Yerel Haberler
Eskişehir
"Yemek yerken mavi tabak kullanın" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 09:37:12 Eskişehir Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, mavi rengin beyinde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturduğunu belirterek, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın ve kalori alımını yüzde 30 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi. Eskişehir Acıbadem Hastanesi’nde Sadece tabak rengini değiştirerek porsiyon kontrolünü kolaylaştırmanın mümkün olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, "Doğada mavi renkli gıdalar oldukça nadirdir. Evrimsel süreçte insanlar mavi, mor ya da siyah tonları genellikle zehirli veya yenilemez olarak algılamıştır. Bu durum beynimizde doğal bir ‘dur’ sinyali oluşturur" dedi. Yemek ile tabak arasındaki renk kontrastının porsiyon algısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Erden, beyaz tabakta açık renkli bir yemek porsiyonu olduğundan küçük algılanabileceğini ancak mavi tabak, çoğu yemekle yüksek kontrast oluşturarak porsiyonu daha net görmemizi sağlayacağından bahsetti. "Mavi renk yavaş yemenizi sağlar" Mavi tabağın psikolojik etkileri anlatan Erden, "Mavi renk sakinlik hissi verir ve nabzı yavaşlatır. Bu durum yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye yardımcı olur. Hızlı yemek yendiğinde tokluk hissi beyne geç ulaşır, bu da gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir. Koyu mavi tabaklar kullanmak, atıştırmalıkları mavi kaselerde sunmak ve ortam ışığını buna göre düzenlemek porsiyon kontrolüne destek olabilir. Kırmızı ve sarı iştahı artırırken, mavi renk doğanın ‘yavaşla ve dikkat et’ mesajıdır. Kilo verme sürecinde küçük çevresel değişiklikler bile önemli farklar oluşturabilir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:08 Ecdada ait 143 yıllık cami restorasyon bekliyor Eskişehir’de yıllar önce terk ettikleri köye geri dönen vatandaşlar, Osmanlı döneminden kalan 143 yaşında olan camilerinin restorasyonla yeniden faaliyete geçirileceği günü beklerken, köy nüfusu ise her geçen gün artıyor. Şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Tepebaşı ilçesindeki Yukarı Danışment köyü yaklaşık 40 yıl önce mevsim şartlar nedeniyle yaklaşık 5 kilometre aşağıya taşınmıştı. İlerleyen zamanda köyde uzun yıllar bir aile yaşamını sürdürürken, teknoloji ve şartların gelişmesi sonrasında köye dönüşler başladı. Hafta içi 4 aile hafta sonu ise 10 ailenin üzerinde köyde yaşam başladı. Her geçen gün temiz havası nedeniyle nüfusu artan köyden en dikkat çeken ise Osmanlı döneminden kalan 143 yıllık Danişment Camii. Yılların yorgunluğu nedeniyle kullanılamayan camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Köy halkı yetkililere defalarca yazılı ve sözlü camilerinin yapılması için istekte bulundu. Hicri takvime göre 1300, Miladi takvime göre ise 1883 yılında yapılan tarihi cami, kapılarının kilitlendiği ve kaderine terkedilmiş durumda. Vatandaşlar yeniden yaşam alanına dönen köylerinde, atalarının hatırası olan caminin yenilenmesiyle nüfusunun daha da artacağını düşünüyor. "Burası benim terapi merkezim gibi" Şehir yaşamını bırakıp Yukarı Danişment mahallesine geri dönen 66 yaşındaki Mehmet Altın, "Buranın yolu eskiden daha dikti. At arabasıyla çıkmak zor oluyordu, traktörler çıkınca da mazot parası çok gidiyor diyorlardı. Sonra Aşağı Danişment kuruldu herkes oraya geçti. Daha önce 5-6 hane vardı, hepsi gittiler. Hazine yer verince, devlet para verince oraya yerleştiler ama şimdi burayı çok arıyorlar. Şuan burada bulunan vatandaşlar hayvancılık yapıyor, biri emekli benim gibi. 3 ev kaldı benim dışımda. Hafta sonları gelenler var, yazlıkçı diyoruz onlara onlar gelince yaklaşık 16 hane oluyor. Ben buraya 2004 yılında emekli olduktan sonra geldim. Burası benim terapi merkezim gibi. Buraya geldikten sonra ilaç almayı bıraktım. Ben tek seferde altı ameliyat geçirdim, ölümlerden döndüm. Buraya gelince yaşamaya başladım" dedi. "Bir asırdan fazladır burada bu camii" Restorasyon ihtiyacı olan Danişment Camii’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğuna geçtiğini belirten Altın, "Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçmiş. Cami’nin arka tarafı çöktü. Bize ‘çivi bile çakamazsınız’ dediler. Bir asırdan fazladır burada bu camii, dedelerimiz kullanıyormuş. Biz yapmaya çalıştık ama çatılara çıkamıyoruz zaten yapamazsınız diyorlar. Büyükşehir Belediyesine de bildirdik. Geldiler resimlerini çektiler, yazıp çizdiler ama bir şey demediler" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:26 Ters yönden gelerek ezdiği genç kadını hayattan kopardı Eskişehir’de bir ara sokakta ters yönde seyreden araç, 35 yaşındaki Gökçe Kurtulmuş’u ezdi. Genç kadın olay yerinde hayatını kaybederken, yaşanan feci kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olay, Odunpazarı ilçesi İstiklal mahallesi Şirinyer Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Emine A. (48) idaresindeki 26 EJ 341 plakalı otomobil Şirin Sokak üzerinde ters istikamette hızlıca ilerleyerek caddeyi aştı. Caddenin karşısındaki Şirinyer Sokak’a hızla giren araç, önce banketleri ve trafik levhasını çiğnedikten sonra köşede bekleyen yaya Gökçe Kurtulmuş’u (35) altına aldı. Olay yerine ihbar üzerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin incelemesinde Gökçe Kurtulmuş’un hayatını kaybettiği tespit edildi. Olayda yaralanan sürücü Emine A. ilk müdahalesinin ardından ambulans ile Eskişehir Yunus Emre devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. "Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu" Kazaya şahit olan esnaf Hasan Bahçecik, "Önce bir ses duydum, ondan sonra arabanın gaza basarsın ya öyle sesler. Önce çöp tenekesini salladı, uçarak karşıya fırlattı. Kırmızı kazaklı bir kadın da orada köşede dururken araba sokağa girdi. Sokağa girer girmez arabayla elektrik direğinin camları arasına sıkıştı. Koştum baktım hemen kurtarabilir miyiz diye, söyleyecek halim yok ama bağırsaklarını görünce içim boşaldı, bir daha yanaşamadım. Araba çok süratliydi, resmen caddeden uçtu. O arada bir boşluk vardı, araba gelmiyordu. Sürücü de galiba yaralanmış, benim gördüğüm sürücü biraz durgundu, sadece bakıyordu. Ben öbür kadına baktım çünkü arabanın onu altına aldığını gördüm" dedi.
Rektör Adıgüzel "Dijital çağın gerektirdiği yetkinliklere sahip öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyoruz"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:36 Rektör Adıgüzel "Dijital çağın gerektirdiği yetkinliklere sahip öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyoruz" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, yeni kurulan "Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi" ile ilgili olarak "Dijital çağın gerektirdiği yetkinliklere sahip, analitik düşünebilen, teknolojiye yön verebilecek donanımda öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyoruz" diye belirtti. Anadolu Üniversitesi bünyesine teknoloji ve dijitalleşme odaklı yeni bir akademik birim daha eklendi. 14 Temmuz 2025 tarihli ve 32570 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi resmen kuruldu. Fakültede hem örgün hem de İngilizce eğitim verilmesi planlanıyor. Müjdeyi duyuran Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yeni fakültemizle birlikte, dijital çağın gerektirdiği yetkinliklere sahip, analitik düşünebilen, teknolojiye yön verebilecek donanımda öğrenciler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Sadece bugünün değil, geleceğin bilişim ve yazılım dünyasında söz sahibi olacak bireylerin yetişeceği bir akademik ortam oluşturmak istiyoruz. Eğitim programlarımızı da bu vizyon doğrultusunda, sektörle iç içe, uygulamalı ve güncel içeriklerle şekillendirmeye özen göstereceğiz." ifadelerini kullandı. Yeni fakültenin kurulmasıyla birlikte yapay zekâ, veri bilimi ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda çağın ihtiyaçlarına yanıt verecek akademik programların açılması öngörülüyor. Öte yandan geçtiğimiz günlerde kurulan Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ile birlikte "Ön Yüz Yazılım Geliştirme Programı", "Arka Yüz Yazılım Geliştirme Programı", "Büyük Veri Analistliği Programı" ve "Oyun Geliştirme ve Programlama Programı" yeni dönemde öğrenci kabul edecek. Anadolu Üniversitesi yeni kurulan "Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu" ve "Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi" ile ön lisans ve lisans düzeyinde bilişim eğitimini daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu iki yeni bölümle birlikte hali hazırda yer alan Eğitim Fakültesi "Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü" ile yeni açılan Güzel Sanatlar Fakültesi "Dijital Oyun Tasarımı Programı", İletişim Bilimleri Fakültesi "Yeni Medya ve İletişimi Bölümü" üniversitenin teknoloji odaklı dönüşüm stratejisinin önemli birer parçası olarak dikkat çekiyor. Anadolu Üniversitesi, teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda üreten ve yön veren bireyler yetiştirmeye yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
Tarımsal Amaçlı Örgütlerin Derecelendirme başvuruları başladı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:27 Tarımsal Amaçlı Örgütlerin Derecelendirme başvuruları başladı Eskişehir Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tarımsal amaçlı örgütlerin desteklenmesi ve etkinliklerinin artırılması amacıyla yürütülen derecelendirme başvuruları başladı. Eskişehir Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili mevzuatına göre kurulmuş tarımsal amaçlı örgütlerin, Bakanlık tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda derecelendirilerek ortak bir paydada buluşturulması, desteklenmesi ve bu örgütlerin faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması amacıyla yürütülen derecelendirme çalışmaları kapsamında 2025 yılı başvuruları başlamıştır. Derecelendirme ile tarımsal amaçlı örgütlerin; faaliyet etkinliğinin artırılması, ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliğinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Başvurular sadece internet üzerinden yapılacaktır 2025 yılı derecelendirme başvuruları, 9 Temmuz-10 Ağustos 2025 tarihleri arasında sadece internet üzerinden alınacak yapılacaktır. Posta, e-posta veya elden yapılan başvurular kesinlikle kabul edilmeyecektir. Başvuruda bulunacak tarımsal amaçlı örgütlerin gerekli belgeleri sisteme yüklemesi gerekmektedir. Başvurusu uygun bulunan örgütlerin başvuruları, Tarım ve Orman Bakanlığı ilgili genel müdürlüğü tarafından değerlendirilecektir. Onaylanan puanlama sonuçlarına göre tarımsal amaçlı örgütler; 60 puan ve üzeri alanlar birinci derece, 40-59 puan alanlar, ikinci derece, 39 puan ve altı alanlar, üçüncü derece tarımsal amaçlı örgüt olarak sınıflandırılacaktır. Birinci derece belgesi almaya hak kazanan örgütlerin listesi, Tarım ve Orman Bakanlığı internet sitesinde ilan edilecektir. Bu belgenin geçerlilik süresi, onaylandığı tarihi takip eden bir takvim yılıdır. Tarımsal desteklemelerde ilave puan, destek avantajı, düşük faizli tarımsal kredilerde özel kredi ve/veya faiz indirimi, bakanlık organizasyonlarında temsil edilme hakkı, bakanlık karar alma süreçlerine aktif katılım imkânı gibi avantajlar sağlayabilecektir.
15 Temmuz kahramanları Anadolu Üniversitesi’nde anıldı
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:15 15 Temmuz kahramanları Anadolu Üniversitesi’nde anıldı Anadolu Üniversitesi, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’da teşebbüs ettiği darbe girişiminin 9. yıl dönümünde 15 Temmuz demokrasi şehitleri ve gazilerini unutmadı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" anma programına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Barış Kılınç, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte çok sayıda akademik ve idari personel katılım gösterdi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlik, 15 Temmuz şehitleri için Anadolu Üniversitesi Camii İmam Hatibi Salih Koçyiğit’in okuduğu Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve dua ile devam etti. "15 Temmuz demokrasi bilincinin simgesi haline gelmiştir" Fethullahçı Terör Örgütü mensuplarının anayasal düzeni hedef alan darbe girişimine karşı halkın demokrasi destanı yazdığına dikkat çekerek konuşmasına başlayan Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, "O karanlık gece demokrasiye ve milli iradeye yöneltilen darbe girişimi halkın ortak direnciyle engellenmiş, ülkemizin geleceğini karartmak isteyenlere tıpkı Çanakkale’de, İstiklal Savaşı’nda olduğu gibi geçit verilmemiştir. O gece toplumun her kesiminden milyonlar kadın erkek, genç yaşlı demeden meydanlara koşmuş, ellerinde bayrak, dillerinde duayla demokrasinin ve milli iradenin yanında yer almıştır. 15 Temmuz, 251 şehidimizin fedakarlığı ve binlerce gazimizin cesaretiyle milletimizin demokrasiye ve bağımsızlığa sahip çıktığı dünya tarihinde benzeri olmayan bir direniş olarak hafızalara kazınmıştır. Bu yönüyle 15 Temmuz artık yalnızca bir tarih değil, milletimizin ortak hafızasında yer etmiş, toplumsal birlik ve demokrasi bilincinin simgelerinden biri haline gelmiştir. Bugün 15 Temmuz’un 9. yıl dönümünde aynı duygularla bir kez daha bir araya geliyoruz. Başta şehitlerimiz olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor, Gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz" dedi. Program, "15 Temmuz Mehteri ve 15 Temmuz Son Darbe Girişimi" belgesel filmleri gösterimi ile devam etti. Program sonrasında Öğrenci Merkezi fuaye alanına kurulan "Anadolu Ajansı Objektiflerinden Milli İradenin Yükselişi" adlı fotoğraf sergisi katılımcılar tarafından ziyaret edildi.
Rektör Çolak: "15 Temmuz, milletimizin demokrasiye sahip çıkışının destanıdır"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 16:12 Rektör Çolak: "15 Temmuz, milletimizin demokrasiye sahip çıkışının destanıdır" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, "15 Temmuz, milletimizin demokrasiye ve bağımsızlığa sahip çıkışının destanıdır" dedi. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle günün anlam ve önemini belirten bir mesaj yayımladı. Rektör Çolak’ın yayımlamış olduğu mesajda, "15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’cü hainler milli iradeyi hiçe sayarak demokrasimizi yıkmak için darbe girişiminde bulunmuşlardır. Emperyalizmin kirli amaçları doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni; vatanına, milletine ve devletine bağlı asker ve polislerimize ait karargâhları alçakça bombalayan hainler, darbeye karşı koyan sivil vatandaşlarımızı da şehit etmişlerdir. Ülkemizi karanlığa sürükleyerek yıllarca geriye götürebilecek bu hain girişim, demokrasisine ve özgürlüğüne yürekten bağlı milletimizin kararlılığı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sergilenen şanlı direnişle durdurulmuş ve Türk milletinin böyle hain emel ve hedeflere asla geçit vermeyeceği tüm dünyaya gösterilmiştir" ifadeleri yer aldı. "Bize düşen, 15 Temmuz gecesi yaşananları unutmamak" 15 Temmuz’da iradesini demokrasiden yana koyan aziz Türk milletinin birliğe kastetmeyi planlayan karanlık odaklara, bundan sonra da karşılarında tam bir birliktelik şuuruyla kenetlenmiş olarak bulunacağının mesajını açıkça verdiğini vurgulayan Rektör Çolak, mesajının devamında şu sözleri kullandı: "Bugün bizlere düşen ise 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananları ve bunların arkasındakileri çok iyi bilmek, asla unutmamak ve gelecek nesillere de tüm yönleriyle aktararak gençlerimize bayrak, vatan ve millet sevgisini aşılamaktır. Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin zafer günü olan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutluyor, hain kalkışmaya karşı koyarken yaralanan gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyor; bayrağımız, vatanımız ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum."
Bu parfümler Eskişehir’in ruhunu yansıtıyor
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:01 Bu parfümler Eskişehir’in ruhunu yansıtıyor Anadolu Üniversitesi, Eskişehir’in kültürel ve duygusal kimliğini kokular aracılığıyla ifade eden özel bir parfüm serisi geliştirdi. Eczacılık Fakültesi bünyesinde yürütülen Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan bu özgün seri; aşk, huzur, gençlik ve zarafet gibi Eskişehir’e özgü değerleri, kimyasal katkı içermeyen doğal içeriklerle birleştirerek kokusal bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor. Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Özkay, parfümlerin şehrin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda toplumsal ve duygusal katmanlarını da yansıttığını vurguladı. Prof. Dr. Özkay, geliştirilen bu seriyle ilgili olarak çalışmayı, "Bir şehri sadece kokusuyla değil, duygusuyla anlatma çabası" olarak tanımladı. Kokular Eskişehir temalı belirlendi Rektörlük değişimiyle projenin ivme kazandığını belirten Prof. Dr. Yusuf Özkay açıklamalarına şöyle devam etti: "Rektörümüz Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, fakültede neden ürün üretilmediğini sordu. Kamuda ilaç üretmek mümkün ama mali süreçler ve uzun prosedürler nedeniyle çok zor bu nedenle kozmetik alanına yöneldik. En hızlı üretilebilecek şey kolonyadır. Bu nedenle seri kolonya ürettik deneme ürünler dağıtıldığında güzel geri dönüşler aldık. Sonra bu işi daha da geliştirme fikrimiz doğdu. Neden sadece kolonya ile sınırlı kalalım diye düşündük. Parfüm, oda kokusu, araba kokusu hepsi aynı mantıkla hazırlanan ürünler. Kokuları belirlerken Eskişehir temalı olsun istedik. ‘Eskişehir nasıl bir kent?’ dedik. Aklımıza gelen kelimeler; gençlik, güven, medeni, modern. Şehr-i aşk mesela Eskişehir’le çok özdeşleşmiş bir tanımlama gibi. Gençliğe hitap eden, güven veren, sakin, tutku yansıtan kokularla bunları yansıtmaya çalıştık. Amacımız ürünlerin sadece Eskişehir’de değil, başka şehirlerde de satıldığında Eskişehir’i hatırlatması. Bu güzel duyguyu birlikte yaşamak için bu yola çıktık." Ürünlerde kimyasal ek madde kullanılmadı Parfümlerde hiçbir kimyasal katkı maddesi kullanılmadığını vurgulayan Prof. Dr. Özkay sözlerine şu şekilde devam etti: "Parfüm yapması kolay bir üründür, ama çıkış korkumuz vardı. Kolonya şişelerimizin üzerinde de yüzde yüz doğal yazar. Hiçbir ürünümüzde kimyasal ek madde kullanmadık. Beş altı aydır ‘doğal içerikli parfüm üretebilir miyiz’ diye çalışıyoruz ve geçen hafta kimyasal katkısız parfümler ürettik. Alt ve üst notaları çözücüler içinde karıştırıp içine sabitleyici maddeler koyarsınız, berrak görünüm elde edersiniz ama biz bunu istemedik. Kimyacı olmama rağmen kimyasal bir şey tercih etmedim. Esansların bir arada bulunması zordur, genelde sabitleyici kimyasallar kullanılır. Biz bunun yerine doğal stabilizatörler ve doğal yağlarla bu geçimi sağladık ve denemelerle berrak görüntüye ulaştık." Eylül ayında raflarda olacak Ürünlerin yakında seri üretime geçeceğini ve ilk önce kampüs içinde sonrasında ise Eskişehir halkıyla buluşacağını belirten Prof. Dr. Yusuf Özkay: "Koku sektörüne girdikten sonra kolonya, oda kokusu, araç kokusu ve parfüm hepsi birbirine bağlı şeyler. Başlamışken, elimizde imkânlar varken ve güzel bir motto ortaya çıkmışken bunları da yapmak istedik. Eskişehir’e ithafen hazırladığımız parfümleri Ağustos’un ikinci yarısı, en geç Eylül başı gibi raflarda göreceğiz. İsimleri belli oldu, Ar-Ge süreçleri tamamlandı, sadece üretimi bekliyor." ifadelerini kullandı. Ürün çeşitliği arttırılacak Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesinin yakın gelecekte planları arasında doğal içeriklere sahip sporcu içeceği ve gıda takviyesi gibi ürünler üretmek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Özkay: "Eczacılık Fakültesi Ek Binayı üretim binası olarak düşünüyoruz. Diğerleri altyapı sürecinde ama yılsonuna kadar tüm laboratuvarlar üretime hazır olacak. Bu laboratuvar likit ürünler için; diğer katlarda doğal sporcu içecekleri, enerji içecekleri üretilecek. Piyasada gençlerin kullandığı ürünlerde doğal olmayan bileşenler var, bizim ürünlerimiz tamamen doğal olacak. Ayrıca doğal sabun, güzellik kremi, cilt kremi ve gıda takviyesi üretmek istiyoruz. Bu ürünler öğretim elemanlarımız tarafından üretilecek." dedi.