Yerel Haberler
Eskişehir
Yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonu kapsamında 24 şüpheli tutuklandı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:09:40 Yüksel Gazi Yumlu-Eskişehir merkezli 33 ilde gerçekleştirilen yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonu kapsamında adliyeye sevk edilen 45 şüpheliden 24’ü tutuklandı. Edinilen bilgilere göre; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı desteğiyle; Yasa Dışı Bahis, Nitelikli Dolandırıcılık ve Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması suçlarına yönelik 33 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin sahte ilanlarla araç ve yedek parça satışı adı altında vatandaşları dolandırarak yaklaşık 8,7 milyar lira haksız gelir elde ettikleri, bu tutarın 1,2 milyar liralık işlem hacmini ise 8 ayrı paravan şirket üzerinden yönettikleri tespit edildi. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 91 şüpheliden 45’i adliyeye sevk edildi. 45 şüphelinin buradaki işlemlerinin ardından 24’ü tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi. 21 şüpheli ise adli kontrol tedbiri kararı ile serbest bırakıldı. Öte yandan, aynı soruşturma kapsamında 13 Mart tarihinde Eskişehir merkezli 18 ilde düzenlenen operasyonun ilk ayağında ise gözaltına alınan 58 şüpheliden 49’u adliyeye sevk edilmiş, bunlardan 32’si tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Böylelikle iki ayrı zamanda toplam 51 ilde yapılan operasyonlarda toplam tutuklu sayısı 56’ya yükselirken, yurt dışındaki 44 firari şüpheliyi yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:58 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Kültür Yolu Festivali, Eskişehir esnafına can suyu olacak" Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali’nin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, etkinliklerin yerel esnafa can suyu olacağını belirterek, "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri. Burada 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik" dedi. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir ayağı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla başladı. Festivalin açılış töreni, şehrin kültürel yerlerinden biri olan Odunpazarı Modern Müzesi’nde (OMM) gerçekleştirildi. "Eskişehir dördüncü durağımız" Festivalin kapsamına ve geçmişine değinen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne bu yıl Aydın, Mersin, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş ile birlikte dahil olmuş bulunuyor. 9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz. Ailecek, kültür ve sanat adına aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir festival siz sevgili Eskişehirlileri bekliyor. Saygıdeğer Misafirler, 6’ncı yılımızdayız. Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye’nin bir marka değerine dönüşmüştür" şeklinde konuştu. "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri" Şehrin zengin mutfak kültürüne ve festival kapsamındaki ’Lezzet Noktası’ uygulamasına dikkat çeken Bakan Ersoy, "Türk mutfağının hakkını vermek için yoğun mesai harcıyoruz. TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni de ’Lezzet Noktası’ uygulamasıyla bu anlamda çok güçlü bir vitrin olarak kullanıyoruz. Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir. Temelleri Anadolu’nun buğday kültüründe şekillenen; Kırım Tatar, Balkanlar ve Kafkas gelenekleriyle hemdem olup zenginleşen Eskişehir mutfağı festivalimizin en özel başlıklarından biri konumunda. Cevizli haşhaş ekmeği, haşhaşlı çörekler, çibörek, balaban köfte gibi özel lezzetler bu kültürel harmanın damaklarımızda iz bırakan eşsiz sonuçlarıdır. Misafirlerimizin de bu harika sonuçların tadına varmalarını sağlayacağız. Eskişehir’de; şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma kurulları ile birlikte 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik. Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor. Ayrıca ev sahibi olarak Sayın Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomimizin değerli isimlerini misafir ederek birlikte festivalimizi deneyimleyecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaklar" ifadelerini kullandı. "Festivaller yerel ekonomiyi doğrudan hareketlendiriyor" Kültür sanat etkinliklerinin esnafa ve şehir ekonomisine sağladığı katkılara değinen Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık görüyoruz ki festivaller sadece konser salonlarını, sergileri ya da meydanları değil; şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor. Daha önceki şehirlerimizde Lezzet Noktalarında yer alan işletmelerimizden çok güzel geri dönüşler aldık. Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti. Bu tablo bizler için son derece kıymetli. Üstelik Lezzet Noktaları yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmıyor. Belirlenen bu gastronomi durakları festival sonrasında da yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırılıyor. Böylece Eskişehir’in kendine özgü mutfak kültürü ve yerel lezzetleri yıl boyunca görünür olmaya devam edecek; şehrimizin gastronomi hafızası çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır. İşte Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır." "Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın gururunu yaşıyoruz" Açılışta konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Eskişehir yalnızca Türkiye’nin değil tüm Türk dünyasının ortak kültürel havzasında ne denli özel bir yere sahip olduğunun resmi bir ifadesidir. Bu ruhla bugün burada Türkiye’nin ve dünyanın en kapsamlı kültür sanat organizasyonlarından bir olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Eskişehir’imize teşrifleriyle bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza şahsım ve tüm hemşerilerim adına şükranlarımı sunuyorum" diye belirtti. Programa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Eskişehir Milletvekilleri, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile diğer protokol mensupları katıldı. Bakan Ersoy, müzedeki programının ardından Eskişehir Valiliği’ni ziyaret edecek. Burada kentteki yatırımların ve projelerin ele alınacağı İl Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirilecek. Toplanın ardından Ersoy, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:48 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Kültür Yolu Festivali, Eskişehir esnafına can suyu olacak" Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali’nin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, etkinliklerin yerel esnafa can suyu olacağını belirterek, "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri. Burada 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik" dedi. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir ayağı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla başladı. Festivalin açılış töreni, şehrin kültürel yerlerinden biri olan Odunpazarı Modern Müzesi’nde (OMM) gerçekleştirildi. "Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın gururunu yaşıyoruz" Açılışta konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Eskişehir yalnızca Türkiye’nin değil tüm Türk dünyasının ortak kültürel havzasında ne denli özel bir yere sahip olduğunun resmi bir ifadesidir. Bu ruhla bugün burada Türkiye’nin ve dünyanın en kapsamlı kültür sanat organizasyonlarından bir olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Eskişehir’imize teşrifleriyle bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza şahsım ve tüm hemşerilerim adına şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. "Eskişehir dördüncü durağımız" Festivalin kapsamına ve geçmişine değinen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne bu yıl Aydın, Mersin, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş ile birlikte dahil olmuş bulunuyor. 9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz. Ailecek, kültür ve sanat adına aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir festival siz sevgili Eskişehirlileri bekliyor. Saygıdeğer Misafirler, 6’ncı yılımızdayız. Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye’nin bir marka değerine dönüşmüştür" şeklinde konuştu. "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri" Şehrin zengin mutfak kültürüne ve festival kapsamındaki ’Lezzet Noktası’ uygulamasına dikkat çeken Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk mutfağının hakkını vermek için yoğun mesai harcıyoruz. TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni de ’Lezzet Noktası’ uygulamasıyla bu anlamda çok güçlü bir vitrin olarak kullanıyoruz. Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir. Temelleri Anadolu’nun buğday kültüründe şekillenen; Kırım Tatar, Balkanlar ve Kafkas gelenekleriyle hemdem olup zenginleşen Eskişehir mutfağı festivalimizin en özel başlıklarından biri konumunda. Cevizli haşhaş ekmeği, haşhaşlı çörekler, çibörek, balaban köfte gibi özel lezzetler bu kültürel harmanın damaklarımızda iz bırakan eşsiz sonuçlarıdır. Misafirlerimizin de bu harika sonuçların tadına varmalarını sağlayacağız. Eskişehir’de; şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma kurulları ile birlikte 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik. Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor. Ayrıca ev sahibi olarak Sayın Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomimizin değerli isimlerini misafir ederek birlikte festivalimizi deneyimleyecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaklar" şeklinde konuştu. "Festivaller yerel ekonomiyi doğrudan hareketlendiriyor" Kültür sanat etkinliklerinin esnafa ve şehir ekonomisine sağladığı katkılara değinen Bakan Ersoy, "Artık görüyoruz ki festivaller sadece konser salonlarını, sergileri ya da meydanları değil; şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor. Daha önceki şehirlerimizde Lezzet Noktalarında yer alan işletmelerimizden çok güzel geri dönüşler aldık. Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti. Bu tablo bizler için son derece kıymetli. Üstelik Lezzet Noktaları yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmıyor. Belirlenen bu gastronomi durakları festival sonrasında da yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırılıyor. Böylece Eskişehir’in kendine özgü mutfak kültürü ve yerel lezzetleri yıl boyunca görünür olmaya devam edecek; şehrimizin gastronomi hafızası çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır. İşte Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır" diye belirtti. Programa; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Eskişehir Milletvekilleri, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile diğer protokol mensupları katıldı. Bakan Ersoy, müzedeki programının ardından Eskişehir Valiliği’ni ziyaret edecek. Burada kentteki yatırımların ve projelerin ele alınacağı İl Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirilecek. Toplanın ardından Ersoy, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:37 "Yemek yerken mavi tabak kullanın" Eskişehir Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, mavi rengin beyinde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturduğunu belirterek, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın ve kalori alımını yüzde 30 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi. Eskişehir Acıbadem Hastanesi’nde Sadece tabak rengini değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın mümkün olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Doğada mavi renkli gıdalar oldukça nadirdir. Evrimsel süreçte insanlar mavi, mor ya da siyah tonları genellikle zehirli veya yenilemez olarak algılamıştır. Bu durum beynimizde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturur" dedi. Yemek ile tabak arasındaki renk kontrastının porsiyon algısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erden, beyaz tabakta açık renkli bir yemek porsiyonu olduğundan küçük algılanabileceğini ancak mavi tabak, çoğu yemekle yüksek kontrast oluşturarak porsiyonu daha net görmemizi sağlayacağından bahsetti. "Mavi renk yavaş yemenizi sağlar" Mavi tabağın psikolojik etkileri anlatan Erden, "Mavi renk sakinlik hissi verir ve nabzı yavaşlatır. Bu durum yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye yardımcı olur. Hızlı yemek yendiğinde tokluk hissi beyne geç ulaşır, bu da gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir. Koyu mavi tabaklar kullanmak, atıştırmalıkları mavi kaselerde sunmak ve ortam ışığını buna göre düzenlemek porsiyon kontrolüne destek olabilir. Kırmızı ve sarı iştahı artırırken, mavi renk doğanın ‘yavaşla ve dikkat et’ mesajıdır. Kilo verme sürecinde küçük çevresel değişiklikler bile önemli farklar oluşturabilir" şeklinde konuştu.
Bu gençler ekmeklerini gardıroptan kazanıyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 09:14 Bu gençler ekmeklerini gardıroptan kazanıyor Eskişehir’de harçlılarını çıkarmak için tost yapıp satmak isteyen 24 yaşındaki 2 genç, 25 bin lirayı bulan seyyar tezgâha maddi güçleri yetmediği için 2’nci el aldıkları gardıroba tekerlek takıp, içerisine tost makinası ve mutfak tüpü yerleştirerek 7 bin lira maliyetle ticarete atıldı. Eskişehir’de yaşayan 24 yaşlarındaki Hüseyin Keser ve Hasan Enes Tekin, ilginç bir girişimcilik örneği gösterdi. Harçlıklarını çıkarmak isteyen 2 arkadaş tost satmaya karar verdi. Fakat internet üzerinden seyyar tezgah fiyatlarını inceleyen Keser ve Tekin en ucuz seyyar tezgahın 25 bin lira olduğunu gördü. Yeterince parası olamayan iki arkadaş, ticaret fikirlerinden vazgeçmeyerek alternatif yollar aramaya başladı. Uzun süren beyin fırtınasının ardından iki arkadaş spotçudan, gardırop alıp bunu seyyar tezgaha dönüştürme kararı aldı. Gardıropun seyyar tezgah olma hikayesi Önceden içerisine giysi ve çamaşır koyulan İkici el bir gardırop alan Hüseyin Keser ve Hasan Enes Tekin, dolabın alt kısmına hırdavatçıdan aldıkları 4 tekeri monte etti. Daha sonra gardırobun üst kısmına tost makinası, altına ise mutfak tüpü yerleştiren 2 arkadaş Üniversite Caddesi’nde tost yapıp satmaya başladı. 1 haftayı aşkın süredir tost ve ayranı 80 TL’den satan iki kafadar, mesaileri bittikten sonra gardırobun kapaklarını kapatıp, tekerlekleri aracılıyla eve taşıyorlar. Seyyar tezgahlarına Gardırop Tost ismini veren iki kafadar çevrenin ilgisinin yoğun, satışların ise oldukça iyi olduğuna dikkat çekti. "Spotçudan aldık, bir tekerlek alıp taktık. Böyle bir şey oldu" Fikrin nasıl geldiğini ve gardırobu nasıl tezgâha dönüştürdüklerini aktaran Hüseyin Keser, "Seyyar tezgahlar biraz pahalı, internetten olsun, gerek başka platformlardan baktık, bütçeyi aşıyordu. Bizim de aklımıza böyle bir şey geldi. Spotçudan aldık, bir tekerlek alıp taktık. Böyle bir şey oldu yani. Harçlığımızı çıkarıyoruz ve büyütmek istiyoruz tabii ki; dükkan olur, farklı bir şeyler olur. Yaklaşık bir haftadır böyle. İnsanlar, soruyorlar, dikkatlerini çekiyor gardırop olması. Hatta isim düşündük biz Gardırop Tost diye, bunun üstünden ilerleyelim diye düşündük. Böyle dikkat çekiyor yani. Yaklaşık 7 bin liraya falan mal oldu, sırf seyyar tezgaha 25 bin lira istiyorlardı, içindekiler hariç yani. İşimiz bittikten sonra eve götürüyoruz, akşam oldu mu tekrar buraya taşıyoruz. Tost ile ayranı 80 TL’den satıyoruz" dedi.
Metruk okulda yangın
13 Temmuz 2025 Pazar - 23:20 Metruk okulda yangın Eskişehir’de yaklaşık 1,5 yıl önce boşaltılan okulda çıkan yangın, itfaiye ekiplerince söndürüldü. Olay, saat 18.00 sıralarında Kırmızı Toprak Mahallesi Ufuktan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yaklaşık 1 buçuk yıl önce boşaltılan Porsuk İlkokulu’nun bahçesindeki tek katlı yapının içerisinde kimliği belirsiz şahıs veya şahıslar tarafından bazı maddeler tutuşturuldu. Çıkan alevlerin söndürülmemesi sonucunda yapının camından dumanlar çıkmaya başladı. Çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Küçük çaplı yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü. Yaşanan olay mahallede paniğe neden olurken, bazı vatandaşlar kendi evlerinde ve garajlarında yangın çıktığını zannetti. Yangının söndürülmesinin ardından bir araya gelen mahalle sakinleri, tepkilerini dile getirdi. Porsuk İlkokulu’nun çürük olduğu gerekçesiyle yaklaşık 1 buçuk yıl önce boşaltıldığını söyleyen mahalleli, okulun zaman içerisinde metruk hale geldiğini ve bu tür yangın olaylarının sıkça yaşandığını ifade etti. İçeriye giriş yapan yaşı küçük çocuklar için de endişelendiklerini belirten vatandaşlar, tedbir alınmasını istedi. "Yetkililer, bir an evvel bu okulu yıksınlar" Eyüp Aymergen adlı vatandaş, "Bu okul benim komşum. Her hafta bir yangın çıkıyor. Okulu görüyorsunuz duvarlarda is var. Mobilyaları boşalttılar ama yine de yakıyorlar. İçeride ne yaktıklarını bilmiyorum. Burası yaklaşık 1 buçuk senedir böyle. Hemen hemen 10-15 günde bir burada yangın çıkıyor. İtfaiye de gelip yangını söndürüyor. Bizim bu konuyla ilgili endişemiz var. Çatı tutuşur, büyük yangın da olabilir. Genellikle 8-10 yaşlarındaki çocuklar bunu yapıyor. Bu olaylar çocuklara da kötü örnek oluyor. Yetkililer, bir an evvel bu okulu yıksınlar. Yapmayacaklarsa da yapmasınlar ama bu okul yıkılsın. Bir çözüm bulsunlar, tedbirini alsınlar" dedi.
Mezarlığa gömülen köpek leşi ekipleri alarma geçirdi
13 Temmuz 2025 Pazar - 20:43 Mezarlığa gömülen köpek leşi ekipleri alarma geçirdi Eskişehir’de bir mezarlık içindeki aile kabristanlığında toprağın eşelenmesiyle ortaya çıkan cansız beden, jandarma ekiplerini alarma geçirdi. Yapılan incelemede mezar yanına beze sarılmış vaziyette gömülen bedenin bir köpeğe ait olduğu belirlenirken, hayvanı gömen kişi veya kişilerin bulunması için çalışma başlatıldı. Olay, Eskişehir-Afyonkarahisar yolu üzerindeki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Asri Mezarlık içinde bulunan 165’inci adada meydana geldi. Vefat eden babasının mezarını ziyarete gelen İsmail Karagöz’ün dikkatini bir aile kabristanlığındaki farklılık çekti. Bir mezarın yanında eşelenmiş toprağın arasında kefene benzer bir bez parçası gören ve insan cesedi olduğundan şüphelenen Karagöz, durumu güvenlik görevlilerine bildirdi. Olay yerine gelerek inceleme yapan görevliler, jandarma ekiplerine ihbarda bulundu. Olay yerine gelen jandarma ekipleri detaylı inceleme yaptı. Bezi açan jandarma, tüylü bir hayvan ölüsü ile karşılaştı. Yapılan detaylı çalışmalarda beze sarılan cansız bedenin bir köpeğe ait olduğu belirlendi. Kazılan toprakta ise bir not bulundu. İngilizce yazılan notta ölen köpekle alakalı 9 yaşında ölen hayvana özlem içeren cümleler yer aldığı öğrenildi. Jandarma ekipleri, aile kabristanının sahibine ulaşmak için çalışma başlattı. Öte yandan olay yerine gelen veterinerler, ölen köpeğin çipi olup olmadığını kontrol etti. Çipinin olmadığı tespit edilen köpek, gömüldüğü yerden çıkarılarak incelenmek üzere belediye ekiplerince götürüldü. İzinsiz gömülen köpeği kimin neden gömdüğü bilinmiyor. "İnsan cesedi diye şüphelendim" İsmail Karagöz, "Babamın mezarını ziyaret etmeye gelmiştim. Devamlı her hafta gelirim. Mezara su dökecektim, o sırada hortum çekiyordum. Gözüme bir şey çarptı. Sonra gördüğüm şey karşısında tedirgin oldum, korktum. Hemen gittim güvenliğe haber verdim durumu. Güvenlik geldi, inceledikten sonra jandarmayı aradı. Jandarma incelemelerinin ardından mezarı açtı, beze sarılı cansız bedenin hayvan olduğu anlaşıldı. İlk başta ben insan cesedi diye şüphelendim. Zaten ondan dolayı tedirgin olmuştum. Jandarma bezi açtığında bezin içinde tüylü bir şeyler olduğunu söyledi. Köpek benzeri bir hayvan olduğunu söylediler. Bez ise kefen şeklinde sarılmıştı. Zaten tam olarak mezar kazılmamıştı, sadece toprakla örtülmüştü. Sanırım başka köpekler gelip eşelemiş ve açmışlar. Hayvanın gömüldüğü yerde bir de not bulduk, not yabancı dille yazılmış, anlayamadık pek" dedi.
El emeği göz nuru ürünler Hicri Sezen’de ziyaretçilerini bekliyor
13 Temmuz 2025 Pazar - 17:42 El emeği göz nuru ürünler Hicri Sezen’de ziyaretçilerini bekliyor Odunpazarı Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla kadınların hem iş hem de sosyal yaşama katılımını desteklemeye devam ediyor. Merkezlerde üreten kadınların el emeği göz nuru eserleri, Hicri Sezen Meydanı’nda Eskişehirlilerle buluşuyor. Üreten Kadınların El Emeği Satış Standı, 14 Temmuz Pazartesi gününe kadar Hicri Sezen Meydanı’nda ziyaretçilerini bekliyor. "Eşlerimize karşı söz hakkımız oluyor" Prof. Dr. Türkan Saylan Halk Merkezi kursiyerlerinden Seda Kasap, "Birbirimize dertlerimizi, sıkıntılarımızı anlatıyoruz; birlikte gülüyoruz, eğleniyoruz, ağlıyoruz. Arkadaşlarımız çok güzel, yeni yeni insanlar tanıyoruz. Geziler düzenleniyor. Bize bir aile ortamı sundular. Her derdimize çare bulmaya çalışıyorlar. Sergiler açarak para kazanmamızı sağlıyorlar. Eşlerimize karşı söz hakkımız oluyor. Kafamıza göre hareket edebiliyoruz. Örneğin ben köydeydim, sırf sergi için geldim. Sergi boyunca buradayım, sonra köye geri döneceğim. Örmek zaten çok güzel bir şey. Çanta, hırka, yelek zaten örüyordum, fakat amigurumi benim için çok güzel bir dönüm noktası oldu. Bir hayvan figürü ya da bebek figürü çıkarmak, yaptığın işi severek yapmak çok güzel bir motivasyon" dedi. "Kadın olarak buradayız dedik" Yaptığı el emeği göz nuru eserlerden ekonomik kazanç da elde eden Seda Kasap, özgüveninin arttığını belirterek, "Eşlerimize karşı söz hakkımız oldu. Biz bir şeyler yapabiliyoruz, kadın olarak buradayız dedik. Komodinin üzerine para bıraktım, oradan al diyorum eşime. Kızım 10 yaşında, ’Anne sergiden para kazanınca bana şunu alacak mısın’ diyor. Bu çok güzel bir şey. Bugün 4 tane anahtarlık sattım. 500-600 lira para kazandım. Bunun 300 lirası benim masrafım olsa, geri kalanı bana kâr. Sonuçta özgür bir kadınım, para kazanabildim diyorsun. Örneğin geçen sene yeni yıl pazarında 7 bin lira para kazandım. Bu imkanları sağladıkları için Başka Kazım Kurt’a çok teşekkür ediyorum. Seda’nın pazarı diye bir internet sitesi açtım. Orada da satış yapıyorum. İnegöl’den istediler, geçen Balıkesir’e yolladım. Bursa Yenişehir’e satışlarım oldu. Örneğin bende yoksa, arkadaşımdan alıyorum. Seninki satılsın diyorum. Önemli olan sadece benim yaptıklarımın satılması değil" şeklinde konuştu. "Dikiş öğrenip, sosyalleştim" Halk Merkezleri kursiyerlerinden Ülkü Özkurt ise, çocukları ile ilgilendiği için çalışmadığını, ev kadını olduğunu belirterek, "Kursa katıldım, harika gidiyor. Bana gelir de oldu. İmkan sağlayanlara teşekkür ederim. 3 senedir kursa gidiyorum. Kurslarda arkadaşlar ile sosyalleşiyoruz. Tedavi gören arkadaşlarımız var; bir arada olmak, konuşmak, sohbet etmek onlara da moral oluyor" dedi. Özkurt, halk merkezinde kursa gitmenin kendisine her yönden çok şey kattığını vurgularak, "Dikiş öğrendim, sosyalleştim. Çok iyi arkadaşlar edindim" diye konuştu. "Üretime katılıyoruz" Amigo Orhan Halk Merkezi Doll Art kursiyeri Sema Saylan, 2 yıllık deneyimini şu sözlerle anlattı: "Çok güzel ürünler çıkartıyoruz. Ve bunları satışa çıkarmamız da bizim için büyük bir avantaj oluyor. Böyle bir imkan sunduğu için başkanımıza teşekkür ediyoruz. Kurs haftada bir gün. Evde kalmıyoruz. Bizim için güzel bir etkinlik oluyor. Üretime katılıyoruz. Neler yapabileceğimizi öğreniyoruz. Motive oluyoruz, deşarj oluyoruz. Maddi yönden de elbette katkısı oluyor." "Bunu alamayacağım demiyorum" Amigo Orhan Halk Merkezi kursiyerlerinden Yasemin Akkoca, "Bize böyle imkanlar sağladığı için Kazım Kurt’a teşekkür ederim. Hem arkadaş ortamımız hem de kendimizi geliştirmemiz güzel. Evde hiç kadın kalmamalı. Her aktivite var. Örgü kursu var, doll art var. Çanta, bebek, takı yapıyoruz. Bu da bizim herkesle arkadaş olmamızı sağlıyor. Arada aktiviteler yapıyoruz, oynuyoruz, gülüyoruz, sohbet ediyoruz. Kimse evde kalmasın, herkes gelsin. Ben 5 senedir halk merkezindeki kurslara gidiyorum. Kendimde keşfedemediğim şeyler varmış, onları ortaya çıkardım. Çok daha güzel oldu. Artık yapamayacağım hiçbir şey yok. Yapamayacağımızı düşündüğümüz şeyleri bile çok rahat yapabiliyoruz. Bunu alamayacağım demiyorum, çıkartıyorum parayı alıyorum. Eşim de alıyor evet ama ekonomik özgürlüğüm var. Her şeyi alabiliyorum" dedi.
9. Uluslararası Nasreddin Hoca Kültür ve Sanat Festivali yoğun katılımla devam ediyor
13 Temmuz 2025 Pazar - 17:34 9. Uluslararası Nasreddin Hoca Kültür ve Sanat Festivali yoğun katılımla devam ediyor 9. Uluslararası Nasreddin Hoca Kültür ve Sanat Festivali, muhteşem konserlerle devam ediyor. Yaklaşık 60 bin kişinin katıldığı festivalin ikinci gününde sahneye çıkan Ankaralı İbocan ve Melek Mosso, izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Sivrihisar’da 9. kez kapılarını açan Uluslararası Nasreddin Hoca Kültür ve Sanat Festivali, iki unutulmaz konserle festival coşkusunu zirveye taşıdı. Kültür, sanat ve müziğin iç içe geçtiği bu özel gecede, Anadolu’nun sevilen sesi Ankaralı İbocan ve güçlü yorumuyla dikkat çeken Melek Mosso, festival alanını dolduran yaklaşık 60 bin müzikseveri hayran bıraktı. Festival Ankaralı İbocan’ın enerjik ve coşkulu sahne performansıyla başladı. Şarkıcı, sevilen türküleriyle festival alanına gelenleri coşturdu. Gecenin devamında sahneye çıkan Melek Mosso ise, duygulara dokunan yorumları ve güçlü sahne performansıyla izleyicilere büyüleyici anlar yaşattı. Konser boyunca dinleyicilerle kurduğu samimi iletişim geceyi unutulmaz kıldı. "Bu coşkuyu yaşamak bizler için büyük bir onur" Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, konserlerin ardından yaptığı açıklamada, "Böylesine değerli iki sanatçıyı ilçemizde ağırlamak ve halkımızla birlikte bu coşkuyu yaşamak bizler için büyük bir onur. Nasreddin Hoca’nın hoşgörü ve mizah dolu mirasına yakışır bir şekilde kültür ve sanatın birleştirici gücünü ilçemizde hissetmekten mutluyuz. Festivalimiz, uluslararası bir kültür-sanat buluşması olarak her yıl daha da güçleniyor" dedi.
’Eskişehir Sempozyumu’nun hazırlıkları devam ediyor
13 Temmuz 2025 Pazar - 16:33 ’Eskişehir Sempozyumu’nun hazırlıkları devam ediyor Eskişehir’in tarihi birikimi, kültürel zenginliği, sosyal yapısı ve ekonomik potansiyelinin bilimsel bir zeminde ele alınacağı ’Eskişehir Sempozyumu’ için yürütülen hazırlık çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Sempozyum için düzenlenen hazırlık ve koordinasyon toplantısı, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy’un başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, sempozyumun kapsamı, ana tema ve konu başlıkları, akademik ve yerel katılımcı profili, oturum yapısı ve takvimi üzerine istişarelerde bulunuldu. Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar ise yürütülen çalışmalara dair bir sunum gerçekleştirdi. 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan sempozyumun, Eskişehir’in çok yönlü yapısını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele alarak akademik, kültürel ve toplumsal katkılar sunması hedeflediği belirtildi. Önceki toplantıların devamı niteliğindeki bu buluşmanın organizasyonun ana yapısının netleşmesine katkı sağladığı ifade edildi. Toplantı sonunda, kurumlar arası iş birliğini ve şehrin tüm dinamiklerinin sürece etkin katılımını sağlayacak yol haritası belirlendi. Sempozyum hazırlıklarına yönelik çalışmaların önümüzdeki günlerde de devam edeceği aktarıldı. Toplantıya Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Vali Yardımcısı Yakup Güney, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Av. Nergis Abacı, Eskişehir Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdür Vekili İsmail Tozak, Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürü Erhan Tatar, Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen ve Eskişehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan katıldı.