Yerel Haberler
Eskişehir
Medeniyet hareketi olarak ahilik 08 Mayıs 2026 Cuma - 17:03:18 Akademisyen tarihçi Kâzım Ceylan, ahiliği, Anadolu’nun vatanlaşması, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ettiği. Eskişehir Türk Ocağı’nda "Bir Medeniyet Hareketi Olarak Ahilik" başlıklı bir sunum yapan Kâzım Ceylan, ahiliğin sadece bir esnaf teşkilatlanması değil; sosyal, siyasal, kültürel, dini ekonomik ve hatta idari alanda Türk milletini derinden etkileyen medeniyet hareketi olduğunu belirtti. Bir yönetim, eğitim, iktisadî-ticari sistem ve Türk Milleti’nin insanlığa sunduğu bir ahlâk nizamı olan ahiliğin temellerinde, fütüvvet / Peygamber ahlâkı ve Türk töresi, kültürü olduğunu anlatan Kâzım Ceylan, "Milletimizin teşkilatlanma, dayanışma özellikleri ahilik teşkilatının doğmasında etkili olmuştur. Biz ahiliği imanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun vatanlaşmasını, Osmanlı’nın Cihan Devleti olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistem olarak tarif ediyoruz. Ahi Evran Veli öncülüğünde Anadolu’da teşkilatlanan ahiler, yerli hıristiyan Bizans uygarlığına karşı Türk-İslâm Medeniyetini inşa etmişler, hayata geçirmişlerdir. Anadolu’yu vatan yapmamıza etki etmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önce insan yetiştiren, üretimi ve dayanışmayı sağlayan Ahiler, kendilerine göre bir iktisadi-ticari sistemin kurulmasını sağlamışlar; gerektiğinde devletin yanında yer alarak mücadele etmişler, asayişi sağlayarak birlik ruhunu diri tutmuşlardır. Bir ahlâk nizamı içerisinde kaliteli üretimi, dayanışmayı, eğitimi, kardeşliği ve adaletli bir yönetim anlayışını hayata geçirmeye çalışmışlardır. Ahilerin kurmuş oldukları ahlâka ve yeteneklere göre eğitim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı ile kaliteye yönelik üretim anlayışı günümüzdeki birçok probleminde çözümüne etki edecektir" diye konuştu. Kâzım Ceylan’a Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 16:36 Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre’nin evrensel mesajları konuşuldu Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası dolayısıyla düzenlenen "Bizim Yunus" söyleşisinde, Türk tasavvufunun simge isminin hayatı, öğretileri ve evrensel mesajları uzman isimler tarafından derinlemesine ele alındı. Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde; Eskişehir Valiliği, Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Türk Dünyası Vakfı ve Anadolu Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "Bizim Yunus" başlıklı söyleşi, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası etkinlikleri kapsamında Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Söyleşiye Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda davetli katıldı. Söyleşide Türk tasavvufunun ve Türkçenin simge ismi Yunus Emre’nin hayatı, Anadolu irfanındaki yeri ve evrensel mesajları, sunucu ve gazeteci Pelin Çift moderatörlüğünde, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin’in katılımıyla derinlemesine ele alındı. "İlim için bir gönüle ihtiyaç var" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin bir "Yunus Emre Kampüsü" olduğunu vurgulayarak, "Yunus Emre sadece bizim değil, bu toprakların, hatta dünyanın en büyük değerlerinden, gönül erenlerinden bir tanesi. Ancak Yunus en çok bu topraklara yakışır, en çok bize yakışır. Dolayısıyla biz ‘Yunus’ değil, ‘Bizim Yunus’ deriz" diye konuştu. Kampüsün girişinde yer alan Yunus Emre sözleri ve "doğru odun" heykelinin taşıdığı anlam üzerinde duran Rektör Adıgüzel "Anadolu Üniversitesinin kapısından girerken sizi Yunus karşılar. Kampüsümüzün girişinde ‘İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır’ sözleriyle karşılaşırız. Cumhuriyet Kapısı’nın girişinde ise Yunus Emre’nin Taptuk kapısına kırk yıl doğru odun taşıdığı heykel yer alır. ‘Bu kapıdan eğri odun bile giremez.’ der. Bizler de Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsünde bütün öğrencilerimize bu mesajı veriyoruz ve eğitim öğretim yuvamızın kapısından eğri odunun girmemesine, girdiyse de buradan doğru şekilde çıkmasına gayret eden bir eğitim sürecinden geçirerek öğrencilerimizi uğurlamak istiyoruz. Çünkü ilim dediğimiz şey sadece fiziki olarak bir şeyi görüp anlamakla ölçülebilir bir şey değil. Bunun için her şeyden önce ilim için bir gönüle ihtiyaç var" dedi. "Yunus Emre’yi tanımak, sadece ismini duymaktan derindir" Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen ünlü sunucu ve gazeteci Pelin Çift, toplumsal bir yanılgıya dikkat çekerek bir ismin çok sık duyulmasının o kişinin hayatına ve felsefesine hâkim olunduğu anlamına gelmediğini belirtti. Çift, "Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan bir değer. Ancak neden bu kadar kıymetli olduğunu gerçekten öğrenmeliyiz. Sanki birinin ismini hayatımız boyunca çok fazla duyarsak, onun hayatına hâkim olduğumuzu zannediyoruz. Yunus Emre hepimizin çocukluğundan beri kulağına çalınan, Türkçeye ve Türk edebiyatına katkılarıyla anılan çok büyük bir değer. Ama ben bugün gerçekten ‘Yunus neden kıymetli?’ sorusunun cevabını öğrenmeyi arzu ediyorum" diyerek sözü uzman tarihçilere bıraktı. Dinleyicilerin yoğun katılım gösterdiği ve merak edilen soruların yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından etkinlik sona erdi. Programın kapanışında, günün anısına Pelin Çift, Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin adına doğaya kazandırılan fidanların bağış sertifikaları Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz tarafından takdim edildi.
Mevsim geçişlerinde evcil hayvanların sağlığı için dikkat edilmesi gerekenler
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:24 Mevsim geçişlerinde evcil hayvanların sağlığı için dikkat edilmesi gerekenler Eskişehir’de veterinerlik yapan Tuğçe Kara, mevsim geçişlerinde evcil hayvanların hastalığa daha yatkın olabildiğini ve aşıların kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte yurt genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de hava sıcaklığı düşmeye başladı. Ani sıcaklık değişiklikleri tıpkı insanlar gibi hayvan sağlığına da olumsuz yönde etki ederken, Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara konuyla ilgili değerlendirmede bulundu. Evcil hayvanların mevsim geçişlerinde hastalığa daha yatkın olabildiği konusunda vatandaşlara uyarıda bulunan Kara, vitamin desteklerinin kullanılması ve aşıların kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. "Soğuk algınlığı genellikle öksürük, burun akıntısı gibi semptomlarla kendini gösterir" Konuyla ilgili açıklamada bulunan Uzm. Veteriner Hekim Tuğçe Kara, "Özellikle dışarı çıkan köpekler bu konuda çok etkileniyor. Bu süreçte neler yapılabilir? Hayvanlarını tıraş ettiren kış dönemine girişte yaptırılmamalı. Çünkü tüyler onları koruyor. Dışarıya çıkarken hava serinse mutlaka köpeklere kıyafet giydirilmesi gerekiyor. Tüm evcil hayvanlarımız için vitamin destekleri kullanmakta fayda var ve parazit önlemleri ihmal edilmemeli. Aşıları kesinlikle ihmal edilmemeli. Hayvanda soğuk algınlığı genellikle öksürük, burun akıntısı gibi semptomlarla kendini gösterir. Sindirim sistemi de etkilenebilir, kusma gibi belirtiler görülebilir. Bu durumları sadece soğuk algınlığına bağlamamak gerekir. Her durumda mutlaka veterinere götürülmeli" dedi.
’Anadolu Veri Merkezi Açılış Töreni’ gerçekleştirildi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:21 ’Anadolu Veri Merkezi Açılış Töreni’ gerçekleştirildi Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde güvenli dijital altyapı sunmayı hedefleyen Anadolu Veri Merkezi’nin açılış töreni yapıldı. Anadolu Üniversitesi, dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlamak ve geleceğin üniversitesini şekillendirmek amacıyla önemli bir adım attı. Uluslararası standartlara sahip aynı zamanda eğitim ve araştırmada kesintisiz ve güvenli dijital altyapı sunmayı hedefleyen Anadolu Veri Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi (BAUM) tarafından düzenlenen törenin açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yaptı. "Görünmeyen ama vazgeçilmez bir altyapının açılışını yapıyoruz" Rektör Adıgüzel, "Büyük Anadolu ailesini böyle bir arada görmek bizler için büyük bir mutluluk kaynağı. Bu tür programlar, sizlerle bir araya gelmek için güzel bir vesile oluyor. Bugün de bu anlamlı açılışı birlikte gerçekleştirmek istedik. Bazı şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu anlamak için illa gözümüzle görmemiz gerekmez. Elektriği göremeyiz ama olmadığında hayatın durduğunu, hiçbir şeyin yürümediğini fark ederiz. İnternet de öyledir. Görünmez ama onsuz işlerimiz aksar, iletişimimiz kopar. İşte bugün açılışını yaptığımız Anadolu Veri Merkezi de Anadolu Üniversitesi’nin özellikle Açıköğretim Sistemi başta olmak üzere tüm dijital yapısının görünmeyen ama en kritik bileşenidir. Yaklaşık 1,5 milyon aktif ve pasif öğrencinin dahil olduğu bu büyük sistemin tüm veri trafiği, güvenliği ve dijitalleşme süreçleri bu merkez sayesinde yürütülüyor. Gözle görülmeyen ama işleyişin merkezinde yer alan bu altyapı, üniversitemizin dijital yükünü sırtlıyor" dedi. "Veri merkezi, üniversitemizin geleceğini güvence altına alıyor" Konuşmasında dijitalleşme ve yapay zekâ alanındaki yatırımlar hakkında bilgi veren Rektör Adıgüzel, sözlerine şöyle devam etti: "Anadolu Veri Merkezi sadece açıköğretime değil, örgün eğitimdeki dijitalleşme süreçlerine de doğrudan katkı sağlıyor. Derslerden araştırmalara, atölyelerden uygulama merkezlerine kadar tüm alanlarda bu dijital altyapıdan faydalanıyoruz ve faydalanmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede kurduğumuz Yapay Zekâ Akademisi, sözünü ettiğimiz dijital dönüşüm vizyonunun önemli bir parçasıdır. Akademinin en güçlü altyapı desteği ise bugün açılışını yaptığımız Anadolu Veri Merkezidir. Yapay zekâyı önemsiyoruz ve tüm bölümlerimize, kendi disiplinleriyle yapay zekâ arasında ilişki kurabilecek içerikler üretmeleri yönünde çağrıda bulunduk. Çünkü artık yapay zekâyı merkeze almadan ilerlemek mümkün değil. Bu bilinçle, öğrencilerimizi dijital dünyaya hazır bireyler olarak mezun etmek istiyoruz. Bugünkü açılış, sadece teknolojik bir altyapının değil; aynı zamanda Anadolu Üniversitesi’nin geleceğe dönük vizyonunun da açılışıdır. Emeği geçen tüm akademik ve idari arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum." "Türkiye’nin en büyük üniversite veri merkeziyle geleceğe hazırlanıyoruz" Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve BAUM Müdürü Prof. Dr. Köksal Büyük ise, "Merkezimizde toplam 16 kabin bulunuyor ve bunların 8’i dolu durumda. Geri kalan kabinlerde ise önümüzdeki dönemde yapay zekâ altyapısını kurmayı planlıyoruz. Önünüzde duran bu Anadolu Veri Merkezi, Türkiye’deki üniversiteler arasında en büyük veri merkezi olma özelliğine sahip. Anadolu Veri Merkezi, sadece büyük kapasitesiyle değil, aynı zamanda yüksek güvenlik önlemleriyle de dikkat çekiyor. Bizler burayı adeta gözümüz gibi koruyoruz ve güvenliği en üst seviyede tutuyoruz. Bu altyapı sayesinde yürüttüğümüz çalışmaların daha ileriye taşınacağına inanıyorum. Özellikle Yapay Zekâ Akademisi ile bütünleşmiş bir şekilde hem akademik hem de teknolojik alanda çok daha iyi noktalara ulaşacağımızı ümit ediyorum. Bu süreçte verdiğiniz destek için teşekkür eder, birlikte daha başarılı projelere imza atmayı dilerim" şeklinde konuştu. Dijital eğitim ve yapay zekâ ekosistemine büyük yatırım Anadolu Üniversitesi, BAUM bünyesinde kurduğu yeni Anadolu Veri Merkezi ile dijital dönüşümde önemli bir adım atıyor. Yüksek erişilebilirlik ve güçlü yedekleme altyapısıyla 7/24 kesintisiz hizmet verecek merkez, Açıköğretim Sistemi’nin dijital hizmetlerini ve akademik araştırmaları daha güvenli ve verimli hale getirecek. Bu altyapı, aynı zamanda açık kaynak tabanlı üretken yapay zekâ sistemlerinin üniversitenin kendi donanımında çalıştırılmasına ve Türkçeye özgü dil teknolojilerinin geliştirilmesine imkân tanıyor. Yapay zekâ ile zenginleştirilen içerikler sayesinde milyonlarca öğrenciye kişiselleştirilmiş ve erişilebilir öğrenme deneyimleri sunulabilecek. Kurulan ’Yapay Zekâ Akademisi’ ile akademisyenlere, öğrencilere ve çalışanlara grafik, yazılım, senaryo ve kurum içi çözümler gibi pek çok alanda eğitim verilecek. Bu yatırımlar hem öğrencilerin deneyimlerini güçlendirecek hem de üniversitenin sürdürülebilir yapay zekâ çözümleriyle Türkiye’nin dijital vizyonuna katkıda bulunmasını sağlayacak.
ESOGÜ’de 2025-2026 akademik yılı törenle açıldı: İlk dersin konusu ’Filistin’ oldu
30 Eylül 2025 Salı - 18:02 ESOGÜ’de 2025-2026 akademik yılı törenle açıldı: İlk dersin konusu ’Filistin’ oldu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni gerçekleştirildi. Açılış etkinlikleri çerçevesinde, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak tarafından ESOGÜ Atatürk ve Gençlik Anıtı’na çelenk sunuldu. Program, akademik ve idari personelin de katılımıyla gerçekleşen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Anıttaki programın ardından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki açılış törenine geçildi. Törende konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, yarım asrı aşan köklü geçmişi ve bilimsel birikimiyle öncü yükseköğretim kurumları arasında yer alan ESOGÜ’nün, seçkin akademik kadrosu ve güçlü altyapısıyla bu öğretim yılında da öğrencileri ve Türkiye için değer üretmeye, evrensel bilime katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda hızla ilerlediğini belirtti. Prof. Dr. Çolak, bu çabanın bir sonucu olarak ESOGÜ’nün, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen 2024 Yılı Kurumsal Akreditasyon Programı çerçevesinde 2 yıl süreyle akreditasyon almaya hak kazandığını söyledi. ESOGÜ olarak gerek eğitim politikalarını gerekse araştırma-geliştirme stratejilerini saygın bir araştırma üniversitesi olma vizyonu doğrultusunda şekillendirerek evrensel bilime ve topluma önemli katkılar sunmayı hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Çolak, üniversite olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil; geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye çalıştıklarını ifade etti. "ESOGÜ öğrencileri bizi gururlandıran başarılara imza attı" Geçtiğimiz yılın rakamlarına göre ESOGÜ’de 8 Avrupa Birliği, 68 TÜBİTAK, 6 TÜSEB ve 287 BAP projesinin hayata geçirildiğini belirten Prof. Dr. Çolak, ayrıca ESOGÜ akademisyenleri tarafından 921 tanesi Q1-Q4 kategorisinde olmak toplam 2 bin 757 uluslararası yayın yapıldığını dile getirerek, bu başarıya katkı sağlayan bütün ESOGÜ hocalarına teşekkür etti. Prof. Dr. Kamil Çolak geçtiğimiz günlerde, Stanford Üniversitesi ve Elsevier’in iş birliği ile hazırlanan bir rapora göre ESOGÜ’den 21 akademisyenin "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" arasında yer aldığını da hatırlatarak kendileri ile gurur duyduklarını söyledi. Akademisyenlerin yanı sıra ESOGÜ öğrencilerinin de kendilerini gururlandıran başarılara imza attığını belirten Prof. Dr. Çolak, TEKNOFEST 2025 kapsamında başarı elde eden Günaltay Takımı ve Mavera Teknoloji Takımı ile ’Ulaşan ve Erişen Türkiye 2053 Üniversiteler Arası Fikir Yarışması’nda ödül alan öğrencileri de kutlayarak duyduğu memnuniyeti ifade etti. "Yeni öğretim yılı ülkemize hayırlı olsun" 2025-2026 akademik yılında ESOGÜ ailesine katılan öğrencilere de hoş geldiniz diyerek kendilerini kutlayan Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak, bu yıl katılan yeni öğrencilerle birlikte 30 bini aşkın öğrencisi olan ESOGÜ’de tüm öğrencilerin üniversite hayatları boyunca gerek akademik gerekse sosyal yönden güçlenmeleri için ellerinden gelenin en iyisini yapmayı, onlara her anlamda destek olmayı görev bildiklerini söyledi. Prof. Dr. Çolak ayrıca; şehit, gazi yakını ve Filistinli öğrencilerin de yer aldığı ESOGÜ öğrencilerine üniversite birimlerinde kısmi zamanlı çalışma imkanı ve yemek bursu sağlayarak destek olduklarını da sözlerine ekledi. Yeni akademik yılın açılış heyecanını yaşarken aynı zamanda uluslararası insani sorumluluklarını hatırlayarak, gençlerimizin bu değerlerle yetişmesini önemsediklerini dile getiren Prof. Dr. Çolak, bu nedenle akademik açılış programının devamında, Filistin’de yaşananlara dair daha derinlikli bir perspektif sunmak üzere Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ı açılış dersini sunmak üzere konuk ettiklerini söyledi ve davetlerine icabet ettiği için kendisine teşekkürlerini sundu. Prof. Dr. Çolak yeni öğretim yılının tüm öğrenciler ve akademisyenler ile ülkemize hayırlı olmasını dileyerek konuşmasını tamamladı. Akademik yıl açılış dersinin konusu ’Filistin’ oldu Program, ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Tunuslu müzisyen Emel Mathlouthi’nin ‘Sesim sesinizdir’ diyerek cesur Filistin halkına adadığı ’Souty (Sesim)’ isimli bestesi eşliğinde hazırlanan ’Direnişin Adı: Gazze’ adlı video klibin gösterimi ile devam etti. Açılış töreni, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak’ın verdiği ’Filistin’ konulu akademik yıl açılış dersi ile sona erdi. Törene ESOGÜ yönetiminin yanı sıra Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katılım sağladı.