Yerel Haberler
Eskişehir
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:27 ESOGÜ’den uluslararası bilimsel yayın çalışmaları yapan akademisyenlere teşekkür Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörlüğü, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamındaki dergilerde uluslararası yayın çalışmaları yapan öğretim elemanları için tören düzenlendi. ’2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni’ ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Törende konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "Bugün bir araya gelmemize vesile olan ödül töreni, üniversitemizin araştırma üniversitesi olma vizyonunun, gerek insanlık gerekse ülkemiz adına bilime katkı sunma arzusunun ve ESOGÜ ailesi olarak bu konudaki kararlılığımızın bir göstergesidir. Nitekim bugün burada kutlayacağımız, yücelteceğimiz, alkışlayacağımız ve nihayetinde ödüllendireceğimiz şey bilime ve araştırmaya duyulan tutku, üretkenlik ve özveridir. Üniversitemizde Ar-Ge ve eğitim misyonunu üstlenmiş her bir mesai arkadaşımızın bu değerlere olan bağlılığını güçlendirmek, bilimsel merakını, heyecanını ve üretim azmini canlı tutmak zorundayız" dedi. "Bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız" Rektör Çolak, sözlerinin devamında, "Değerli meslektaşlarım, ne mutlu sizlere ki bilime olan tutkusunu ve heyecanını hiç yitirmeyenlerden oldunuz. Bilimsel bilginin ve üretimin gücüne inanarak laboratuvarlarda, masa başlarında, kitapların arasında, arşivlerde, arazilerde, gerçek bilgi her neredeyse tam da orada olup, bilimsel yayın ve projelerlerle literatürde iz bıraktınız. Bizler de sizlerin motivasyonuna katkı sağlamak ve bilim insanlarımızı daha fazla bilimsel çalışmaya teşvik edebilmek arzusundayız. Bilgi ve inovasyon çağında üniversitelerin bilişsel devrimin lokomotifi olması beklenmektedir. Tüm güç dengelerinin bilgi merkezli şekillendiği bu yapıda, üniversitelerin etkinliği ve niteliği milli kalkınmanın başlıca belirleyicisi haline dönüşmüştür. Bu yüzdendir ki tüm akademik gayretleriniz yalnızca sizlere veya üniversitemizin kalkınmasına katkı sunmakla kalmayacak, ülkemizin muasır medeniyet yolundaki ilerleyişinin birer adımı olacaktır. ESOGÜ’nün milli teknoloji hamlesinde üzerine düşen vazifeyi layıkıyla yerine getirmeye çalışmakta, uluslararası düzeyde tanınır bir Ar-Ge, inovasyon ve kültür merkezi olmayı hedeflemektedir. Bunu adım adım ilerleyerek hep birlikte başaracağımıza inancımız tamdır. Bunun için Ar-Ge çalışmalarının somut akademik çıktıları olan makale, kitap, bildiri, proje, patent/faydalı model çalışmalarını hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirmek, ileriye taşımak hepimizin vazifesidir" ifadelerini kullandı. "Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum" Akademisyenlere imza attıkları başarılarından dolayı teşekkür eden Çolak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Değerli mesai arkadaşlarım, yaptığınız her çalışmanın üniversitemizi temsil ettiğini, başarılarınızla ESOGÜ’yü ulusal ve uluslararası mecralarda bir adım yukarı taşıdığınızı biliyor, tüm gayretlerinizi yakinen, takdirle izliyor ve destekliyoruz. Bildiğiniz gibi, dün ESOGÜ Ödül Yönergesi çerçevesinde, akademik personelimize Akademik Performans Ödülü, Genç Bilim İnsanı Ödülü, Bilimsel Araştırma Projesi Ödülleri, Eğitim Ödülleri ve Tez Ödülleri takdim edilmiştir. Ödül alan tüm hocalarımızı bir kez daha kutluyorum. Ödül Yönergemiz çerçevesinde, ödül alan akademik personelimize ilave olarak, uluslararası sıralamalarda üniversitemizi yukarılara taşıyan Q kategorisinde yayın yapan siz değerli bilim insanlarının da takdir edilmesi için ayrı bir tören düzenlemeyi uygun gördük. Bu bağlamda Q kategorisinde yer alan yayınlara ilişkin bazı verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. 2025 yılında Q1 kategorisinde 255, Q2 kategorisinde 228, Q3 kategorisinde ise 127 yayın yapılmıştır. Bu yayınları yapan hocalarımızın 53 tanesi Profesör, 40 tanesi Doçent, 10 tanesi Doktor Öğretim Üyesi ve 1 tanesi de Öğretim Görevlisi Doktordur. Ayrıca birim bazlı değerlendirdiğimizde bu hocalarımızın 52 tanesi Tıp Fakültemiz, 15 tanesi Fen Fakültemiz 12 tanesi Mühendislik-Mimarlık Fakültemiz olmak üzere diğer birimlerimizin de katkılarıyla devam edip gitmektedir. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, bu salonda bulunup ödül alacak olan akademisyenlerimiz Q1-Q2-Q3 kategorilerinde en az 3 yayını olan hocalarımızdan oluşmaktadır. Q kategorisinde yayın yapıp burada bulunmayan diğer hocalarımıza da tebrik belgeleri dijital ortamda gönderilecektir. Onlara da huzurlarınızda üniversitemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum. Bu düşüncelerle sizleri imza attığınız başarılardan dolayı ESOGÜ adına bir kez daha içtenlikle tebrik ediyor, asla rehavete kapılmadan, bilimin en önemli güdülerinden olan merakınızı hiç kaybetmeden azimle çalışmalarınıza devam etmenizi temenni ediyor, saygılarımı sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından ESOGÜ 2025 Yılı Uluslararası Bilimsel Yayın Töreni, 2025 yılı içinde Web of Science Q1, Q2, Q3 kapsamında uluslararası yayın çalışmaları yapan ESOGÜ öğretim elemanlarına teşekkür belgelerinin verilmesiyle devam etti. Törene; ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman, Prof. Dr. Hakan Demiral ve diğer üniversite yöneticileri ile akademisyenler katıldı.
Bu canlı akvaryum turizme kazandırılmayı bekliyor
27 Mayıs 2025 Salı - 10:11 Bu canlı akvaryum turizme kazandırılmayı bekliyor ESKİŞEHİR (İHA) – Eskişehir’in Günyüzü ilçesinde bulunan tarihi Bizans döneminden kalma içi su dolu tarihi hamam kalıntıları bölgesinin korunması, ışıklandırılıp bir mesire ve piknik alanı haline getirilerek, içindeki farklı balık çeşitliliği ile turizme kazandırılması bekleniyor. Ayvalı mahallesinde bulunan ve kent merkezine 150 kilometre uzaklıkta olan sit alanı bölge, içerisinde rengârenk balıkların bulunduğu, doğa harikası bir doğal akvaryuma benziyor. Zaman zaman pet shoplarda satılmak için kaçak balık avcılığı yapılan bölgenin korunup turizme kazandırılması isteniyor. Mahalle Muhtarı İbrahim Fidan, ilgililerden bu tarihi ve doğal güzelliğe sahip çıkmalarını istediklerini anlattı. Alanın temizlenerek çevre düzenlemesinin yapılmasını, ışıklandırılıp bir mesire ve piknik alanı haline getirilerek hizmetine açılmasını talep eden Fidan, "Hala kemerleri yerinde olan hamam kalıntılarının her iki taraftan sıcak ve soğuk su kaynakları var. İçerisinde renkli süs balıkları, sazan ve cinslerini bilmediğimiz binlerce balık var. Daha öncesinden doktor balıklar da vardı, ancak sazanlar sebebi ile çoğu yok oldu. Baş tarafları yunus balığına benzeyen balıklar büyük ilgi görüyor. Bazı kişiler bu balıkları yakalayıp pet shoplarda tanesini bin liraya satıyor diye duyduk. Eskişehir ve Ankara Polatlı’dan gelip kaçak avlananlar var. Bunları görünce jandarmaya haber verip yakalanmalarını sağlıyoruz, ancak tamamen önüne geçmemiz mümkün değil. Burası sanki canlı akvaryum Muhtar Fidan, kalıntılar arasında suyun adeta canlı akvaryum olduğunu anlatarak şunları söyledi; "Soğuk ve sıcak su karışımı sebebi ile göl tam bir akvaryum gibi. Su 32 derece sıcaklıkta. Biz çocukluğumuzda bu suda yıkanırdık, halen çocuklar da zevkle yıkanıyor. Daha önceleri kepçelerle bu bölgede kaçak kazılarda yapıldığını biliyoruz. Çevrede toprak altında kalan bazı yapılan var, onların ortaya çıkartılması lazım. Buranın yabancı misafirleri de oluyor, gelip gezenler çok beğeniyor."
"Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor
27 Mayıs 2025 Salı - 10:09 "Eskişehir’in tarihi özeti" Şarhöyük’te arkeolojik çalışmalar devam ediyor Eskişehir’in ev sahipliği yaptığı Şarhöyük-Dorylaion’da arkeolojik kazı çalışmalarında Kazı Başkanı olarak görev yapan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk; hayata geçirilmesi planlanan Arkeopark projesinin Eskişehir için tarihi ve turistik açıdan büyük bir önem taşıyacağını dile getirdi. Eskişehir il merkezinin üç kilometre kuzeydoğusunda yer alan ve Anadolu’nun önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük- Dorylaion’daki kazı çalışmaları 2021 yılından beri devam ediyor. Bu noktada Anadolu tarihinin önemli yerleşimlerinden biri olan Şarhöyük - Dorylaion, Anadolu medeniyetleri tarihi noktasında büyük bir önem taşıyor. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Şarhöyük Kazı Alanı’nda Anadolu arkeolojisi için oldukça ilginç veriler tespit edildiğini dile getirdi. Keşiflerin hem Eskişehir hem de Anadolu tarihi ve dünya mirası açısından önemli bilgiler barındırdığını aktaran Baştürk; Şarhöyük’ün pek çok dönem ve medeniyete de ev sahipliği yapmış olduğunu ifade etti. "Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok" Şarhöyük’te arkeolojik kazı çalışmaların devam ettiğini belirten Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, çalışmalar sonucunda şimdiye kadar 9 farklı tabakaya ulaştıklarını aktardı. Çalışmalarla ilgili olarak Baştürk, "Şarhöyük aslında antik Dorylaion kentiyle özdeşleştirilen bir yer. Sonrasında Türklerin Anadolu’yu ele geçirme süreçlerinde önemli bir yer haline geliyor ama bundan çok daha öncesi var tabii ki. Şarhöyük aynı zamanda Hititlilerin de batıya açılan kapısı. Şu anki verilerimize göre M.Ö. 4000’lerden Kurtuluş Savaşı sürecine kadar 9 farklı tabakayı tespit edebildik. Merkezin neredeyse içinde olup da bu kadar iyi korunabilmiş bir arkeolojik alan Türkiye’de yok diyebilirim" şeklinde konuştu. Farklı dönemlere ait tabakalar mevcut, ayrıca Roma dönemine ait bir Bizans Kalesi de bulunuyor Şarhöyük için "Eskişehir’in özeti" şeklinde konuşan Prof. Dr. Baştürk, şu ifadelere yer verdi: "Bölgede Kalkolitik’ten başlayarak üzerinde Erken Tunç, Orta Tunç, Asur Ticaret Kolonisi ve onun üzerinde de Hitit İmparatorluk Dönemi tabakalarını tespit ettik. Bunun üzerinde de çok güçlü bir Frig tabakası, Pers dönem tabakası ve Helenistik döneme ait tabakalar mevcut. Ayrıca Roma dönemine ait bir tabakamız var ve höyüğün üstünde de Bizans Kalesi bulunuyor. Bu da muhtemelen Arap akınlarıyla birlikte inşa edilmiş ve Türklerin gelmesiyle birlikte Kılıçarslan’la beraber terk edilmiş olması gereken bir Bizans Kalesi. Bizim son yaptığımız çalışmalar aslında 3 farklı alanda yürütülüyor. Bunlardan bir tanesi Hitit, diğeri de Bizans, Roma ve Helenistik tabakalar olarak devam ediyor. Önümüzdeki yıllardaki hedefimiz, önce Şarhöyük’teki Frig tabakalarını açığa çıkartmak ve sonrasında da Hitit İmparatorluk Döneminin nasıl sonlandığını tespit edebilmek." "Arkeopark projesiyle birlikte Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz" Şarhöyük - Dorylaion’un turizme kazandırılmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, ayrıca Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün tarihi geçmişini anlatmak istediklerine değindi. Bu noktada Şarhöyük için planladıkları "Arkeopark" projesinin öneminden bahseden Baştürk, "Turizme kazandırmak içinse bir Arkeopark projemiz var. Aslında buralar turizme çok zor kazandırılan alanlardır çünkü höyükler genelde taş temel üzeri kerpiç yapılardan oluşur. Yani bir antik kente gittiğinizde olduğu gibi sütunlu caddeler ya da tiyatrolar göremezsiniz. Fakat bizim hedefimiz yukarıda tespit ettiğimiz mimarinin benzerlerini aşağıya, düzlüğe yapıp insanların burada bulduklarımızı 3 boyutlu olarak canlandırmalarını ve içinde gezmelerini sağlamak. Yani ‘Bir Frig evi, bir Hitit evi nasıldı? Helenistik dönemde, Pers döneminde bir ev nasıl görünüyordu?’ gibi soruların cevaplarını burada oluşturabilmek istiyoruz. Hem bölgeye gelen turistlere hem de öğrencilerimize Eskişehir’in ve Şarhöyük’ün geçmişini anlatmak istiyoruz. Bunlarla ilgili projelerimizi gerekli yerlere sunduk; inşallah önümüzdeki yıllarda da bunu tamamlamayı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. (İHA-Y)
Prof. Dr. Onural, Goethe ve Kafka konferansları ile Eğitim Fakültesine konuk oldu
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 15:40 Prof. Dr. Onural, Goethe ve Kafka konferansları ile Eğitim Fakültesine konuk oldu Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Alman edebiyatının iki büyük ismi Johann Wolfgang von Goethe ve Franz Kafka’nın eserlerine odaklanan önemli konferanslara ev sahipliği yaptı. Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Onural’ın gerçekleştirdiği iki ayrı konferans, öğrenci ve akademisyenlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ilk konferansta Prof. Dr. Neşe Onural, Johann Wolfgang von Goethe’nin ünlü eseri Faust’un birinci bölümünü ele aldı. Konferansta Faust ve şeytanı temsil eden Mephisto karakterleri arasındaki diyaloglar üzerinden insan iradesi ve baştan çıkarma temaları aktarılırken Gretchen adlı genç kızın yozlaştırılma süreci, Faust’un gençlik iksiriyle değişimi ve eserin trajik sonu ayrıntılarıyla değerlendirildi. Konferansta ayrıca Goethe’nin yaşadığı Aydınlanma, Sturm und Drang ve Romantik Dönemlerle eser arasındaki bağlar kurulurken, Immanuel Kant’ın akıl ve gerçeklik üzerine düşünceleriyle eserin felsefi yönü desteklendi. Goethe ve Schiller’in temsil ettiği Klasik Dönem’e de değinen Prof. Dr. Neşe Onural, Faust’un akıl-duygu dengesi açısından önemini vurguladı. Sunum sonunda Prof. Dr. Handan Deveci, Prof. Dr. Onural’a teşekkür belgesi takdim etti. Prof. Dr. Şefik Yaşar Konferans Salonu’nda düzenlenen ikinci konferansta ise Prof. Dr. Neşe Onural, Franz Kafka’nın eserleri üzerine kapsamlı bir değerlendirme sundu. Kafka’nın Vazgeç adlı parabol türündeki eseri üzerinden bireyin toplum içindeki yalnızlığı, çaresizliği ve otoriteyle mücadelesi tartışılırken ayrıca Dava adlı eseri üzerinden bireyin adaletsiz sistem karşısındaki konumu irdelendi. Kafka’nın eserlerinde sıkça rastlanan baba-oğul çatışması, otorite, suç ve suçsuzluk gibi kavramlar dinleyicilere detaylı analizlerle sunuldu. Her iki konferansa da Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Handan Deveci, Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadriye Öztürk ile öğretim üyeleri Prof. Dr. Yüksel Kocadoru, Prof. Dr. Ayhan Bayrak, Prof. Dr. Asuman Ağaçsapan, Doç. Dr. Gülcan Çakır, Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Uçar, Arş. Gör. Yaşar Ali Sarkiler ve Öğr. Gör. Dr. Fatma Kürkçüoğlu katıldı. Kafka konulu konferansın sonunda da teşekkür belgesi Prof. Dr. Handan Deveci tarafından takdim edildi.
Arama kurtarma profesyonelleri ve gönüllüleri bu kampta buluştu
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 15:31 Arama kurtarma profesyonelleri ve gönüllüleri bu kampta buluştu Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen Eskişehir Arama Kurtarma Ekipleri Sosyal Etkileşim Kampına çevre illerden de olmak üzere 8 arama kurtarma ekibinden 80 kişi katıldı. Tepebaşı Arama Kurtarma (TAK) Birimi tarafından 19 Mayıs haftası etkinlikleri kapsamında Eskişehir Arama Kurtarma Ekipleri Sosyal Etkileşim Kampı düzenlendi. Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenen kampa, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdür Yardımcısı Zekai Aydın ile arama kurtarma ekibi, İz, Doğal Afetler Arama Kurtarma (DAK), Arama Kurtarma Derneği (AKUT), AFED, Tepebaşı Arama Kurtarma (TAK), Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (OBAK), Eskişehir Doğa Arama Kurtarma ve Yardım Derneği (ESDAK), AKUT Bozüyük ekiplerinden 80 kişi katıldı. "Yan yana sırt sırta çalışacağız" Afetlerde gönüllü ekiplerle birlikte çalışmanın öneminin vurgulandığı kampa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da katılarak ekiplerle bir araya geldi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Başkan Ataç, "Allah korusun olumsuz günlerde yan yana çalışacağız, sırt sırta çalışacağız. Onun için burada birbirimizle tanışarak, birbirimizi tanıyarak tek vücut halinde hareket etmenin provasını yapıyoruz. Bu etkinlikte emeği geçenlere ve sizlere teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Ataç’ın konuşmasının ardından birlikte çalışma kültürünü geliştirmek, koordinasyon içerisinde hareket etme kabiliyeti kazanmak ve bu kazanımları geliştirmek amacıyla takım çalışması, motivasyon ve iş birliğine yönelik oyunlar gerçekleştirdi. Başkan Ataç’a kampta Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcıları Suat Yalnızoğlu ve Erdal Şahbaz da eşlik etti.
Minik kızın midesinden devasa bir saç yumağı çıktı
26 Mayıs 2025 Pazartesi - 14:49 Minik kızın midesinden devasa bir saç yumağı çıktı Eskişehir’de mide ağrısı, bulantı ile iştahsızlık şikayetleriyle hastaneye giden ve midesinden devasa bir saç yumağı çıkarılan 9 yaşındaki bir kız çocuğu sağlığına kavuştu. Eskişehir Şehir Hastanesi’ne müracaat eden küçük hastaya doktorlar tarafından endoskopik ve radyolojik muayeneler yapıldı. İncelemeler sonucunda, 9 yaşındaki kız çocuğunun midesinde devasa bir saç yumağı bulunduğu tespit edildi. Tıp literatüründe ’bezoar’ olarak adlandırılan ve genellikle uzun süreli saç ya da yabancı madde yeme alışkanlığı sonucu mide içinde birikerek oluştuğu belirtilen kitleyle ilgili Çocuk Cerrahisi Uzmanları Op. Dr. Berkay Tekkanat ve Op. Dr. İbrahim Yıldırım tarafından cerrahi işlem gerçekleştirildi. Ameliyat sonrası birkaç gün boyunca gözlem altında tutulan hastanın sağlıklı bir şekilde taburcu edildiği öğrenildi. "Kitle o kadar büyümüş ki, mideyi tamamen doldurduğunu gördük" Operasyonla ilgili açıklamada bulunan Op. Dr. Berkay Tekkanat, "Hastamızın uzun süredir saç yutma alışkanlığı olduğu öğrenildi. Bu saçlar sindirilemediği için zamanla mide içerisinde birikmiş ve devasa bir kitle halini almış. Bu durum, hem fiziksel hem psikolojik açıdan önemli bir sorun. Kitle o kadar büyümüş ki, mideyi tamamen doldurduğunu gördük. Bu tür durumlar zamanında fark edilmediğinde, bağırsak tıkanıklığı, mide delinmesi gibi ciddi ve hayati tehlike arz eden komplikasyonlara yol açabiliyor. Neyse ki zamanında müdahale ettik ve başarılı bir ameliyatla bu kitleyi çıkardık" dedi. "Çocuk yaş grubunda oldukça nadir görülen bir tablo" Operasyonda görev alan bir diğer cerrah Op. Dr. İbrahim Yıldırım ise, şunları söyledi: "Bezoar oluşumu, özellikle çocuk yaş grubunda oldukça nadir görülen bir tablo. Ancak son yıllarda, çeşitli faktörlere bağlı olarak saç yeme alışkanlığının (trikofaji) daha sık karşımıza çıkmaya başladığını gözlemliyoruz. Ailelerin bu tür davranışları fark etmesi ve zamanında bir uzmana başvurması hayati önem taşıyor. Bu vaka, bize hem tıbbi hem de psikolojik açıdan bütüncül yaklaşımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı."