapalı gişe
Galatasaray-Fenerbahçe karşılaşmasını izlemek için Abdi İpekçi Spor Salonu’na gelen sarı-kırmızılı taraftarlar tribünlerde boş yer bırakmadı. Sarı-kırmızılı taraftarlar maç boyunca takımlarını desteklediler.

Obradovic: 7 - Ergin Atman: 4
Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ergin Ataman ile Fenerbahçe Başantrenörü Zeljko Obradovic, bu karşılaşma ile birlikte Avrupa kupalarında 10. kez karşılaştı. Maçtan önce Obradovic’in 6-4 üstünlüğü bulunuyordu. Fenerbahçe’nin galibiyetiyle Obradovic galibiyet sayısını 7’ye çıkardı.

Fenerbahçe’de tek eksik Bogdanovic
Fenerbahçe’de Zalgiris Kaunas karşılaşmasında sakatlanarak oyundan çıkan Sırp oyuncusu Bogdan Bogdanovic, sakatlığından dolayı Galatasaray Odeabank karşılaşmasından takımında yanında yer alamadı. Yine aynı maçta sakatlanarak oyundan çıkan Sırp oyuncu Nikola Kalinic, sarı-kırmızılılara karşı forma giydi.

Salon: Abdi İpekçi
Hakemler: Daniel Hierrezuelo xx, Borys Ryzhyk xx, Jakub Zamojski xx
Galatasaray Odeabank: Russ Smith xx 15, Preldzic x, Micov xxx 13, Tyus xx 8, Thompson x 2, Blake Schilb x, Pleiss xx 5, Daye xxx 16, Sinan Güler xx 10, Jon Diebler x, Dentmon xx 14, Göksenin Köksal x 2
Başantrenör: Ergin Ataman
Fenerbahçe: Barış x, Udoh xxx 21, Antic x 2, Sloukas xxx 24, Nunnually x 4, Vesely xx 12, Kalinic x 5, Ali Muhammed xxx 22, Datome xx 13
Başantrenör: Zeljko Obradovic
1. Periyot: 19-22 (Fenerbahçe lehine)
Devre: 41-48 (Fenerbahçe lehine)
3. Periyot: 64-70 (Fenerbahçe lehine) 

Oğuzhan Ort - Mehmet Şirin Topaloğlu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Yetişkin’in sosyal medya paylaşımı duydulandırdı Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Anneler Günü’ne özel olarak hazırlanan ve Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi’nde yaşama yeniden ‘Merhaba’ diyen bir anne ve kızının yaşamını anlatan video annelerin fedakarlığı, çocukların yaşama güvenle tutunabilmesi ve sevginin simgesi oldu. Efeler Belediyesi’ne ait Otizm Yaşam Merkezi, alanında uzman eğitimcileri, çağa ve bilime uygun sınıfları ve araç gereçleri ile yüreğinde sevgi dolu personeliyle yüzlerce aileye umut olmaya devam ediyor. İncirliova ilçesinde yaşayan Melis Ören ile kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’yle tanıştıktan sonra hikayesini anlatan video, "Anne olmak herkes için farklı bir yolculuk. Bizim yolumuz biraz daha sabır ve anlayış istiyor" sözleriyle başlıyor. Anne Melis Ören, ilerleyen saniyelerde kızı Lina’nın Otizm Yaşam Merkezi’nde eğitim almadan önce yaşadığı durumu şu sözlerle anlattı, "Derdini anlatamazdı. Derdini anlatamayınca ağlardı. Kendini yerlere atardı ve elimden hiçbir şey gelmiyordu. Çaresiz hissediyordum." Videonun devamında, Anne ve kızının birlikte Otizm Yaşam Merkezi’ne doğru umut yolculuğuna ait görüntüler yer alıyor. Daha sonra Otizm Yaşam Merkezi’ndeki ilk günlerini anlatan anne, heyecanının yüksek olduğunu ve her şeyi zamanla yaşayarak öğrendiklerini söyledi. Lina’nın merkezde çok güzel bir eğitim aldığını ve öğretmenlerin fedakârlıklarının sürece katkısından bahsetti. Mutluluk gözyaşlarının aktığı bir sonraki kesitte ise anne Ören, "Lina’nın annesi olmak paha biçilemez bir şey. Benim anneler günüm Otizm Yaşam Merkezi’nde başladı. Hediyem ise Lina’nın gözlerimin içine bakıp ‘anne’ demesi" sözleriyle yaşadıkları olumlu değişimi en güzel şekilde anlattı.
Kastamonu Çocukları için memurluğu bıraktı, kursta tanıştığı sanatla şimdi kadınlara umut oluyor Kastamonu’da yıllar önce çocuklarını büyütmek için memurluğu bırakan Seval Bahadır Koç’un kursta tanıştığı coğrafi işaretli taş baskı sanatı mesleği oldu. Kurduğu atölyede asırlardır devam eden geleneği yaşatan Koç, bir yandan da sanatını öğrettiği kadınları meslek sahibi yapıyor. Kastamonu’da yaşayan 53 yaşındaki Seval Bahadır Koç, yıllar önce memur olarak atandığı mesleğini çocuklarını büyütmek için bıraktı. Çocuklarını büyüten Seval Bahadır Koç, 10 yıl önce farklı bir şeyler öğrenmek için Halk Eğitim Merkezi’ne gitti. Merkezde Kastamonu’nun coğrafi işaretli sanatı olan taş baskıyla tanışan Seval Bahadır Koç, çok sevdiği bu sanatı mesleği haline getirdi. Önce evinin bir bölümünü atölyeye çeviren Seval Bahadır Koç, taş baskı sanatıyla masa örtüsünden kıyafete, çantadan çeyizlik ürünlere kadar çeşitli ürünler yapmaya başladı. Kısa süre sonra eve sığmayan sanatını daha profesyonel hale getirmek isteyen kadın girişimci, Tarihi Yakup Ağa Külliyesi’nin karşısındaki eski sübyan mektebinde atölye açtı. Yıllardır atölyesinde asırlardır devam eden taş baskı geleneğini yaşatan Seval Bahadır Koç, bir yandan da farklı şehirlerden gelen kadınlara taş baskı sanatını öğreterek meslek sahibi olmalarını sağlıyor. "Kursun ardından bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim" Taş baskı sanatıyla tanışma hikayesini anlatan Seval Bahadır Koç, "Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı bir kursa katıldım. Kursun ardından da bu işi meslek olarak yapmaya karar verdim. Önce evimde küçük bir atölye kurdum. Malzemeleri yavaş yavaş temin ettim. Daha sonra dükkan kadar malzeme birikince dükkan açtım. Dükkanımda satışlarımı ve imalatımı yapıyorum. Şehir dışında gelenlere de bu sanatı tanıtmaya çalışıyorum" dedi. "Baskı yapmak çok hoşuma gitti" ? Çocukları için mesleğini bıraktığını ve şimdiki işini çok sevdiğini dile getiren Seval Bahadır Koç, "Aslında ben memur olarak atanmıştım, oğlumu büyütmek için mesleğe başlamadım. Daha sonra çocuklar büyüyünce bir meşgale aradım kendim için. Tesadüfen Halk Eğitim Merkezinin açtığı kursa katıldı. O zaman taş baskı ilgimi çekmemişti. Ama baskı yapmak çok hoşuma gitti. Ayrı bir terapi. Baskıyı yaparken üretim moduna giriyorsunuz. Bir örtü yaparken kafanızda ikinci örtüyü tasarlıyorsunuz. Çok zevkli bir iş. Onun için dedim ki ben bu işi ileride sürdürebilirim. O şekilde başladım, şimdi de çok memnunum. Unutulmaya yüz tutmuş bir sanat olduğu için birilerine aktarmak, bir yerlerde yapıldığını görmek çok iyi bir şey" diye konuştu. "Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor" Çok sayıda ilden kursiyerlerin geldiğini kaydeden Koç, "Kursiyerlerim var. Özel kurslar veriyorum. Değişik illerden kursiyerler geliyor. Öğrendikten sonra gidip memleketlerinde bu işi yapıyorlar, dükkanı olanlar var. Bir şeylerle vesile olmak mutluluk veriyor. Hem bir kadının emekçi olup para kazanması beni mutlu ediyor hem de Kastamonu’nun bir kültürünü başka şehirlere tanıtmak sevindiriyor" şeklinde konuştu. "Bine yakın kalıbım var" Sanatla ilgili bilgi veren Koç, yaptığı desenlerin kullandığı boya sebebiyle asla silinmediğini kaydederek, "Kalıpların her biri farklı bir desendir. Bir yerde çiçek deseni ya da geometrik bir desen gördüğümüzde hemen onun kalıbını yaptırıyoruz. Gördüğümüz her şeyin kalıbını yaptırmak zorunda hissediyorum. Şu an ne kadar kalıbım olduğunun sayısını bilmiyorum. Belki bine yakın kalıbım vardır. Çok kullandığım kalıplarımı göz önünde tutuyorum. Az kullandığım kalıplarımı ise kaldırıyorum, lazım olduğunda tekrar alıyorum. Bir örtüyü yapmam yarım saat, bir buçuk saat arasında tutuyor" ifadelerini kullandı.