POLİTİKA - 12 Mayıs 2026 Salı 13:51

AK Parti milletvekillerinden yerel yönetime liyakatsizlik ve yatırım eksikliği eleştirisi

A
A
A
AK Parti milletvekillerinden yerel yönetime liyakatsizlik ve yatırım eksikliği eleştirisi

AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Fatih Dönmez ve Nebi Hatipoğlu, kuruma tehlikesi yaşayan Sakaryabaşı’ndaki incelemelerin ardından yaptıkları açıklamada, bölgenin DSİ müdahalesiyle kurtarıldığını belirterek, Eskişehir’deki içme suyu ve altyapı sorunları üzerinden yerel yönetimi liyakatsizlik ve yatırım eksikliğiyle eleştirdi.


AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Sakaryabaşı Nehri’nde bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantı öncesinde, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir AK Parti Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan ile birlikte Sakarya Nehri gezildi. Düzenlenen programda, yeniden canlandırılan Sakaryabaşı Nehri ve kentin içme suyunun kullanılamaması gündeme getirildi.



"Türkiye tarihinde de önemli girişimlerden birisine şahitlik ettik"


Toplantıda söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Sakaryabaşı’ndaki su kaynaklarının yeniden canlandırılma sürecini şu sözlerle ifade etti:


"Geçtiğimiz yıl maalesef buraya geldiğimizde bu manzara yoktu. Adeta kurumuş bir Sakaryabaşı söz konusuydu. Maalesef ilçe belediyemizin talihsiz bir girişimi neticesinde kaynağımız kurumayla karşı karşıya kaldı. Ardından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz, bölge müdürümüz ve Sayın Bakanımız sürece müdahale ederek, buradaki kuruyan su kaynaklarının yeniden can bulması için ciddi bir mühendislik çalışması yaptı. Belki de Türkiye tarihinde de önemli girişimlerden birisine şahitlik ettik. Malum, Sakaryabaşı sadece bir kaynaktan beslenmiyor; ama en büyük kaynaklarından birisi burada, yüzlerce ’göze’ tabir ettiğimiz kaynaktan su akışı başlıyor. Aynı zamanda balıkçılık da yapılıyor. 1970’li yıllarda Ankara Üniversitemizin bir girişimiyle burada kültür balıkçılığı da yapılıyor, biraz hemen arkamızda. Bu çalışmalar neticesinde yine oradaki balık varlığı sayısı da tekrardan artış göstermeye başladı."



"Bizde maalesef çatı akarken içeride boya badana ile uğraşıyoruz"


Eskişehir’deki içme suyu kalitesi ve belediyecilik anlayışına dair eleştirilerini sürdüren Fatih Dönmez, konuşmasında, "Doğru bir soru; vatandaşlarımızdan da bize bu yönde içme suyu kalitesinin giderek düştüğüne yönelik şikâyetler alıyoruz. Bu vesileyle hem Büyükşehir Belediye yöneticilerimize hem de Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi yöneticilerimize biz de vatandaşların bu taleplerini iletmiş olalım. Arıtma tesislerinin modernize edilmesi son derece önemli. Kayıp-kaçak oranlarının azaltılması gerekiyor. Kentimizde önemli oranda bir kayıp-kaçak da söz konusu. Zaten belediyenin başlıca altyapı hizmetlerinden birisi de bu; içme suyu. Yani bunun öncelikli olarak masaya yatırılması lazım. Trafik de aynı şekilde. Maalesef belediyelerimiz, Belediye Yasası’nın kendilerine vermiş olduğu birinci dereceden asli işlerini bir tarafa bırakarak tali işlerle uğraşmayı seviyorlar. Çünkü o yerin altına belki yatırım yapması gerekiyor, para harcaması gerekiyor. O kısa sürede kendisine nasıl bir menfaat temin edebilir, o işlerle meşgul oluyor. Biz de diyoruz ki: Önce birinci dereceden işlerimizi yapalım. Yani bir insan oturduğu evin çatısı akıyorken içeride badana ile boya ile uğraşmaz. Önce çatıyı onarır, ondan sonra diğer işlere bakar. Bizde maalesef çatı akarken içeride boya badana ile uğraşıyoruz" dedi.



"Liyakatsiz bir genel müdür atanarak yıllar ESKİ’de boşa geçirildi"


Toplantıda son olarak söz alan AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, sorumluluk alanlarına ve liyakat tartışmalarına değinerek şunları söyledi:


"Kimin sorumluluğunda derseniz; kanunen şehrimizdeki hem kullanım suyu hem içme suyunun geliştirilmesi, Eskişehir’e kadar getirilmesi, vatandaşa sunulması hepsi Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda. Ne dediniz? İşte buradan suyun Eskişehir’e gitmesi. Tamam, bunları biz hükümet olarak yapacağız ama bizim asli görevimiz değil, bunlar belediyenin asli görevi. Belediyenin ESKİ’ye yıllardır yapmadığı yatırımlardan kaynaklanıyor bunlar. Yani düzenli yatırımlar yıllardır ESKİ’ye yapılmış olsaydı bugün biz bu sorunlarla karşılaşmazdık. Ayrıca ESKİ’de, ben seçim döneminde de bunu ifade etmiştim; orası teknik bir bölüm, uzmanlık isteyen bir kurum. Buraya tabii liyakatsiz bir genel müdür atanarak yıllar ESKİ’de boşa geçirildi. Bu belediyelerimizdeki liyakatsizlik ESKİ’de örneğini gördü. Yapılan yanlış atamalar, sadece eski belediye başkanının yakını olması sebebiyle, sudan hiç anlamamasına rağmen, mühendis olmamasına rağmen ESKİ’ye bir genel müdür atandı ve sonucu hep beraber gördük. Kendisi de çok büyük skandallarla belediye tarafından işine son verilerek gönderildi."



AK Parti milletvekillerinden yerel yönetime liyakatsizlik ve yatırım eksikliği eleştirisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit Belediyesi güçleniyor Edremit Belediyesi, mali disiplini sağlayarak ekonomik yapısını güçlendirmesinin ardından yatırımlarına hız verdi. Belediye, hizmet kapasitesini artırmak amacıyla araç filosuna 3 adet semi treyler, 2 camlı van araç, 1 otobüs ve 1 kamyonet kazandırdı. Özellikle yeni semi treyler sistemi sayesinde çöp taşımada büyük tasarruf sağlanacak. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Eminkuyu’daki belediye şantiyesinde yeni araçları yerinde inceledi. Başkan yardımcıları ve ilgili birim müdürlerinin de katıldığı incelemelerde belediyenin hizmet altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar değerlendirildi. Göreve geldikten sonra belediyede mali disiplini sağlayan Edremit Belediyesi, bütçe dengesini güçlendirerek öz kaynaklarıyla yatırımlarını sürdürmeye başladı. Yeni araç yatırımlarıyla birlikte belediyenin hizmet gücü artırılırken, özellikle çöp taşımada uygulanacak yeni sistemle ciddi ekonomik tasarruf elde edilmesi hedefleniyor. Belediye bünyesine katılan 3 yeni semi treyler sayesinde günlük ortalama 250 ton atık daha hızlı ve ekonomik şekilde Havran Katı Atık Aktarma İstasyonu’na taşınacak. Daha önce 6 kamyonla gerçekleştirilen taşıma işlemi artık tek bir semi treyler ile yapılabilecek. Yaz aylarında günlük çöp miktarının 500 tona kadar ulaştığı Edremit’te, yeni sistem sayesinde hem yakıt tüketimi azalacak hem de zaman kaybının önüne geçilecek. Ayrıca 2 camlı van araç, 1 otobüs ve 1 kamyonette belediyenin araç filosuna dahil edildi. Yeni araçlarla birlikte belediyenin saha hizmet kapasitesi de güçlendirilmiş oldu. Temizlik, ulaşım ve teknik hizmetlerde kullanılacak araçların özellikle yaz sezonunda artan nüfus yoğunluğuna daha hızlı hizmet verilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, incelemelerin ardından yaptığı açıklamada Başkan Ertaş, "Araç filomuza kazandırdığımız yeni semi treylerler ile günlük çöp taşıma kapasitemizi ciddi ölçüde artırdık. Daha önce 6 kamyonla taşınan atıkları artık tek bir semi treyler ile taşıyabiliyoruz. Yaz aylarında günlük çöp miktarının 500 tona kadar çıktığını düşündüğümüzde, bu sistem sayesinde hem zamandan hem de yakıttan büyük tasarruf sağlıyoruz" dedi. Sadece çöp taşıma alanında değil, belediyenin genel hizmet kapasitesinde de güçlenmeye devam ettiklerini belirten Ertaş, "2 camlı van araç, 1 otobüs ve 1 kamyoneti de filomuza dahil ettik. Güçlü ekipman, güçlü altyapı demektir. Artık kendi ayakları üzerinde duran bir belediye anlayışıyla; laf değil iş üreterek, mazeret değil çözüm ortaya koyarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yol çalışmalarımızda kararlıyız, sahadayız ve hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri tek tek yerine getiriyoruz. Şehrimiz için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Her şey daha güzel bir Edremit için" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Memişoğlu: "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ebe ve Hemşireler günü münasebetiyle düzenlenen programda konuştu. Sağlık ordularının her geçen gün daha da büyüdüğünü ve güçlendiğini ifade eden Memişoğlu, "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık" dedi. 12 Mayıs Ebe ve Hemşireler Günü sağlık Bakanlığı tarafından düzenlenen programla kutlandı. "İlk Nefeste Siz, Her Umutta Siz" temasıyla düzenlenen programda Hizmet, Vefa ve Özel Ödül kategorilerinde Türkiye’nin farklı illerinden seçilen ebe ve hemşirelere ödülleri takdim edildi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ödüle layık görülen Ebe ve Hemşireleri tebrik ederek hatıra fotoğrafı çektirdi. Programın açılış konuşmasını da Bakan Memişoğlu gerçekleştirdi. Ebe ve Hemşirelerin insan sağlığının korunması konusunda çok önemli bir görev üstlendiklerini ifade eden Memişoğlu, Ebe ve hemşirelerin, sağlığın korunmasından tedavi ve bakım süreçlerinin yönetilmesine kadar fedakârca çalışan kahramanlar olduğunu ifade etti. "Bizim medeniyetimizde hastaya bakmak, sadece tedavi etmek değil, onun ruhuna da dokunmaktır" "Batı toplumlarında hemşireliğin miladı olarak 1800’lerin gösterildiğini belirten Bakan Memişoğlu, "Oysa bizim medeniyet köklerimizde bundan asırlar öncesine dayanır. Kayseri’de Gevher Nesibe Hatun adına kurulan darüşşifadan Edirne Şifahanesi’ne, ilimle tıbbı buluşturan aziz ecdadımızdan miras kalan güçlü bir gelenek vardır. Bizim medeniyetimizde hastaya bakmak; sadece tedavi etmek değil, onun ruhuna dokunmak, yüreğini ısıtmak, ona moral olmaktır. Modern hemşirelik tarihimizin temelinde de büyük bir fedakârlık yatar. Balkanlarda, Çanakkale’de, İstiklâl Harbi’nde yaralı askerlerimizin başucunda bekleyen hemşirelerimizi, Safiye Hüseyin Elbi’leri nasıl unutabiliriz?" ifadelerini kullandı. "Gebe okullarımızda 1 milyon anne adayımıza destek olduk" Ebe ve hemşirelerin, sağlık sistemi açısından daima büyük öneme sahip olduklarını ifade eden Memişoğlu sözlerine şu şekilde devam etti: "Anadolu irfanında ebe; tecrübenin, bilgeliğin, güvenin ve rehberliğin sembolü olarak görülmüştür. Hemşirelik de özünde kardeşliği, yakınlığı ve samimiyeti taşımaktadır. Hastayı bir yakını, kardeşi gibi gören bu anlayış asırları aşan şifa kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Tarih boyunca hemşireliğin ve ebeliğin köklerinde bu içtenlik ve samimiyet var olmuştur. Ebe ve hemşireler, sağlığın korunmasından tedavi ve bakım süreçlerinin yönetilmesine kadar fedakârca çalışan kahramanlarımızdır. Gece gündüz demeden, hiç tanımadıkları insanlara şifa olmak için büyük özveriyle görev yapmaktadırlar. Ebelerin mesleki mevzuatlarını güncelleyerek proaktif bir yaklaşımla sahanın merkezine konumlandırdık. Doğumhanelerde daha etkin hâle getirdik. Bugün yaklaşık 62 bin ebeyle çok güçlü bir hizmet ağına sahibiz. Gebe okullarımızda düzenlediğimiz eğitimlerle son bir yılda yaklaşık 1 milyon anne adayımıza destek olduk." "Hemşirelerimiz geliştirdiği 76 inovatif ürün için patent başvurusu yapılmıştır" Hemşirelerin bakım hizmetleriyle birlikte yenilikçi fikir geliştiren, proje üreten, teknolojiyi sağlık hizmetine dönüştüren ve Üreten Sağlık vizyonuna yön veren önemli aktörler hâline geldiklerini söyleyen Memişoğlu, "Sahadaki tecrübe ve birikimleriyle sağlık hizmetlerinde birçok pratik çözüm geliştiriyorlar. Geçtiğimiz yıl hemşirelerimiz tarafından geliştirilen 76 inovatif ürün için patent başvurusu yapılmıştır. TÜSEB aracılığıyla düzenlenen Sağlıkta İnovatif Fikir Yarışması’na sağlık profesyonellerimizin Bin 500’ü aşkın projeyle katılması, "Üreten Sağlık" vizyonumuzun sahada ne kadar güçlü karşılık bulduğunu göstermektedir. Bu yarışmada en fazla proje üreten sağlık profesyoneli ödülünü 77 projeyle bir hemşiremizin alması da bizleri ayrıca gururlandırmıştır" diye konuştu. ‘Yeni bir fikrim var, bir projem var’ diyen tüm hemşireleri, ebeleri ve sağlık çalışanlarını Üreten Sağlık Portalı’na kayıt olmaya davet eden Bakan Memişoğlu, yenilikçi fikirleri birlikte geliştirme çağrısında bulundu. "Sabahlara kadar nöbet tutan bütün mesai arkadaşlarımı bu ülkenin gurur kaynağı olarak görüyorum" Türkiye’nin, tedavi hemşireliğinden acil bakım hemşireliğine, koruyucu hemşirelikten ameliyathane ve yoğun bakım hemşireliğine kadar hemşirelik alanında dünyada yeni ufuklar açabilecek altyapıya, insan gücüne sahip bir ülke olduğunu ifade eden Memişoğlu, "Son bir yılda hemşirelik alanında 700’ü aşkın sertifikasyon eğitimi düzenledik. Sertifikasına uygun alanda çalışan ve iş yükü fazla olan hemşirelerimizi daha güçlü şekilde teşvik edecek, destekleyecek bir sisteme geçmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türk hemşiresinin adanmışlık ruhuna millet olarak bizzat şahit olduk. Pandemide, kendi evladına, ailesine sarılamama pahasına, günlerce evine gitmeden hastalarının nefesi olanlar sizlerdiniz. 6 Şubat depremlerinde gecesini gündüzüne katan; enkaz altında hiç tanımadığı yaralılara koşan, deprem anında kendi canını düşünmeden kuvözlere ve hastalarımıza siper olan kahramanlarımızı aziz milletimiz asla unutmayacaktır. Sabahlara kadar nöbet tutan bütün mesai arkadaşlarımı bu ülkenin gurur kaynağı olarak görüyorum" dedi. "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık" Sağlık ordularının her geçen gün daha da büyüdüğünü ve güçlendiğini ifade eden Memişoğlu, "Hemşire ve ebe sayımızı 330 binin üzerine çıkardık. Sahada hep birlikte hizmet veriyoruz. Ebe ve hemşirelerimizin çalışma şartlarını iyileştirmek, mesleki değerlerini daha da yükseltmek için adımlar atmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı günde, kutsal göreviniz uğruna büyük fedakârlıklar gösteren ailelerinize de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Sizler hastanelerde, sahada başkalarına şifa olurken; evde yolunuzu bekleyen evlatlarınıza, eşlerinize, anne ve babalarınıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
İzmir Başkan Tugay, İngiltere Büyükelçisi Morris’i ağırladı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris ve beraberindeki heyeti ağırladı. Görüşmede ulaşım, turizm, gastronomi ve yeşil dönüşüm başlıkları ele alınırken Başkan Tugay, gıda, su ve enerji krizlerine karşı planlamanın önemine dikkat çekerek, "Geleceğimizi güvence altına almalıyız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris, Konsolos Neale Jones ve beraberindeki heyeti konuk etti. Ziyarette Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları da eşlik etti. Görüşmede toplu ulaşımdan gastronomiye, turizmden yeşil dönüşüm başlıklarına kadar birçok konu gündeme geldi. Tugay yatırımları anlattı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları ile ilgili büyükelçiye bilgi veren Başkan Tugay, "Önceliğimiz ulaşım, kentsel dönüşüm ve körfez temizliği konuları. Raylı sistem ve çevreci yatırımlara önem veriyoruz. Kentimizin uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlayan fuarları büyütmek ve daha güçlü hale getirmek için çalışmalar yürütüyoruz. 5-13 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 95. İzmir Enternasyonal Fuarı için hazırlıklarımız sürüyor. Turizm, gastronomi, kültürel miras, arkeoloji alanlarında da önemli çalışmalar yürütüyoruz" dedi. Bloomberg LSE Avrupa Şehir Liderliği Girişimi’nin Londra’da gerçekleşen ilk programına katıldığını aktaran Başkan Tugay, "Belediye başkanlarına özel olarak tasarlanan programa Türkiye’den davet edilen tek belediye başkanı olmak beni çok mutlu etti. Avrupa’nın farklı şehirlerinden seçilen 30 belediye başkanı ile birlikte ortak sorunlarımızı konuştuk ve çözümler üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Bu eğitimlere katılmaya devam edeceğim. Gıda, su ve enerji krizine karşı planlama çok önemli. Bu konuda çalışmalı, geleceğimizi güvence altına almalıyız" diye konuştu. Morris: "Yeşil ulaşımda teknolojik çözümler hızla gelişiyor" İngiltere Büyükelçisi Jill Morris, İzmir’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu aktararak, "İş birliğiniz ve desteğiniz için teşekkür ederiz" dedi. Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakerelerinde oldukça iyi bir aşama kaydettiklerini ve hedeflerinin bu süreci hem Türk hem de İngiliz iş dünyası adına "kazan-kazan" esasına dayandırmak olduğunu ifade etti. Söz konusu ticaret anlaşmasının; mal ticareti, dijital teknoloji ve hizmetler alanlarında önemli fırsatlar sunmasını ümit ettiklerini belirtti. Yeşil ulaşım ve turizm vurgusu Toplu ulaşım ve sıfır emisyon hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Jill Morris, bisiklet yollarının çevreci ulaşım politikalarına önemli katkı sunduğunu belirterek, insanların işe ve okula bisikletle gittiğini, kiralık elektrikli bisiklet kullanımının da yaygınlaştığını söyledi. Tüm şehirlerin benzer sorunlarla mücadele ettiğini ifade eden Morris, bazı kentlerde hidrojenli otobüslerin prototip olarak kullanılmaya başlandığını, İngiliz şirketlerinin de Türkiye’deki firmalarla deneyim paylaşımında bulunduğunu kaydetti. Yeşil ulaşım alanındaki teknolojik çözümlerin hızla geliştiğini vurgulayan Morris, İzmir’in İngiliz turistler için popüler bir destinasyon olmaya devam ettiğini ifade etti. İngiltere Konsolosu Neale Jones ise "İzmir’de İngiliz turistlerin aradığı her şeye sahipsiniz" dedi.
Balıkesir Milletvekili Canbey’den dünya şampiyonlarına tebrik: "Türkiye Yüzyılı’nı bu gençler inşa edecek" AK Parti Balıkesir Milletvekili Dr. Mustafa Canbey, Antalya’da düzenlenen 18. Uluslararası MEBROBOT Yarışması’nda dünya birinciliği ve dünya ikinciliği elde ederek tarihi bir başarıya imza atan Edremit Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. AK Parti Balıkesir Milletvekili Dr. Mustafa Canbey, teknoloji ve havacılık alanında dünya çapında ses getiren Edremit Anadolu İmam Hatip Lisesi’ni ziyaret ederek, şampiyon öğrencilerin sevincine ortak oldu. TÜBİTAK tarafından düzenlenen 18. Uluslararası MEBROBOT Yarışması’nda "RC Sabit Kanat Uçak" kategorisinde dev rakiplerini geride bırakan genç kâşifler, projelerini Milletvekili Canbey’e tanıttı. 505 takım arasından zirveye çıktılar Toplam 25 ülkenin katılım sağladığı ve 505 takımın kıyasıya mücadele ettiği yarışmanın en zorlu kategorilerinden birinde Edremitli gençler kürsüyü kimseye bırakmadı. Yarışmada dünya 1.’si olan "Şehit Hamdi Bey İHA Takımı" ile dünya 2.’si olma başarısı gösteren "Kocaseyit İHA Takımı" üyelerini tek tek tebrik eden Canbey, gençlerin milli teknoloji hamlesine sunduğu katkının önemine değindi. "Gökyüzüne iz bırakan gençler" Ziyaret sonrası bir açıklama yapan Dr. Mustafa Canbey, teknoloji üreten gençlerle gurur duyduklarını ifade ederek şunları söyledi: "Teknoloji üreten, gökyüzüne iz bırakan gençlerimizle bir araya geldik. 505 takım arasından dünya birincisi ve ikincisi olarak ülkemize ve Balıkesir’e büyük gurur yaşatan evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Azimleri, disiplinleri ve milli teknoloji vizyonumuza kattıkları değer çok kıymetli. Türkiye Yüzyılı’nı; üreten, geliştiren ve hayal kurmaktan vazgeçmeyen bu gençlerimiz inşa edecek." Okul idarecileri ve danışman öğretmenlerle de görüşen Canbey, İHA teknolojileri üzerine çalışan öğrencilerin çalışma ortamlarını inceledi. Gençlerin milli savunma ve havacılık alanındaki azimlerinin desteklenmeye devam edeceğini vurgulayan Milletvekili Canbey, başarılı öğrencilere ve ailelerine teşekkür ederek başarılarının devamını diledi.
İstanbul Murat Ülker: "Gıda sistemini sadece sorun üreten bir yapı gibi okumak yanlış olur" Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, kişisel internet sitesinde yayımladığı yazıda Türkiye’deki gıda politikalarıyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Gıda sisteminin sadece sorunlarla anılmasının büyük bir hata olduğunu vurgulayan Murat Ülker, "Gıda sistemi milyarlarca insanı besliyor, gıdayı ulaşılabilir kılıyor, erişilebilir fiyat oluşturuyor, gıda güvenliği sağlıyor, inovasyon üretiyor. Büyük ölçekli gıda şirketlerini yalnızca düzenlenecek aktörler olarak görmek, onların çözüm üretmek kapasitesini küçümsemek olur" dedi. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, kişisel internet sitesinde kaleme aldığı "Gıda ve Beslenme Vazgeçilmez Konumuz" başlıklı yazısında, kötü beslenme alışkanlıklarının toplumsal ve ekonomik nedenlerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Yazısına "Gıda ve beslenme vazgeçilmez konumuz. Benim için ise hayatımın çoğunu adadığım iştigalim, geçimim ve insanları mutlu etmek imkanım" sözleriyle başlayan Murat Ülker, BMC Public Health Dergisi’nde yayımlanan "Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi Kullanılarak Türkiye’de Gıda Çevresi Politikalarının Değerlendirilmesi ve Önceliklendirilmesi" başlıklı makaleye ilişkin değerlendirmeler yaptı. "Kötü beslenmenin nedeni sadece bireysel tercihler değil sistemlerdir" Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi olarak bilinen Food EPI kullanılarak Türkiye’de gıda çevresi politikalarının uygulanma düzeyinin değerlendirildiği araştırmayı ayrıntılı bir şekilde masaya yatıran Murat Ülker, "Food EPI ne derseniz, ben de bilmiyordum, araştırdım. Food EPI INFOMAS yani açılımı International Network for Food and Obesity-Non-Communicable Diseases Research, Monitoring and Action Support olan uluslararası bir araştırma ve politika ağının bir kıyas aracı. INFOMAS’ın temel varsayımı, ‘İnsanların kötü beslenmesinin nedeni sadece bireysel tercihler değil sistemlerdir’ diyor. Girişim 2013 yıllarında kurulmuş bir konsorsiyum. Çekirdeği hala merkezi olan University of Auckland’da, tarafsız, etkili bir akademik network olarak gündem hatta norm oluşturuyor, kıyaslıyor. Ancak paternalist, aşırı regülasyon yanlısı, endüstriden kuşkuları olması ve inovasyon ve gönüllü dönüşüme daha az önem vermesi nedeniyle eleştiriliyor. Araştırmanın baş yürütücüsü Prof. Gülşah Kaner, Irlanda University College Cork Halka Sağlığı Fakültesi’nden Prof. Janas M. Harrington da yazarlar arasında. Harrington beslenme davranışlarını şekillendiren toplumsal, ticari ve siyasal faktörleri analiz etme amacını taşıyan FOODPATH projesini başlatan akademisyen" diye konuştu. "Obezite ile mücadele daha proaktif bir politika yaklaşımını zorunlu kılıyor" Araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu verilere göre, Türkiye’de obezite, tip 2 diyabet ve beslenmeyle ilişkili bulaşıcı olmayan hastalıklarda dikkat çekici bir artış görüldüğünü ifade eden Murat Ülker, "Bu sorunla mücadele, daha sağlıklı gıda çevreleri oluşturan ve uzun vadeli beslenme iyileşmelerini destekleyen daha proaktif bir politika yaklaşımını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de sağlıklı gıda çevreleri oluşturmaya yönelik kamu politikalarının uygulanma düzeyini değerlendirmektir. Bu amaçla, gıda çevresi politikalarının uygulanma düzeylerini ölçmek ve bunları uluslararası iyi uygulamalarla karşılaştırmak için uluslararası kabul görmüş bir çerçeve olan Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi, Food EPI kullanılmıştır" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı gıda sadece devlet tasarımıyla kurulacak bir mimari olamaz" Türkiye’de sağlıklı beslenmeyi destekleyebilmek adına kamu öncülüğünde pek çok başarılı projenin hayata geçirildiği söyleyen Murat Ülker, yapılan araştırmayla ilgili şunları söyledi: "Araştırma sağlıklı gıda çevresi oluşturmayı devlet tasarımıyla kurulacak bir mimari olarak varsayıyor. Oysa gıda sanayi açısından bakınca; neden çözümler arasında gönüllü dönüşüm, ürün inovasyonu, reformülasyonda sektör öncülüğü, özel sektör kamu ortak modelleri bir alternatif, ek çözüm olarak alınmamış. Bizim perspektifimizden daha çok regülasyon gereği değil, doğru teşvik mimarisi çözümdür. Mesele aslında FOOFPATH’in örtük olarak taşıdığı yapısal determinizm; sağlıksız beslenmenin nedeni neredeyse bütünüyle sistem olarak okunuyor. Bu yaklaşım önemli ama eksik, çünkü kültür, alışkanlık, aile, damak zevki, gelir davranışı, hatta gündelik mikro kararlar gıda sisteminin parçasıdır. İnsan sadece sistemin nesnesi değildir, aynı zamanda aktörüdür. Bu fark oldukça kritik." "Gıda şirketlerini orantısız güçlü görmek bir yanılsamadır" Gıda sistemini sadece sorun üreten bir yapı gibi okumanın yanlış olduğunu ifade eden Murat Ülker, "Çünkü gıda sistemi milyarlarca insanı besliyor, gıdayı ulaşılabilir kılıyor, erişilebilir fiyat oluşturuyor, gıda güvenliği sağlıyor, inovasyon üretiyor. Büyük ölçekli gıda şirketlerini yalnızca düzenlenecek aktörler olarak görmek, onların çözüm üretmek kapasitesini küçümsemek olur. Oysa reformun önemli kısmı gıda sektöründen gelecektir. İkincisi, FOODPATH’in bazı eleştirileri burada anlam kazanıyor. Endüstri bazen sorun olarak resmediliyor, ama belki daha doğru soru şu; gıda sanayi nasıl çözüm ortağı olmaz, çünkü sahip oldukları ölçek onları güçlü ve etkili kılıyor. Gıda şirketlerini orantısız güçlü görmek, bir yanılsamadır. Elbette ticari güç sorgulanabilmeli, ama bütün büyük ölçekli oyuncuları sorun kaynağı olarak görmek, özel sektörün dönüşüm enerjisini ıskalıyor. Bugün daha az şeker, daha iyi içerik, daha sürdürülebilir kakao, daha sorumlu tedarik, daha dengeli portföy gibi başlıklar zaten gıda sanayicilerinin gündemindedir" şeklinde konuştu.