Yerel Haberler
Eskişehir
12 Mayıs 2026 Salı - 14:43 Esan’dan bentonit işletmesine ilişkin açıklama Odunpazarı ilçesinde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin Esan’dan yapılan açıklamada, ’’Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir’’ denildi. Esan, 3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmesindeki stabilite kaybına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’3 Mayıs tarihinde Eskişehir ili Odunpazarı ilçesi Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit işletmemizde, bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından pasa depolama alanının bir bölümünde stabilite kaybı meydana gelmiştir. Söz konusu pasa, maden üretimi sırasında zorunlu olarak çıkarılan doğal kaya ve toprak malzemesinden oluşmaktadır. Olayın hemen ardından saha güvenliği sağlanmış, teknik ekiplerimiz tarafından gerekli inceleme ve kontrol çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan ilk değerlendirmelere göre herhangi bir can kaybı, yaralanma, çevresel risk veya kamu sağlığını etkileyen olumsuz bir durum söz konusu değildir. Süreç, ilgili mevzuat ve güvenlik prosedürleri çerçevesinde yakından takip edilmektedir. Şirketimiz sahada gerekli kontrol, izleme ve iyileştirme çalışmalarını sürdürmektedir. Bölge halkının ve kamuoyunun konuya ilişkin hassasiyetini anlıyor; değerlendirmelerin bilimsel veriler ve teknik incelemeler doğrultusunda sağlıklı şekilde yapılmasını önemsiyoruz. Şirketimiz, faaliyetlerini çevre ve iş güvenliği mevzuatına uygun şekilde sürdürmekte olup, sürece ilişkin gelişmeleri ilgili kurumlarla şeffaf biçimde paylaşmaya devam edecektir.’’
12 Mayıs 2026 Salı - 14:15 Can Dostlar projesi ile göçmen kuşlar artık güvende Kuşların göç rotasında hizmet veren elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ hem kuşları korumak hem de enerji sürekliliğini sağlamak amacıyla elektrik direklerinde çeşitli çalışmalar gerçekleştiriyor. Dünya Göçmen Kuşlar Günü dolayısıyla şirketten yapılan açıklamaya göre son beş yılda 35 kilometrelik hatta yer alan 6 bin 250 direğin izolasyonu tamamlanırken leylek gibi kuş türleri için de güvenli yuva platformları oluşturuldu. OEDAŞ, bu çalışmalar neticesinde kuşların akıma kapılma oranını yüzde 97 azalttı. Göçmen kuşların binlerce kilometrelik yolculuğu, doğal yaşam alanlarının yanı sıra şehirlerden, tarım arazilerinden veya enerji hatlarından da geçiyor. Bu nedenle enerji altyapısının yaban hayatıyla uyumlu hale getirilmesi, biyoçeşitliliğin korunması için büyük önem arz ediyor. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak olmak üzere göçmen kuşların rotasında yer alan beş ilde elektrik dağıtım hizmeti veren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), Dünya Göçmen Kuşlar Günü kapsamında kuşların güvenliği ve enerji sürekliliği için yürüttüğü çalışmaları paylaştı. Bu alandaki faaliyetlerine 2021 yılında başlayan şirket, o tarihten bu yana göç rotasında bulunan ve yaklaşık 6 bin 250 direği kapsayan toplam 35 kilometrelik hattın izolasyonunu tamamladı. Enerji nakil hatlarında bulunan ayırıcıların arka bölümlerinde flexiglass adı verilen bir malzeme kullanıldığından, kuşlar direklerin enerji olmayan bölümlerinde yuva yapabiliyor ve enerjili bölümlerle bağlantıları tamamen kesiliyor. Direklere kuş koruma aparatları (kuş konmaz) ve izolatör kaplamaları monte eden OEDAŞ’ın bu çalışmaları neticesinde kuşların akıma kapılma oranı yüzde 97 azaltıldı. Şirket ayrıca, leylek gibi kuş türleri için de güvenli yuva platformları oluşturuyor. Muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür Göçmen kuşlara yönelik çalışmalarını 2024 yılı itibarıyla Can Dostlar projesi kapsamına alan OEDAŞ, bölgedeki tüm canlıların yaşam şartlarının iyileşmesine katkı sunarken bu konuda toplumsal farkındalığın artmasını da destekliyor. Şirketten yapılan açıklamada, bu konudaki en büyük destekçilerin muhtarlar olduğu belirtilirken, "Yoğun göç dönemlerinde muhtarlarımızın yaptığı bilgilendirmeler neticesinde gerekli durumlarda kuşların sağlığını korumak için planlı kesintiler yapabiliyoruz. Muhtarlarımız da vatandaşlarımız da bu konuda son derece duyarlı davranıyor ve bizi destekliyor. Kendilerine teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi. Dünya Göçmen Kuşlar Günü Dünya Göçmen Kuşlar Günü, göçmen kuşların ve yaşam alanlarının korunmasına dikkat çekmek amacıyla her yıl iki kez, mayıs ve ekim aylarının ikinci cumartesi günü kutlanıyor. Gün kapsamında, kuş göç yollarının korunması, biyoçeşitlilik ve insan faaliyetlerinin doğal yaşam üzerindeki etkileri konusunda küresel farkındalık oluşturuluyor. 2026 yılının teması olarak belirlenen "Her Kuş Önemlidir-Gözlemleriniz Değerlidir" temasıyla da kuşların korunması için hayati önem taşıyan insan odaklı çabalara ışık tutulması hedefleniyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:51 AK Parti milletvekillerinden yerel yönetime liyakatsizlik ve yatırım eksikliği eleştirisi AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Nebi Hatipoğlu, kuruma tehlikesi yaşayan Sakaryabaşı’ndaki incelemelerin ardından yaptıkları açıklamada, bölgenin DSİ müdahalesiyle kurtarıldığını belirterek, Eskişehir’deki içme suyu ve altyapı sorunları üzerinden yerel yönetimi liyakatsizlik ve yatırım eksikliğiyle eleştirdi. AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Sakaryabaşı Nehri’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesinde, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ile birlikte Sakarya Nehri gezildi. Düzenlenen programda, yeniden canlandırılan Sakaryabaşı Nehri ve kentin içme suyunun kullanılamaması gündeme getirildi. "Türkiye tarihinde de önemli girişimlerden birisine şahitlik ettik" Toplantıda söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Sakaryabaşı’ndaki su kaynaklarının yeniden canlandırılma sürecini şu sözlerle ifade etti: "Geçtiğimiz yıl maalesef buraya geldiğimizde bu manzara yoktu. Adeta kurumuş bir Sakaryabaşı söz konusuydu. Maalesef ilçe belediyemizin talihsiz bir girişimi neticesinde kaynağımız kurumayla karşı karşıya kaldı. Ardından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz, bölge müdürümüz ve Sayın Bakanımız sürece müdahale ederek, buradaki kuruyan su kaynaklarının yeniden can bulması için ciddi bir mühendislik çalışması yaptı. Belki de Türkiye tarihinde de önemli girişimlerden birisine şahitlik ettik. Malum, Sakaryabaşı sadece bir kaynaktan beslenmiyor; ama en büyük kaynaklarından birisi burada, yüzlerce ’göze’ tabir ettiğimiz kaynaktan su akışı başlıyor. Aynı zamanda balıkçılık da yapılıyor. 1970’li yıllarda Ankara Üniversitemizin bir girişimiyle burada kültür balıkçılığı da yapılıyor, biraz hemen arkamızda. Bu çalışmalar neticesinde yine oradaki balık varlığı sayısı da tekrardan artış göstermeye başladı." "Bizde maalesef çatı akarken içeride boya badana ile uğraşıyoruz" Eskişehir’deki içme suyu kalitesi ve belediyecilik anlayışına dair eleştirilerini sürdüren Fatih Dönmez, konuşmasında, "Doğru bir soru; vatandaşlarımızdan da bize bu yönde içme suyu kalitesinin giderek düştüğüne yönelik şikâyetler alıyoruz. Bu vesileyle hem Büyükşehir Belediye yöneticilerimize hem de Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi yöneticilerimize biz de vatandaşların bu taleplerini iletmiş olalım. Arıtma tesislerinin modernize edilmesi son derece önemli. Kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gerekiyor. Kentimizde önemli oranda bir kayıp-kaçak da söz konusu. Zaten belediyenin başlıca altyapı hizmetlerinden birisi de bu; içme suyu. Yani bunun öncelikli olarak masaya yatırılması lazım. Trafik de aynı şekilde. Maalesef belediyelerimiz, Belediye Yasası’nın kendilerine vermiş olduğu birinci dereceden asli işlerini bir tarafa bırakarak tali işlerle uğraşmayı seviyorlar. Çünkü o yerin altına belki yatırım yapması gerekiyor, para harcaması gerekiyor. O kısa sürede kendisine nasıl bir menfaat temin edebilir, o işlerle meşgul oluyor. Biz de diyoruz ki: Önce birinci dereceden işlerimizi yapalım. Yani bir insan oturduğu evin çatısı akıyorken içeride badana ile boya ile uğraşmaz. Önce çatıyı onarır, ondan sonra diğer işlere bakar. Bizde maalesef çatı akarken içeride boya badana ile uğraşıyoruz" dedi. "Liyakatsiz bir genel müdür atanarak yıllar ESKİ’de boşa geçirildi" Toplantıda son olarak söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, sorumluluk alanlarına ve liyakat tartışmalarına değinerek şunları söyledi: "Kimin sorumluluğunda derseniz; kanunen şehrimizdeki hem kullanım suyu hem içme suyunun geliştirilmesi, Eskişehir’e kadar getirilmesi, vatandaşa sunulması hepsi Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. Ne dediniz? İşte buradan suyun Eskişehir’e gitmesi. Tamam, bunları biz hükümet olarak yapacağız ama bizim asli görevimiz değil, bunlar belediyenin asli görevi. Belediyenin ESKİ’ye yıllardır yapmadığı yatırımlardan kaynaklanıyor bunlar. Yani düzenli yatırımlar yıllardır ESKİ’ye yapılmış olsaydı bugün biz bu sorunlarla karşılaşmazdık. Ayrıca ESKİ’de, ben seçim döneminde de bunu ifade etmiştim; orası teknik bir bölüm, uzmanlık isteyen bir kurum. Buraya tabii liyakatsiz bir genel müdür atanarak yıllar ESKİ’de boşa geçirildi. Bu belediyelerimizdeki liyakatsizlik ESKİ’de örneğini gördü. Yapılan yanlış atamalar, sadece eski belediye başkanının yakını olması sebebiyle, sudan hiç anlamamasına rağmen, mühendis olmamasına rağmen ESKİ’ye bir genel müdür atandı ve sonucu hep beraber gördük. Kendisi de çok büyük skandallarla belediye tarafından işine son verilerek gönderildi."
"Yapamazsın" diyenlere inat Togg’la Balkan turunu tamamladı, Avrupalılar araca hayran kaldı
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:22 "Yapamazsın" diyenlere inat Togg’la Balkan turunu tamamladı, Avrupalılar araca hayran kaldı Eskişehir’de yaşayan fizik öğretmeni 46 yaşındaki Dr. Mustafa Kumalar, "yapamazsın" diyenlere rağmen 5 kişi bindikleri ve bagajını doldurdukları Togg marka aracıyla Balkan turu yapıp 4 bin kilometre yol kat etti. Eskişehir’de fizik öğretmeni olan 46 yaşındaki Dr. Mustafa Kumalar 3 çocuğu ve eşiyle birlikte Balkan turu yapamaya karar verdi. Yaz tatilinde geçtiğimiz yıl satın aldığı Togg marka aracıyla bu turu gerçekleştirmek isteyen Kumalar, çevresinden elektrikli araçla uzun yolun tehlikeli olduğu ve çıkamaması gerektiği yorumlarını aldı. Mesleğinden dolayı elektriğe ve elektrikli araçlara meraklı olan Kumalar olumsuz yorumlara aldırmadan Eskişehir’den yola çıktı. Yunanistan, Karadağ gibi balkan ülkelerini, içinde 5 kişi oldukları ve bagajı dolu olan aracıyla gezen 47 yaşındaki öğretmen, toplamda 4 bin kilometre yol kat etti. Balkan ülkelerinde 13 kez aracını yarım bir şekilde şarj eden Mustafa Kumalar, gelen tepkilerden de bahsetti. Avrupa yaşayan insanların Togg’u çok beğendiğine değinen Kumalar, gurbette yaşayan Türklerin aracın önünü kesip incelediklerine değindi. Yerli araca gelen olumlu tepkilerden oldukça gururlanan ve göğsü kabaran Kumalar, önümüzdeki yıl Almanya’ya gitmeyi planladığını aktardı. Aracıyla 1 senede yaklaşık 20 bin kilometre yol giden Mustafa Kumalar, daha uzun mesafeleri aracıyla aşmak istiyor. "Araç bana oldukça güven verdi" Seyahati hakkında konuşan Dr. Mustafa Kumalar, "Togg T10X SUV modeli, tam elektrikli yerli üretim bir araçtır. Bir sene önce aldım. Alırken tabii ki çekincelerim vardı. Hatta annem ve babam, "Ya yolda kalırsın oğlum, bu elektrikli arabalar yeni çıktı. Bunları her yerde şarj edemezsin" diyerek pek almamı istemediler, alma taraftarı değillerdi. Ama tabii branşım gereği elektriğe ilgim vardı, elektrikli araçları da seviyordum. Yerli üretim olduğu için güvendim. Şükür, şu ana kadar güvenimizi boşa çıkarmadı. Bu şekilde bir yıldır aracımı severek kullanıyorum. Önce Ankara, İstanbul, Bursa gibi ülke genelinde gezilere çıktım. Araç bana oldukça güven verdi. Sonrasında, yaz tatilimizde bir Balkanlar turu yapabilir miyiz diye düşündük. Eskişehir’de Togg kullananlar grubu var. Bu gruptaki arkadaşlarla, elektrikli araç deneyimi olanlarla konuştuk. Pek tavsiye etmediler. ‘Zorlanırsın, yolda kalabilirsin, çok riskli’ dediler. Bir de biz geniş aileyiz: 3 çocuğum ve eşim var. Ailecek böyle bir geziye çıkmayı planladık" dedi. "İnsanlar merak ediyor" Aracına gelen olumlu tepkilerden dolayı gururlanan Kumalar, "Bütün elektrikli araç kullananlar için, yani yurt içinde de yurt dışında da iyi bir planlama yapmak gerekiyor. Örneğin ben yurt içinde şarjım yüzde 20’ye geldiği zaman bir şarj istasyonu arayıp bu şekilde şarj ediyorum. Ama yurt dışında herhangi bir sorunla karşılaşabilirim. O yüzden, şarj istasyonu çalışmazsa bir sonrakine yetişeyim diye genellikle yüzde 35-40 seviyelerinde şarj ettim. Böylelikle hem sık mola verdik hem de görmediğimiz yerleri gezme imkânımız oldu. Daha uzun yollara da çıkmayı planlıyoruz. Mesela önümüzdeki sene arabayla Almanya’ya gitme planımız var. Araca çok güveniyorum; her geçen gün güvenim daha da artıyor. İnsanlar tabii trafikte giderken fotoğraf, video çekiyorlar. Karadağ’da bir park yerinde arabaları çevirirken, park ederken ya da yoldan geçerken görenler aracı ilgiyle inceliyor. Ön kısımdaki ‘bıyık’ tasarımı sebebiyle bozkurt işareti yapan yabancılar bile oldu. Şu an aracın Avrupa’da satışı başlamak üzere. Tabii insanlar merak ediyor. Elektrikli araç konusunda hâlâ tedirginlikler var. Avrupa’ya bu araçla giden pek az kişi olduğu için görenler hemen incelemek, bilgi almak istiyor. Şu ana kadar tepkiler olumluydu, insanlar sevdiler" ifadelerini kullandı.
Eskişehirli esnaf iş yerinin balkonunu bahçeye çevirdi
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:02 Eskişehirli esnaf iş yerinin balkonunu bahçeye çevirdi Eskişehirli Salim Pektaş, iş yerinin balkonunu sebze bahçesine dönüştürerek hem geri dönüşüm yapıyor hem de doğal ürün ihtiyacını karşılıyor. Eskişehir’de esnaflık yapan Salim Pektaş, iş yerinin balkonunda yıllardır sebze yetiştiriyor. Plastik bidonları saksıya dönüştüren Pektaş, biberden domatese, salatalıktan patlıcana kadar birçok sebzeyi kendi imkânlarıyla üretiyor. Hem geri dönüşüme katkı sağlayan hem de doğal ürünler elde eden Pektaş, pazardaki yüksek fiyatlara rağmen ihtiyaçlarını kendi yetiştirdikleriyle karşılıyor. "Pazarda 250 liraya satılan biberi bedavaya yiyoruz" Balkonunda yıllardır sebze yetiştirdiğini söyleyen Salim Pektaş, "Biz bunu üç beş senedir yapıyoruz. Boş bidonları kesip saksı gibi toprağı dolduruyoruz ve ekiyoruz. Hem verim alıyoruz hem de doğayı kirletmeden kendi ürünümüzü yetiştiriyoruz. Ürünler bize fazlasıyla yetiyor, hatta fazla geliyor. Orada yaklaşık 200 tane biber vardı, evde kullanıyoruz; turşusunu, yemeğini, menemenini yapıyoruz. Pazarda kilosu 250 liraya satılan biberi biz burada bedavaya yiyoruz" dedi. "Sebze ihtiyacımızı kendimiz karşılıyoruz Bahçesinde de birçok ürün yetiştirdiğini anlatan Pektaş, "Çatıda üç senedir ekiyorum, arkada bahçemde de domates, fasulye, patlıcan, salatalık var. Böylece sebze ihtiyacımızı büyük ölçüde kendimiz karşılıyoruz. Limonun kilosu pazarda 150 lira ama bizim bahçemizde bedava." ifadelerini kullandı. "Hiçbir katkı maddesi yok" Doğal üretime vurgu yapan Salim Pektaş, "Suyumuzu tulumbadan alıyoruz, su bedava, hava bedava, toprak bedava. Allah veriyor, çok şükür. Hepsi tam organik, hiçbir katkı maddesi yok. Böyle elde ettiğin biberin kokusunu alıyorsun, yemeye doyamıyorsun" diye konuştu.
Çini atölyesinde sanatla şekillenen ürünler
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:54 Çini atölyesinde sanatla şekillenen ürünler Eskişehir’de el yapımı çini ürünleriyle hem işlevselliği hem de görsel zarafeti bir araya getiren Kübra Mızık, özenle hazırladığı tasarımları müşterilerin beğenisine sunuyor. Eskişehir’de Çini Seramik Atölyesin’de çalışan Kübra Mızık sulu boya tarzı özel boyalarla çalışarak ürünlerine hem kendi tarzını hem de geleneksel çini tekniklerini yansıtıyor. Sanatını modern dokunuşlarla buluşturan genç sanatçı Mızık, el emeği ve sabrın ürünü olan seramiklerini günlük hayata estetik bir değer katarak sunuyor. Bu işe stajyer olarak başladığını ve zamanla çok sevdiğini belirten Mızık, "Boyalarla çalışırken sadece hazır renkleri değil kendi karışımlarımızı da kullanarak çeşitli eşyalar ortaya çıkarıp müşterilerimizin beğenisine sunuyoruz" dedi. "Her ürünün şekil alması 2 saati bulabiliyor" Çini yapımının sabır ve emek gerektiren bir süreç olduğunu belirten Mızık "Her ürünün şekil alması 2 saati bulabiliyor İlk aşamada ürünler çamurdan şekil alıyor ve bisküvi adı verilen ilk pişirme sürecinden geçiriyoruz ardından zımpara yapılarak yüzey hazırlığından sonra çini çizimi ve boyaması yapılıp son aşama olarak sır işlemi uygulanıyor ardından ürün fırına verilerek tamamlanmış hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Hem işlevselliği hem de estetik görünümüyle müşterilerin ilgisini çekiyor" Ürün çeşitliliğinden bahseden Mızık, "Fincan, bardak, vazo, hediye amaçlı dekoratif eşyalar ve mutfak için kaşık altlığı gibi pek çok farklı ürün tasarlarken özellikle günlük kullanımda yer bulan parçalar, hem işlevselliği hem de estetik görünümüyle müşterilerin ilgisini çekiyor. Tüm ürünlerin, el emeği ve sanatsal değer taşıdığından dolayı fiyatlar da yapılan işin detayına ve emeğe göre değişiyor" ifadelerini kullandı. Kübra Mızık son olarak "Her fırından çıkan ürün sadece bir obje değil içinde sanat, zaman ve emek barındıran bir hikaye oluyor" diyerek sözlerini tamamladı.
Bağışıklık dostu besinlerin satışları bu yıl düşüşte
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:17 Bağışıklık dostu besinlerin satışları bu yıl düşüşte Kuru yemişlerin sağlığa yararlarından bahseden satıcı Recai Polat, alım gücünün düşmesiyle bu ürünlerin satışların azaldığını söyledi. Eskişehir’de kuruyemiş satışı yapan Recai Polat, üzüm, hurma, kayısı, iğde, keçiboynuzu ve kuru incir gibi sağlığa faydalı pek çok ürünü müşterilerine sunduklarını söyledi. Kayısı, iğde ve keçiboynuzunun yaz aylarında daha çok tercih edildiğini belirten Polat, bu ürünlerin birden fazla şekilde tüketilebileceğini vurguladı. "Bağışıklık dostu besinler" Keçiboynuzunun kaynatılarak içildiğinde öksürük, balgam ve bronşit gibi hastalıklara iyi geldiğini dile getiren Polat, "Üzümün kan yapıcı kayısının ise kabızlığı giderici etkisinin olmasından dolayı bağışıklık dostu besinlerdir" ifadelerini kullandı. Recai Polat, genellikle reçel ve marmelat olarak tüketilen aynı zamanda tatlı ekşi tadıyla bilinen iğde için "Ülser önleyicidir bununla birlikte kan hastalıkları ve uykusuzluğa da iyi gelir" dedi. "Halkın alım gücü zayıfladı, fiyatlar arttı" Bu yıl işlerin durgun geçtiğini dile getiren Polat, "Yaz sezonunda özellikle bayramdan sonra işlerimiz yüzde elli oranında düştü. Halkın alım gücü zayıfladı, geçen yıla göre bazı fiyatlarda yüzde yüz artış yaşandı" dedi. Polat, hava şartlarından da etkilenen kuru yemişler için "Dolu yağışları üzüm ve kayısı sayısını olumsuz yönde etkiledi" ifadelerini kullandı. "Kuru yemişler soğuk hava depolarında muhafaza ediliyor" Ürünlerini soğuk hava depolarında muhafaza ettiklerini söyleyen Recai Polat, "1 yıllık ömre sahip olan bu besinleri yaz aylarında da gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz" diyerek sözlerini tamamladı.
Eskişehirli 4 dağcı Ağrı Dağı’nın zirvesine tırmandı
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:45 Eskişehirli 4 dağcı Ağrı Dağı’nın zirvesine tırmandı Eskişehirli 4 dağcı, Ağrı Dağı’nın en tepe noktasına tırmanarak Türk bayrağı açtılar. Ağrı Dağı’nın zirvesi yerden tam 5 bin 137 metre yukarıda bulunuyor. Eskişehirli 4 dağcı ise bu zirve noktayı kendilerine hedef olarak belirlediler. Dağcılar, bir hafta boyunca verilen emekler sonucunda tırmanarak zirveye ulaştılar. Ağrı Dağı’nın en yüksek noktasında Türk bayrağını açan Osman Nebioğlu, Turhan Sansarcı, Hasan Semerci ve Yasin Ulbay tüm vatandaşlara milli bir gurur yaşattı. "Dört çılgın olarak Eskişehir’den yola çıkıp zirveyi tamamladık" Kulüp üyelerinden biri olan Osman Nebioğlu, tırmanışla ilgili olarak, "Eskişehir Doğa Aktiviteleri Grubu (ESDAĞ) kulübü olarak sık sık doğa yürüyüşleri, dağcılık faaliyetleri ve kısa mesafeli geziler yapıyoruz. Sonra dedik ki, bunu taçlandıralım ve Türkiye’nin çatısına, Ağrı Dağı’na çıkalım. Dört arkadaş bu niyetle yola çıktık. Bir hafta, 7-8 günlük bir macera oldu. Eskişehir’den başlayarak Ankara, Kırıkkale, Yozgat, Sivas, Erzincan, Erzurum ve nihayet Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine bin 400 kilometre yol katettik. Doğubeyazıt’ta başka bir ekiple buluştuk ve 16 kişilik bir grup olduk. Perşembe günü 3200 metre kampına çıktık, orada bir gece kaldık. Ertesi gün 4200 metre kampına geçtik ve bir gece de orada konakladık. 4 bin 200 kampında vücudumuzu yüksek irtifaya alıştırmak için aklimatizasyon yani yükseklik alıştırması yaptık, kısa mesafeli iniş-çıkışlar gerçekleştirdik. Gece saat 02:00’de yola çıktık ve sabah 06:30-07:00 civarında bin 137 metrede, buzulların olduğu zirveye ulaştık. Yorucu, kararlılık, sabır ve biraz da cesaret gerektiren bir yolculuktu. Turan Sansarcı, Hasan Semerci, Yasin Ulbay ve ben, dört çılgın olarak Eskişehir’den yola çıkıp zirveyi tamamladık" dedi. "Zirvede olmak büyük bir mutluluk verdi" Ayrıca herkese mutluluklarından bahseden ve herkese bu dağcılığı tavsiye eden Nebioğlu "Güzel oldu, çok mutlu olduk. Zirvede olmak büyük bir mutluluk verdi. Bayrağımızı orada dalgalandırdık, bu bizim için hayat boyu unutulmaz bir anı oldu. Bundan sonra inşallah başka zirvelere de çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’de çok farklı dağlar var; Doğu’da, Güneydoğu’da, Karadeniz’de Kaçkarlar, Niğde’de Demirkazık, Hasan Dağı var. Hedeflerimiz arasında bunlar var, onlara da devam edeceğiz. Arkadaşlara, özellikle gençlere ve hevesli olanlara tavsiye ederim: Doğada olmak, dağda olmak huzur verici. Kamp yapmak, çadır kurmak, o havayı teneffüs etmek çok farklı bir duygu. Huzur veriyor, insana farklı duygular yaşatıyor. Bizimle yürüyen 65-70 yaşında arkadaşlarımız var. Oturup farklı şeyler beklemesinler; yürüyüş ve doğayla iç içe olmak harika bir şey. Vücut direncini artırıyor, insanı daha güçlü kılıyor ve hayata proaktif bir bakış açısı kazandırıyor. Gerçekten hoş bir şey, herkese tavsiye ederim" ifadelerini kullandı.
Hava sıcaklıkları araç sahiplerinin cebini yakabiliyor
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:53 Hava sıcaklıkları araç sahiplerinin cebini yakabiliyor Son yılların en sıcak yaz mevsiminin yaşandığı şu günlerde insan hayatı olumsuz yönde etkileniyor. Sıcaklıktan dolayı birçok sorunun yaşandığı yaz ayında araçlar da olumsuz etkileniyor. Birçok araç yüksek sıcaklık kaynaklı hararet sorunu yaşarken, yüksek maliyetli hasarlar ortaya çıkıyor. Genellikle hararet sonrası contası yanan araçlar sahibine yüksek maliyetlerde tamir masrafı çıkarıyor. Eskişehir’de araç motoru tamiri yapan esnaf Ali Osman, son zamanların en sıcak yaz ayında birçok aracın hararet nedeniyle motorunda büyük maliyetlere tamir edilen problemlerin oluştuğunu söyledi. Eskişehir’de araç motoru tamiri yapan esnaf Ali Osman, bu yaz kadar hiç bu kadar conta yakan aracın dükkânına gelmediğine değindi. Araçların yüksek maliyetlerde tamir olduğuna değinen Osman, sürücüleri dikkatli olmaya davet etti. En ufak uyarı ışığında sağa çekip aracı dinlendirmesi gerektiği konusuna değindi. "Blok çatlak çıkabiliyor, kapak çatlak çıkabiliyor" Araç motoru tamiri yapan esnaf Ali Osman, "Genelde hararet sorunumuz var, sıcaktan dolayı fanlar devreye girmiyor. Müşteriler fark etmiyor, devam ediyor. Conta yakıyor, mesela çok sıcak olduğunda patlayabiliyor. Su kaybından en ufak bir havadan dolayı conta yakıyor. Şu an dükkanda bir 6’ya yakın araçta conta yanığı sorunu var. Mesela ikisi o yüzden revizyona girecek. Fanını çalıştırmaya çalışıyoruz ama bu çözüm olmuyor. Bazen blok çatlak çıkabiliyor, kapak çatlak çıkabiliyor. Yani büyük sorunlarla karşılaşıyoruz. En ufak sulanması, yağlanması, yandığına müşterinin stop etmesi gerekiyor bu durumda. Hani az daha gideyim, az daha ilerleyeyim, ya eve kadar gideyim, sanayiye kadar gideyim, bunlar olmuyor. Çekiciyle en yakın noktaya getirmesi gerekiyor. Maliyetler elli bin liradan başlıyor, yüz elli bin liralara kadar çıkıyor. Maliyeti çok yüksek olduğu için kurtarmaya çalışıyoruz" dedi. "Motorlar sıcaklıklardan dolayı çalışmıyor" Maliyetli tamirlerin olduğuna değinen esnaf Osman şöyle devam etti; "Bu sene artan hava sıcaklıkları nedeniyle conta yanıklarında artış var. Enjektör sorunlarıyla karşılaşıyoruz. Sıcaklıklardan dolayı arabalar, kronik arızalar çıkartıyor. Arabalar özellikle devreye girmiyor. Klimalar patlıyor, kayış kopartıyor, motorlar sıcaklıklardan dolayı çalışmıyor. Sıcak baya bir etkiledi bizi. Mesela bu aracımız tekleme sorunuyla geldi. Enjektör sorunu var. Enjektörü söküp sonradan oluşabilecek arızaları tespit ettik. Bunlar da hep ekstra masraf çıkmasına neden oluyor. Mesela enjektör bakımı için 20 bin diye konuşmuştuk. Sonradan eksendrik millinin kötü olduğunu gördük. Bu yüzden bir 15 bin lira daha çıktı. Şuan bu aracın 35 liralık bir masrafı mevcut."