EKONOMİ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 12:38

SGK’dan kayıt dışı çalışmayla mücadele vurgusu

A
A
A
SGK’dan kayıt dışı çalışmayla mücadele vurgusu

Gaziantep Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Mehmet Uzun, Sosyal Güvenlik haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada kayıt dışı istihdamla mücadele vurgusu yaptı.


Sosyal Güvenlik haftası dolayısıyla açıklamalarda bulanan SGK Gaziantep İl Müdürü Mehmet Uzun, özellikle çalışanların hak kaybına uğramaması konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende’ sloganıyla başlattığı kayıtdışı istihdamla mücadeleye vurgu yapan Uzun, kayıt dışı istihdamın, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de kopardığının altını çizdi.


"Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir haktır"


Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmalarının anayasal bir hak olduğunu ifade eden Uzun, "Ülkemizin ve sosyal güvenlik sisteminin en önemli sorunları arasında yer alan kayıt dışı istihdam; çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesidir. Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir. Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır" dedi.


"Kayıt dışı istihdam birçok hakkınızı elinizden alır"


Kayıt dışı çalışmanın bir çok hak kaybına neden olduğunun altını çizen Uzun, "Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi, geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır. Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır. Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu bağlamda işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.


"Kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte çok yönlü tahribatlar oluşturur"


SGK Gaziantep İl Müdürü Uzun, tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte çok yönlü tahribatlar oluşturduğunu ifade ederek, "Haksız rekabet oluşur. Piyasa dengesi bozulur. İşverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır. İşyerinde verimlilik ve motivasyon düşer. Vergi ve prim kaybı oluşur. Sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur. Primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar. Gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır. Ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir" ifadelerini kullanır.


Bilgi edinme, ihbar ve şikayet


Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebileceklerinin altını çizen Uzun," www.turkiye.gov.tr adresinden, PTT’den alınan e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Sigortasız çalıştırıldığını ya da eksik ücret veya eksik gün bildirimi yapıldığını düşünen çalışanlar, ihbar ve şikâyetlerini, ALO 170 üzerinden, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri / Merkezlerine doğrudan, CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) üzerinden iletebilirler" ifadelerine yer verdi.


"Ücret ödemelerinde banka kanalı zorunluluğu ve şeffaflık"


İl Müdürü Uzun, "Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Tarımın başkentinde dijital devrim Bursa’nın bereketli toprakları teknolojiyle filizleniyor. Gürsu Belediyesi, ’Dijital Tohumları Ekiyoruz, Gelenek ve Geleceği Buluşturuyoruz’ sloganıyla Türkiye’de ilklere imza atan örnek bir dijital dönüşüm hamlesi başlattı. Akıllı tarımın Türkiye’de öncüsü olacak GÜRTAM, binlerce kişiye iş kapısı açan Kolektif Kariyer Merkezi ve belediyeciliğin "e-Devleti" niteliğindeki ‘Coğrafi Bilgi Sistemleri’ entegreli yönetim sistemi ile Gürsu Belediyesi; hem çiftçinin emeğine değer katıyor hem de vatandaşın yönetime doğrudan katıldığı yeni nesil bir dijital belediyecilik modeli ortaya koyuyor. Gürsu’da artık sadece meyve değil, teknoloji, istihdam ve ortak akıl yetişiyor. Coğrafi tescilli armut başta olmak üzere Türkiye’nin en önemli meyve üretim merkezlerinden biri olan Gürsu’da, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, uzun süredir geliştirilen yerli ve millî yapay zekâ destekli dijital uygulamaların tanıtımını gerçekleştirdi. Tarımın merkezi Gürsu’da teknolojiyi; suyun, toprağın, havanın, insanın ve yeşilin hizmetine sunduklarını belirten Başkan Mustafa Işık, özellikle tarıma yönelik hayata geçirilen GÜRTAM Projesi’nin üreticiye can suyu olacağını ifade etti. Başkan Işık, "Tarımda verimliliği dijitalleştiren GÜRTAM Projesi ile yapay zekâ tarlaya iniyor. Çiftçinin üretim sürecini baştan sona planlıyor, takip ediyor ve yönetiyor. GÜRTAM sayesinde çiftçi, uydudan tarlasını görüntüleyebiliyor. Belediye tarafından yapılan detaylı toprak analizleriyle hangi üründen ne kadar verim alacağını, ne kadar girdi maliyeti oluşacağını ve ne kadar kâr elde edebileceğini önceden hesaplayabiliyor. Üründe herhangi bir hastalık belirtisi görüldüğünde çiftçi, bitkinin fotoğrafını sisteme yükleyerek yapay zekâ destekli ön teşhis alabiliyor. Sistemde yer alan ziraat mühendisiyle iletişime geçerek e-reçete üzerinden doğru ilacı, doğru dozda ve doğru zamanda uygulayabiliyor. Erken uyarı sistemi sayesinde toprağın nemi, ısısı ve diğer değerleri anlık olarak ölçülürken, don, yanık, sağanak yağış ve benzeri risklere karşı çiftçi önceden bilgilendiriliyor, alınması gereken önlemler yapay zekâ tarafından paylaşılıyor" dedi. GÜRTAM’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri de akıllı hasat ve canlı pazar sistemi olduğunu belirten Işık, "Çiftçi, anlık hal fiyatlarını takip ederek tarlasındaki ürünün en uygun hasat zamanını ve değerini görebiliyor; kendi belirlediği fiyatı Türkiye’nin dört bir yanındaki alıcılarla paylaşarak aracıya bağımlılığını azaltabiliyor. Genç ziraat mühendislerini de sisteme dahil ederek dijital istihdam alanı oluşturan GÜRTAM; üretimi kayıt altına alan, izlenebilir, sürdürülebilir ve tam bağımsız bir tarım modeli sunuyor" diye konuştu. İstihdamın da dijitalle iş arayan ve iş veren olmak üzere aynı uygulamada buluşturacaklarını belirten Başkan Işık, "106 yerel istihdam buluşması düzenleyerek binlerce insana iş imkanı sağlayan Gürsu Belediyesi, bu tecrübesini dijital ortama taşıdı. Türkiye İş Kurumu tarafından yetkilendirilmiş özel istihdam bürosu olan Gürsu Belediyesi Kollektif Kariyer Merkezi bu hamle ile İŞKUR ile entegre olan ve bünyesinde E-Devlet uygulamasının yer aldığı ilk ve tek kamu uygulaması olma özelliği taşıyor. Kollektif Kariyer Merkezi Mobil Uygulaması, iş arayanlarla işverenleri aynı platformda buluşturuyor. İş arayanlar kendilerine en yakın konumdaki fırsatları görebiliyor; işverenler aradıkları nitelikteki çalışanlara ulaşabiliyor ve İŞKUR’un sunduğu desteklerden faydalanabiliyor. İş arayan yapay zeka destekli öz geçmiş hazırlıyor, iş veren ise başvuran kişinin öz geçmişine anında ulaşarak, aday ile direkt temasa geçiyor. Oluşan dijital havuzda tüm iş süreçleri anlık ve interaktif ilerliyor" dedi. ’BİRYERDEN’ uygulaması ile belediyenin vatandaşın cebinde olduğunu belirten Işık, "Gürsu Belediyesi, vatandaşları karar ve yönetim süreçlerinin tam merkezine taşıdığı BİRYERDEN uygulamasıyla, şehrin gerçek sahiplerinin hayatını kolaylaştırıyor. Vatandaşlar belediyeye gelmeden, e-Devlet girişiyle imar ve vergi ödemelerini yapabiliyor; tüm başvuru ve evraklarını sisteme yükleyebiliyor, yapay zekâ desteğiyle dilekçelerini kolayca oluşturabiliyor. Böylece bürokrasi azalıyor, zaman kaybı önleniyor; vatandaş etkin, hızlı ve kolay hizmete erişebiliyor. Uygulama üzerinden istek, talep ve öneriler anında iletilebiliyor; başvuru süreçleri şeffaf biçimde takip edilebiliyor, anketlere katılım sağlanabiliyor. Vatandaşlar istedikleri anda Belediye Başkanı’na ulaşabiliyor, randevu oluşturabiliyor. BİRYERDEN ile vatandaşlar ayrıca akıllı otopark özelliği sayesinde şehirdeki boş park alanlarını görebiliyor, konum bilgisiyle doğrudan ulaşabiliyor; sosyal destek başvurularını yapabiliyor, kurs ve spor faaliyetlerine kolayca kayıt olabiliyor" şeklinde konuştu. Tasarruf ve hibe alanında Türkiye’nin örnek kurumları arasında yer alan Gürsu Belediyesi, yeni belediye yönetim sistemiyle bu süreci daha ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Mustafa Işık, "Coğrafi Bilgi Sistemi’ni belediye yönetimine entegre ederek önemli bir yeniliğe imza atan Gürsu Belediyesi; kayıp-kaçağı anında tespit edebiliyor, tüm birimlerin entegrasyonuyla doğru ve planlı gelir yönetimi sağlıyor. Envanter ve iş süreçlerinin bütüncül organizasyonu sayesinde verimlilikten ciddi bir kaynak oluşturuluyor. Yapay zekâ desteğiyle kendini sürekli geliştiren sistem; şeffaf, etkin ve veriye dayalı yeni bir yönetim modeli ortaya koyuyor. Türkiye’de yerli ve milli yapay zeka modeli ile oluşturulan ilk kamu projesinin tohumlarını ektik, bereketini hep birlikte göreceğiz. Dijital alt yapımız şehir ekosistemimizi geleceğe güvenle taşıyacak" diye konuştu. Tanıtım programının ardından Başkan Işık, yöneltilen soruları cevapladı.
Niğde 2. Kadraj İletişim Günleri başladı: İletişim dünyasının önemli isimleri NÖHÜ’de gençlerle buluşuyor Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi (NOHÜ) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ’Kadraj İletişim Günleri’, medya ve iletişim dünyasının önemli isimlerini öğrencilerle bir araya getirdi. 11-12 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinlik, Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış programıyla başladı. 2 gün boyunca devam edecek organizasyonda medya profesyonelleri, akademisyenler, spikerler, yönetmenler, fotoğraf sanatçıları ve sektör temsilcileri, söyleşi, panel ve atölye çalışmalarıyla öğrencilerle buluşacak. Açılış programında konuşan Prof. Dr. Hasan Uslu, iletişim ve medyanın günümüzde yalnızca haber verme işlevinin ötesine geçtiğini belirterek dijital iletişim çağında medyanın toplumsal algı ve gerçeklik üzerinde güçlü bir etkisi bulunduğunu ifade etti. Üniversite olarak toplumsal konulara önemseyen, etik değerlere bağlı ve sorumluluk sahibi iletişimciler yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyen Uslu, İletişim Fakültesi öğrencilerinin teorik eğitimin yanında uygulamalı çalışmalarla da desteklendiğini vurguladı. Rektör Uslu konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "İki gün boyunca medya profesyonellerini akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle buluşturan bu önemli etkinlikte birbirinden değerli isimler söyleşi, panel ve atölyelerimizde bizlerle birlikte olacaktır. İletişim ve medya alanında teoriyle pratiği bir araya getiren bu organizasyonun öğrencilerimizin vizyonuna önemli katkılar sunacağına inanıyorum." Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Koçyiğit ise iletişimin toplumsal bilinç oluşumundaki rolüne dikkat çekti. İletişimin yalnızca bilgi aktarımı olmadığını belirten Koçyiğit, haberin, fotoğrafın ve videonun toplum üzerinde farkındalık oluşturabilecek güçlü araçlar olduğunu ifade etti. Koçyiğit konuşmasında, iletişim çağında medyanın insan düşüncesi ve toplumsal bakış açısı üzerinde belirleyici bir hale geldiğini vurgulayarak, "İletişim alanında çalışan herkesin taşıdığı sorumluluk her geçen gün daha da artmaktadır. Bu tür etkinlikler öğrencilerimizin yalnızca akademik bilgilerini değil, aynı zamanda düşünce gelişimlerini de desteklemektedir" ifadelerine yer verdi. Etkinlikte konuşan Gazetecilik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Duygu Ünalan ise bu yıl gerçekleştirilen yarışma ve etkinliklerde sürdürülebilirlik ile eğitim temasının öne çıkarıldığını belirtti. İletişimin bazen bir haberle, bazen bir fotoğrafla, bazen de tek bir fikirle insanların bakış açısını değiştirebildiğini ifade eden Ünalan, öğrencilerin ortaya koyacağı fikirlerin gelecekte önemli dönüşümlere kapı aralayabileceğini belirterek iyi bir iletişimcinin yalnızca görüneni anlatan değil, görünmeyeni de gösterebilen kişi olduğuna dikkat çekti. Açılış konuşmalarının ardından TRT spor spikeri Erdoğan Arıkan öğrencilerle bir söyleşi gerçekleştirdi. Mesleki deneyimlerini paylaşan Arıkan, spor spikerliği alanındaki tecrübelerini ve medya sektöründeki değişimi genç iletişimcilere anlattı. Program boyunca düzenlenecek söyleşi ve atölyelerde medya, habercilik, fotoğrafçılık, dijital iletişim ve sürdürülebilirlik gibi birçok başlık ele alınacak. Öğrencilerin hem teorik bilgilerini geliştirmesi hem de sektör deneyimlerini yakından tanımasının hedeflendiği etkinliğin açılış programına akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
Ankara Özgür Özel, Süleyman Soylu’ya bir kez daha tazminat ödeyecek TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında açtığı ikinci manevi tazminat davasını da kazandı. Mahkeme, Özgür Özel’in 10 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle birlikte Süleyman Soylu’ya ödemesine hükmetti. Dava, CHP lideri Özgür Özel’in ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinde yaptığı açıklamalar üzerine açıldı. Özel, konuşmasında eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef alarak, "Televizyondan İBB’de 550 terörist var dediler. Bunun üzerine davalar açıldı. 550 değil 1 terörist bile çıkmadı. Bu sorunun sorulduğu Süleyman Soylu dedi ki siyaseten söyledim, ben siyaset yaptım. 550 kişiye siyaset olsun diye terörist demek, işinden aşından etmek, sonra da bir bilgim yoktu, yalan söyledim’ diyecek kadar bir insan aşağılık olabilir mi, alçak olabilir mi?" ifadelerini kullanmıştı. Söz konusu dava sonuçlanırken, mahkeme, Özgür Özel’in 10 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle birlikte Süleyman Soylu’ya ödemesine karar verdi. Öte yandan Süleyman Soylu’nun daha önce açtığı bir başka manevi tazminat davası da Özgür Özel aleyhine sonuçlanmıştı. Soylu’nun sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda kullandığı "Yalancılıktan kalpleri kararmış olanların dahi ateşini söndürür" ifadelerine karşılık Özgür Özel, "Yok be Süleyman. Senin gibi bir yalancının ateşini ne nehirler, ne denizler, ne de okyanuslar söndürür. Sen ol yalan bitmeden yine doğru konuşma, sakın şaşırtma bizi, Sahtekar Sülü" ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler üzerine Soylu, kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açmıştı. İstinaf mahkemesi, 24 Haziran 2022 tarihli sosyal medya paylaşımındaki ifadelerin ifade özgürlüğü ve değer yargısı kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti. Mahkeme kararında, siyasetçilere yönelik eleştiri sınırlarının geniş olduğuna dikkat çekilmekle birlikte somut olayda sert ve ağır eleştiri sınırlarının aşıldığı, kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığı belirtildi. Kararda ayrıca, 25 bin lira manevi tazminatın 27 Haziran 2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Özgür Özel’den tahsil edilerek Süleyman Soylu’ya ödenmesine karar verildiği hatırlatıldı.
İstanbul Akbank Gençlik Akademisi 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı Akbank’ın gençlik vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Akbank Gençlik Akademisi, 5 yılda yaklaşık 360 bin gence ulaştı. Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamına temas eden akademi, yapay zekâdan girişimciliğe, toplumsal cinsiyet eşitliğinden iyi olma haline uzanan çok katmanlı eğitimleriyle yolculuğuna devam ediyor. Akademi yeni dönemde "Export Talent Programı" gibi mesleki gelişim ve istihdam odaklı adımlarla etki alanını genişletmeye hazırlanıyor. Banka aynı zamanda akademi ile eş zamanlı yürüttüğü programlarla gençleri bankacılık, girişimcilik, kültür-sanat, eğitim ve sürdürülebilirlik eksenlerinde desteklemeyi sürdürüyor. Akbank gençlerin geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Türkiye’deki üniversitelerin tamamında yapay zekadan girişimciliğe çok sayıda farklı konu ve kapsamdaki programlarıyla gençlerle buluşan Akbank Gençlik Akademisi etki alanını genişletiyor. Akademi, 2021 yılından bu yana yaklaşık 360 bin gence ulaşırken; 400’e yakın etkinlik gerçekleştirdi ve yaklaşık 5 bin saatlik içerik üretti. Katılımcıların yüzde 60’ını kadınlar oluşturdu. Banka gelecek dönemde ‘Export Talent’ gibi iş dünyasına yeni yetenekler kazandıran programlar sunmaya hazırlanırken; 11-15 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği Akbank Gençlik Haftası ile hem gençlere interaktif etkinlikler sunacak hem de Akbank Gençlik Akademisi’nin 5. yaşını kutlayacak. Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, konuya ilişkin değerlendirmesinde; "Günümüzde gençlere yatırım yapmak ve onların yanında yer almak; ülkelerin rekabet gücü, kurumların geleceği ve toplumların dayanıklılığı için stratejik bir sorumluluk. Akbank olarak biz de gençleri dönüşümü hızlandıran en önemli paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin eğitim, meslek ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veren güçlü bir ekosistem inşa ettik. Mezunlarımızın şimdiden iş dünyasında ve toplumumuzda oluşturduğu etkiyle gurur duyuyoruz. Ölçeği, sürekliliği ve kapsayıcılığı yüksek, kalıcı bir gelişim platformu olarak Akbank Gençlik Akademisi ülkemize hizmet etmeye devam edecek" dedi. Akbank gençlerin eğitim, kariyer ve kişisel gelişim ihtiyaçlarına yanıt veriyor Akbank Gençlik Akademisi; Yetkinliklere Giriş 101, Yetkinlik Gelişim ve Tamamlayıcı Programlar olmak üzere üç ana yapı altında çalışmalar yürütüyor. Gençler bu platformda üretken yapay zekâ, siber güvenlik, sürdürülebilir finansman, bankacılık, çeşitlilik ve kapsayıcılık gibi alanlarda hem teorik bilgiye hem de uygulamalı deneyime erişiyor. 2025’te Yetkinliklere Giriş programlarıyla yaklaşık 8 bin, Yetkinlik Gelişim programlarıyla ise 3 binden fazla genç desteklendi; programların başarıyla tamamlama oranı yüzde 89’a ulaştı. Ayrıca 5 yıllık süreçte 135 binden fazla genç yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında yetkinlik geliştirdi. İhracata yeni yetenekler kazandıracak Akademi, gençlerin iş dünyasında ihtiyaç duyulan alanlarda gelişimini destekleyen çalışmalarıyla öne çıkıyor. Bu kapsamda tasarlanan ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Export Talent Programı, hibrit ve 8 haftalık bir programla gençlere; dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitim sunacak. İlki Sakarya’da düzenlenecek programı başarıyla tamamlayan katılımcılar, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek. Akbank her alanda gençlerin yanında Akbank, Akbank Gençlik Akademisi’nin yanı sıra gönüllülükten finansal sağlığa, girişimcilikten kültür-sanata kadar her alanda gençlere özel çözümler ve hizmetler geliştiriyor. Akbank’ın Şehrin İyi Hali projesiyle bugüne kadar 22 bini aşkın üniversiteli genç; afet dayanıklılığından hayvan haklarına farklı alanlarda çalışmalarda gönüllü olarak yer aldı. Aynı zamanda Akbank, Dönüşümde Gelecek Var projesiyle genel müdürlük binasının renovasyon sürecinde kullanımını tamamlanan ofis mobilyalarını ileri dönüşümle okul mobilyalarına dönüştürdü. Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 18 bin yeni okul mobilyası üretildi; Hatay’da bini aşkın okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 200 bin öğrenciye fayda sağlandı. Projede İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde kurulan ileri dönüşüm atölyesinde görev alan meslek liseli gençler de hem sürdürülebilir üretim konusunda uygulamalı deneyim kazandı hem de bu sosyal fayda hareketinin parçası oldu. Akbank, gençlere yönelik yaklaşımını finansal yaşamın farklı alanlarına da taşıyor. Üniversiteli Akbanklı ve Genç Akbanklı programları ile gençlerin hayatına finansal sağlık, günlük yaşam, kariyer-gelişim, sosyal fayda ve deneyim alanlarında değer katıyor. Özel bankacılıkta ise Türkiye’de bir ilk olan Next Generation programı ile aile varlığını yönetecek yeni nesilleri varlık yönetimi, girişimcilik ve kültür-sanat başlıklarında destekliyor. Girişimcilik alanında Endeavor Türkiye iş birliğiyle yürütülen CaseCampus ile bugüne kadar 600’ü aşkın genç girişimcilik yolculuğuna ilk adımını atarken, Akbank Sanat çatısı altında genç sanatçıların üretimlerine, ifade alanlarına ve üretici gelişimlerine alan açılıyor.
Manisa Manisa’da 11 Togg’lu ’Engel yok’ mesajı Manisa’da Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, 11 adet Togg’un oluşturduğu "E-N-G-E-L Y-O-K" konvoyu büyük ilgi gördü. Yaklaşık bin kişinin katıldığı yürüyüş ve gösterilerde erişilebilir yaşam ve toplumsal farkındalık mesajı verildi. Manisa’da Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından oluşturulan 11 adet Togg ile anlamlı bir farkındalık konvoyu gerçekleştirildi. Araçlar "E-N-G-E-L Y-O-K" yazısını oluşturacak şekilde dizilirken, kortejde Türk Bayrağı, Aile ve Nüfus On Yılı logosu ile Erişilebilirlik Logosu kullanıldı. Etkinlik şehir genelinde vatandaşların yoğun ilgisiyle takip edildi. Programa, müdürlük bünyesinde evde bakım hizmetinden faydalanan 11 engelli birey ve aileleri de katılarak etkinliğe anlam kattı. Yunusemre ilçesinden başlayıp Şehzadeler ilçesine kadar uzanan araç konvoyunun ardından 15 Temmuz Demokrasi Meydanından başlayıp Valilik önündeki Cumhuriyet Meydanında sona eren kortej yürüyüşüne tüm il müdürlükleri, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, belediyeler, Zeki Yaşam Merkezi ile çok sayıda vatandaş katıldı. Yaklaşık bin kişinin iştirak ettiği yürüyüşün ardından program, araçların düzenli şekilde konumlandırılması ve gerçekleştirilen gösterilerle devam etti. Gösteri programında Kula Yaren Ekibi, ZİÇEV, Kula Rehabilitasyon Merkezi, Manisa Bakım Merkezi, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Eğitim Meslek Okulu ve Bedensel Engelliler Derneği tarafından sahnelenen etkinlikler izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinlik kapsamında yürütülen farkındalık çalışmaları yalnızca program alanıyla sınırlı kalmadı. Şehir genelindeki mahyalar, trafik lambalarında bulunan dijital ekranlar, belediye otobüsleri ve Sabuncubeli Tüneli gibi yoğun kullanılan alanlarda yayımlanan mesajlarla Engelliler Haftası farkındalığı geniş kitlelere ulaştırıldı. Manisa’da birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarının ön plana çıktığı etkinlik, "engel yok" vurgusuyla sona erdi.