Yerel Haberler
Eskişehir
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:55 BBP Genel Başkanı Destici: "Böyle giderse, nüfusumuz 50 milyonun altına düşer" Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi’nde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz, ülkenin içindeyiz. Böyle giderse, 50 milyonun altına düşeriz" dedi. Büyük Birlik Partisi Olağan İl Kongresi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından toplu fotoğraf çekimi yapılan programda ilk olarak Büyük Birlik Partisi Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kürsüye çıkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme dair konular hakkında konuştu. "Günyüzü’ne 38 milyon metrekare sanayi bölgesi yapılacak" Eskişehir sanayisi hakkında da konuşan Destici, "En son Türkiye’de biliyorsunuz sanayimiz, üretimimiz, imalatımız Marmara Bölgesi’ne sıkışmış vaziyettedir. İşte burada Sakarya Erenler Belediye Başkanımız var, sağ olsunlar 2024 Mart 31’den beri diğer belediye başkanlarımızla birlikte inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Günyüzü Belediye Başkanımız da burada aynı şekilde, inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum ve inşallah daha da başarılı olacaklar. Kendilerine emanet edilen, bize emanet edilen belediyelerde inşallah zirveyi yakalayacaklar. Dolayısıyla devletin, hükümetin bu üretimi, imalatı, sanayi bölgelerini Anadolu’ya kaydırma, ama nereden? İşte yukarıdan aşağıya doğru Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Hatay, Adana buralara indirme hedefi var. 15 civarında sanayi bölgesi ilave edilecek. Bizim talebimiz, gayretlerimizle sağ olsunlar Cumhurbaşkanımız da Sanayi Bakanımız da bizleri kırmadılar ve bunlardan bir tanesi de Günyüzü oldu. Tam 38 bin dönüm yeni sanayi bölgesi, 38 milyon metrekare" ifadeleri kullandı. "Gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var" Geçtiğimiz ay gerçekleşen okul saldırılarına değinen ve olayda ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bugün hayat mücadelesini kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’na rahmet dileyen Destici, şöyle devam etti: "14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf, 8. sınıf öğrencisi saldırganın kendi okulunda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 9 öğrencimiz, yavrumuz ve 1 öğrencilerini kurtarmak için öğrencilerin önüne kendini kapayan öğretmenimiz şehit oldu. Kendilerini bir kere daha rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Biz hem şehit öğrencilerimizin ve öğretmenimizin ailelerini ziyaret ederek taziyede bulunurken, aynı zamanda hastanedeki yavrularımızı da ziyaret etmiştik. Maalesef onların içinde 2 tanesi ağır yaralıydı. Bugün 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu yavrumuzun da öldüğünü, şehadete erdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Onlar cennete gittiler, sabiler, günahsızlar. Cenab-ı Hak cennetin en güzel köşesinde onları misafir etsin. Aileleri büyük acı yaşıyor, inşallah cennetinde de onları buluştursun diyoruz. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak bu suça sürüklenen çocuklar, aileden kopan çocuklar, okuldan, aileden, gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var. Maalesef bu çocukların psikolojileri bozuluyor." "Eskiden aile başına 3 çocuk düşerken bugün 1 buçuklara kadar düştü" Aile yapısı hakkında da konuşan ve Türkiye’de doğruganlık oranının yarı yarıya düştüğünü söyleyen Destici, "Kıymetli kardeşlerim, değerli hemşehrilerim; bakın, nüfus olarak aşağıya iniyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz. Yani böyle giderse, hani 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ya 50 milyonun altına düşeriz. O zaman ailemizi de kaybederiz, ülkemizi de kaybederiz, topraklarımızı da kaybederiz. Onun için aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Dezavantajlı kesimler, ekonomik olarak en büyük sıkıntıyı yaşayan kesimler, asgari ücretliler. Onun için diyoruz ki; mademki topyekün artıramıyorsunuz, ’bütçe sıkıntısı var’ diyorsunuz, o zaman Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi bir ’Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu’ kurulsun" ifadelerini yer verdi. Mustafa Destici, program sonunda bugün hayatını kaybeden Eskişehirli gazeteci Ertuğrul Yılmaz için başsağlığı dileklerinde bulundu. Ayrıca Dectici, Eskişehirspor’a da başarılar diledi. Programa Genel Başkan Destici’nin yanı sıra, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi katılım gösterdi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:25 Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti. "Doğru tanı büyük önem taşıyor" Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, "Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır" dedi. Migren botoksu ve aşı yöntemi Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında "migren aşısı" olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı. Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi: "Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır."
ESOGÜ Hastanesi’nde 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kutlandı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:49 ESOGÜ Hastanesi’nde 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kutlandı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde "Dünya Prematüre Günü" dolayısıyla bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte konuşan Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özge Aydemir, Dünya Prematüre Günü’nün her yıl 17 Kasım’da erken doğumun neden olduğu zorluklara dikkat çekmek ve ailelere destek olmak amacıyla kutlandığını ifade etti. Bu özel günün sembolü olan mor rengin prematüre doğumların yaygınlığını ve önemini simgelediğini ifade eden Prof. Dr. Aydemir, mor rengin gücü simgelediğini belirterek, prematüre bebeklerin hayatta kalma ve gelişim yolculuğunun zorluğunu vurguladı. Prematüre doğan bebeklerin sağlıklı bir geleceğe adım atmaları için Neonatoloji Yoğun Bakım Ünitesi ekibinin ailelerle el ele çalışmaya devam edeceğini belirten Prof. Dr. Aydemir, ESOGÜ Hastanesi Neonatoloji Yoğun Bakım Ünitesi’nin 2., 3. ve 4. düzey donanımıyla bölgenin referans merkezi olarak hizmet vermekte olduğunu ve burada Neonatoloji uzmanları, yan dal uzmanları ve deneyimli hemşirelerin yanında destek ekipleriyle prematüre bebeklerin sağlıklı bir şekilde hayata tutunmaları için büyük çaba sarf edildiğini ifade etti. Prof. Dr. Özge Aydemir, Neonatoloji uzmanları ve özelleşmiş yenidoğan hemşirelerinin, prematüre bebeklerin izlenmesi ve tedavisinde kritik bir role sahip olduğunu vurguladı. Etkinlikte, günün anlam ve önemine dikkat çekmek için mor süslemelerle hazırlanan bir pasta da kesildi. Etkinliğe Hastane Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Harmancı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Neslihan Tekin, Prof. Dr. Coşkun Yarar, Prof. Dr. Özge Aydemir, Prof. Dr. Özge Sürmeli Onay, Doç. Dr. Zeren Barış, Doç. Dr. Yusuf Aydemir, Doç. Dr. Gürkan Bozan, Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Barsan Kaya, Dr. Öğr. Üyesi Emre Güngör ve Hastane Başmüdürü Ayşe KIRCI ile ESOGÜ Hastanesi’nde prematüre olarak dünyaya gelerek mezuniyet belgesiyle uğurlanan bebekler ve aileleri katıldı.
Yaşlıların dijital okuryazarlığını güçlendirmek için önemli adım
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:05 Yaşlıların dijital okuryazarlığını güçlendirmek için önemli adım Tokat ile Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerinin, Estonya ve Belçika ile ortak yürüttüğü ’Yaşlıların Dijital Okuryazarlık ve Katılımını Güçlendirme’ (KA210-ADU) adlı Erasmus+ Projesi’nin 3. Öğrenme ve Öğretme (LTT) faaliyeti Belçika’nın Brüksel kentinde gerçekleştirildi. KA210-ADU projesi yaşlı bireylerin dijital araçları güvenli şekilde kullanmalarını, online kamu hizmetlerine erişimlerini ve sosyal hayata dijital yollarla daha aktif katılımını desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda Türkiye, Estonya ve Belçika’dan uzmanlar bir araya geldi. Düzenlenen toplantılarda, yaşlı bireylerin dijital dünyaya adaptasyonunu artırmaya yönelik eğitim içerikleri ve uygulama örnekleri paylaşıldı. Katılımcılar, farklı ülkelerdeki bakım hizmeti modellerini de yerinde inceleme fırsatı buldu. Kurumsal ziyaretler gerçekleştirildi Brüksel programı çerçevesinde Türk heyeti, bir dizi önemli kurumsal ziyaret gerçekleştirdi. Ayrıca, Brüksel’de faaliyet gösteren çeşitli huzurevleri ve yaşlı bakım merkezlerinde de temaslarda bulunuldu. Kurum yöneticileri ile yapılan görüşmelerde, yaşlı bireylerin dijital hayata katılımını destekleyen uygulamalar ve iş birliği imkanları üzerine değerlendirmeler yapıldı. Projenin 2025 yılı boyunca eğitim modülleri, pilot uygulamalar ve yaygınlaştırma etkinlikleriyle devam edeceği belirtildi. Faaliyete, Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Orhan Bayrak, Tokat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kıymet Boztaş, Eskişehir İl Müdür Yardımcısı Kerim Bacıoğlu, Tokat İl Müdür Yardımcısı Osman Erdem ve alanda görevli uzman personeller katıldı.
17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği" başladı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:04 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği" başladı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Grafik Sanatlar Bölümü tarafından düzenlenen "17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Ekinliği" açılış konferansı ile Sinema Anadolu’da başladı. Etkinliğin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Çocuk Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Bahadır Yanık, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İlknur İstifçi, GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman, Dekan Yardımcıları Doç. Gülçin Karaca ve Doç. Remzi San ile Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz başta olmak üzere çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Konuşmasında Grafik Bölümü’nün bu yıl 40. yılını kutladığını hatırlatan Rektör Adıgüzel, "Anadolu Üniversitesi’nin Grafik Bölümü, 40 yıldır yalnızca Eskişehir’e ve Türkiye’ye değil, dünyadaki grafik birikimine de önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Ayrıca 17 yıldır kesintisiz şekilde düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği bugün dünya çapında yüzlerce sanatçının ve binlerce öğrencinin buluştuğu önemli bir etkinlik haline geldi. Bu etkinliğin ilham kaynağı ise Yunus Emre. Bu yıl eğitim öğretim dönemini ‘Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı’ ilan ettik. Grafik Bölümümüz de 17 yıldır Yunus Emre’nin sözlerini en estetik hâliyle görünür kılmanın çabasını sürdürüyor. Bugüne kadar 16 sergi açıldı. Yunus Emre’nin sevgi ve insanlık anlayışını merkeze alan, grafik sanatları aracılığıyla yeniden yorumlayan özgün eserleri Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde birlikte göreceğiz. Anadolu Üniversitesi olarak üretimi destekleyen, uluslararası iş birliklerini güçlendiren ve öğrencilerimizin sanatsal gelişimini önceleyen tüm çalışmalar bizim için stratejik öneme sahip. Bu etkinlik de bu vizyonun önemli bir parçasını ifade ediyor. 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi Tipografi Etkinliğinin verimli ve ilham verici geçmesini diliyorum." dedi. Prof. Kahraman: "Yazının ruhla buluştuğu bir haftaya tanıklık edeceğiz" GSF Dekanı Prof. Duygu Kahraman konuşmasında yazının tarihi ve estetik önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Yazı, en eski iletişim sembollerinden biridir. Harfler yalnızca biçim değil, kendimizi anlamlandırma çabamızın en güçlü simgesidir. Kaligrafi, elin ritmiyle duygunun biçime dönüştüğü bir söylem; tipografi ise düşüncenin düzenle buluştuğu çağdaş iletişimin görsel dilidir. Gelenek ve teknolojinin aynı potada eritildiği, yazının ruhla buluştuğu bir haftayı 17. kez gerçekleştireceğiz. Etkinliğimizin teması olan Yunus Emre’nin sevgi ve aşk anlayışı, yazının estetiğiyle birleştiğinde ruhlara dokunan görsel bir şölene dönüşüyor. Birbirinden kıymetli ustalar bizlerle olacak, bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Öğrencilerimiz yazının farklı disiplinlerdeki estetik ve teknik yönlerini doğrudan deneyimleme fırsatı bulacaklar." Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz: "16 yıldır zorlukları aşarak bu yolu yürüdük" Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise öğrencilerin bu etkinliği eğitimlerinin bir parçası olarak görmesini istediklerini belirterek, "Yunus Emre’nin adıyla çıktığımız bu yolda 16 yıl boyunca pek çok zorluklarla karşılaşsak da üstesinden gelmeyi başardık. Bugün 17.’sini gerçekleştiriyor olmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Konferanslar, sergiler ve workshoplarla bir hafta sürecek olan etkinliğimizin bu ilk gününde bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz. Tüm bu çabalar öğrencilerimiz içindir. Bu konferansı eğitimin bir parçası olarak değerlendirmenizi istiyorum. Bizlere desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Rektörlüğümüze, Dekanlığımıza ve Üniversitemize teşekkür ederiz." diye anlattı. Açılış konuşmalarının ardından Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi öğretim elemanları Prof. Çiğdem Demir ve Doç. Merve Ersan, sanatçılar Einoddin Sadeghzadeh, Seyed Mohsen Moosavi, Natalia Toropitsyna ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim elemanı Dr. Öğr. Üyesi Umut Südüak öğrencilerle buluşarak mesleki deneyimlerini paylaştı. "17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği", Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde açılacak Yunus Emre Sergisi ve 18-21 Kasım 2025 tarihlerinde GSF’de gerçekleştirilecek çalıştaylar ile devam edecek. Yunus Emre Sergisi, 28 Kasım 2025 Cuma gününe kadar Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.
Eskişehir’de ‘Maden ve Nadir Toprak Elementleri’ konulu konferans
17 Kasım 2025 Pazartesi - 11:50 Eskişehir’de ‘Maden ve Nadir Toprak Elementleri’ konulu konferans Eskişehir Mezunları ve Eskişehir’den Yetişenler Vakfı (ESVAK) Eskişehir Şube tarafından ‘Maden ve Nadir Toprak Elementleri’ konulu bir konferans düzenlendi. Konferansı veren Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) MMF. Maden Bölümü Öğretim Üyesi, Cevher Hazırlama Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muammer Kaya, konunun kent ve ülke açısından önemine değindi. Eskişehir’de uzun yıllardır varlığı bilinen yeraltı kaynakları ile özellikle Nadir Toprak Elementlerinin (NTE), hem bölgesel hem de ulusal ölçekte stratejik bir önem taşıdığını anlatan Prof. Dr. Muammer Kaya, "Bu rezervlerin mevcut durumu işlenebirlik seviyeleri, uluslararası madencilik piyasasında Türkiye’ye sağladığı muhtemel avantajlar ve dışa bağımlılık üzerindeki etkileri kamuoyunda olduğu kadar akademik çevrelerde de yoğun biçimde tartışılmaktadır. Söz konusu alanların etkin şekilde değerlendirilmesi, yalnızca ekonomik bir potansiyel değil, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını ve endüstriyel gelişmesini doğrudan etkileyen bir stratejik gereklilik olarak görülmektedir. Bu sebeple cevher biliminde yapılacak disiplinler arası katkılar, ülkemizin maden varlıklarının geleceğine yön verecek niteliktedir’’ dedi. Alanın önde gelen isimlerinden biri olan Prof. Dr. Muammer Kaya; Türkiye’nin maden politikalarına bilimsel katkılarıyla tanınan, mevcut rezervlerin belirlenmesinde aktif olarak görev almış bir akademisyen olarak önemli değerlendirmelerde bulundu. Kaya, Eskişehir özelinde NTE çalışmalarının tarihi gelişimi, mevcut durumu ve gelecek perspektifine ilişkin kapsamlı bir çerçeve sundu. Konferansta; Eskişehir’in Beylikova ve Kızılcaören sahalarının barındırdığı NTE potansiyeli üzerinde duruldu. NTE rezervlerine ilişkin veriler, Türkiye’nin madencilik alanındaki konumunu yeniden yorumlamayı mümkün kılacak nitelikte olduğu belirtildi. Prof. Dr. Muammer Kaya, "Eskişehir ve Beylikova bölgelerinin yalnızca Türkiye’nin değil, dünya madencilik piyasasının da dikkatle izlediği sahalar hâline geldiğini göstermektedir. Mevcut rezervlerin doğru yönetilmesi, operasyonel süreçlerin bilimsel temellere dayandırılması ve ileri teknoloji kullanımının artırılması hâlinde Türkiye’nin NTE alanında uluslararası ölçekte güçlü bir aktör hâline gelmesi mümkündür. Bu süreçte; ülkemizin madencilik politikalarının bilimsel verilerle desteklenmesi, Ar-Ge yatırımlarının genişletilmesi ve uluslararası rekabet gücü sağlayacak teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi önemlidir." diye anlattı. Program sonunda; Prof. Dr. Muammer Kaya’ya plaket takdim edildi.