Yerel Haberler
Eskişehir
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:27 ESOGÜ’den uluslararası bilimsel yayın çalışmaları yapan akademisyenlere teşekkür Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamındaki dergilerde uluslararası yayın çalışmaları yapan öğretim elemanları için tören düzenlendi. ’2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni’ ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Törende konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan ödül töreni, üniversitemizin araştırma üniversitesi olma vizyonunun, gerek insanlık gerekse ülkemiz adına bilime katkı sunma arzusunun ve ESOGÜ ailesi olarak bu konudaki kararlılığımızın bir göstergesidir. Nitekim bugün burada kutlayacağımız, yücelteceğimiz, alkışlayacağımız ve nihayetinde ödüllendireceğimiz şey bilime ve araştırmaya duyulan tutku, üretkenlik ve özveridir. Üniversitemizde Ar-Ge ve eğitim misyonunu üstlenmiş her bir mesai arkadaşımızın bu değerlere olan bağlılığını güçlendirmek, bilimsel merakını, heyecanını ve üretim azmini canlı tutmak zorundayız" dedi. "Bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız" Rektör Çolak, sözlerinin devamında, "Değerli meslektaşlarım, ne mutlu sizlere ki bilime olan tutkusunu ve heyecanını hiç yitirmeyenlerden oldunuz. Bilimsel bilginin ve üretimin gücüne inanarak laboratuvarlarda, masa başlarında, kitapların arasında, arşivlerde, arazilerde, gerçek bilgi her neredeyse tam da orada olup, bilimsel yayın ve projelerlerle literatürde iz bıraktınız. Bizler de sizlerin motivasyonuna katkı sağlamak ve bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız. Bilgi ve inovasyon çağında üniversitelerin bilişsel devrimin lokomotifi olması beklenmektedir. Tüm güç dengelerinin bilgi merkezli şekillendiği bu yapıda, üniversitelerin etkinliği ve niteliği milli kalkınmanın başlıca belirleyicisi haline dönüşmüştür. Bu yüzdendir ki tüm akademik gayretleriniz yalnızca sizlere veya üniversitemizin kalkınmasına katkı sunmakla kalmayacak, ülkemizin muasır medeniyet yolundaki ilerleyişinin birer adımı olacaktır. ESOGÜ’nün milli teknoloji hamlesinde üzerine düşen vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye çalışmakta, uluslararası düzeyde tanınır bir Ar-Ge, inovasyon ve kültür merkezi olmayı hedeflemektedir. Bunu adım adım ilerleyerek hep birlikte başaracağımıza inancımız tamdır. Bunun için Ar-Ge çalışmalarının somut akademik çıktıları olan makale, kitap, bildiri, proje, patent/faydalı model çalışmalarını hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirmek, ileriye taşımak hepimizin vazifesidir" ifadelerini kullandı. "Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum" Akademisyenlere imza attıkları başarılarından dolayı teşekkür eden Çolak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Değerli mesai arkadaşlarım, yaptığınız her çalışmanın üniversitemizi temsil ettiğini, başarılarınızla ESOGÜ’yü ulusal ve uluslararası mecralarda bir adım yukarı taşıdığınızı biliyor, tüm gayretlerinizi yakinen, takdirle izliyor ve destekliyoruz. Bildiğiniz gibi, dün ESOGÜ Ödül Yönergesi çerçevesinde, akademik personelimize Akademik Performans Ödülü, Genç Bilim İnsanı Ödülü, Bilimsel Araştırma Projesi Ödülleri, Eğitim Ödülleri ve Tez Ödülleri takdim edilmiştir. Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum. Ödül Yönergemiz çerçevesinde, ödül alan akademik personelimize ilave olarak, uluslararası sıralamalarda üniversitemizi yukarılara taşıyan Q kategorisinde yayın yapan siz değerli bilim insanlarının da takdir edilmesi için ayrı bir tören düzenlemeyi uygun gördük. Bu bağlamda Q kategorisinde yer alan yayınlara ilişkin bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında Q1 kategorisinde 255, Q2 kategorisinde 228, Q3 kategorisinde ise 127 yayın yapılmıştır. Bu yayınları yapan hocalarımızın 53 tanesi Profesör, 40 tanesi Doçent, 10 tanesi Doktor Öğretim Üyesi ve 1 tanesi de Öğretim Görevlisi Doktordur. Ayrıca birim bazlı değerlendirdiğimizde bu hocalarımızın 52 tanesi Tıp Fakültemiz, 15 tanesi Fen Fakültemiz 12 tanesi Mühendislik-Mimarlık Fakültemiz olmak üzere diğer birimlerimizin de katkılarıyla devam edip gitmektedir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bu salonda bulunup ödül alacak olan akademisyenlerimiz Q1-Q2-Q3 kategorilerinde en az 3 yayını olan hocalarımızdan oluşmaktadır. Q kategorisinde yayın yapıp burada bulunmayan diğer hocalarımıza da tebrik belgeleri dijital ortamda gönderilecektir. Onlara da huzurlarınızda üniversitemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu düşüncelerle sizleri imza attığınız başarılardan dolayı ESOGÜ adına bir kez daha içtenlikle tebrik ediyor, asla rehavete kapılmadan, bilimin en önemli güdülerinden olan merakınızı hiç kaybetmeden azimle çalışmalarınıza devam etmenizi temenni ediyor, saygılarımı sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından ESOGÜ 2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamında uluslararası yayın çalışmaları yapan ESOGÜ öğretim elemanlarına teşekkür belgelerinin verilmesiyle devam etti. Törene; ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman, Prof. Dr. Hakan Demiral ve diğer üniversite yöneticileri ile akademisyenler katıldı.
Büyükşehir kadınlara güç veriyor
27 Mayıs 2025 Salı - 13:40 Büyükşehir kadınlara güç veriyor Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi, son bir yılda 10 binden fazla kadına destek sundu. Merkez, kadınlara psikolojik ve hukuki danışmanlıktan hijyenik ped desteğine kadar birçok alanda hizmet veriyor. Kadınların hayatına dokunan, onlara güç ve umut aşılayan Büyükşehir Belediyesi Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi, 2008 yılından bu yana şiddetle mücadele eden kadınların yanında yer alıyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğüne bağlı hizmet veren merkez sadece şehir merkezinde değil, kırsalda da kadınlara ulaşarak dayanışma ağını büyütüyor. Merkezde son bir yılda 10 binden fazla kadına ulaşıldı. Kadınlara yönelik psikolojik danışmanlık, hukuki destek, genel danışmanlık gibi birçok alanda hizmet sunulurken, beslenme ve diyet danışmanlığı da sağlanıyor. Ayrıca aylık hijyenik ped desteği, kadınlar ve genç kızlar için büyük bir katkı sunarken, bu destek özellikle öğrenciler arasında memnuniyetle karşılanıyor. Merkezde Eşitlik Birimi, Aile Danışma Birimi ile de çocuk, ergen, çift ve aile danışmanlığı hizmetleri veriliyor. Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi’nde sunulan eğitim programları ve atölyeler, kadınların hem bilgi edinmesini hem de sosyalleşmesini sağlıyor. Kadınlar, "Bu merkez sayesinde yalnız olmadığımızı hissediyoruz. Bizi yalnız bırakmayan ve her konuda destek olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ederiz." diyerek verilen hizmetlerin önemine dikkat çekiyor.
AK Parti Eskişehir’den 27 Mayıs mesajı
27 Mayıs 2025 Salı - 13:18 AK Parti Eskişehir’den 27 Mayıs mesajı AK Parti Eskişehir İl İnsan Hakları Başkanı Işın Mediha Haskol Şahin, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs sadece tek bir darbe tarihi değildir. Maalesef ülkemizde darbeci zihniyetin doğuşunu ve vesayet mekanizmalarının kurgulanmasını temsil eder" dedi. Başkan Şahin, Vilayet Meydanı’nda açıklamalarda bulundu. Tüm vatandaşları ’27 Mayıs: Cuntacılık ve Vesayetin Doğuşu’ adlı sergiye davet ederek Başkan Şahin, "Bugün, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümünde vesayetçi ve darbeci zihniyeti kınamak için bir aradayız. Bu vesileyle öncelikle demokrasi şehitlerimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’a Allah’tan rahmet diliyoruz. 27 Mayıs sadece tek bir darbe tarihi değildir. Maalesef ülkemizde darbeci zihniyetin doğuşunu ve vesayet mekanizmalarının kurgulanmasını temsil eder. O günden sonra birçok darbeci ve cuntacı cesaretini 27 Mayısçılardan almış ve 27 Mayısçıların kurguladığı düzenin içinde sivil ve demokratik siyaseti kontrol altında tutmak istemiştir. Milletin iradesi yerine vesayet zihniyeti geçirilmiştir. Bu bakımdan 27 Mayıs siyasi tarihimizde sürekli tekrar edecek olan bir zihniyetin tohumlarını saçmıştır. Darbeye giden yolun taşlarının döşenmesinden, darbenin yapılışına; hukuksuz Yassıada yargılamalarından millî iradeye kasteden idam kararlarına kadar her yönüyle demokratik siyasetimiz üzerinde büyük yaralar bırakmıştır" şeklinde konuştu. "Milletin seçilmiş iradesine karşı her türlü kumpas kurulmuş ve darbecilerin yolu açılmıştır" 14 Mayıs 1950’de milletin teveccühüyle iktidara gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşlarının büyük bir kalkınma hamlesi başlatarak milletin gönlünde taht kurduğunu belirten Başkan Şahin, "Evvela ezan aslına döndürülmüş ve söz artık milletin olmuştu. Büyük hizmetlerle de adeta ihya olan millet, tek parti yıllarının ne denli bir zulüm dönemi olduğunu daha çok idrak etmişti. İşte tüm bu gelişmeleri hazmedemeyenler ilk günden itibaren Demokrat Parti’yi devirmenin peşinde olmuştu. Özellikle 1957’den sonra darbe tehditleri aleni bir hal almış ve darbe planları ayyuka çıkmıştır. Üniversite öğrencileri sokaklara dökülmüş, yalan haberlerle ve kışkırtma siyasetiyle darbe kazanı kaynatılmıştır. Darbeye giden yollar adım adım döşenmiş, milletin seçilmiş iradesine karşı her türlü kumpas kurulmuş ve darbecilerin yolu açılmıştır" ifadelerini kullandı. "Milletin iradesini devirmekle kalmadılar" Darbenin kışkırtıcılarının cuntacıları sevinçle karşıladığını dile getiren Başkan Şahin, sözlerine şöyle devam etti: "Dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü darbenin başına geçen ve hemen ertesi sabah kendisini arayıp, ’emrinizdeyiz paşam’ diyen Cemal Gürsel’e, ’büyük iş başardınız, asıl ben sizin emrinizdeyim’ diyerek CHP’nin darbecilikle tarihi ilişkisini açıkça dile getirmiştir. O tarihten bugüne CHP her türlü darbenin ya önünde ya arkasında ya da yanında durmuştur. Darbeciler milletin iradesini devirmekle kalmadılar. Adına mahkeme denilen Yassıada tiyatrolarını da kurarak Demokrat Partilileri haksız suçlamalarla aşağılayarak idama mahkûm ettiler. Yetmedi, bir daha millet iradesi bu ülkede muktedir olamasın diye devasa bir vesayet mekanizması inşa ettiler. Bu vesayet mekanizması her on yılda bir demokrasimize vurulan darbelerin kolaylaştırıcısı ve devletin milletten uzaklaştırılmasının kaynağı haline geldi. On yıllar boyunca milletin seçtiği hükümetler darbe ve idam tehditleri altında görev yapmak zorunda kaldı. Milletin iradesi yok sayıldı." "Bazı adreslerde vesayetçi zihniyet hâlâ yaşıyor" Türkiye’nin vesayet düzeninin oluşturduğu darbelerle sürekli geriletildiğini söyleyen AK Parti Eskişehir İl İnsan Hakları Başkanı Işın Mediha Haskol Şahin, "Milletin onayıyla iş başına gelen her iktidar, karşısında bu anti-demokratik düzeni bulmuştur. Ancak bu necip millet içinden demokrasi kahramanları çıkarmaya devam etmiştir. AK Parti hükümetleri olarak göreve geldiğimiz ilk günden bu yana bu vesayetçilerle ve cunta heveslileriyle defalarca yüzleştik ve sonuna kadar mücadele verdik. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti döneminde bu vesayet mekanizmalarını milletimizin desteğiyle teker teker çökerttik. Devlet millet kucaklaşmasını inşa ederek milletin iradesini yeniden tesis ettik. Ancak unutmamak gerekir ki, vesayet çökmüş olsa da bazı adreslerde vesayetçi zihniyet hâlâ yaşıyor Vesayetçi ve cuntacı zihniyet; yine öğrencileri sokaklara dökenlerde, boykot çağrısı yapanlarda, sokakları yakıp yıkanlarda, tencere tava çalanlarda, kutsallara zarar verenlerde, ’ordu göreve’ pankartı açanlarda, Cumhuriyet mitingleri düzenleyenlerde, darbe teşebbüsünü tankların önünden sıvışıp kahve içerek seyredenlerde tekrar tekrar tecessüm ederek hâlâ diri olduğunu bizlere her fırsatta gösteriyor" diye aktardı. "Her türlü vesayet zihniyetine karşı dik duruşumuz sürecektir" Başkan Şahin, açıklamasında son olarak, "Ancak biz de buradayız. Demokrasi için hukuk için her türlü vesayet zihniyetine karşı dik duruşumuz sürecektir. Bu ülkenin vesayetçi ve cuntacı zihniyete feda edecek bir dakikası bile yoktur. Bizler "Durmak yok, yola devam" şiarıyla çalışmaya devam edeceğiz. 27 Mayıs darbesini ve onun getirdiği karanlığı bir kez daha kınarken, AK Parti olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde adalet, kalkınma ve demokrasi mücadelemizden bir an bile olsun geri durmayacağız" ifadelerine yer verdi.
Odunpazarı Belediyesi’nden gençlere yaz boyu sanat dolu atölyeler
27 Mayıs 2025 Salı - 13:15 Odunpazarı Belediyesi’nden gençlere yaz boyu sanat dolu atölyeler Odunpazarı Belediyesi Tiyatrosu, bu yaz 18-35 yaş arası gençler için tiyatronun farklı alanlarını kapsayan kapsamlı bir atölye programı sunuyor. Yaz dönemi boyunca gerçekleşecek bu atölyeler, sanata gönül veren gençleri hem sahneyle buluşturacak hem de yenilikçi potansiyellerini geliştirmelerine katkı sağlayacak. Katılımcılar; fiziksel tiyatro, temel oyunculuk, doğaçlama, kamera önü oyunculuk gibi sahne temelli çalışmaların yanı sıra, oyun ve senaryo yazarlığı teknikleri, Karagöz-Hacivat geleneği, maske tasarımı, ışık tasarımı, audition, dekor ve kostüm tasarımı gibi tiyatronun teknik yönlerini de deneyimleme fırsatı bulacak. Ayrıca yenilikçi drama yöntemiyle skeç uygulamaları ve diksiyon atölyesi de programda yer alıyor. Atölyelere katılmak isteyenler, 10 Haziran Salı gününe kadar kayıt yaptırabilecek. Başvuru için sadece isim-soyisim, yaş, katılmak istenen atölye ve telefon numarasını içeren bir mesaj yeterli. Bu bilgilerle başvurular, Odunpazarı Belediye Tiyatrosu’nun e-posta adresinden ya da sosyal medya hesapları yoluyla yapılabiliyor. Tiyatroya ilgi duyan gençler için büyük bir fırsat sunan bu atölyelerle Odunpazarı Belediyesi, sanatı herkes için ulaşılabilir kılmayı sürdürüyor. Yaz aylarını verimli geçirmek ve sahne sanatlarında kendini geliştirmek isteyen herkes bu heyecan verici programa katılabilir.
Örgü sanatıyla yapılan solmayan çiçekler
27 Mayıs 2025 Salı - 11:24 Örgü sanatıyla yapılan solmayan çiçekler Eskişehir’de örgü ve çiçek tutkusunu bir araya getirerek örgüden buketler yapan Yeliz Elmas, solmaması sebebi ile bu ürünlerin daha çok ilgi gördüğünü belirtti. Yeliz Elmas’ın el emeğiyle hazırladığı rengârenk örgü çiçekler müşterilerinin beğenisini topluyor. Doğum günleri, Anneler Günü gibi özel günlerde sevdiklerine farklı ve kalıcı bir hediye vermek isteyenlerin ilk tercihi haline gelen örgü çiçekler, görenlerin dikkatini çekiyor. Yaklaşık bir yıldır örgü işiyle uğraşan Yeliz Elmas, çiçeklere olan tutkusunu örgü sanatıyla birleştirerek ortaya farklı renklerde ve türlerde çiçekler çıkarıyor. "Aşkımız gibi solmaz" sloganıyla yola çıkan genç girişimci, solmayan çiçekleriyle insanlara zamansız bir hediye alternatifi sunuyor. "Bu çiçekler solmadığı için rağbet görüyor" Müşterilerinden aldığı olumlu geri dönüşlerin kendisini çok mutlu ettiğini belirten Elmas, "Genellikle genç kesim örgü buket almayı tercih ediyor. Buketler Doğum günü hediyesi, Sevgililer Günü hediyesi, Anneler Günü hediyesi olarak alınıyor. Çiçek ustalığına birkaç yıl önce başlamıştım. Uzun yıllardır da örgü örüyorum. Çiçekçilik ile örgü tutkumu birleştirdiğimde ortaya bu buketler çıktı. Bu çiçekler solmadığı için rağbet görüyor. ‘Aşkımız gibi solmaz’ sloganımızla insanlar solmayan çiçeklere yöneliyor diyebilirim. Olumlu geri dönüşler alıyorum ve bu beni çok mutlu ediyor" dedi. "Çiçeğin ömür boyu saklanabilmesi onu daha değerli kılıyor" Canlı çiçek buketleri ile örgü buketlerin fiyatının neredeyse aynı olduğunu belirten Yeliz Elmas, "Bir çiçeği yapmam ortalama 1 saat sürüyor. Ufak papatyaları örmek daha az vaktimi alırken karanfil örmek daha çok vaktimi alabiliyor. Çiçeklerin boyutuna göre fiyatlar 100 ila 200 lira arasında değişiklik gösteriyor. Buketler ise 600 lira ila bin lira arasında değişiyor. Canlı çiçek buketleri ile solmayan uzun ömürlü örgü buketler hemen hemen aynı fiyatta oluyor. Emek ile işlenen aynı güzellikte örgüden renk renk çiçekler ortaya çıkıyor. Çiçeğin ömür boyu saklanabilmesi onu daha değerli kılıyor" diye konuştu.
Eskişehir’de Kurban Bayramı öncesi bıçakçılarda hazırlık başladı
27 Mayıs 2025 Salı - 11:20 Eskişehir’de Kurban Bayramı öncesi bıçakçılarda hazırlık başladı Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte, bıçakçılarda hareketlilik başladı. Kurban kesiminden kalan bıçaklarını biletmek isteyen vatandaşlar ya da yenilerini almak isteyenler bıçakçıların yolunu tuttu. Dört kuşaktır bıçakçılık mesleğini sürdüren ve 25 senedir bıçakçılık yapan Şenol Başak, bıçakların kullanım alanlarından bahsederek, fiyat hakkında da bilgi verdi. Bıçak ustası Başak, geçen yıllara göre satışların daha düşük olduğunu belirterek, "Geçen senelere göre satışta en düşük yılımızı yaşıyoruz. Mali ortamdan dolayı kaynaklandığını düşünüyoruz. Muhtemelen bu sene böyle de devam edecek." dedi. Şenol Başak, bıçağın nereden alındığının önemine vurgu yaparak, "Bıçak tercih ederken, seyyar satıcılardan ne olduğunu bilmediğiniz malzemeler almamaya özen göstermeliler. Bizim dükkânlar gibi bu tarz bıçakçıların olduğu yerlerden uygun bıçak bulabilirler. Satıcılara, temsilcilere, işi bilen birilerine danışmaları gerekiyor." diye anlattı. Orta seviye bıçakların kullanımı rahat ve körelmesi daha geç olduğunu belirten bıçak ustası Başak, "Müşterinin talebine göre bıçak değişiyor. Kullanım ihtiyacına göre her bıçağın farklı bir kullanım amacı var. Örneğin, günlük kullanım için farklı, kurbanlık için farklı talepler olabiliyor. Bunların hepsinin kendi bandında farklı kalitede bulunuyor, en düşük seviyesinden en yüksek seviyesine kadar. Özellikle en düşük seviye değil de orta seviye bıçaklar evde kullanım için daha rahat olur ve körelmesi de daha geç olur" dedi. Her kurban gerçekleşen bıçak kazalarının önlenmesi gerektiği hakkında da konuşan Başak; "Muhtemel bıçak kazalarını önlemek için de bıçak tercihi önemli. Evde kullanılacak bıçakla kurban kesilmez. Kör bıçak, keskin bıçaktan daha tehlikelidir. Genelde o tarz kazalar bıçak kesmediğinden kaynaklanır" diye anlattı. Fiyat artışı hakkında bilgi veren bıçak ustası Şenol Başak eski bıçakların bilenebileceğini söyledi ve fiyat hakkında şu bilgileri verdi: "Eğer bıçağınızdan memnunsanız yeni bıçak almanın bir mantığı yok. Evde kendiniz bilediğiniz bıçak, bizim burada yaptığımız işlemin yerini tutmaz, sadece bir süreliğine idare edebilir. Bıçak fiyatları, 75 liradan başlıyor bin 500 liraya kadar bıçak var. Geçen seneyi baz alırsak, 400 lira olan bir bıçak enflasyondan dolayı şuanda bin 100 lirayı bulmuş durumda."
"Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor
27 Mayıs 2025 Salı - 10:25 "Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor Eskişehir’deki Şarhöyük-Dorylaion’da arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor. Kazı Başkanı Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, bölgede hayata geçirilmesi planlanan arkeoparkrı Eskişehir için tarihi ve turistik açıdan büyük önem taşıdığını belirtti. Eskişehir il merkezinin 3 kilometre kuzeydoğusunda yer alan ve Anadolu’nun önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük-Dorylaion’daki kazı çalışmaları 2021 yılından beri devam ediyor. Anadolu tarihinin önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük-Dorylaion, Anadolu medeniyetleri tarihi fbrmrıyfı büyük önem taşıyor. Kazı Başkanı Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Şarhöyük kazı alanında Anadolu arkeolojisi için oldukça ilginç veriler tespit edildiğini dile getirdi. Keşiflerin hem Eskişehir hem de Anadolu tarihi ve dünya mirası açısından önemli bilgiler barındırdığını aktaran Baştürk, Şarhöyük’ün pek çok dönem ve medeniyete ev sahipliği yapmış olduğunu ifade etti. "Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok" Şarhöyük’teki arkeolojik kazılarda şimdiye kadar 9 farklı tabakaya ulaştıklarını aktaran Prof. Dr. Baştürk, "Şarhöyük aslında antik Dorylaion kentiyle özdeşleştirilen bir yer. Sonrasında Türklerin Anadolu’yu ele geçirme süreçlerinde önemli bir yer haline geliyor ama bundan çok daha öncesi var tabii ki. Şarhöyük aynı zamanda Hititlilerin de batıya açılan kapısı. Şu anki verilerimize göre M.Ö. 4000’lerden Kurtuluş Savaşı sürecine kadar 9 farklı tabakayı tespit edebildik. Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok diyebilirim" şeklinde konuştu. Farklı dönemlere ait tabakalar ve Roma dönemine ait bir kale bulunuyor Şarhöyük için "Eskişehir’in özeti" diyen Prof. Dr. Baştürk, şunları söyledi: "Bölgede Kalkolitik’ten başlayarak üzerinde Erken Tunç, Orta Tunç, Asur Ticaret Kolonisi ve onun üzerinde de Hitit İmparatorluk dönemi tabakalarını tespit ettik. Bunun üzerinde de çok güçlü bir Frig tabakası, Pers dönem tabakası ve Helenistik döneme ait tabakalar mevcut. Ayrıca Roma dönemine ait bir tabakamız var ve höyüğün üstünde de Bizans kalesi bulunuyor. Bu da muhtemelen Arap akınlarıyla birlikte inşa edilmiş ve Türklerin gelmesiyle birlikte Kılıçarslan’la beraber terk edilmiş olması gereken bir Bizans kalesi. Bizim son yaptığımız çalışmalar aslında üç farklı alanda yürütülüyor. Bunlardan bir tanesi Hitit, diğeri de Bizans, Roma ve Helenistik tabakalar olarak devam ediyor. Önümüzdeki yıllardaki hedefimiz, önce Şarhöyük’teki Frig tabakalarını açığa çıkartmak ve sonrasında da Hitit İmparatorluk döneminin nasıl sonlandığını tespit edebilmek." "Arkeopark projesiyle birlikte Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz" Şarhöyük-Dorylaion’un turizme kazandırılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, ayrıca Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün tarihi geçmişini anlatmak istediklerine değindi. Şarhöyük için planladıkları "frkeopark" projesinin öneminden bahseden Baştürk, "Turizme kazandırmak içinse bir frkeopark projemiz var. Aslında buralar turizme çok zor kazandırılan alanlardırç Bünkü höyükler genelde taş temel üzeri kerpiç yapılardan oluşur. Yani bir antik kente gittiğinizde olduğu gibi sütunlu caddeler ya da tiyatrolar göremezsiniz. Fakat bizim hedefimiz yukarıda tespit ettiğimiz mimarinin benzerlerini aşağıya, düzlüğe yapıp insanların burada bulduklarımızı gb boyutlu olarak canlandırmalarını ve içinde gezmelerini sağlamak. Yani ‘Bir Frig evi, bir Hitit evi nasıldı? Helenistik dönemde, Pers döneminde bir ev nasıl görünüyordu?’ gibi soruların cevaplarını burada oluşturabilmek istiyoruz. Hem bölgeye gelen turistlere hem de öğrencilerimize Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz. Bunlarla ilgili projelerimizi gerekli yerlere sunduk; inşallah önümüzdeki yıllarda da bunu tamamlamayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.