Yerel Haberler
Eskişehir
Üniversite öğrencileri Eskişehir’in yöresel lezzetleri için mutfağa girdi
12 Aralık 2025 Cuma - 11:38 Üniversite öğrencileri Eskişehir’in yöresel lezzetleri için mutfağa girdi Hızır Bey Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Öğrenci Yurdu’nda kalan 4 öğrenci, "Ninemin Tarifleri" etkinliği kapsamında Eskişehir’in yöresel tatları için kollarını sıvadı. Sorpa çorbası, balaban köftesi ve Kızılinler Mahallesi’nde yetişen balkabağından pişirilen coğrafi işaret belgeli kabak tatlısını yapan öğrenciler, hem eğlenceli vakit geçirdi hem de geçmişten gelen lezzetleri, yapım sürecini öğrendi. Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, üniversite öğrencilerinin sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmaya yönelik projelerini sürdürüyor. Bu kapsamda farklı illerden Eskişehir’e yükseköğrenimlerini gerçekleştirmek için gelen Muttalip Orta Mahallesi’nde bulunan Hızır Bey KYK Öğrenci Yurdu’nda kalan 4 öğrenci, "Ninemin Tarifleri" etkinliği kapsamında Eskişehir’in coğrafi işaret belgesiyle tescillenen yöresel tatları pişirdi. Yurttaki usta şeflerin yönlendirmesiyle kent belleğinde ait, Kırım’dan Anadolu’ya 18. yüzyılın sonunda göç eden Tatarların yerleştirildiği Eskişehir ile özdeşleşen sorpa çorbası, 1930’lu yıllar itibariyle Eskişehir mutfağına kazandırılan Balaban Köftesi ve Kızılinler Mahallesi’nde yetişen balkabağından pişirilen coğrafi işaret belgeli kabak tatlısını yapmak için Hızır Bey KYK Öğrenci Yurdu mutfağına giren öğrenciler keyifli anlar yaşadı. "Eskişehir’in yöresel yemeği olduğunu bilmiyordum, etkinlikte öğrenmiş oldum" Van’dan Eskişehir’e gelen Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Esmanur Demirhan, "Bugün menümüzde 3 çeşit bulunuyor. Kuzu sorpa çorbamız, balaban köftemiz ve kabak tatlımız var. Burada yapılan yemekler bizim oradakiler ile benziyor. Doğu tarafında da yapılan çorbalar yapılıyor. Doğu tarafında sulu yemekler çok yapılır, benzerlikler var. Annem ve babam çalıştığı için ben daha önceden de yemek yapardım. Köfte olarak benzerliğimiz, bizim de Kürt köftemiz var. Bulgurla ve unla yapılan bir köftemiz var. Şekil aldıktan sonra suda haşlanan ve sarımsaklı yoğurt ile salçalı sos eşliğinde yenilen bir yemeğimiz var. Yurtta hocalarımız özel menüler çıkartıyorlar, onlarla besleniyoruz. Düzenlenen etkinliğin benim için katkıları oldu. Mesela, balaban köftenin, sorpa çorbasının ve kabak tatlısının Eskişehir’in yöresel yemeği olduğunu bilmiyordum. Bunları etkinlik sayesinde bugün öğrenmiş oldum. Bilmediğim şeyler öğreniyorum, bence bu güzel bir şey. Ayrıca, yeni arkadaşlarla tanışıyorum. Burada ilk defa tanıştığım arkadaşlarım var. Sosyalleşiyorum, güzel oluyor" dedi. "Projemizin adı, ’Ninemin Tarifleri’" Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Hızırbey Yurt Müdürlüğü’nde çalışan Eğitim Sorumlusu Şeyma Yenioğlu, "Aslında bakanlığımızın bir sürü projesi var. Ben 9 senedir kurumdayım ve bir sürü proje yaptık ama bu geleneği, göreneği devam ettirdiğimiz güzel projelerden biri. Kız öğrenciler bu projeyi yapmayı çok seviyorlar. Projemizin adı, ’Ninemin Tarifleri’. Bugün biz de öğrencilerimizle hep beraber Eskişehir yöresine ait kuzu sorpa çorba, balaban köfte ve Kızılinler’in meşhur kabağından tatlı yaptık. Tabii ki uyum sağlamakta zorlanan öğrencimiz de oldu ama zaten kendi yaşadıkları bölgelerde benzer yemekler olduğu için aslında hem deneyim kazanmış hem de kendi yörelerine ait yemeklerle kıyas yapmış oluyorlar. Bence bu 3 yemeği, mutfakta ustamızın da desteğiyle keyifli ve başarılı bir şekilde yaptılar" ifadelerini kullandı. "Beraber güzel yöresel yemekler yaptık" Yurtta görevli Diyetisyen Zeynep Gölcük ise, şunları söyledi: "Bugün ’Ninemin Tarifleri Atölyesi’nde buluştuk. Bakanlık tarafından desteklenen bir proje. Öğrencilerimiz ve ustamızla beraber güzel yöresel yemekler yaptık. Kabaki güzel bir tatlı. Tabii ki içinde şeker içeriyor ama yine tercih edilebilir. Balaban köfteye dönecek olursak; yoğurt ve köfte protein, ekmek karbonhidrat kaynağı. Çorbamızın da terbiyesinde protein bulunuyor, içinde et var. Bu şekilde güzel bir çorba. Yağ ve sos oranına dikkat ettiğimiz sürece güzel yemekler."
Üniversite öğrencileri Eskişehir’in yöresel lezzetleri için mutfağa girdi
12 Aralık 2025 Cuma - 11:25 Üniversite öğrencileri Eskişehir’in yöresel lezzetleri için mutfağa girdi Hızır Bey Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Öğrenci Yurdu’nda kalan 4 öğrenci, "Ninemin Tarifleri" etkinliği kapsamında Eskişehir’in yöresel tatları için kollarını sıvadı. Sorpa çorbası, balaban köftesi ve Kızılinler Mahallesi’nde yetişen balkabağından pişirilen coğrafi işaret belgeli kabak tatlısını yapan öğrenciler, hem eğlenceli vakit geçirdi hem de geçmişten gelen lezzetleri, yapım sürecini öğrendi. Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, üniversite öğrencilerinin sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmaya yönelik projelerini sürdürüyor. Bu kapsamda farklı illerden Eskişehir’e yükseköğrenimlerini gerçekleştirmek için gelen Muttalip Orta Mahallesi’nde bulunan Hızır Bey KYK Öğrenci Yurdu’nda kalan 4 öğrenci, "Ninemin Tarifleri" etkinliği kapsamında Eskişehir’in coğrafi işaret belgesiyle tescillenen yöresel tatları pişirdi. Yurttaki usta şeflerin yönlendirmesiyle kent belleğinde ait, Kırım’dan Anadolu’ya 18. yüzyılın sonunda göç eden Tatarların yerleştirildiği Eskişehir ile özdeşleşen sorpa çorbası, 1930’lu yıllar itibariyle Eskişehir mutfağına kazandırılan Balaban Köftesi ve Kızılinler Mahallesi’nde yetişen balkabağından pişirilen coğrafi işaret belgeli kabak tatlısını yapmak için Hızır Bey KYK Öğrenci Yurdu mutfağına giren öğrenciler keyifli anlar yaşadı. "Eskişehir’in yöresel yemeği olduğunu bilmiyordum, etkinlikte öğrenmiş oldum" Van’dan Eskişehir’e gelen Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Esmanur Demirhan, "Bugün menümüzde 3 çeşit bulunuyor. Kuzu sorpa çorbamız, balaban köftemiz ve kabak tatlımız var. Burada yapılan yemekler bizim oradakiler ile benziyor. Doğu tarafında da yapılan çorbalar yapılıyor. Doğu tarafında sulu yemekler çok yapılır, benzerlikler var. Annem ve babam çalıştığı için ben daha önceden de yemek yapardım. Köfte olarak benzerliğimiz, bizim de Kürt köftemiz var. Bulgurla ve unla yapılan bir köftemiz var. Şekil aldıktan sonra suda haşlanan ve sarımsaklı yoğurt ile salçalı sos eşliğinde yenilen bir yemeğimiz var. Yurtta hocalarımız özel menüler çıkartıyorlar, onlarla besleniyoruz. Düzenlenen etkinliğin benim için katkıları oldu. Mesela, balaban köftenin, sorpa çorbasının ve kabak tatlısının Eskişehir’in yöresel yemeği olduğunu bilmiyordum. Bunları etkinlik sayesinde bugün öğrenmiş oldum. Bilmediğim şeyler öğreniyorum, bence bu güzel bir şey. Ayrıca, yeni arkadaşlarla tanışıyorum. Burada ilk defa tanıştığım arkadaşlarım var. Sosyalleşiyorum, güzel oluyor" dedi. "Projemizin adı, ’Ninemin Tarifleri’" Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Hızırbey Yurt Müdürlüğü’nde çalışan Eğitim Sorumlusu Şeyma Yenioğlu, "Aslında bakanlığımızın bir sürü projesi var. Ben 9 senedir kurumdayım ve bir sürü proje yaptık ama bu geleneği, göreneği devam ettirdiğimiz güzel projelerden biri. Kız öğrenciler bu projeyi yapmayı çok seviyorlar. Projemizin adı, ’Ninemin Tarifleri’. Bugün biz de öğrencilerimizle hep beraber Eskişehir yöresine ait kuzu sorpa çorba, balaban köfte ve Kızılinler’in meşhur kabağından tatlı yaptık. Tabii ki uyum sağlamakta zorlanan öğrencimiz de oldu ama zaten kendi yaşadıkları bölgelerde benzer yemekler olduğu için aslında hem deneyim kazanmış hem de kendi yörelerine ait yemeklerle kıyas yapmış oluyorlar. Bence bu 3 yemeği, mutfakta ustamızın da desteğiyle keyifli ve başarılı bir şekilde yaptılar" ifadelerini kullandı. "Beraber güzel yöresel yemekler yaptık" Yurtta görevli Diyetisyen Zeynep Gölcük ise, şunları söyledi: "Bugün ’Ninemin Tarifleri Atölyesi’nde buluştuk. Bakanlık tarafından desteklenen bir proje. Öğrencilerimiz ve ustamızla beraber güzel yöresel yemekler yaptık. Kabaki güzel bir tatlı. Tabii ki içinde şeker içeriyor ama yine tercih edilebilir. Balaban köfteye dönecek olursak; yoğurt ve köfte protein, ekmek karbonhidrat kaynağı. Çorbamızın da terbiyesinde protein bulunuyor, içinde et var. Bu şekilde güzel bir çorba. Yağ ve sos oranına dikkat ettiğimiz sürece güzel yemekler." (BT-Y)
Sporda yapılan en sık hata ’Fazla yüklenme’
12 Aralık 2025 Cuma - 09:59 Sporda yapılan en sık hata ’Fazla yüklenme’ Sporda yapılan en sık hatanın fazla yüklenmek olduğunu ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, "Spor yaparken bazı kurallara dikkat edilmeli. Daha hızlı sonuç alayım" düşüncesi, çoğu zaman daha hızlı sakatlanmaya yol açabilir" uyarısında bulundu. "Ağır yüklerin altına girmek sakatlığın en kolay yoludur" Sporun sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmezi olduğunu ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, "Spor salonlarının giderek dolduğu, insanların sağlığına daha çok yatırım yaptığı bu dönemde sakatlıklar da maalesef sık sık kapıyı çalıyor. Hızla motive olup aynı hızla sakatlanıp spora ara vermek, çoğu kişinin ortak hikâyesi. Oysa sakatlanmadan, keyifle ve sürekli spor yapmanın sırrı birkaç basit ama etkili prensipte saklı" dedi. "Isınmadan spora başlamayın" Isınmadan yapılan antrenmanı soğuk motorla araba sürmeye benzeten Kurnaz, "Kaslara, eklemlere ve sinir sistemine "başlıyoruz" demeden ağır yüklerin altına girmek sakatlanmanın en kolay yoludur. Aynı şekilde antrenman sonrası soğuma ve hafif esneme de vücudu normale döndürerek iyileşmeyi hızlandırır" uyarısında bulundu. "Güçlü görünen bir bacak, zayıf bir kalçayı telafi etmeye çalışırken sorun çıkarabilir" Sporun türü ne olursa olsun, hareketin doğru yapılmadığında yükün yanlış bölgelere bindiğini vurgulayan Kurnaz, "Bu yüzden özellikle ağırlık antrenmanlarında, koşuda veya ani hareketlerde teknik temelin sağlam olması gerekir. Sakatlıkların önemli bir kısmı ise kas dengesizliklerinden çıkar. Güçlü görünen bir bacak, zayıf bir kalçayı telafi etmeye çalışırken sorun çıkarabilir. Kuvvet antrenmanlarını düzenli yapmak, omurga ve kalça bölgesi kaslarını ihmal etmemek ve dengeyi sağlamak bu yüzden önemlidir" dedi. "Kas, antrenmanda değil uykuda onarılır. Dinlenmeyen vücut güçlü değil, kırılgandır." Birçok sporcunun yaptığı hatanın fazla yüklenmek olduğuna dikkat çeken Kurnaz, "Daha hızlı sonuç alayım" düşüncesi, çoğu zaman daha çok sakatlanmaya yol açabilir. Antrenman yükünü kademeli artırmak, vücuda uyum sağlaması için zaman tanımak gerekir. Burada haftalık yük artışını yüzde 10 ile sınırlayan kural, basit ama etkilidir. Bunların yanında dinlenmenin ve uykunun hakkını vermek, modern spor dünyasının en çok tekrarlanan ama en az uygulanan gerçeğidir. Kas, antrenmanda değil uykuda onarılır. Dinlenmeyen vücut güçlü değil, kırılgandır" uyarısında bulundu. "Spor dünyasında en çok duyulan ama en tehlikeli cümle "Bir şey olmaz, devam et" Doğru ayakkabı seçimi, uygun zemin ve çevresel şartlara dikkat etmenin sporun detayları değil, sakatlanma zincirinin birer parçası olduğunu ifade eden Kurnaz, "Onları yok saymak zincirin kopmasına neden olabilir. Spor dünyasında en çok duyulan ama en tehlikeli cümle ’Bir şey olmaz, devam et’tir. Oysa çoğu sakatlık, küçük bir uyarının görmezden gelindiği anlarda gelişir. Spor, hayatımıza güç, enerji ve disiplin katar. Ancak bu yolculuğun sürdürülebilir olması için akıllı, planlı ve bilinçli hareket etmek şart. Unutmayın; en iyi sporcu en ağırını yapan değil, en uzun süre sağlıklı kalabilendir. Sağlıklı spor yapmanın püf noktalarını öğrenmek için bu işi bilen uzman kişilerden öğrenmek ve uygulama sırasında da azami dikkat etmek gerekir" dedi.
Emirdağ Mithatpaşa Ortaokulunda ‘Bilim Odaklı Buluşma’ projesi
12 Aralık 2025 Cuma - 09:54 Emirdağ Mithatpaşa Ortaokulunda ‘Bilim Odaklı Buluşma’ projesi Emirdağ’da Mithatpaşa Ortaokulu, Gülsüm Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ‘Erasmus+ HORIZON-HEALTHCARE’ projesi kapsamında ilçeye gelen misafir akademisyenleri ağırlayarak öğrencilerine bilim dolu bir gün yaşattı. Öğrencilerin bilim dünyasına ilgisini artırmak amacıyla okulda seminer gerçekleştirildi. Seminer, üç akademisyenin sunumlarıyla yapıldı. Öğrenciler, kariyer planlama ve bilimsel çalışma süreçlerine ilişkin sorularını yöneltme fırsatı buldu. İstanbul Aydın Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Ayfer Arslan, adli tıp alanındaki çalışmalarını öğrencilere aktardı. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sinema Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ramazan Arslan, akademik kariyer yolları ve disiplinler arası çalışma kültürünü anlattı. İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Araştırma Görevlisi Pelin Akyürek, sağlık bilimlerindeki güncel gelişmelere değindi. Akademisyenler; gençlerin bilime yönelmesinin ülkenin geleceği açısından önem taşıdığını anlattılar. Proje ekibi; seminerin uluslararası iş birliği açısından değerli bir adım olduğunu söyledi. Etkinlik, okul yönetiminin bilimsel farkındalığı artırma hedefiyle uyum sağladı. Öğrencilerin sunumlara yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Seminere katılan öğretmenler, programın gelecek yıllarda genişletilebileceğini söylediler. Etkinlik, akademisyenlere teşekkür edilerek tamamlandı. Etkinlikte öğrenciler; üç farklı üniversiteden gelen akademisyenlerle bilimsel konular üzerine sohbet ettiler. Düzenlenen program, gençlerin kariyer farkındalığını güçlendirecektir.