Yerel Haberler
Eskişehir
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:47 Boğulduktan sonra cesedi yakılan Deniz Oktay’ın davasına devam edildi Eskişehir’de, 30 yaşındaki Deniz Oktay’ı boğduktan sonra cesedine benzin döküp yakan İdris Gökmen’in avukatı, görülen duruşmada, "Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir" dedi. Eskişehir’de kaybolduktan 1 hafta sonra, 22 Nisan 2025 tarihinde Tepebaşı ilçesine bağlı Kozkayı ve Buldukpınar mahallelerinin arasında bulunan Kavacık mevkiinde, ormanlık alanda araştırma yapan polis ekipleri yakılmış kadın cesedi ile karşılaştı. Yapılan incelemede yanarak hayatını kaybeden kadının, 1 haftadır kayıp olarak aranan Deniz Oktay olduğu belirlenmişti. Deniz Oktay’ın ölümüne ilişkin açılan davanın 3’üncü celsesi Eskişehir Adliyesi 7. Ağır Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Oktay’ı boğduktan sonra 2 gün art arda cesede benzin dökerek yakan, Kasten öldürme suçundan yargılanan ve hakkında ağırlaştırmış müebbet hapsi istenen İdris Gökmen, Deniz Oktay’ın yakınları ile taraf avukatlar salonda hazır bulundu. "Deniz, İdris için ‘Maddi yardımda bulunuyor’ dedi" Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tanık Yusuf İslam Gül, İzmir’deyken Deniz Oktay ile tanıştıktan sonra telefonda yaklaşık 3 ay konuştuğunu söyledi. Olay gününden 2 gün önce Eskişehir’e gelen tanık Yusuf İslam Gül, ifadesinde, "Deniz’le orta arkadaşımız Emine sayesinde tanıştık. 3-4 ay telefonda konuştuk. İzmir’den Eskişehir’e geldim otogardan arkadaşı Hamdi’yle birlikte arabayla aldı. Evinde kaldık Cinsel bir şeyler yaşadık. Olay günü Hamdi ile birlikte evden ayrıldı, geri geldiğinde ise saat gece 12’yi geçmişti. Sonra İdris aradı. Aşağıya konuşmak için çağırdı. Giderken tedirgin ve alkollü gibiydi. ‘Korkuyorsan gitme’ dedim. Deniz de bana ‘Ondan mı korkacağım? Eğer dönmezsem beni sürekli ara’ dedi. Gittikten 30 dakika sonra aradım telefonu kapalıydı. Sonra uyumuşum sabah uyandım ve 2 gün bekledim. Deniz’den haber alamayınca kayıp ilanı verdim. Kayıp ilanını ben tek verdim. Ben İdris’i aradım, o gün ulaşmadım ertesi gün ulaştım, yaklaşık 1 buçuk-2 saat konuştum. ‘Bu kız senle gitti gelmedi, bana bıraktığını söylüyorsun ama kız yok’ dedim. Ama ‘Bir şey yapmadım’ diyerek durumu kabul etmedi. Hatta Deniz’i eski eşiyle görüştüğünü ve onla olduğunu, iyi olduğunu söyledi. İfade vermeye gittiğimde Deniz’in başına gelenleri öğrendim. Deniz, İdris için arkadaşı olduğunu, ablamın eski sevgilisi olduğunu söyledi. ‘Bana maddi yardımda bulunuyor’ dedi" diyerek ifade verdi. "Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir" İdris Gökmen’in avukatı ise öldürme olayını kabul ettiklerini, fakat Eskişehir’in soğuk olduğunu bundan dolayı da arabada bulunan benzinin olayı tasarlamak için alınmadığını söyleyerek, "Tasarlayarak canavarca hisle cinayet suçundan dava açıldı. Tasarlamada öngörülen husus benzin almasıdır. Eskişehir gibi soğuk bir ilde gazlı araba için benzin şarttır. Tasarlama yoktur, olay spontane gelişmiştir. Müvekkilime kadının saldırması sonrası olay gerçekleştirilmiştir. Yakma olayı ölümden sonra gerçekleştirilmiştir. Tasarlama yoktur" dedi. "Küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı" Sanık İdris Gökmen duruşmadaki son savunmasında, "Maktul Deniz Oktay bana saldırmasaydı, küfürler etmeseydi bu olaylar olmazdı, pişmanım" dedi. Dava, sanık müdafisinin esas hakkında savunmasını hazırlaması için süre verilmesi amacıyla 24 Haziran saat 9.30’a ertelenirken, İdris Gökmen’in tutukluluğunun devamına karar verildi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:11 Vali Yılmaz, Eskişehir’de iki yeni okulun açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’de kamu kaynaklarıyla yapımı tamamlanan Nurettin Topçu İlkokulu ve Şehit Mustafa Özdemir Ortaokulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Memleketine, vatanına, bayrağına ve manevi değerlerine bağlı nesiller yetiştirdikçe daha güçlü olacağız" dedi. Eskişehir’de eğitim altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında yapımı tamamlanan iki önemli eğitim kurumu için açılış töreni düzenlendi. Nurettin Topçu İlkokulu bahçesinde saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başlayan programda, öğrencilerin sergilediği halk oyunları ve "Sevgi Çiçekleri" gösterisi katılımcılardan büyük alkış aldı. Dualar eşliğinde kesilen açılış kurdelesinin ardından Vali Yılmaz, sınıfları, atölyeleri ve okulun sosyal alanlarını inceledi. Sınıflarda öğrencilerle bir araya gelerek yakından ilgilenen ve onlara çeşitli tavsiyelerde bulunan Yılmaz, programın sonunda öğretmenler odasını ziyaret etti. Öğretmenlerle eğitim faaliyetleri üzerine sohbet eden Vali Yılmaz, yeni eğitim ve öğretim döneminde başarılar dileyerek okuldan ayrıldı. "Bir milleti yükseltecek şey eğitimin kalitesidir" Törende konuşan Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir’e iki önemli okul kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Her iki okul da 32’şer derslik kapasitesine sahip. Modern donanımlarla hazırlanan okulların bölgedeki derslik ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacacaktır. Öğrenciler en iyi şartlarda eğitim alması için tüm imkânların seferber edildi. Nurettin Topçu, Türk düşünce dünyasında iz bırakan çok kıymetli bir fikir insanıdır. Şehit Mustafa Özdemir ise vatanı için canını feda eden kahramanımızdır. Bu anlamlı isimlerin eğitim kurumlarımızda yaşatılması bizim için ayrı bir değer taşıyor. Bir milleti yükseltecek, bir devleti güçlü kılacak olan; eğitimli insanların varlığı ve eğitimin kalitesidir. Eğitimi her alanda ileriye taşıma hedefiyle kararlılıkla çalışıyoruz. Yeni okullarımızın Eskişehir’e ve eğitim camiasına hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
AK Parti ve MHP’den ortak ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması
26 Ağustos 2025 Salı - 12:05 AK Parti ve MHP’den ortak ‘Terörsüz Türkiye’ açıklaması Eskişehir’de AK Parti İl Başkanlığı ve MHP İl Başkanlığı tarafından ‘Terörsüz Türkiye’ süreci ile ilgili ortak basın açıklaması yapıldı. Program, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) içerisinde yer alan bir restoranda gerçekleştirildi. Kahvaltı ile başlayan programa partililer ve basın mensupları katılım gösterdi. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve MHP İl Başkanı İsmail Candemir, yaptıkları ortak basın açıklaması ile ‘Terörsüz Türkiye’ hakkında önemli mesajlar verdi. "Türk, Kürt ve Arap hep birlik ve beraberlik içinde olacağız" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, "Bugün burada, ’Terörsüz Türkiye’ idealine olan inancımızı ve kararlılığımızı, Eskişehir’den yükselen güçlü bir sesle duyurmak için kıymetli başkanlarımızla bir aradayız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da vurguladığı gibi ‘Biz birlikte Türkiye’yiz, birlikte güçlüyüz.’ Bu sözler, sadece bir mesaj değil; terörün karanlığına karşı, milletimizin iradesini ortaya koyan bir duruştur. Aynı şekilde, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin milli duruşu ve terörle mücadeledeki sarsılmaz kararlılığı, bizim için hem yol gösterici hem de güç kaynağıdır. Bu vesileyle, terör örgütü PKK’nın lağvedilmesi ve silah bırakmasındaki süreç boyunca gösterdikleri liderlikleri ve devlet adamlıkları için her 2 genel başkanımıza da şükranlarımı arz ediyorum. Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanımızın Malazgirt’te ifade ettiği gibi ‘Terörsüz Türkiye’ yolunda artık son düzlüğe girmiş bulunmaktayız. Bu süreçte asla provokasyonlara kapılmayacak saflarımızı sıklaştıracağız, kardeşliğimizi perçinleyeceğiz, birlik, beraberliğimizi hedef alan tüm saldırılarla omuz omuza vererek beraberce mücadele edeceğiz. Türk, Kürt ve Arap hep birlik ve beraberlik içinde olacağız" dedi. "Perde arkasında, kapı aralarında herhangi bir pazarlık söz konusu değildir" MHP İl Başkanı İsmail Candemir ise "Biliyorsunuz ki 1 Ekim tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın meclis açılışında yaptığı konuşma üzerine, birlik ve beraberlik mesajları üzerine bilge liderimiz Devlet Bahçeli meclisteki sırasından kalkarak DEM partinin sırasına giderek el uzattı kendilerine. Türkiye partisi olarak. Bununla birlikte Türkiye’de bir süreç başladı. 15 Ekim civarıydı zannedersem DEM parti yetkilileri iradelerini İmralı’da olduğunu belirttiler. Bilge lider Devlet Bahçeli 22 Ekim’de meclis grup toplantısında yaptığı buluşmada bir çağrıda bulundu, ‘Gelin terörü bitirelim.’ Bakın arkadaşlar bir şeylere çok dikkat etmek gerekiyor. Biliyorsunuz ki FETÖ kalkışmasından sonra meydanlarda kurulan Cumhur İttifakı ile birlikte terörle mücadelede Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük bir mesafe katetti. Düne kadar şehirlerde bombalar patlıyordu. Sınırlar içerisinde hiçbir terör eylemi kalmayacak duruma getirildi. Sınır ötesi operasyonlarla güvenli bölgeler oluşturuldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörle dünyanın neresinde olursa olsun mücadele edecek kudrete sahiptir ama bizim Türk ve Türkiye vizyonu için birlik. içeride sağlamamız gerekiyordu. Liderimizin bu çağrısından sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği destekle birlikte bugün artık ‘Terörsüz Türkiye’ bir devlet projesi, devlet politikası haline gelmiştir. Bizler de Eskişehir’de bulunan Cumhur İttifakı teşkilatları olarak 2 liderimizin gösterdiği yolda hep birlikte beraber olarak hedefe doğru gitmekteyiz. Liderimizin başından beri belirttiği ve Sayın Cumhurbaşkanımızın her konuşmasında üstüne basarak söylediği; bu bir algı süreci değil, bu bir pazarlık süreci değil. Mehmetçiğin bir damla kanı akmadan, bir tane annenin bir damla gözü gözyaşı akmadan, bir babanın saçına ak düşmeden eğer bu süreci bitirebileceksek bitirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Birilerinin dediği gibi perde arkasında, kapı aralarında herhangi bir pazarlık söz konusu değildir" şeklinde konuştu. AK Parti’nin 24. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda ‘Kahramanlık Türküleri Konseri’, 31 Ağustos’ta Dede Korkut Parkı’nda ‘Teşkilat Pikniği’, 1 Eylül’de ‘Devrim Arabalarının Film Gösterisi’ ve Eskişehir’in kurtuluş günü 2 Eylül’de bir konser gerçekleştirileceğini açıklayan Başkan Albayrak, teşkilat mensuplarını ve vatandaşları bu programlara davet etti. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Jandarma muhtemel orman yangınlarına karşı teyakkuzda
26 Ağustos 2025 Salı - 10:31 Jandarma muhtemel orman yangınlarına karşı teyakkuzda Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, orman yangınlarının daha sık yaşandığı özellikle Haziran ile Eylül ayları arasındaki dönemde, sorumluluk bölgelerinde bulunan hassas alanlarda devriye faaliyetlerini arttırdı. Bu kapsamda; ormanlarda ve yerleşim yerlerine yakın alanlarda, özellikle hafta sonları yoğunluğun arttığı saatlerde yaya ve motorlu ekipler tarafından önleyici kolluk devriyesi icra ediliyor. Jandarma Komando ve Asayiş timleri tarafından dron destekli havadan ve karadan kontroller gerçekleştiriliyor, Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi (HAYDİ) tarafından orman yangınları özelinde gerekli planlama ve kontroller yapılıyor. Ormanlık bölgelerde yaşayan vatandaşları bilinçlendirme çalışmaları Ekipler, ormanlık bölgelerde vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla; köy konaklarında ve devriye personeli aracılığıyla vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyeti icra ediyor. Bu bilgilendirmede anız yakmanın tehlikeleri, piknik alanlarında yakılan ateşin söndürülmesi, alanda yangına sebebiyet verebilecek sönmemiş sigara izmariti ve kibritin yere atılmaması, çöp, cam, pet şişe bırakılmaması, anız yakılmaması ve orman içerisinde ateş yakılmaması konularına vurgu yapılıyor. Yangına hassas bölgelerde gece gündüz denetimler uyguluyor Yaz sezonu gibi yangın riskinin yüksek olduğu dönemlerde hem önleyici tedbirler, hem de muhtemel yangınlara karşı müdahale kapasitesi artırılıyor. Devriye faaliyetlerini sıklaştıran jandarma ekipleri, yangına hassas bölgelerde gece-gündüz denetimler uyguluyor. Muhtemel bir yangın durumuna karşı görev alacak Jandarma Komando timleri hazır olarak bekletilirken, dron destekli birimler tarafından riskli alanlar havadan gözetlenerek bir hareketlilik tespit edildiğinde derhal ekip yönlendiriliyor.
Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı
26 Ağustos 2025 Salı - 09:58 Türkiye’nin İngilizce ile imtihanı Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Ersin Ateş, günümüzde dünya ülkeleri arasında ortak dil olarak kabul edilen İngilizcenin Türkiye’de öğrenilmesi ve kullanılmasında, EF İngilizce Yeterlilik Endeksi 2024 verileri ile ilgili görüşlerini belirtirken, "İngilizceye ders değil, bir dil olarak bakmalıyız" diye konuştu. Endekse göre İngilizce yeterliliğinde Türkiye 497 puanla 116 ülke arasında 65’inci, 34 ülkenin yer aldığı Avrupa kategorisinde ise sondan ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin son sıralarda yer almasının birçok nedeni olabileceğini belirten Ersin Ateş, "Bence en önemli sebep, bizim İngilizceyi öğrenirken kullanmak amaçlı değil de sınav geçme amaçlı hedeflerimizin olması. Biz İngilizceye bir dil değil de ders gözüyle bakıyoruz. Yani bir sınava hazırlanırken biz daha çok üretim amaçlı değil de ’O sınavı geçeyim gerisi önemli değil’ gözüyle bakıyoruz. Halbuki burada en önemli beceriler üretici becerileri olan konuşma becerisi ve yazma becerisidir, ama biz bunu es geçiyoruz ya da önem vermiyoruz. Bence Türkiye’nin bu araştırmalarda gerilerde yer almasının sebebi budur. Türkiye’de birkaç sene öncesine kadar çoğu kişinin ’Şuraya gideyim, şu konuda çalışmalar yapayım’ gibi yurt dışı hedefi yoktu. Ama ekonomik sebepler ve benzeri diğer faktörler sebebiyle gençlerimizin şu an yurt dışına giderek çalışmalarına ve hayatlarına orada devam etmek istiyorlar. Bu etkili bir faktör. Dolayısıyla listede ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Hollanda gibi Avrupa’daki gelişmiş ve küçük nüfuslu ülkeler ki, yapılan çalışmada Hollanda, ana dili İngilizce olmayıp İngilizce bilmede birinci olmuş. Dış dünyaya açıklar bundan dolayı buradaki dil öğrenme hedefi herkeste olan doğal bir hedef, ama Türkiye’de bu şekilde değil" dedi. "Dil buz gibi eriyebilir" 2014’ten bu yana ilkokuldan itibaren İngilizce eğitimi verilmesiyle ilgili olarak ise şöyle söyledi: "Aslında ne kadar erken başlandığının da bir önemi yok. Yani ilkokul ya da ortaokul olmasının çok bir önemi yok. Tabii ki bunlar etkili faktörler, ama dil öğreniminde en önemli şey süreklilik ve eğitimin kalitesidir. Siz çocuğu ikinci sınıfta dil eğitimine başlatıp okul ya da program bittikten sonra bunu tamamen bırakırsanız dil bir buz gibi erir, kaybolur. Burada en önemli şey devamlılıktır. Tabii kalite de önemli ama devamlılık kısmını atladığımız da kalite onu da eritmiş oluyor. Onun için bizim ne zaman başladığına bakmaksızın programı çok düzgün bir şekilde yazmamız ardından az da olsa ama devamlı olarak çocuğa belirli seviyede gerektiği kadar İngilizce eğitimini vermek bizim ana hedefimiz olmalıdır." "Problem hocadan ziyade sistemde" Türkiye’deki İngilizce öğretmenleriyle ilgili görüşlerini ifade eden öğretim görevlisi, "Bizim öğretmenlerimiziz geneli hoşgörülü, öğretmenlik dışında da öğrencisine yardımcı olmaya çalışan, kaliteli hocalarımız var. Bence buradaki problem hocadan ziyade sistemde. Sistemimize bakmamız lazım. Bu istatistikte öne çıkan ülkelerde eğitim sürecini geri bildirim çok önemli bir yer kapsıyor. Profesyonel olarak bu kişiler çalışırken, süreç içerisinde hem kendilerini hem birbirlerini hem sistemi değerlendiriyorlar. Böylelikle problemli alanları keşfedip müdahale edebilme şansları oluyor. Bu önemli bir faktör. Bence hem milli eğitimde hem yüksek öğretimde buna önem vermemiz gerekiyor. Kendi eksiklerimizi görmemiz ve buna çalışmamız gerekiyor. Bunun dışında bizde tekrarın nerede olması gerektiği konusunda da ben sıkıntılar görüyorum. Öğrenci bir programı ya da sınıfı tamamladığında sonraki dönemde kısa bir tekrar ve bunun üstüne devam beklersiniz. Yani öğrenmenin doğal gidişatı bu şekilde olur. Ama bizde pek de böyle olmuyor. Öğrenci konuya hakim olsun ya da olmasın bir sonraki aşamada tekrar görüyor. Bunun çok fazla dezavantajı var. Boşa vakit kaybı" ifadelerini kullandı. "Öğrenmek için maruz kalmak gerekiyor" Türkiye’nin İngilizce öğrenimindeki sorunlarının çözümlerinden de bahseden Ersin Ateş, şunları anlattı; "Öncelikle daha önce de bahsettiğim devamlılık ve kalite konularına göz atmak gerekiyor. Bence sistemimizi üretken beceriler olan yazma ve konuşmaya ağırlık veren sistemlere dönüştürmemiz gerekiyor. Bunun dışında bizim öğrenci kalitemizde ya da öğretmen kalitemizde problem yok. Üniversitelerimizin genelinde İngilizce öğrenmek için teknolojik olarak iyiyiz. Yani gerekli ekipmana sahibiz. Öğrencilerimizi olabildiğince fazla dile maruz bırakacak ortamlar oluşturup, gramer ağırlıklı İngilizceden kurtulmamız gerekiyor."
(ÖZEL) Okul kıyafetleri için sezon açıldı
26 Ağustos 2025 Salı - 09:39 (ÖZEL) Okul kıyafetleri için sezon açıldı Eskişehir’de okul sezonun başlamasıyla beraber veliler okul alışverişi için giyim mağazalarının yolunu tuttu. Yaz aylarının sonunun yaklaşmasıyla beraber yavaş yavaş okul sezonuna girilmeye başlanmış oldu. Veliler ise çocukları için okul kıyafetleri için alışveriş yapmaya başladı. Bu noktada ise okul kıyafetlerinin fiyatları büyük bir önem taşıdı. Geçen seneye göre yüzde 30’a yakın zaman alan giysiler karşısında veliler fiyatların dengesiz olduğunu kıyafet satıcılarına aktardı. Ayrıca esnaf Süleyman Çekiç, vatandaşların bir çok mağazadan fiyat bilgisi alıp ondan sonra nereden alacaklarına karar vermelerini tavsiye ettiğini söyledi. "Takım fiyatları bin 900 ile 2 bin 100 lira arasında değişiyor" Okul kıyafetleri satışı ile uğraşan esnaf Süleyman Çekiç, üniforma fiyatlarının değişik göstermesi hakkında, "Sezon geçen hafta başladı. Normalde geçtiğimiz sezona kıyasla bu sene yaklaşık on gün daha erken başladı. Yavaş yavaş hareketlenmeye başladı. Zaten biz de dükkânımıza okul kıyafetlerini getirdik. Birkaç okul kıyafeti burada, yani yoğunlaşma başladı. Bu haftadan sonra daha fazla açılmasını bekliyoruz. Fiyat aralığı ilkokul, ortaokul ve lise olarak değişiyor. Zaten siz de biliyorsunuzdur; bir düz olan var, bir de armalı olan var. İlkokula yeni başlayan 1. sınıf öğrencisi için kısa kollu, uzun kollu, pantolon ve mont şeklinde oluşan takımların fiyatları bin 900 ile 2 bin 100 lira arasında değişiyor. Lise olunca, liselerde sweatshirt, kısa kollu ve pantolon takımları yaklaşık 2200 lira civarında oluyor" dedi. "Geçen seneye göre yüzde 30’luk bir zam var" Geçen seneye göre üniforma fiyatlarının arttığı aktaran esnaf Çekiç, "Yani eskiye nazaran veliler biraz daha bilinçlendi. Okulların başlamasına uzun bir süre olmasına rağmen şu anda almaya başladılar. Bizim sezonla alakalı beklentimiz, geçen senenin yüzde 10-15 üzerine çıkmak. Fiyat aralıklarını çok pahalı tutmadık. Geçen sene bin liraya sattığımız üçlü parçayı bu sene bin 250 liraya satıyoruz. Yani geçen seneye göre yüzde 30’luk bir zam var. Aynı müşteri portföyü gelse yüzde 30’luk bir artış bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Fiyat farkı çok ama kalite farkı yok" Velilere bir çok yerden fiyat almaları gerektiğini tavsiye eden Çekiç, "Veliler fiyatların dengesiz olduğunu söylüyor. Genelde burası zaten tam okullar bölgesi olarak geçtiği için fiyatların biraz dengesizliğinden şikâyetçiler. Ben daha çok gezilip dolaşıldıktan sonra birkaç yerden fiyat alınmasını öneririm. Çünkü kalite olarak çok büyük bir fark yok. Zaten bir öğrenci bu kıyafetleri maksimum 3-4 ay giyiyor. Fiyat farkı çok ama kalite farkı yok" ifadelerini kullandı.
Aile içi kavga sonrası kendisini odaya kapatan adam için Özel Harekat Timi devreye girdi
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 23:47 Aile içi kavga sonrası kendisini odaya kapatan adam için Özel Harekat Timi devreye girdi Eskişehir’de aile içi kavganın ardından kendisini bir odaya kapatan adam, Özel Harekat Timi’nin operasyonuyla içeriden çıkartıldı. Ekiplerce bindirildiği ambulansın içerisinden annesine seslenen şahıs, "Annecim size bir şeyim yok, niye polisi arıyorsunuz?" dedi. Olay, saat 21.00 sıralarında Sazova Mahallesi Anar Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 2 katlı müstakil evin 1. katında oturan S.Ö. isimli erkek şahıs, bilinmeyen bir sebeple ailesiyle kavga etti. Yaşanan kavganın ardından kendisini evin içerisindeki bir odaya kilitleyen şahsın kendisine zarar vermesinden endişelenen yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin saatlerce ikna etmeye çalıştığı S.Ö., odadan dışarı çıkmadı. Annesinin de sözlerine kulak vermeyen şahsın kendisini kapattığı odadan çıkartılması için adrese itfaiye ve Özel Harekat Timi sevk edildi. Özel Harekat Timi’ni de dinlemeyen şahıs, ekiplerce zor kullanılarak odadan çıkartılarak ambulansa bindirildi. Mahalle sakinleri ise yaşananları endişeli gözlerle takip etti. "Niye polisi arıyorsunuz?" Sağlık ekiplerinin müdahale ettiği S.Ö., ambulansın içerisinden annesine seslenerek, "Annecim, niye böyle yapıyorum ben? Size bir şeyim yok. Niye polisi arıyorsunuz? Allah aşkına, ne yaptım ben size?" dedi. Zaman zaman öfkelenerek sesini de yükselten şahıs, polis ekiplerince sakinleştirildi. Kafasında küçük bir kanama olduğu görülen şahıs, ambulansta pansuman yapılmasının ardından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
Anadolu Üniversitesi’nden "Geleceğe Miras Projesine" katkı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:28 Anadolu Üniversitesi’nden "Geleceğe Miras Projesine" katkı Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Side Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Soykal Alanyalı, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ’Geleceğe Miras: Arkeolojinin Altın Çağı" programında açılış konuşmasını yaparak arkeolojik çalışmaların kültürel miras ve turizme katkılarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alanyalı, konuşmasında, Side Antik Kenti’nde 2022’de başlayan çalışmaların, kültürel mirasın korunmasına yönelik bütüncül bir yaklaşımla ele alındığını vurguladı. Kazı, belgeleme, restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarının, sürdürülebilir bir miras yönetimi hedefiyle yürütüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Alanyalı, Geleceğe Miras Projesi’nin yıl boyu kesintisiz kazı imkânı sağlamasının yanı sıra uzman istihdamını artırarak turizm sektörüne ekonomik katkılar sunduğunu belirtti. Prof. Dr. Alanyalı ayrıca, Side’de uygulanan gece müzeciliği uygulamasının, ziyaretçilere benzersiz bir deneyim yaşattığını ve projenin bilimsel ve ekonomik getirilerini güçlendirdiğini aktardı. Program kapsamında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde açılan ’Arkeolojinin Altın Çağı’ sergisi Türkiye’nin arkeolojik zenginliğini gözler önüne serdi. Sergide, çeşitli kazı alanlarından çıkarılan eserlerin yanı sıra, yurt dışından iadesi sağlanan ve kaçakçılıkla mücadele kapsamında ele geçirilen eserler de yer aldı. Toplam 570 eserden 485’inin ilk kez sergilendiği belirtilen sergi, kültürel varlıkların korunmasına yönelik ulusal çabaların bir göstergesi niteliğinde.
Vali Aksoy’dan Malazgirt Zaferi’nin 954. yılı mesajı:
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:14 Vali Aksoy’dan Malazgirt Zaferi’nin 954. yılı mesajı: Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 26 Ağustos 1071’in Anadolu’yu ebedi vatan kılan temel zafer olduğunu, Malazgirt ruhunun Türkiye Cumhuriyeti’ni bölgesinin lideri yapmaya devam ettiğini belirterek, zaferin mimarı Sultan Alparslan ve şehitleri rahmetle andı. Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Aksoy, 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nin, Anadolu’yu milletimiz için ebedi vatan yapan, milletin değişmez ve vazgeçilmez yurdu olduğunu vurguladı. Vali Aksoy mesajında, 1071’de kazanılan büyük zaferin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadar uzanan süreçte aziz milletimizin aynı şuur ve kararlılıkla bu topraklara nasıl sahip çıktığını gösterdiğini belirtti. Aksoy, "1071’de kazandığımız Malazgirt Zaferi’nden bugüne kadar geçen süreçte, Anadolu’da kurduğumuz devletler ve verdiğimiz mücadeleyle, coğrafyamızı vatanımız haline getirdik," ifadelerini kullandı. Malazgirt Zaferi ruhunun yüzyıllar geçmesine rağmen milletin yeni yüzyıllara ışık tutmaya devam ettiğini kaydeden Vali Aksoy, "Bugün Türkiye Cumhuriyeti, barışın, hakkın, mazlumların sesi, bölgesinin lideri bir ülke olmuştur." dedi. Vali Hüseyin Aksoy, duygularını ve düşüncelerini şu sözlerle tamamladı: "Malazgirt Zaferi’nin 954. yıl dönümünde Anadolu’yu bizlere ebedi vatan kılan Sultan Alparslan’ı ve ordusunda bulunan askerlerimizin her birini rahmetle yâd ediyorum. Bu yolda canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimize, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum."