Yerel Haberler
Eskişehir
"İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri
04 Mart 2026 Çarşamba - 15:48 "İşitme Kayıplı Çocuklarla Çalışma" semineri Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü tarafından 3 Mart Dünya İşitme Günü kapsamında "İşitme Kayıplı Çocukla Çalışmak: İşitme Kaybı ve Eğitsel Müdahaleler" başlıklı seminer düzenlendi. Eğitim Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını Özel Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Ergenekon yaptı. Seminere konuşmacı olarak Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz katıldı. Etkinliğe çok sayıda öğretim elemanı ve öğrenci katılım gösterdi. Dr. Öğr. Üyesi Öz: "İşaret diline dayalı ve sözel dile dayalı iki temel yaklaşım var" Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Hatice Öz konuşmasında işitme kayıplı çocuklara yönelik yaklaşımları şu sözlerle anlattı: "İşaret diline dayalı yaklaşımlar ve sözel dile dayalı yaklaşımlar olmak üzere iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Ülkemizde geçmişte işaret diline karşı ciddi bir önyargı vardı ancak son yıllarda bu önyargının büyük ölçüde kırıldığını söyleyebiliriz. Buna rağmen alanda yeterli sayıda uzman bulunmaması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. İşitme kayıplı çocukların erken dönemde taranması ve tanılanmasıyla birlikte sözel yaklaşımlar günümüzde daha baskın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. İşitsel-sözel terapi aslında aile merkezli bir yaklaşımdır. Haftada iki saatlik bir eğitimle ana dil öğretmenden öğrenciye kazandırılamaz. Bu nedenle aileyi sürece aktif olarak dahil ediyoruz. Ailelerin, çocuklarının dil, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirirken birincil kolaylaştırıcı olmalarına rehberlik ediyoruz. Günlük rutinler içinde bu becerileri destekleyecek ortamların oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz." İşitsel-sözel terapi stratejileri ele alındı Seminerde işitsel-sözel terapi kapsamında kullanılan stratejiler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Hata analizi sürecinde "Ne duydun?" sorusunun kullanılmasının ve çocuğun kendi işitmesine güveninin desteklenmesinin önemine değinildi. Yeni bilgilerin çocuğun mevcut bilgileri üzerine inşa edilmesi gerektiği vurgulanırken, özellikle eylem ve kavramların öne çıkarılmasının dil gelişimine katkı sağladığı ifade edildi. Dil gelişiminde önce alıcı dilin (anlama), ardından ifade edici dilin geliştiğini belirten Öz, çocuğun çıkardığı sesleri taklit etme, genişletme yöntemiyle ifadeye yeni kelime ekleyerek modeli zenginleştirme ve hataları doğrudan eleştirmek yerine doğru biçimi model olarak sunma gibi stratejilere dikkat çekti. Ayrıca yansımalı kelimelerle ses-nesne ilişkisi kurma, uygun mesafe ve gürültü kontrolü sağlama, sözel yönlendirme yapma, işitsel tamamlama etkinlikleri uygulama, duraklama ve beklenti oluşturma yoluyla ortak dikkati destekleme, gerektiğinde görsel stratejilerden yararlanma ve nesneye işaret ederek ortak dikkat başlatma gibi uygulamalara da yer verildi.
Eskişehir’e yeni kız çocuk yurdu yapılması için imzalar atıldı
04 Mart 2026 Çarşamba - 12:57 Eskişehir’e yeni kız çocuk yurdu yapılması için imzalar atıldı AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile bir araya gelerek, tamamen kendi imkanlarıyla inşa edip teslim edeceği kız çocuk yurdu için iş birliği protokolünü imzaladı. AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, doğup büyüdüğü topraklara olan vefasını ve toplumsal sorumluluk bilincini bir projeyle somutlaştırdı. Hatipoğlu, devletin şefkat eli altındaki, bakıma muhtaç kız çocuklarının daha huzurlu ve modern şartlarda yetişebilmesi adına Eskişehir’e 100 yatak kapasiteli ’Kız Çocuk Evleri Sitesi’ için adım attı. "En büyük yatırım, yarınlarımızın teminatı olan evlatlarımıza yapılandır" Protokol töreninde, projenin ardındaki temel motivasyonu ve duyduğu heyecanı paylaşan Hatipoğlu, "Milletimizin ve devletimizin bekası için yapılabilecek en kıymetli yatırımın, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımıza yapılan yatırım olduğuna her zaman tüm kalbimle inandım. Bu sarsılmaz inancım doğrultusunda; göz bebeğim memleketim Eskişehir’de, devletimizin şefkatli kanatları altındaki kız çocuklarımız için standartları en üst seviyede tutulmuş, sıcak bir yuva inşa etme kararı aldım. 100 yatak kapasiteli olarak planladığımız yurdumuzu her detayıyla tamamlayıp, tamamen hazır bir şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza devredeceğiz. Evlatlarımız için sadece bir bina değil, her anlamda çağın ötesinde, huzur dolu bir yaşam alanı hayal ediyoruz. Tek gayem ve en büyük ümidim; bu yuvada yetişen bakıma muhtaç kızlarımızın vatanına, milletine ve değerlerine bağlı, hayırlı birer birey olarak toplumda yerlerini almalarıdır. Canım Eskişehir’im; çocukların sevgiyle büyümesi, başarıyla okuması ve güvenle yaşaması için çok özel, çok güzel bir memlekettir. Bu anlamlı süreçteki tüm destekleri için Bakanımız Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendi’ye ve Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüze en içten şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Aynur Hatipoğlu Kız Çocuk Evleri Sitesi" Tören sonunda projenin manevi değerine dair bi soru üzerine duygusal bir açıklama yapan Hatipoğlu, bu yatırımın kendisi için sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, aynı zamanda bir vefa borcu olduğunu belirtti. Hatipoğlu, yurdun ismine dair soruya ise, "İnşallah bu yuvamız, hayatımın en değerli varlığı olan canım anneciğim Aynur Hatipoğlu’nun ismini taşıyacak. Onun adının bu şefkat çatısı altında yaşaması ve evlatlarımıza yuva olması benim için tarif edilemez bir onurdur" cevabını verdi.
Yıllardır yaptığı mesleğinin bilgisayar oyununu oynadı
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:54 Yıllardır yaptığı mesleğinin bilgisayar oyununu oynadı Eskişehir’de oto yıkamacı işletmecisi olan Fahri Toğrul, mesleğiyle ilgili simülasyon oyununu deneyimledi. Oyunun gerçek araba yıkamaktan daha zor olduğunu düşünen Toğrul, "Böyle oyunları oynamak isteyenlere ben ücretsiz araba yıkatabilirim" dedi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte oyun sektörü de önemli ilerlemeler kaydediyor. Büyük bütçelerin ayrıldığı yapımlar günümüzde milyonlara hitap ederken; tır şoförlüğünden araba yıkama, market kasiyerliğinden internet kafe işletmeciliğine kadar çeşitli meslekleri konu alan simülasyon oyunları gençler arasında ilgi görüyor. Eskişehir’de oto yıkamacı olan Fahri Toğrul da kendi mesleğiyle ilgili olan simülasyonu bilgisayardan deneyimledi. Oyunun gerçeğinden daha zor olduğunu düşünen Toğrul, bu mesleği merak eden insanlara ücretsiz araba yıkatabileceğini belirterek esprili bir yorumda bulundu. "Böyle oyunları oynamak isteyenlere ben ücretsiz araba yıkatabilirim" Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan oto yıkamacı Fahri Toğrul, "Teknoloji geliştikçe ilginç ilginç şeyler çıkmaya başladı. Son zamanlarda gördüğümüz kadarıyla bazı oyunlar varmış. Biz de bunu deneyimledik. Başarılı buldum ama insanların buna para verip almasını anlayamıyorum. İnsanlar illa böyle oyunları oynamak istiyorlarsa gelsinler, ben burada onlara ücretsiz araba yıkatabilirim. O deneyimi burada bizzat kendileri canlı canlı yaşayabilirler. Bu otomotiv sektöründe ne var, anlamıyorum. İnsanlar sürekli bu işe girişim sağlıyorlar. Açıkçası oyun bana zor geldi, gerçekte araba yıkamak daha kolay" şeklinde konuştu.
Kurye ile polis arasında komik ceza diyaloğu: "Kaçarsanız yakalarım"
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:48 Kurye ile polis arasında komik ceza diyaloğu: "Kaçarsanız yakalarım" Eskişehir’de motosikletli kurye ile polis memuru arasında geçen komik ceza diyaloğu kask kamerasına yansıdı. Polisin "Kaçarsanız yakalarım" dediği kurye, "O cezayı yiyeceğimize daha iyi motosiklet alırız. Benim motosikletimin sıfırı yaklaşık 400 bin TL, ikinci el piyasasında ise bir ’dur’ ihtarı kadar" cevabını verdi. Olay, Yenibağlar Mahallesi Kumlubel Sokak’ta meydana geldi. İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekiplerince bölgede trafik denetimi gerçekleştirildi. Bu esnada sokaktan geçen 20 yaşındaki motosikletli kurye Çetin Can ile bir polis memuru arasında komik bir diyalog yaşandı. Polis memuru, "Yeni cezadan haberiniz var değil mi? Bugün bir arkadaşınıza 430 bin TL ceza yazdım. Plakayı kapatıp kaçarsanız 430 bin TL cezası var. Kaçarsanız yakalarım" dedi. Motosikletli kurye Çetin Can ise polise, "O bizim arkadaşımız olabilir mi?" diye sordu. "Sırada o var" cevabını alan Can, "Ağabey o cezayı yiyeceğimize daha iyi motosiklet alırız" ifadelerini kullandı. Can, kask kamerasına yansıyan o anları sosyal medyada paylaştı. Kısa sürede gündem olan video milyonlarca izlenme aldı. "Benim motosikletimin ikinci eli bir ’dur’ ihtarı kadar" Konuyla ilgili açıklamada bulunan kurye Çetin Can, sosyal medyada gelen kötü yorumlara değindi. Paylaştığı video ile polisi hedef göstermeyi değil, yüksek ceza tutarlarına vurgu yapmak istediğini belirten Can, "O gün bir asayiş uygulamasına denk geldik. Konuşurken yeni cezalardan konu açıldı. Ben bunu video kaydına almıştım, hesabımda paylaştım ve çok izlendi. Videonun öznesi cezaların zammıydı. Videonun altına polise yönelik kötü yorumlar yazılmış, hakaret edilmiş ama ironik tarafı ben de bir polis çocuğuyum. Aslında konu cezaların tutarıydı, sonra polise geldi. Bu kötü oldu. Benim polise karşı bir art niyetim yok. Asıl bahsetmek istediğim cezalardı. Mesela benim motosikletimin sıfırı yaklaşık 400 bin TL, ikinci el piyasasında ise bir ’dur’ ihtarı kadar" dedi. Motosiklet sürücülerine de dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatan Can, her zaman gidilecek daha fazla yol olduğunu vurguladı.
Yaşlılar, engelliler ve devlet korumasında yetişen gençler iftarda bir araya geldi
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:45 Yaşlılar, engelliler ve devlet korumasında yetişen gençler iftarda bir araya geldi Eskişehir’e gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilileri, düzenlenen iftar programında yaşlılar, engelliler ve devlet korumasında yetişen gençlerle bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini aynı sofrada paylaştı. Programda, Ramazan ayının manevi iklimi ve dayanışma ruhu ön plana çıktı. Konuşma yapan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, Ramazan ayının birleştirici gücüne vurgu yaptı. Bayrak, "Ramazan; bolluk, bereket ve en önemlisi paylaşma ayıdır. Bugün burada büyüklerimizden gençlerimize kadar kocaman bir aile olarak toplanmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Temennimiz, herkesin bu mübarek ayı sağlık ve afiyetle tamamlayarak bayram coşkusunu aynı birliktelikle yaşamasıdır" dedi. "Sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Samiye Korkmaz ise, bu tür buluşmaların bakanlık ile vatandaş arasındaki gönül bağını güçlendirdiğini belirtti. Korkmaz, "Bugün bu güzel sofrada sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Sizlere, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş Hanımefendi’nin kalbi selamlarını ve muhabbetlerini getirdim" diyerek bakanlığın her zaman vatandaşın yanında olduğu mesajını verdi. Okunan duaların ardından davetlilerin samimi sohbetleriyle devam eden programa; Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Samiye Korkmaz, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü İdari Dava ve İcra Takip Daire Başkanı Halime Güler, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, İl Müdür Yardımcıları ile huzurevlerinde konaklayan yaşlılarımız, Eskişehir Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nde kalan engelliler, bakanlık hizmetlerinden yararlanan aileler, bakanlığa bağlı kuruluşlarda koruma ve bakım altında yetişip bugün kamu kurumlarında görev alan gençler katıldı.