Yerel Haberler
Eskişehir
Eskişehir için 4 stratejik yatırım alanı açıklandı
05 Mart 2026 Perşembe - 11:33 Eskişehir için 4 stratejik yatırım alanı açıklandı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Eskişehir için 4 stratejik yatırım alanı belirlendiği duyuruldu. Program kapsamında, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) tarafından bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıda, programın sunduğu yatırım fırsatları ve destek mekanizmaları sanayicilerle paylaşıldı. Programı hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verilirken; temel hedefinin bölgelerin sahip olduğu potansiyellerin değerlendirilmesi, atıl kaynakların ekonomiye kazandırılması ve yerel ihtiyaçların karşılanması yoluyla kalkınmayı yerelden başlatmak olduğu vurgulandı. Ayrıca bölgelerin teknoloji üretim kapasitesinin artırılması, ithal girdilerin yerli üretimle karşılanması ve tedarik zincirinin yerlileştirilmesine katkı sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Eskişehir için 4 yatırım alanı Toplantıda 2026 yılı programı kapsamında güncellenen yatırım başlıkları da açıklandı. Program çerçevesinde her il için dört yatırım konusu belirlenirken, Eskişehir için öne çıkan sektörler katılımcılarla paylaşıldı. Eskişehir için belirlenen yatırım alanlarının ise, "Elektrikli ev aletlerine yönelik endüstriyel metal şekillendirme ve metal parça üretimi, havacılık sektörüne yönelik yüksek teknoloji parçaların üretimi ve işlenmesi, raylı taşımacılık için demiryolu araç parçaları üretimi veya test ve belgelendirme merkezi kurulması, tarım makineleri aksam ve parçaları üretimi" olduğu bilgisi paylaşıldı.
Ramazan’ın manevi ikliminde sanat buluşması
05 Mart 2026 Perşembe - 11:18 Ramazan’ın manevi ikliminde sanat buluşması Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesindeki Güzel Sanatlar Galerisi’nde açılışı gerçekleştirilen 1. Eskişehir Gelenekli Sanatlar Karma Sergisi, Ramazan ayının huzurlu atmosferiyle birlikte sanatseverleri ağırlamaya devam ediyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 6’nci katında düzenlenen sergiye bir çok vatandaş ilgi gösterdi. Çoğunlukla hat sanatından eserlerin bulunduğu sergide bir çok sanatçıda katıldı. Sanatseverler sergi olan ilginin beklediklerinin üzerinde olduğunu belirterek mutluluklarını ifade etti. "Gösterilen ilgi bizleri son derece memnun etti" Konu hakkında konuşan Hattat Emre Özdemir, "Bu serginin şehrimiz için ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Ramazan ayının başında kapılarımızı açarken niyetimiz; gelenekli sanatlarımızı hem yaşatmak hem de hemşehrilerimizle gönül bağı kurmaktı. Açılış gününden bu yana gösterilen ilgi bizleri son derece memnun etti. Sergide yer alan her eser, emeğin bir yansıması. Ziyaretçilerimizin özellikle geleneksel sanatlara olan ilgisi ve samimi sohbetleri, bu çalışmanın ne kadar yerinde olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Hattat Emre Özdemir gençlerin ve ailelerin sergiye ilgi göstermesini ayrıca kıymetli buluyorum" dedi. Ramazan ayının manevi ikliminde sanatla buluşmak isteyen tüm Eskişehirlileri sergimize davet ediyorum. Bu sergi sadece bir sanat etkinliği değil; aynı zamanda kültürümüzle yeniden bağ kurma vesilesidir. Ramazan boyunca açık kalacak olan 1. Eskişehir Gelenekli Sanatlar Karma Sergisi, tüm sanat dostlarını bekliyor.
Enerji şebekelerindeki geliştirmeler OEDAŞ’ın hizmet bölgesinde test edilecek
05 Mart 2026 Perşembe - 11:12 Enerji şebekelerindeki geliştirmeler OEDAŞ’ın hizmet bölgesinde test edilecek Elektrik dağıtım şirketi Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. (OEDAŞ), Ufuk Avrupa kapsamında yer aldığı iki uluslararası konsorsiyumun birer projesi ile toplam 435 bin Euro hibe desteği almaya hak kazandı. Yapılan açıklamaya göre, 15 ülkeden 39 konsorsiyumlu Co4RES projesinde, yenilenebilir enerjinin elektrik sistemlerine güvenli, verimli ve koordineli entegrasyonunu sağlamaya yönelik çalışmalar yürütülecek. Avrupa genelinde farklı iklim ve operasyonel şartlara sahip yedi büyük ölçekli pilot sahadan biri de OEDAŞ’ın hizmet bölgesi olacak. Şirket; veri odaklı tahminler, dijital ikizler (nesnelerin dijital ortamdaki kopyası) ve gelişmiş gerilim kontrolü gibi yenilikçi uygulamalarla enerji sistemlerinde yaşanan zorlukları hem gerçek hem de sanal ortamda test edecek. Konsorsiyuma Türkiye’den katılan iki şirketten biri olan OEDAŞ, aynı zamanda Türkiye’den enerji sektörünü temsil eden tek katılımcı konumunda yer alıyor. INNO4GRID ile yeni nesil şebekelere geçiş kolaylaşacak Dayanıklı ve karbonsuz elektrik şebekelerine geçişte karşılaşılan zorlukların ele alınacağı ve bu zorluklara yönelik çözüm önerilerinin geliştirileceği INNO4GRID projesinde; Norveç, Macaristan, Batı Balkanlar ve Türkiye’den şirketler ve kurumlar birlikte çalışacak. Gelişmiş şebeke teknolojileri, yenilenebilir enerji kaynaklarının kontrol mekanizmaları, şebeke izleme sistemleri gibi alanlara odaklanan projede OEDAŞ, yönetim ve kontrol izleme çalışmalarından sorumlu olacak. Bu kapsamda, enerji verilerinin iletimini sağlayan haberleşme teknolojilerine yönelik yeni uygulamalar test edilecek. Proje çıktıları, OEDAŞ’ın hizmet bölgesindeki gerçek şebeke şartlarında da doğrulanacak. "Enerjide güvenlik ve sürdürülebilirliğe odaklanıyoruz" OEDAŞ Ar-Ge Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, "OEDAŞ olarak, şebekenin daha dayanıklı ve esnek hale gelmesi için Ar-Ge çalışmalarımızı uluslararası iş birlikleriyle sürdürüyoruz. Bu yıl içinde başlayacak ve üç yıl sürecek Co4RES ve INNO4GRID projeleriyle; şebeke esnekliği, dijitalleşme ve işletme-izleme kabiliyetleri gibi başlıklarda sahada doğrulanacak çalışmalar yürüteceğiz. Bu yaklaşım, yenilenebilir kaynakların ve dağıtık enerjinin sistemde daha güvenli yönetilmesine ve tüketicilere sunduğumuz hizmetin sürekliliğinin güçlenmesine katkı sağlayacak. Teknik kapasitemizin ve bilgi birikimimizin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteren bu projeler için toplam 435 bin Euro hibe desteği almaya da hak kazandık. Bu destek, ülkemize döviz girdisi sağlayan somut bir çıktı daha oluşturmamızı sağladı" dedi. "Beş yerli yazılım projesi geliştirmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz" OEDAŞ Ar-Ge Departmanı olarak, 40’ı tamamlanmış, 21’i aktif, toplam 61 projelerinin olduğunu söyleyen Halaçoğlu, "Mühendislik birikimimizi farklı ülkelerden paydaşlarla birlikte geliştirerek Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir altyapı hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz. Uluslararası projelerin yanı sıra tamamen kendi bünyemizde geliştirdiğimiz projelerimiz de mevcut. Halihazırda, tamamı EPDK destekli olan 5 yerli yazılım projesi geliştirmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu. Ufuk Avrupa nedir? Avrupa Birliği 9. Çerçeve Programı olan Ufuk Avrupa (Horizon Europe), 2021-2027 yıllarını kapsıyor. Ufuk Avrupa Programı ile Avrupa Birliği’nin bilimsel ve teknolojik yönden güçlendirilmesi; yenilik kapasitesinin, rekabetçiliğinin ve istihdamının yükseltilmesi, toplum önceliklerinin karşılanması; sosyoekonomik model ve değerlerinin sürdürülmesi amaçlanıyor. Türkiye de bu programa katılım sağlayarak enerji, sağlık, çevre ve dijital dönüşüm gibi alanlarda projeler geliştiriyor.
AK Parti MKYK Üyesi Ünal: "Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyaç var"
04 Mart 2026 Çarşamba - 20:44 AK Parti MKYK Üyesi Ünal: "Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyaç var" Eskişehir’e gelen AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mahir Ünal, "Bugün bölgemiz adeta bir ateş çemberine dönmüşken Recep Tayyip Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyacımız var" dedi. Ali Güven Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilen programa önceki dönem Kültür ve Turizm Bakanı ve AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ile çok sayıda teşkilat mensubu katıldı. İftar saatinin yaklaşmasıyla birlikte salonu dolduran partililer, dualar eşliğinde oruçlarını açtı. "2028 seçimlerinde Eskişehir’i AK Parti ile tanıştıracağız" Programda konuşma yapan AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Birlik beraberliğimizi zirveye çıkartacağız. İnşallah 2028 seçimleri ve devamında da 2029 seçimlerinde Eskişehir’i AK Partimizle tanıştırarak gerçek hizmet anlayışını ortaya koyan bir şehir olacağız. Allah tutmuş olduğumuz oruçları, yapmış olduğumuz ibadetleri kabul etsin" dedi. "Siyasetin tek limanı ahlaktır" AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, "Bizim geleneğimizde, bizim siyaset anlayışımızda siyaset statüyle yapılmaz. Siyaset şahsiyetle yapılır. Biz varlığımıza, kıymetimize, anlamımıza, kişiliğimize, karakterimize ve şahsiyetimize bağlı siyaset yaparız. Bunu en baştan ifade etmemin amacı; bizim vefayı anlamak için önce bu ilkeyi koymamız lazım. Çünkü vefa statüye değil, vefa kişiliğedir. Vefa şahsiyetedir. Eskilerin ifadesiyle içi dışı bir olmaklığı, dürüstlüğüdür. Bizim siyasetimiz tam da bu dürüstlük üzerine kuruludur. Bakın bizim il başkanlıklarımızda Cumhurbaşkanımızın bir cümlesi vardır; ’Siyasetin tek limanı vardır, o da ahlaktır’ cümlesi yazar" ifadelerini kullandı. "Seçimi kaybetme pahasına popülizm yapmadı" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 seçimleri öncesindeki Suriyeli sığınmacılar konusundaki tavrını ’ahlaki bir duruş’ olarak nitelendiren Ünal, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bütün herkes ’Suriyeliler gitsin’ derken, Cumhurbaşkanımıza 2023 seçimlerinden önce sordular: ’Suriyelileri gönderecek misiniz?’ dediler. Popülizm yapmadı; ahlaki, insani duruşunu, kalbinde ve zihninde olanı açıkça söyledi. Ne dedi? ’Onlar bizim kardeşlerimizdir. Biz onları ölüme gönderemeyiz’ dedi. Ne pahasına dedi? Seçimi kaybetme pahasına bunu söyledi." "Erdoğan’a her zamankinden daha çok ihtiyaç var" Jeopolitik gelişmelere de değinen Ünal, "Bugün bölgemiz adeta bir ateş çemberine dönmüşken her zamankinden daha çok AK Partili kadrolara ihtiyaç var. Her zamankinden daha çok vefalıya, her zamankinden daha çok bu dava adamlarına ihtiyaç var ve her zamankinden daha çok Recep Tayyip Erdoğan’a ihtiyacımız var kardeşlerim. Rabbim bizi Ramazan’a eriştirdiği gibi inşallah bayrama da kavuştursun" diye belirtti.
Kalp hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gerekenler
04 Mart 2026 Çarşamba - 18:02 Kalp hastalarının oruç tutarken dikkat etmesi gerekenler Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, Ramazan ayında kalp hastalarının oruç kararı almadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirterek, "Her kalp hastası için tek tip bir kural yok. Karar hastalığın tipi ve hastanın klinik durumuna göre verilmelidir" dedi. Ramazan ayının hem manevi hem de fiziksel disiplin gerektiren özel bir dönem olduğunu ifade eden Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, kalp-damar hastalıklarının geniş bir yelpazeye sahip olduğunu ve bu nedenle genel bir ’yasak’ ya da ’serbest’ yaklaşımının doğru olmadığını vurguladı. Uygun şartlarda ve hekim kontrolünde birçok kalp hastasının oruç tutabileceğini belirten Doç. Dr. Kaplangöray, özellikle tansiyonu ilaçla kontrol altında olan ve klinik olarak stabil seyreden hastaların dikkatli bir planlamayla bu süreci geçirebileceğini söyledi. Ancak bazı hasta gruplarında orucun risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kaplangöray, "İleri evre kalp yetersizliği olanlar, son 6 ay içinde kalp krizi geçirenler, yeni stent veya bypass operasyonu yapılanlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar ve ciddi ritim bozukluğu yaşayan hastalar doktorlarına danışmadan oruç tutmamalıdır" diyerek uyarıda bulundu. "İlaç düzeni mutlaka yeniden planlanmalı" Ramazan ayında en sık yapılan hatanın ilaç saatlerini rastgele değiştirmek olduğunu belirten Doç. Dr. Kaplangöray, bunun ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, "Oruç sürecinde ilaç saatleri mutlaka yeniden planlanmalıdır. Özellikle kan sulandırıcı kullanan hastalarda düzensiz kullanım pıhtı riskini artırabilir. Atriyal fibrilasyon, mekanik kapak ya da stent sonrası tedavi gören hastalar Ramazan öncesinde kardiyoloji kontrolünden geçmelidir" ifadelerini kullandı. Kalp hastaları için Ramazan önerileri Doç. Dr. Kaplangöray, oruç tutabilen kalp hastaları için şu önerileri paylaştı: "İftar, ara öğün ve sahur şeklinde üç öğün düzeni oluşturulmalı, lifli sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve protein ağırlıklı besinler tercih edilmeli. Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçınılmalı. Sahura mutlaka kalkılmalı ve iftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmeli." "Oruç kararı kişiye özeldir" Bireysel değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğini vurgulayan Kaplangöray, "Ramazan ölçü ve denge ayıdır. Bu denge korunursa hem manevi hem de bedensel kazanç sağlanabilir. Ancak kalp sağlığı riske atılmamalıdır" dedi.
"İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:48 "İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından 3 Mart Dünya İşitme Günü kapsamında "İşitme Kayıplı Çocukla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon yaptı. Seminere konuşmacı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz katıldı. Etkinliğe çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Öz: "İşaret diline dayalı ve sözel dile dayalı iki temel yaklaşım var" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmasında işitme kayıplı çocuklara yönelik yaklaşımları şu sözlerle anlattı: "İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Ülkemizde geçmişte işaret diline karşı ciddi bir önyargı vardı ancak son yıllarda bu önyargının büyük ölçüde kırıldığını söyleyebiliriz. Buna rağmen alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. İşitme kayıplı çocukların erken dönemde taranması ve tanılanmasıyla birlikte sözel yaklaşımlar günümüzde daha baskın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. İşitsel-sözel terapi aslında aile merkezli bir yaklaşımdır. Haftada iki saatlik bir eğitimle ana dil öğretmenden öğrenciye kazandırılamaz. Bu nedenle aileyi sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Ailelerin, çocuklarının dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken birincil kolaylaştırıcı olmalarına rehberlik ediyoruz. Günlük rutinler içinde bu becerileri destekleyecek ortamların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz." İşitsel-sözel terapi stratejileri ele alındı Seminerde işitsel-sözel terapi kapsamında kullanılan stratejiler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Hata analizi sürecinde "Ne duydun?" sorusunun kullanılmasının ve çocuğun kendi işitmesine güveninin desteklenmesinin önemine değinildi. Yeni bilgilerin çocuğun mevcut bilgileri üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle eylem ve kavramların öne çıkarılmasının dil gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Dil gelişiminde önce alıcı dilin (anlama), ardından ifade edici dilin geliştiğini belirten Öz, çocuğun çıkardığı sesleri taklit etme, genişletme yöntemiyle ifadeye yeni kelime ekleyerek modeli zenginleştirme ve hataları doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimi model olarak sunma gibi stratejilere dikkat çekti. Ayrıca yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, sözel yönlendirme yapma, işitsel tamamlama etkinlikleri uygulama, duraklama ve beklenti oluşturma yoluyla ortak dikkati destekleme, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalara da yer verildi.