Yerel Haberler
Eskişehir
"Yemek yerken mavi tabak kullanın" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:37:12 Eskişehir Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, mavi rengin beyinde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturduğunu belirterek, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın ve kalori alımını yüzde 30 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi. Eskişehir Acıbadem Hastanesi’nde Sadece tabak rengini değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın mümkün olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Doğada mavi renkli gıdalar oldukça nadirdir. Evrimsel süreçte insanlar mavi, mor ya da siyah tonları genellikle zehirli veya yenilemez olarak algılamıştır. Bu durum beynimizde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturur" dedi. Yemek ile tabak arasındaki renk kontrastının porsiyon algısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erden, beyaz tabakta açık renkli bir yemek porsiyonu olduğundan küçük algılanabileceğini ancak mavi tabak, çoğu yemekle yüksek kontrast oluşturarak porsiyonu daha net görmemizi sağlayacağından bahsetti. "Mavi renk yavaş yemenizi sağlar" Mavi tabağın psikolojik etkileri anlatan Erden, "Mavi renk sakinlik hissi verir ve nabzı yavaşlatır. Bu durum yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye yardımcı olur. Hızlı yemek yendiğinde tokluk hissi beyne geç ulaşır, bu da gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir. Koyu mavi tabaklar kullanmak, atıştırmalıkları mavi kaselerde sunmak ve ortam ışığını buna göre düzenlemek porsiyon kontrolüne destek olabilir. Kırmızı ve sarı iştahı artırırken, mavi renk doğanın ‘yavaşla ve dikkat et’ mesajıdır. Kilo verme sürecinde küçük çevresel değişiklikler bile önemli farklar oluşturabilir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:08 Ecdada ait 143 yıllık cami restorasyon bekliyor Eskişehir’de yıllar önce terk ettikleri köye geri dönen vatandaşlar, Osmanlı döneminden kalan 143 yaşında olan camilerinin restorasyonla yeniden faaliyete geçirileceği günü beklerken, köy nüfusu ise her geçen gün artıyor. Şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Tepebaşı ilçesindeki Yukarı Danışment köyü yaklaşık 40 yıl önce mevsim şartlar nedeniyle yaklaşık 5 kilometre aşağıya taşınmıştı. İlerleyen zamanda köyde uzun yıllar bir aile yaşamını sürdürürken, teknoloji ve şartların gelişmesi sonrasında köye dönüşler başladı. Hafta içi 4 aile hafta sonu ise 10 ailenin üzerinde köyde yaşam başladı. Her geçen gün temiz havası nedeniyle nüfusu artan köyden en dikkat çeken ise Osmanlı döneminden kalan 143 yıllık Danişment Camii. Yılların yorgunluğu nedeniyle kullanılamayan camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Köy halkı yetkililere defalarca yazılı ve sözlü camilerinin yapılması için istekte bulundu. Hicri takvime göre 1300, Miladi takvime göre ise 1883 yılında yapılan tarihi cami, kapılarının kilitlendiği ve kaderine terkedilmiş durumda. Vatandaşlar yeniden yaşam alanına dönen köylerinde, atalarının hatırası olan caminin yenilenmesiyle nüfusunun daha da artacağını düşünüyor. "Burası benim terapi merkezim gibi" Şehir yaşamını bırakıp Yukarı Danişment mahallesine geri dönen 66 yaşındaki Mehmet Altın, "Buranın yolu eskiden daha dikti. At arabasıyla çıkmak zor oluyordu, traktörler çıkınca da mazot parası çok gidiyor diyorlardı. Sonra Aşağı Danişment kuruldu herkes oraya geçti. Daha önce 5-6 hane vardı, hepsi gittiler. Hazine yer verince, devlet para verince oraya yerleştiler ama şimdi burayı çok arıyorlar. Şuan burada bulunan vatandaşlar hayvancılık yapıyor, biri emekli benim gibi. 3 ev kaldı benim dışımda. Hafta sonları gelenler var, yazlıkçı diyoruz onlara onlar gelince yaklaşık 16 hane oluyor. Ben buraya 2004 yılında emekli olduktan sonra geldim. Burası benim terapi merkezim gibi. Buraya geldikten sonra ilaç almayı bıraktım. Ben tek seferde altı ameliyat geçirdim, ölümlerden döndüm. Buraya gelince yaşamaya başladım" dedi. "Bir asırdan fazladır burada bu camii" Restorasyon ihtiyacı olan Danişment Camii’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğuna geçtiğini belirten Altın, "Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş. Cami’nin arka tarafı çöktü. Bize ‘çivi bile çakamazsınız’ dediler. Bir asırdan fazladır burada bu camii, dedelerimiz kullanıyormuş. Biz yapmaya çalıştık ama çatılara çıkamıyoruz zaten yapamazsınız diyorlar. Büyükşehir Belediyesine de bildirdik. Geldiler resimlerini çektiler, yazıp çizdiler ama bir şey demediler" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:26 Ters yönden gelerek ezdiği genç kadını hayattan kopardı Eskişehir’de bir ara sokakta ters yönde seyreden araç, 35 yaşındaki Gökçe Kurtulmuş’u ezdi. Genç kadın olay yerinde hayatını kaybederken, yaşanan feci kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olay, Odunpazarı ilçesi İstiklal mahallesi Şirinyer Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Emine A. (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil Şirin Sokak üzerinde ters istikamette hızlıca ilerleyerek caddeyi aştı. Caddenin karşısındaki Şirinyer Sokak’a hızla giren araç, önce banketleri ve trafik levhasını çiğnedikten sonra köşede bekleyen yaya Gökçe Kurtulmuş’u (35) altına aldı. Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin incelemesinde Gökçe Kurtulmuş’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Olayda yaralanan sürücü Emine A. ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Yunus Emre devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. "Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu" Kazaya şahit olan esnaf Hasan Bahçecik, "Önce bir ses duydum, ondan sonra arabanın gaza basarsın ya öyle sesler. Önce çöp tenekesini salladı, uçarak karşıya fırlattı. Kırmızı kazaklı bir kadın da orada köşede dururken araba sokağa girdi. Sokağa girer girmez arabayla elektrik direğinin camları arasına sıkıştı. Koştum baktım hemen kurtarabilir miyiz diye, söyleyecek halim yok ama bağırsaklarını görünce içim boşaldı, bir daha yanaşamadım. Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu. O arada bir boşluk vardı, araba gelmiyordu. Sürücü de galiba yaralanmış, benim gördüğüm sürücü biraz durgundu, sadece bakıyordu. Ben öbür kadına baktım çünkü arabanın onu altına aldığını gördüm" dedi.
Teknofest Jet Motor Tasarım Yarışması final sunumları TEI’de gerçekleştirildi
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:51 Teknofest Jet Motor Tasarım Yarışması final sunumları TEI’de gerçekleştirildi Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI’nin yürütücülüğünde; dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsamında 2019 yılından bu yana her yıl düzenlenen Jet Motor Tasarım Yarışması final sunumları, TEI Eskişehir Yerleşkesi’nde tamamladı. Her yıl gençlerin yoğun ilgisini çeken Jet Motor Tasarım Yarışması bu yıl; Yanma Odası Tasarımı ve Motor Kontrol Ünitesi Tasarımı olmak üzere iki farklı kategoride düzenleniyor. Toplam 352 takımın başvurduğu yarışmalarda final sunumları 7-9 Temmuz tarihleri arasında TEI Eskişehir Yerleşkesi’nde düzenlendi. Final sunumlarının yanında katılımcılara TEI insan kaynakları yöneticileri tarafından kariyer süreçlerine dair bilgilendirmeler ve sunumlar gerçekleştirildi. Sunumların ardından her iki kategoride en iyi sunum ödüllerinin takdim edildiği etkinliğin son gününde TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, yarışmacı öğrencilerle bir araya geldi. Yarışmanın Yanma Odası Tasarımı kategorisinde ilk üçe giren takımların tasarımları TEI tesislerinde üretilecek ve gerçek şartlarda test edilecek. Motor Kontrol Ünitesi Tasarımı Kategorisinde yapılan tasarımlar da yine TEI tarafından test edilecek. Yapılacak değerlendirmelerin ardından yarışmanın ödül töreni, 17-21 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek TEKNOFEST 2025 kapsamında gerçekleştirilecek. Geçmiş yıllarda da büyük ilgi gören Jet Motor Tasarım Yarışması, TEI’nin yalnızca faaliyet alanlarında değil aynı zamanda yetenek geliştirme ve eğitim faaliyetlerinde de sektöründeki öncü pozisyonunu kanıtlıyor.
Sıcakla birlikte pazarda el yapımı ürünlere ilgi azaldı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:19 Sıcakla birlikte pazarda el yapımı ürünlere ilgi azaldı Eskişehir’de sıcakların artmasıyla birlikte pazarlarda ev yapımı salça, tarhana, baharat ve bitki çaylarına olan ilgi azaldı. Eskişehir Yenibağlar Mahallesi’nde kurulan pazar, yaz sıcaklarının etkisiyle daha sakin günler geçiriyor. Öğle sıcaklığında meyve ve sebze satışlarının az olduğu görülürken, tezgahlarda yer alan ev yapımı salçalar, tarhanalar, baharatlar ve bitki çayları da bu sıcaktan etkileniyor. Pazarda el yapımı ürünler satan Aylin Karakeçi, kış aylarında yoğun ilgi gören birçok ürünün yazın daha az tercih edildiğini, bazı bitki çaylarının ise mevsime bağlı olarak öne çıktığını belirtti. Karakeçi, tarhana, salça, erişte gibi gıdaları kendi imkanlarıyla hazırladığını ifade etti. Bazı yöresel ürünlerin de Maraş ve Hatay gibi illerden geldiğini belirten Karakeçi, baharatların bir kısmını da yine el yapımı olarak dışarıdan temin ettiğini söyledi. "Yeşil çay ve hibiscus gibi serinletici çaylar daha çok tercih ediliyor" Aylin Karakeçi, "Kışın zencefil, zerdaçal, ıhlamur gibi ürünler ilgi görüyordu. Fakat yazın bunlara talep düşüyor. Yeşil çay ve hibiscus gibi serinletici çaylar daha çok tercih ediliyor" dedi. Satışların sıcaklarla birlikte azaldığını anlatan Karakeçi, sabah saatlerinde biraz hareket olsa da öğleden sonra pazarın oldukça sakin geçtiğini dile getirdi.
Bu gençler ekmeklerini gardıroptan kazanıyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:14 Bu gençler ekmeklerini gardıroptan kazanıyor Eskişehir’de harçlılarını çıkarmak için tost yapıp satmak isteyen 24 yaşındaki 2 genç, 25 bin lirayı bulan seyyar tezgâha maddi güçleri yetmediği için 2’nci el aldıkları gardıroba tekerlek takıp, içerisine tost makinası ve mutfak tüpü yerleştirerek 7 bin lira maliyetle ticarete atıldı. Eskişehir’de yaşayan 24 yaşlarındaki Hüseyin Keser ve Hasan Enes Tekin, ilginç bir girişimcilik örneği gösterdi. Harçlıklarını çıkarmak isteyen 2 arkadaş tost satmaya karar verdi. Fakat internet üzerinden seyyar tezgah fiyatlarını inceleyen Keser ve Tekin en ucuz seyyar tezgahın 25 bin lira olduğunu gördü. Yeterince parası olamayan iki arkadaş, ticaret fikirlerinden vazgeçmeyerek alternatif yollar aramaya başladı. Uzun süren beyin fırtınasının ardından iki arkadaş spotçudan, gardırop alıp bunu seyyar tezgaha dönüştürme kararı aldı. Gardıropun seyyar tezgah olma hikayesi Önceden içerisine giysi ve çamaşır koyulan İkici el bir gardırop alan Hüseyin Keser ve Hasan Enes Tekin, dolabın alt kısmına hırdavatçıdan aldıkları 4 tekeri monte etti. Daha sonra gardırobun üst kısmına tost makinası, altına ise mutfak tüpü yerleştiren 2 arkadaş Üniversite Caddesi’nde tost yapıp satmaya başladı. 1 haftayı aşkın süredir tost ve ayranı 80 TL’den satan iki kafadar, mesaileri bittikten sonra gardırobun kapaklarını kapatıp, tekerlekleri aracılıyla eve taşıyorlar. Seyyar tezgahlarına Gardırop Tost ismini veren iki kafadar çevrenin ilgisinin yoğun, satışların ise oldukça iyi olduğuna dikkat çekti. "Spotçudan aldık, bir tekerlek alıp taktık. Böyle bir şey oldu" Fikrin nasıl geldiğini ve gardırobu nasıl tezgâha dönüştürdüklerini aktaran Hüseyin Keser, "Seyyar tezgahlar biraz pahalı, internetten olsun, gerek başka platformlardan baktık, bütçeyi aşıyordu. Bizim de aklımıza böyle bir şey geldi. Spotçudan aldık, bir tekerlek alıp taktık. Böyle bir şey oldu yani. Harçlığımızı çıkarıyoruz ve büyütmek istiyoruz tabii ki; dükkan olur, farklı bir şeyler olur. Yaklaşık bir haftadır böyle. İnsanlar, soruyorlar, dikkatlerini çekiyor gardırop olması. Hatta isim düşündük biz Gardırop Tost diye, bunun üstünden ilerleyelim diye düşündük. Böyle dikkat çekiyor yani. Yaklaşık 7 bin liraya falan mal oldu, sırf seyyar tezgaha 25 bin lira istiyorlardı, içindekiler hariç yani. İşimiz bittikten sonra eve götürüyoruz, akşam oldu mu tekrar buraya taşıyoruz. Tost ile ayranı 80 TL’den satıyoruz" dedi.
Metruk okulda yangın
13 Temmuz 2025 Pazar - 23:20 Metruk okulda yangın Eskişehir’de yaklaşık 1,5 yıl önce boşaltılan okulda çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Olay, saat 18.00 sıralarında Kırmızı Toprak Mahallesi Ufuktan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yaklaşık 1 buçuk yıl önce boşaltılan Porsuk İlkokulu’nun bahçesindeki tek katlı yapının içerisinde kimliği belirsiz şahıs veya şahıslar tarafından bazı maddeler tutuşturuldu. Çıkan alevlerin söndürülmemesi sonucunda yapının camından dumanlar çıkmaya başladı. Çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Küçük çaplı yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü. Yaşanan olay mahallede paniğe neden olurken, bazı vatandaşlar kendi evlerinde ve garajlarında yangın çıktığını zannetti. Yangının söndürülmesinin ardından bir araya gelen mahalle sakinleri, tepkilerini dile getirdi. Porsuk İlkokulu’nun çürük olduğu gerekçesiyle yaklaşık 1 buçuk yıl önce boşaltıldığını söyleyen mahalleli, okulun zaman içerisinde metruk hale geldiğini ve bu tür yangın olaylarının sıkça yaşandığını ifade etti. İçeriye giriş yapan yaşı küçük çocuklar için de endişelendiklerini belirten vatandaşlar, tedbir alınmasını istedi. "Yetkililer, bir an evvel bu okulu yıksınlar" Eyüp Aymergen adlı vatandaş, "Bu okul benim komşum. Her hafta bir yangın çıkıyor. Okulu görüyorsunuz duvarlarda is var. Mobilyaları boşalttılar ama yine de yakıyorlar. İçeride ne yaktıklarını bilmiyorum. Burası yaklaşık 1 buçuk senedir böyle. Hemen hemen 10-15 günde bir burada yangın çıkıyor. İtfaiye de gelip yangını söndürüyor. Bizim bu konuyla ilgili endişemiz var. Çatı tutuşur, büyük yangın da olabilir. Genellikle 8-10 yaşlarındaki çocuklar bunu yapıyor. Bu olaylar çocuklara da kötü örnek oluyor. Yetkililer, bir an evvel bu okulu yıksınlar. Yapmayacaklarsa da yapmasınlar ama bu okul yıkılsın. Bir çözüm bulsunlar, tedbirini alsınlar" dedi.
Mezarlığa gömülen köpek leşi ekipleri alarma geçirdi
13 Temmuz 2025 Pazar - 20:43 Mezarlığa gömülen köpek leşi ekipleri alarma geçirdi Eskişehir’de bir mezarlık içindeki aile kabristanlığında toprağın eşelenmesiyle ortaya çıkan cansız beden, jandarma ekiplerini alarma geçirdi. Yapılan incelemede mezar yanına beze sarılmış vaziyette gömülen bedenin bir köpeğe ait olduğu belirlenirken, hayvanı gömen kişi veya kişilerin bulunması için çalışma başlatıldı. Olay, Eskişehir-Afyonkarahisar yolu üzerindeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Asri Mezarlık içinde bulunan 165’inci adada meydana geldi. Vefat eden babasının mezarını ziyarete gelen İsmail Karagöz’ün dikkatini bir aile kabristanlığındaki farklılık çekti. Bir mezarın yanında eşelenmiş toprağın arasında kefene benzer bir bez parçası gören ve insan cesedi olduğundan şüphelenen Karagöz, durumu güvenlik görevlilerine bildirdi. Olay yerine gelerek inceleme yapan görevliler, jandarma ekiplerine ihbarda bulundu. Olay yerine gelen jandarma ekipleri detaylı inceleme yaptı. Bezi açan jandarma, tüylü bir hayvan ölüsü ile karşılaştı. Yapılan detaylı çalışmalarda beze sarılan cansız bedenin bir köpeğe ait olduğu belirlendi. Kazılan toprakta ise bir not bulundu. İngilizce yazılan notta ölen köpekle alakalı 9 yaşında ölen hayvana özlem içeren cümleler yer aldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri, aile kabristanının sahibine ulaşmak için çalışma başlattı. Öte yandan olay yerine gelen veterinerler, ölen köpeğin çipi olup olmadığını kontrol etti. Çipinin olmadığı tespit edilen köpek, gömüldüğü yerden çıkarılarak incelenmek üzere belediye ekiplerince götürüldü. İzinsiz gömülen köpeği kimin neden gömdüğü bilinmiyor. "İnsan cesedi diye şüphelendim" İsmail Karagöz, "Babamın mezarını ziyaret etmeye gelmiştim. Devamlı her hafta gelirim. Mezara su dökecektim, o sırada hortum çekiyordum. Gözüme bir şey çarptı. Sonra gördüğüm şey karşısında tedirgin oldum, korktum. Hemen gittim güvenliğe haber verdim durumu. Güvenlik geldi, inceledikten sonra jandarmayı aradı. Jandarma incelemelerinin ardından mezarı açtı, beze sarılı cansız bedenin hayvan olduğu anlaşıldı. İlk başta ben insan cesedi diye şüphelendim. Zaten ondan dolayı tedirgin olmuştum. Jandarma bezi açtığında bezin içinde tüylü bir şeyler olduğunu söyledi. Köpek benzeri bir hayvan olduğunu söylediler. Bez ise kefen şeklinde sarılmıştı. Zaten tam olarak mezar kazılmamıştı, sadece toprakla örtülmüştü. Sanırım başka köpekler gelip eşelemiş ve açmışlar. Hayvanın gömüldüğü yerde bir de not bulduk, not yabancı dille yazılmış, anlayamadık pek" dedi.