POLİTİKA - 12 Mayıs 2026 Salı 15:29 | Son Güncelleme : 12 Mayıs 2026 Salı 15:33

Bakan Fidan: "Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde"

A
A
A
Bakan Fidan: "Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan,, Doha'da düzenlenen basın toplantısında "Başından beri müzakerelere Katar'la beraber büyük bir destek vermekteyiz açıkçası. Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün geldiği Katar’da temaslarını sürdürüyor. Bakan Fidan, başkent Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Thani ile görüştü. Fidan ve Thani, görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi. Bakan Fidan, iki ay önce Katar’ı ziyaret ettiğini, mevkidaşı ile çok önemli görüşmeleri ele aldıklarını ifade ederek, sabah saatlerinde Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani tarafından kabul edildiğini bildirdi. Bakan Fidan, Katar Emirine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın selamlarını ve bölge ilişkin kritik mesajlarını ilettiğini sözlerine ekleyerek, Katar Emirinin de mevcut duruma ilişkin görüşlerini dinleme imkanı olduğunu bildirdi. "Karşılaştığımız olağanüstü durumlar bizi daha fazla istişare etmeye, daha fazla dayanışma ve danışma içerisinde olmaya bir bakıma zorluyor. Bunun gereği olarak hem yüz yüze hem telefonla sürekli istişare halindeyiz" ifadelerini kullandı.

"Pakistan'ın yönünü destekliyoruz"

Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveytli yetkililerle görüşerek bölgedeki durumu ele aldıklarını aktaran Bakan Fidan, "Özellikle yürüyen müzakerelerde Pakistan'ın yönünü destekliyoruz ve bu noktada elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Savaşa geri dönülmemesini istiyoruz. Savaş kesinlikle bir çözüm değil. Sadece bölgeye değil bütün dünyaya istikrarsızlık, ekonomik, mahrumiyet ve potansiyel yıkım getirmekte. Bunu hiçbir şekilde görmek istemiyoruz. Diplomasinin bir neticeye ulaşması için de dostlarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada ortaya konan çabaları da her türlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Gazze'deki ateşkes ihlalleri tavan yapmış durumda"

Hakan Fidan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması dünya ekonomisine, enerji güvenliğine, bölgedeki ekonomik istikrara, siyasi istikrara büyük bir baskı uygulamakta. Dünya hükümetleri bu ekonomik baskıyı her türlü şekilde hissetmekte. Dolayısıyla, aslında genel dünya kamuoyunun çabası bir an önce bu anlaşmaya varılması ve Boğaz'ın açılması, seyir-i sefer emniyetinin bir an önce hayata geçmesi. Diğer taraftan değerli dostumla ikili ilişkilerimizin yanı sıra bölgedeki diğer konuları da konuştuk. Gazze meselesi olmak üzere. Kendileri de ifade ettiler. karşı karşıya olduğumuz şu andaki mevcut körfezdeki sorun Gazze konusunu hiçbir şekilde unutturmamalı. İsrail yayılmacılığı hala bölgemizde birinci dereceden bir istikrar sorunu, güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Gazze'de, Beyrut'ta, Batı Şeria'da ve Suriye'de, Lübnan'da ortaya konan yayılmacı tavır birçok insanın hayatına mal oluyor. Evlerinden zorla çıkartılanlar göç edilen kardeşlerimiz var. Mülteci durumuna düşüyorlar. Hem biz bölge ülkeleri hem de uluslararası toplumun büyük bir hassasiyetle bu konuya eğilmesi gerekiyor. Gazze'deki ateşkes ihlalleri tavan yapmış durumda. Özellikle bu konuda daha fazla neler yapmalıyız? O konuda da kardeşim de çok ciddi fikir alışverişinde bulunduk. Tabii karşı karşıya kaldığımız ve kısaca özetlemeye çalıştığım bu olağanüstü durum bizi her türlü konuda daha fazla istişare etmeye itiyor. İkili ilişkilerimiz oldukça iyi durumda. Her türlü her alanda gerçekten oldukça iyi ilerleyen bir ilişkimiz var"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Tamim’in ortaya koyduğu irade, liderliğin bölgedeki diğer ülke ilişkilerine örnek teşkil edecek nitelikte olduğunu kaydeden Bakan Fidan, "Uzun yıllardır samimi bir dostluğa, kardeşliğe dayalı belli olaylarla test edilmiş bir ilişki var. Her iki ülke kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra oldukça profesyonel sonuç almaya odaklı projeleri hayata geçirmeye devam edecekler" dedi.

"Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde"

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan, ABD-İran müzakerelerine ilişkin, "Başından beri müzakerelere Katar'la beraber büyük bir destek vermekteyiz açıkçası. Pakistanlı kardeşlerimizin ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üstünde. Müzakerelerin gerçekten zor tarafları var. Ama ben size iyi tarafından bahsedeyim. Birincisi her iki taraf da aslında savaşın durmasını istiyor. Hürmüz Boğazı'nın açılmasını istiyor ve nükleer dosyaların bir şekilde çözüme bağlanmasını istiyor. Her iki tarafında niyet bazında ortaya koyduğu tavır bu. Problem bunu nasıl bir önceliklendirmeyle ve ifadelendirmeyle kağıda dökeceğiz ki taraflar bunu kabul edebilsin. Şu anda ortada gidip gelen mesajların aslında biraz doğasında yatan da bu. İnşallah en kısa sürede bir neticeye ulaşır. Çünkü aksini düşünmek bile istemiyoruz. Tekrar savaşa dönülmesi, daha önce de gördüğümüz gibi yıkım artırmaktan başka bir işe yaramayacak. Boğaz'ın tabii ki açılması konusundaki bütün çabaları destekliyoruz. Hürmüz Boğazı'nın bir silah olarak kullanılmaması bölge güvenliği için, bölge istikrarı olduğu kadar dünya ekonomisi için de fevkalade önemli. Bu açıdan geçiş emniyetinin sağlanması ve bir daha bu duruma dönülmemesi için bütün çabaları destekliyoruz. Ama bu çabaların içerisinde yer alıyoruz. Bizim öncelik verdiğimiz husus barışçıl ve diplomatik çabaların hayata geçmesi. Bu yolla diplomasi yoluyla Hürmüz Boğazı'nın açılması" ifadelerini kullandı.

Şu anda bu savaşın en erken şekilde ve en az zararla durdurulması için çabalamaktayız"

Savaşın başlamaması için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Katar Emirinin de büyük bir çaba ortaya koyduğunu bildiren Hakan Fidan, "Maalesef savaş vuku buldu. Şu anda bu savaşın en erken şekilde ve en az zararla durdurulması için çabalamaktayız. Bütün bu çabaları desteklemekteyiz. Türkiye ve Katar, bölgesel krizleri ara buluculuk yoluyla sönümlenmek, sona erdirmek konusunda her iki ülkede gerçekten çok çalışıyorlar. Birbirlerinin çabalarına destek veriyorlar. Bölgemizde yıllardır büyük krizler var. Hatta bölgemizin dışında Afrika başta olmak üzere İslam dünyasını da yakından ilgilendiren sorunlar olduğunda biz Katar'la özellikle ara buluculuk konularında büyük bir koordinasyon içerisindeyiz. Bu konuda geçmiş yıllara dayalı önemli tecrübelerimiz var. İsrail, herkes tarafından odadaki fil olarak tanımlanmakta. Yani, herkes bir araya geliyor, barışı, diplomasiyi, diyaloğu çözümü konuştuğu bir dönemde İsrail'in bütün sorunları şiddet ve yayılmacılıkla daha da artırma yolunda bir politika izlediğini görüyoruz. Bu, sadece bir bölge güvenliği sorunu değil artık. İsrail'in ortaya koyduğu politikalar bir küresel sorun, güvenlik sorunu haline gelmiştir. Dün Avrupa Birliği'nin aldığı yaptırım kararları var topluca İsrail'e karşı. Ben önümüzdeki dönemde dünya kamuoyunun İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı daha fazla tepki koyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun BBP Genel Başkanı Destici: "Terörsüz Türkiye istiyoruz ama şartsız olmalı" Samsun’a gelen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Hepimiz terörsüz Türkiye istiyoruz. Ancak bu süreç pazarlıksız ve şartsız olmalıdır" dedi. Samsun’un Salıpazarı ilçesinde belediye hizmet binası temel atma törenine katılan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gençlerin ekonomik kaygılar nedeniyle evlilik kararlarını ertelediğini söyleyen Destici, "Ailenin dağılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Gençlerimizin evlenmesini teşvik edeceğiz. Bunun için yeni iş alanları oluşturulmalı, gençlerimiz iş sahibi olmalı ki mutlu bir yuva kurabilsin" diye konuştu. Kadın çalışanların iş hayatında daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Mustafa Destici, "Çalışan kadınlarımız işe bir saat geç gitmeli, bir saat erken çıkmalı. Biz bunu kendi parti genel merkezimizde uyguluyoruz. Sadece konuşmakla bu mesele çözülmez. Aile kurumunu korumak istiyorsak somut adımlar atılmalı" şeklinde konuştu. "Şehitlerimizin hakkı ödenmez" Konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadeleye ayıran Destici, "Şehitlerimizin hakkı ödenmez. Şehit annelerimizin, babalarımızın ve gazilerimizin hakkı ödenmez. Türkiye büyük bir devlettir ve her zaman şehidine, gazisine sahip çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin terörden tamamen kurtulmasını herkesin istediğini söyleyen Destici, "Hepimiz terörsüz Türkiye istiyoruz. Ancak bu süreç pazarlıksız ve şartsız olmalıdır. Türkiye’de, Suriye’de, Irak’ta, İran’da nerede varsa silah bırakılmalı ve tüm yapılanmalar feshedilmelidir" sözlerine yer verdi. Konuşmasında birlik ve beraberlik mesajları da veren Destici, "Bu ülke Kürdüyle, Türkmeniyle, Alevisiyle, Sünnisiyle büyük Türk milletinin devletidir" dedi. "Salıpazarı her zaman devletinin yanında oldu" Karadeniz insanının her zaman devletine, milletine ve bayrağına sahip çıktığını söyleyen Destici, Salıpazarı halkına teşekkür etti. Mevcut belediye hizmet binasının ihtiyaçlara cevap vermekte yetersiz kaldığını ifade eden Destici, yeni hizmet binasının ilçeye önemli katkı sağlayacağını belirtti. Destici, "Belediye binaları tıpkı hükümet konaklarında olduğu gibi sadece bir beton yapı değildir. Aynı zamanda o ilin, o ilçenin vizyonunu, kurumsal kimliğini ve vatandaşlarımıza sunulan kamu hizmetinin somutlaştığı mekanlardır. Bugün burada siz değerli Salıpazarlı hemşehrilerimizin huzurunda yeni belediye hizmet binasının temel atma töreni için toplanmış bulunmaktayız. Rabbim kazasız belasız bir şekilde tamamlanmasını ve kıymetli vatandaşlarımıza en güzel, en hızlı ve teknolojik altyapıya sahip bir mekanda hizmet etmeyi nasip eylesin. Bu güzel eserin ortaya çıkmasında emeği geçen başta belediye başkanımıza ve tüm paydaşlarımıza, çiziminden inşasına kadar alın teri dökecek tüm kardeşlerimize şimdiden teşekkür ediyoruz. Rabbim yeni belediye hizmet binamızı hayırlı ve hayırlara vesile eylesin" diye konuştu. Temeli atılan yeni belediye binasının yaklaşık 15 ay içerisinde tamamlanmasının hedeflendiği ifade edildi.
Muğla Menteşe’de içme suyu şebeke hatları yenileniyor MUSKİ Genel Müdürlüğü, Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi’nde yer alan Atatürk Caddesi’nde ekonomik ömrünü tamamlaması nedeniyle sık sık arızalara yol açan ve vatandaşların parsellerinden geçtiği için müdahale güçlüğü yaşatan bin metrelik içme suyu şebeke hattını kamusal alana alarak yeniledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, altyapının planlı biçimde modernleştirilerek vatandaşlara kesintisiz su sağlanmasına yönelik talimatları doğrultusunda projelerini sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü çalışmalarına Menteşe’de devam ediyor. Bu kapsamda Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi’ne bağlı Atatürk Caddesi’nde, ekonomik ömrünü tamamladığı için sık sık arızalara neden olan ve vatandaş arazilerinden geçtiği için müdahale zorluğu yaşatıp kesinti sürelerinin uzamasına yol açan 1000 metre uzunluğundaki içme suyu hattı, kamusal alana taşınarak yenilendi. Menteşe ilçesi Bayır Mahallesi Atatürk Caddesi’nde, zamanla yıpranarak ekonomik ömrünü tamamlayan ve sık arızalara neden olan bin metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilendi. Vatandaş arazilerinden geçen mevcut hat nedeniyle yaşanan arızalar hem iş gücü kaybına yol açıyor hem de müdahale süresini uzatıyordu. Bölgede artan nüfusla birlikte eski ve yetersiz kalan hatlarda yaşanan arızalar daha sık hale gelirken, hatların özel mülkiyetlerden geçmesi nedeniyle müdahale süreçleri uzuyor ve su kesintileri daha uzun sürüyordu. Bu durum, özellikle yüksek kotta bulunan bölgelere su ulaştırılmasında zaman zaman aksamalara yol açıyordu. Sorunların giderilmesi amacıyla başlatılan çalışmalar kapsamında, bin metrelik hattın yenilenmesiyle arızalar ortadan kaldırılarak suyun mahalle genelinde daha düzenli ve sürdürülebilir şekilde ulaştırılması sağlanacak. "Artık kesinti yaşanmayacak" Kullanım ömrünü tamamlamış, sık sık arızalara sebep olan hattın yenilenmesinin sorunlarını çözeceğini vurgulayan Mahalle Esnafı Selahattin Topaç; "Ben yıllardır burada kaportacılık yapıyorum. Buradaki hat eski olduğu için arızalar, kesintiler ve patlamalar oluyordu. Sık sık sorun çıkarıyordu biz de susuz kalarak mağdur oluyorduk. Muhtarımızın talepleri doğrultusunda MUSKİ ekipleri geldi çalışmalarına başladı ve hemen bitirdiler. Hattın çapı büyütüldü ve bu sayede basınç daha düzenli hale geldi. Burada yapılan yenileme işlemi sayesinde artık kesinti yaşamıyoruz. Biz MUSKİ’ye bu konuda güveniyoruz. Başta Belediye Başkanımız Ahmet Aras olmak üzere MUSKİ Genel Müdürümüze ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Talepte bulunduk hızla çalışmaları tamamladılar" Atatürk Caddesi’nde uzun süredir içme suyu hattından kaynaklanan ciddi sorunlar yaşandığını ve şu an bölgede tamamlanan çalışmanın çok değerli olduğunu ifade eden Bayır Mahallesi Muhtarı Serkan Avcı, "Burada daha önce vatandaşların en büyük sıkıntısı içme suyu hattıyla ilgiliydi. Hat eski olduğu için sürekli patlama oluyordu, sanayi ve Bayır merkez kısmında sular devamlı kesiliyordu. AVM tarafı da bu hattan besleniyor. Bu yüzden sık sık arızalar yaşanıyor, su kesintileri yüzünden vatandaşlarımız mağdur oluyor ve devamlı şikayet geliyordu. Biz MUSKİ Genel Müdürlüğünden talepte bulunduk ve projelerini hızla hazırlayıp çalışmaları sonuçlandırdılar. Şimdi hattın yenilenmesiyle birlikte bu arızaların ortadan kalktı, sorunlar sona erdi. Bizim sorunlarımızı çözme noktasında sürekli gayretli olan başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras çok teşekkür ediyoruz. Bayır Mahallesi’ne kanalizasyon için de geldi, söz verdi ve en kısa zamanda yapılacağını söyledi, projelendirme aşamasına geçildi. Ayrıca MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e de teşekkür ediyorum. Bu hattın yenilenmesi için biz talepte bulunduk, kendisi de yakından ilgilendi. Bu çalışmanın yapılmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı getireceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen "Dünya Çiftçiler Günü Programı"na katıldı. Türkiye’nin dört bir tarafından çiftçilerin katıldığı programa kadın çiftçiler de iştirak etti. Kadın çiftçilerin birçoğunun beyaz başörtüsü taktığı dikkat çekti. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere yönelik yeni destek programları açıkladı. Bu kapsamda çiftçiler için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacağı müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri 2002 yılından itibaren toprağı ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerin üzerine titrediklerini ve desteklerin devam edeceğini söyledi. "Çiftçilerimizin tamamının bolluk ve bereketle dolu verimli bir yıl geçirmesini diliyorum" Toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye’nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çiftçilerimizin tamamının bolluk ve bereketle dolu verimli bir yıl geçirmesini diliyor, Rabbim emeklerinizi en güzel şekilde mükafatlandırsın diyorum. Son olarak Gazze ve Batı Şeria başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı yerlerinde bir zamanlar ekip biçtikleri toprakları gasp edilen, arazileri maalesef kanla ve kahırla sulanan tüm kardeşlerime buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Cenabı Allah o bereketli toprakların inşallah yeniden şenlendiği, ağaçların tekrar yeşerdiği, çocukların neşeyle gülüp eğlendiği o güzel günleri görmeyi hepimize nasip eylesin" diye konuştu. "Milli Mücadele’nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var" Bugün Türkiye’de tarım ve hayvancılık ayaktaysa üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa bunda çiftçilerin alın terinin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Türkiye’de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye’de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Milli Mücadele’nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin" ifadelerini kullandı. "Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil altında metfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle gönül erleriyle de değerlidir" Tarım ve toprağın kendileri için değerler piramidinde çok mühim bir yere sahip olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şeyden önce biz dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizde, yapıp ettiklerimizde bu tarlayı en güzel, en verimli şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir, hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet aleminin işaretidir. Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil altında metfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle gönül erleriyle de değerlidir" diye konuştu. "Son dönemde gıda milliyetçiliği denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık" Göreve geldikleri 2002 yılından itibaren toprağı ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerin üzerine titrediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil toplam 706 milyar lira destek verdik. Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor; su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde gıda milliyetçiliği denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır’ diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık" açıklamasında bulundu. "Sebze üretiminde dünyada 3’üncü, meyvede 4’üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulündeyse ilk 3’teyiz" İran’ı ve Körfez’deki ülkeleri sarsan çatışmaların Türkiye’deki tarımsal üretimi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halinde olduklarına dikkati çeken ve tarımsal üretim olarak Türkiye’nin son durumundan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tarımda gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık. Gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Ayrıca gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri de hayata geçirdik. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunumuz yoktur. Gübredeyse artık güzlük ekilişler için hazırlıklarımızı yapıyoruz. Cennet vatanımızda şu anda 260 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil, uluslararası kuruluşlar söylüyor. Sebze üretiminde dünyada 3’üncü, meyvede 4’üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulündeyse ilk 3’teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa’da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa’da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde 2’inci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk on ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor. Sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak" ifadelerini kullandı. "Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı destek programlarını sürekli hale getireceğiz" Kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikasının da temelini teşkil ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu alandaki önceliğimiz bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesidir. Amaç özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. ’Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ ve ’Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ projelerimiz üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. ’Büyükbaş Destek’ programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor. Sürüler büyüyor. Üretim güçleniyor. ’Küçükbaş Destek’ programımızdaysa başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan kırsal kalkınma yatırımları programına ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20’sini yine gençlere ve kadınlara yüzde 30’unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70’i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran’a kadar devam edecek. Gençlerimizi, hanım üreticilerimizi, tarımla iştigal eden tüm vatandaşlarımı bu avantajlı programdan faydalanmaya davet ediyorum" diye konuştu. "Krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız" Çiftçiye yeni müjdeler vererek hayata geçirilecek yeni projeleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirlediğimiz devrim niteliğindeki üretim planlamasında iki yılı geride bıraktık. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağlıyoruz. Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz. Bu vesileyle kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördüğümüz projemizi sizlerle ve milletimizle paylaşmak istiyorum. Tarımda planlamanın ikinci safhasına geçiyoruz. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacağız. Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesini bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız. Bu finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimlerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum."