DÜNYA - 05 Ağustos 2024 Pazartesi 15:26 | Son Güncelleme : 05 Ağustos 2024 Pazartesi 15:46

Dünyanın ilk atom bombası saldırısının üzerinden 79 yıl geçti

A
A
A
Dünyanın ilk atom bombası saldırısının üzerinden 79 yıl geçti

Japonya'da on binlerce insanın ölümüne neden olan dünyanın ilk atom bombası saldırısının üzerinden 79 yıl geçti. Acılar hala tazeliğini korurken, hayatını kaybedenler yarın Hiroshima kentinde yapılacak geleneksel törenle anılacak.

ABD'nin Japonya'ya gerçekleştirdiği dünyanın ilk atom bombası saldırısının ardından 79 yıl geride kalırken, hayatını kaybedenler yarın Hiroshima kentinde yapılacak geleneksel törenle anılacak. Hiroshima Barış Anıtı Parkı'ndaki törene Japonya Başbakanı Fumio Kishida ve Japonya Dışişleri Bakanı Yoko Kamikawa başta olmak üzere birçok hükümet yetkilisi ile Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi dahil uluslararası organizasyon temsilcileri katılacak. Hayatını kaybedenlerin yakınları ile Avrupa Birliği (AB) dahil rekor sayıdaki 115 ülkeden temsilcilerin de hazır bulunacağı etkinlikte, "Little Boy" adlı atom bombasının atıldığı zaman olan 08.15'te hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşunda bulunulacak. Saldırıda hayatını kaybedenler ve döneme tanıklık eden kişilerin isimlerinin yer aldığı liste barış anıtına asılacak.

Acılar hala taze

Nükleer saldırılar ardından büyük darbe alan Japonya'da acılar halen tazeliğini koruyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası kültürel ve politik anlamda büyük değişim yaşayan ülkede hayatını kaybedenler düzenlenen törenlerle anılıyor. 6 Ağustos 1945ten sonra bir barış şehri olarak yeniden inşa edilen Hiroshima, Hiroshima Barış Anıtı Parkı'ndaki geleneksel anma törenine ev sahipliği yapıyor. İkinci atom bombasının hedefi olan Nagasaki'de de her yıl anma etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

79 yıl önce neler yaşandı?

Bazılarının Japonya'nın ABD'yi kalbinden vurduğu "Pearl Harbour" saldırısının misillemesi olarak gördüğü; bazılarının ise gövde gösterisi olarak yorumladığı atom bombası saldırıları insanlık tarihi üzerinde silinmez izler bıraktı. ABD'nin dünya tarihinde ilk kez Japonya'ya karşı nükleer silaha ilk başvurmasıyla sonlanan süreç, Japonya'nın savaştan çekilmeyi reddetmesiyle başladı. Japonya, 10 Temmuz 1945'te Almanya'nın Potsdam kentinde müttefiklerin o dönemki liderleri ABD Başkanı Harry Truman, Sovyet lider Josef Stalin ve İngiltere Başbakanı Churchill'in katıldığı toplantıya Soyvetler Birliği aracılığı ile bir elçi göndermek istedi, ancak müttefikler bunu reddetti. 26 Temmuz 1945'te müttefiklerden Japonya'ya yapılan "savaşı sonlandırma" çağrısı da Japonya tarafından reddedildi. Japonya'nın bu tavrı, yaklaşık 10 gün sonra ülkeye düzenlenecek atom bombası saldırılarında belirleyici rol oynadı.

Süreci Harry Truman başlattı

ABD Başkanı Franklin Delano Roosevelt'in 12 Nisan 1945'te ölmesiyle başkanlık koltuğuna oturan Harry Truman, zaman kaybetmeden atom bombasının atılması için gerekli süreci başlattı. 27 Nisan 1945'te düzenlenen Hedef Tetkik Komitesi'nin ilk toplantısında 17 bölge hedef olarak seçilmek üzere incelemeye alındı. İddialara göre, 1945'in Mayıs ayı itibariyle olası nükleer saldırı hedefleri arasında olan 4 kente hava saldırıları sonlandırılarak savaştan kaçan Japon halkının asıl hedef olacak şehirlere göç etmesi sağlandı. 14 Haziran 1945'te Tokyo ve Yokohama hedef şehir adaylarının arasından çıkarılarak yerine Nagasaki seçildi. Yapılan seçimlerde coğrafi, askeri, iklimsel ve demografik birçok etken rol oynadı.

İlk darbe Hiroshima'ya

Uranyum-235 tipi atom bombası "Little Boy"u (Küçük Oğlan) taşıyan "Enola Gay" adlı uçak, 6 Ağustos 1945 Pazartesi günü Hiroshima semalarına ulaştı. Atom bombasını taşıyan uçaktan önce şehrin semalarına gözlem amacıyla gelen "Straight Flush" adlı uçak Japon Hava Kuvvetleri tarafından fark edilse de "Enola Gay" Hiroshima hava sahasında ciddi yol kat etti. Saatler 08:13'ü gösterdiğinde Japon Hava Kuvvetleri tarafından fark edildiğini anlayan “Enola Guy”ın pilotu, vakit kaybetmeden harekete geçti. Saat 08:15'te Hiroshima'ya bırakılan "Küçük Oğlan" 43 saniye sonra yeryüzüne 600 metre mesafede patladı. Yaklaşık 160 bin kişinin hayatını kaybettiği Hiroshima saldırısı, dolaylı olarak yüzbinlerce insanın yaralanmasına ve radyasyon kaynaklı hastalıklara maruz kalmasına neden oldu. ABD, 9 Ağustos 1945'te ise bir diğer Japon şehri Nagasaki'yi atom bombası ile vurdu. 

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.