Yerel Haberler
Eskişehir
Anadolu Üniversitesi’nde Türkiye-AB ilişkileri ve medya temsilleri masaya yatırıldı 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:59:57 Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen "JOIN! Türkiye ve AB: Medya Temsilleri" başlıklı çalıştayda, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihi süreci ve dijital medyadan geleneksel basına kadar medyadaki yansımaları ele alındı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Frig Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştay, Avrupa Birliği tarafından desteklenen Jean Monnet Modül Projesi kapsamında hayata geçirildi. 2024 yılı Şubat ayında başlayan proje çerçevesinde düzenlenen etkinlikte, Türkiye’nin son 70 yılı ve Osmanlı Cihan Devleti’nden bu yana süregelen 200 yıllık tarihsel süreçteki medya yansımaları ile Türkiye-AB ilişkilerinde medyanın kamuoyu algısı üzerindeki rolü, akademisyenlerin ve öğrencilerin katılımıyla tartışıldı. Açılış konuşmalarını İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ve Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy’un yaptığı çalıştayda; projenin çıktıları arasında yer alan web sitesi, podcast serileri ve yeni akademik ders modülleri katılımcılara tanıtıldı. "Medya temsilleri bugün daha kritik bir hâl aldı" Fakülte Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, konuşmasında Türkiye’nin AB ile olan ilişkilerinin dünya konjonktüründeki değişen önemine dikkat çekti. Kılınç, şu ifadeleri kullandı: "Avrupa Birliği ile ilgili yeniden görüşmelerin başlamasına dair dünya konjonktürü ile ilgili değişiklikleri göz önüne alırsak Türkiye’nin önemi artmaya başladı. Medyanın kamuoyu algısını nasıl etkilediğini düşündüğümüzde, medya temsillerinin tartışılıyor olması gündemde değilmiş gibi gözükse de aslında oldukça önemli. Fakültemizin güçlü potansiyelini hayata geçirmek adına teknik altyapımızı geliştirdik, Anadolu Ajansı ve TRT gibi kurumlarla protokoller imzaladık. Amacımız akademik başarıyı kurumsal iş birlikleriyle öğrencilerimizin faydasına dönüştürmek." "Gazeteci adayları bu 200 yıllık süreci bilmeli" Projenin eğitim boyutuna ve akademik literatüre katkısına vurgu yapan Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Alaaddin Faruk Paksoy, "Türkiye’nin son 70 yılında, hatta Osmanlı İmparatorluğu’nu da katarsak son 200 yılında medyadaki gelişmelerin tarihi bir değeri olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda ’Avrupa Bilim Üniversitesi’ ve ’Türkiye-Avrupa İlişkileri’ isimli dersler açarak müfredatımızı yeniledik. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu workshop’un temel amacı, yazılacak olan İngilizce akademik kitabın yazarlarını bir araya getirmek. Kitaplar genelde editörü görmeden yazılır ama biz yazarların birbirini tanıdığı, çalışmalarına yorum yaptığı kolektif bir eser ortaya çıkarmak istedik. Proje kapsamında bugüne kadar Atina muhabirlerinden çevre gazetecilerine kadar pek çok ismi öğrencilerimizle buluşturduk" şeklinde konuştu. "Demokrasi emeklemeyle başlayan bir olgunlaşma sürecidir" Çalıştayın ilk oturumunda gençlik katılımı üzerine veriler paylaşarak demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Erhan Akdemir, "Bir ülkenin demokrasisinin gelişebilmesi için yürümek, yürüyebilmek için de emeklemek gerekir. Siyasal katılım sadece bir partiye üye olmak değildir; bir öğrenci kulübü üyeliği, gönüllülük faaliyeti ve hatta kan vermek bile birer siyasal davranıştır. Türkiye’de 15-24 yaş grubunda 13 milyon gencimiz var; bu rakam pek çok Avrupa ülkesinin nüfusundan büyüktür. 2004’ten beri AB programlarına dahiliz ve Erasmus bütçemiz 30 milyar Euro seviyelerine çıktı. Erasmus günlerinde dünyada 10 bin etkinlik varken Türkiye tek başına 100 bin etkinlik yaparak bu konudaki bilincini kanıtlamıştır. Ancak bu hareketliliğin demokratik katılım bilincine dönüşmesinde medyaya büyük sorumluluk düşmektedir" dedi. "Z kuşağı için dijital hikâye anlatıcılığı şart" Çalıştayda Avrupa Komisyonu’nun gençlere yönelik iletişim stratejilerini analiz eden Dr. Simge Süllü Durul, dijital hikâye anlatıcılığının (Digital Storytelling) önemine değindi. Durul, mesaj aktarımında duyguların önemini şu sözlerle vurguladı: "Mesajı bir metin şeklinde yayınlayıp sosyal medyaya koyabilirsiniz ancak o mesaj alınmadığı sürece bir anlamı kalmıyor. Dijital hikâye anlatıcılığı ile bir duygu yüklemesi yapmak, mesajın daha iyi aktarılmasını sağlıyor. Özellikle Z kuşağı, otantik ve alışılmışın dışına çıkan içeriklere önem veriyor; metin yerine her zaman görsel ve sese öncelik tanıyor. ’Anlatısal Aktarım’ (Narrative Transportation Theory) sayesinde gençlerin hikâyenin içinde kaybolmasını sağlayarak kurumların mesajlarını reddetmeden doğrudan kabul etmelerini sağlayabiliriz."
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:40 Kadın girişimci, doğal taş bileklik yapımını epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü Eskişehir’de yaşayan ev hanımı Sevil Tuluk, hobi olarak başladığı doğal taş bileklik yapımını bu yıl epoksi sanatıyla birleştirerek sanata dönüştürdü. Hazırladığı ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü belirten Tuluk, "Her kesime hitap eden, doğal ve estetik tasarımlar yapıyoruz" dedi. Eskişehir’de ev ekonomisine katkı sağlamak isteyen kadın girişimciler, el emeği ürünlerini görücüye çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl doğal taş bileklik yaparak sektöre adım atan Sevil Tuluk, bu yıl çalışmalarına epoksiyi de ekleyerek geniş bir ürün yelpazesi oluşturdu. "Doğal taşlarla epoksiyi birleştirdik" Sanat yolculuğunu anlatan Sevil Tuluk, "Geçen sene sadece doğal taş bileklikler üzerine çalışıyordum. Bu yıl kendimi geliştirerek epoksiyi de denemek istedim. Şu an epoksi ile doğal taşları bir araya getirerek; anahtarlık, kalemlik, mumluk, kül tablası ve bardak altlığı gibi pek çok ürün hazırlıyorum" ifadelerini kullandı. Fiyatlar 100 liradan başlıyor Ürettiği eserlerin fiyat aralığı hakkında bilgi veren Tuluk, "Fiyatlarımız anahtarlıklarımızda 100 liradan başlıyor, ürünün detayına ve emeğine göre 700 liraya kadar çıkabiliyor. Şu an en çok ilgiyi anahtarlıklar ve kül tablaları görüyor" dedi. "4 aylık emek sanata dönüştü" Epoksi üzerine yaklaşık 4 aydır yoğun bir çalışma yürüttüğünü kaydeden Sevil Tuluk, "İşin yapılışını öğrendikten sonra çeşitli kalıplar ve iri doğal taşlarla denemeler yaptım. Özellikle ametist taşı kullandığım ağır ve şık modellerimiz çok ilgi çekiyor. Bazı taşları da kırarak altın görünümü veriyoruz, ortaya çok estetik sonuçlar çıkıyor" diyerek sözlerini noktaladı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:39 Öğrenciler yorulmasın, fidanlar kurumasın diye muhtar kolları sıvadı Eskişehir’de bir lisenin bahçesindeki fidanların bidonlarla sulandığını gören muhtar, makaralı sisteme bağlı 130 metre uzunluğundaki bahçe hortumunu okula bağışlayıp, hem fidanların kurumasını hem de öğrencilerin ve çalışanların yorulmasını önledi. Odunpazarı ilçesi Erenköy Mahallesi’nde bulunan Süleyman Şah Anadolu Lisesi’ni ziyaret eden Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Adem Karaman, yamaca inşa edilen okulun bahçesinde bulunan fidanları kovalarla sulamaya çalışan hizmetli ve öğrencileri fark etti. Daha önceden mahallesinde bulunan ve sonra mevcut konumuna taşınan okula ayrı bir ilgi duyan Adem Karaman, fidanların daha kolay sulanması için girişimde bulundu. Kaynak işlerinden anlayan Muhtar Adem Karaman, 130 metre uzunluğunda bahçe hortumu alıp okula bağışladı. Bahçenin tüm fidanlarına ulaşan oldukça uzun hortumun hem dağınıklık sorunu olmaması hem de kolay taşınması için Muhtar Adem Karaman, elleriyle bir seyyar makara sistemi tasarladı. Okuldaki hizmetliler ve öğrenciler yapılan basit ama etkili sistem ile bahçedeki fidanları artık çok daha rahat şekilde sulayabiliyor. "Yıllarca kullansınlar diye böyle bir sistem düşündüm" Fidanlara su taşıyan hizmetlileri gördüğünde bunu çözmek için harekete geçen Adem Karaman, "Ben buraya gelip giderken kadın hizmetli kardeşlerimizi burada ağaç sularken gördüm. Okulumuz yeni olduğu için damlama sulamanın faaliyete geçemediğini öğrendim. ‘Damlama su yapılana kadar biz bir çözüm yapalım’ dedim. Çünkü ben de kaynakçı adamım, 42 sene bu vatana, millete çalıştım. 130 metre bir hortum aldım. Evvelden çıkrık kuyulardan su çekilen bir alet vardı, o benim aklıma geldi. Kardeşlerimizin kolay çekebilmesi için 2 tane sabit, 2 tane sarhoş teker taktım düzeneğe. Yıllarca kullansınlar diye böyle bir sistem düşündüm" dedi. "Fidanlar da aynı evlat gibidir, sularsan, bakarsan ağaç olur" Çocukları da fidana benzeten Adem Karaman, "Hem ağaç hem çocuklar kolay kolay yetişmiyor. Fidanlar da aynı evlat gibidir sularsan, bakarsan ağaç olur. İnşallah bu ağaçların da vatanımıza, milletimize, Süleyman Şah Anadolu Lise’mize, çocuklarımıza faydalı olacağını düşünerek böyle bir şey yaptık. Bizim çocuklarımız fidan gibi. Çocuklarımızın, yetişmesi çok değerli" diye konuştu.
Afyon’da Staj Konsorsiyum Toplantısı yapıldı
12 Ağustos 2025 Salı - 18:01 Afyon’da Staj Konsorsiyum Toplantısı yapıldı Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Uluslararası İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi ev sahipliğinde, 14 üniversitenin katılımıyla Staj Konsorsiyum Toplantısı düzenlendi. Toplantıda Business-Economics-Management (BEM) Konsorsiyumu üyesi olan Anadolu Üniversitesi’ni toplantıda Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Gamze Alper ve Erasmus+ Staj Hareketliliği Sorumlusu Muazzez Bahar temsil etti. Staj Konsorsiyum Toplantısı, AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, UİM yöneticileri ve Anadolu Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Uşak Üniversitesi, Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Dicle Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesinin temsilcileri katıldı. Görüşmelerde, 2023 yılı bütçe kullanımına ilişkin değerlendirmeler yapıldı, 2024 yılı projelerinin mevcut durumu ele alındı ve 2025 yılı hibelerinin dağıtım süreci planlandı. Toplantı boyunca üniversiteler, yürüttükleri projelerde karşılaştıkları zorluklar ve çözüm önerilerini dile getirdi. Başarılı uygulama örneklerinin paylaşıldığı toplantıda ortak çalışma kültürü pekiştirilirken ve kurumlar arasında iş birliği ağları güçlendi.
Vali Aksoy Mihalgazi’de sera örtüsü teslim törenine katıldı
12 Ağustos 2025 Salı - 18:00 Vali Aksoy Mihalgazi’de sera örtüsü teslim törenine katıldı Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Mihalgazi ilçesinde düzenlenen Sera Örtüsü Teslim Törenine katıldı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Mihalgazi ilçesinde düzenlenen Sera Örtüsü Teslim Töreni’ne katıldı. Programda, ‘2025 Yılında Alternatif Üretim Yöntemlerinin Geliştirilmesi Projesi’ kapsamında yürütülen ‘Eskişehir’de Sera Naylonlarını Yeniliyoruz Projesi’ ile Mihalgazi’de 65 dekar alanda üretim yapan 60 çiftçinin seralarının yenilendiği açıklandı. Vali Aksoy, bölgede sebze üretiminin ülke genelindeki önemine değinerek çiftçilerin üretim azmini takdirle karşıladığını ifade etti. "Türkiye’nin öncü bölgeleri arasında yer alıyor" Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinin sebze üretimindeki yerine değinen Vali Hüseyin Aksoy; "Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerimiz, Sakarya Nehri kenarında yer almakta olup sebze üretiminde Türkiye’nin öncü bölgeleri arasında yer alıyor. Burada yetiştirilen ürünler yalnızca İstanbul ve Ankara’ya değil, Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Çiftçilerimizin bu alandaki üretimi son derece kıymetli ve takdire şayan. Önümüzdeki süreçte bu üretim potansiyelinin daha da geliştirilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. "Üretime destek vermeye devam edeceğiz" Eskişehir’in geçen yıldan itibaren Kırsal Kalkınmayı Destekleme Programı’na dahil edilmesiyle çok sayıda projenin hayata geçirildiğini belirten Vali Aksoy; "Tarım artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir alan haline geldi. Bu nedenle üretmek zorundayız. Ürettiğimiz ürünleri de ihtiyaç duyulan bölgelere en uygun şekilde ulaştırmalıyız. Türkiye’nin öncü ilçelerinden biri olan Mihalgazi’deki çiftçilerimiz de önemli bir üretim gerçekleştiriyor. Bizler de imkanlarımız ölçüsünde bu üretime destek vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Üretim yapan, emek veren tüm çiftçilerimizi kutluyorum" Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretime katkı sunan her çiftçiye çeşitli destekler sağladığını hatırlatan Aksoy; "Türkiye’nin tarımsal politikalarında, havza bazlı üretim modeliyle daha planlı, istikrarlı ve verimli bir süreç yürütülüyor. Bu çalışmaların bundan sonra da kararlılıkla sürdürüleceğine inanıyorum. Üretim yapan, emek veren tüm çiftçilerimizi kutluyorum. Onların üretim azmini saygıyla karşılıyor, bu değerli çalışmalarını sürdürmelerini temenni ediyorum" diye konuştu. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Arsa vekâletini kötüye kullandığı için yeğenini şikayet etti
12 Ağustos 2025 Salı - 12:08 Arsa vekâletini kötüye kullandığı için yeğenini şikayet etti Eskişehir’de, yürüme engeli bulunan yaşlı kadın, yeğenini, arsalarını işletmesi için verdiği vekâleti kötüye kullanması nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etti. C.Y., oğlu Belçika’da yaşayan teyzesi 81 yaşındaki Hatice Türkmen’in bazı mülklerinin işletmek amacıyla vekalet aldı. Fakat Türkmen’in iddiasına göre, vekaleti çeşitli nedenlerle kötüye kullanması dolayısıyla C.Y.’yi Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etti. Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde Hatice Türkmen’e ait bir arsaya kat karşılığı bina inşa edeceği şeklinde 2023 yılında teyzesinden aldı. Vekaletname ile C.Y., 2022 yılı sonunda damadının kurduğu inşaat firmasıyla kat karşıyla sözleşme imzaladığı Hatice Türkmen’in Avukatı Tanzer Kurt tarafından belirtildi. Teyzesinin arsasına diktiği binadaki daireyi teyzesine arsa sattırarak vermiş Afyonkarahisar’da yapılacak olan binanın 3’üncü katını, arsa sahibine vereceğini konusunda taraflar sözleşme imzaladı. Fakat daha sonra tekerlekli sandalyede hayatını sürdüren Hatice Türkmen’in 3’üncü kata çıkmakta zorlanacağını söyleyen C.Y., 1’inci katı teyzesine satmayı teklif etti. Tanzer Kurt’un aktardığı bilgiye göre ,1’inci katı satın alması için Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde Çamlıca Mahallesi’ndeki arsayı iddiaya göre satan C.Y.’nin, mülkü kime ve ne kadara sattığı belli olmadığı öne sürüldü. Bu satıştan elde edilen para ise C.Y.’nin banka hesabında gönderildiği iddia edildi. ’’Vekaleten hacca gitmek için 28 bin 500 Suudi Arabistan riyali almış’’ Öte yandan, Avukat Tanzer Kurt’un iddiasına göre, C.Y.’nin teyzesinden 2023 yılında vekaleten hacca gitmek için 28 bin 500 Suudi Arabistan riyalini, hac dönemi geçmesine rağmen 2023’ün Kasım ayında aldığı ve geri ödemediği iddia edildi. Dolandırıldığını iddia eden Hatice Türkmen ve olayın tanığı oğlu Erkin Türkmen C.Y. hakkında suç duyurusunda bulundular. "Sağlığım yerinde olmadığı için, ’Ben gidiyim yerine teyzem’ dedi" Yeğeni C.Y. hakkında konuşan Hatice Türkmen, "Birbirimizi tanıyorduk, evimize gidip geliyorduk. Bir gün bana geldi, evi arsayı niye vermiyorsun, kat karşılığı dedi. Ben de bilmiyorum, kime vereceğim dedim. Neye güveneyim de vereyim. Bizim damat Ömür yapıyor, Ömür’e verdim dedi. Ondan sonra damadını aldı geldi. Beraber bir konuştuk. Mutabık kaldık. Teyzem sen ben varken hiç korkma bir şey olmaz benle garantileştirdik. Arsayı verdik biz ona kat karşılığı ama ne arsa ev yapıldı ne karşılığı geldi. Hiç bir şey gelmedi. Teyze biraz para ver de dedi. Benim yanımda 15 bin vardı onu verdim ’Aşağı katı satacağım’ dedi. Sonra biz vazgeçtik çocuklar vazgeçti almayacağız dedik, ‘Teyze sen beni dinle, zarar etmezsin onunla sen geçinirsin yaşarsın. Bir de arsanı alacağım’ dedi. Bundan 115’e satmıştı bana daire aşağıyı oradan düşeceğiz" dedi. Şimdi bir şey yok hepsi onda. Hacca sağlığım yerinde olmadığı için, ’Ben gidiyim yerine teyzem’ dedi. Ben de iyi dedim, para gitti geri almayınca arsanın parası nerede, gel bir konuşalım dedim. Bir türlü bizim yanımıza gelmedi. "Yıllardır bu adam annemin borçlarını ödeyeyim diye kira paralarını aldı" Hatice Türkmen’in oğlu Erkin Türkmen konuyla alakalı ’’Bunlar açıkçası hem arsa karşılığı Emirgan’dakini aldılar hem de Eskişehir’deki bir arsayı satmak amacıyla Eskişehir’de boş duran arazisini aldılar. Böylece ikisi gitti. Bunlar ne arsa yaptılar ne bir inşaat yaptılar. Orası öyle kaldı. İnşaatı da yarıda bıraktılar. Ne arsayı ne de parayı vermediler. Yıllardır bu adam annemin borçlarını ödeyeyim diye kira paralarını aldı. Oradan ne kadar götürdü onu da bilmiyorum. Onlardan makbuz istediğimizde, ’Biz annenle anlaşırız’ dediler. O da orada kaldı. Annemden aldığı 10 bin lira hacı parasının yalnızca 6 bin lirasını geri verdi. Geri kalan parayı sorduğumuzda annemin borcunu yatırdığını söyledi ama annemin borcu falan yoktu. İnşaat yaptırdım, evini boyattım derken o paralar da gitti. Açıkçası bu adam bizden hem kat karşılığında arsamızı aldı, hem annemin Eskişehir’de boş duran bir arsasını daire satayım diye aldı. Üstüne de hacı parasını aldı. Onun da bir kısmını verdi. Diğer kısmını vermedi. Şu an elde ne arsa, ne ev ne de kat var. Hiçbir şey yok. Sadece ortada kalan 2-3 tane beton var. Yaptıkları fazla bir şey yok. Yaşadıklarımızdan dolayı annem çok mağdur oldu ve sağlığı da bozuldu. Bu derecede kötü bir olay yaşadık ve yaşıyoruz. Daha çözülmesini bekliyoruz. Özet geçmiş olursak, çok mağdur durumdayız. Arsayı annemin elinden almak için notere götürüp imza attırmışlar. O arsayı kime sattıklarını ne kadar paraya sattıklarını da bilmiyoruz. Sorduğumda ’Bilmiyorum’ dedi. Sen sattığın insanı bilmez misin? 40 bin euro ödemişsiniz, 15 bin euro anneme aldınız. 65 bin euro para aldınız ki ortada ne kat var ne bir şey var. O parayı niye aldınız? Geri verin dediğimde ’Annemle biz mahkemelik olacağız. Mahkeme ne karar verirse o’ dediler. Bu durumda adalete sığınıyoruz artık. Ne karar verirse ona sığınıyoruz. İnşallah hayırlısı olur. Annem çok perişan. Anneme milyonluk vurgun yaptılar. Bunu yapan kişi annemin kız kardeşinin kızının kocası. Akraba diyerek annem onlara güvendi. Elindeki parası gitti. Hac parası gitti. Elinde bulundurmuş olduğu iki arsanın ikisi de gitti. Elinde hiçbir şey kalmadı. Bu röportajı yapmak zorunda kaldık. İnanın ne yapacağımızı bilmiyoruz. En kısa zamanda sorunun çözülmesini bekliyoruz’’ şeklinde konuştu