Yerel Haberler
Eskişehir
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:55 BBP Genel Başkanı Destici: "Böyle giderse, nüfusumuz 50 milyonun altına düşer" Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi’nde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz, ülkenin içindeyiz. Böyle giderse, 50 milyonun altına düşeriz" dedi. Büyük Birlik Partisi Olağan İl Kongresi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından toplu fotoğraf çekimi yapılan programda ilk olarak Büyük Birlik Partisi Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kürsüye çıkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme dair konular hakkında konuştu. "Günyüzü’ne 38 milyon metrekare sanayi bölgesi yapılacak" Eskişehir sanayisi hakkında da konuşan Destici, "En son Türkiye’de biliyorsunuz sanayimiz, üretimimiz, imalatımız Marmara Bölgesi’ne sıkışmış vaziyettedir. İşte burada Sakarya Erenler Belediye Başkanımız var, sağ olsunlar 2024 Mart 31’den beri diğer belediye başkanlarımızla birlikte inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Günyüzü Belediye Başkanımız da burada aynı şekilde, inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum ve inşallah daha da başarılı olacaklar. Kendilerine emanet edilen, bize emanet edilen belediyelerde inşallah zirveyi yakalayacaklar. Dolayısıyla devletin, hükümetin bu üretimi, imalatı, sanayi bölgelerini Anadolu’ya kaydırma, ama nereden? İşte yukarıdan aşağıya doğru Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Hatay, Adana buralara indirme hedefi var. 15 civarında sanayi bölgesi ilave edilecek. Bizim talebimiz, gayretlerimizle sağ olsunlar Cumhurbaşkanımız da Sanayi Bakanımız da bizleri kırmadılar ve bunlardan bir tanesi de Günyüzü oldu. Tam 38 bin dönüm yeni sanayi bölgesi, 38 milyon metrekare" ifadeleri kullandı. "Gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var" Geçtiğimiz ay gerçekleşen okul saldırılarına değinen ve olayda ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bugün hayat mücadelesini kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’na rahmet dileyen Destici, şöyle devam etti: "14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf, 8. sınıf öğrencisi saldırganın kendi okulunda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 9 öğrencimiz, yavrumuz ve 1 öğrencilerini kurtarmak için öğrencilerin önüne kendini kapayan öğretmenimiz şehit oldu. Kendilerini bir kere daha rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Biz hem şehit öğrencilerimizin ve öğretmenimizin ailelerini ziyaret ederek taziyede bulunurken, aynı zamanda hastanedeki yavrularımızı da ziyaret etmiştik. Maalesef onların içinde 2 tanesi ağır yaralıydı. Bugün 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu yavrumuzun da öldüğünü, şehadete erdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Onlar cennete gittiler, sabiler, günahsızlar. Cenab-ı Hak cennetin en güzel köşesinde onları misafir etsin. Aileleri büyük acı yaşıyor, inşallah cennetinde de onları buluştursun diyoruz. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak bu suça sürüklenen çocuklar, aileden kopan çocuklar, okuldan, aileden, gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var. Maalesef bu çocukların psikolojileri bozuluyor." "Eskiden aile başına 3 çocuk düşerken bugün 1 buçuklara kadar düştü" Aile yapısı hakkında da konuşan ve Türkiye’de doğruganlık oranının yarı yarıya düştüğünü söyleyen Destici, "Kıymetli kardeşlerim, değerli hemşehrilerim; bakın, nüfus olarak aşağıya iniyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz. Yani böyle giderse, hani 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ya 50 milyonun altına düşeriz. O zaman ailemizi de kaybederiz, ülkemizi de kaybederiz, topraklarımızı da kaybederiz. Onun için aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Dezavantajlı kesimler, ekonomik olarak en büyük sıkıntıyı yaşayan kesimler, asgari ücretliler. Onun için diyoruz ki; mademki topyekün artıramıyorsunuz, ’bütçe sıkıntısı var’ diyorsunuz, o zaman Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi bir ’Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu’ kurulsun" ifadelerini yer verdi. Mustafa Destici, program sonunda bugün hayatını kaybeden Eskişehirli gazeteci Ertuğrul Yılmaz için başsağlığı dileklerinde bulundu. Ayrıca Dectici, Eskişehirspor’a da başarılar diledi. Programa Genel Başkan Destici’nin yanı sıra, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi katılım gösterdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:25 Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti. "Doğru tanı büyük önem taşıyor" Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, "Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır" dedi. Migren botoksu ve aşı yöntemi Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında "migren aşısı" olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı. Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi: "Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır."
Kırsalda tarıma büyük destek
18 Kasım 2025 Salı - 11:41 Kırsalda tarıma büyük destek Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde, ekimi yapılmayan belediyeye ait tarım arazilerinin üretime kazandırılması, elde edilen ürünlerin ise hem üreticilere destek olarak hem de sosyal projelerde değerlendirilmesi hedefi çerçevesinde Gülçayır Mahallesi’nde hasadı yapılan arpa, yemlik ve tohumluk olarak üreticilere dağıtıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi kırsal ilçelerle iş birliklerine devam ediyor. "Tarım Arazilerinin Tarıma Kazandırılması İş Birliği Protokolü" çerçevesinde Gülçayır Mahallesi’nde belediyeye ait arazilerde gerçekleştirilen ekim ve hasat çalışmaları başarıyla tamamlandı. Hasadı yapılan arpa elenip temizlenerek yemlik ve tohumluk olarak ayrıştırıldı. Hazırlanan ürünler, mahalle sakinlerine dağıtılarak üreticilere önemli bir destek sağlandı. Yemlik ve tohumluklar düzenlenen törenle üreticilere teslim edildi. Dağıtıma Sivrihisar Belediyesi Başkanı Habil Dökmeci, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Senem Acar, Gülçayır Mahalle Muhtarı Serkan Pürtek ve üreticiler katıldı. Yapılan bu çalışmanın Sivrihisar’da tarımsal üretimi desteklemek, çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak ve yerel kalkınmayı güçlendirmek adına büyük önem taşıdığını vurgulayan Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci, "Bugün burada, Sivrihisar’ın bereketli topraklarında yürüttüğümüz önemli bir çalışmanın sonuçlarını sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Eskişehir Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte hayata geçirdiğimiz iş birliği protokolü sayesinde, uzun süredir atıl durumda bulunan belediye arazilerini yeniden üretime kazandırıyor, bu toprakların potansiyelini tekrar harekete geçiriyoruz. Bu yıl kırsal mahallelerimizde toplam 66 dönümlük alanda arpa ekimi gerçekleştirdik. Yapılan ekimler sayesinde hem bölgemizin tarımsal üretim kapasitesini artırdık hem de çiftçimizin en çok ihtiyaç duyduğu yemlik ve tohumluk desteğini kendi imkânlarımızla üretmiş olduk. Hem üretim maliyetlerinizi azaltmayı hem de tarımsal faaliyetlerin devamlılığına katkı sunmayı hedefliyoruz. Güçlü bir Sivrihisar’ın yolu güçlü üreticiden geçer. Bu nedenle, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce ile birlikte, her zaman olduğu gibi çiftçimizin yanında durmaya, toprağı işleyen herkese destek olmaya kararlıyız." dedi. İş birliğinin bölgedeki tarımsal üretimi güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Metin Bükülmez şunları söyledi: "Biliyoruz ki üreticilerimiz, alın teriyle hem şehrimizin hem ülkemizin geleceğine katkı sağlıyor. Sağladığımız yemlik ve tohumluk desteği ile hedefimiz, hem hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini artırmak hem de üreticilerimize ekonomik olarak nefes aldırmaktır. Tarımsal Hizmetler Dairemiz, bu desteklerini önümüzdeki dönemlerde artırarak devam edecek. Üreten, emek veren ve toprağa değer katan tüm üreticilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Birlikte daha güçlü, daha verimli ve daha umut dolu bir gelecek için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce öncülüğünde çalışmaya devam edeceğiz." Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi artırmayı, kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve atıl durumdaki tarım arazilerini yeniden ekonomiye kazandırmayı amaçlayan çalışmaların kent genelinde devam edeceğini belirtti.
Çöplüğü 15 Temmuz Şehitleri Fidanlığı’na çevirdi
18 Kasım 2025 Salı - 10:49 Çöplüğü 15 Temmuz Şehitleri Fidanlığı’na çevirdi Eskişehir’de atıl haldeki araziye diktiği 50 fidanı elleriyle su taşıyarak yetiştiren 90 yaşındaki İlhan Akbıyık, düzenlediği bahçeye 15 Temmuz Şehitleri Fidanlığı’nı adını verdi. Geçmişte 2 dedesi de şehit olan Akbıyık, felçli eşine bakmaktan arta kalan zamanlarda da Türk bayrakları ile süslediği fidanlıkta yetişen meyveleri şehitler için dağıtıyor. Odunpazarı ilçesi Gündoğdu Mahallesi Civanmert Sokak üzerinde ikamet eden 6 çocuk babası 90 İlhan Akbıyık, çalışkanlığı ile ön plana çıkıyor. Geçmişte 2 dedesi şehit olan ve Kore savaşına katılmış olan 90 yaşındaki adam, gençliğinde inşaat ustalığı yaparak geçimini sağladığı öğrenildi. Felçli eşine de bakan 90 yaşındaki Akbıyık, emeklilikten sonra da oturmak yerine sürekli dışarda kendine meşgaleler buldu. Evininin karşısından bulunan ve atılan çöplerden dolayı atıl durumda olan kamu arazisini, 14 yıl önce elleriyle temizleyen Akbıyık, bu alana meyve fidanlarıyla ağaçlandırmak için kolları sıvadı. Boş araziye çok sayıda fidan diken İlhan amca, her gün fidanlar için evinden bidonlarla alana su taşıdı. Topladığı meyveleri şehitler için dağıtıyor İlhan amcanın bu azmini gören dönemin Odunpazarı Belediye Başkanı Burhan Sakallı verdiği talimatla, 90 yaşındaki adama toprak, bakım ve çevre düzenlemesi gibi konularda katkıda bulundu. Mevcut belediyenin de şebeke suyu desteği verdiği 50’den fazla meyve fidanının olduğu alan ve Akbıyık’ın azmi çevrenin taktirini topladı. İlhan Akbıyık, 2016 yılındaki darbe girişiminin ardından da alanın adını 15 Temmuz Şehitleri Fidanlığı olarak belirledi. Tel ve çitlerle etrafını çevirdiği fidanlığı Türk bayrakları ile süsleyen 90 yaşındaki adam, girişe ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portrelerini astı. İlhan Akbıyık, fidanlığında yetişen çeşit çeşit meyveleri şehitler hayrına Odunpazarı Mesleki Eğitim Merkezi’nde eğitim gören ve mahallesindeki diğer çocuklara dağıtıyor. "Taş, pislik, at cesedi, hayvan cesedi çıkardım" Süreci anlatan İlhan Akbıyık, "Burası çöplüktü. Belediyenin, mahallenin, sanayinin getirip atları, hayvanları bağlardı. Burası berbattı. Okula kokusu gidiyordu, ilgilenen olmadı. Kazdım, bir buçuk pisliği temizledim, fidan diktim. Vişne fidanı aldım. Seçim oldu, bu belediye geldi. Başkan geldi ‘Amca ne yapıyorsun?’ dedi, ‘Fidan dikeceğim’ dedim. O da, ‘Sen dik, ben sana su vereceğim.’ Taş, pislik, at cesedi, hayvan cesedi çıkardım. Yukarıya taşıdım sırtımla. O adam kepçeyi verdi, bunları kazdım. Kendi paramla aldım, diktim, büyüttüm. Suyu da belediye verdi. Bir de düştüm, rahatsız oldum. İki defa düştüm vazgeçmedim, çalışıyorum. Daha dün iki tane fidan diktim. Millet buradan gelip geçiyor. ‘Amca ne güzel!’ diyorlar. Mutlu oluyorum" dedi. "Hanım hasta, 20 senedir felç" Yetişen meyveleri şehitler hayrına dağıttığını iade eden Akbıyık şöyle devam etti; "Gelip giden buradan meyve yiyor. Allah rızası için, şehitler namına. 15 Temmuz oldu ya, beni çok etkiledi. Şehit de vardı, tanıdığım arkadaşım da vardı, köprüde şehit oldu. Ben şehitleri çok seviyorum. İki dedem var, ikisi de şehit. Şehidin mertebesi çok yüksektir. Allah’tan, peygamberden başka şehitlerdir. Benim hanım hasta, felç. Muhtarım biliyor, 20 senedir. Şimdi yemeği kızlar pişirir, evi süpürür. Herkesin evi var, geçip gidiyor evine. Ben onun başını bekliyorum. Şimdi yatıyor. Ben buraların işini gördüm mü, o kalktı mı, 12’de gideceğim. Yemek vereceğim." "Kendisi de şu anda 90 yaşında. Hâlâ bu ağaçlarımızı dikiyor" İlhan Akbıyık’ı yakından tanıyan Gündoğdu Mahalle Muhtarı Adem Karaman, "İlhan Akbıyık abimiz, babamız, dayımız; bizim çok değerli bir insanımız. Dolayısıyla 15 Temmuz’da böyle hainlerin bu ülkeye, bu memlekete başkaldırmaları. Hacı amcamız da o günleri yaşadığı için, gördüğü için, demiş ya, ‘Ben ne yapabilirim, ne yapabilirim?’ işte Gündoğdu Mahallesi’nde böyle bir imkanımız var. Buraya da şehitlerimiz için, 15 Temmuz günü şehitlerimiz için, ‘Böyle bir anı, kalıcı bir şey yapayım’ diye düşünmüş. Tabii ki burada lisemiz var, burada zaten mahalle çocuklarımız var. Mahallemizin de insanları buraya geldiği zaman Hacı amcamıza geliyor, böyle istiyorlar. Hacı amca, ‘Zaten sizler için dikildi, bu sizin bahçeniz, şehitlerin bahçesi. Burada yetişen meyveleri herkes yiyebilir’ diye her zaman önünü açmıştır, söylüyordur. Söylemeye de devam ediyor, kendisi de şu anda 90 yaşında. Hâlâ bu ağaçlarımızı dikiyor, söküyor; kuruyanlar oluyor. Gereği neyse onların hepsini yapıyor. Ona da ayrıca yine teşekkür ederim. Hamamyolu Caddesi’nde Yediler Parkı diye geçiyordu eskiden. Orada bir sürü yaşlı insan boş vakitlerini harcıyor. Halbuki böyle yapsalar mahallemizde yahut Eskişehir’imizde çok memnun oluruz" ifadelerini kullandı.
Yunus Emre Sergisi ziyaretçilere kapılarını açtı
18 Kasım 2025 Salı - 10:21 Yunus Emre Sergisi ziyaretçilere kapılarını açtı Eskişehir’de bulunan Anadolu Üniversitesi’nde Yunus Emre Sergisi’nin açılış programı gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Grafik Sanatlar Bölümü tarafından ’17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği ve Yunus Emre Sergisi’ düzenlendi. Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde Yunus Emre Sergisi açıldı. Serginin 28 Kasım 2025 Cuma gününe kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacağı belirtildi. "Buradaki eserler bize bir sözden çok öte bir şey gösteriyor" Açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Yunus Emre’nin öğretilerinin bugüne taşınmasının önemini vurgulayarak, "Yunus Emre’nin çağlar öncesinden yaptığı çağrıyla bu buluşmayı gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Üniversitemizin girişinde yer alan ’İlim, ilim bilmektir. İlim, kendin bilmektir.’ sözü, bugün burada sergilenen bütün çalışmaların özünü oluşturuyor. Buradaki her şey kendinizi tanımanın bir yansımasıdır. Sanatçının yaptığı da budur, kendini tanımak ve kendini tanıdıkça içindeki ilhamı bize göstermeye çalışıyorlar. Bunlar sanatçıların kalplerinde, ruhlarında olan duygulardır ve onları bizlere göstermeye çalışırlar. Akademisyenlerimizin yaptığı aslında içinizdeki duygu, düşünce ve fikri görünür kılmada size rehberlik yapmaktır. Yunus Emre de bizim kendimizi anlama, kendi iç yolculuğumuzda bize rehberlik eden en önemli kişilerden biridir. Buradaki eserler bize bir sözden çok öte bir şey gösteriyor; bu eserler sanatçının iç yolculuğunda o sözü nasıl anladığını gösteriyor. Son olarak bu süreçte değerli akademisyen hocalarıma, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Yunus’un ışığı her daim üzerimizde olsun" GSF Dekan Vekili Prof. Duygu Kahraman, Yunus Emre’nin sevgi, birlik ve merhamet diline dikkat çekerek, "Yüzyıllardır insanlığa rehberlik eden sanatçıların ve tasarımcıların penceresinden izleyebildiğimiz için hepimiz çok mutluyuz. Yunus Emre kelimelerini iyilik, merhamet ve sevgi dili olarak kullanan biridir. Onun ‘sevelim ve sevilelim’ çağrısı bugün hâlâ insanları birleştiren en güçlü köprülerden bir tanesidir. Sergide Yunus felsefesinin çağdaş yorumlar eşliğinde vücut bulduğunu izleyeceğiz. Sanatçılarımız, yazının biçim ve söylem gücünü Yunus Emre’nin düşündüren cümleleriyle bir araya getirerek izleyicileri estetik ve aşk dolu bir yolculuğa davet ediyorlar. Hocalarımızın da belirttiği gibi sergideki her iş, duygunun, düşüncenin ve inancın ete kemiğe bürünmüş hali diyebiliriz. Yunus’un ışığının, sevgi ve birlik anlayışının her daim üzerimizde olması dileğiyle" şeklinde konuştu. "Bu etkinlik aracılığıyla bin 750 öğrenci kaligrafi ve tipografi ile tanıştı" Etkinlik koordinatörlerinden Öğr. Gör. Bengisu Keleşoğlu, etkinliğin kapsamına ilişkin bilgiler vererek şunları söyledi: "Gelenekselleşen etkinliğimiz 2009 yılından itibaren bugüne 17’nci kez ziyaretçilerle buluşuyor. Çalıştaylar, sergiler ve konferansları içeren geniş kapsamlı bir program sunuyoruz. Bugüne kadar yaklaşık bin 750 öğrenci bu etkinlik aracılığıyla kaligrafi ve tipografi ile tanıştı. Yunus Emre’nin ’gelin tanış olalım’ çağrısına uyan 21 ülkeden sanatçılar yaklaşık 800 eserle etkinliğimize katkı sundu." Programa; Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, GSF Dekan Vekili Prof. Duygu Kahraman, GSF Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı ve etkinlik komitesi başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.