Yerel Haberler
Eskişehir
Av yasağına rağmen tezgahlarda balık eksik olmuyor 12 Mayıs 2026 Salı - 10:22:36 Balıkçı Erkan Arslanbenzer, 15 Nisan’da başlayan denizlerdeki av yasağının ardından küçük tekne avcılığının sürdüğünü belirterek Eskişehirli vatandaşların taze balığa ulaşmaya devam edebileceğini vurguladı. Eskişehir’in simge noktalarından Taşbaşı bölgesinde uzun yıllardır balıkçılık yapan Arslanbenzer, 15 Nisan itibarıyla büyük tekneler için başlayan av yasağının ardından piyasadaki son durumu değerlendirdi. Kamuoyunda oluşan "yasak başladı, balık bitti" algısının gerçeği yansıtmadığını ifade eden Arslanbenzer, küçük ölçekli teknelerin kurallar dahilinde ava devam ettiğini hatırlattı. "20 metre altındaki tekneler avlanmaya devam ediyor" Yasağın kapsamı hakkında bilgi veren Arslanbenzer, "Sezonumuz büyük tekneler için kapandı ancak ’balık bitti’ diye bir durum söz konusu değil. 15 Nisan gelince herkes yasaktan dolayı balık çıkmadığını zannediyor, bu zihniyetten vazgeçmemiz lazım. Boyu 20 metrenin altındaki tekneler için avcılık serbest, 20 metrenin üzerindekiler için ise yasaktır. 20 metrelik bir kayığınız varsa denize çıkabilirsiniz. Bu küçük tekneler, sığ sularda balık yavrularına zarar vermeden yüzey balıklarını avlayabiliyor. Halkımız ‘sezon bitti, artık taze balık yiyemeyeceğiz’ diye düşünmesin; ufak kayıklarımız kurallara uygun şekilde avlanmayı sürdürüyor" dedi. "İsteyen müşteri kaliteli balığı buluyor" Kış aylarındaki yoğunluğun olmasa da tezgâhların çeşitliliğini koruduğunu ifade eden Arslanbenzer, son olarak şunları söyledi: "Şu an hamsi, sardalya, mezgit ve çupra gibi çeşitlerimiz tezgâhlara gelmeye devam ediyor. Elbette kış dönemindeki o büyük yoğunluk ve doluluk yok ancak dükkanımıza gelen müşterilerimiz her zaman istediği kaliteli ve taze balığı bulabiliyor."
12 Mayıs 2026 Salı - 10:18 19. SABDEK Toplantısı ESOGÜ ev sahipliğinde gerçekleştirildi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen ’19. Sağlık Bilimleri Dekanlar Konseyi (SABDEK) Toplantısı’, yoğun katılım ve verimli oturumlarla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden Sağlık Bilimleri Fakültesi dekanları ve alan temsilcilerinin bir araya geldiği toplantıda; sağlık bilimleri eğitiminin güncel durumu, akreditasyon süreçleri, klinik uygulama eğitimi, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu gibi birçok önemli başlık ele alındı. Toplantının açılış programında ESOGÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner, SABDEK Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bülent Elbasan ve ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın; sağlık bilimleri alanındaki gelişmeler, iş birlikleri ve yükseköğretimde kalite süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu konuşmaları yer aldı. İki gün süren program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda; Sağlık Bilimleri Fakültelerinin güncel sorunları ve öncelikleri, sağlık bilimlerinde yapay zeka teknolojileri ve dijital yetkinlikler, ÇEP’e uyum süreçleri, Klinik Uygulama Eğitimi (Beslenme ve Diyetetik, Hemşirelik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ile Ebelik örnekleri), SABAK Tematik Analiz Raporu, akreditasyon süreçlerinde program iyileştirme çalışmaları gibi başlıklar alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantı boyunca gerçekleştirilen bilimsel paylaşımlarda, farklı disiplinlerden akademisyenlerin deneyim aktarımı ve ortak çözüm önerileri ile sağlık bilimleri eğitiminin geleceğine yönelik önemli katkılar ortaya kondu. Toplantının sonunda organizasyonun gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm kişi ve kurumlara teşekkür edildi.
12 Mayıs 2026 Salı - 10:18 Anadolu Üniversitesi Şam’da ilk kez sınav uygulaması gerçekleştirdi Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi uluslararası yükseköğretim faaliyetleri kapsamında önemli bir adım atarak Suriye’nin başkenti Şam’da ilk kez sınav uygulaması gerçekleştirdi. Açıköğretim Fakültesi Yurt Dışı Programları kapsamında düzenlenen 2025-2026 Öğretim Yılı Bahar Dönemi Ara Sınavları Şam Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 öğrencinin katıldığı sınav organizasyonu, bölgede yaşayan öğrencilerin yükseköğretime erişimini kolaylaştırma hedefi doğrultusunda yoğun katılımla tamamlandı. Gerçekleştirilen uygulama sayesinde öğrenciler, eğitim süreçlerini bulundukları ülkede kesintisiz sürdürebilme imkânı elde etti. Türkiye’de açık ve uzaktan öğretim sistemi içerisinde eğitim gören binlerce Suriyeli öğrenci bulunduğuna dikkat çeken Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Şam’da gerçekleştirilen sınav uygulamasının yükseköğretime erişim açısından önemli bir ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. Rektör Adıgüzel açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Anadolu Üniversitesi olarak eğitimi sınırların ötesine taşıyan, erişilebilir ve kapsayıcı bir yükseköğretim anlayışıyla hareket ediyoruz. Türkiye’de Açıköğretim Fakültesi içerisinde öğrenim gören binlerce Suriyeli öğrencimiz bulunuyor. Özellikle son dönemde Türkiye’den Suriye’ye dönüş yapan öğrencilerimizin eğitimlerine kesintisiz devam edebilmeleri amacıyla Şam’da ilk kez yerinde sınav uygulaması gerçekleştirdik. Bu uygulama, eğitimde fırsat eşitliği ve yaşam boyu öğrenme vizyonumuzun somut bir göstergesidir." Rektör Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesinin bölgedeki eğitim faaliyetlerini daha da yaygınlaştırmayı hedeflediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Şam’da gerçekleştirdiğimiz bu ilk uygulamayı oldukça kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki eğitim-öğretim yılında Suriye’nin farklı şehirlerinde de sınav organizasyonları gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımız devam etmekte. Öğrencilerimizin bulundukları yerde yükseköğretime erişebilmeleri için uluslararası iş birliklerimizi güçlendirmeyi sürdüreceğiz." Sınav süreci, Türkiye Cumhuriyeti Şam Büyükelçiliği ile Eğitim Müşavirliği koordinasyonunda yürütüldü. Organizasyon, akademik iş birliği ve kurumsal koordinasyon açısından önemli bir örnek teşkil etti. Anadolu Üniversitesi açık ve uzaktan öğretim alanındaki köklü deneyimiyle dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan öğrencilere dijital destekli, erişilebilir ve sürdürülebilir yükseköğretim imkânı sunmaya devam ediyor. Şam’da ilk kez gerçekleştirilen sınav uygulaması, üniversitenin uluslararasılaşma vizyonu ve eğitimde fırsat eşitliği yaklaşımının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı
26 Ağustos 2025 Salı - 09:58 Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Ersin Ateş, günümüzde dünya ülkeleri arasında ortak dil olarak kabul edilen İngilizcenin Türkiye’de öğrenilmesi ve kullanılmasında, EF İngilizce Yeterlilik Endeksi 2024 verileri ile ilgili görüşlerini belirtirken, "İngilizceye ders değil, bir dil olarak bakmalıyız" diye konuştu. Endekse göre İngilizce yeterliliğinde Türkiye 497 puanla 116 ülke arasında 65’inci, 34 ülkenin yer aldığı Avrupa kategorisinde ise sondan ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin son sıralarda yer almasının birçok nedeni olabileceğini belirten Ersin Ateş, "Bence en önemli sebep, bizim İngilizceyi öğrenirken kullanmak amaçlı değil de sınav geçme amaçlı hedeflerimizin olması. Biz İngilizceye bir dil değil de ders gözüyle bakıyoruz. Yani bir sınava hazırlanırken biz daha çok üretim amaçlı değil de ’O sınavı geçeyim gerisi önemli değil’ gözüyle bakıyoruz. Halbuki burada en önemli beceriler üretici becerileri olan konuşma becerisi ve yazma becerisidir, ama biz bunu es geçiyoruz ya da önem vermiyoruz. Bence Türkiye’nin bu araştırmalarda gerilerde yer almasının sebebi budur. Türkiye’de birkaç sene öncesine kadar çoğu kişinin ’Şuraya gideyim, şu konuda çalışmalar yapayım’ gibi yurt dışı hedefi yoktu. Ama ekonomik sebepler ve benzeri diğer faktörler sebebiyle gençlerimizin şu an yurt dışına giderek çalışmalarına ve hayatlarına orada devam etmek istiyorlar. Bu etkili bir faktör. Dolayısıyla listede ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Hollanda gibi Avrupa’daki gelişmiş ve küçük nüfuslu ülkeler ki, yapılan çalışmada Hollanda, ana dili İngilizce olmayıp İngilizce bilmede birinci olmuş. Dış dünyaya açıklar bundan dolayı buradaki dil öğrenme hedefi herkeste olan doğal bir hedef, ama Türkiye’de bu şekilde değil" dedi. "Dil buz gibi eriyebilir" 2014’ten bu yana ilkokuldan itibaren İngilizce eğitimi verilmesiyle ilgili olarak ise şöyle söyledi: "Aslında ne kadar erken başlandığının da bir önemi yok. Yani ilkokul ya da ortaokul olmasının çok bir önemi yok. Tabii ki bunlar etkili faktörler, ama dil öğreniminde en önemli şey süreklilik ve eğitimin kalitesidir. Siz çocuğu ikinci sınıfta dil eğitimine başlatıp okul ya da program bittikten sonra bunu tamamen bırakırsanız dil bir buz gibi erir, kaybolur. Burada en önemli şey devamlılıktır. Tabii kalite de önemli ama devamlılık kısmını atladığımız da kalite onu da eritmiş oluyor. Onun için bizim ne zaman başladığına bakmaksızın programı çok düzgün bir şekilde yazmamız ardından az da olsa ama devamlı olarak çocuğa belirli seviyede gerektiği kadar İngilizce eğitimini vermek bizim ana hedefimiz olmalıdır." "Problem hocadan ziyade sistemde" Türkiye’deki İngilizce öğretmenleriyle ilgili görüşlerini ifade eden öğretim görevlisi, "Bizim öğretmenlerimiziz geneli hoşgörülü, öğretmenlik dışında da öğrencisine yardımcı olmaya çalışan, kaliteli hocalarımız var. Bence buradaki problem hocadan ziyade sistemde. Sistemimize bakmamız lazım. Bu istatistikte öne çıkan ülkelerde eğitim sürecini geri bildirim çok önemli bir yer kapsıyor. Profesyonel olarak bu kişiler çalışırken, süreç içerisinde hem kendilerini hem birbirlerini hem sistemi değerlendiriyorlar. Böylelikle problemli alanları keşfedip müdahale edebilme şansları oluyor. Bu önemli bir faktör. Bence hem milli eğitimde hem yüksek öğretimde buna önem vermemiz gerekiyor. Kendi eksiklerimizi görmemiz ve buna çalışmamız gerekiyor. Bunun dışında bizde tekrarın nerede olması gerektiği konusunda da ben sıkıntılar görüyorum. Öğrenci bir programı ya da sınıfı tamamladığında sonraki dönemde kısa bir tekrar ve bunun üstüne devam beklersiniz. Yani öğrenmenin doğal gidişatı bu şekilde olur. Ama bizde pek de böyle olmuyor. Öğrenci konuya hakim olsun ya da olmasın bir sonraki aşamada tekrar görüyor. Bunun çok fazla dezavantajı var. Boşa vakit kaybı" ifadelerini kullandı. "Öğrenmek için maruz kalmak gerekiyor" Türkiye’nin İngilizce öğrenimindeki sorunlarının çözümlerinden de bahseden Ersin Ateş, şunları anlattı; "Öncelikle daha önce de bahsettiğim devamlılık ve kalite konularına göz atmak gerekiyor. Bence sistemimizi üretken beceriler olan yazma ve konuşmaya ağırlık veren sistemlere dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun dışında bizim öğrenci kalitemizde ya da öğretmen kalitemizde problem yok. Üniversitelerimizin genelinde İngilizce öğrenmek için teknolojik olarak iyiyiz. Yani gerekli ekipmana sahibiz. Öğrencilerimizi olabildiğince fazla dile maruz bırakacak ortamlar oluşturup, gramer ağırlıklı İngilizceden kurtulmamız gerekiyor."
(ÖZEL) Okul kıyafetleri için sezon açıldı
26 Ağustos 2025 Salı - 09:39 (ÖZEL) Okul kıyafetleri için sezon açıldı Eskişehir’de okul sezonun başlamasıyla beraber veliler okul alışverişi için giyim mağazalarının yolunu tuttu. Yaz aylarının sonunun yaklaşmasıyla beraber yavaş yavaş okul sezonuna girilmeye başlanmış oldu. Veliler ise çocukları için okul kıyafetleri için alışveriş yapmaya başladı. Bu noktada ise okul kıyafetlerinin fiyatları büyük bir önem taşıdı. Geçen seneye göre yüzde 30’a yakın zaman alan giysiler karşısında veliler fiyatların dengesiz olduğunu kıyafet satıcılarına aktardı. Ayrıca esnaf Süleyman Çekiç, vatandaşların bir çok mağazadan fiyat bilgisi alıp ondan sonra nereden alacaklarına karar vermelerini tavsiye ettiğini söyledi. "Takım fiyatları bin 900 ile 2 bin 100 lira arasında değişiyor" Okul kıyafetleri satışı ile uğraşan esnaf Süleyman Çekiç, üniforma fiyatlarının değişik göstermesi hakkında, "Sezon geçen hafta başladı. Normalde geçtiğimiz sezona kıyasla bu sene yaklaşık on gün daha erken başladı. Yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Zaten biz de dükkânımıza okul kıyafetlerini getirdik. Birkaç okul kıyafeti burada, yani yoğunlaşma başladı. Bu haftadan sonra daha fazla açılmasını bekliyoruz. Fiyat aralığı ilkokul, ortaokul ve lise olarak değişiyor. Zaten siz de biliyorsunuzdur; bir düz olan var, bir de armalı olan var. İlkokula yeni başlayan 1. sınıf öğrencisi için kısa kollu, uzun kollu, pantolon ve mont şeklinde oluşan takımların fiyatları bin 900 ile 2 bin 100 lira arasında değişiyor. Lise olunca, liselerde sweatshirt, kısa kollu ve pantolon takımları yaklaşık 2200 lira civarında oluyor" dedi. "Geçen seneye göre yüzde 30’luk bir zam var" Geçen seneye göre üniforma fiyatlarının arttığı aktaran esnaf Çekiç, "Yani eskiye nazaran veliler biraz daha bilinçlendi. Okulların başlamasına uzun bir süre olmasına rağmen şu anda almaya başladılar. Bizim sezonla alakalı beklentimiz, geçen senenin yüzde 10-15 üzerine çıkmak. Fiyat aralıklarını çok pahalı tutmadık. Geçen sene bin liraya sattığımız üçlü parçayı bu sene bin 250 liraya satıyoruz. Yani geçen seneye göre yüzde 30’luk bir zam var. Aynı müşteri portföyü gelse yüzde 30’luk bir artış bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Fiyat farkı çok ama kalite farkı yok" Velilere bir çok yerden fiyat almaları gerektiğini tavsiye eden Çekiç, "Veliler fiyatların dengesiz olduğunu söylüyor. Genelde burası zaten tam okullar bölgesi olarak geçtiği için fiyatların biraz dengesizliğinden şikâyetçiler. Ben daha çok gezilip dolaşıldıktan sonra birkaç yerden fiyat alınmasını öneririm. Çünkü kalite olarak çok büyük bir fark yok. Zaten bir öğrenci bu kıyafetleri maksimum 3-4 ay giyiyor. Fiyat farkı çok ama kalite farkı yok" ifadelerini kullandı.
Aile içi kavga sonrası kendisini odaya kapatan adam için Özel Harekat Timi devreye girdi
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 23:47 Aile içi kavga sonrası kendisini odaya kapatan adam için Özel Harekat Timi devreye girdi Eskişehir’de aile içi kavganın ardından kendisini bir odaya kapatan adam, Özel Harekat Timi’nin operasyonuyla içeriden çıkartıldı. Ekiplerce bindirildiği ambulansın içerisinden annesine seslenen şahıs, "Annecim size bir şeyim yok, niye polisi arıyorsunuz?" dedi. Olay, saat 21.00 sıralarında Sazova Mahallesi Anar Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 2 katlı müstakil evin 1. katında oturan S.Ö. isimli erkek şahıs, bilinmeyen bir sebeple ailesiyle kavga etti. Yaşanan kavganın ardından kendisini evin içerisindeki bir odaya kilitleyen şahsın kendisine zarar vermesinden endişelenen yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin saatlerce ikna etmeye çalıştığı S.Ö., odadan dışarı çıkmadı. Annesinin de sözlerine kulak vermeyen şahsın kendisini kapattığı odadan çıkartılması için adrese itfaiye ve Özel Harekat Timi sevk edildi. Özel Harekat Timi’ni de dinlemeyen şahıs, ekiplerce zor kullanılarak odadan çıkartılarak ambulansa bindirildi. Mahalle sakinleri ise yaşananları endişeli gözlerle takip etti. "Niye polisi arıyorsunuz?" Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği S.Ö., ambulansın içerisinden annesine seslenerek, "Annecim, niye böyle yapıyorum ben? Size bir şeyim yok. Niye polisi arıyorsunuz? Allah aşkına, ne yaptım ben size?" dedi. Zaman zaman öfkelenerek sesini de yükselten şahıs, polis ekiplerince sakinleştirildi. Kafasında küçük bir kanama olduğu görülen şahıs, ambulansta pansuman yapılmasının ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
Anadolu Üniversitesi’nden "Geleceğe Miras Projesine" katkı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:28 Anadolu Üniversitesi’nden "Geleceğe Miras Projesine" katkı Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Side Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Soykal Alanyalı, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ’Geleceğe Miras: Arkeolojinin Altın Çağı" programında açılış konuşmasını yaparak arkeolojik çalışmaların kültürel miras ve turizme katkılarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alanyalı, konuşmasında, Side Antik Kenti’nde 2022’de başlayan çalışmaların, kültürel mirasın korunmasına yönelik bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını vurguladı. Kazı, belgeleme, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının, sürdürülebilir bir miras yönetimi hedefiyle yürütüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Alanyalı, Geleceğe Miras Projesi’nin yıl boyu kesintisiz kazı imkânı sağlamasının yanı sıra uzman istihdamını artırarak turizm sektörüne ekonomik katkılar sunduğunu belirtti. Prof. Dr. Alanyalı ayrıca, Side’de uygulanan gece müzeciliği uygulamasının, ziyaretçilere benzersiz bir deneyim yaşattığını ve projenin bilimsel ve ekonomik getirilerini güçlendirdiğini aktardı. Program kapsamında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde açılan ’Arkeolojinin Altın Çağı’ sergisi Türkiye’nin arkeolojik zenginliğini gözler önüne serdi. Sergide, çeşitli kazı alanlarından çıkarılan eserlerin yanı sıra, yurt dışından iadesi sağlanan ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında ele geçirilen eserler de yer aldı. Toplam 570 eserden 485’inin ilk kez sergilendiği belirtilen sergi, kültürel varlıkların korunmasına yönelik ulusal çabaların bir göstergesi niteliğinde.
Vali Aksoy’dan Malazgirt Zaferi’nin 954. yılı mesajı:
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:14 Vali Aksoy’dan Malazgirt Zaferi’nin 954. yılı mesajı: Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 26 Ağustos 1071’in Anadolu’yu ebedi vatan kılan temel zafer olduğunu, Malazgirt ruhunun Türkiye Cumhuriyeti’ni bölgesinin lideri yapmaya devam ettiğini belirterek, zaferin mimarı Sultan Alparslan ve şehitleri rahmetle andı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Aksoy, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nin, Anadolu’yu milletimiz için ebedi vatan yapan, milletin değişmez ve vazgeçilmez yurdu olduğunu vurguladı. Vali Aksoy mesajında, 1071’de kazanılan büyük zaferin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar uzanan süreçte aziz milletimizin aynı şuur ve kararlılıkla bu topraklara nasıl sahip çıktığını gösterdiğini belirtti. Aksoy, "1071’de kazandığımız Malazgirt Zaferi’nden bugüne kadar geçen süreçte, Anadolu’da kurduğumuz devletler ve verdiğimiz mücadeleyle, coğrafyamızı vatanımız haline getirdik," ifadelerini kullandı. Malazgirt Zaferi ruhunun yüzyıllar geçmesine rağmen milletin yeni yüzyıllara ışık tutmaya devam ettiğini kaydeden Vali Aksoy, "Bugün Türkiye Cumhuriyeti, barışın, hakkın, mazlumların sesi, bölgesinin lideri bir ülke olmuştur." dedi. Vali Hüseyin Aksoy, duygularını ve düşüncelerini şu sözlerle tamamladı: "Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümünde Anadolu’yu bizlere ebedi vatan kılan Sultan Alparslan’ı ve ordusunda bulunan askerlerimizin her birini rahmetle yâd ediyorum. Bu yolda canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimize, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum."
Anadolu Üniversitesi Taekwondo Takımı Avrupa’da zirvede
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:07 Anadolu Üniversitesi Taekwondo Takımı Avrupa’da zirvede Avrupa Üniversite Sporları Birliği (EUSA) tarafından Polonya’nın Varşova kentinde düzenlenen Dünya Üniversiteler Arası Taekwondo Şampiyonası’nda Anadolu Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Taekwondo Takımı, önemli başarılara imza attı. Öğrenciler şampiyonada 1 kupa ve 6 madalya kazandı. Şampiyonanın ilk gününde Poomsae Kategorisi Takım olarak Avrupa Şampiyonu olan Anadolu Üniversitesi öğrencileri, bireysel kategorilerde de dikkat çekti. Freestyle Kategorisinde Gülsena Karakuyulu Ertunç altın madalya kazanarak Avrupa Şampiyonu olurken, Buse Yavuz ise Avrupa üçüncülüğü elde etti. Tanınmış Poomsae Bireysel Kategorisinde ise Buse Yavuz Avrupa ikincisi oldu. Kyorogi müsabakalarının sürdüğü ikinci günde Anadolu Üniversitesi sporcuları madalya kürsüsünü bırakmadı. Sıla Nur Gençer (67 kg) Avrupa Şampiyonu, Saliha Küçüksolak (53 kg) Avrupa İkincisi ve Muhammed Fatih Adilovic (68 kg) Avrupa Üçüncüsü olarak kürsüde yerlerini aldı. Rektör Adıgüzel öğrencileri arayarak tebrik etti Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Avrupa Şampiyonu olan öğrenci sporcu Gülsena Karakuyulu Ertunç’u arayarak tüm öğrenciler adına tebrik etti. Rektör Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin öğrencilerini yalnızca eğitimde değil sporda da desteklediğini belirterek, "Öğrencilerimizin hem ülkemizi hem de üniversitemizi başarıyla temsil etmesinden gurur duyuyoruz. Avrupa ve ulusal düzeyde tüm branşlarda her zaman yanlarında olacağız" dedi.
Erken teşhis kapsamı genişliyor
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:55 Erken teşhis kapsamı genişliyor İl Sağlık Müdürlüğü, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) danışanlarının kanser taramalarına erişimini sağlamak, farkındalıklarını artırmak ve erken tanıyı teşvik etmek amacıyla TRSM ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ekipleri arasında koordinasyonu güçlendirmek için çalışmalara başladı. Yetkililer, ’Erken teşhis hayat kurtarır!’ vurgusuyla, TRSM danışanlarının sağlık okuryazarlıklarını yükseltmeyi ve tarama süreçlerini etkinleştirmeyi hedefliyor. Toplum sağlığını korumak için kanser taramalarında iş birliğini artırarak hizmet sunmaya devam ettiklerini belirten Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nden (TRSM) hizmet alan bireylerin kanser tarama farkındalıklarının artırılması, taramalara erişimlerinin sağlanması, erken tanının teşvik edilmesi ve taramalarının gerçekleştirilmesi amacıyla çalışmalara başlandığını bildirdi. ’Erken teşhis hayat kurtarır!’ diyen Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından 25 Ağustos tarihinde TRSM ve KETEM personellerine bilgilendirme toplantısı yapıldı. TRSM personelinin ulusal tarama programları hakkında bilgi düzeylerinin yükseltilmesi ve TRSM-KETEM koordinasyonun artırılması amacıyla yapılan toplantıda, TRSM danışanlarına kanser taramaları konusunda farkındalık oluşturmak ve sağlık okuryazarlıklarını artırmak için bilgilendirme yapılması, KETEM’e yönlendirme süreçlerinin etkin işletilmesi ve TRSM danışanlarının kanser taramalarının yapılması konuları görüşüldüğünü belirtti.